ntv.com.tr NTV Haber – Türkiye ve Dünya Gündemi Güncel Son Dakika Haberleri – Editörün Seçimi

  • Bakan Akar’dan Rusya ve Ukrayna mesajı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 13:15

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Rusya-Ukrayna gerginliğinin bir an önce bitmesinden yana olduklarını söyledi.Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Biz her zaman söylediğimiz gibi, uluslararası hukuk çerçevesinde toprak bütünlüğüne saygılı bir şekilde, barışçıl yollarla, Rusya ve Ukrayna arasındaki gerginliğin bir an önce bitmesinden yanayız” ifadelerini kullandı.Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Bakan Akar, Genelkurmay Karargahı başta olmak üzere Kuvvet Komutanlıkları ve bölgedeki birlik komutanlarıyla video telekonferans yöntemiyle toplantı yaptı.Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) vazifesinin, sınırlarının güvenliğini sağlamak, en son teröristi etkisiz hale getirerek, asil milleti terör belasından kurtarmak olduğunu vurgulayan Bakan Akar, TSK’nın ülkenin ve milletin güvenliği için yapılması gerekenlerin tümünü bugüne kadar yaptığını, bundan sonra da aynı azim ve kararlılıkla bunu sürdürmeye devam edeceğini bildirdi.Bakan Akar, TSK’da Covid-19’la mücadele kapsamında aşılamanın devam ettiğini, tüm personel aşılanana bunun süreceğini belirtti.Ukrayna’daki gelişmeleri yakından takip ettiklerine işaret eden Akar, Ukrayna’nın, Türkiye’nin stratejik müttefiki olduğunu vurguladı. Hulusi Akar, şunları kaydetti:”Onların geleceği ile yakından ilgileniyoruz. Onların güvenliği, barış içinde yaşaması, toprak bütünlüğü konusunda devlet olarak beyanlarımızı yaptık. Kırım’ın işgalini tanımadığımızı söyledik. Oradaki Kırım Tatarlarının mevcudiyeti ile geleceği ile yakından ilgilendiğimizi söyledik. Biz her zaman söylediğimiz gibi, uluslararası hukuk çerçevesinde, toprak bütünlüğüne saygılı bir şekilde, barışçıl yollarla, Rusya ve Ukrayna arasındaki gerginliğin bir an önce bitmesinden yanayız. Bunun için de biz Türkiye olarak iki tarafa da görüşmelerin, konuşmaların yapılıp, diyaloğun sağlanıp, bu işin bir an önce barışçıl yöntemlerle çözülmesi konusunda her türlü desteği sağlıyoruz.”

  • Aşı olmak orucu bozar mı?
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 13:08

    Ramazan ayının gelmesi ile birlikte orucu bozan durumlar yeniden gündeme geldi. Corona virüs aşılarının uygulanmaya devam ettiği ülkemizde en çok merak edilen sorulardan biri de ‘aşı olmak orucu bozar mı’ oldu. Diyanet’ten ise konuyla ilgili açıklama geldi.Ramazan ayında oruç tutan vatandaşlar aşı olmanın orucu bozup bozmadığını merak ediyor. İşte Diyanet’ten gelen açıklama…AŞI OLMAK ORUCU BOZAR MI?Ramazan ayında oruç tutan vatandaşlardan yoğun olarak ‘Oruçluyken aşı olabilir miyiz?’ soruları aldıklarını belirten Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Din İşleri Yüksek Kurulu’muzun da açıkladığı gibi gerektiğinde oruçluyken aşı olmakta bir sakınca yoktur ve bu durum orucu bozmaz” dedi.Diyanet, resmi internet adresinden ise “Aşı olmak orucu bozar mı?” sorusuna şu şekilde cevap verdi:”Oruç; yemek, içmek, cinsel ilişki ve bunların kapsamına giren şeylerle bozulur. Bu sebeple, besin değeri taşımayan aşılar orucu bozmaz. Tedavisi devam eden hastalar, sağlıklarına kavuşup tedavileri sona erinceye kadar oruçlarını erteleyebilirler. Bununla birlikte, Ramazan ayında herkesle birlikte oruca devam etmeyi arzu ediyorlar ve oruç tutmalarına da başka bir engel bulunmuyorsa iğnelerini iftardan sonra yaptırmaları yerinde olur. Bu imkâna sahip olmayanlar, tedavi ve aşı amaçlı iğne yaptırabilirler. Ancak, oruçlu iken gıda ve vitamin iğneleri yaptıranların, ağızdan aşı alanların, damardan serum ve kan verilenlerin orucu bozulur. Daha sonra bu oruç kaza edilir.” 

  • İstanbul’da otomobil uçuruma yuvarlandı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 13:08

    Sarıyer’de bir sürücü aracıyla birlikte uçuruma yuvarlandı. Yaralanan sürücü düştüğü uçurumdan kurtarılmaya çalışılıyor.İstanbul’un Sarıyer ilçesi Garipçe’de sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobil uçuruma yuvarlandı.İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis sevk edildi.İtfaiye ekipleri otomobilde sıkışan adamı güçlükle çıkartmayı başardı.Yaralanan sürücü hemen sedyeye alındı.Yaralı sürücüyü düştüğü uçurumdan çıkartma çalışmaları sürüyor.

  • Bursa’da menemenli hırsızlık: 1 kilo altın çaldılar
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 13:01

    Bursa’da Özbekistan uyruklu bir kişi, evlerinde çalıştığı kadın ile annesini içerisine uyku ilacı kattığı menemenle uyutarak evdeki yaklaşık 1 kilo altın ve 15 bin TL nakit parayı çaldı. Şüphelinin evden bir çantayla çıktığı anlar ortaya çıktı. Polis, hırsızlık şüphelisi kadını yakalamak için çalışma başlattı.Bursa’nın Kestel ilçesinde yabancı uyruklu bir kadın çalıştığı evdeki kişilerin altınları ‘menemen’ yardımıyla çalarak kaçtı.Olay, 5 Nisan’da Yeni Mahallesi’nde meydana geldi. Çiftçi ailesi, ev işlerinde yardımcı olması amacıyla bir tanıdıklarının tavsiyesiyle Özbekistan uyruklu Sarvinoz I. ile anlaştı. Sarvinoz I, 29 Mart’ta İstanbul’dan Bursa’ya gelerek, ailenin evinde çalışmaya başladı. İddiaya göre 5 Nisan sabahı Sarvinoz I, kahvaltı için hazırladığı menemenin içerisine uyku ilacı kattı. Evde bulunan E.Ç. ile annesi M.T, bir süre sonra uykuya daldı. Sarvinoz I, evde bulunan yaklaşık 1 kilo altın ve 15 bin TL parayı alarak çantaya doldurdu, ardından da başörtüsü takarak, evden çıktı.İslam Çiftçi, anne ve anneannesinin bulunduğu odanın kapısının kilitli olduğunu öğrenince eve geldi. Sarvinoz I’nın evde olmadığı fark eden İslam Çiftçi, para ve altınları kontrol etti. Para altınların çalındığını gören Çiftçi, polise haber verdi. Polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerinden elinde çantayla çıktığı belirlenen Sarvinoz I.’nın yakalanması için çalışma başlattı.‘SÜREKLİ BİR ŞEYLERİ SORGULUYORDU’Sarvinoz I’nın işe alım süreci hakkında bilgiler veren İslam Çiftçi, “Annem ve anneanneme yardım için temizlikçi bir kadın lazımdı. Daha önce yanımızda çalışan yabancı uyruklu kadınlar oluyordu. Bir tanıdık vasıtasıyla biz bu kadına ulaştık. Pasaportunu inceledik, herhangi bir sıkıntısı yoktu. Geldiği gün otogardan aldık. Konuşkan birisiydi. Sürekli bir şeyleri sorguluyordu. Sürekli evin en sakin zamanlarını soruyordu. Anneanneme yakın ilgi gösterip mal varlığını sorguluyordu. Hep onun derdindeydi. ‘Altınınız var mı? Para var mı? Fakir misiniz?’ gibi sorular soruyordu. Bizden bilgi almak amacıyla hepimize sorular soruyordu” dedi.‘ISRARLA MENEMENİ YEDİRMEYE ÇALIŞMIŞ’Olay gününü anlatan Çiftçi, “Olay günü sabahında kahvaltı hazırladıktan sonra ısrarla menemen yedirme isteğinde bulunmuş. Sürekli ısrar etmiş. Normalde diyeti önerir, yemek yemelerine izin vermezdi. Menemeni bolca anneme yedirmeye çalışmış. İçerisinde sakinleştirici varmış. Bizimkiler kendinden geçmiş. Anneme kimin ne zaman işten geleceğini sormuş. Daha sonra kapıyı annem ve anneannemin üzerine kilitlemiş. Anneannemin evinden, bizim yanındaki evimize geçip oradaki altın ve paraları aldıktan sonra kapıları kilitleyip kayıplara karışıyor. Sofranın yarısını toplamış, kalan yarısını toplamamış. Annem yarım saat sonra fark edip dışarı çıkmaya çalışmış. Kapının kilitlendiğini fark etmiş” diye konuştu.‘İKİ DOLMUŞ DEĞİŞTİREREK İZİNİ KAYBETTİRMİŞ’Şüpheliye dair şimdiye kadar bir ize rastlanmadığını belirten İslam Çiftçi, “Kardeşim, gece saatlerinde evde gezdiğini fark etmiş. Anneannem rahatsız olur diyerek kardeşim kadına kızmış. Gece geç saatlerde gezmemesi gerektiğini söylemiş. O da sürekli evi geziyormuş. Sabahlara kadar uyumuyormuş. Bir kiloya yakın altın, 15 bin lira da nakit parayı alarak kayıplara karıştı. Öğrendiğimiz kadarıyla iki dolmuş değiştirmiş. Davutdede taraflarında izini kaybettirmiş. Bindiği dolmuşlarda da anladığımız kadarıyla terminale gidiş yolu aramış. Evden çıktığı anların güvenlik kameraları var. Anneannemin kürkünü ve baş örtüsünü almış. Normalde başı açık bir kadın. Kendini kamufle ederek, evden çıkmış” ifadelerini kullandı.

  • Kabine Toplantısı başladı: Yeni tedbirler bekleniyor
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 12:43

    Corona virüs salgınında vaka sayılarında her gün rekor kırılması, ek önlemleri gündeme getirdi. Gözler bir kez daha Kabine Toplantısı’na çevrildi. Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrası konuşan Bakan Koca, “Yakın temas ve hareketliliği azaltıcı bir döneme girmek durumundayız” dedi. Peki Kabine Toplantısı’nda alınacak yeni önlemler neler?Son Kabine Toplantısı 29 Mart Pazartesi günü yapılmıştı. Toplantının ardından artan vakalar nedeniyle yeni önlemler alınmıştı. Vaka artış oranı devam ederken gözler bugün yapılacak Kabine Toplantısı’na çevrildi. Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Kabine Toplantısı yapılacak.Kabine, saat 15.26’da bir araya geldi.  Dünkü Bilim Kurulu toplantısında önlemlerin sıkılaştırılması için alternatifli senaryolar üzerinde duruldu ve çeşitli seçeneklerin olduğu öneriler kabineye sunuldu.HANGİ ÖNLEMLER GÜNDEMDE? Edinilen bilgilere göre Türkiye, Ramazan ayını geçtiğimiz yıl bahar aylarında alınan tedbirlere benzer uygulamalarla geçirecek.Alınabilecek önlemler arasında şu seçenekler gündemde:- Şehirlerarası seyahatin kısıtlanması- Kamuda esnek çalşımaya geçilmesi, özel sektörde ise uzaktan çalşımanın teşvik edilmesi- 8 ve 12. sınıflar dışında uzaktan eğitime geçilmesi-Anaokulu ve kreşlerin kapatılması – 20 yaş altı ve 65 yaş üstünün sokağa çıkışları için yeni saat düzenlemesi- AVM’ler, kuaför, halı saha, spor salonu gibi işletmelerin de kapatılması- Cezaevlerinde açık görüşlere bir süre izin verilmemesiMevcut uygulamada, hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması yürürlükte. Market, kasap, fırın gibi yerlere ise 10.00 ile 17.00 saatleri arasında gidilebiliyordu. Yeni kararlarla birlikte bu saatlerde de düzenlemeye gidilebileceği belirtiliyor.RAMAZAN BOYUNCA HAFTA SONU SOKAK KISITLAMASIKabineden 29 Mart tarihinde çıkan karara göre, şu anda 58 ilde uygulanan hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması, Ramazan ayı boyunca 81 ile yayılacak.Ülke genelinde lokanta ve kafe gibi işletmeler, yalnızca paket servisle hizmet verebilecek. Ramazan ayı boyunca toplu iftar ve sahur gibi etkinliklere de izin verilmeyecek.SAĞLIK BAKANI KOCA: KABİNE TOPLANTISINDA ALTERNATİFLİ ÖNERİLERİ SUNACAĞIZKoronavirüs Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Koca başkanlığında dün toplandı. Toplantının ardından açıklama yapan Bakan Koca, yeni önlemlere ilişkin Bilim Kurulu’nun alternatifli önerilerini Kabine toplantısında sunacaklarını dile getirdi. Türkiye’nin corona virüs salgını boyunca en zor dönemi yaşadığını ifade eden Koca, “Yakın temas ve hareketliliği azaltıcı bir döneme girmek durumundayız” dedi. Bakan Koca ayrıca, Ramazan ayında ilkokul öğretmenlerinin tamamını aşılamak istediklerini söyledi.”YENİ BİR PİK DÖNEMİ YAŞIYORUZ”Günlük vaka sayılarının 50 binin üzerine çıkması nedeniyle tam kapanma ya da farklı önlemlerin söz konusu olup olmadığı sorusuna Koca, şu yanıtı vermiştii:”Bilim Kurulu bugün bu çerçevede, ‘Ramazan’ın başlamasıyla birlikte ne gibi tedbirler alınabilir, önerilerimiz neler olabilir’ diye genel, kapsayıcı bir şekilde öneri anlamında alternatifli hazırlıklı yaptı. Yarın Sayın Cumhurbaşkanımız başkanlığında kabine toplantısı var. Kabine toplantısında alternatifli önerileri sunmuş olacağız ve Sayın Cumhurbaşkanımız uygun gördüklerini tensipleri halinde açıklarlar.”TÜRKİYE MUTASYONU VAR MI?

  • ”Bölge bölge değişik bir hava yaşayacağız”
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 12:20

    Hafta içi nisan değerlerinde seyredecek hava, cumartesi ve pazar günü çöl üzerinden esecek lodosun etkisiyle normallerin üzerine çıkacak. Hafta sonu, sıcaklıkların bazı bölgelerde 30 dereceye kadar çıkması bekleniyor. Ramazan ayında beklenen hava olaylarına ilişkin bilgi veren NTV Meteoroloji Editörü Dilek Çalışkan, ”Bölge bölge değişik bir hava yaşayacağız. İstanbul’da hava özellikle inişli-çıkışlı diğer yerler ise daha oturaklı” açıklamasını yaptı.İstanbul hava durumu için Meteoroloji’den son dakika haberi… Sıcaklıklar yurt genelinde artıyor ancak zaman zaman nisan yağmurları da görülecek. NTV Meteoroloji Editörü Dilek Çalışkan beklenen hava olaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Hafta içi gün gün sıcaklıkların yükseleceğini söyleyen Çalışkan, hafta sonu bazı bölgelerde 30 dereceye varan sıcaklıklar olacağını ifade etti. Çalışkan, ”Lodos, çöl üzerinden esecek. Bu sebeple Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve ülkenin doğu kesimlerinde sıcaklıklar 30 dereceye kadar çıkacak. Özellikle rüzgar kuru eseceği için de oruç tutanları bu hava zorlabilir” diyerek uyarıda bulundu. RAMAZAN’DA HAVA NASIL OLACAK?Ramazan ayında İstanbul’da inişli çıkışlı diğer bölgelerde de daha oturaklı bir hava olacağını açıklayan Çalışkan, şu ifadelere yer verdi:”Bugün İstanbul’da yükselen sıcaklıklarda; perşembe, cuma günü biraz düşüş yaşanacak. Hafta sonu ise biraz sıcaklık yükseliyor ancak cumartesi yağış da bekleniyor. Gelecek haftaysa ülkenin güneyi ve iç kesimleri sıcak olurken İstanbul zaman zaman serin kalacak”İSTANBUL’DA İNİŞLİ ÇIKIŞLI BİR HAVAÇalışkan, ”Genel olarak net şekilde her yer ısınıyor, her yer soğuyor diyemiyoruz. Bölge bölge değişik bir hava yaşayacağız İstanbul’da hava özellikle inişli-çıkışlı diğer yerler ise daha oturaklı” dedi. BÖLGE BÖLGE SON DURUMBugün, İstanbul az bulutlu 16 derece, çarşamba yağmur geliyor. Ankara sabah puslu, öğle ise güneşli 13 derece. İzmir açık 21 derece, rüzgar hafif esiyor. Bursa ve Antalya güneşli 19 derece. Çarşamba İzmir ve Bursa’da da yağış var. Marmara’da Salıı güneşli ve ılık bir gün ama Trakya kesiminde kısa süre yağmur olacak. Sıcaklık 17-19 derecelerde, rüzgar ise hafif. Çarşamba günü gelecek yağmur havayı serinletecek.  İç Anadolu’da güneş var. Sadece Kayseri, Sivas tarafı daha bulutlu olacak. Sıcaklık 10 derecenin üzerine çıkacak, çarşamba ise 20’ye yakın olacağı tahmin ediliyor.  Ege güneşli, rüzgar hafif esiyor. Bodrum ve Denizli 21, Kütahya 15 derece. Çarşamba lodos kuvvetli esecek ve sahiller bulutlanacak.Akdeniz’de Isparta açık 17 derece. Adana biraz bulutlu 20 derece, Kahramanmaraş, Adıyaman, Diyarbakır-Mardin hattında yağmur var. Karadeniz’in batı ve orta kesimleri biraz ısınıyor. Trabzon, Rize ve Arvtin tarafi ise soğuk ve yağışlı, 9-10 derece. Doğu Anadolu’da yağış sürüyor. VİDEO: YAĞIŞLI HAVA KURAKLIK GERÇEĞİNİ UNUTTURMAMALI

  • PKK’nın balonlu saldırısı böyle önlendi
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 12:09

    Yurtiçi ve yurtdışındaki operasyonlarla ağır darbe yiyen bölücü terör örgütü PKK, farklı saldırı yöntemleri gerçekleştiriyor. Son olarak Hakkari’de saldırı amacıyla Zer Tepe Üs Bölgesi’ne gönderilen bir balon tespit edildi. Üs bölgesindeki görevli komandoların dikkati sayesinde termal kamera ile tespit edilen balon ateş altına alınarak imha edildi. Büyük bir patlama ile yere düşen balonu hidrojen gazı ile dolu olduğu değerlendiriliyor.

  • İzmir’deki flamingoların ölüm nedeni belli oldu
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 12:04

    İzmir’in Bayraklı ilçesi sahilinde telef olmuş halde bulunan 9 allı turnanın (flamingo) travmaya bağlı iç kanama geçirdikleri, zehirlenme bulgusuna rastlanmadığı belirtildi.Doğa Koruma ve Milli Parklar İzmir Şube Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre 27 Mart’ta Bayraklı ilçesi sahilinde bulunan flamingoların telef olma nedeninin belirlenmesi için Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğü’nde yapılan inceleme tamamlandı.Daha önce laboratuvardaki viral incelemede kuş gribine (avian influenza) rastlanmayan allı turnaların, parazitolojik ve toksikolojik testlerinde de herhangi bir bulguya rastlanmadı.”TRAVMATİK NEDENLERLE OLUŞAN İÇ KANAMA”Zehirlenme bulgusu görülmeyen hayvanların ölümünün “travmatik nedenlerle oluşan iç kanamadan kaynaklandığı” bildirildi.İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğüne 27 Mart’ta Bayraklı sahilinde ölü flamingoların bulunduğu bildirilmiş, telef olduğu belirlenen 9 flamingo, Sasalı Doğal Yaşam Parkı’na götürülmüştü. Burada soğuk hava deposunda tutulan kuşlardan alınan numuneler, ölüm nedeninin belirlenmesi için Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğüne gönderilmişti.

  • 1 gün evli kaldı, 4 yıldır nafaka ödüyor
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 12:00

    Yaklaşık dört yıl önce evlendiği ve 1 gün evli kalıp evini terk eden eşine boşanamadığı halde 4 yıldır her ay 700 lira nafaka ödemeye mahkum edilen adam, yaşadığı haksızlığa dikkat çekmek için Kastamonu’dan İstanbul’a kadar 580 kilometre yol yürüyecek.Kastamonu’nun merkeze bağlı Pehlivan köyünde ikamet eden 32 yaşındaki Mustafa Duman, 6 yıl önce sosyal medyadan tanıştığı Ayşe ile iki yıllık birlikteliğin ardından 2017 yılının Ekim ayında evlendi. Kaçarak evlendiği Ayşe ile 1 gün evli kalabilen ve yüzünü sadece nikahta görebilen Mustafa Duman, Ayşe’den bir daha haber alamadı.DİKKAT ÇEKMEK İÇİN 580 KİLOMETRE YÜRÜMEYE KARAR VERDİ Ayşe’nin ailesiyle birlikte İstanbul’da döndükten sonra hayatı kararan Duman, boşanma davasının görüldüğü sırada 1 gün evli kaldığı eşine aylık 700 lirada nafaka ödemeye mahkum edildi. Hakkında açılan 7 ayrı dava sonrası icralık olan Duman, yaşadıklarına dikkat çekmek için soğuk ve karlı havaya rağmen Kastamonu’dan İstanbul’a yürümeye karar verdi. Yaklaşık 580 kilometre yol kat etmeyi planlayan Duman, İstanbul’a 1,5 haftada ulaşmayı hedefliyor.Yaklaşık 580 kilometrelik bir yol yürüyeceğini belirten Mustafa Duman, “Kastamonu’dan İstanbul’a yürüyerek gidiyorum. 1 günlük resmi nikahlı eşim var ve 4 yıldır boşanamıyorum. Bu yüzden nafakaya bağlandım. Her ay 700 lira nafaka ödüyorum. 15 bin lira nafakadan dolayı para biriktiğini öğrendim. Çalışamadığım içinde ödeyemedim. Avukat arıyor beni, kapına icra göndeririz diyor. Avukat sürekli beni arayıp bana da borcun var devletin bir uygulamasından dolayı diyor. Ben de avukata sizi ben tutmadım. Siz karşı tarafın avukatısınız, ondan almanız lazım ve beni aramanız yanlış, benden kendi hesabına para istiyor.Sesimi duyurabilmek adına böyle bir yürüyüşe kalkıştım. Borçlardan halen kurtulamadım. Devamlı kapıma icralar geliyor, halende kapıma icralar gelip duruyor. Allah razı olsun, bir vatandaş bana 20 bin lira gönderdi. Kendisine kesinlikle ulaşamıyorum, teşekkür dahi edemedim. Bana gönderdiği 20 bin lira parayı borcum olan üç bankaya ödeyerek kapattım. Geride iki bankaya borcum kaldı. Nafakadan dolayı borcum var. Ne yapacağımı şaşırdım artık, bu yüzden bende mağduriyetimi duyurabilmek adına böyle uzun bir yolculuğuna başladım. Yürüyerek İstanbul’a gidiyorum” dedi.Nafakadan dolayı mağduriyet yaşayanları kendisine katılmaya davet ettiNafakadan dolayı mağduriyet yaşayanları kendisine katılmaya davet eden Duman, “Adalete de seslenmek istiyorum. İnşallah bunu onlarda görecektir, adalet tecelli edecektir inşallah. Tek duam bundan kurtulmak istiyorum. 4 yıldır boşanamıyorum da. Artık boşanmak istiyorum. Benim gibi birçok nafaka mağduru insanların olduğunu düşünüyorum. Onlarında bana desteklerini bekliyorum. Onlarda bana katılmak isterlerse katılabilirler. Kastamonu Valiliğinden yürüyüş için iznimi aldım. Her şey resmi olarak şu anda İstanbul’a kadar yürüyerek gideceğim” diye konuştu.”4 YILDIR HER AY NAFAKA ÖDÜYORUM”Sosyal medyadan çok sayıda destek mesajları aldığını anlatan Duman, şöyle konuştu: “Ben, benim gibi nafaka ödeyerek canı yanan bir sürü insanın olduğunu düşünüyorum ve nafaka olayının yasal olarak bir zemine oturtulması gerektiğini düşünüyorum. Gerçekten bu konudan dolayı bir sürü mağdur insanlar var. Ben, 1 gün evli kaldım ve 4 yıldır da nafaka ödüyorum. Ayrıca bana çıkan haberlerden sonra sosyal medya üzerinden ulaşanlar oldu. Hatta bir bayan, 13 yıllık evli olduğunu ve iki tane çocuğunun da olmasına rağmen aylık 300 lira nafaka aldığını söyledi. Ama ben sadece 1 gün evli kalabildim ve benim yanımda da olmamasın rağmen yalan dolanla bizleri kandırarak İstanbul’a geri gittiler ama aylık 700 lira nafaka ödemeye mahkum edildim. Bunun bir çözümünü bekliyorum. Bu yüzden de Sayın Cumhurbaşkanımızın yanına kadar gideceğim. Bunun bana yapılan bir haksızlık olduğunu düşünüyorum, 4 yıldır adalet arayışımı sürdürüyorum ama halen mahkemelerim sürüyor. Artık bunlarında sonuçlanmasını bekliyorum.”YEĞENİ KAYBOLDU, SİTE GÜVENLİĞİNİ DÖVDÜ

  • AİHM’den Selahattin Demirtaş kararı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 11:42

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “özel hayata saygı hakkının ihlali” başvurusunu kabul edilemez buldu. Kararda, Demirtaş’a uygulanan diğer tutuklularla görüşme yasağının, tek başına insanlık dışı ceza veya muamele teşkil etmediği ve tecritten söz edilemeyeceği vurgulandı.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, “cezaevindeki 9 tutuklu ile sosyal faaliyetlerde bulunma talebinin gerekçesiz reddedildiği gerekçesiyle” yaptığı başvuruyu kabul edilemez buldu.Edinilen bilgiye göre, Demirtaş, tutuklandığı 4 Kasım 2016’dan bir süre sonra HDP’li Abdullah Zeydan ile aynı koğuşa alındı.Bir süre sonra cezaevi yönetimine başvuran Demirtaş, koğuş arkadaşı ve isimlerini belirttiği diğer 8 tutuklu ile sosyal faaliyette bulunma talebinde bulundu.Talep, cezaevi idaresince “güvenlik gerekçeleri, kişilerin güvenliği ve diğer tutuklu ve hükümlülerle görüştürülmeyen bu tutukluların statüsü” dikkate alınarak reddedildi.Cezaevi idaresinin ret gerekçesinde, Adalet Bakanlığı’nın 45/1 sayılı Genelgesi’nin 3. bölümüne atıfta bulunularak, Demirtaş’ın, koğuş arkadaşıyla sosyal etkinlikte bulunmaya devam edebileceği belirtildi.Selahattin Demirtaş, cezaevi idaresinin ret kararına itiraz etti. İnfaz hakimliği ve ağır ceza mahkemesince itirazı reddedilen Demirtaş, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.Anayasa Mahkemesi’nin de 18 Aralık 2019’da özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olduğuna hükmetmesi üzerine, Demirtaş, bu kez AİHM’e başvuruda bulundu. Başvuruda, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özel ve aile hayatına saygı hakkını düzenleyen 8’inci maddesi kapsamında, diğer tutuklularla görüşmesinin yasal dayanak olmaksızın, Bakanlık genelgesine dayanılarak engellendiğini ve bu karara karşı yaptığı itirazların, keyfi ve dayanaksız gerekçelerle reddedildiği” iddia edildi.Ailesi, avukatları ve kendisini ziyaret etmesine izin verilen diğer milletvekilleri dışında gördüğü tek kişinin koğuş arkadaşı olduğunu iddia eden Demirtaş başvurusunda ayrıca “cezaevi rejiminin uygulamalarının, masumiyet karinesini ihlal eder nitelikte olduğunu” öne sürdü.”İLGİLİ, DUYUSAL VEYA MUTLAK TECRİDE TABİ TUTULMAMIŞTIR”Başvuruyu değerlendiren AİHM, açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle Demirtaş’ın başvurusunu oy birliğiyle kabul edilemez buldu.Mahkemenin gerekçesinde, güvenlik, disiplin ve koruma sebepleriyle diğer tutuklularla görüşme yasağının, tek başına insanlık dışı ceza veya muamele teşkil etmediğine işaret edildi.”İlgili, duyusal veya mutlak tecride tabi tutulmamıştır” ifadelerinin kullanıldığı kararda, Demirtaş’ın söz konusu dönemde, başka bir tutuklu ile aynı koğuşu paylaştığı ve bu koğuş arkadaşıyla ortak etkinlikte bulunmasının mümkün olduğu belirtildi.Mahkemeye sunulan başvuru formundan, Demirtaş’ın dış dünya ile iletişiminin sürdüğünün anlaşıldığı ifade edilen kararda, “Başvuran, söz konusu durumlarla ilgili olarak kısıtlandığını ileri sürse de bu bağlamda tecritten söz edilemez” denildi.Bakanlık genelgesine değinilen kararda, cezaevi güvenliği ve kişilerin güvenliği kapsamında yapılan müdahalenin yasal bir dayanağının bulunduğu ve meşru bir amaç izlediği, bu sebeple itirazlara verilen ret kararlarının da orantısız olduğu kanaatine varılamayacağı vurgulandı.AİHM kararında, şunlar kaydedildi:”Mahkeme, ulusal makamların ilke olarak yerel ihtiyaçlar ve bağlam hakkında karar vermek için, uluslararası hakime göre daha iyi bir konumda bulunduğunu yinelemektedir. Mahkeme somut olayda, yetkili cezaevi idaresinin, güvenlik tehditleri hakkında karar verirken, başvuranın ve başvuranın tutulduğu cezaevinde bulunan diğer tutukluların profilini dikkate aldığını gözlemlemektedir. Ulusal mahkemeler diğer taraftan, yetkili cezaevi idaresinin değerlendirmesinin yöntem ve esaslarını bir denetime tabi tutmuşlar ve somut olayda keyfi veya açıkça dayanaktan yoksun olmadığı anlaşılan kararlarla, başvuranın talebini reddetmişlerdir.”AİHM kararında, “masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasıyla ilgili ise cezaevi rejimi hakkında ileri sürülen olaylara ilişkin koşulların tek başına, masumiyet karinesinin ihlalini teşkil ettiği şeklinde değerlendirilemeyeceği” kaydedildi.

  • Balıkçılar erken paydos etti
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 11:36

    Denizlerde av sezonu 15 Nisan itibariyle bitecek. Marmara’dan sonra Karadeniz’de de balıkçılar serken paydos etti. Akçakoca Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Karakaş, Karadeniz’de balıkçıların sezonu erken bitirdiğini belirterek, “Bu sezon balık ürünleri boldu. Erken paydos ettik” dedi.2021-2021 yılı karasularda avlanma yasağı 15 Nisan itibari ile sona erecek.Karadeniz’de balıkçılar avlanma sezonunun bitimine 2 gün kala avlanmayı durdurarak sezonu erken bitirdi.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Akçakoca Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Karakaş, Ramazan ayı ve hava şartları nedeniyle sezonu iki gün önceden bitirdiklerini belirtti.Karakaş sezonda balıkların bolluğunun da balıkçıları sevindirdiğini belirterek, “Şimdiye kadar olan balıkçılık sezonunda kazasız belasız bir sezon bitirdik. Bugüne kadar olan balıkçılık çok kötü değildi. Sezonuna göre palamut çok iyiydi, çinekop çok iyiydi. Hamsi yasaklanmadan önce çok çok iyi durumdaydı. Dün itibari ile bizler tamamen paydos ettik zaten sezonu. Hayırlısı olacak artık. Bizler 1 Eylülü beklemeye başladık diyebiliriz. Bu sezon çeşitlerine göre balık boldu. Barbun balığında bir bolluk söz konusuydu. Hamsi zamanında bir bolluk söz konusuydu. Ama biraz inceydi. Palamut, çinekop ve mezgit mevsimine göre bollukta iyiydi. Yani kötü bir sezon olmadı” ifadelerini kullandı.Öte yandan tezgahlarda hamsi 25, mezgit 25 ve barbunun kilosu 50 liradan satılırken, levrek ve çupranın tanesi 15 liradan, Karadeniz somon 35 liradan, uskumru 10 liradan satılıyor.

  • TEM’de kum yüklü hafriyat kamyonu otomobilin üzerine devrildi: 1 ölü
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 11:33

    İstanbul’da TEM Otoyolu Kumburgaz mevkii Ankara istikametinde kum yüklü hafriyat kamyonunun üzerine devrildiği otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti. Kaza sonrası yolun Ankara istikameti bir süre tamamen trafiğe kapatıldı.Kaza TEM Otoyolu Kumburgaz mevkii Ankara istikametinde saat 12.30 sıralarında meydana geldi. Kum yüklü hafriyat kamyonu henüz bilinmeyen nedenle otomobilin üzerine devrildi. Kamyon daha sonra bariyere çarptı.Kamyonun kasasının altında kalan otomobilin sürücüsünü kurtarma çalışmaları başladı. Çevredekiler ve itfaiye ekipleri, kum altındaki araca ulaşmak için uzun süre uğraştı.İtfaiye ekiplerinin ulaştığı otomobilin sürücüsü 41 yaşındaki Metin Keskin’in hayatını kaybettiği tespit edildi.Kazanın 500 metre ileride olduğunu belirten hafriyat kamyonu sürücüsü Osman S., “Sağ taraftan geliyorum. Arkamda görgü şahitleri de var. Birden kasıtlı gider gibi sola önüme kırdı. Benim arabama vurmasıyla kamyonun dengesi kayboldu. Aracı kontrol altında tutamadım. Bir müddet önümde sürüklendi. Araç dengesini kaybedince bariyerlere vurduk. Sonrasında devrildi” dedi.Öte yandan, yolun Ankara istikameti tamamen trafiğe kapandı.Yaklaşık bir buçuk saat süren çalışma sonrası yol trafiğe açıldı.Feci kazadan kareler…

  • Yaşlı kadın çatıya çıktı, intihara kalkıştığını sandılar
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 11:18

    Bursa’da 3 katlı apartmanın akan çatısına onarım için çıkan Safiye Çayır, intihara kalkıştığı sanılınca polisi harekete geçirdi. Yaşlı kadın polis tarafından çatıdan indirildi.Bursa’nın İnegöl ilçesinde  Alzheimer hastası Safiye Çayır, ikamet ettiği apartmanın çatısına çıkarak, kiremitleri düzeltmeye başladı. Kadını çatıda gören mahalleli, intihar ettiğini düşünerek polise ihbarda bulundu.Bölgeye gelen İnegöl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği ekipleri, çatıya çıkarak kadın ile iletişime geçti. Polisi karşısında gören 78 yaşındaki kadın, çatının sızdırdığını söyleyerek, kiremitleri düzenlediğini belirtti. Polisler, kadını çatıdan indirmek için bir süre konuştu. Çakır, daha sonra çatıdan indirilerek evine götürüldü.MOTOSİKLET İŞ YERİNE GİRDİ

  • Aksaray’ın 2 asırlık taş evleri hayata dönüyor
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 11:02

    Aksaray’ın Güzelyurt ilçesinde turistlerin ilgi odağı 2 asırlık taş evler, restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor.Aksaray Valiliği ile Güzelyurt Kaymakamlığı, tarihi taş evleri gelecek nesillere aktarmak için restorasyon çalışmaları başlattı. Aslına uygun, tarihi dokusu korunarak hummalı çalışmalar sonucu restore edilen yapılar, müze, otel, pansiyon, ev, konak, hediyelik ve yöresel ürünlerin satıldığı mekanlar olarak hizmet edecek.Dar sokakları, yüksek duvarlı taş evleri ve tarihi yapılarıyla dikkati çeken ilçe, Kapadokya bölgesine gelen turistleri adeta tarihte yolculuğa çıkarıyor.Güzelyurt Kaymakamı Nurullah Cemil Erciyas, ilçenin geçmişte Rumlara ev sahipliği yaptığını söyledi. Rumların burada 2 asır önce kayadan oyma evlerde oturduğunu anlatan Erciyas, “1924 yılına kadar bu coğrafyada hem Rumlar hem de Türkler barış içerisinde yaşamış. Bunun en güzel örneğini Ihlara Vadisi’ndeki kiliselerde fresklerle yapılan kaftan ve sarık giymiş Türk tasvirleriyle görüyoruz. Bunlar bize burada hoşgörünün hakim olduğunu gösteriyor” diye konuştu.Erciyas, yapıların çoğunun 3 kemerli olduğunu ve yaklaşık 200 yıldır bu sayede ayakta kalabildiğini ifade etti. İlçedeki taş evlerde yerli ve yabancı turistleri ağırladıklarını belirten Erciyas, hazırladıkları proje kapsamında bir kısmı yıkık bir kısmı da bakımsız bu evlerin restorasyonuna başladıklarını dile getirdi.Proje kapsamında geçen yıl kasımdan bugüne kadar 20 evin restorasyonunu tamamladıklarını bildiren Erciyas, tamamen harabe ve yıkık durumdaki diğer taş evlerin de ilerleyen süreçte restorasyonuna başlayacaklarını söyledi.Evlerin özel mülkiyet kapsamında sahipleri olduğunu ifade eden Erciyas, şöyle konuştu: “Valilikle yapılan proje çerçevesinde ilçedeki gölet çevresine tesisler yapacağız, ilçe merkezine bir müze kuracağız. Restore edilebilecek evlerin sahipleriyle görüşerek onlara pansiyonculuk eğitimi vereceğiz ve bu evleri turizme kazandıracağız. İlçemizde kültür turizmi yoğunlukta. İnsanlar bu dar sokaklarda gezdiğinde tarihteki yaşantıları, binalarla ve yapılarla hissedebiliyor. Tarihi adeta bu alanlarda yaşayabiliyorlar. İlçemiz bu bölgede cazibe noktası. Pandemi dönemi öncesinde yılda 600 bine yakın yerli ve yabancı turist ilçemizi ziyaret ediyordu. İnşallah Covid-19 salgınının ortadan kalkmasıyla bu sayının daha da artacağını düşünüyoruz. Hedefimiz inşallah 1 milyon turisti bu coğrafyada ağırlamak olacak”Taş ev sahibi Hasan Ali Huy ise 45 yıl Ankara’da yaşadıktan sonra emekli olup memleketine döndüğünü belirtti.Oturduğu taş evin 1843’te yapıldığını anlatan Huy, şunları kaydetti: “Çok rahatız taş evde. Burada emekliliğin tadını çıkarıyorum. İçeride 2 saat uyumayla uykumuzu alabiliyoruz. Yaz günleri dışarı ne kadar sıcak olursa olsun burası hep serin. Bazen otururken kapımız çalınıyor, bakıyorum turistler gelmiş. Evin fotoğrafını çekiyorlar, geziyorlar. Misafirperverliğimizi gösteriyorum insanlara. Çay ve kahve ikram edip sohbet ediyoruz. Çok mutlu oluyorum”

  • Kılıçdaroğlu’dan bildiri tepkilerine yanıt: CHP ile ilgili tek kelime yok
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 10:43

    CHP lideri Kılıçdaroğlu, emekli amirallerin bildirisi üzerinden partisiye yönelik eleştirilere tepki gösterdi, “CHP ile ilgili tek bir kelime yok” dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, emekli 104 amiralin bildirisine ilişkin, “Hani (arkasında) CHP vardı? CHP ile ilgili tek kelime bile yok” dedi.Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuştu. Konuşmasında emekli amirallerin bildirisi üzerinden partisiye yönelik eleştirilere yanıt veren CHP lideri, şunları söyledi:”Allah insanı kuru iftiradan saklasın. Montrö Sözleşmesi’nden rahatsız olan emekli amiraller bir açıklama yaptılar. Açıklamanın metninde, onların iradesi dışında bazı değişiklikler yapıldı. Onların iradesi dışında birilerinin aracılığıyla gece yarısı bu açıklama yayımlandı. Onların iradesini suistimal edenler, iktidara yani saraya yakın olanlardır. Saray buradan bir darbe iması, darbecilik çıkarmak istedi. Arkasından da dönüp ‘Bunun arkasında CHP var.’ dedi. Ne oldu? Hani CHP vardı? CHP ile ilgili tek kelime bile yok. Devlet senin elinde; istihbarat, polis, jandarma senin elinde ve kalktın utanmadan, sıkılmadan beni suçladın. Devlet yalan söyler mi? Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan bir zat yalan söyler mi? Onun için diyorum ya ‘Allah insanı kuru iftiradan saklasın.’ diye. Makama, hırsa, kibre, böbürlenmeye, büyüklenmeye bakın. Koltuğu uğruna yapmayacağı ve satmayacağı hiçbir şey yoktur.Böyle devlet yönetimi olmaz. Devlet akılla, bilgiyle, erdemle, ahlakla, adaletle yönetilir. Tam tersini yapıyorlar. Büro memurundan en tepeye kadar, kibir deseniz var, ahlaksızlık deseniz diz boyu. Pudra şekerlerini kimse unutmadı. ‘Balık baştan kokar.’ demiş atalarımız. Bu yüzden hepimizin her türlü iftiraya hazırlıklı olması lazım. Biz vatanımızı, bayrağımızı, ülkemizi, insanımızı seviyoruz. İnsanlarımız arasında ayrım yapmıyoruz. Biz, bir çocuk yatağa aç girerse, o akşam rahat uyumuyoruz. Biz, saraydan beslenmiyoruz. Saray beslemeleri değiliz. Biz, alın terimizle kazandığımız parayla geçinmesini biliyoruz. Biz, ahlaklıyız, erdemliyiz.””11.7 MİLYON VATANDAŞA YARDIM GÖTÜRDÜK”Ramazan ayının aynı zamanda iç hesaplaşma yapılması gereken bir ay olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Ramazan ayı, aynı zamanda birine kötülük yaptıysak, hakkını yediysek oturup kendi vicdanımızda bunu sorgulama ayıdır. Ramazan, aynı zamanda hak sahibine hakkını teslim etme zamanıdır.” diye konuştu.CHP’li belediyelerin, olağanüstü çaba gösterdiğini, Covid-19 salgını döneminde 11 milyon 700 bin vatandaşa yardım götürdüğünü belirten Kılıçdaroğlu, “Yardım talep edip de karşılıksız kalan hiç kimse olmamasına özen gösterdik. Bu yardım talepleri; bazen Genel Merkez’e, bazen belediyelere, bazen milletvekillerimize, bazen de doğrudan belediye başkanlarımıza geldi. Hangi kanaldan ulaşırsa ulaşsın; belediye başkanlarımız, ihtiyaç sahibi olan herkese yardım götürdüler.” değerlendirmesinde bulundu.”HERKESİ KUCAKLAYACAKSINIZ”CHP’li belediyelerin, bu süre içinde nasıl çalıştığını anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:”Belediye başkanlarımıza şunu söyledim: Yönettiğiniz beldede hiç kimseyi inançları, kimlikleri, yaşam tarzları itibarıyla ayırmayacaksınız. Herkesi kucaklayacaksınız. Bu, birinci kuralımız. Bütün belediye başkanlarımız, bu kurala dün de uydular, ramazan süresince de uyacaklar. Belediyenin hizmetini belli kişiler, zümreler, akrabalar, yandaşlar için değil, halk için yapacaksınız. Belde halkı için yapacaksınız. Sizi, bulunduğunuz makama taşıyanın, o belde halkı olduğunu unutmayacaksınız. Belediyelerinizde, fakir mahallelere pozitif ayrımcılık yapacaksınız. Yoksullara yardım yaparken yoksulun onurunu koruyacaksınız. Halkçılığın en temel ilkesi, insan onurunun korunmasıdır. Fakire yardım yaparken sağ elin verdiğini, sol el görmeyecek. Bu, halkçılığın temel ilkesidir. Bunu kimsenin unutmaması lazım.Harcadığınız her bir kuruşun hesabını millete verin. Çünkü harcadığınız para sizin değil, milletin parasıdır. Bu nedenle bütün ihaleleri Facebook üzerinden canlı yapın. Geçmişte aynı ihaleyi 100 liraya yaptıran belediye başkanları varken bizim belediye başkanımız aynı ihaleyi 100 liraya değil, 25 liraya yapıyor ve daha iyi sonuç alıyor. Bunu bütün millete göstermemiz lazım. İsrafla mücadele edin, israftan kaçının. İstaftan kaçınmak aynı zamanda kul hakkına saygı göstermek demektir. Belediyede atamaları yaparken işi mutlaka ehline teslim edin. İşi ehline teslim ettiğiniz andan itibaren belediye başkanı olarak rahat edersiniz. Bir sorun varsa, yansıyorsa talimatını verip sonucunu göreceksiniz. Belediyeyi adaletle yönetin. Bütün belediyeler, belediye başkanlarımız buna uyuyorlar ve adaletle yönetiyorlar. Adaletle yönetmeye herkes özen gösteriyor.”

  • Motosiklet iş yerine girdi
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 10:31

    İstanbul’da sahil yolunda ilerleyen motosiklet sürücüsü otobüsle hafif ticari araç arasından geçmeye çalıştığı sırada sağa manevra yapan araçla çarpıştı. Motosikletin hakimiyetini kaybeden sürücü yol kenarında bulunan kapalı bir iş yerine girdi.

  • Rize’de eğlenceli gelenek: Petranboard’u kapan zirveye koştu
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 10:05

    Rize’de bulunan Meşeköy’de her yıl yağan kar ile 7’den 77’ye birçok kişi, yörede ‘petranboard’ adını verdikleri tahtalarla kayak yapıyor. Yıllardır sürdürülen geleneği yaşatan ve dik yamaçlarda saatte 80 kilometreyi aşan hıza ulaşan tahtalarla kayan köylüler, bahar mevsiminde hala karla kaplı doğal pistlerde kayak heyecanı yaşıyor.İkizdere’nin Meşeköy köyünde yıllarca ulaşım aracı olarak kullanılan tahta kayaklar eğlence aracı oldu. Köy sakinleri ‘üzme tahtası’ olarak bilinen ancak günümüzde köyün eski adı Petran’dan esinlenerek ‘petranboard’ adını verdikleri tahtalarla kayağa başladı.7’den 77’ye herkesin kayak yaptığı köyde ‘petranboard’ artık kış aylarının eğlence aracı oldu.Yıllardır devam eden geleneği yaşatan ve dik yamaçlarda saatte 80 kilometreyi aşan hıza ulaşan tahtalarla kayan köylüler, kısıtlama günlerinde gelen bahar mevsiminde hala karla kaplı doğal pistlerde kayak yapmanın heyecanı yaşıyor.Kar toplamaması için uçları dikleştirilen tahtalara binen köylüler dengede kalabilmek için bir elinde çubuk, diğer elinde önünü kaldırarak fren yapmayı sağlayan ipi tutarak kayıyor.Yaklaşık 50 TL’ye maledilen tahtaları ellerine alan köylüler snowboard ustalarına taş çıkarıyor. Dengesini kaybeden ve hızını alamayanlar da karda düşüyor, sonrasında yeniden kalkarak yoluna devam ediyor.Zirveye tırmanmayı göze alamayan Emine Havuz (61) evinin yanındaki küçük yamaçta yeteneklerini sergiliyor.Köyün gençleri ile kayan Havuz, “Eskiden çok kalabalıktık, köyün kızları ile kayar çok eğlenirdik. Şimdi kimse kalmadı. Ben de yine ufak ufak kayarak eski günleri yad ediyorum. Gençlerin ilgisi beni mutlu ediyor. Bizim üzme tahtası onların petranbordu oldu. Geleneğimiz artık onlarla yaşayacak” dedi.Meşeköy Muhtarı Ahmet Tığcı da petranboard şenlikleri ile köylerindeki geleneği her yere duyurduklarını belirterek, “Köyümüzde yıllarca ulaşım aracı olarak kullanılmış. Büyüklerimiz üzme tahtası adını verdikleri bu kayakla kışın köyün altındaki merkeze kayarak inip alışverişlerini yapıp yukarı çıkıyorlardı. Zamanla yollar yapıldı, üzme tahtası eğlence aracı olmaya başladı. Biz de bu geleneğimizi Türkiye duyurabilmek için ‘petranboard’ adını verdik. Petranboard’un namı yabancı sporculara kadar ulaştı. Biz bu geleneğin yeni nesillere aktarılabilmesi için kayak yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.Muhammed Havuz, “Biz petranboardla büyüdük. Büyüklerimizi kayarken izledik, öyle öğrendik. Biz bunu spor için, eğlenmek için yapıyoruz ama atalarımız senelerce ulaşım aracı olarak kullanmış. Şimdi bizimle beraber onların üzme tahtası bizim petranboardımız yaşamaya devam edecek” dedi.Kasım Havuz ise “Yan yana birleştirdiğimiz iki tahta ip, bir değnekle karın üzerinde muhteşem şeyler yapıyoruz. Biz bunun spor olduğunu bilmezdik işimiz kolaylaşsın diye ulaşım aracı olarak kullanırdık. Şimdi bakıyorum gençler bununla eğleniyor. Uzaktan yakından herkes artık bu tahtayı tanıdı. Biz de zaman buldukça 50 TL’ye mal ettiğimiz tahtamızı elimize alıyoruz, çıkıyoruz tepelere, artık eğlenmek için kayıyoruz” dedi.

  • Denizlerden 2020 yılında 10 bin metrekare “hayalet ağ” çıkarıldı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 10:04

    Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen proje kapsamında geçen yıl “hayalet ağ” olarak bilinen terk edilmiş 10 bin metrekare ağ ile 500 av aracı denizlerden temizlendi.Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden derlenen bilgiye göre, su ürünleri üretiminde sürdürülebilirliğin sağlanması, çevrenin korunması ve getirilen düzenlemelere uyumun denetlenmesi amacıyla çalışmalar yürütülüyor.Denizler, iç sular, karaya çıkış noktaları, nakil güzergahları, depolar, balıkçı gemileri, balık halleri, balık unu-yağı fabrikaları ve perakende satış yerlerinde il müdürlüklerince hazırlanan “Yıllık Denetim Programı” çerçevesinde denetimler yapıldı. Bunun yanında, ihbar ve şikayetlere dayalı anlık denetimler de gerçekleştirildi.Sahil Güvenlik Komutanlığı ile 2020 yılında toplam 176 bin 176 denetime imza atılırken, 1132 ton su ürününe, 5 bin 69 av aracına ve 202 balıkçı gemisine el konuldu.Kamuoyunda farkındalık yaratmak amacıyla balık boy afişleri hazırlanırken, bunlar başta okullar olmak üzere balıkçılardan tüketicilere kadar her kesime dağıtıldı.Denizlerin Terkedilmiş Av Araçlarından Temizlenmesi Projesi kapsamında da 2020 yılında 10 lokasyonda “hayalet ağ” olarak nitelendirilen 10 bin metrekare büyüklüğünde 53 ağ, 500 sepet ve benzeri av aracı sulardan çıkarıldı. Proje kapsamında farkındalık çalışmaları da yürütüldü.Denizlerde ve iç sularda her türlü hava koşulunda, yılın 12 ayında 24 saat görev yapabilecek nitelikte ve donanıma sahip kontrol ve araştırma gemileri alımı da planlandı. Geçen yıl Sinop İl Müdürlüğüne kontrol teknesi alımı tamamlanırken, Adana ve Bursa için çalışmalar devam ediyor.ADALAR BÖLGESİNDE 456 YAPAY RESİF BLOĞU İMAL EDİLİP DENİZE ATILDI”İstanbul Yapay Resif Projesi” kapsamında geçen yıl Adalar bölgesinde belirlenen iki noktaya 456 yapay resif bloğu imal edilip denize atıldı. Yapay resif sahalarında izleme çalışmaları ile Marmara Denizi’nde resif tarlaları oluşturulması çalışmalarına devam edilecek.İç sularda faaliyet gösteren balıkçı gemilerinin tamamı ile denizlerde faaliyet gösteren 10 metreden küçük balıkçı gemileri destekleme kapsamına alınırken, geçen yıl 13 bin 132 balıkçı gemisi sahibine destekleme ödemesi yapıldı.BALON BALIĞINA DESTEKİstilacı yabancı bir tür olan balon balığının denizlerdeki yoğunluğunun azaltılması amacıyla avlanmasına destek kararı alınmıştı. Geçen 2 Aralık’ta yayımlanan destekleme tebliği sonucu, 24 günlük süre içinde avlanan 46 bin 192 balon balığı kuyruğu il müdürlükleri tarafından teslim alındı. Destekleme ödemeleri bu yıl içinde yapılacak.Öte yanan denizlerde balıkçılık av sezonu 15 Nisan’da sona erecek.ARŞİV: OKYANUSLARDA KİRLİLİK ARTIYOR

  • Altın fiyatları bugün kaç TL? 13 Nisan 2021 güncel altın kuru fiyatları
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 09:55

    Altının gram fiyatı 453 lira seviyesinden işlem görüyor. Çeyrek altın 743 lira, Cumhuriyet altını 3.035 liradan satılıyor. Çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? 13 Nisan 2021 anlık ve güncel altın fiyatları…Altının gram fiyatı, güne düşüşle başlamasının ardından 452,5 lira seviyesinden işlem görüyor.Dün, altının ons fiyatı ve dolar kurundaki gerilemeye paralel değer kaybeden altının gram fiyatı, günü bir önceki kapanışa göre yüzde 0,8 azalışla 454,5 liradan tamamladı.Gram altın, yeni güne de düşüşle başlamasının ardından saat 12.00 itibarıyla önceki kapanışın yüzde 0,4 altında, 452,5 liradan işlem görüyor. Aynı dakikalarda çeyrek altın 743 lira, Cumhuriyet altını da 3.035 liradan satılıyor.Altının ons fiyatı ise şu dakikalarda dünkü kapanışa göre yüzde 0,3 azalışla 1.728 dolardan alıcı buluyor.GÜNCEL ALTIN FİYATLARIAnalistler, ABD’de artan enflasyon beklentilerinin altının ons fiyatını baskılamaya devam ettiğini bildirdi.Bugün, ABD’de açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin yatırımcıların odağında bulunduğunu aktaran analistler, Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilim ile yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarına ilişkin haber akışının da yatırımcılar tarafından yakından takip edildiğini ifade etti.ELON MUSK’IN NEURALİNK’İ İŞE YARADI: MAYMUN BEYİN GÜCÜYLE OYUN OYNADI

  • Metrobüste genç kadına taciz iddiası: Yolculardan biri şüpheliye tokat attı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 09:43

    İstanbul’da genç bir kadına metrobüste tacizde bulunduğu iddia edilen şüpheliye, yolculardan biri tokat attı. İddiaya göre, metrobüsün en arka koltuğunda oturan genç kadın, cinsel organını gösteren adama ‘‘Ne yapıyorsun sen sapık’’ diyerek tepki gösterdi. Yolcular hemen müdahale ederek şüpheliyi kadının yanından uzaklaştırdı. Kadının şikayetçi olması üzerine şüpheli, Zincirlikuyu metrobüs durağında polis tarafından gözaltına alındı.

  • Karadeniz’de ‘mikroplastik’ kirliliği
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 09:39

    Türkiye’de denizlerde 5 milimetreden daha küçük plastik parçacıklar olan mikroplastik kirliliği araştırıldı. Karadeniz’de kilometrekarede 1 milyonun üzerinde tespit edilen mikroplastikler aralarında hamsi, palamut, mezgit, barbun ve istavrit gibi 12 balık türünde görüldü.Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Su Ürünleri Fakültesi Mikroplastik Araştırma Grubu denizlerde 5 milimetreden daha küçük plastik parçacıklar olan mikroplastik kirliliğini çok yönlü araştırıyor. Nehir ağzı ve kıyısal bölgelerden alınan deniz suyu ve sediman örnekleri incelenerek mikroplastiklerin kompozisyonu, dağılımı ve olası kaynakları belirleniyor.Proje kapsamında yürütülen deneysel çalışmalarla mikroplastiklerin deniz besin zincirinin işlevine etkileri değerlendiriliyor. Ekip, ileri görüntüleme ve analiz teknikleriyle plastiklerin olası kaynaklarını belirliyor. Araştırmalarda, Karadeniz’de kilometrekarede 1 milyonun üzerinde tespit edilen mikroplastikler aralarında hamsi, palamut, mezgit, barbun ve istavrit gibi 12 balık türünde görüldü.RTEÜ Su Ürünleri Fakültesi Mikroplastik Araştırma Grubu ekip lideri Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ülgen Aytan, mikroplastiklerin denizler için çok büyük tehlike olduğunu söyledi.Plastikler denize ulaştığında fiziksel, biyolojik ve kimyasal süreçle daha ufak parçalara ayrılarak mikroplastiklere dönüştüğünü kaydeden Doç. Dr. Aytan, “Mikroplastiklerin her geçen gün sayıları artmakta ve parçalanarak daha fazla alanı, canlı hayatını tehdit etmekte. Birçok canlının besinini oluşturan planktonla aynı boyuta indiği andan itibaren deniz canlıları tarafından besin zannedilerek tüketilmekte ya da yanlışlıkla alınmakta. Besin zinciri içinde ilerleyerek hem canlı yaşamını tehdit etmekte hem de insan sağlığı için risk oluşturmakta. Şu an denizlerde mikroplastikten etkilenmeyen hiçbir nokta yok diyebiliriz. Bu global kirlilik problemi sadece bizim denizlerimizde etkili değil. Her geçen gün miktarı artıyor, bölgesel farklılıklar gösterebiliyor” dedi.Karadeniz ve Marmara denizinde balık türlerinde mikroplastiğin etkilerini araştırdıklarını söyleyen Doç. Dr. Aytan “Denize giren büyük plastikler her geçen gün parçalanıp mikroplastikleri oluştururken ayrıca bu boyutta üretilmiş ya da kullanımları sırasında aşınarak o boyuta inmiş mikroplastikler denizler için büyük tehdit. Biz yaptığımız çalışmalar ile mikroplastiklerin dağılımı ve miktarlarını, akümülasyon alanlarını, kaynaklarını ve deneysel çalışmalar ile etkilerini araştırıyoruz. Yeni tamamladığımız çalışma ile ekolojik ve ekonomik öneme sahip Karadeniz’de 7 balık türünde, Marmara’da 12 balık türünü inceledik. İçlerinde palamut, mezgit, barbun, istavrit, zargana gibi balık türlerinin de yer aldığı incelenen tüm balık türlerinde değişen oranlarda mikroplastik tüketimi tespit ettik. TÜBİTAK projesi ile Karadeniz’de hamsi gibi balıkların besinini oluşturan zooplanktonda da mikroplastik tüketimi tespit ettik” diye konuştu.Kilometrekarede 1 milyonun üzerinde mikroplastik olan Karadeniz’in kirliliğe karşı savunmasız bir deniz olduğunu ifade eden Doç. Dr. Aytan, şöyle konuştu:”Nehirler yoluyla sadece kıyısı olan 6 ülkenin değil, toplamda 22 ülkenin drenaj alanını oluşturuyor. Nehirler, kanalizayon, deniz kenarı ve nehir vadisine yapılan kaçak çöp, hafriyat boşaltım alanları, kıyı dolguları, balıkçılık faaliyetleri, yetersiz atık yönetimi başta olmak üzere çok çeşitli yollarla her geçen gün daha fazla plastik denizlerimize ulaşmakta. Ülkemizde hangi plaja giderseniz gidin attığınız her adımda plastiğe rastlıyorsunuz, bunlar geleceğin mikroplastiklerini oluşturuyorlar. Yağmur, rüzgar, fırtına ile denize taşınıyorlar, bir süre sonra yine aynı yollarla sahil şeridine ulaşıyorlar. Bu iki yüzey arasında gidip gelerek parçalanmaya ve daha fazla alanı etkilemeye devam ediyor.”Pandemi sürecinde değişen alışkanlıklarla plastik kirliliğinin yeni boyut kazandığını söyleyen Doç. Dr. Aytan, “Plastikler sadece su ürünlerinde yok. İçtiğimiz suda, soluduğumuz havada, işlenmiş her türlü gıda da şu an plastikler var. Etrafımız plastiklerle çeviri. Akıllıca kullanılması gereken ve mutlaka döngüsel ekonomiye tekrar sokulması gereken bir materyal fakat doğada ve denizde bu kadar fazla birikmesinin en büyük sebebi yanlış yönetilmesi. Bugüne kadar üretilen plastiklerin yüzde 9’u geri dönüştürülebilmiş, yüzde 12’si yakılarak bertaraf edilmiş, geriye kalan yaklaşık yüzde 80’lik kısmı doğada, bunun da büyük kısmı denizlerde sonlanmış durumda. Acilen denizlere giren plastiğin miktarını azaltmak gerekli önlemleri almak zorundayız. Pandemi ile birlikte plastik kirliliği yeni bir boyut kazandı. Mevcut yükün üzerine yenisi eklendi.Maske, eldiven gibi kişisel korunma ürünleri, internet alışverişi ile beraber artan alışveriş/kargo poşetleri, marketlerde kullanmak zorunda olduğumuz eldivenler, evlere yemek siparişleri ile artan ekstra plastik yükü şu an plastik kirliliğinin katlanarak artmasına neden olmakta. Mevcut yükün üzerine yenisi eklendi. Tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirmek durumdayız. Bilmeliyiz ki kullandığımız her 10 plastikten 1’i mutlaka denizlerde sonlanmakta. Yaptığımız çalışmalarla hem bu kirlilikle mücadelede farkındalık oluşturmaya hem de karar vericilere yol göstermeyi amaçlıyoruz. Denizlerimize giren plastik miktarını azaltmak/durdurmak ve mevcut olanı uzaklaştırmak için acil yönetim stratejilerine ihtiyaç var” diye konuştu.

  • Koruma alanı ilan edilen Tavşan Adası çevresinde keşif dalışı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 09:19

    Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile “kesin korunacak hassas alan” ilan edilen Tavşan Adası ve çevresinde dalış ile keşif yapıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü Araştırma Ve Tescil Dairesi Başkanı Ümit Turan, “Bir araştırma çalışması başlattık. ‘Prens Adaları Özel Koruma Bölgesi Projesi’ taslak bir şekilde şu anda araştırma çalışmalarımız devam ediyor. Eğer bu da gerçekleşmiş olursa daha büyük bir koruma alanına sahip olmuş olacağız hem de denizel alan koruma miktarımız artmış olacak” dedi.”Tavşan Adası” olarak adlandırılan Neoandros Adası ve çevresi Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile koruma alanı ilan edildi, karar Resmi Gazete’de yayınlandı. 90 metre uzunluğuyla Prens adalarının en küçüğü ve Akdeniz’in nadir siyah mercanları ve kırmızı gorgonlarına, yüzde 80 yok olan pina midyesi gibi birçok deniz canlısına ev sahipliği yapan Tavşan adası ve çevresi özel öneme sahip. Pek çok balık türü de Adalar ve çevresinde yaşıyor ve bu alanda yumurtluyor. Ancak gırgırla yapılan avcılık nedeniyle denizde yaşayan mercanlar ve balık yuvaları yok oluyordu. Adalar çevresinde atılan gırgır ağları burada yaşayan mercanları koparıyor, balık yuvalarını dağıtıyordu.Tavşan Adası’nın koruma alanı ilan edilmesinin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruna Genel Müdürlüğü Araştırma Ve Tescil Dairesi Başkanı Ümit Turan ile Deniz Yaşamını Koruma Derneği üyeleri bölgede incelemelerde bulundu ve keşif dalışını takip etti.Değerlendirmelerde bulunan Ümit Turan, “7 milyon 600 bin metrekare hem deniz hem de karasal olarak bir alana kapsamakta. Özellikle ada, ekosisteminin en iyi temsil edildiği Marmara Denizi’ndeki en önemli noktalarda biri. Ülkemiz biyolojik çeşitlilik açısında oldukça zengin bir ülke. Neredeyse 13 bin bitki türünden 3 bin 500’e yakını endemik düzeyde. Söz konusu adada da endemik tür sayımız oldukça fazla. Hem de Akdeniz foklarının bölgeyi kullandıklarını biliyoruz, deniz mağaralarının da olduğu bir bölge. Bundan sonraki aşamalarda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü olarak bölgede biyolojik çeşitlilik araştırmamız başlayacak. Bu araştırma sonuçlarına göre de yönetim planlarımız hazırlanacak” dedi.”Ada bundan sonraki sistemde sadece bilim ve araştırma adı altında bir koruma statüsüne sahip oldu” diyen Turan, “Bu ülkemiz açısından çok sevindirici, özellikle İstanbul bölgesinde denizler koruma alanı adı altında ilan edilmiş bir bölge oldu. Bakanlık olarak zaten hedefimiz şu anda 10.6 olan korunan alan miktarımızı 2023’de yüzde 17’ler seviyesine 2030’larda da yüzde 30’lar seviyesine çıkarmak. Projelerde elimizden geldiği kadar çalışmalarımızı hızlı bir şekilde devam ettiriyoruz.Korunan alanlar aslında insanların yaşam ortamlarındaki eko sistem hizmetleridir. Bölgede gördüğünüz tüm habitatlar aslında insanla iç içe olan canlıların hem üreme noktaları, hem yaşam alanları. İnsan da doğanın bir parçası olarak bununla bütünleşik yaşamayı öğrenmek zorunda. Bundan biraz uzaklaştığımız zaman başıma ya felaketler ya da küresel ısınma gibi devasa bir felaket ya da iklim krizi gibi çözemeyeceğimiz yani geri dönüşü olmayan süreçlerin başlangıcı olacağından bu tür alanlarımızı korumamız insanlığın geleceği açısında da çok önemli. Bu süreçte STK’lar ile çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Deniz Yaşamını Koruma Derneği’ne de teşekkürlerimizi iletiyoruz, onların daha önceden bölgede yaptığı araştırmalar bize bir ışık oldu” diye konuştu.Turan, “Bakanlığımız olarak Marmara Denizi bizim için çok önemli bir deniz alanı. Bölgede Tavşan Adası’nı kesin korunacak alan ilanımız 10 Nisan 2021’de gerçekleşti. Bundan sonraki süreçte Adalar bölgesi özel çevre koruma bölgesi olarak ilan sürecinde. Bir araştırma çalışması başlattık, ‘Prens Adaları Özel Koruma Bölgesi Projesi’ taslak bir şekilde şu anda araştırma çalışmalarımız devam ediyor. Eğer bu da gerçekleşmiş olursa daha büyük bir koruma alanına sahip olmuş olacağız hem de denizel alan koruma miktarımız artmış olacak. Bu da ülkemiz açısından çok önemli bir süreç. Çünkü Marmara Denizi Türkiye için bir kalp görevi görüyor. Türkiye nüfusunun neredeyse dörtte biri bu bölgede. Bu bölgedeki bir koruma statüsü de bölgenin ekosistem hizmetlerine olan desteğini artıracaktır. Bununla ilgili de bu yıl içerisinde çalışmamız tamamlanır diye düşünüyorum. Her şey olumlu geçerse öyle bir ilanımız gerçekleşebilir. Bu müjdeyi de şimdiden vermek istiyorum” şeklinde konuştu.Deniz Yaşamını Koruma Derneği Volkan Narcı ise, 6 yılı bulan çalışmalarının sonucunu değerlendirerek, “Gelecek hem Marmara hem de Akdeniz yaşamı için bir anneanne sandığını yaratabildiğimiz bir alan. Bu gelecek ekosistem ve sürdürülebilir deniz yaşamı için bir nadas alanı. Bu aynı zamanda, insanlar için, gelecek türler için, balıkçılık için bir besin kaynağı alanı. Yapılacak bütün bilimsel çalışmaların, denizin ne kadar değerli bir yapı olduğunu kanıtlayacak bir alan demek bizim açımızda. Büyük mutluluk verici durum 5-6 yıl sonunda Marmara Denizi’nde ilk defa korunacak bir alan, bir hassas alan yaratılmış oldu” diye konuştu.İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Ve Deniz Biyoloğu Cem Dalyan da bölgenin habitatı konusunda değerlendirmelerde bulundu. Dalyan, “Yaptığımız araştırmalar gösteriyor ki burası çok önemli türlere alan sağlıyor. Yumuşak mercanlar için çok önemli bir alan. Denizlerimizin süzücüleri ve onlar sayesinde denizlerimizde bir çok farklı canlı türü kendine yaşayacak alan sağlıyor. Aslında mercanların bulunduğu yerler hayvan ormanları olarak geçer ve farklı bir ekosistem yaratırlar yani ekosistem inşası denir mercanların yaptıkları iş için, değişik canlılara ev sahipliği yaparlar. Bunun dışında deniz çayırları var, son zamanlarda önemi daha çok anlaşılmaya başlayan bir canlı grubu. Deniz çayırları Amazon Ormanlarından bile daha fazla oksijen üretimine sahip ve çok fazla karbondioksit tutulumu sağlayabilen bir canlı grubu. Bunun yanında bu kıyılar Akdeniz’in en büyük midyesi pina için ev sahipliği yapan kıyılar. Akdeniz’de geçen sene yapılan araştırmayla popülasyonun yüzde 80’inin yok olduğu bilinen pina için bu kıyılar ev sahipliği yapıyor. Tüm bu anlattıklarımla aslında Neoandros’un ya da Tavşan Adası’nın bir koruma statüsünün olmasının neden önemli olduğu ortaya çıkıyor. İstanbul diyoruz, dünya başkenti diyoruz ve İstanbul’un sonunda bir deniz koruma alanı var” ifadelerini kullandı.

  • Turizm çalışanları aşılanmaya başladı: Rakiplerimizin bir adım önüne geçirecek
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 09:09

    Antalya’da turizm sektörü çalışanları, öncelik kapsamında Covid-19 aşısı olmaya başladı. Tesislerin çalışanlarının aşılanabilmesi için sezonda açık olması ve güvenli turizm sertifikası almış olması şart koşuluyor. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkanı Ülkay Atmaca, “Geçen sezon güvenli turizm sertifikası uygulaması dünyaya örnek oldu. Personelimizin aşılanması hem bizim hem de gelecek turistlerin sağlığı için iyi olacak. Bu durum bizi rakiplerimizin bir adım önüne geçirecek. Bunun dünyada başka örneği yok. Aşılama işlemini de güvenli turizmle birlikte tanıtımda kullanacağız” dedi.Türkiye’de sağlık çalışanları ve polislerin ardından turizm çalışanlarına da aşı uygulaması hayata geçirildi. Sağlık Bakanlığı’nca aşılama kapsamına alınan turizm çalışanları, randevu aldıkları sağlık kuruluşlarına giderek BioNTech ya da Sinovac aşılarından birini yaptırabiliyor. Turizm sektörü çalışanlarının aşılanabilmesi için çalıştıkları tesislerin sezonda açık olması ve güvenli turizm sertifikası almış olması şart koşuluyor.AŞILAMA TANITIMDA KULLANILACAKTurizm çalışanları, aşı oldukları için kendilerini daha güvende hissettiklerini söyledi. 5 yıldızlı otellerin bulunduğu Belek bölgesindeki tesislerde çalışanların büyük kısmı Serik’te yaşadığı için ilçedeki sağlık kuruluşlarında kısmi yoğunluk yaşanıyor. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkanı Ülkay Atmaca, çalışanlara aşı olmaları konusunda tavsiyede bulunduklarını söyledi. Aşı olmak için randevu aldığını belirten Atmaca, “Sektörün ortak talebiydi. Sistem kuruldu ve otel çalışanlarına başvuru imkanı sağlandı. Turizm işletme belgesine, açık olmak ve güvenli turizm belgesine sahip olmak gerekiyor. Aşıyla birlikte güvenli turizm sertifikasıyla sektöre hareketlilik geldi” dedi.”AŞILAMA, RAKİPLERİMİZİN BİR ADIM ÖNÜNE GEÇİRECEK”Ülkay Atmaca, geçen sezon güvenli turizm sertifikası uygulamasının dünyaya örnek olduğunu, bu yıl da yine benzersiz bir iş yaparak sektör çalışanlarının öncelikli aşılanmasının tatilciler için iyi izlenim bıraktığını söyledi. Atmaca, şöyle konuştu:”Personelimizin aşılanması hem bizim hem de gelecek turistlerin sağlığı için iyi olacak. Bu durum bizi rakiplerimizin bir adım önüne geçirecek. Bu durumun bildiğim kadarıyla dünyada başka örneği yok. Amacımız bu aşılanma sürecini dünya tanıtımında kullanmak. Geçen yıl güvenli turizm sertifikasını tanıtımda kullandık ve Türkiye’ye 15 milyon, Antalya’ya da 3.5 milyon turist geldi. Aşılama işlemini de güvenli turizmle birlikte tanıtımda kullanacağız.””KENDİMİ HALA GÜVENDE HİSSETMİYORUM”Turizm çalışanı Cengiz Alper, aşıyla ilgili beklenti içinde olduğunu, kararın çıkmasıyla aşı olduğunu söyledi. Gün içinde çok sayıda misafirle ilgilenmek zorunda olduğu için aşı olmasının hem kendi hem de misafirlerin sağlığı için iyi olduğunu belirten Alper, “BioNTech aşısı oldum. Ancak kendimi hala güvende hissetmiyorum. Maske ve mesafeye hala dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.Aşı olan bir diğer otel çalışanı Işıl Önder, aşı olmayı başlarda düşünmediğini, ancak turizm çalışanlarına öncelik tanınınca aşı olmaya karar verdiğini söyledi. BioNTech aşısı olan Önder, “Gerçekten gerekli olduğu kararına vardım. Aşı olduktan sonra tedirginlik yaşamadım. Aşının vurulduğu yerde birkaç saatlik ağrı hissettim. Diğer turizm çalışanları da mutlaka aşı olmalı” diye konuştu.”BUNU DÜNYAYA DUYURACAĞIZ”Kemer ilçesinde de turizm sektörü çalışanları da aşılanmaya başladı. İlçedeki Kemer Devlet Hastanesi’nin yanı sıra aile hekimlerinden de randevu alan turizm çalışanları, aşılarını yaptırıyor.Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) Başkan Yardımcısı Kaan Kavaloğlu, pandemi sürecinde tüm hizmet sektöründe çalışanların aşılanmasının önemli olduğunu, turizm çalışanlarının aşılanmasının da hizmet verdikleri insanlar göz önüne alındığında çok daha önemli olduğunu söyledi. Turizm çalışanlarının aşılanmasının pazarlama metoduyla tüm dünyaya duyurulması gerektiğine işaret eden Kavaloğlu, “Bu bizler için avantaj. Turizmin gelişimi anlamında avantaj olacak. Dolayısıyla bunu tabii biz dünyaya duyuracağız. Turizm çalışanlarının aşılanması bu anlamda bizim için pazarlama anlamında çok ciddi fırsat olacak. Her şeyden önce sağlık anlamında fırsat olacak. İnsanlara bizim sağlıklı hizmet verme imkanımız olacak. Dolayısıyla çok olumlu bakıyorum bu konuya” dedi.”PERSONELİMİZİN AŞILANMASINA BAŞLADIK”Kemer’de faaliyet gösteren Fame Residence Otel’in Genel Müdürü Yunus Can, “Biz otelimizi 16 Mart’ta 2021 sezonu için açtık. Beklentinin üzerinde misafir ağırladık. Aşıların yapılacak olması haberi bizleri çok sevindirdi. Çünkü hem misafirlerin güvenini sağladı hem de bizim içerideki operasyonumuzu çok rahatlattı. Bugün personelimizin aşılanmasına başladık. Çok sevindik, inşallah hayırlı uğurlu bir 2021 sezonu geçecek” diye konuştu.”AŞI OLDUM, ÇOK MUTLUYUM”Otelde halkla ilişkiler departmanında çalışan Anna Tekin, “Bugün aşı oldum. Aşının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü hem kendi sağlığım için hem misafirlerin bizim otelde daha güvenli olduğunu hissetmeleri için hem de ailem için. Çalışıyorum onlara zarar gelmesin, kalabalık ortamdayım. O yüzden böyle bir karar verdim, aşı oldum ve bundan dolayı da çok mutluyum” dedi.”VAKA SAYILARININ ARTTIĞI BU DÖNEMDE ÇOK ÖNEMLİYDİ”Otelde insan kaynakları sorumlusu olarak çalışan Birsen Doğan, “Bugün ilk aşımı oldum. Vaka sayılarının arttığı bu dönemde bence çok iyi oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığına teşekkür ediyorum önceliği bize verdikleri için. Vaka sayılarının arttığı bu dönemde çok önemliydi. İyi ki olduk ve herkesi kesinlikle olması gerekiyor” dedi.11 GÜNDE 2 BİN 402 CAN KAYBI

  • Kapaksız tencerenin zararı 200 milyon dolar oldu
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 09:08

    Tencerelere cam kapak bulmakta zorlanan metal mutfak eşyası üreticilerinin yurt dışından aldıkları birçok sipariş iptal edilince, yaklaşık 200 milyon dolarlık ihracat kaybı oldu. Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Dinçer, pandemide artan taleplere cevap verebilmek adına kapasitelerini artırdıklarını, ancak cam kapak üreticilerinin bu talebe cevap veremediklerini söyledi. Dinçer, sıkıntının hala devam ettiğini açıkladı.Metal mutfak eşyası üretiminin yüzde 60’ını, ihracatın da yaklaşık yüzde 50’sini gerçekleştiren, Türkiye’de bu alanda merkez üssü konumunda olan Kahramanmaraş’ta üreticiler, talep artınca kapasitelerini artırdı.Pandemide üretime devam eden üreticiler, tencerelere cam kapak bulmakta zorlandı.Özellikle yurt dışındaki birçok müşteri, aylar geçmesine rağmen ürünleri gelmeyince siparişlerini tek tek iptal etti.İptaller nedeniyle ihracatta yaklaşık 200 milyon dolar kayıp yaşandı.Aynı zamanda Kahramanmaraş’ın en büyük metal mutfak eşyası üreticilerinden olan, EVSİD Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Dinçer, cam kapak sıkıntısının pandemi ile başladığını söyledi. Sıkıntının hala devam ettiğini ifade eden Dinçer, şöyle konuştu:”Özellikle pandemi döneminde tüm dünyada insanların evde yaşama kültürünün artırılmasıyla ev mutfak eşyalarında talep artışı oldu. Bizim firmalar da yatırımlar yaparak bu talepleri karşılama yönünde ellerinden geleni yapıyorlar ama bizimle cam kapak üreticileri bize paralel yatırımlarını artırarak ihtiyacı karşılayacak seviyeye gelemediler. Dolayısıyla bizim şu an taleplerimizi karşılayamıyorlar. Metal mutfak eşyaları olarak 2020 yılında pandemiye rağmen Türkiye’nin ihracatı 800 milyon dolar olarak gerçekleşti. Eğer bu cam kapak sorununu çözebilseydik metal mutfak eşyaları ihracatı 1 milyon dolar seviyelerinde olabilirdi. Yani cam kapak sıkıntısı dolayısıyla yerine getiremediğimiz taahhütlerden dolayı 200 milyon dolar eksiğimiz oldu 2020 yılı için. Bizim şehrimizde özellikle metal mutfak eşyası üreten firmalarımız sürekli işine, yatırıma devam ediyor, kapasite artırıyorlar.”Cam kapağın sektör için çok önemli olduğunu belirten Dinçer, “Şu an cam kapak sıkıntısından dolayı yurt dışından gelen siparişleri zamanında yükleyemiyoruz, bu da sipariş iptallerine sebebiyet veriyor. Aynı zamanda yurt içinde marketlere verdiğimiz taahhütleri zamanında yerine getiremiyoruz. Bunlar da bizim firmalarımıza ciro ve iş kaybı olarak yansıyor. Tencere, kapak olmadığı zaman tam olmuyor. Zaten bir deyim var ‘Tencere-kapak’ diye. Tencerelerimiz kapaksız kaldı” dedi.Fatih Dinçer, daha önce tüm tencerelerin çelik kapaklı olduğu hatırlatılarak bu sıkıntı nedeniyle sektörün tekrar çelik kapağa yönelip yönelmeyeceği sorusuna şöyle cevap verdi:”Bu iş birazcık moda işi. Artık inanlar yemeği yaparken yemeğin içini görmek istiyor, bu yüzden daha çok cam tercih ediliyor. Çelik kapak hitap eden bölgeler var, onlar da zaten bir sıkıntı yaşamadık çelik kapak da olduğu gibi devam ediyoruz. Ancak cam kapak isteyen bölgelerde şu an talepleri karşılamak da zorlanıyoruz.”Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şahin Balcıoğlu da pandemiye rağmen kentin mart ayı ihracatının geçen yılın mart ayına oranla yüzde 61.3 artarak 116 milyon doları geçtiğini ve bunun kendileri için rekor oluğunu söyledi. Kahramanmaraş’ın bu rakamın daha da üstüne çıkabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirten Balcıoğlu, “Ama piyasadaki bazı olumsuzluklar belki 150 milyon doların üzerine çıkmamız gerekirken buna engel oldu. Çünkü çelikçi arkadaşlarımız 4 ay önce ihracat için bağlantı yaptıkları, anlaşma imzaladıkları çelik tencereleri yaptılar, hazır edip depoya koydular ama yükleyemediler. Çünkü cam kapağı alamadılar” diye konuştu.

  • TDK’ya göre Mavera’nın anlamı nedir?
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 09:02

    TRT 1’in, tarihin bilinen ilk mutasavvıfı Hoca Ahmet Yesevi’nin destansı hayatını anlatan Mavera dizisi büyük ilgi gördü. Mavera’nın kelime anlamı ise diziyi seyredenler tarafından sıkça aranıyor. Peki Mavera ne anlama geliyor? TDK’ya göre mavera anlamı nedir?MAVERA NE DEMEK? TDK’YE GÖRE ANLAMI NEDİR?Görülen evrenin ötesi, öteki evren.Arapça dilinden Türkçe’ye geçen Mavera kelimesi dilimizde oldukça kullanılan eski kelimelerden birisidir. TDK’ye göre, mavera kelimesi;1. Öte 2. Görülen âlemin ötesi anlamına gelmektedir.TÜRK EDEBİYATINDAN ÖRNEKLERBir şeyin ötesinde, arkasında, gerisinde bulunan yer, zaman anlamında kullanılan ‘Mavera’ kelimesinin kullanımına örnek olarak Türk Edebiyatından Karagöz Gazali ve Yayha Kemal verilebilir; Mâverâ-yı hüsn ü hikmet keşf olur her dem sana Bak ne sûret gösterir seyreyle ibret perdesi (Karagöz Gazeli)Eyüb’ün mâverâsı gözlerime bir kat daha nurlu göründü (Yahya Kemal)

  • Alacak verecek kavgasında kan aktı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 08:51

    İstanbul Beyoğlu’nda iddiaya göre,önceden aralarında alacak verecek meselesi yüzünden husumet bulunan Mehmet A.(31) ve Ömer T.(38), sokakta karşılaştı. İkilinin sözlü olarak tartışması, büyüyerek kavgaya dönüştü. Mehmet A., kavga sırasında yanında bulunan bıçağı çıkararak Ömer T.’yi üç yerinden bıçaklayarak olay yerinden hızla uzaklaştı. Ömer T., ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Saldırganın bir binada saklandığını tespit eden polis ekipleri, yaptıkları operasyon ile şüpheliyi olayda kullandığı bıçak ile kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı.

  • 10 yıldır yaban hayatının izini sürüyor: Ballıkayalar’ın kuş dedektifi
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 08:42

    Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşayan kuş gözlemcisi 47 yaşındaki Ümit Malkoçoğlu, 10 yıldır Türkiye’nin en büyük tabiat parklarından Ballıkayalar’daki yaban hayatını yakından takip ediyor.Çocukluk yıllarında yaban hayatına ilgi duyan ve bu merakı zamanla kuş gözlemciliğine dönüşen Malkoçoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca mart ayında “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak kabul edilen Ballıkayalar’da adeta dedektif titizliğiyle iz sürerek doğadaki canlı yaşamın kayıt altına alınmasına katkıda bulunmaya çalışıyor.Gebze’de kitabevi sahibi olan Hacettepe Üniversitesi Turizm Otelcilik Bölümü mezunu Malkoçoğlu, eşi ve 21 yaşındaki oğluyla doğayla iç içe yaşamayı sevdiklerini söyledi.Oğluyla uzun yıllar kuş gözlemlerini beraber yaptıklarını aktaran Malkoçoğlu, doğadaki her canlının bir görevi olduğunu ve dünyanın dengesinin bozulmaması için canlıların korunması gerektiğini vurguladı.Malkoçoğlu, doğanın, sakinleştirici bir gücü olduğunu, doğayı tanımanın, doğayla iç içe yaşamanın, şehir hayatının sıkıcı ve boğucu ortamından uzaklaşmaya yardımcı olduğunu anlatarak, gözlem çalışmaları sırasında hem kuşları ve hem de diğer canlıları tanıma fırsatı bulduklarını kaydetti.Malkoçoğlu, doğayı tanıdıkça dünyadaki sistemi ve dengeyi daha iyi anladığını dile getirerek, şöyle konuştu: “Mart, nisan ve mayıs aylarında kuş gözlemi, çalışmalarımız arasında daha fazla yer tutuyor. Ballıkayalar’ı yaklaşık 10 yıldır düzenli olarak gözlemliyorum. İş düzenimi buna göre ayarladığım için yazın saat 05.00 gibi yaklaşık 20 dakikada buraya gelebiliyorum. 2 ya da 3 saat gözlem yapıyorum. Sonra saat 09.00 gibi iş yerimi açabiliyorum. Kuşlar ve diğer canlılar, sabah saatlerinde daha aktif. Dolayısıyla onları gözlemlemek bu saatte çok daha iyi oluyor. İnsan etkisi de bu saatlerde daha az oluyor. Türler, daha doğal olabiliyor. Sonra hava ısındıkça onlar da daha korunaklı yerlere çekilebiliyorlar. O yüzden sabah saatleri bizim için canlıları görmek ve gözlemek açısından altın saatler”Hem Türkiye’deki hem de dünyadaki kuş gözlemcilerinin, çalışmalarının kayıt altına alındığı bir veri bankası bulunduğunu aktaran Malkoçoğlu, şöyle devam etti: “Yaptığımız gözlemlerin bir anlam ifade edebilmesi ve veri olarak yorumlanabilmesi için bunları bir merkezde, bir havuzda toplamanız gerekiyor. Bunlar ontologlar tarafından anlamlı veriler, haritalar haline dönüştürülüyor. Bu kuş türü bölgedeki varlığı iyiye mi kötüye mi gidiyor, bunları rahatlıkla yorumlayabiliyorlar. Kuşlar, bu anlamda çok önemli gösterge türler. Doğada her şey yolunda mı, doğadaki denge hala korunuyor mu, insan etkisi ya da çevre tahribatı ne durumda? Bunun en önemli göstergesi kuşlar. Yani o alanda ne kadar çok kuş türü varsa her şey yolunda gidiyor demektir.”Malkoçoğlu, kuş gözlemi yapmak için dürbün ve kuş gözlem kitabının olması gerektiğini ancak bunun çıplak gözle de yapılabileceğini anlatarak, şehir merkezinde de kuşları gözlemlemenin mümkün olduğunu, salgın sürecinde insanların bunu balkonlarından da gerçekleştirebileceğini dile getirdi.Ballıkayalar’ın canlı çeşitliliği açısından zengin ve değerli bir yaşam alanı olduğuna işaret eden Malkoçoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Büyük bir sanayi ve insan yerleşiminin arasında kaldığı için bu özelliği birkaç kat daha artıyor esasında. Burayı genelde piknik alanı olarak biliyoruz ama onun ötesinde alanın daha derin kısımları yüzlerce canlı türüne ev sahipliği yapıyor. Şehrin dibinde böyle bir zenginlik inanılmaz. Bölgede şu ana kadar 120 kuş türünü tanımladık. Akademik çalışmalar, 500’e yakın bitki türünün olduğunu söylüyor. Sadece benim fotoğrafladığım 20 ayrı orkide türü var. Kelebek türleri 100’e yaklaştı, yani inanılmaz bir canlı çeşitliliği var. Çok uzaklara gitmeye gerek yok, bunları tanımak ve görmek için. Bu şekilde bilerek, araştırarak buraya gelindiği takdirde rahatlıkla kuş gözlemciliği, kelebek gözlemciliği, yaban hayvan gözlemciliğini yapmanız mümkün”Malkoçoğlu, gözlemlerle yaban hayatını kayıt altına almaya çalıştığı Ballıkayalar’da nadir görülen kuş türlerine de rastladıklarını belirterek, gözlemleri sırasında çektiği fotoğrafları “Kocaeli’nin Yaban Hayatı” adlı fotoğraf sergilerinde doğaseverlerle buluşturduğunu sözlerini ekledi.

  • SON DAKİKA: Doktora gözaltı talimatı iddiası: Bakan Gül’den savcı için inceleme izni
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 08:40

    SON DAKİKA HABERİ: Adalet Bakanı Gül, Osmaniye’de kendisini muayene etmeyen doktor hakkında gözaltı talimatı verdiği ileri sürülen savcı M.B. hakkında HSK’ye inceleme izni verdi.Son dakika haberi! Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) Osmaniye’de kendisini muayene etmeyen doktorla tartıştığı ileri sürülen Cumhuriyet savcısı M.B. hakkında inceleme izni verdi.Bakan Gül’ün HSK Başkanı sıfatıyla, olayın tüm yönleriyle araştırılması için verdiği inceleme izni kapsamında HSK Birinci Dairesince savcı M.B. hakkında inceleme başlatıldı ve müfettiş görevlendirildi.RAPOR HAZIRLANACAKOlayın detaylı olarak araştırılacağı incelemeyle savcının kusurunun olup olmadığı ele alınacak, müfettiş raporunun ardından M.B. hakkında karar verilecek.MUAYENE ETMEYİNCE TARTIŞMA ÇIKTIOlay Osmaniye Devlet Hastanesi Ortopedi Servisi’nde yaşandı. Hastaneye giden Cumhuriyet Savcısı Mehmet B. iddiaya göre, doktor Gökhan Günel’in odasına girip muayene olmak istedi. Ancak Günel başka hastasının olduğunu söyleyince tartışma çıktı. Daha sonra doktor Günel ifadeye çağrıldı.Savcının, muayene olamadığı için Günel hakkında gözaltı emri verdiği iddia edildi. Tepki toplayan olaya ilişkin resmi açıklama, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Tekne’den geldi.Tekne, “Nöbetçi doktor hakkında hakaret suçundan soruşturmaya başlanılmıştır. Aynı gün ifadesi alınarak serbest bırakılmıştır. Aksi yöndeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” dedi.

  • 2021 Ramazan pidesi fiyatları ne kadar?
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 08:34

    On bir ayın sultanı huzur ve bereket ayı Ramazan bugün itibariyle başladı. İftar sofralarının vazgeçilmez lezzeti olan Ramazan pidesinin 2021 fiyatı ise en çok merak edilenler arasında. Peki fiyatı İllere göre değişkenlik gösterebilen Ramazan pidesi kaç TL oldu ?  İstanbul, İzmir, Ankara, Kocaeli, Antalya Ramazan pidesi fiyatları ne kadar?Ramazan ayının geleneksel lezzeti Ramazan pidesinin fiyatları her yıl yeniden belirleniyor.Pidenin fiyatları 3 ile 5 lira arasında değişiyor.2021 RAMAZAN PİDESİ NE KADAR ?Ankara’da 275 gram pide 3 lira, Antalya ve İzmir’de 250 gram pide 3 lira, İstanbul’da 365 gram pide 4 lira,Sakarya ve Kocaeli’de 370 gram pide 4 lira veTrabzon’da 500 gram pide 5 liradan satışa sunulacak.İHE DUYURDU: RAMAZAN PİDESİ 1.5 TLİstanbul’da Ramazan ayında  fırınlarda satılacak 365 gramlık Ramazan pidesinin fiyatı 4 TL olarak belirlenirken İBB’ye bağlı Halk Ekmek aynı gramajdaki pide 1.5 TL’den satışa sunulacak.Pide fiyatını duyuran İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu “İBB olarak ülkemizin yaşadığı ekonomik zorlukta İstanbullulara en sağlıklı ve ucuz ekmeği sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.İÇİŞLERİ BAKANLIĞI RAMAZAN TEDBİRLERİNİ AÇIKLAMASIİçişleri Bakanlığı tarafından, 81 il valiliğine Ramazan Ayı Tedbirleri konulu genelge gönderildi.Genelgede, Ramazan ayında geleneksel hale gelen bazı davranış, etkinlik ve uygulamaların toplumsal hareketliliği arttırması sebebiyle salgınla mücadele ve toplum sağlığı açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekildi.Ramazan ayının gelenekselleşen görüntülerinden pide kuyruklarıyla ilgili olarak;“Ramazan pidesi ve ekmek satışı ile ilgili olarak; Ramazan ayı süresince iftar saati ve hemen öncesinde oluşabilecek pide kuyrukları ve yoğunluğun oluşturacağı riskin önlenmesi amacıyla fırınlardaki özel sipariş üretimi de dahil pide ve ekmek üretimi iftardan 1 saat önce sonlandırılacak ve iftar saatine kadar sadece satış yapılabilecek. İftardan sonra fırınlarda üretim, satış ve diğer hazırlık işlemlerine devam edilebilecek.” ifadelerine yer verildi.

  • Devlet Bahçeli: Kılıçdaroğlu buyursun aday olsun
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 08:31

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili açıklamalarından bahseden Bahçeli, “Kılıçdaroğlu’nun elinden tutan yok, önüne çıkan yok. Aday olmasına bildiğimiz kadarıyla mani bir hal yok. Kendisine bu kadar güveniyorsa buyursun aday olsun” dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu.Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:HDP TARTIŞMASIBölücü terör örgütünün sonu nihayet gelmiştir. PKK can çekişmekte, acı içinde çırpınmakta, her yerinden dağılmaktadır. Şehitlerimizin hesabını sonuna kadar soracağız. HDP ile ittifak kuranlar aynı zamanda çocuklarımızın düşmanıdır.  HDP’ye müsaba ve merhamet analara hakaret babalara hıyanettir. Diyarbakır’da başlayan ardından Van’a uzanan haklı eylemlerle HDP il binalarının önünde evlatlarının peşine düşen, çocuklarını isteyen muhterem anaları selamlıyorum. 104 EMEKLİ AMİRALİN BİLDİRİSİ104 amiralin hazırlayıp, 4 Nisan gece yarısı servis ettiği darbe bildirisini haklı çıkarmaya, ifade ve düşünce özgürlüğü kisvesiyle maskelemeye çalışanlar milli iradeye içten içe tahammülsüz olan vesayetçi çevrelerdir. Bu bildirinin arkasında duranların kimler olduğu, bağımsız mahkemeler eliyle vuzuğa kavuşturulacaktır. Bildiriye imza atmayan ama imza sürecinde açılan Whatsapp grubuna üye olan emekli bir amiral, bildirinin yayınlanmadan önce değiştirildiği iddiasını gündeme getirmiştir. Madem öyleydi, 104 kişiden biri çıkıp da bu bildiriyi neden inkar edemedi? İmza attığım metin bu değildir itirazını neden yapamadı? Emekli amirallerin ifal edildiğini ileri sürenler boşa konuşuyor, boşa uğraşıyor, her şey gün gibi ortadadır. Eğer bildirinin son hali İP’in yönetiminde bulunan ve ilk imzacı olan Ergun Mengi tarafından hazırlanmışsa, bunun izahını yapması gerekenler bellidir, milletimiz açıklama beklemektedir.”KILIÇDAROĞLU BUYURSUN ADAY OLSUN”CHP Genel Başkanı, emekli olmuş amiraller dünyanın neresinde darbe yapabilir sorusun pişkinlikle sorabilmiştir. Anlaşılan Kılıçdaroğlu, cehaletinin ve cüretinin kurbanı olmaktan rahatsızlık duymamıştır. Talat Aydemir’in 20 Mayıs 1963 tarihindeki darbe teşebbüsünü, sadece emekli albay olduğunu bilmeyen var mıdır? Tarihine yüz çevirmiş, devri iktidarında vuku bulmuş bir kalkışmadan haberi olmayan CHP Genel Başkanı’na milletimiz nasıl itibar edecektir? Kılıçdaroğlu’nun akli ve zihni melakeleri iyice laçkalaşmıştır.Katıldığı bir TV programına, İP Başkanı’nı ters köşeye yatırıp ortak görüş olursa aday olurum sözleriyle niyetini açık etmesi, bununla da kalmayarak, kazanacağından şüphe duymadığını söylemesi, zamanlama itibarıyla üzerinde durulması gereken bir beyanattır.Kılıçdaroğlu, kazanacağından bu kadar eminse, buyursun aday olsun, korkakça değil, mertçe milletimizin huzuruna çıksın, ‘Ben de varım’ desin. MHP’nin ve Cumhur İttifakı’nın adayı çoktan bellidir. Kılıçdaroğlu’nun önüne geçen yok, aday olmasına mani bir hal yok. Ondan bundan kahkaha bekleyeceğine, kararını belirlesin, cesaretle arkasında dursun.”BİZ KÜÇÜK ORTAKLIKTAN GOCUNMUYORUZ”Dünyaya milliyetçiliği anlatacağım diyen Kılıçdaroğlu sen gel onu külahıma anlat. Kendisine tavsiyemiz milletimize gölge etmesin. Gökkuşağı renklerine bürünerek işine baksın, bizden de uzak kalsın. Aynısı İP’in başkanında da mevcuttur. Bu zavallı sürekli bize küçük ortak diyor. Bu iplikçi başı mahalle aralarında dedikodu yapar gibi konuşmaktadır. Biz küçük ortaklıktan gocunmuyoruz. Milletvekili sayımızın 48 olduğunun da bilincindeyiz. Rabbim hiçbir partiyi zilletin küsüratı yapmasın.RUSYA-UKRAYNA GERİLİMİRusya ve Ukrayna arasında aklı selimin öne çıkmasını selametle temenni ediyoruz. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne saygı esas olmalı. Barış ve huzur denizi olan Karadenizin egomanya mücadelelerine sahne olmaması hem çağrımız hem de beklentimizdir. Sayın Erdoğan’ın 9 nisan Putin ile telefon diplomasisi bölgesel gerilimin düşürülmesi için ciddi bir adımdır. AB ZİYARETİNDE PROTOKOL TARTIŞMASIAB’nin Türkiye ziyareti sahte bir koltuk krizi ile gölgelenmiştir. Ülkemiz haksız biçimde suçlanmıştır. AB’nin içindeki koordinasyonsuzluk bu durumu ortaya çıkarılmıştır. Kimin nerede oturacağı belliyken çarpıtanlar hem kel hem foduldur. Kimse kusura bakmasın biz oturacağımız yeri de biliriz, buyur edip oturtacağımız yeri de biliriz. İtalya Başbakanı’nın diktatör suçlaması kindar bir söylemdir. Bizden çok şükür Führer, Firavun çıkmadı. İtalya Başbakanı çizmeyi aşmakla kalmadı, gizli Mussolini hayranlığı ortaya çıktı.

  • Mutasyonlu Covid-19’a karşı yerli ilaç
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 08:11

    TÜBİTAK desteğiyle Ankara Üniversitesi Kök Hücre Enstitüsü’nde 37 araştırmacı, mutasyonlu corona virüse karşı yerli ilaç geliştirdi. Klinik çalışmalarının başarılı olması halinde yıl sonuna kadar ilacın kullanıma sunulması bekleniyor.Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), yeni tip corona virüs (Covid-19) Türkiye Platformu çatısı altında yerli aşı ve ilaç üzerine çalışmalar devam ediyor.Bu kapsamda TÜBİTAK’ın desteğiyle Ankara Üniversitesi Kök Hücre Enstitüsü’nde çoğu kadınlardan oluşan 37 araştırmacının görev aldığı, Covid-19 hastalarının tedavisinde kullanılacak ilaç projesi yürütüldü.Çalışma sonucu geliştirilen ‘Ribavirin’ adlı ilacın laboratuvar çalışmaları başarıyla tamamlandı. Covid-19 hastalarının tedavisinde kullanılacak ilacın, mutasyonlu virüse karşı da etkili olduğu görüldü. 1-2 hafta içinde klinik aşamaya geçilecek olan ilacın ilk etapta Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi ana merkez olmak üzere Koç Üniversitesi, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara Şehir Hastanesi’nde gönüllü 50 hastaya uygulanması planlanıyor.”LABORATUVAR ÇALIŞMALARI BAŞARILI”Ankara Üniversitesi Kök Hücre Enstitüsü Öğretim Görevlisi Dr. Mehmet Altay Ünal, yaptığı açıklamada, “Çalışmalarımızda laboratuvar şartlarında 5 tane var olan ilaç etken maddesinin Covid-19’a karşı etkinliğini tespit ettik. Bunlardan birisinin Faz çalışmaları ülkemizde 4 merkezde başlamak üzere. Bu molekül yaklaşık 50 hasta üzerinde başlanacak. Klinik çalışmada işe yaradığı, Covid-19’a karşı etkili olduğu ortaya çıkarsa Sağlık Bakanlığı’mızın ve gerekli mercilerin uygun görmesi halinde Covid-19 hastalarında kullanılmaya başlanacak. ‘Ribavirin’ adlı molekül özellikle ucuz olması, Türkiye’de yerli ve milli olanaklarla sentezlenir olabilmesi ve yine yerli ve milli olanaklarla milli ilaç endüstrimiz tarafından istediğimiz kadar üretilebilmesi açısından ilginç ve bu nedenle de bizim çalışmamızın ana eksenine oturmuş bir molekül. Laboratuvar şartlarında yaptığımız çalışmalarda da Covid-19’a karşı güzel etki gösterdiğini gayet etkin olduğunu gördük. Klinik çalışmaların başlamasını bekliyoruz. Eğer klinik çalışmaları başarılı olursa Sağlık Bakanlığı’nın izin vermesi durumunda yıl sonuna kadar ilaç üretilmiş ve hastaların kullanımına sunulmuş olacak” dedi.”MUTASYONA RAĞMEN ETKİN”Projede yer alan Ankara Üniversitesi Kök Hücre Enstitüsü Öğretim Görevlisi Dr. Ceylan Verda Bitirim ise çalışmalara geçen yılın nisan sonunda başladıklarını belirterek, “Öncelikle bilgisayar analizleri sonucunda 200 kadar molekül tarandı. Bunların sonucunda bize umut veren yaklaşık 20-30 adet molekül geldi. Biz de laboratuvar çalışmalarımızda hipotez kurduk algoritma üzerinde ilerledik. Biz hipotezimizi ilaç etken moleküllerinin virüsün hücre içine giriş mekanizmaları üzerine kurduk. Sonuçlarımızı bu açıdan değerlendirdik. Bu da bize çok büyük bir avantaj sağlıyor. Özellikle son zamanlarda ortaya çıkan farklı mutasyonlarda da bizi etkileyen bir durum olmadı. Hipotezimiz bizim virüsün hücre içine giriş mekanizmasıydı ancak farklı laboratuvarlarda yapılan diğer çalışmalar bu mutasyonların bizim birincilikli olarak düşündüğümüz mekanizma üzerinde etkili olmadığını gösterdi. Bu sebeple biz de ilacımızın bu mekanizma üzerinde etkili olduğunu, mutasyona rağmen etkinliğini koruyacağını düşünüyoruz” diye konuştu.VİDEO: 11 GÜNDE 2 BİN 402 CAN KAYBI

  • Atatürk’ün açık artırmadaki ceketinin değeri 55 bin dolara çıktı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 08:03

    Atatürk’ün online olarak satışa sunulan ikonik güderi ceketinin fiyatı yükseldi. Açılış fiyatı 1 dolar olan ceketin değeri 55 bin dolara kadar çıktı.Atatürk’ün, başyaveri Salih Bozok’un evinde unuttuğu ve hatıra olarak kendisine hediye ettiği ceketi, “arthill” isimli açık artırma sitesinde çevrim içi olarak satışa çıkarılmıştı.Açılış fiyatı 1 dolar olan, verilen tekliflerle 9 Nisan’da 15 bin dolara yükselen ceketin değeri 55 bin dolara kadar çıktı.Açık artırmanın son günü olan 18 Nisan’da en çok fiyat veren kişi veya kurum ceketin sahibi olacak.Satıştan elde edilecek gelirin bir kısmı Türk Eğitim Vakfı’na bağışlanacak, diğer kısmı ise özel ilgi ve tedaviye ihtiyacı olan kimsesiz çocuklar yararına vakıf kurulmasında değerlendirilecek.RAHMİ KOÇ MÜZESİ’NDE SERGİLENDİBozok Ailesi’nde 3 kuşak korunan bu çok özel miras, ilk olarak Ankara’daki Atatürk Odası’nda sergilenirken 2011’den günümüze kadar 10 yıl boyunca Rahmi M. Koç Müzesi’nde ziyaretçileriyle buluştu.

  • SON DAKİKA: FETÖ’nün TSK yapılanmasına operasyon: 60 gözaltı kararı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 07:58

    SON DAKİKA HABERİ: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ’nün TSK yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında, 60 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.Son dakika haberi! İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında, 38’i eski askeri öğrenci, 12’si de “mahrem imam” olmak üzere 60 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, Başsavcılığın Terör Suçları Bürosunca yürütülen soruşturmalar kapsamında, FETÖ’nün örgütsel iletişim modeli olan ankesör/büfe gibi sabit hatlardan ardışık arandığı tespit edilen ve örgütsel mensubiyetlerine dair başkaca deliller (itirafçı beyanı ve benzeri) elde edilen bazı şüphelilerle ilgili gözaltı kararı verildiği belirtildi.Açıklamada, gözaltı kararı verilen şüpheliler arasında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığına mensup, görevde bulunan 3 astsubay, 1 üsteğmen ve açıkta bulunan 1 astsubay, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığından ihraç edilen 2 astsubay, 2 emekli ve 1 istifa etmiş eski personel bulunduğu belirtildi.Açıklamada, şüpheliler arasında ankesör/büfe gibi sabit hatlardan ardışık arandığı tespit edilen, örgütsel mensubiyetlerine dair başkaca delil (itirafçı beyanı ve benzeri) bulunan, ayrıca askeri okullara giriş sınavında örgüt üyelerini askeri okullara yerleştirmek için kullanılan kodlama bilgisi bulunduğu tespit edilen 38 kapatılan askeri okul öğrencisinin de olduğu kaydedildi.İtirafçı beyanlarına göre FETÖ yapılanmasında “mahrem imam” oldukları tespit edilen 12 şüpheli hakkında da gözaltı kararı verildiği aktarılan açıklamada, toplam 60 şüphelinin yakalanması için İstanbul merkezli 19 ilde, çalışmaların yürütüldüğü ifade edildi.

  • Sürüklenen yavru atın imdadına annesi yetişti
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 07:58

    Kars’ın Dikme köyü yakınlarına gelen yılkı atları, karların erimesiyle taşan Kars Çayı’ndan geçti. Annesinin arkasından çaya giren yavru bir at, akıntıya kapılıp sürüklenmeye başladı. Akıntıyla nasıl baş edeceğini bilemeyen yavrunun imdadına annesi yetişti.

  • Eski sevgilisi hayatını kabusa çevirdi: 3 çalışanımı 4 saat boyunca rehin aldı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 07:36

    İstanbul Bağcılar’da tekstil işiyle uğraşan iş insanı Yasemin Sönmez, (42) 2 ay görüşüp, ayrıldığı Mehmet B.’nin kendisini tehdit ve darp ettiğini iddia etti. Mehmet B.’nin iş yerindeki ve evindeki eşyaları kırıp döktüğünü belirten Sönmez, “3 çalışanımı 4 saat boyunca elinde bıçakla evde rehin aldı. Savcılığa gittik, bütün kamera kayıtlarını ve elimizdeki her şeyi verdik. Buna rağmen hiçbir sonuç alamadık” dedi. Çalışanlarıyla birlikte ölüm korkusu yaşadığını ifade eden Sönmez, her gün tehdit edildiğini belirterek yetkililerden yardım istedi.İddiaya göre, İstanbul’un Bağcılar ilçesinde tekstil işi yapan Yasemin Sönmez 2 yıl önce Mehmet B. ile tanıştı. Yaklaşık 2 ay süren görüşmenin ardından Yasemin Sönmez ayrılma kararı aldı. Bu süreçte cezaevine giren Mehmet B., 1,5 yıl sonra tahliye oldu ve Yasemin Sönmez’e kabus dolu günler yaşatmaya başladı. Yasemin Sönmez’i tehdit etmekle kalmayıp çalışanlarını rehin alan Mehmet B., Yasemin Sönmez’in 1 milyon lira para ve tekstil fabrikasını kendisine vermesini istedi.”3 ÇALIŞANIMI 4 SAAT BOYUNCA BIÇAKLA EVDE REHİN ALDI”Kamera kayıtlarıyla birlikte savcılığa başvurduğunu ve hiçbir sonuç alamadığını iddia eden Yasemin Sönmez yaşadığı korku dolu günleri anlattı. Her gün tehdit aldığını öne süren Sönmez, “Mehmet B. ile 3 aydır mücadele içindeyiz. 3 ay önce darp etti, niyeti elimde avucumda ne varsa almak. 2 yıl önce tanışıklığımız oldu, sonra 1,5 yıl cezaevindeydi. Çıktıktan sonra bunlar başladı. Hem bana hem çalışanlarıma en son söylediği şey, fabrikayı ve 1 milyon lira parayı verince beni rahat bırakacakmış. ‘Aksi takdirde bütün işlerini bozarım’ demiş. Her gün tehdit ediyor, hatta dün bile tehdidi geldi. Geçtiğimiz günlerde iş yerine geldi bütün çalışanlarımı dışarı çıkarttı ve her yeri talan etti. Buradan çıkıp evime geçti. Evde hiçbir şey kalmadı, komple yıktı. 3 çalışanımı 4 saat boyunca elinde bıçakla evde rehin aldı. Savcılığa gittik, bütün kamera kayıtlarını ve elimizdeki her şeyi verdik. Buna rağmen hiçbir sonuç alamadık” dedi.”ÖLÜM KORKUSU YAŞIYORUM”Çalışanlarıyla birlikte uzun süredir ölüm korkusu yaşadığını ifade eden Sönmez konuşmasında şu ifadelere yer verdi:”Ölüm korkusunu sadece ben değil çalışanlarım da aynı şekilde yaşıyor. Artık müşterilerim çok rahat bir şekilde gelemiyorlar. Çünkü onları da tehdit etmeye başladı. Gün içinde beni sürekli takip ediyor. KADES’e de başvurdum ama bir sonuç alamadım. Geçtiğimiz ayda fabrikanın servis aracını bakıma gönderdik. Aracı oradan alıyor, arkadaşının yerine bırakıyor. Aracımız gasp ediliyor. Güneşli Polis Karakolu’na gidip tutanak tutturmamıza rağmen bu konuyla ilgilenmiyorlar. 3-4 gün üst üste aradık, yine sonuç alamadık. Aracımız bir hafta sonra parçalanmış şekilde alındı.””RAHATÇA DIŞARI ÇIKMAK İSTİYORUM”Kabus dolu günleri geride bırakıp çalışmak istediğini ve rahatça dışarı çıkmak istediği ifade eden Sönmez, “Şu an tek istediğim çalışmak istiyorum. Çalışamıyorum, ne ben ne personelim çalışamıyor. Ondan bir haber duymak istemiyorum, önüme çıkmasını istemiyorum, çalışanlarımı tehdit etmesini istemiyorum. Rahatça dışarı çıkmak istiyorum ama çıkamıyorum. Uzaklaştırma ihlali yaptığında kamera kayıtlarıyla başvurdum. İki gün sonra yetersiz delil sonucu geldi” diye konuştu. KALE DİREĞİNİN ALTINDA KALDI

  • Yeğeni kayboldu, site güvenliğini tekme tokat dövdü
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 07:33

    Bursa’da bir kişi eve geldiğinde kız yeğenini göremeyince sinirlendi. Yeğeninin kaybolduğunu düşünen adam, ”Kız yeğenimi tek başına nasıl sokağa salarsınız?” diye tepki göstererek güvenlikçiye tekme tokat saldırdı. Güvenlik görevlisi, öfkeli adamdan şikayetçi oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Uçurumun kenarından manzaraya dalmak: Ali Kayası
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 07:24

    Dümdüz bir uçurum ve muhteşem baraj manzarasıyla görülmeye değer bir doğa harikası… Ziyaretçilerini fazlasıyla heyecanlandıran bir yüksekliğe ve manzaraya sahip Ali Kayası. 148 metre yükseklikte bulunan Ali Kayası ve çevresi hazırlanan proje ile turizme kazandırılacak.Kahramanmaraş’ta heybetli görünüme sahip olan Ali Kayası ve çevresi fotoğrafçıların uğrak yeri haline geldi.Süleymanlı (Ilıca) Karayolunun 32. kilometresinde yer alan ‘Ali Kayası’ iki sarp yalçın kayanın arasında çağlayanlar halinde akan sularıyla fotoğrafçıların ilgi odağı oldu.Etrafı çam ve meşeliklerle kaplı olan Ali Kayası’nın yüksekliği ise 148 metre.Mavi ve yeşilin buluştuğu alana mutlaka herkesin gelip görmesi gerektiğini söyleyen fotoğrafçılar, “Ali Kayası muhteşem bir manzaraya sahip. Doğasıyla, havasıyla, manzarasıyla insanı cezp ediyor. Manzaraya güzellik katan Menzelet Baraj Gölü’yle birlikte kadrajımızda renkleniyor. Burayı mutlaka gelip görsünler. Fotoğraf çekilmek için ise harika bir yer” dediler.Efsaneye göre İslam halifelerinden Hazreti Ali, atı Düldül’ün üzerinde dağdan dağa uçarak sefer yapmaktaydı. Rivayete göre, Hazreti Ali bu seferlerin birinde Kahramanmaraş-Göksun arasında kalan bir dağda konaklamak için atı Düldül’ün ayaklarını sertçe yere basması sonucunda, buradaki bir kaya üzerinde atının ayaklarının izi kaldığı söylentisi, kulaktan kulağa günümüze kadar gelmiştir. Söz konusu bu dağın tamamına yakın bir kısmı kayalardan oluşmaktadır. Rivayetten esinlenerek bu kayalıklara Ali Kayası adı verilmiştir.Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, turizm yatırımları kapsamında Ali Kayası’nda hayata geçirilecek yatırım öncesi alanda incelemelerde bulundu. Başkan Güngör, “Kahramanmaraş’ımız, Ali Kayası, İçmeler’i, Ilıca’sı, Yedikuyular’ı, Yeşilgöz’ü ve daha nice bölgesiyle ciddi bir turizm potansiyeli taşıyor. Bu potansiyel doğru değerlendirildiği takdirde kalkınmanın pozitif seyri açısından kilit bir rol oynuyor. İnşallah, 2021 yatırımlarımız ve uzun vadeli eylem planlarımız ile bu bölgelerimizin bacasız sanayiden aldığı pazar payını artıracak projeleri hayata geçireceğiz. Ali Kayası’nda da hem baraj üzerinden hem de karayoluyla ulaşılabilecek bir seyir terası ve mesire alanını da buraya kazandırmış olacağız. Hemşehrilerimize hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.Ali Kayası için hazırlanan proje ile bölgenin cazibesinin artırılması hedefleniyor. İlk olarak bölgeye rahat ulaşım sağlayacak karayolu ve bu çalışmalarla birlikte cam seyir terası, asma köprü, yüzer iskele, kafeterya ile yürüyüş ve dinlenme alanlarının bölgeye kazandırılması planlanıyor.

  • Ataşehir’de corona virüs tedavisi gören babaya oğlundan ‘vinç’ sürprizi
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 07:08

    İstanbul, Ataşehir’deki bir hastanede corona virüs tedavisi gören babasına sürpriz yapmak isteyen genç, hastane odasının bulunduğu kata vinçle yükseldi. Oğlunu bir anda karşısında gören baba şaşkınlığını gizleyemedi.İstanbul’un Ataşehir ilçesinde yaşayan Ünal Özer isimli vatandaş corona virüse yakalanınca tedavi edilmek üzere özel bir hastaneye kaldırıldı. Zorlu tedavi sürecinde babasına moral vermek isteyen oğul Ogün Can Özer ise bir sürprizle babasının karşısına çıktı. Oğul Özer, kiraladığı vincin balkon kısmına binerek, babasının tedavi gördüğü odanın bulunduğu kata çıkıp, babasına seslendi. Oğlunu bir anda karşısında gören baba Özer ise şaşkınlığını gizleyemedi. Yaptığı ilginç sürprizle dikkat çeken oğul Ogün Can Özer, “Babamın hastalığının başladığı ilk dönem bizim için endişe vericiydi. Kendisini hastaneye yatırdık. 15 gün boyunca hastanede kaldı. İlk hafta durumu iyiydi fakat sonrasında ağırlaştı. Yoğun bakıma alındı ve kendisiyle artık görüşememeye başladık. Normal odaya geri dönünce benim de aklıma vinç sürprizi geldi. Normal yaşantımda da böyle ilginç fikirlerim var. Bu olayda da babama güzel ve farklı bir sürpriz hazırlamak istedim. Karşısında beni vinçle gören babamın heyecanlandığını gördüm. Bu da benim için mutluluk vericiydi” diye konuştu.”BÖYLE BİR SÜRPRİZİ İLK DEFA GÖRDÜM”Olayla ilgili konuşan vinç operatörü Cemal Öztürk ise, “25 yıllık meslek hayatımda, her şeyle karşılaştım. Böyle bir sürprizi ise ilk defa gördüm. Bu genç arkadaşımız yanıma gelerek makinanın kiralık fiyatını sordu. Ben de vinci ne yapacağını sorduğumda 25 gündür corona virüs tedavisi gören babasını görmediğini vinç aracılığıyla hastane odasına çıkacağını söyledi. Ben de bu sözler sonrası çok duygulandım. Açıkçası böyle bir şey aklımın ucuna dahi gelmemişti. Hastanenin önüne gittik. Genç arkadaşımızı yukarı çıkardık onlar yukarıda çok mutlu olurken, ben de aracın başında resmen ağladım. Babası beni görünce arayarak ayrıca teşekkür etti. O anları, duyguları sadece yaşayan bilir. Biz de meslek hayatımızda böyle ilginç bir şey yaşadık” dedi.GELİN VE DAMAT ‘CORONA ŞARKISI’ EŞLİĞİNDE HALAY ÇEKTİ

  • Kokoreç yerken diline iğne battı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 06:42

    İzmir’de, 42 yaşındaki Fatma Yüce’nin diline, kokoreç yerken iğne battığı ortaya çıktı. Boğaz ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran Yüce’nin diline yerleşen iğne, operasyonla alındı.İzmir’in Menemen ilçesinde, arkadaşlarıyla birlikte öğle yemeği için kokoreççiye giden Fatma Yüce, yemek yerken dilinde ve boğazında acı hissetti. Yaşadığı anlık acının üstünde durmayan Yüce, bir süre sonra yutkunurken ve yemek yerken hissettiği boğaz ağrısı nedeniyle doktora gitti. Yapılan kontrolde Yüce’nin diline iğne battığı tespit edildi. Fatma Yüce’nin dilindeki iğne, operasyonla alındı.Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Murat Songu, “Hastanın dil hareketiyle ağrıyı tarif ettiği durumlarda ayırıcı tanı için aklımıza gelen ilk şey; dil ve ağız tabanı tümörleri. Yaptığımız görüntülemede dilinde bir iğne durduğunu gördük. Daha çok bu tür şikayetlerle başvuruda bulunan hastaların, başörtülerini takarken ağızda tuttukları iğneyi yutmaları sonucu dil kökünde ya da dilde dışarı çıkarılamayan iğne bulunması çok sık rastladığımız bir durum. Ancak bu olayın yemek esnasında gerçekleşmiş olması çok şaşırtıcı” diye konuştu. “ŞİKAYETTE BULUNMAYI DÜŞÜNMÜYORUM”Kokoreç yerken olayın yaşandığını belirten Fatma Yüce, yuttuğu iğnenin kokoreçten mi yoksa ekmekten mi çıktığını bilmediği için işletmeden şikayetçi olmayı düşünmediğini söyledi. Yaşadıklarını anlatan Yüce, “Boğaz enfeksiyon teşhisi koyuldu ama iğne olduğu ortaya çıktı. Çok şaşırdım. Böyle bir şeyin başıma geleceğini düşünmezdim. Kokorecin içinde miydi yoksa ekmeğin içindeki bir maddeyi mi yutup yutmadığımı bilmediğim için şikayette bulunmayı düşünmüyorum” dedi.ÇUVAL ÇUVAL ÇALDILAR

  • Kadın müşteri taksiyi kaçırdı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 06:36

    İzmir’de kaçırdığı taksiyle yayaya çarpan kadın, diğer taksilerin kovalamacası sonucu yakalandı.İzmir’in Karşıyaka ilçesinde durakta sürücüsü olmayan taksiye binerek kaçıran ve kovalamaca sırasında bir kişiye çarpan kadın, diğer taksi sürücülerinin takibi sonucu yakalandı.Bahçelievler Mahallesi’ndeki taksi durağı önünde sürücüsünün ihtiyaç molasına gittiği sırada boş olan taksiye binen N.K. adlı kadın, ön koltuğa geçerek aracı çalıştırdı ve uzaklaştı.Diğer taksi sürücüleri, navigasyondan takip ederek ve diğer taksileri de telsiz anonslarıyla yönlendirerek kadının kullandığı taksiyi takip etti.YAYAYA ÇARPTIN.K’nin kullandığı taksi, katlı pazar yeri civarında yürüyen Y.T’ye çarparak kaçmaya devam etti.Bir süre ara sokaklarda dolaşan N.K’nin kullandığı taksi, Bahriye Üçok Bulvarı’nda diğer taksilerin önünü kesmesiyle durduruldu.Olay yerine gelen polis ekipleri, N.K’yi gözaltına aldı.Taksinin çarpması sonucu yaralanan ve Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Y.T’nin ayaklarında kırıklar olduğu öğrenildi.”BİZİM ANONSLARIMIZI DA DİNLEDİ”Taksi sürücülerinden Kürşat Kaya (42), kadının müşteri olduğunu sandıklarını, neden taksiyi kaçırdığına anlam veremediklerini belirtti.Kaya, şunları kaydetti:”Kadın arka koltuktan ön koltuğa geçip arabayı çalıştırdıktan sonra pazar yerine doğru ilerledi. Biz de baktık gidiyor diğer arkadaşlara anons ettik. Takip cihazıyla nerde olduğunu gördüğümüz için diğer arkadaşlar da takibe başladı. Pazar yerinde bir bayana çarptıktan sonra kaçmaya devam etti. Aynı zamanda bizim anonslarımızı da dinlediği için sürekli yön değiştirdi. En son 3-4 aracı Bahriye Üçok Bulvarı’nda yakaladık.”Ayrıca, şüphelinin taksiye binerek kaçırma anları, durağın güvenlik kamerası görüntülerine de yansıdı.

  • Ispanaklarını satamayan çiftçi çağrı yaptı: Benim ıspanağımı da satın alıp halka dağıtsınlar
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 06:02

    Amasya’da yaşayan çiftçi Mehmet Gülsoy, tarlasında satamadığı ıspanaklarının tıpkı soğan ve patates gibi TMO tarafından alınarak halka dağıtılmasını istedi. “Üretiyoruz ama karşılığını alamıyoruz” diyen Gülsoy, fiyatlar çok düştüğü için masrafları karşılayamadığını anlattı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla depolardaki soğan ve patateslerin Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) aracılığıyla satın alınarak ihtiyaç sahibi vatandaşlara dağıtılacak olmasından memnuniyet duyan 61 yaşındaki Gülsoy, para etmediği için tarlasında kalan 20 tondan fazla ıspanağın da aynı şekilde halka ulaştırılması çağrısında bulundu. Çağrısını sosyal medya hesabından da duyuran evli ve 2 çocuk babası Gülsoy, “Benim de ıspanağım var. Onu da satın alıp halka dağıtsınlar. Ayrıca kendi şehrimde isteyen varsa da tarlam müsait. Gelsin bedava götürsün” dedi.Merkeze bağlı Dadı köyündeki 10 dönümlük arazisinin yarısına ekim ayından bu yana 3 parti ıspanak ektiğini ancak değerini bulamadığı için tarlada kaldığını hatırlatan Mehmet Gülsoy, “Satılmıyor. Çünkü pazar değerini kaybetti. En son sattığımız mahsulün kilosunu 80 kuruştan verdik. Tohumu, gübreyi, diğer masrafları hesaba bile katmıyoruz. Komşumun 30 dönümlük alanda ıspanağı vardı. O bozdu. Çünkü fiyatlar çok düşüktü. Bu ayın 20’sine kadar fiyat yükselmezse biz de bozmak zorunda kalacağız” diye konuştu.Halktan çok faydalı bir sebze olan ıspanaktan tüketerek üreticiye destek olmalarını isteyen Gülsoy, çeşitli yemeklerin yanı sıra salata, pasta ve böreklerde de kullanıldığına değindi.”ISPANAK BENDE 80 KURUŞ, MANAVDA 5 LİRA”Kasım ayında corona virüse (Covid-19) yakalanması dolayısıyla 2 hafta boyunca ailecek evde karantinada kaldıkları için serasında ekili marulları satamayıp zararının arttığını anlatan Gülsoy, “Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Üretin’ dedi. Üretiyoruz ama karşılığını alamıyoruz. Onun için acil şekilde hal yasasının çıkması lazım. Aradan aracıların kalkması lazım. Ispanak bende 80 kuruş. Manavda 5 lira. Bu nasıl oluyor anlayamıyorum” şeklinde konuştu.METRODA FASULYE AYIKLADI: ONLARA DA PİŞİREBİLİRİM

  • Türkiye, rüzgar yatırımlarında Avrupa’da ilk beşte
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 05:54

    Türkiye, 1 milyar euroyu aşan karasal rüzgar enerjisi yatırımlarıyla 2020’de Avrupa’da en fazla yatırım yapan ülkeler sıralamasında ilk beşte yer aldı.WindEurope tarafından hazırlanan Rüzgar Enerjisi Finansman ve Yatırım Eğilimleri raporuna göre, geçen yıl Avrupa rüzgar enerjisi sektörüne 42,8 milyar euro yatırım yaptı.Bu dönemde yatırımların 26,3 milyar eurosu deniz üstü (offshore) projeleri için kullanıldı ve toplam 7,1 gigavat offshore rüzgar enerjisi kapasitesinin kurulumu gerçekleşti.Karasal rüzgar enerjisi sektörüne yapılan yatırım tutarı geçen yıl 16,5 milyar euroya ulaştı. Söz konusu yatırımla toplamda 12,5 gigavat kapasiteli karasal rüzgar santrali işletmeye alınmış oldu.Rapora göre, Avrupa’da rüzgar enerjisi yatırımları hala cazip bir alan olmaya devam ediyor. Rüzgar yatırımlarının aynı ilgiyle devam edebilmesi için yeni yatırımlarda Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın dikkate alınması gerekiyor. Ayrıca düşük karbon ekonomisini amaçlayan enerji dönüşümü ilkelerinin benimsenmesi gerekiyor.YATIRIMDA BİRLEŞİK KRALLIK LİDERKarasal ve offshore projelerinin yer aldığı toplam yatırım sıralamasında, 13,5 milyar avro yatırım tutarıyla Birleşik Krallık geçen yılı lider olarak tamamladı. Hollanda 7,9 milyar euro yatırımla Birleşik Krallık’ın ardından ikinci sırada yer aldı.Sıralamada, Almanya 2,2 milyar euro yatırımla üçüncü, Fransa ise 1,8 milyar yatırımla dördüncü oldu. Türkiye ise toplam yatırım sıralamasında 5’inci sırada yer aldı.Birleşik Krallık’ın dahil olmadığı karasal rüzgar enerjisi yatırım sıralamasında ise Türkiye, 1 milyar euroyu geçen karasal rüzgar enerjisi yatırımları sayesinde Avrupa’da 4. sırada yer aldı.

  • İstanbul trafiğinde Ramazan etkisi
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 05:22

    İstanbul’da Ramazan ayının ilk günü trafikte sakinlik yaşanıyor. İBB yoğunluk haritasına göre trafik durumu sabah saatlerinden beri yüzde 40’a ulaşmadı.İstanbul’da Ramazan ayının ilk günü trafikharitası yeşile döndü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin trafik yoğunluk haritasına göre saat 08.20 sıralarında yoğunluk yüzde 38’e ulaştı.

  • Hemşirelerin Pfizer-BioNTech aşısı satrancı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 04:58

    Randevuya gelmeyenlerin aşıları ziyan olmasın diye görevli hemşirelerin adeta satranç oynar gibi düzenleme yaptıkları ortaya çıktı. Sağlık Emekçileri Sendikası Şube Başkanı Fadime Kavak, “Tüm hastalar tek tek aranıp randevuları teyit ediliyor. Hemşireler birbiriyle haberleşerek randevuları hesaplıyor, 6 kişi gelince şişe açılıyor” dedi.Covid-19’a karşı Pfizer-BioNTech aşısı sadece belli kamu hastanelerinde uygulanırken, Sinovac aşısı ise aile hekimleri başta olmak üzere, kamu ve özel hastaneler ile üniversite hastanelerinde yapılıyor. mRNA teknolojisiyle üretilen BioNTech aşısının saklama koşulları geleneksel yöntemle üretilen Sinovac aşısından daha zor. Eksi 70 derecede saklanması gereken aşı, önce eksi 20 derecede çözülüyor ve bu şekilde 6 saat kadar saklanabiliyor. Sinovac ise geleneksel aşıların tamamı gibi +2 ile +8 derece arasındaki dolaplarda saklanıyor.”LÜTFEN RANDEVUNUZA GELİN”İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek aşıların zayi olmadığını, ancak randevuya gelinmemesi halinde bu ihtimalin olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Tükek, “Aşı 1 flakonda 6 kişilik olacak şekilde tedarik ediliyor. Bu nedenle randevu alıp da gelmeyen kişi olursa o aşılardan bazıları zayi olabilir. O yüzden randevu alanlar mutlaka gitmeye özen göstermeli. Ancak şimdi arkadaşlar bazı yerlerde çözüm olarak 6 kişi geldiği anda aşıyı dolaptan çıkararak çözdürüyor. Böylece zayi olmuyor” dedi. “TEK TEK HESAPLANIYOR” Hürriyet gazetesinde yer alan haberde görüşlerine yer verilen SES (Sağlık Emekçileri Sendikası) Şişli Şube Başkanı Fadime Kavak da, gece 22.00’ye kadar aşı randevusu verildiğini belirterek şunları söyledi: “Hemşire arkadaşlar aşıların hiçbir şekilde zayi olmaması için adeta satranç oynar gibi titizlikle ve dikkatle hareket ediyor. Mesai saati bitimine yakın randevu alan ve gelmeyen tüm hastalar aranarak gelip gelmeyecekleri soruluyor ve teyit ediliyor. Aynı hastane içinde farklı odalarda aşı yapan hemşireler bu sırada birbirleriyle haberleşerek kalan randevuları hesaplıyor ve içinde 6 kişilik aşı olan 1 flakon buna göre açılıyor. Aşılar ilk geldiğinde 1-2 tane gibi zayi olan aşı olsa da şu anda bu nedenle aşının heba olduğunu söylemek çok zor.” Aile Hekimi Dr. Emrah Kırımlı da aşı randevularının çok titiz bir mekanizma ile verildiğini söyledi. Kırımlı, “Randevu sayısına göre günlük olarak elimize aşılar ulaştırılıyor. Bizlerde bir aşı aplikasyonu/uygulaması var ve onam kodu isteniyor. Elimizdeki aşı sayısı devamlı kontrol ediliyor” dedi. “BIONTECH HER ŞİŞEYE ZAYİ PAYI KOYUYOR”Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Akın, “BionNTech aşıları 6 dozluk ambalajlarda 5 kullanım için geliyor. Kullanılan miktar 0.3 mililitre. Çoklu doz aşılarda genel tedirginliğimiz bir miktar aşının enjektörde kalabilmesi. Firma bu riski göz önüne alarak bir flakona 6 doz koyuyor ama 5 doz olarak kabul ediyor. Yani zayi payı koyuyor. Ancak verimli kullanırsan 6 dozun tamamını da kullanabilirsin. Ülke olarak BioNTech’ten gelen aşıları 6 doz olarak kullanmaya çalışıyoruz. Böylece 2.8 milyon doz gelen BioNTech aşısından 1.4 milyon kişi yararlanabilecekken biz daha çok kişiyi aşılamaya çalışıyoruz. Sağlık Bakanlığı talimat verdi. BioNTech aşısının uygulandığı yerlerde aşı randevusuna gelmeyen olursa hemen aile hekimlikleri aranıyor ve sıradaki kişi hastaneye yönlendiriliyor. Aşılar böylece heba olmuyor. Heba olan aşı yok denecek kadar azdır” değerlendirmesinde bulundu. “YEDEK RANDEVU SİSTEMİ OLABİLİR”Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Balık: Heba olma ihtimaline karşı bir dozun bile çöpe gitmemesi için önlem alınmasında yarar var. Örneğin BioNTech aşısı için yedek randevu sistemi geliştirilebilir. Yaklaşık yüzde 20 ila 30 arasında her BioNTech aşısı yapan merkez için sistemde yedek randevu oluşumu gerçekleştirilebilir.”

  • Kavgaya karışan Mustafa Üstündağ serbest bırakıldı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 04:55

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde düzenlenen Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Ralli Kupası töreninde çıkan kavgaya karıştığı gerekçesiyle gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen ve tutuklanması talep edilen oyuncu Mustafa Üstündağ adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Muğla’nın Bodrum ilçesinde düzenlenen Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Ralli Kupası töreninde çıkan kavgaya karıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen 6 şüpheliden, olayda bacağından yaralanan H.G., savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Savcı, diğer 5 şüpheliden Mustafa Üstündağ ile olayda tabanca ile H.G.’yi yaraladığı ileri sürülen H.K.’nin tutuklanmasını talep etti.Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen aralarında Üstündağ’ın da bulunduğu diğer 5 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.ÜSTÜNDAĞ: ADALET YERİNİ BULDUAdliye çıkışında ağabeyi ve arkadaşlarına sarılan Mustafa Üstündağ, “Gördüğünüz gibi serbest bırakıldık. Bir yanlış anlaşılma oldu. Daha sonra bir basın açıklaması yapacağım. Adalet yerini buldu” dedi.Olay, önceki akşam saat 19.30 sıralarında Yakaköy Mahallesi’nde bulunan özel bir kolejin bahçesinde meydana gelmişti. Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Ralli Kupasının 1’inci Ayak Bodrum Rallisinin kupa töreninin ardından oyuncu Mustafa Üstündağ (44) ve beraberindeki 5 kişi, ralli sırasında yaşanan kazayla ilgili komite üyelerini ihmalkarlıkla eleştirmişti.Kupa töreninin yapıldığı alanda Üstündağ ve beraberindeki 5 kişi ile komite üyeleri ve federasyon yetkilileri arasında tartışma çıkmıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine federasyon yetkililerinden 3 kişi darbedilirken, Üstündağ’ın yanındaki H.K. iddiaya göre arbede sırasında tabancayla H.G.’yi sağ dizinden yaralamıştı.Kavga ihbarı üzerine törenin yapıldığı alana çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edilmiş, olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan yaralılar özel bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştı.

  • Myanmar’da protestolarda ölenlerin sayısı 710’a çıktı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 03:52

    Myanmar’da askeri darbe ve seçilmiş hükümet üyelerinin gözaltına alınmasına karşı yapılan protesto gösterilerinde, güvenlik güçlerinin silahlı müdahalesi sonucu ölenlerin sayısı 710’a yükseldi.Siyasi Tutuklulara Yardım Kuruluşunun yayımladığı günlük raporda, son 24 saatte 4 can kaybının daha doğrulandığı bildirildi.Toplam can kaybı 710 olarak güncellenirken, 3 bin 80 kişinin gözaltında tutulduğu kaydedildi.Raporda, darbe karşıtı 697 kişi hakkında gözaltı kararının bulunduğu belirtildi.Şimdiye kadar yaşamını yitirenlerin 50’sinin çocuk olduğu ifade edildi.BAGO’DA YAKLAŞIK 100 BİN SİVİL, EVİNİ TERK ETTİÖte yandan, Myanmar ordusunun protestoculara silahlı müdahale ederek en az 82 kişiyi öldürdüğü Bago kentinde çok sayıda sivil, evini terk etti.Myanmar basınına konuşan aktivistler, 10 Nisan’da Myanmar ordusunun sivillere yönelik katliamlarının ardından yaklaşık 100 bin kişinin evini terk ederek şehir yakınlarındaki köylere sığındığını aktardı.Bago’nun Ma Ga Dit ilçesinde 10 Nisan’da askerler, uyarılara rağmen protestolara devam eden göstericilere ateş açmıştı.Ordunun silahlı müdahalesi sonucu en az 82 kişi öldürülmüş, askerler bazı cesetleri rehin alarak ailelerine para karşılığında teslim etme şartı koymuştu.MYANMAR’DAKİ ASKERİ DARBEMyanmar ordusu, 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilimin yükselmesinin ardından 1 Şubat’ta yönetime el koymuştu.Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii başta olmak üzere, pek çok yetkiliyi ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve bir yıllığına olağanüstü hal ilan etmişti.Ülkede geniş katılımlı gösteriler sürerken gözaltındaki üst düzey hükümet yetkililerinin askeri mahkemede yargılanmalarına devam ediliyor.

  • Adana’da şafak vakti DAEŞ operasyonu
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 03:49

    Adana’da şafak vakti terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyon yapıldı. Yapılan operasyonda bir çok şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütü DEAŞ yönelik operasyon başlattı. Şafak vakti özel harekat polislerinin de katılımıyla eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Düzenlenen baskınlarda, özel harekat timleri ilk önce söz konusu şüphelilerin evlerinin olduğu sokaklarda geniş güvenlik önlemi aldı. Ardından özel harekat timleri şüpheli kişilerin evlerine koçbaşıyla kapıyı kırıp içeri girdi. Şüpheliler özel harekat polisleri tarafından ellerine kelepçe takılarak etkisiz hale getirildi. Operasyonda yakalanan zanlılar adli tıp birimindeki sağlık kontrollerinin ardından sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

  • Rusya Tur Operatörleri Birliği: Türkiye’ye 533 bin tur satıldı
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 03:45

    Rusya Başbakan Yardımcısı Tatyana Golikova’nın Türkiye ile Rusya arasındaki normal ve charther uçuşların 15 Nisan-1 Haziran arasında sınırlandırma kararını duyurmasının ardından Rusya Tur Operatörleri Birliği ATOR, söz konusu dönemde 533 bin tur paketinin satıldığını açıkladı. ATOR, Rus turizmcilerin zararının büyük olduğunu ifade etti.Türkiye ile Rusya arasındaki uçuşlara ilişkin Moskova’dan yapılan açıklamada, normal ve charther uçuşların 15 Nisan-1 Haziran arasında sınırlandırmasına karar verildi. Konuyla ilgili açıklama Rusya Başbakan Yardımcısı Tatyana Golikova’dan geldi. Golikova, “Türkiye ile Rusya arasındaki normal ve charther uçuşların 15 Nisan-1 Haziran arasında sınırlandırmasına karar verildi.” dedi.Moskova hükümetinin 1,5 ay süreyle Türkiye’ye uçuşları durdurma kararı hem tatil için Türkiye hayali kuran yüz binlerce Rusya vatandaşını etkiledi, hem de Rus turizmine darbe vurdu. 533 BİN TUR PAKETİ SATILDIRusya Tur Operatörleri Birliği ATOR, yasak nedeniyle uğranacak zarar konusunda yaptığı açıklamada, uçuş yasağı getirilen 15 Nisan-1 Haziran döneminde 533 bin tur paketinin satıldığını duyururken, söz konusu turlar için 32 milyar ruble (yaklaşık 413,7 milyon dolar) ödendiğini belirtti. Tur satın alanların yüzde 40’ının çocuklu ailelerin oluşturduğu kaydedilirken, binlerce kişinin iptaller nedeniyle ödedikleri paraları geri alabilmek için tur acentalarına başvurduğu kaydedildi.

  • Avrupa Komisyonu ‘Kıbrıs hellimi’ni korumalı ürün olarak tescil etti
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 03:40

    Avrupa Komisyonu, taklitlerinin engellenmesi adına Kıbrıs adasına ait olan “hellim” peynirini sadece Kıbrıs’ta üretilebilecek korumalı ürün olarak tescil etti.Avrupa Komisyonu, Kıbrıs’ın önemli bir tadı olan “hellim” peynirini Yeşil Hat Tüzüğü altında “Menşei İsmi Korumalı Ürün (PDO)” olarak tescilledi. Avrupa Komisyonu tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) de üretilen hellim peynirinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) üzerinden Avrupa Birliği ülkelerine ihracını mümkün kılan bir düzenleme yapıldı. Komisyon, toplantıda ilk olarak marka değeri yüksek olan hellim (Halloumi) ismini AB çapında koruma altına alarak, taklit ürünlere karşı “PDO” olarak tescillenmesine karar verdi. Yapılan düzenlemelere göre AB hayvan ve halk sağlığı standartlarına uyumlu olan KKTC’de üretilen hellimin Güney Kıbrıs’a, oradan da AB ülkelerine ihraç edilmesine izin verilecek.“UYGULAMA AB’DEKİ TÜKETİCİLERİN ÖZGÜN KIBRIS ÜRÜNÜNÜ TANIMLAYABİLMELERİNİ GARANTİ EDİYOR”Alınan kararın ardından Kıbrıs’ta üretilen hellim peynirinin tescilli isim kullanmasına izin verilmesi ve bunun da adaya net ekonomik faydalar sağlaması bekleniyor. AB Komisyonu Tarım ve Kırsal Kalkınma Komiseri Janusz Wojciechowski toplantıda yaptığı açıklamada, “Hellimin Avrupa’nın yüksek kaliteli tarım ve en iyi gıda ürünleri arasına katılarak PDO ve Koruma Altına Alınmış Coğrafi İşaret (PGI) siciline girmesinden büyük memnuniyet duyuyorum. Kıbrıs’ta programa uymak isteyen tüm üreticileri kapsayan uygulama, uzun yıllar boyunca sabırla ve her bakımdan özenle yapılan bir çalışmanın sonucudur. Hellimin PDO tescil düzenlemesi, Yeşil Hat’ın her iki tarafındaki tüm üreticilerin eşit ve adil bir şekilde ürünlerini pazarlamalarını sağlıyor ve AB’deki tüketicilerin bu özgün Kıbrıs ürününü en sonunda tanımlayabilmelerini garanti ediyor” dedi.Ayrıca hellimin PDO olarak tescil edilmesi, AB ülkelerinde hellimin taklit edilmesi veya ismine zarar verecek faaliyetler yasak sayılacak. Kıbrıs’ta sadece geleneksel tarife göre üretilen peynirlere “hellim” ismi verilebilecek. Düzenlemelerin ise Ekim 2021 tarihinde yürürlüğe girmesi hedefleniyor.VİDEO: KKTC HELLİMINE AVRUPA YOLU

  • Zonguldak’ta yerin metrelerce altında ilk sahur
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 03:16

    Zonguldak’ta kömür ocaklarında çalışan işçiler yerin metrelerce altında ilk sahurlarını gerçekleştirdi. Domates, biber, konserve, soğan ve ekmekten oluşan sahur menüsünde sohbet eden işçiler, yerin yaklaşık 300 metre altında ailelerinden uzak sahur yaptı.Üzülmez Mahallesi’nde özel bir şirket tarafından işletilen maden ocağında mesaide olan işçiler, sahur vaktinin yaklaşmasıyla baretlerinin ışığının aydınlattığı karanlık dehlizde ahşap direk ve kalaslardan masalarını kurdu.Yanlarında getirdikleri domates, salatalık, biber, peynir, zeytin, konserve ve ekmeği ocak içinde kömürden kararmış elleriyle yiyen işçiler, ezan vaktinin gelmesiyle oruca niyetlenerek dua etti.İşçiler, daha sonra maden ocağındaki mesailerini sürdürdü.Yirmi yıllık maden işçisi Necmettin Kızılkaya, madenciliğin dünyanın en zor mesleklerinden biri olduğunu belirterek, “Bizler de ilk sahurumuzu ailelerimizle birlikte yapmak isterdik ama şartlar böyle. Ekmek parası için çalışmak zorundayız, ekmeğimizi evimize buradan götürüyoruz. Burası bizim için olmazsa olmaz. Madencilik işi zor, başka işimiz yok.” diye konuştu.Maden işçisi Doğuş Demir ise ramazan ayı boyunca hiçbir madencinin burnu kanamadan sahurlar yapmasının nasip olmasını dileyerek, “Ailemle ilk sahurumu geçirmek isterdim, nasip değilmiş. İlk sahurumu yer altında yaptım” dedi.Başka bir maden ocağında da gece vardiyasında çalışan işçiler, yılın ilk sahurunu birlikte yaptı. Domates, biber, konserve, soğan ve ekmekten oluşan sahur menüsünde sohbet eden işçiler, yerin yaklaşık 300 metre altında ailelerinden uzak sahur yaptı.Maden işçisi Abdullah Çolak, “20 senelik madenciyim. Askerden gelince buraya başladık. Allah’a şükürler olsun. Emekli olduk. Halen daha burada çalışıyoruz. Mevla’ya şükür olsun. Bu iş yeri sayesinde evimizi barkımızı aldık. Yeni bir Ramazan ayına girdik. Ama korona hastalığı bizi birbirimizden kopardı. İnsanlığı birbirinden ayırdı. Bu üzücü şeyler olmasaydı daha iyi şeyler olacaktı” dedi.Maden mühendisi Bayram Barutçu da “Hayırlısıyla bu sene de Ramazan ayına eriştik. Malum dünya gündeminde salgın hastalık var. Özellikle bu Ramazan daha değişik olacak. Ramazan ayları her şeyi ile çok güzel ve bereketli bir şekilde geçiyordu. Bu sene biraz buruk da olsa Ramazan ayını yaşayacağız. Madencilikte Ramazan ayı gerçekten değişik şekilde hissediliyor. Ramazan ayı gerçekten bereketi ile geliyor. Bizim burada sahurda ve iftarda yeraltında çalışan arkadaşlarımız ezanın veya topun sesini duyamıyorlar. İftara ve sahura yaklaşırken saatlere bakıp bildiriyorlar. Son saatlerde herkes saatine bakar. Sofralar hazırlanır. Birlik içinde coşkuyla yemekler yenir. Dışarıdaki sofradan çok farklıdır. Soğanın, ekmeğin her şeyin lezzeti ve değeri burada gerçekten çok artıyor”

  • Arakanlı Müslümanların kaldığı kamplarda son 20 günde üçüncü yangın
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 02:54

    Bangladeş’te Arakanlı Müslümanların kaldığı kampta, son 20 günde üçüncü kez yangın çıktı.Arakanlı mültecilerin kaldığı Bangladeş’in Cox Bazar bölgesindeki kamplarda çıkan yangında, biri medrese olarak kullanılan 4 çadır yıkıldı.İtfaiye ekipleri ve Arakanlı mülteciler tarafından kontrol altına alınan yangında yaralanan olmadı.Olayla ilgili konuşan Arakanlı genç liderlerden Khin Maung, kamplarda meydana gelen yangınlardan dolayı mültecilerin güvenlikleri konusunda endişe duyduğunu belirtti.Yürütülen soruşturmalarda, önceki yangınların nedenine ilişkin herhangi bir sonuca ulaşılamadığının altını çizen Maung, bu durumun Arakanlılar üzerinde oynanan “siyasi bir oyun” olabileceğini belirtti.Soruşturmaların uzun sürmesine ilişkin tepkisini dile getiren Maung, “Yangına neyin sebep olduğunu ve bu kazalardan kimin sorumlu olduğunu anlamak neden bu kadar uzun sürüyor?” dedi.Maung Bangladeşli yetkilileri meydana gelen yangınlarla ilgili kapsamlı ve tarafsız bir soruşturma başlatmaya çağırdı.Kamplarda daha önce de çok sayıda yangın meydana gelmiş, 2 Nisan’da kampların yakınındaki bir Pazar yerinde çıkan yangında 3 kişi hayatını kaybetmiş, 20’den fazla iş yeri zarar görmüştü.Öte yandan, 22 Mart’ta Balukhali mülteci kampında çıkan yangında 28 kişi ölmüş, en az 40 kişi yaralanmış, 10 bin barınak kül olmuş ve felaketten 55 bin mülteci etkilenmişti.

  • İzmir’deki Tahtalı Baraj Gölü’nde yeni bir balık türü keşfedildi
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 02:45

    Isparta Uygulamalı Bilimleri Üniversitesince (ISUBÜ), yeni bir balık türünün dünya literatürüne kazandırıldığı bildirildi.Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, İzmir Menderes’teki Tahtalı Baraj Gölü’nde yeni bir balık türü keşfedildiği belirtildi.Çalışmanın ISUBÜ, Ordu Üniversitesi ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi akademisyenlerince yürütüldüğü aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:”Prof. Dr. Fahrettin Küçük, Dr. Salim Serkan Güçlü, Doç. Dr. Yılmaz Çiftçi ve Prof. Dr. Davut Turan yürüttükleri çalışma sonucunda, tip lokalitesi Tahtalı Baraj Gölü (Menderes-İzmir) ve havzası olan, dünya bilim literatürüne girmemiş yeni bir balık türü tanımlamışlardır. Yeni tür ile ilgili makale, Berlin Doğa Tarihi Müzesi dergisi ‘Zoosystematics and Evolution’ (Almanya) da yayınlanmıştır. Araştırma ekibince tanımlanan türe, İzmir’in eski isminin ‘Smyrna’ olmasından dolayı ‘Chondrostoma smyrnae’ adı verilmiştir.”

  • Osmaniye’de savcı-doktor gerilimi
    by NTV on 13 Nisan 2021 at 01:10

    Osmaniye’de bir savcının tartıştığı doktoru ifadeye çağırdığı öne sürüldü. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Tekne olaya ilişkin, “Nöbetçi doktor hakkında hakaret suçundan soruşturmaya başlanmıştır. Aynı gün ifadesi alınarak serbest bırakılmıştır” açıklamasında bulundu.Osmaniye’de bir cumhuriyet savcısının, kendisini muayene etmeyen doktoru ifadeye çağırdığı iddia edildi.İlerleyen saatlerde olaya ilişkin Osmaniye Cumhuriyet Başsavcısı açıklama yaptı. Savcının şikayeti üzerine “hakaret” suçlamasıyla soruşturma başlatıldığını ve bu nedenle doktorun ifadesinin alınıp serbest bırakıldığını söyledi.Olay Osmaniye Devlet Hastanesi Ortopedi Servisi’nde yaşandı.Hastaneye giden Cumhuriyet Savcısı Mehmet B. iddiaya göre, doktor Gökhan Günel’in odasına girip muayene olmak istedi. Ancak Günel başka hastasının olduğunu söyleyince tartışma çıktı. Daha sonra doktor Günel ifadeye çağrıldı.Savcının, muayene olamadığı için Günel hakkında gözaltı emri verdiği iddia edildi.Tepki toplayan olaya ilişkin resmi açıklama, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Tekne’den geldi.Tekne, “Nöbetçi doktor hakkında hakaret suçundan soruşturmaya başlanılmıştır. Aynı gün ifadesi alınarak serbest bırakılmıştır. Aksi yöndeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” dedi.

  • İzmir merkezli 49 ilde FETÖ operasyonu
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 23:25

    İzmir merkezli 49 ilde FETÖ’nün TSK ve emniyet yapılanmasına yönelik operasyon başlatıldı. Aralarında muvazzaf asker ve polislerin de olduğu 84 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.İzmir merkezli 49 ilde Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve emniyet yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturmada, haklarında gözaltı kararı verilen, aralarında muvazzaf asker ve polislerin de olduğu 84 şüphelinin yakalanması için eş zamanlı operasyon başlatıldı.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ’nün TSK yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, örgüt içi haberleşme amacıyla kullanılan sabit hatlardan arananların tespit edilmesi, itirafçı beyanları ve yapılan teşhisler üzerine aralarında muvazzaf asker ile meslekten ihraç edilen ve görevde olan polislerin de bulunduğu 84 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.Haklarında yakalama kararı verilen 84 şüpheliden 29’unun Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 7’sinin Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 4’ünün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 14’ünün Jandarma Genel Komutanlığı personeli, 10’unun eski askeri öğrenci olduğu, 20’sinin ise 14’ü aktif görevde olmak üzere polis memuru olduğu aktarıldı. Askerlerden de 42’sinin muvazzaf olduğu, 12’sinin görevde olmadığı belirtildi.Şüpheliler arasında 3 yüzbaşı, 6 teğmen, 7 üsteğmen, 34 astsubay ve 4 uzman çavuş bulunduğu kaydedildi.İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat, Terörle Mücadele, Mali Suçlarla Mücadele, Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ile İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şüphelilerin yakalanmasına yönelik İzmir merkezli 49 ilde eş zamanlı operasyon başlattı.

  • SON DAKİKA: ‘Montrö Bildirisi’ soruşturması: 14 emekli amiral adli kontrolle serbest
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 21:05

    SON DAKİKA HABERİ: Emekli amiraller soruşturmasında gözaltına alınan 14 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı.Son dakika haberi! Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 104 emekli amiralin bildirisine ilişkin soruşturmasında, tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen emekli Tuğamiral Ergun Mengi de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, emekli 104 amiralin “Montrö Bildirisi”ne ilişkin soruşturması kapsamında emniyetteki işlemleri tamamlanan 14 şüpheli, sağlık kontrollerinin ardından adliyeye getirildi.Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarına ifade veren şüphelilerden emekli Tuğamiral Mengi, “devletin güvenliğine veya Anayasal düzene karşı suç işlemek için anlaşma” suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.Nöbetçi sulh ceza hakimliğince sorgulanan Mengi, yurt dışına ve il dışına çıkış yasağı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Savcılığın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdiği şüpheliler Alaettin Sevim, Atilla Kezek, Atilla Kıyat, Bülent Olcay, Kadir Sağdıç, Mustafa Özbey, Ramazan Cem Gürdeniz, Turgay Erdağ, Türker Ertürk, Ali Sadi Ünsal, Cemil Şükrü Bozoğlu, Engin Baykal ve Nadir Hakan Eraydın hakkında da hakimlikçe yurt dışına ve il dışına çıkış yasağı adli kontrol şartı uygulandı.Mengi hakkındaki kararla 14 şüphelinin tamamı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış oldu.”TAM ANLAMIYLA BİR İLETİŞİM KAZASI”Adli kontrolle serbest bırakılan şüphelilerden emekli Tümamiral Ramazan Cem Gürdeniz, adliye çıkışında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Haklı tarafta, doğru tarafta olmak bunlar önemli. Bu kadar basit bir basın açıklamasından bu aşamaya gelmek de tam anlamıyla bir iletişim kazası. Ama bu kazanın nedenini bizde aramayın. Metin çünkü çok net, iyi niyetle hazırlanmış bir metin ama bu… Yine de hukuk sistemine, adalet sistemine ve polis teşkilatına kendi adıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.”BİLDİRİYİ ERGUN MENGİ HAZIRLADI”Öte yandan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının tutuklamaya sevk yazısında, Ergun Mengi’nin, söz konusu bildiriyi hazırlayıp, taslak metin olarak “ADMEK-2” isimli Whatsapp grubunda yayınladığı ve yapılması istenilen değişiklikleri bildiri metnine ekleyerek metne son halini verdiği belirtilmişti.Sevk yazısına göre, emekli Amiral Ali Yüksel Önel’e 2 Nisan’da bir mesaj gönderen Mengi, mesajında şunları kaydetti:”Komutanım çok sağ olun, esas tepki takunyalı amiral, harp okulu giriş şartlarından irticaya karışılmasının çıkarılması ve subay astsb kurslarında Atatürk ilke ve inkılapları derslerinin çıkarılmasının üzerine olacaktır. Ama grupta uzlaşı çok zordu. Bu nedenle Montrö bahanesiyle son paragraftaki mesajları veren, hedef kitle dz.kk olmayan bir bildiri hazırlayayım dedi. Çok haklısınız ama burada Montrö’yü araç olarak kullandık. Esas endişemiz son 3 paragrafta, anlarlarsa eğer. Çok teşekkür eder saygılarımı sunarım.”Sevk yazısında Mengi’nin, Montrö ile ilgili açıklamaların bahane olduğunu açıkça belirttiği, bu şekilde soruşturma konusu bildiriyi hazırladığı ve üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu belirtilmişti.4 NİSAN’DA SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTIAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Nisan’da, bazı emekli amirallerin yayımladığı “Montrö Bildirisi”ne ilişkin soruşturma başlattığını duyurmuştu.Soruşturma kapsamında, 5 Nisan’da Ergun Mengi, Atilla Kezek, Alaettin Sevim, Ramazan Cem Gürdeniz, Nadir Hakan Eraydın, Bülent Olcay, Kadir Sağdıç, Türker Ertürk, Turgay Erdağ ve Ali Sadi Ünsal gözaltına alınmış, Engin Baykal, Cemil Şükrü Bozoğlu, Mustafa Özbey ve Atilla Kıyat’a ise emniyete gelmeleri için tebligat yapılmıştı.Şüphelilerden 10’unun gözaltı süresi 8 Nisan’da 4 gün uzatılmış, ifade vermeleri için tebligat yapılan 4 emekli amiral ise dün Ankara Emniyet Müdürlüğüne gelmişti.

  • SON DAKİKA: Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ABD’li mevkidaşı Blinken ile görüştü
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 20:34

    SON DAKİKA HABERİ: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile Afganistan, Suriye ve Ortadoğu’yu konuştu. Bakan Çavuşoğlu ile Blinken’ın yapıcı ve faydalı bir görüşme yaptığı belirtildi.Son dakika haberi! Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile telefonda görüştü.Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Çavuşoğlu-Blinken görüşmesinde ikili konular, Afganistan’daki barış süreci, bu kapsamda yapılacak İstanbul konferansı, Suriye ve Ortadoğu konuları ele alındı.Görüşmenin yapıcı ve faydalı geçtiği belirtildi.

  • 12 Nisan 2021 corona virüs tablosu: 243 can kaybı, 54 bin 562 yeni vaka
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 20:16

    Sağlık Bakanlığı, 12 Nisan 2021 günlük corona virüs tablosunu açıkladı. Son 24 saatte 243 kişi hayatını kaybetti, 54 bin 562 yeni vaka tespit edildi.Günlük corona virüs tablosu…Türkiye’de son 24 saatte 301 bin 68 Covid-19 testi yapıldı, 54 bin 562 kişinin testi pozitif çıktı, 243 kişi hayatını kaybetti.Türkiye günlük corona virüs tablosu, “covid19.saglik.gov.tr” adresinden paylaşıldı.Buna göre, Türkiye’de son 24 saatte 301 bin 68 Covid-19 testi yapıldı, 54 bin 562 kişinin testi pozitif çıktı, 243 kişi yaşamını yitirdi, hasta sayısı 2 bin 671 oldu.Son 24 saatte 41 bin 218 kişinin Covid-19 tedavisi ya da karantinasının sona ermesiyle iyileşen sayısı 3 milyon 372 bin 629’a yükseldi.Toplam test sayısı 41 milyon 892 bin 922’ye ulaştı, vaka sayısı 3 milyon 903 bin 573, vefat sayısı 34 bin 182, ağır hasta sayısı 2 bin 891 oldu.Haftalık verilere göre, bu hafta hastalarda zatürre oranı yüzde 3,3, yatak doluluk oranı yüzde 56,7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 68,8, ventilatör doluluk oranı yüzde 34,9, ortalama temaslı tespit süresi 9 saat, filyasyon oranı yüzde 99,9 olarak kayda geçti.GÜN GÜN CORONA VİRÜS BELİRTİLERİ

  • Bakan Koca: Kabine toplantısında alternatifli önerileri sunacağız
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 17:17

    Koronavirüs Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Koca başkanlığında  toplandı. Toplantının ardından açıklama yapan Bakan Koca, yeni önlemlere ilişkin Bilim Kurulu’nun alternatifli önerilerini Kabine toplantısında sunacaklarını dile getirdi. Türkiye’nin corona virüs salgını boyunca en zor dönemi yaşadığını ifade eden Koca, “Yakın temas ve hareketliliği azaltıcı bir döneme girmek durumundayız” dedi. Bakan Koca ayrıca, Ramazan ayında ilkokul öğretmenlerinin tamamını aşılamak istediklerini söyledi.Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Covid-19 risk haritasının, nüfusun yüzde 80’inin çok yüksek risk grubundaki şehirlerde yaşadığını ortaya koyduğunu bildirdi.Koca, Sağlık Bakanlığı Bilkent Yerleşkesi’nde düzenlenen Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı’nın ardından açıklamada bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.Covid-19 sürecindeki şartların herkesi yorduğunu, sorunu gerilettiklerini düşündükleri noktada yeni zorlukların ortaya çıktığını belirten Koca, bunların görmezlikten gelinemeyecek gerçekler ve dünyanın aşağı yukarı her yerinde ortak olduğunu söyledi.Koca, benzer durumların pek çok ülkede dönem dönem ortaya çıktığının altını çizerek, “Sayısal verilere ve toplumun azalan psikolojik direncine bakıldığında, ülkemiz salgın boyunca yaşadığı en zor dönemlerden birini geçirmektedir” diye konuştu.Bakan Koca, Türkiye’nin 10 Nisan itibarıyla günlük vaka sayısının 52 bin 676, vefat sayısının 248, toplam vaka sayısının 3 milyon 798 bin 333, vefat sayısının 33 bin 702 olduğunu hatırlattı.”NÜFUSUN YÜZDE 80’İ ÇOK YÜKSEK RİSK GRUBUNDAKİ ŞEHİRLERDE”Koca, mart ayının başından itibaren vaka durumlarını il, il gösteren bir harita yayınladıklarını anımsatarak, “Bu harita, vakaların her yerde artışta olduğunu gösteriyor. Covid-19 risk haritamızsa nüfusun yüzde 80’inin çok yüksek risk grubundaki şehirlerde yaşadığını ortaya koyuyor. Şu anda iki önemli olumsuz faktör güçlerini bize karşı birleştirmiş, daha hızlı yol almamızı zorlaştırmaktadır. Faktörlerden biri, belirsizliğin verdiği gerginlik içinde zamanla yorulmuş olmamızdır, diğer olumsuz faktör virüsün yeni varyantlarıdır. Yorgunluğun haklı sebepleri var” dedi.”Mutasyon ve varyantlar konusunda ise genelde beklenti, şansın bizden yana olmasıydı ama şu an için bu gerçekleşmedi” ifadesini kullanan Koca, “Dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanları, Covid-19’un eskisinden daha hızlı yayılım göstermesinin sebebini virüsün yeni varyantlarına bağlamaktadır. Türkiye’nin tecrübesi bunu doğrulamıştır” diye konuştu.”VARYANTLARLA MUTANTLARIN İŞİ ZORLAŞTIRDIĞI BİR GERÇEK”Bakan Koca, varyantın, ortaya çıktığı ilk şekle göre farklılık göstermiş virüs anlamına geldiğini söyleyerek, “Virüsün geçirdiği değişim bazen etkisiz hale gelmesine de neden olabilir. 2003’te SARS adlı salgına yol açan virüsün ortadan kaybolması buna bağlanmıştı. Bugünse kısa vadede bunun tersi olmuştur. Vaka artışlarında etkisi yüksek olan varyantlarla virüsün daha ciddi değişime uğramış bir şekli olan mutantların işi zorlaştırdığı bir gerçektir. Hızlı yayılım dışında, bunlar hastalığın daha ağır geçirilmesine de neden olabilmektedir” diye konuştu.”YENİ VAKALARIN YÜZDE 85’İ İNGİLTERE MUTASYONU KAYNAKLI”Koca, son haftalarda çok sayıda mutant ve varyant virüs tespit ettiklerini bildirerek, şöyle devam etti:”Yeni vakaların yüzde 85’i İngiltere mutasyonu kaynaklıdır. Virüsün değişime uğramış bu şekli, ilk corona virüse göre daha hızlı yayılmaktadır. Bugün, virüsün dünyada yaygın olan tipi budur. Bunun dışında tespit edilen başka varyantlar var. Güney Afrika varyantı 11 ilimizde 285 kişide, Brezilya varyantı ise 9 ilimizde 166 kişide görülmüştür. Az sayıda olmakla birlikte Kaliforniya-New York ile B.1.525 varyantı da tespit edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü’nün yüksek bulaştırıcılığı nedeniyle sıkı takibini tavsiye ettiği E484K mutasyonuna ise 4 bin 820 vakada rastlanmıştır.””DRAMATİK ARTIŞ YOK AMA GELİŞMELER CİDDİ, VERİLER İKAZ EDİCİ”Bu durumun, hastaneye başvurulara ve yatan hasta sayılarına yansıdığını ifade eden Koca, şunları kaydetti:”Türkiye genelinde yüzde 59 olan yatak doluluk oranı ve yüzde 67,4 olan yoğun bakım doluluk oranında dramatik artış yoktur ama gelişmeler ciddi, veriler ikaz edicidir. Sağlık hizmetlerimiz halen genel sağlık hizmetlerini muntazam olarak kapsayacak şekilde, eksiksiz sürmektedir. Şayet yükümüz önü alınamaz derecede ağırlaşırsa örneğini daha önce yaşadığımız gibi bir düzenlemeye gitmek zorunda kalabiliriz.”Koca, bu bilgilerin, günlük hayatın, Covid-19 test laboratuvarlarının ve vaka tablolarının gerçeği olduğunu belirterek, bu gerçeğin uyarısına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.”EN ÇOK AŞILAMA YAPAN ÜLKELER ARASINDAYIZ”Covid-19’la mücadele kapsamındaki aşılamanın etkisinin görüldüğüne işaret eden Koca, “Kasım ayında yoğun bakıma yatan hastaların yüzde 69’unu 65 yaş üstü oluştururken, bugün bu oran yüzde 53’lere kadar düştü. Belirlenen gruplardan başlayarak aşı programı devam ediyor. En çok aşılama yapan ülkeler arasındayız. Yakın zamanda hem tedarik yoluyla aşı çeşitliliğini sağlayarak hem de yerli aşı üretimiyle toplum bağışıklığını gerçekleştireceğiz” diye konuştu.”TÜRKİYE, DÜNYADA EN ÇOK AŞI YAPAN 6’NCI ÜLKE”Koca, şu ana dek 18 milyon dozdan fazla aşı yapıldığını bildirerek, “İkinci doz aşısını olan vatandaşlarımızın sayısı 7,5 milyonu bulmuştur. Bu bilgi ışığında, ister ‘Türkiye aşıda başarılı’ diyelim, ister ‘başarısızdır’ diyelim, şurası tartışma götürmez bir gerçektir: Türkiye, dünyada en çok aşı yapan 6’ncı ülkedir” bilgisini paylaştı.Bakan Koca, şartların kendilerini hızla toparlanmaya davet ettiğini dile getirerek, şöyle konuştu:”Günlük vaka sayıları 50 binin üzerine çıkmışken başkasından duyulacak uyarıya ihtiyaç olmamalıdır. Haritalar, tablolardaki sayılar güçlü birer uyarıdır. Salgının getirdiği kısıtlamalarla günlük hayatın ihtiyaçları arasındaki makul dengeyi tekrar kuralım. Örnek aramayalım, biz örnek olalım. Aşı programı ilerlerken mücadelenin süresini kısaltalım. Bu iş bitene kadar bir gün bile yalnız kalmayacaksınız. Bizi bir gün bile kararsız ya da yılgın görmeyeceksiniz. Sizden isteğim ise moralinizi yükseltmenizdir. Her birinize selam ve saygılarımı sunuyorum. Ramazanınızı yürekten kutlarım.””AŞILAMA BELİRGİN BİR FAYDA SAĞLADI”65 yaş üstü vatandaşlar ve sağlık çalışanlarıyla ilgili geçmiş ve güncel verileri karşılaştırarak paylaşan Koca, şu bilgileri verdi:”65 yaş üstü vatandaşlarımızın 1 Ocak itibarıyla toplam vaka içerisindeki oranı yüzde 17,7 iken şimdi ise yüzde 8,2 düzeyinde. Yani aşılama sonrası neredeyse toplam vaka sayısı içerisinde yarı yarıya düşmüş durumda. Bu dönemde 65 yaş üstü aşılanan vatandaş sayısı yüzde 76,4. Yani yüzde 100 aşılanamadı. Halen yüzde 23,6 oranında 65 yaş üstü vatandaşımız tanımlandığı halde aşısını yaptırmış durumda değil. Bu da bu rakamların içerisinde oluyor. Aynı tabloda sağlık çalışanlarının toplam vaka içerisindeki payı 1 Ocak’ta yüzde 5,3 iken, sağlık çalışanlarında aşılama oranı yüzde 86, şu an 1,37’ye kadar indi. Bu, aşının etkisini gösteren önemli bir bulgu. Hastanede yatanlar içerisinde 65 yaş üstünün oranı yüzde 57,4 iken şimdi yüzde 31’e kadar düşmüş durumda. Sağlık çalışanlarında bu düşüş daha belirgin. Hastanede yatanlar içerisinde sağlık çalışanların yüzde 3,1 olan oranı şu an 0,78 seviyesinde. Yoğun bakımda yatan vakalar içerisinde 65 yaş üstünün oranı yüzde 70’ten yüzde 48,4’e düştü. Bu tabloda sağlık çalışanları ise 1 Ocak’ta yüzde 1,1’den yüzde 0,25’e kadar inmiş durumda.”Bakan Koca, 65 yaş üstü vatandaşlar ile sağlık çalışanlarına ait tabloları aşının etkisini görmek için paylaştığını belirterek, şu bilgileri verdi:”Entübe vakaları içerisinde 65 yaş üstünün oranının yüzde 71’den yüzde 54,4’e indiğini görüyoruz. Sağlık çalışanlarında ise bu oran yüzde 1,1 iken şu an 0,15’e düştü. Vefat edenler içerisinde 65 yaş üstünün oranının yüzde 65’e düştüğünü görüyoruz. Yani aşının 65 yaş üstüne ve sağlık çalışanlarına daha erken dönemde başlanmasının etkisiyle hem hastanede yatış hem yoğun bakım hem de entübe olan hastalar boyutuyla baktığımızda belirgin bir fayda sağladığını bu nedenle aşıları tanımlanmış olan vatandaşların aşılarını yaptırma noktasında hassasiyet göstermelerini ifade etmek istiyorum.””YENİ BİR PİK DÖNEMİ YAŞIYORUZ”Günlük vaka sayılarının 50 binin üzerine çıkması nedeniyle tam kapanma ya da farklı önlemlerin söz konusu olup olmadığı sorusuna Koca, şu yanıtı verdi:”Bilim Kurulu bugün bu çerçevede, ‘Ramazan’ın başlamasıyla birlikte ne gibi tedbirler alınabilir, önerilerimiz neler olabilir’ diye genel, kapsayıcı bir şekilde öneri anlamında alternatifli hazırlıklı yaptı. Yarın Sayın Cumhurbaşkanımız başkanlığında kabine toplantısı var. Kabine toplantısında alternatifli önerileri sunmuş olacağız ve Sayın Cumhurbaşkanımız uygun gördüklerini tensipleri halinde açıklarlar.”Ramazan ayının özellikle tedbirler noktasında çok önemli bir dönem olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Koca, şöyle devam etti:”Mutantın özellikle yüzde 85’e kadar çıktığı bu dönemde, bulaşıcılığın daha arttığı yeni bir pik dönemi yaşıyoruz. Kasım ve aralıkta yaşadığımız pikten farklı olarak, bu pik mutant oranının yüksek olduğu bir pik. Yani bulaşıcılığın çok arttığı bir pikten bahsediyoruz. O nedenle yakın temas ve hareketliliği azaltıcı döneme girmek durumundayız. Bütün vatandaşlarımızın bu noktada özellikle hassasiyet göstermesinin son derece önemli olduğunu ifade etmek istiyorum.”Vaka ve vefat sayılarının artmasının sağlık sistemine etkisi ile Rusya’nın uçuş kısıtlaması kararına ilişkin soru üzerine Bakan Koca, “Dün mevkidaşımla iki defa görüşmüştüm. Yakın zamanda bir heyet göndereceklerini, burada özelikle bizim bazı bölgelerde, Muğla, Antalya, İzmir, Aydın gibi sertifikasyon uyguladığımız, yaygın uyguladığımız bir bölge, o bölgede aldığımız tedbirleri görme noktasına bir heyetin geleceğini, ona göre önümüzdeki dönem değerlendirmenin daha rahatlıkla yapılacağını söyleyebilirim. Bizim özellikle o bölgelerde, turizmin yoğun olduğu bölgede aldığımız tedbirleri ve sertifikasyon uygulamalarını gördüklerinde farklı bir yaklaşım içinde olacaklarını söyleyebilirim” diye konuştu.YOĞUN BAKIM DOLULUK ORANI YÜZDE 71,3Türkiye’de yaşanılan üçüncü pikte vaka sayısının daha yoğun olduğunu, ama ağır hasta sayısının daha önceki pike göre aynı oranda artmadığının görüldüğünü belirten Koca, “Şu dönemde sağlık altyapımız açısından ciddi bir sorun olmadığını çok rahatlıkla söyleyebilirim. Toplamda yatan hastalar içinde yatak doluluk oranlarımızın şu an yüzde 56,3 olduğunu söylemek istiyorum. Yani toplam 247 bin yatağımız içinde doluluk oranı yüzde 56,3. Özellikle yatak, servis yatağı doluluk oranında bir sorun olmadığını söyleyebilirim.” ifadelerini kullandı.Erişkin yoğun bakımın son derece önemli olduğunu vurgulayan Bakan Koca, “47 bin yoğun bakımımızın 32 bini erişkin yoğun bakım olarak kullanılan yatağımız. Yoğun bakımlar içindeki doluluk oranımızda erişkin yoğun bakımını özellikle vermek istiyorum, yüzde 71,3. Yani bu çerçeveden bakıldığında yüzde 30’a yakın kapasitemizin olduğunu, bunun da 10 bine yakın ağır hasta anlamına geldiğini ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.”ŞU AN CİDDİ BİR SORUN OLMADIĞINI SÖYLEMEK İSTİYORUM”Bunun genel ortalama olduğunu, bazı illerde birtakım sorunlar yaşandığını anlatan Koca, şöyle konuştu:”Sinop, İzmir, Çanakkale, Bartın, Edirne ve Rize yoğun bakım doluluk oranı bu illerimizde yüzde 80’in üzerinde, diğer bütün illerde yüzde 80’in altında. Ortalama da, erişkin yoğun bakım anlamında söylüyorum, yüzde 71,3. Şu an bir sorun olmadığını ama bunu yakinen takip ettiğimizi, kapasiteyi giderek bu anlamda artırma gayreti içinde olduğumuzu ve şu an elektif vakaları da halen yapmaya devam ettiğimizi. Biz bir önceki pikte, kasım-aralık pikinde elektif vakaları ötelemiştik. Şu an elektif vakalar halen yapıldığı dönemde olan yoğun bakım doluluk oranı. Eğer bu anlamda önümüzdeki dönemde bir sorun yaşanırsa elektif vakalarla ve genel bir düzenlemeyle kovid için ayrılmış yoğun bakım yatak sayımızı giderek arttırarak bu sorunu daha kolay yönetebileceğimizi söyleyebilirim. Yani şu an bir ciddi sorun olmadığını söylemek istiyorum.”Birçok ülke ve firmanın yaptığı aşı çalışmaları hatırlatılarak, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve aşı firmalarının yetkililerine aşı formüllerinin halkın kullanımına sunulmasını teklif edip etmediğinin sorulması üzerine Bakan Koca, DSÖ’nün 2 hafta önce yapılan toplantısında konunun gündeme geldiğini belirtti.Koca, “Aşıyla ilgili fikri mülkiyet haklarının çözülmesi gerektiğini ifade ettim. Yani bunu bir şekilde DSÖ çözmek istiyorsa, katkı sağlamak istiyorsa DSÖ de formül geliştirebilir. Bütün dünyada üretimin yapılacağı her ülkede veya hangi ülkede yapılabilir olacaksa fikri mülkiyet haklarının çözülmesiyle daha kolay erişimin dünyada sağlanabileceğini ifade ettim” dedi.Katılımcıların, bu konuda haklı olduğu ve konuyla ilgili gayret içinde olacaklarını ifade ettiklerini belirten Koca, “Benim bu noktada yaklaşımım çok net, bu anlamda fikri mülkiyet haklarını gerektiğinde dünyanın ki Dünya Sağlık Örgütü bunu yapabilir, bu anlamda haklarına gerektiğinde çözüm getirerek üretme becerisi olan, potansiyeli olan bütün ülkelerde bunun önünün açılması gerektiği kanaatindeyim.” diye konuştu.AŞI TEDARİKİAşılama ve aşı tedarikine ilişkin soru üzerine Koca, aşı tedarikinde önceki dönemlerde yaşanan gelişmeleri anlatarak, BioNTech ve Sinovac aşılarına ilişkin Türkiye’de faz 3 çalışmasının yapıldığını hatırlattı.Sputnik aşısı içinse faz 3 çalışmasının yapılamadığını anlatan Bakan Koca, “Son bir haftada üç kez Sayın Sağlık Bakanıyla, mevkidaşımla görüşmüş oldum, hem Türkiye’de üretimi hem de erken dönemde verebilecekleri aşı miktarıyla ilgili. Erken dönem aşıya erişim biraz daha düşük dozda görünüyor ama önümüzdeki 4-5 aylık zaman diliminde biraz daha miktar anlamında Sputnik aşısının Türkiye’ye gelebileceğini söylemek istiyorum” dedi.Bugüne kadar yaklaşık 26 milyon Sinovac aşısının tedariğinin gerçekleştirildiğini belirten Bakan Koca, “Önümüzdeki haftalar ben bu anlamda biraz daha önemli sayıda aşının gelebileceğini tahmin ediyorum. Bununla ilgili izinlerin verildiğini ama üretimle ilgili ve sevkiyatla ilgili önümüzde 2-3 hafta içerisinde bunun gerçekleşeceğini düşünüyorum” diye konuştu.BioNTech aşısına ilişkin de Uğur Şahin ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini hatırlatan Koca, “Bugüne kadar 4,5 milyon doz aşımız geldi. Ayrıca biz opsiyonel olarak 30 milyona tamamlamak üzere bir sözleşme yapmıştık. Gelecek ay sonuna kadar yine belli bir miktarın gönderilmesi şeklinde görüşüyoruz ama bu miktarın mayıs sonuna kadar çok yüksek olmayacağını söyleyebilirim” dedi.Şahin’in, Türkiye’ye aşı gönderme noktasında yoğun bir çaba içerisinde olduğunu belirten Bakan Koca, şunları kaydetti:”Bütün vatandaşlarımıza da selamları var, toplantı öncesi özellikle konuştuğum için söylüyorum, ‘Haziran ayı için 30 milyon doz aşıyı şimdiden söz verebilirsin’ dediler. Bunu artırmak üzere de yani hem mayıs sonu hem haziran ayı dahil olmak üzere toplamda bunu daha da arttıralım diye görüşüyoruz. 10 gün içinde de bu rakamların en fazla ne kadar olabileceğini netleştirmiş olacağız. Yani şunu söylemek istiyorum, şu an 4,5 milyon, gelecek ay sonuna kadar biraz daha ilave olacağını tahmin ediyorum ama ‘Haziran ayında en az 30 milyon doz BioNTech aşısının geleceğini söyleyebilirsin’ dedikleri için söylüyorum. 10 gün içerisinde de toplam 34,5 milyona ilave daha ne olabilir, nereye kadar çıkabilir onunla ilgili de 10 gün içinde netleşmiş olacak. Bütün bunlardan şunu demek istiyorum, bizim haziran sonuna kadar elimizde bu çerçevede yoğun bir aşının olacağını söyleyebilirim. Yani bizim normalde haziran sonu itibariyle en geç mayıs, bilemediniz haziran demiştim, en geç haziran sonu itibariyle 40 yaş üstünü aşılayabileceğimizi, ama bunun 30-35 yaşına kadar da bu 30 milyon rakamıyla söyleyebilir duruma geldiğimizi ifade etmek istiyorum.”Covid-19 aşısını çeşitlendirmek ve miktarı arttırmak için ağustos ayından beri yoğun gayret içinde olduklarını vurgulayan Koca, “Dünyada aşı savaşının olduğunu da biliyoruz ama buna rağmen üretimi olmadığı halde dünyada 6’ncı sırada aşıyı yapan bir ülkeyiz. En geç haziran sonu olmak üzere bu anlamda 40 yaş hatta 30-35 yaşa kadar vatandaşımızı aşılayabileceğinizi söylemek istiyorum” diye konuştu.Onun için ramazan dahil olmak üzere bir-iki aylık sürecin önemine işaret eden Koca, bu süreç içerisinde vatandaşları yakın temastan kaçınmaya; kapalı, kalabalık ve havalandırılmamış ortamlarda bulunmamaya çağırdı.Koca, tedbirlere biraz daha özen gösterilmesi ve kazanımların kaybedilmeden bu dönemin geçirilmesiyle, aşıya erişimin çok uzun zaman almayacağını ifade ederek, yerli aşı çalışmalarına ilişkin şu bilgileri verdi:”Yerli aşıda faz-2 çalışması bitti. 14 gün sonrası için tetkikler alınıyor. Zannediyorum iki veya üç hafta içerisinde faz-3 çalışmasına geçilebilir. Faz-1’de şu an devam eden 2 tane çalışma var. Gelecek hafta üçüncü bir aşı daha ilave olmuş olacak. Yani bu anlamda eylül ayında faz-3’ü bitecek olan ve öyle umduğumuz ilk aşımız devamında ekim, kasımda diğer aşıların biteceğini, başarıyla sonuçlanırsa üretime geçilebileceğini ayrıca söylemek istiyorum.””SAĞLIKÇILARIN YÜZDE 14’Ü, 65 YAŞ ÜSTÜNÜN YÜZDE 23,6’SI HALEN AŞI YAPTIRMADI”Tanımlanan sağlık çalışanlarının yüzde 86’sının aşılandığını, yüzde 14’ünün halen aşı yaptırmadığını, isterlerse gidip aşılarını yaptırabileceklerini belirten Koca, 65 yaş üstünde ise aşı olanların oranının yüzde 76,4 olduğu bilgisini vererek, “Yani yüzde 23,6’sı tanımlandığı halde, zamanı geldiği halde aşısını yaptırabilmiş durumda değil” dedi.60-65 yaş arasındaki aşılanma oranının şu an yüzde 40’larda olduğunu dile getiren Bakan Koca, şöyle devam etti:”Aşının hem hastane yatışı, hem toplam vaka içindeki paylarının düşüşü, hem yoğun bakımdaki etkisini, entübe hastalardaki oranını ne kadar düşürdüğünü söylemeye çalıştım. Dolayısıyla bizim tanımlanmış olan grubun, kişilerin hiçbir şekilde geciktirmeden erken dönemde aşılarını yaptırmalarını özellikle ifade etmek istiyorum. Bunun başka çözümü yok. Yani şu an görünen aşı ve ilaç. İlaçla ilgili somut bir gelişme dünyada daha yok, ama aşıda önemli gelişmeler olduğunu görüyoruz. Erişimle ilgili her ne kadar sorunlarımız var ise de bu anlamda epey mesafe aldığımız görülüyor. O nedenle vatandaşlarımız sırası geldiğinde geciktirmeden aşısını yaptırıyor olmalılar.””SINOVAC’LA İLGİLİ AÇIKLAMA DÜZELTİLDİ”Çin Hastalık Kontrol Merkezleri (CDC) Direktörü Gao Fu’nun Çin aşılarının “yüksek bir korumaya” sahip olmadığı, etkiyi artırmak için farklı aşıların karıştırılmasının düşünüldüğünü şeklindeki açıklamalarına ilişkin görüşleri sorulan Koca, “Sinovac’la ilgili yapılan açıklama bugün biliyorsunuz düzeltildi, yanlış anlaşıldığı ifade edildi” dedi.Türkiye’de yapılan faz-3 çalışmasında aşının etkinliğinin 83,5 çıktığını, söz konusu açıklamada söylenmek istenilenin “aşının etkinliğinin bir yere kadar olduğu” görüşü olduğunu aktaran Koca, şu bilgileri verdi:”Dolayısıyla şunu demek istiyor; aşının etkinliği bir yere kadar, bu aşının etkinliğini artırmak için farklı aşılarla kombinasyon yapılarak bu etki daha da artırılabilir mi? Söylenmek istenen aslında bu. Bunu biliyorsunuz İngiltere’de de AstraZeneca ve BioNTech için de aynı şey düşünüldü. Yani bir kombinasyon yapılarak, kombinasyonla birlikte var olan etkinlik daha ne kadar artırılabilir yaklaşımıydı. Bundan öte bir durum değil. Türkiye için de şu an böyle bir durumu düşünmüyoruz. Zaten şu dönemde bizim temel hedefimiz vatandaşımızı hızla, herkesi öncelikle aşı ile buluşturma çabası içinde olmak ve bunu sağlamak şeklinde. Mutantların, süreçte varyantların, özellikle farklı değişik varyantların devreye girmesi ve aşının bunda etkili olup olmama durumları bu süreçte bizim gelişmelere göre gerektiğinde yine topluma açıklama yapabileceğimiz, Bilim Kurulu’nun bu konuda bir aksiyon alması gerekiyorsa bir farklı yaklaşım geliştirilmesi gerekiyorsa zaten o durumda da açıklamış oluruz.”Aşıların etkisine ilişkin değerlendirmesi sorulan Koca, toplantının başında gösterdiği grafiklerde aşının özellikle sağlık çalışanı ve 65 yaş üzerinde ne kadar etkisinin olduğunu göstermeye çalıştığını hatırlatarak, “Bu anlamda ciddi bir etkisini görüyoruz ve vefatlarla ilgili de sayıların yüksek olmadığını. Ama sonuçta aşıladığınız grup 65 yaş üstü, 80 yaş üstü, 90 yaş üstü. Ek hastalığı çok olan kişiler de aşılandı. Aşının etkisini bu anlamda değerlendirmek noktasında zaten Bilim Kurulu o vakalarla ilgili vefat eden vakalarla ilgili dosyaları incelemiş oluyorlar. Bu anlamda etkisini belki önümüzdeki haftalar daha net söylemek mümkün olur.” ifadelerini kullandı.”HALEN INFLUENZAYI GÖRMEDİK”Aşının önemli oranda etkisinin olduğunu ve sırası gelen vatandaşların aşısını mutlaka yaptırması gerektiğini vurgulayan Bakan Koca, grip aşısı ve Türkiye’deki grip vakalarına ilişkin soru üzerine de şunları kaydetti:”Griple ilgili biliyorsunuz çok gündem oldu. Hatta bir dönem neredeyse 84 milyon vatandaşımızın grip aşısı yaptırması önerildi veya istendi veya böyle bir kampanya söz konusu oldu ve o zaman da hatırlarsanız şunu söylemiştik, güney yarım kürede influenzanın 16’da 1’e düştüğünü, ki bizde, bizim toplumuzda olduğu kadar maskenin kullanılmadığını, o nedenle influenzanın Türkiye’de maske yaygın kullanımı olduğu için görülebilirliğinin çok düşük olacağını, vatandaşımızı bu anlamda lütfen tedirgin etmeyin ifadelerini kullanmıştım. Ve birçok ülke, Almanya 26 milyon, İngiltere 30 milyon tedarik etmişti. Şu an biz halen neredeyse influenzayı görmedik. Ve bizim bir önceki yıl 1,3 milyondu, 2 milyon 560 bin grip aşısı bu yıl tedarik etmiştik. Bu 2 milyon 560 binin 2 milyon 320 bini yapıldı. 40 yaşına kadar da tanımlamış olmamıza rağmen ve sağlık çalışanlarımız 1 milyon 100 bin kişi, 1 milyon 100 bin kişiye 600 bin ayırmış olmamıza rağmen sağlık çalışanlarımızın yaptırdığı grip aşısı 264 bin oldu. Ve şu an halen 240 bin grip aşımız var ve influenza da halen yok. Ve ağırlıklı influenza bildiğiniz gibi çocukluk yaş grubunda daha sık görülür, bunu bütün arkadaşlar özellikle hekim arkadaşlar, çocuk hekimi arkadaşlar bu yıl çocuk polikliniklerinin ne kadar düşük sayıda geçtiğini iyi bilirler. Biz salgınları görmedik. O nedenle 2 milyon 560 bin grip aşısı bile tüketilemedi. Tüketilemediği gibi biz influenzayı da görmedik. Yani neredeyse onu da fazla yapmışız daha önceki 1,3 milyondan fazla yapmamız da doğru değilmiş. Ama bütün neredeyse 84 milyon vatandaşımıza grip aşısı yaptırın diye bir kampanya başlamıştı. Küresel firmaların buradan ne kadar etkilendiğini artık siz tahmin edersiniz.””İLKOKUL ÖĞRETMENLERİNİN AŞILANMALARINI BİTİRMEK İSTİYORUZ”Bilim Kurulu’nda uzaktan eğitime geçilmesine ilişkin tavsiye kararı alınıp alınmadığı ve öğretmenlerin aşılama sürecinin sorulması üzerine Koca, öğretmenlerin aşılamalarına, köy okulları ve ilkokullardan başladıklarını anımsattı.”Ramazan ayı döneminde, iki-üç haftalık zaman diliminde ilkokul öğretmenlerimizin hepsinin aşılanmalarını bitirmek istiyoruz” diyen Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:”Bilim Kurulu başından beri, eğitim kurumlarını, kapatılacaksa en geç kapatılan, açılacaksa en erken açılacak olarak gördü. Bu çerçevede yine alternatifli öneriler tartışıldı ama 8. ve 12. sınıfların imtihan günleri de belli olduğu için fırsat eşitliğini sağlamak açısından açık kalmaları noktasında, eğitimin devam etmesi noktasında genel bir değişmez yaklaşım konusu. O sınıflarla ilgili öğretmenleri tanımlayıp onların da aşılamalarını ilkokullar dışında erken dönemde yapmak istiyoruz.”TAM KAPANMA ÖNERİSİKoca, “Bilim Kurulu’nun tam kapanmaya ilişkin önerisi nedir? Artan vaka sayılarının sorumlusu gerçekten tedbir almayan vatandaş mı?” sorusu üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu:”Sorumlu hepimiziz, 84 milyon. Bilim Kurulu başından beri bu salgının, bulaşın nasıl olduğunu anlata geldi. Şu dönemde varyantların daha yoğun olmasıyla yakın temasla virüsün çok kolay bulaştığını biliyoruz. 84 milyon vatandaşımız üzerine düşeni yaparak, bugüne kadar elde ettiğimiz kazanımları kaybetmeme çabası içinde olmalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Ramazan ayını dinlenerek, ramazan sonrasını daha düşük vakayla devam ettirelim.’ ifadesini kullanmıştı. Bilim Kurulu da öneri anlamında alternatifli yaklaşımlarını ortaya koydu. Yarın ben bunu kabine toplantısında sunmuş olacağım. Kabinede tartışılacak alternatifleriyle. Sonuçta bilim insanı olarak sizin söyledikleriniz farklı olabilir ama toplumun sosyolojik, psikolojik, ekonomik yapısı da var. Bu dengeyi kurarak, bir iradenin karar vermesi gerekiyor. Alınacak kararlar, tartılarak, bütün bu dengeler gözetilerek sonuçlandırılmış olur.”AŞI RANDEVULARIBiontech aşılarının, randevusuna gitmeyenler nedeniyle ziyan olduğuna ilişkin açıklamaların doğruluğu sorulan Koca, bu konuya çok hassasiyet gösterdiklerini aktardı.Flakonun çözüldüğünde 6 kişiye uygulandığına dikkati çeken Koca, şöyle konuştu:”6 kişi randevuya geldiğinde flakonun açılmasını öneriyoruz. 6 kişi randevuya geldiğinde flakon açılırsa bir kayıp söz konusu olmaz. O flakon gün içinde kullanılıyor. 60 kişiye randevu verdiğinizi düşünün. 60 kişi için 10 flakon kullanılıyor. O gün en son 10’uncu flakon için gelmeyenler olursa onda kayıp olur. Yani her flakonda kayıp olmaz. 6 kişi randevuya geldiğinde, flakonun açılmasını ve kayıpları minimalize etme noktasına bir çaba içinde olunmasını söylüyoruz. Hiç mi olmuyor, olabilir ama bu oranın yüksek olmadığını söylüyorum.”Bakan Koca, Sinovac aşısının Avrupa Birliği’nce onayına ilişkin Çin veya Türkiye’nin bir çalışması var mı?” sorusuna, şu cevabı verdi:”Faz-3 çalışması haftaya zannediyorum yayınlanmak üzere gönderilmiş olacak. Dünya Sağlık Örgütü’nde tanındı ama eğer yayını söz konusu olursa ki olacağını düşünüyoruz, bu anlamda bir sorunun olmayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemde aşı pasaportunda Sinovac aşısı olmayacak diye düşünmeyelim. Bunun, yayınla birlikte daha kolay açılacağını söyleyebilirim. Yayın da uzun sürmeyecek.”

  • Yasa dışı bahisle 5 milyon liralık vurgun
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 16:36

    Antalya’da düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 20 şüpheli gözaltına alındı. Zanlıların bahis siteleri üzerinden 5 milyon lira haksız kazanç elde ettikleri öğrenildi.Antalya’da yasa dışı bahis siteleri üzerinden 5 milyon TL haksız kazanç elde ettiği tespit edilen 20 şüpheli gözaltına alındı.Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri yasa dışı bahis siteleri üzerinden elde edilen paraların transferini sağlayan şüphelilere yönelik 6 ay boyunca teknik ve fiziki takip gerçekleştirdi. Yapılan çalışmalar sonucu Y.Ç.P. isimli şahıs liderliğinde yasa dışı bahis siteleri üzerinden yaklaşık 5 milyon TL haksız kazanç elde ettikleri anlaşılan şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda 20 şüpheli yakalanırken, çok sayıda dijital materyale el konuldu. Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 5’i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 15’i de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

  • Libya’dan Ankara’ya büyük çıkarma: Tüm kabinesiyle geldi
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 16:17

    Ankara, zamanlaması açısından kritik bir görüşmeye ev sahipliği yapıyor. Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe Başkent’e tüm kabinesi ile geldi. Dibeybe ile bir araya gelen Erdoğan, görüşme sonrası yaptığı açıklamada Libya’ya 150 bin doz aşı verileceğini söyledi.Libya Milli Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, Ankara’ya resmi ziyarette bulunuyor. Ankara’ya tüm kabinesi ile gelen Dibeybe’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi törenle karşıladı.Dibeybe’nin bulunduğu makam aracını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önündeki caddede karşılayan süvariler, giriş kapısına kadar araca eşlik etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Dibeybe’yi giriş kapısında karşıladı.Erdoğan ve Dibeybe’nin tören alanındaki yerlerini almalarının ardından, iki ülke milli marşları çalındı, 21 pare top atışı yapıldı. Dibeybe, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı “merhaba asker” diyerek selamladı.Törende, tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerler de yer aldı. Daha sonra birbirlerine heyetlerini takdim eden Erdoğan ve Dibeybe, merdivenlerde Türkiye ve Libya bayrakları önünde gazetecilere poz verdi.Törenin ardından Erdoğan ve Dibeybe bir araya geldi. İki lider görüşme sonrası basın toplantısı düzenledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:”Dayanışma ve işbirliğini daha da ileri taşıma arzumuzu teyit ettik. İki dost kardeş ve akraba millet olarak bekalarımız için yüzyıllardır kader birliği yaptık. libya’nın toprak bütünlüğünün korunması ve Lİbya halkının refahı ortak hedefimizdir. Her türlü desteği vereceğiz. Biz meşru hükümetin yanında yer alırken başkaları darbecilerin yanında oldu. Hafter’i silahlandırmaya devam ettiler. Libya’ya verdiğimiz destek yeni katliamların önüne geçmiş ve ateşkesi sağlamıştır. Türkiye’nin desteği Berlin Konferansı’na giden yolu açmıştır. Önceliğimiz Milli Birlik Hükümetinin yetkisinin ülke sathına yayılmasıdır. Akdeniz’i daime bir barış ve refah havzası olarak gördük. Libya ile imzaladığımız deniz yetki anlaşması konusunda kararlılığımızı bugün tekrar teyit ettik. Türkiye Libya’nın yeniden imarına gereken desteği verecektir. Türk özel sektörünün Libya’ya geri dönüşünü hızlandıracak noktalar üzerinde görüş birliğine vardık. Yarın 150 bin doz aşıyı kendilerine teslim edeceğiz. Aşı dışında ilaç da aktaracağız.”Ziyaretinde Dibeybe’ye eşlik eden bakanlar da Türk mevkidaşlarıyla bir araya geldi.

  • Bursa’da, ramazan öncesi kilometrelerce kaynak suyu kuyruğu
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 15:04

    Bursa’da yaklaşan ramazan öncesi yanlarında getirdikleri bidonlara Uludağ’ın eteklerinden gelen sudan doldurmak isteyen vatandaşlar, yaklaşık 5 kilometrelik araç kuyruğu oluşturdu. Oluşan kuyruk, dronla havadan görüntülendi.BURSA’da, yaklaşan ramazan öncesi, yanlarında getirdikleri bidonlara Uludağ’ın eteklerinden gelen sudan doldurmak isteyen vatandaşlar, yaklaşık 5 kilometrelik araç kuyruğu oluşturdu. Oluşan kuyruk, dronla havadan görüntülendi.Yıldırım ilçesi, Hamamlıkızık’taki bir su fabrikasının bahçesinde oluşturulan 90 farklı çeşmeden bidonlarla su doldurmak isteyenler, Değirmenönü, Cumalıkızık ve Hamamlıkızık mahalleleri boyunca uzun araç kuyruğu oluşturdu.Yarın başlayacak olan ramazan öncesi, kaynağını Uludağ’dan alan içme suyundan almak isteyenler, yol boyunca yaklaşık 5 kilometrelik araç kuyruğu oluşturdu. Uzun bekleyiş sonucu su fabrikasına ulaşan vatandaşlar, 20 litrelik su bidonlarını 2,5 lira karşılığında doldurdu. Yolda oluşan trafik, dronla havadan görüntülendi.’SU DOLDURANA KADAR BEKLEYECEĞİZ’Yarım saati aşkın süredir sıra beklediğini belirten Melih Güngör, “Mübarek ramazan ayında suyumuzu almaya geldik. Biraz bekleyeceğiz. Bir ay içeceğimiz suyu stoklamamız gerekiyor. Yarım saatten fazladır yolda bekliyoruz. Ama bekleyeceğiz. Suyumuzu doldurup öyle gideceğiz” dedi.’BİR SAATTİR YOLLARDAYIZ’Bölgede başka su kaynağı olmadığı için burada sürekli yoğunluk olduğunu belirten Osman Yılmaztürk ise, “Evimize su almak için geldik ama sırayı görüyorsunuz. Bir saattir yollardayız. Bir o kadar daha bekleyeceğiz. Diğer su kaynakları kapandığı için burada yoğunluk oluyor. Biz de gelince sıra beklemek zorunda kalıyoruz” diye konuştu.

  • Magazin ve sanat turu (12 Nisan 2021)
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 14:43

    12 Nisan 2021’de Türkiye ve dünyada magazin ve sanat gündeminde hangi gelişmeler yaşandı? Sanat ve magazine dair dikkat çeken haberler, son dakika gelişmeleri ve daha fazlası… İşte günlük koşuşturma içinde gözden kaçırmamanız gerekenlerden oluşan magazin ve sanat turu…Hollywood yıldızı James Franco için yeni taciz suçlamaOyunculuk okulunda öğrencilere cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla açılan davası uzlaşmayla sonuçlanan Hollywood yıldızı James Franco için ABD’li oyuncu Charlyne Yi yeni bir suçlamada bulundu. Yi, Franco’nun 17 yaşındaki bir kızla iletişime geçip bir otelde buluştuğunu öne sürdü. HABER DETAY – TIKLA OKU2021 BAFTA Ödülleri sahiplerini buldu 2021 İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) Ödülleri dün gece sahiplerini buldu. Londra’daki Royal Albert Hall’da seyircisiz olarak düzenlenen töreni Edith Bowman ve Dermot O’Leary sundu. Sadece ödül sunanların fiziksel katılım gösterdiği, adayların ve kazananların görüntülü bağlantıyla katıldığı geceye En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın oyuncu ve En İyi Görüntü Yönetmeni ödüllerini alan Nomadland filmi damga vurdu. Davetliler arasında yer alan ve her yıl eşi Kate Middleton ile töreni ön sırada izleyen Prens Willam, dedesi Prens Philip’in ölümü nedeniyle törene katılmadı. Törende Prens Philip için anma yapıldı. İşte 2021 BAFTA Ödülleri’nin kazananlar… HABER DETAY – TIKLA OKUBAFTA Ödülleri’nde kırmızı halı şıklığı 2021 İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) Ödülleri dün gece Londra’daki Royal Albert Hall’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Seyircisiz yapılan ve sadece ödül sunanların fiziksel katılım gösterdiği törende katılımcılar kırmızı halıda poz verdi. Uzaktan bağlantı yoluyla törene katılan adaylar ise kendi sosyal medya hesaplarından BAFTA kıyafetlerini sergiledi. Şarkıcı Celeste, geceye Türk tasarımcının kıyafetiyle katıldı. İşte gerçek ve sanal kırmızı halıda BAFTA Ödülleri şıklığı… HABER DETAY – TIKLA OKURTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’den Hadise açıklaması: Ceza verdik daha çok izlendi Şarkıcı Hadise’nin Sıfır Tolerans isimli şarkısına verilen cezanın ardından konuşan RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, “Cezayı verdik, klip daha çok izlendi” ifadelerini kullandı. HABER DETAY – TIKLA OKUMustafa Üstündağ Bodrum’da ralli yarışları sonrası heyetle kavga etti Muğla’nın Bodrum ilçesinde, TOSFED Rallisi Kupa törenine oyuncu Mustafa Üstündağ’ın da karıştığı silahlı kavga gölge düşürdü. 1 kişinin yaralandığı kavga ile ilgili aralarında sanatçı Üstündağ’ın da bulunduğu 6 kişi gözaltına alındı. HABER DETAY – TIKLA OKUMehtap Ar son yolculuğuna uğurlandı Çoklu organ yetmezliği nedeniyle 64 yaşında hayatını kaybeden oyuncu Mehtap Ar, Zincirlikuyu Cami’nde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Kardeşini kaybeden Müjde Ar, “Benim, eşimin ve Söz’ün 24 saattir telefonları durmuyor. O bizim her şeyimizdi. Kanımızdı, canımızdı. Ama üç ay birlikte çok zor bir süreç geçirdik” dedi. HABER DETAY – TIKLA OKUCarrie-Anne Moss yaş ayrımcılığına isyan etti: 40 yaşına girer girmez büyükanne rolü geldi Ünlü oyuncu Carrie-Anne Moss, Hollywood’da karşılaştığı ‘yaş ayrımcılığı’ sorununa isyanını dile getirirken, “40’ıncı yaşıma girince bana gelen senaryoyu okudum ve bana büyükanne rolü verilmişti” diye konuştu. HABER DETAY – TIKLA OKUYoutuber Kafalar grubunun yasadışı bahis reklamı davasında karar Sosyal medyada ünlü olan “Kafalar” grubu üyeleri Atakan Özyurt, Bilal Hancı ve Fatih Yasin ile o dönem grubun menajerliğini yapan Arda Kofoğlu, “100 Bin TL ile 1 Gün Geçirmek” isimli videolarında  yasa dışı bahis ve kumar sitesinin reklamını yaptıkları iddiasıyla yargılandıkları dava karara bağlandı. 4 sanık, 7258 sayılı “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunlarının Düzenlenmesi Hakkındaki Kanunun 5′ inci maddesine muhalefet ettikleri gerekçesiyle 10’ar ay hapis ve 80’er lira adli para cezasına çarptırıldı. Mahkeme cezaları erteledi. HABER DETAY – TIKLA OKUMehmet Günsür İtalyan dizisiyle ekrana geldi Ünlü oyuncu Mehmet Günsür’ün orkestra şefi Teoman Kaya karakterine hayat verdiği İtalyan dizisi yayınlandı. Günsür’ün dizisi İtalya’da ulusal kanal olan Rai TV’de izleyiciyle buluştu. HABER DETAY – TIKLA OKUMet Gala 2021 için tarih açıklandı İki yıldır corona virüs nedeniyle ertelenen MET Gala, bu yıl 13 Eylül’de yapılacak. HABER DETAY – TIKLA OKUGeorge Clooney’nin George Floyd’un avukatına yardım ettiği ortaya çıktı George Floyd’un avukatı ‘yılın davası’ olarak anılan süreçte ABD’li ünlü oyuncu George Clooney’den yardım aldıklarını açıkladı. Floyd ailesinin avukatı Benjamin Crump, ünlü aktörün verdiği tavsiyeleri açıkladı. HABER DETAY – TIKLA OKUBrezilya’da yeni İsa heykeli inşa ediliyor Brezilya’da Rio de Janeiro şehrinde yer alan ve ülkenin sembollerinden biri haline gelen Kurtarıcı İsa heykelinden daha büyük bir İsa heykeli için hazırlıklar baladı. HABER DETAY – TIKLA OKUHalsey’den yeni hamilelik pozu Türk senarist Alev Aydın ile birlikteliğinden ilk çocuğunu bekleyen dünyaca ünlü şarkıcı Halsey, göbeğini basketbol topuyla kıyasladığı yeni hamilelik pozlarını paylaştı. HABER DETAY – TIKLA OKUDiyarbakır’ın tarihi mekanları dizi çekimleri için doğal plato oldu Huzur ve güven ortamının oluştuğu Diyarbakır, tarihi ve kültürel dokusuyla dizi yapımcılarının ilgi odağı oldu. Hülya Diken, Hakan Meriçliler, Ayhan Taş, Nihal Savaç, Can Ceylan, İskender Bağcılar ve İzzet Civril gibi oyuncuları kadrosunda bulunduran ve Şehit Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan’ın görev yaptığı dönemi de konu alan ‘Kançepek’ dizisinin çekimlerine, 2015 hendek ve barikat olaylarında tahrip olduktan sonra yeniden inşa ile restorasyonu tamamlanan Sur ilçesinin tarihi mekanlarında başlandı. HABER DETAY – TIKLA OKUPrens Philip’in ölüm ilanı sırasındaki ‘pejmürde’ görünümü nedeniyle Boris Johnson’a tepki Boris Johnson, Downing Sokağı’nda Prens Philip’in ölümüne dair açıklama yaptığı sırada ‘pejmürde’ ve ‘saygısız’ göründüğü gerekçesiyle eleştiri topladı. HABER DETAY – TIKLA OKUSefirin Kızı’ndan MIPCOM için yeni afiş Star’ın sevilen dizisi ‘Sefirin Kızı’, yurt dışında da yerini almaya hazırlanıyor. Yapımına NGM ve O3 Medya birlikte imza attığı, başrollerinde Engin Akyürek ve Tuba Büyüküstün’ün yer aldığı ‘Sefirin Kızı’nın yeni afişi ve ‘MIPCOM’ uyarlaması yayınlandı. HABER DETAY – TIKLA OKUBTS’ten Dynamite klibinin kamera arkası Dünyaca ünlü K-pop grubu BTS, YouTube’da izlenme rekoru kıran Dynamite şarkılarının klibine ait kamera arkası görüntülerini yayınladı. Videoda, grubun üyeleri RM, Jin, Suga, J-Hope, Jimin, V ve Jungkook, Grammy Ödülleri’nde En İyi Pop İkili/Grup Performansı dalında aday gösterilen Dynamite’ın koreografisini hazırlıyor. Dynamite klibi YouTube’da paylaşıldıktan sadece yarım saat sonra 12 milyon izleyiciye ulaşmıştı. Ağustos 2020’de yayımlanan Dynamite, grubun sözleri tamamen İngilizce olan ilk şarkısıydı. HABER DETAY – TIKLA OKURamazan’ın gelmesiyle mor baklava siparişi kadayıf dolmasını solladı Erzurum’da diyabet hastalarına özel mor baklava yapmaya başlayan baklava ustası, siparişleri yetiştirmek için gece gündüz çalışıyor. Ramazan ayının gelmesiyle tatlı olarak bölgede en çok tercih edilen tatlı olan mor baklava, kadayıf dolmasını solladı. HABER DETAY – TIKLA OKUHollanda’da eğlence parkları yeniden açıldı Hollanda kısıtlamaları gevşetirken eğlence parklarını açtı. Adrenalin tutkunları için negatif PCR testi zorunluluğu getirildi. HABER DETAY – TIKLA OKUThe Sopranos dizisinin Johnny Soprano’su Joseph Siravo hayatını kaybetti The Sopranos dizisinde Johnny Soprano karakterini canlandıran Joseph Siravo kansere yenik düştü. HABER DETAY – TIKLA OKUKaradeniz mutfağının eşsiz lezzeti ‘Rize muhlaması’ tescillendi Karadeniz mutfağının vazgeçilmez lezzetleri arasındaki mısır unu, tereyağı ve kolot peynirinin karışımı ile yapılan, yenildiği sırada uzayan ‘Rize muhlaması’ Türk Patent ve Marka Kurumu’nca coğrafi işaretle tescillendi. Bu tescille birlikte kimilerinin ‘mıhlama’ diye adlandırdığı lezzetin adı da ‘muhlama’ olarak tescillenmiş oldu. HABER DETAY – TIKLA OKUSurvivor’da 2. eleme adayı kim oldu? (11 Nisan 2021) Survivor’da dün akşam performans oyunu ve ikinci dokunulmazlık oyunu mücadelesi verildi. Sonrasında ise haftanın ikinci eleme adayı belli oldu. Heyecanın dorukta olduğu Survivor yeni bölümde sembolü kimler kazandı? Survivor’da ikinci dokunulmazlık oyununu hangi takım kazandı, ikinci eleme adayı kim oldu? İşte Survivor 2021’in 11 Nisan tarihli bölümünde yaşananlar… HABER DETAY – TIKLA OKUGünlük burç yorumları (12 Nisan 2021) Astrolog Murat İpek’ten 12 Nisan 2021; Koç, Boğa, Yengeç, İkizler, Aslan, Başak, Terazi, Kova, Akrep, Yay, Oğlak, Balık Burcu yorumları… HABER DETAY – TIKLA OKU

  • İstanbul’da trafik yoğunluğu yüzde 70’i aştı
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 14:41

    İstanbul’da mesai sonu trafik yoğunluğu yüzde 70’i aştı.İstanbul’da haftanın ilk iş günü akşam saatlerinde yoğun trafik görülüyor.Ramazan öncesine denk gelen iş çıkışında trafik yoğunluğu saat 17.40 itibariyle yüzde 71’e ulaştı. Kent genelinde sokak kısıtlaması saat 21.00’de başlayacak ve sabah 05.00’te sona erecek. Sahur da İstanbul’da kısıtlamanın olduğu saatlere denk gelecek.

  • İstiklal Caddesi yine doldu taştı
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 14:20

    Güzel havayı fırsat bilen vatandaşlar sokaklara akın etti. Ek önlemlerin ele alınacağı Cumhurbaşkanlığı kabinesi toplantısı öncesinde İstiklal Caddesi adeta doldu taştı.Cumhurbaşkanlığı kabinesi yarın toplanacak. Toplantıda Ramazan ayını ve bayramı kapsayacak önlemler alınması bekleniyor.Tam kapanma seçeneğinin de ele alınacağı toplantı öncesinde yine sokaklardaki kalabalıklar dikkat çekti.Hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması sona erdikten sonra güzel havayı fırsat bilenler Taksim’e akın etti. İstiklal Caddesi adeta doldu taştı.Bazı kişilerin maskelerini çene altına indirerek uygunsuz kullandığı görüldü.Zabıta ve polis ekipleri sık sık devriye atıp anons yaparak sosyal mesafe kuralını hatırlattı.

  • Yerden 200 metre yüksekliğe yapıldı, nefes kesecek
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 14:03

    Sivas’ın Divriği ilçesinde yerden 200 metre yüksekliğe yapılan, ziyaretçilerine adrenalin tutkusunu doyasıya yaşatacak olan cam teras, Mayıs ayında açılıyor.Sivas’ın Divriği ilçesinde turizm potansiyelini artırmak amacıyla geçtiğimiz yıl bir dizi çalışmalara imza atıldı. İlçede bulunan başta Ulu Cami ve Darüşşifası olmak üzere tarihi yapıları ve konakları ziyaretçilerin manzarasına sunacak olan cam teras projesi çalışmaları hızla sürüyor.Yerden yaklaşık 200 metre yükseklikte kayalıkların üzerine inşa edilen cam seyir terası, kırılan cam efekti ile ziyaretçilerine adrenalin tutkusunu yaşatacak.Sivas Valisi Salih Ayhan, kuş bakışı ile vatandaşlara eşsiz bir manzara sunan cam terası projesi çalışmalarını yerinde inceledi. Vali Salih Ayhan’a Divriği Kaymakamı Mehmet Bek, İl Jandarma Komutanı İdris Tataroğlu eşlik etti.Vali Salih Ayhan burada yaptığı açıklamada, “Sivas Divriği ilçemiz bizim göz bebeğimiz sivil mimarisiyle, kültürel değerleriyle adeta Türkiye’nin en zengin ilçelerimizden birisidir. Divriği Ulu Cami Darüşşifası bunun tacı Mengüceklilere başkentlik yapmış bu güzide ilçemize ne yapsak azdır. Dolayısıyla bu potansiyeli ortaya çıkarabilmek turizm enstrümanı olarak hem kültürel mirasımızı muhafaza edip hem de bu mirasımızı güzel bir şekilde gelecek nesillere aktarmak aynı zamanda turizm potansiyelimizden faydalanmak istiyoruz. Divriği Ulu Cami’nde çalışmalar devam ediyor. Sokak sağlıklaştırmaları sivil mimari örneklerin muhafazası devam ediyor. Bununla birlikte hakikaten buraya adeta bir cazibe merkezi yapacak ve daha artacak projelerimizden birisi de cam teras ve seyir yürüyüş alanları Çaltı kanyonu üzerine doğa harikası bir yer’’ şeklinde konuştu.Vali Ayhan, cam terasın Mayıs ayında açılmasını planladıklarını belirterek, “Türkiye’de birçok cam teras var. Ama buranın özellikleri çok farklı çok heyecan verici olacak. Adeta herkesin gezip görmesi gereken iştiyaklı ve arzulu olacak. 110 metre kare alan yaklaşık 2 kilometre yürüyüş parkurları birçok aktivite ile birlikte Sivas ve Divriği ilçemiz harika bir değer kazandı. Vizyon bir projeyle Sivas turizm potansiyelimizi Divriği’nin turizm potansiyelini daha yukarıya kullanmış olduk. Mayıs ayına doğru buranın açılışını gerçekleştireceğiz. Peyzaj çalışmaları yapılmakta ve buradaki özel işletme modeliyle birlikte bu cam ve seyir terası alanı Sivas’ın turizmine çok büyük değer katacak. Hızlı trenin Sivas’a gelmesiyle raybüs seferlerinin daha aktif olması ile birlikte Divriği’ye yeni bir havaalanı yapılıyor havaalanının da bitmesi ile birlikte burası bizim göz bebeğimiz olacak. Çok mutluyuz, heyecanlıyız, gurur duyuyoruz bu potansiyeli ortaya çıkarmamızda destek olanlara teşekkür ediyoruz’’ dedi.

  • Azerbaycan’da ‘Savaş Ganimetleri Müzesi’
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 14:00

    Bakü’de Azerbaycan ordusunun Ermenistan ordusundan ele geçirdiği silah ve araçların sergilendiği müze açıldı.Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, Karabağ savaşında Ermenistan ordusundan ele geçirilen silah ve zırhlı araçların yer aldığı “Savaş Ganimetleri Müzesi” açıldı.Müzenin açılışını Cumhurbaşkanı İlham Aliyev gerçekleştirdi.Aliyev, açılış sonrasında savaşta kahramanlık gösteren subay ve askerlerle bir araya geldi.

  • Günün öne çıkan haberlerini 60 saniyede izleyin (12 Nisan 2021)
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 13:52

    Günün öne çıkan haberlerini 60 saniyede izleyin…

  • Bağcılar’da corona virüs etkinliği
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 13:20

    Bağcılar’da belediye tarafından corona virüs etkinliği düzenlendi. Corona virüs kostümlü animatörler vatandaşların ilgisini çekti.İstanbul’da Bağcılar Belediyesi, son dönemlerde yükselişe geçen yeni tip corona virüs (Covid-19) vakalarının ardından salgının ciddiyetine dikkat çekmek amacıyla bir etkinlik düzenledi.Etkinliğe, Bağcılar Belediyesi Başkanı Lokman Çağrıcı, Bağcılar Kaymakamı, İlçe Milli Eğitim Müdürü ve AK Parti İlçe başkanı katıldı.Belediye çalışanları, virüs kostümü giyerek , vatandaşlara maske, mesafe ve temizlik kurallarını hatırlatarak, kurallara uyanlara gül verilirken, uymayanlara ise kırmızı kart gösterildi.Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, İstanbul’umuz vaka sayılarında yükselmeye devam ediyor ve bunun bir an önce normal standartlara gelmesi en büyük arzuları olduğunu kaydederek, ” Aslında hatalar kişileri bağlar ama bu toplumu ilgilendiren bir olay, bu sebeple kul hakkına da giriliyor. Kimse kimsenin kul hakkına girmesin, kurallara uyulsun. Maske, mesafe hijyen diyoruz” dedi.

  • Çuval çuval çaldılar
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 12:46

    İstanbul Güngören’de 3 hırsız, kimseye aldırmadan hatta çalan alarmı bile umursamadan bir tekstil dükkanını soydu. Mallarını çuval çuval taşıyan hırsızların görüntülerini izleyen iş yeri sahibi Enes Direr ‘‘Zararımız 40 bin TL civarında. Buna da şükür. Alarm çalmasa demek ki dükkanı boşaltacaklardı’’ dedi.

  • Bilim Kurulu bugün saat kaçta toplanacak?
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 11:48

    Koronavirüs Bilim Kurulu, bugün saat 18.00’da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında toplanacak.Sağlık Bakanlığı Korona virüs Bilim Kurulu bugün saat 18.00’de toplanacak. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın başkanlığında düzenlecek toplantı Sağlık Bakanlığı Bilkent Yerleşkesi’nde gerçekleştirilecek.Toplantının ardından Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca basın açıklaması yapacak. TÜRKİYE MUTASYONU VAR MI?

  • Otobüs şoförünün burnunu mermerle kırdı
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 11:44

    İstanbul Sarıyerde yol verme tartışması sonrası İETT otobüsüne mermer fırlatan bir sürücü, otobüs şoförünün burnunu kırdı. Yılmaz Katılmışın kullandığı İETT otobüsü, park etmiş bir araç nedeniyle sokaktan geçemedi. Aracın sahibi Katılmışa önce bıçakla saldırdı ardından da mermer fırlattı. Saldırgan gözaltına alınırken burnu kırılan Yılmaz Katılmış şikayetçi oldu.

  • MSB paylaştı: Özel Kuvvetler’den sızma atlayışı
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 11:42

    MSB’den Özel Kuvvetlerin gece paraşütle sızma atlayışına ilişkin bir video paylaştı.Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Özel Kuvvetlerin gece paraşütle sızma atlayışına ilişkin videoyu paylaştı.Bakanlığın Twitter hesabından yapılan paylaşımda, “Ülkemizin, bayrağımızın, onurumuzun yılmaz bekçileri, en zorlu görevlerin isimsiz kahramanları Özel Kuvvetlerimizden gece paraşütle sızma atlayışı.” ifadesine yer verildi.

  • Denizli’de 2 milyon yıllık ‘Yeraltındaki gizli Pamukkale’ Kaklık Mağarası şifa dağıtıyor
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 11:20

    Denizli’de ‘Yeraltı Pamukkale’si olarak bilinen ve yapılan düzenlemelerle 2002 yılında turizme açılan 2 milyon yıllık Kaklık Mağarası, yüzlerce metre derinlikten yüzeye çıkan kükürtlü ve yoğun karbonatlı jeotermal suyuyla, cilt hastalıklarına şifa arayanların uğrak yeri olmaya devam ediyor.Denizli’nin Honaz ilçesine bağlı Kaklık Mahallesi’nde bulunan Kaklık Mağarası şifalı yüksek kükürtlü suyu ile cilt hastalıklarında şifa arayanların uğrak merkezi olmaya devam ediyor.İçindeki UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale’ye benzer travertenleriyle ‘Yeraltındaki gizli Pamukkale’ olarak da bilinen Kaklık Mağarası, pandemi yasaklarına rağmen haftada yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlamaya devam ediyor.2 milyon yıl önce oluşumu başlayan ve tavanında oluşan çökme sonucu keşfedilerek 2002 yılında turizme açılan mağaranın yanında, sazlıklar arasında yer altından kaynayarak çıkan serbest veya kanallar içinde akan termal sular, yöre halkınca ‘Kokar Hamam Pınarı’ olarak anılıyor.Kaklık Mağarası’ndaki havuzlar, Pamukkale’dekine çok benzeyen basamaklar halinde üst üste oluşurken; tavanı ise damlataşı, sarkıtlar ve dikitlerle süslü yapısıyla dikkat çekiyor. Yılın her mevsiminde 24 ile 25 derece sabit sıcaklıkta olan berrak, renksiz ve kükürt kokulu termal su, antik çağlardan bu zamana bazı cilt rahatsızlıklarına da iyi geldiği belirtiliyor.Doğal koruma alanı olan ve 190 metre uzunluğundaki Kaklık Mağarası’na ahşap merdivenlerle iniliyor. Daire şeklinde tahta yolu ile travertenlerin etrafında dolaşma imkanı sunuyor. Kaklık Mağarası yerli ve yabancı turistler tarafından hala daha ilgi çekmeye devam ediyor.Mağarada çıkar yoğun kükürtlü suyun tarlaların sulanmasında da kullanıldığı, su içindeki kükürt nedeniyle bölgede yetişen ürünlerin kalitesinin ve veriminin arttığını anlatan Kaklık Mağarası görevlisi Ali Kuzgun, “Mağaramız deri ve cilt hastalıklarına faydası olan suyun özellikle bu konularda tedavi amaçlı kullanılan bir mağaradır. Çökme sonucu oluşmuş bir mağara, ilk keşfi 1839 yılında 2 Fransız keşifçi tarafından yapılmıştır. Ondan sonra sulama amaçlı yakın tarihte bir bölge kırılarak açığa çıkartılmıştır. Mağaramızın asıl özelliği yeraltı Pamukkale’si olmasıdır.Çünkü suyun içerisinde bulunan çinko ve aşırı derecede bulunan kirecin oluşturduğu tabakalar, yer altında Pamukkale’yi oluşturmaktadır. Aynı zamanda mağaranın bir diğer özelliği de içerisindeki kükürttün fazla olmasından dolayı astım, deri, cilt hastalıkları, mantar, egzama ve kaşıntı gibi rahatsızlıklara faydası olduğu düşünülmekte ve bu yüzden çok fazla ziyaretçi alıyoruz. Mağaramız iddia ediyorum en güzel mağaralardan birisidir” diye konuştu.Antalya’dan yakınları ile birlikte beyaz cennet Pamukkale travertenlerini ve yer altı Pamukkale’si olan Kaklık Mağarasını ziyaret gelen Ramazan Çiloğlu; “Burayı önce bir arkadaşım gezmişti, onun paylaşımlarında gördüm. Dün akşam Karahayıt’ta kaldık, ilk defa geliyoruz çok güzel bir yer. Biz sadece mağaranın görsellerini görmüştüm ama burada suyun faydaları anlatıldı bizlere. Burada arkadaşın birisi su dolduruyordu, biz içildiğini düşünüyorduk ama kükürtlü bir suymuş. Su duş almak için sedef hastalıkları ve cilt hastalıkları için kullanılıyormuş. İlk defa gelmemize rağmen güzel bir yer çok hoşumuza gitti” dedi.Mağarayı araştırdıktan sonra gelen Selçuk Akça; “Biz Antalya’dan geldik, gerçekten gezilecek bir yer çok doğal manzaralı, tüm Türkiye’mize insanlarımızın burayı gezmesini tavsiye ederim çok güzel bir yer gerçekten. Biz merak ediyorduk, çok iyi oldu. Antalya’ya gelen arkadaşlarımızdan duyuyorduk, nasip bugüneymiş ve çok güzel insanların burayı gelip görmesini tavsiye ederim” ifadelerini kullandı.Mağara Denizli Ankara karayolunda il merkezine 30 kilometre mesafede Honaz ilçesine bağlı Kaklık Mahallesinde bulunan Kaklık Mağarası; damlataşı, sarkıtları ve dikitleriyle Pamukkale’de bulunan travertenlere benzer, traverten basamaklarıyla eşine rastlanmaz güzelliğe sahip.Mağara içerisinde bol miktarda termal su bulunuyor. Berrak, renksiz ve kükürt kokulu olan bu su varlığı bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği biliniyor. Ayrıca mağaranın yakınında ziyaretçilerin istifadesine sunulmak üzere yapılan yüzme havuzu, küçük amfi tiyatro, seyir alanları, kafeterya ve kameriyeler Mayıs 2002 tarihinden itibaren turizmin hizmetine sunuldu.Kaklık Mağarası’nın doğrudan gün alan ve sürekli damlayan veya akan duvarlarında, sık bir yosun ve küçük yapraklı sarmaşık türü bitkiler gelişti. Aydınlanmaya bağlı olarak gün içinde yeşilin değişik tonlarını alan bu bitkiler, mağaraya ayrı bir güzellik katıyor.

  • Cihangir’de kadını taciz eden saldırganın ifadesi ortaya çıktı
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 11:09

    İstanbul Cihangir’de Sanatkarlar Parkı’nda Finlandiyalı kadını güpegündüz bıçakla saldırarak taciz eden ve Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından Sancaktepe’de yakalanan 19 yaşındaki şüpheli tutuklandı. Şüphelinin ifadesinde “Kadın hoşuma gitti, bir anlık gaflete kapıldım” dediği öğrenildi.İstanbul Cihangir’de bir kadına cinsel saldırı girişiminde bulunan zanlı tutuklandı. Cihangir Sanatkarlar Parkı’nda geçtiğimiz Cuma günü saat 12.00 sıralarında meydana gelen olayda, parkta elinde telefon ile yürüyen Finlandiyalı kadın, arkasından gelen kişinin saldırısına uğramıştı. Saldırgan ile boğazını sıkarak taciz ettiği kadın arasında boğuşma yaşanmıştı. Yaşanan boğuşmanın ardından saldırgan cebindeki bıçağı çıkararak kadının boğazına dayamıştı. Direndiği için saldırgan tarafından boğazı sıkılan genç kadının görüntüleri, sosyal medyada infiale neden olmuştu. Yaşananlar ise güvenlik kameralarına yanmıştı.ADLİYEYE SEVK EDİLDİSosyal medyada tepki yağan görüntülerin ardından Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, saldırganı yakalamak için çalışma başlatmıştı. Çalışmalar kapsamında görüntülerden kimliği tespit edilen Berzan Erem Ç. (19), polis ekipleri tarafından Sancaktepe’de bir çay bahçesinde olayda giydiği kıyafetlerle ve kullandığı bıçakla yakalanmıştı. Şüpheli Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği’nde “cinsel saldırı” suçundan adli işlem yapılmasının ardından adliyeye sevk edildi. Sevk esnasında gazetecilerin sorularına, “Pişmanım” diye yanıt veren zanlı çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.”KADIN HOŞUMA GİTTİ, BİR ANLIK GAFLETE KAPILDIM”Öte yandan adliyeye sevk edilen şüphelinin ifadesi de ortaya çıktı. Suçunu kabul eden ve pişman olduğunu belirten şahsın, “Kadın hoşuma gitti, bir anlık gaflete kapıldım” dediği öğrenildi. Şüphelinin ifadesinde 2014 yılında dayısı tarafından cinsel tacizine uğradığını iddia ettiği de öğrenildi. Emniyette suç kaydı bulunmadığı da öğrenilen yüzde 50 zihinsel engelli ve psikolojik sorunları olduğu belirlenen şahsın, kendisi hakkında 12 kez kayıp başvurusunda bulunulduğu ortaya çıktı.BEYOĞLU POLİSİ ZANLIYI BÖYLE YAKALADISaldırıya uğrayan kadının emniyette şikayetinin olmadığı olayda, şüphelinin nasıl yakalandığı da ortaya çıktı. Olaydan sonra Kabataş-Bağcılar tramvayına bindiği tespit edilen şüphelinin önce Bağcılar’a gittiği, buradan da Zeytinburnu’nda bir otelde kaldığı ve buradan ayrılarak Sancaktepe’ye geçtiği öğrenildi. Şahsı yüzlerce kamera görüntüsü izleyerek adım adım takip eden Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği ekipleri, Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesinin acil girişinde yakalandığı ortaya çıktı.

  • İstanbul’da Ramazan hareketliliği
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 11:08

    Bu gece kalkılacak sahurla birlikte Ramazan başlıyor. İstanbullular da Ramazan öncesi alışveriş bölgelerine akın etti.İstanbul’un önemli alışveriş bölgelerinden Eminönü ve Mısır Çarşısı’nda ramazan hareketliliği yaşanıyor.Haftanın ilk çalışma günü olması nedeniyle tarihi alışveriş mekanlarındaki insan yoğunluğunun daha da arttığı görüldü.Bu gece ilk sahura kalkacak vatandaşlar özellikle kuruyemiş ve kahvecilerin önünde kuyruklar oluşturdu.Özellikle iftariyeliklere ve hurmalara ilgi gösteren vatandaşların oluşturduğu hareketlilik esnafı da memnun etti.Öte yandan Marmaray ve deniz yolunu kullanarak Tarihi Yarımada’ya gelenlerin, kısıtlama saatine kadar alışverişlerini tamamlamaya çalıştıkları dikkati çekti.

  • Emniyet’ten #12 Nisan paylaşımlarına soruşturma
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 10:17

    Sosyal medyada “#12 Nisan” etiketiyle yapılan paylaşımlara ilişkin soruşturma başlatıldığı bildirildi.Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medyada “#12 Nisan” etiketi adı altında suç işleyen hesapların tespit edildiğini ve gerekli soruşturmaların başlatıldığını bildirdi. EGM’den yapılan yazılı açıklamada, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca, sosyal medya ortamında 7/24 esasına göre sanal devriye faaliyetleri yürütüldüğü belirtildi. Sosyal medya platformları üzerinden bugün “#12Nisan” etiketiyle yapılan paylaşımlara dikkat çekilen açıklamada, “Bu paylaşımlar içerikleri itibarıyla sosyal medya terörüdür. Bu tür paylaşımlara asla müsaade edilmeyecektir. Bu etiket adı altında suç işleyen hesaplar tespit edilerek gerekli soruşturmalar başlatılmıştır.” ifadeleri kullanıldı.

  • Palandöken’de nisanda kayak keyfi
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 10:15

    Erzurum Palandöken Kayak Merkezi’nde ilkbaharda da kayak yapılıyor. 56 saatlik sokağa çıkma kısıtlamasında Palandöken’e giden kayakseverler, gün boyu kaymanın keyfini çıkardı.Deniz seviyesinden 3 bin 176 metre yükseklikteki Palandöken’in pistlerinde, 1,5 metreyi bulan karda kayak sezonu devam ediyor.Türkiye’nin dört bir tarafından Palandöken’e gelen yerli ve yabancı turistler, ilkbaharda kayak yapmanın keyfini çıkarıyor.Otelde konaklayanlar ya da sporcularla dolan pistlerde kısıtlamada rengarenk görüntüler ortaya çıkıyor.Yaşlısıyla, genciyle pistleri dolduran kayakseverlerden Dilşat Özak, “Kayak için ailece Trabzon’dan geldik. Kısa bir kayak tatili yapmak istedik. Çok keyif alıyoruz. Her pist açık olmasa da burası çok güzel. Ben kayakta çok acemiyim ama öğrenerek halletmeye çalışıyorum. Bu mevsimde kayak yapmak çok keyfili oluyor” diye konuştu.Palandöken’de kayak öğretmenliği yapan Yavuz Kıyıcı ise “Nisanın 15’ine kadar kayak sezonu devam edecek. Pistlerin onarımı için iki gün ara verildikten sonra tekrar açılacak ve mayıs ayında da kayak yapılabilecek” dedi.

  • Borsa İstanbul’dan sosyal medya uyarısı
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 10:03

    Borsa İstanbul AŞ, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı video ile yatırımcılara, “Doğru ve güvenilir bilgiden şaşma, sosyal medya tuzaklarına düşme. Sosyal medyada yapılan paylaşımlara karşı dikkatli olun” uyarısında bulundu.Borsa İstanbul AŞ, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, yatırımcıları sosyal medya tuzaklarına karşı uyardı.Paylaşımda, “Doğru ve güvenilir bilgiden şaşma, sosyal medya tuzaklarına düşme. Sosyal medyada yapılan paylaşımlara karşı dikkatli olun.” ifadelerine yer verildi.Yapılan paylaşımda, sosyal medya tuzaklarına ve manipülasyon suçuna ilişkin uyarıların bulunduğu bir video da yer aldı. Videoda, finans teknolojilerindeki gelişmeler ve finansal hizmetlere erişimin kolaylaşmasıyla yeni yatırımcı sayısının her geçen gün arttığı belirtilerek, hem endekste hem işlem hacminde rekorlarla dolu bir yılın geride kaldığı anımsatıldı.Milyonlarca yatırımcıya paydaşlık edildiğine işaret edilen videoda, “Yeni yatırımcılarla daha da büyüdük. Her bir yatırımcımızın sermaye piyasalarıyla finansal okuryazarlığını destekleyen çalışmalara imza attık. Peki, yatırıma olan ilgi ve yatırımcı sayısı arttıkça aynı oranda sosyal medya kanalları üzerinden yapılan dedikoduların ve manipülasyonların da arttığını biliyor muydunuz?” denildi.Videoda, yatırımın profesyonel bir uzman eşliğinde sabırla sürdürülmesi gereken uzun soluklu bir yolculuk olduğu ancak son dönemde yatırımcıların karar verirken sosyal medyada yapılan paylaşımların etkisi altında kalabildiği vurgulandı.”PAYLAŞIM YAPAN İYİ ARAŞTIRILMALI”Bu yüzden sosyal medyada bir fenomenin yorumları okunurken, bu kişinin ya da birlikte hareket ettiği kişilerin, aslında kendi pay alış ve satış işlemlerine arz veya talep yaratmak çabasında olabileceğinin akıldan çıkarılmaması gerektiği uyarısında bulunulan videoda, şunlar kaydedildi:”Paylaşım yapanın kim olduğunu iyi araştırmalı, gerçek kimliğini gizleyen veya sahte isimlerle paylaşım yapan hesaplara karşı dikkatli olmalı, yapılan paylaşımlarda ‘tüyo’ diye tabir edilen, doğruluğu teyit edilemeyecek bilgilere itibar etmemelisiniz. Sosyal medya ve kitle iletişim araçları üzerinden yapılan yorum ve yatırım tavsiyesinin piyasa dolandırıcılığı veya piyasa bozucu eylem kapsamında değerlendirilebileceğini mutlaka göz önünde bulundurmalısınız.Çünkü sosyal medya ve diğer kitle iletişim araçları üzerinden oluşturulan gruplara dahil olan yatırımcılar, bu gruplar tarafından işlenen suçlara iştirak kapsamında hukuki ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabilirler. Bu konu kapsamında Sermaye Piyasası Kanunu’nda 2020 yılında birtakım değişiklikler yapıldı. Manipülasyon suçuna uygulanacak asgari hapis cezası 2 yıldan 3 yıla çıkarıldı.”PAYDAŞLARIMIZIN YANINDAYIZVideoda, Borsa İstanbul’un piyasaların güvenilir, şeffaf, etkin, adil ve istikrarlı bir ortamda işlemesini sağlamak amacıyla Tedbir Yönetim Sistemi (TYS) ve Volatilite Bazlı Tedbir Sistemi’ni (VBTS) 2020 yılında proaktif bir yaklaşımla kullandığına işaret edildi.Sadece 2020 yılında Borsa İstanbul’un VBTS kapsamında pay bazında toplam 500 defa tedbir uyguladığı aktarılan videoda, TYS kapsamında ise 156 defa pay bazında tedbir ve 81 defa 176 yatırımcı bazında tedbir alındığı bildirildi.Videoda, tedbirlerle yatırımcıların aşırı fiyat hareketlerinden zarar görmesini engellemek amacıyla piyasadaki anomalilere karşı uyarılmalarının sağlandığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:”Bunun yanı sıra sosyal medya ağlarında yatırımcıları bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve potansiyel tehlikelere karşı farkındalık yaratmak amacıyla finansal okuryazarlığı artıracak webinar eğitimleri ve rehber mahiyetinde sunulan animasyon videoları yayınladık. Yatırımcıları yüksek volatilitenin getirdiği risklerden korumak için fiyat limitlerinin daraltılması, açığa satış yasakları gibi bazı önlemler ve pazar bazında işlem yöntemlerinin farklılaştırılması gibi yeni uygulamaları devreye aldık. Piyasaya zarar verebilecek seviyede işlem gerçekleştiren yatırımcıları uyarmak, yatırımcılarda farkındalık oluşturmak amacıyla yaptığımız çalışmalara yeni yılda da tüm hızımızla devam ediyoruz. Riskleri sınırlandırmak için yaptığımız çalışmalarla paydaşlarımızın her zaman yanındayız.”

  • Hatay’da volkanik Haydarlar Gölü turizme kazandırılacak
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 10:02

    Hatay’ın Hassa ilçesinde asırlar öncesinde volkanik patlama sonucu meydana gelen kayaların arasında oluşan Haydarlar Gölü, görenleri kendine hayran bırakıyor.Hassa’ya 4 kilometre mesafedeki volkanik Haydarlar Gölü, el değmemiş doğası, Amanos Dağları manzarası ve kayalar arasındaki konumuyla dikkat çekiyor. BİN ESİRİN YAPTIĞI ‘TİTUS TÜNELİ’ GEZGİNLERİN YENİ GÖZDESİTBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, gölün en kısa sürede turizme kazandırılacağını söyledi.Haydarlar Gölünün yazın kuruduğunu belirten Yayman, “Biz buraya Tahtaköprü Barajından su getirdik. Artık yaz aylarındagöl, birçok kuş çeşidine ev sahipliği yapacak. Hatay bildiğiniz üzere dünyanın en önemli kuş yollarından bir tanesi o yüzden bu gölün suyu eksik olmayacak” dedi.Haydarlar Gölü’nün yavaş yavaş ülke çapında bilinmeye başladığını belirten Yayman, “Burası volkanik bir alan ve en kısa sürede yapılan çalışmalarla turizmin vazgeçilmezleri arasına girecektir” diye konuştu.Amanos Dağları’nın eteklerinde kayaların arasındaki Haydarlar Gölü’nde 20 çeşitli türden kuş gözlemlenerek kayıt altına alındı. Volkanik göl, başta sakar meke, ak balıkçıl ve batağan olmak üzere çok sayıda göçmen kuşa ev sahipliği yapıyor.Gelecek aylarda göldeki göçmen kuş türü sayısının artması beklenirken Hassa Belediyesi volkanik gölün kurumaması için zaman zaman su takviyesi yapıyor.Hatay Tabiatı Koruma Derneği, Haydarlar Gölü’nde hem çevre projeleri yürütüyor hem de devamlı olarak kuş türlerini gözleyerek kayıt altına alıyor.Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, Amik Ovası’nın tarihi, kültürel ve doğal birçok zenginliği içinde barındırdığını söyledi. Haydarlar Gölü’nün Hatay için önemli bir yere sahip olduğunu anlatan Öğünç, bölgenin canlanmasıyla gölün çok sayıda yeni kuş türüne yaşam alanı olmaya başladığını belirtti.Hatay’ın içinde barındırdığı doğası, barajları ve gölleriyle adeta kuş cennetine sahip bir konumda olduğunu anlatan Öğünç, şöyle konuştu: “Hassa’daki volkanik gölümüzde yaptığımız çalışmalarda 20 tür kuş gözlemledik. Türlerin yaza doğru artmasını bekliyoruz. Su canlılığının artmasıyla göle yeni tür göçmen kuşlar da gelmeye başladı. Göldeki göçmen kuş türü çeşidi her geçen gün artıyor. Yaptığımız çalışmalar kapsamında sakar meke, büyük ve küçük ak balıkçıl, gri balıkçıl ve batağan gibi göçmen kuşları burada tespit ettik”

  • Düzce’de nisan ayında 120 santimetre kar
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 09:52

    Düzce’nin yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı sonrası kar kalınlığı 120 santimetreye ulaştı. Nisan ayında kar kalınlığının 120 santimetreyi geçtiğine ilk kez şahit olduğunu söyleyen bir vatandaş, “Ben 65 yaşındayım ömrümde böyle bir kar görmedim” dedi.Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Düzce ve çevresi için yüksek kesimlerde yoğun kar yağışı uyarısı yapmasının ardından hafta sonu yüksek kesimlerde yoğun kar yağışı etkili oldu. Düzce’ye 33 kilometre uzaklıkta bulunan bin 450 rakımdaki Sinekli Yaylası’nda kar kalınlığı 120 santimetreyi geçti.Her yıl ilkbahar aylarında Sinekli Yaylası’na giden hayvan yetiştiricisi Osman-Perihan Yılmaz çifti de kar kalınlığı karşısında adeta şoke oldu. Evlerinin önündeki kar birikintilerini temizleyen Osman Yılmaz (65), “Karları temizliyorum. Bugün 12 Nisan’dayız ve 120 santimetre kar var. Ben 65 yaşındayım ömrümde böyle bir kar görmedim. Bereket yağıyor” dedi.Şehirdeki hayattan bunalarak 1 yıl önce Sinekli Yaylası’nda yaşamaya başlayan Düzce Safari Off-Road Kulübü Başkanı Mehmet Albayrak, 1 gecede yarım metre kar yağdığını vurgulayarak, “Burada rakım 1450. Dün Offroad araçları ile buradan geçtik. Zaten dün bile 60-70 santimetre kar vardı. Bu gecede yarım metre kar yağmış. Kar kalınlığından yürüyemiyorum. Dün geçtiğim yerler tamamen kapanmış. İzlerim komple kaybolmuş” diye konuştu.Hayvancılıkla uğraşan ve mart ayında hayvanlarını Sinekli Yaylası’na çıkarttıklarını anlatan Perihan Yılmaz ise “Ömrü hayatım boyunca nisan ayında böyle bir kar görmedim. Nisan ayının 12’sinde mevlam böyle bir kar yağışı nasip etti. Nisanda bile bu kadar kar yağdı daha ne olacaktı? Bereket yağıyor” şeklinde konuştu.Öte yandan Düzce’nin yüksek kesimlerinde kar yağışı devam ederken, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre yüksek kesimlerde yağışın Çarşamba gününe kadar devam etmesi bekleniyor.

  • Dünyaca ünlü Kelebekler Vadisi’nde ‘kaçak su kullanımı’ devam ediyor
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 09:41

    Muğla’nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Kelebekler Vadisi’ne akan şelaleyi besleyen kaynaktan; Faralya Mahallesi’nde yaşayanlar ile bölgedeki otel ve pansiyon sahiplerinin borular döşeyerek kaçak su kullanmaya devam ettikleri ortaya çıktı. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kaçak su kullanımıyla ilgili bir süre önce soruşturma başlattığı belirtildi.Muğla’nın Fethiye ilçesinde yer alan ve dünyaca tanınan Ölüdeniz’deki, 80’den fazla kelebek türünün yaşadığı Kelebekler Vadisi’ne tam ortasından dökülen şelale, yaklaşık 50 metrelik bir mesafe kat ettikten sonra denizle buluşuyor.Şelaleye, Babadağ eteklerindeki kırsal Faralya Mahallesi Güdürümsü mevkiindeki kaynaktan çıkarak gelen su, son dönemde azaldı.Yapılan incelemeler sonunda da kaynaktan şelaleye kadar olan yaklaşık 200 metrelik bölümde çok sayıda irili ufaklı kaçak borular olduğu belirlendi. Olayın ortaya çıkmasının ardından Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı 26 Mart’ta soruşturma başlattı.Soruşturma kapsamında jandarma suyun kaynağına gelerek fotoğraf ve görüntüler çekerek inceleme yaptı. Soruşturmanın devamında kaçak su kullananların tespit edilip, ifadeleri alınacağı bildirildi.Kelebekler Vadisi’ndeki suyun azalmasının nedeninin tam 33 yıl öncesine dayandığı ortaya çıktı. Faralya Mahallesi sakinleri, aralarında para toplayıp, 1988 yılında bölgeye su deposu yaptırdı. Kaçak yerleştirdikleri borularla da evlerine su çekti.Tarlalarını da buradan sulayan mahallelinin ardından bölgedeki bazı otel, motel ve pansiyonlar da beton ya da plastik su depoları yerleştirip, kaynaktan su almaya başladı. Böylelikle tam 33 yıl boyunca 200 haneli, 568 kişi nüfuslu Faralya Mahallesi’ndeki evler ile işletmeler tarafından kaçak su kullanıldı.Yüzme havuzları bile bu kaynağa döşenen borularla dolduruldu. Yapılan incelemede mahalledeki ev ve tesislerin büyük bölümünde su sayacı olmadığı gibi abonelik bulunmadığı da belirlendi. Muğla Büyükşehir Belediyesi ise kaçak su kullanımının önlenmesi için Özel Çevre Koruma alanı olan Faralya Mahallesi’nin Milli Emlak’tan devrini bekliyor.Faralya Mahallesi’ndeki otel, pansiyon ve evlerin kaçak su kullanımının iki hafta önce ortaya çıkmasına rağmen akarsuyun kaynağında yapılan herhangi bir çalışma olmadığı görüldü. Mahalledeki evler ve tesisler kaynaktan kaçak borularla su çekmeye devam ediyor.Kelebekler Vadisi’nin işletmesini elinde bulunduran Anadolu Turizm Geliştirme Kooperatifi Başkanı Avukat Hasan Gürbüz, vadinin tehlike altında olduğunu ifade ederek, “Kaçak su kullanımının ortaya çıkmasının ardından halen bir çözüm üretilmedi. İlgili kurumlar inceleme yaptı. Ama iki hafta geçti hala kaçak su kullanımına devam ediliyor. Savcılık da soruşturma başlattı. Ben de şikayetçi oldum. Yaz aylarının gelmesiyle su kullanımı daha da artacak burada da kuraklık yaşanacak. Kaynaktan su alınıp, tankerlerle satıldığını da biliyoruz. Şelalenin kaynağından kaçak su kullanımı devam ederse, şelale kurur ve Kelebekler Vadisinin doğasını sulamak mümkün olmaz ve burası içinde ciddi bir tehlike demek” dedi.Fethiye’nin olduğu kadar Türkiye’nin de doğal güzelliklerinden biri olan Kelebekler Vadisi, 350 metreye ulaşan sarp kayalıklarıyla çevirili.İsmini; barındırdığı 80’den fazla kelebek türünden ve özellikle Kaplan kelebeğinden alan vadi, muhteşem atmosferiyle konuklarına unutamayacakları anılar bırakıyor.

  • Teravih namazı camide kılınabilecek mi?
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 09:26

    İlk teravih namazı bu akşam kılınacak. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, katıldığı bir programda ‘Teravih namazı camide kılınabilecek mi?’ sorusunun yanıtını verdi. Erbaş, “Salgın hastalık tehlikesi, teravih namazının uzun süre kapalı bir alanda kalmayı gerektirmesi, belirti göstermeyen vakaların varlığı gibi nedenlerden dolayı geçen sene olduğu gibi teravih namazlarımızı evlerimizde kılacağız” dedi.Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, katıldığı bir programda Covid-19 tedbirleri kapsamında, ramazanda teravih namazının camilerde değil evlerde kılınmasının uygun olduğuna karar verildiğini açıkladı.Dünya genelinde yaşanan salgın tehlikesine ve vaka ile vefat sayılarının artmaya devam ettiğine vurgu yapan Erbaş, şu ifadeleri kullandı: “Yaptığımız çok yönlü değerlendirmeler ve başta Sağlık Bakanlığımız olmak üzere, devletimizin yetkili organlarıyla yaptığımız çok yönlü istişareler neticesinde mevcut şartlarda teravih namazlarımızı camilerde değil evlerimizde kılmanın daha uygun olduğuna karar verdik.Elbette gönlümüz istiyordu ki teravih namazlarımızı camilerimizde kılalım, çoluğumuzla çocuğumuzla o coşkuyu camilerimizde yaşayalım. Ancak, salgın hastalık tehlikesi, teravih namazının uzun süre kapalı bir alanda kalmayı gerektirmesi, belirti göstermeyen vakaların varlığı gibi nedenlerden dolayı geçen sene olduğu gibi teravih namazlarımızı evlerimizde kılacağız.Tabii acı ve üzücü. Yani böyle bir duyuruyu yapmak benim için gerçekten çok acı ama sağlık çok önemli.”2021 İMSAKİYEİLK TERAVİH NE ZAMAN?İlk teravih namazı 12 Nisan gecesi kılınacak. 13 Nisan Salı günü tutulacak oruç ile ramazan ayına girilecek.

  • Balon balığındaki yeni tehlike
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 09:23

    Akdeniz’de hızla yayılan balon balıklarında daha önce Akdeniz’de rastlanılmayan parazitler tespit edildi. Bu parazitlerin ekonomik değeri olan balıklar için ciddi bir tehdit olduğu belirtiliyor.Balon balığının zehrinin yanı sıra taşıdığı parazitler nedeniyle tehlike saçtığı bildirildi.Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Balık Hastalıkları Anabilim Dalı Üyesi Doç. Dr. Argun Akif Özak, siyanürden 1200 kat daha etkili olan ‘tetrodotoksin’ zehiri barındıran balon balıklarında,  daha önce Akdeniz’de görülmeyen parazitler tespit edildiğini söyledi.Türkiye sularındaki  512 balık türünden özellikle ekonomik değeri bulunan levrek, zargana, lüfer gibi 34 türde balık parazitlerine rastlanıldığını belirten Özak, bu parazitlerden 24 türün ise ekonomik kayıplara neden olduğunu söyledi.Özak, balıkların yüzgeçlerine, ağız içerisine ve solungaçlarına tutunan parazitlerin dokularda deformasyon yaptıklarını ve balıkların beslenememe başta olmak üzere çeşitli hastalıklara bağlı olarak öldüklerini kaydetti.KIZILDENİZ’DEN 101 YENİ BALIK TÜRÜ GELDİİklim değişikliği nedeniyle Kızıldeniz’den 101 yeni balık türünün Akdeniz’e geldiğini kaydeden Özak, bu türlerden sadece balon ve aslan balıkları hakkında çalışmalar yapıldığını aktardı. Özak, siyanürden 1200 kat daha etkili olan tetrodotoksin zehri barındırması, tüketildiğinde çok sayıda ölüm vakasına neden olması ve balıkçıların ağlarına da zarar vermesiyle tanınan balon balıklarının taşıdığı ‘caligus lagocephali’ isimli parazitin de tehlikeli olduğunu anlattı.PARAZİTLER JAPONYA VE HİNDİSTAN KIYILARINDANParazitlerin halk arasında ‘balık biti’ veya ‘balık kenesi’ olarak da bilindiğine dikkat çeken Özak, şunları söyledi:”Özellikle balon balıkları başlı başına bir problem olmasına rağmen üzerinde taşıdığı parazitlerde yapılan incelemelerde Akdeniz’de daha önceden görülmeyen türler olduğunu tespit ettik. Bunlardan en bilineni caligus lagocephali. Bu balıklar Japonya, Hindistan kıyılarından göç ederek üzerlerindeki parazitleri Akdeniz’e ulaştırdı. Bu parazitlerin ekonomik değere sahip balıklara sıçraması durumunda ciddi ölümlerle karşılaşma olasılığımız var. Fakat bu balıklar insan sağlığını tehdit etmiyor. Ekonomik anlamda balık yetiştiriciliğinde ve avcılıktan elde edilen balıkların sayısının ciddi anlamda azalmasında etken olabilirler.AKDENİZ’İN GELECEĞİ TEHLİKEDE

  • Anne ve 3 çocuğu sobadan sızan gazdan zehirlendi
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 09:22

    Sakarya’nın Erenler ilçesinde, sobadan sızan karbonmonoksit nedeniyle anne ve 3 çocuğu, zehirlendi. Yeğenlerinden birinin telefonla aramasıyla eve giden amcaları, kapı ve pencereleri açıp, hava almalarını sağladı. Hastaneye kaldırılan anne ile çocuklarının durumunun iyi olduğu belirtildiSakarya’da Erenler’e bağlı Tabakhane Mahallesi’nde sobadan sızan karbonmonoksit nedeniyle Nurcan Bakan ile çocukları Mihrace, Sümeyye ve Ömer Bakan zehirlendi. Sabah annesini ve kardeşlerini uyandıramayan çocuklardan biri, alt katta yaşayan amcasını telefonla arayarak, durumu anlattı. Eve giren amca, kapı ve pencereleri açıp, hava almalarını sağlarken, sağlık ekibi çağırdı.İhbarla gelen sağlık görevlileri, anne Nurcan Bakan’ı ambulansla Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, çocukları ise Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne kaldırdı. Tedaviye alınan anne ve çocuklarının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

  • Bankaların çalışma saatleri
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 09:17

    Yeni alınan corona virüs tedbirleri kapsamında bankaların çalışma saatleri güncellendi. İşte bankaların yeni çalışma saatleri…Corona virüs salgınında görülen vaka artışı nedeni ile yeni tedbirler alınıyor. Ramazan ayının da gelmesiyle yeni karar alan bazı bankalar müşterilerine duyuru yaptı.BANKALARIN YENİ ÇALIŞMA SAATLERİİş Bankası’ndan çalışma saatlerine ilişkin yapılan açıklama şu şekilde;”Değerli müşterilerimiz, sizlerin, çalışanlarımızın ve toplumumuzun sağlığını korumak amacıyla şubelerimizde gişe çalışma saatleri, 12 Nisan 2021 Pazartesi gününden itibaren saat 10:00-12:30 /13:30-16:30 olacak şekilde değiştirilmiştir.”Garanti BBVA’dan mesai saatlerine ilişkin yapılan açıklama:”Değerli Müşterilerimiz, Şubelerimiz 12 Nisan 2021 Pazartesi gününden itibaren geçici olarak 10.00 – 12.30 ve 13.30 – 16.30 saatleri arasında hizmet vermeye başlayacak. Sağlıklı günler dileriz.”Yapı Kredi’den de çalışma saatlerine ilişkin açıklama:”Değerli müşterilerimiz, 12 Nisan 2021 Pazartesi gününden itibaren şubelerimiz 10.00-12.30 ve 13.30-16.30 saatleri arasında hizmet vermeye devam edecektir.”Akbank’tan mesai saatlerine ilişkin yapılan açıklama şu şekilde:”Sizin ve çalışanlarımızın sağlığını korumak amacıyla 12 Nisan 2021 Pazartesi tarihinden itibaren şubelerimizde 10.00-12.30 ve 13.30-16.30 saatleri arasında hizmet vereceğiz.”QNB Finansbank’tan yapılan açıklama: “Değerli müşterilerimiz, 12 Nisan 2021 tarihinden itibaren tüm şubelerimiz 10.00-12.30 ile 13.30-16.30 saatleri arasında hizmet verecektir.”Denizbank tarafından müşterilere gönderilen mesajda:”Değerli Müşterimiz, sizlerin ve çalışanlarımızın sağlığını korumak amacıyla, 12 Nisan Pazartesi itibariyla şubelerimizdeki mesai saatleri 10:00-12:30 ve 13:30-16:30 olarak değişmiştir.TÜRKİYE MUTASYONU VAR MI?

  • Virajı alamadı, bahçe duvarını patlatıp geçti
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 09:16

    İstanbul Başakşehir’de aşırı hız yapan sürücü, otomobiliyle bir fabrikanın duvarına çarptı. Viraja aşırı süratli giren Murat Ş. kontrolünü kaybedince araç duvarı parçalayıp bahçeye uçtu. Önde oturan Murat ve Mertcan Ş. kardeşler araçtan dışarıya fırladı. Arkada oturan arkadaşları Mehmet Akif T. ise otomobilde sıkıştı. Hastaneye kaldırılan 3 yaralıdan Mehmet Akif T.’nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

  • Corona virüs tatilcinin alışkanlıklarını değiştirdi
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 09:14

    Corona virüs, yerli ve yabancı tatilcinin ‘tatil’ anlayışını değiştirdi. Önceden açık büfe restoran, her şey dahil sistem, kapalı mekandaki konser, bar, disko, havuzlar sorulurken, yeni dönemle birlikte tatilciler en çok corona virüs önlemleri, izole tatili, kendisine ait havuz, bahçe ve alakart restoranı sorar oldu. Tatilci, pandeminin belirsizliği nedeniyle daha kısa vadeli rezervasyona yöneldi. Tesisler ise tatilcilere daha güvenli tatil sunmak için fiziki birçok değişikliğe gitti.Her yıl milyonlarca turist ağırlayan turizmin başkenti Antalya, geçen yılı corona virüs gölgesinde tamamladı. Kentteki 5 yıldızlı oteller ‘güvenli turizm’ sertifikası alarak yerli ve yabancı tatilcilere sağlıklı ve güvenli tatili vaat etti.Corona virüs gölgesinde geçen 2020 sezonunda 4 milyona yakın turisti ağırlayan kent, yeni sezon için de hazırlıklarını tamamladı.Tesisler, tatilcilere daha güvenli tatili sunmak için fiziki birçok değişikliğe gitti. Bu sezon daha çok açık alanların rağbet göreceğini öngören tesis yöneticileri, tatilcilerin kapalı mekan yerine daha çok açık alanlarda vakit geçirebileceği aktiviteler oluşturuyor.Pandemiyle birlikte değişen alışkanlıklardan biri de tatil planı oldu. Tatilciler pandemi öncesinde kış mevsiminden yazın tatil yapacakları destinasyonu ve tatil süresini planlayıp erken rezervasyon yaparken, yeni dönemle birlikte her an değişen pandemi koşulları nedeniyle kısa süreli rezervasyona yöneldi.Antalya’nın Serik ilçesine bağlı 5 yıldızlı otellerin bulunduğu Belek bölgesindeki tesislerde, bugünlerde rezervasyon hareketliliği yaşanıyor. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) ve bölgede bir otelin yönetim kurulu üyesi olan Deniz Üstertuna, 2020 yılında pandemi olmasaydı çok güzel bir sezon geçirileceğini öngördüklerini, ancak tam tersinin yaşandığını söyledi.Turizmcilerin krizlere alışkın olması nedeniyle pandemiyi de soğukkanlılıkla karşıladığını ifade eden Üstertuna, kendi otellerini kapatmadıklarını ve misafirlere hizmet vermeye devam ettiklerini anlattı. Alışkanlıkların değiştiğini ve tatilcilerin artık erken rezervasyonu pek düşünmediğini kaydeden Üstertuna, “Erken rezervasyonda azalma var. Belirsizliğin getirmiş olduğu bir durum. Çok fazla kapanan destinasyon var. İptal ettiği uçak biletinin parasını alamaması gibi sebeplerden dolayı son dakikaya ya da çok yakın zamana kadar bekliyor artık tatilci. Bu da otelcinin önünü daha az görmesine neden oluyor. Şu an itibariyle otellerde rezervasyon doluluk oranı yüzde 40″ dedi.Gün aşırı corona virüsle ilgili denetimlerden geçtiklerini belirten Üstertuna, bundan rahatsızlık duymadıklarını, rehavete kapılmanın önüne geçmek adına bir anlamda iyi olduğunu da söyledi. İnsanların artık daha izole tatil istediğini belirten Üstertuna, “Çok fazla insan içine girmeden. Büfeden almak yerine alakart restoranları tercih etmeye başladı. Restoranlarımızın kapasiteleri artık zorlanıyor. Açık büfe daha az tercih ediliyor. Bahçesi olan, dış alanları uygun olan yerler tercih ediliyor” dedi.Yurt dışı tatil destinasyonlarının pandemi nedeniyle birçoğunun kapanması nedeniyle bu yıl ilk defa yerli turistin de iç piyasadaki tesislere ağırlıklı yöneldiğini belirten Üstertuna, yerli turist sayısının arttığını kaydetti.Bu yıl yine turizm sektörünün lokomotif milletinin Ruslar olduğunu belirten Üstertuna, “Oteller sezonun yoğun olduğu dönemlerde rezervasyon açısından yüzde 80’leri görebilir. Yerli turist de yurt dışına gidemediği için yurt içindeki lokasyonları değerlendirecek. Bu da bütün otellerde bir yansıma buldu. Daha az Türk misafir kabul eden otellerde bile sayı arttı. Bizde dahi normal zamanlarda yüzde 7 olan Türk misafir oranı 2’ye katlandı. İç pazarın da ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Bahçesi, açık alanları büyük olan oteller bu dönemde avantajlı” diye konuştu.

  • Balık halinde 8 tane camgöz köpek balığına el konuldu
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 09:00

    Beylikdüzü Gürpınar Su Ürünleri Hali’nde yapılan denetimlerde mevzuattaki boy ve tür yasaklarına aykırı olarak avlanılan toplam 2,5 ton civarında, 145 kutu istavrit, 8 kutu tekir ve 8 adet camgöz köpekbalığına el konuldu.Beylikdüzü’nde bulunan Gürpınar Su Ürünleri Hali’nde 10-11-12 Nisan tarihlerinde su ürünlerinin, mevzuata uygun olarak avlanıldığının tespiti için denetim gerçekleştirildi.Denetimleri, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü Gürpınar İrtibat Bürosu Su Ürünleri Kontrol Görevlileri, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı Gürpınar Karakol Komutanlığı personelleri ve İBB Zabıta Daire Başkanlığı Gürpınar Zabıta Ekipleri birlikte gerçekleştirdi. Yapılan denetimler sonucunda mevzuattaki boy ve tür yasaklarına aykırı olarak avlanılan 2,5 ton 145 kutu istavrit, 8 kutu tekir ve 8 adet de camgöz köpek balığına el konuldu.El konulan istavrit ve tekir balıkları sosyal yardım kurumlarına bağışlandı.

  • Achrus albicosta isimli böcek, Çin’den sonra ilk defa Elazığ’da görüldü
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 08:42

    Fırat Üniversitesi (FÜ) Biyomühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Entomolog Prof. Dr. İnanç Özgen’in yaptığı çalışma ile yaprak pireleri grubundan Achrus albicosta isimli böcek, Çin’den sonra dünyada ilk defa Türkiye’de Elazığ’da görülerek kayıt altına alındı.FÜ Biyomühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Entomolog Prof. Dr. İnanç Özgen, çalışmaları kapsamında Harput yerleşkesi Gökçebağlar köyünde daha önce görülmeyen bir böcek buldu. Rus araştırmacılar ile çalışma yürüten Prof. Dr. Özgen, böceğin yaprak pireleri grubundan Achrus albicosta olduğunu tespit etti. Dünya’da 1835-1935 yılları arasında sadece Çin’de görülen böcek bu çalışma ile dünyada ikinci Türkiye’de ise ilk defa Elazığ’da görüldü. Ayrıca türün üst ailesi tribüsüne yönelik Türkiye’deki varlığı da ilk defa bu çalışma ile ortaya kondu. Yapılan çalışma uluslararası zooloji dergisi Zootaxa da kısa sürede yayına kabul edildi. Sokucu, emici ağız yapısına sahip olan böcek, bitkilerin öz suyunu emerek beslendiği aktarıldı. Doğadaki net işlevini ortaya koymak için çalışmaların detaylandırılması gerektiğini belirten Özgen, önümüzdeki yıllarda net bilgilerin ortaya konulacağını aktardı.DÜNYA’DA İKİNCİ, TÜRKİYE’DE İLK10 yıldır Rus araştırmacılarla bölgede çalışma yaptıklarını belirten Prof. Dr. İnanç Özgen, “Böcek biyoçeşitliliği açısından ilimizin çok önemli buğularına ulaştık. Adelungiini tribüsünden yaprak pirelerinin olduğu bir ailedir. Hem tribü kaydı olarak ilk defa verdik. Çin’den sonra ilimizde olduğunu tespit ettik. Türkiye’de ilk. Örneklerimizi doğandan topladık. Gökçebağlar köyünde çalışma yaptık. St. Petersburg müzesinden Vladımır M. Gnezdılov, Alexandr F. Emeljanov ile çalışmalarımızı yürüttük. Kendileri dünyaca ünlü araştırmacılardır . Bu böcek yaprak pireleri gurubundan Achrus Albicosta isminde. Cinden sonra ilk defa ilimizde kayda geçti. Bunun bir üst kaydı olan tribü kaydı olan Adelungiini Tribüsü de bu Achrus’un bir üst aile basamağındandır. Bir soy kütüğü şeklinde ifade edebiliriz. Çin’den sonra dünyada ikinci kayıt. Bu çalışmalara devam ediyoruz. Yeni tür kayıtlarımız olacak. Bu örnekleri laboratuvarda inceledik. Rusya’da da yine araştırmacılar bunlarla ilgili genitalyalarını, taksonomik karakterlerini ortaya koydular. Çalışmalarımız devam edecek. Bu çalışmamamızın ilimize ülkemize önemli katkılar yapacağını düşünüyoruz. Fırat Üniversitesi Biyomühendislik bölümü olarak bu çalışmaları daha ileriye taşımakta üniversitemizin verdiği destek ile çabalayacağız” dedi.”SOKUCU, EMİCİ AĞIZ YAPISINA AİT”Kayıtların alanında dünyaca ünlü zooloji dergisi Zootaxa dergisinde yayınladığını aktaran Özgen, “1835-1935 yılları arasında Rus araştırmacılar Çin’de yaptıkları araştırmalarda bu türü tespit etmişler. Bunu dünyada ikinci kayıt olarak bize nasip oldu. Yine çalışmalarla ilimizi ve üniversitemizi tanıtmaya devam edeceğiz. Böcek, sokucu emici ağız yapısına ait. Bitkinin öz suyunu emer. Çalışmalar devam ediyor. Doğadaki net işlevini ortaya koymak için çalışmalarımızın detaylandırılması gerekiyor. Bu da önümüzdeki yıllarda ortaya konulacak” diye konuştu.

  • Van’da finale kalan ‘Van Gölü’ fotoğrafı heyecanı
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 08:42

    ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) düzenlediği “Dünya Turnuvası” adlı çevrim içi fotoğraf yarışmasında finale kalan uzaydan çekilmiş Van Gölü fotoğrafı, kentte büyük heyecana neden oldu.NASA’nın başlattığı yarışmada, 32 fotoğraf arasında bulunan ve Astronot Kate Rubins’in 12 Eylül 2016’da çektiği Van Gölü fotoğrafı ile Astronot Don Pettit tarafından 2012’de çekilen Amerika Kıtası üzerinde hareket halindeki yıldızların bulunduğu fotoğraf finale kaldı.Bölgenin en önemli değerlerinden biri olan, eşsiz koyları, masmavi suları ve bozulmamış doğasıyla insanları cezbeden Van Gölü’nün, uluslarararası bir yarışmada gündeme gelmesi büyük yankı buldu.Vanlıların, fotoğrafın birinci seçilmesi için sosyal medya üzerinden başlattıkları kampanya, kısa sürede etkileşim rekoru kırdı ve tüm kesimlerden destek gördü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın yanı sıra bakanlar, bakan yardımcıları, valiler, milletvekilleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, siyasi parti yöneticileri, belediye başkanları, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de Van Gölü fotoğrafının oylanması için destek çağrısında bulundu.Yarattığı heyecanla kentin ana gündemi haline gelen oylama, bugün ABD yerel saatiyle 12.00’de sona erecek. Yarışmanın son anına kadar oylamayı sürdürerek Van Gölü fotoğrafının birinci seçilmesi için mücadele veren Vanlılar, daha sonra merakla oylamanın sonucunu bekleyecek.Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Emin Bilmez, Van Gölü’nün ülke ve bölge için önemli bir değer olduğunu belirterek, oylamaya destek çağrısını yineledi. Uzaydan çekilen görüntünün, Van Gölü’nün etkileyiciliğini ve ne kadar gizemli olduğunu gösterdiğini vurgulayan Bilmez, “Van Gölü’müzün birinci olmasının, ilimizin, bölgemizin ve ülkemizin tanıtımına çok katkısı olacaktır. Sahip çıkılması gereken ender değerlerden birisi. Van Gölü konusunda farkındalık yaratılmasına, gelecek nesillere aynı mavilikte teslim edilmesine ve turizmin gelişmesine katkısı olacaktır” ifadesini kullandı.Edremit Belediye Başkanı İsmail Say ise uzaydan fotoğrafı çeken Astronot Kate Rubins’i, resmi olarak kente davet ettiklerini söyledi. Bir süre önce NASA tarafından başlatılan fotoğraf yarışmasında 32 fotoğrafın beğeniye sunulduğunu anımsatan Say, şunları kaydetti:”Bunlardan biri de Van Gölü’nün uzaydan çekilen fotoğrafıydı. Bu fotoğraf sırasıyla çeyrek finale, yarı finale ve en sonunda finale kadar yükseldi. Bugün oylama sona erecek. Belediye olarak çeyrek finalden itibaren bu yarışmaya dikkat çektik. Tüm Vanlıları ve ülke genelinde herkesi destek vermeye davet ettik. Sonuçta çok güzel bir ivme yakalandı. Destek veren herkese teşekkür ederiz. Finale kalan Van Gölü’nü birinci yapmak için son ana kadar oylamayı sürdürelim. Fotoğrafı çeken astronotu daha önce yazılı ve resmi olarak ilimize davet etmiştik. Bu talebimizi bugün bir kez daha tekrarlıyoruz”Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş da Van Gölü’nün 1650 metre yükseklikte, dünyadaki en eşsiz ekosistemlerden biri olduğunu vurguladı. Yüksek miktarda soda içeren, ilkbahar ve sonbahardaki akıntılarla harika görsellerin oluştuğu gölün, yarışma sayesinde dünya gündemine taşındığını dile getiren Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü:”NASA’daki astronotun uzaydan çektiği fotoğrafta Erciş Körfezi’ndeki akıntıları çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bunu hiçbir gölde görmek mümkün değil. Çünkü sodayla beraber bir beyazlık oluşuyor ve inanılmaz bir görsel şölen ortaya çıkıyor. Bütün şehirler ekoturizmden faydalanmak için müthiş bir yarış içerisinde. Her ülke ve şehir tanıtıma büyük miktarlarda para harcıyor. Amaç daha fazla turist çekmek. Fakat NASA’daki astronotun çektiği fotoğrafla tek kuruş harcamadan milyonlarca insanın takip ettiği, gördüğü bir tanıtım gerçekleştirmiş oluyoruz. Bunu fırsata çevirmemiz lazım. Türkiye’deki herkesin oy vermesini bekliyoruz. Çünkü vereceğimiz her oy aslında ülkemizin milli gelirine yapacağımız bir katkıyı ifade ediyor. Bu fotoğrafın birinci olmasıyla binlerce insanı buraya çekebiliriz”ABD Havacılık ve Uzay Ajansı, 20 yılı aşkın sürede Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yapan astronotların çektiği dünya fotoğrafından oluşan yarışmada, birçok fotoğrafı eleyen Van Gölü’nün uzaydan çekilen görseli finaldeki yerini aldı. Yarı finalinde Castellanus bulut kulesine karşı oyların yüzde 94’ünü alarak finale yükselme başarısı gösteren Van Gölü fotoğrafı, final için de iddiasını sürdürüyor. Astronot Kate Rubins’in 12 Eylül 2016’da çektiği Van Gölü’nün uzaydan göründüğü fotoğrafla ilgili ayrıca Van Gölü’nün dünyanın en büyük sodalı gölü olduğu bilgisine de veriliyor. UZAYDAN ÇEKİLEN VAN GÖLÜ FOTOĞRAFI FİNALDE: İŞTE TÜM FOTOĞRAFLAROylama sırasında ise NASA’nın sitesi çöktü. Oy kullanmak için siteye giren birçok vatandaş, “Sorry, earth observatory is not available right now (Üzgünüm, dünya gözlemevi şu anda kullanılamıyor)” yazısıyla karşılaştı.Bugün ABD saatlerine göre öğle saatlerinde sona erecek fotoğraf oylaması https://earthobservatory.nasa.gov/tournament-earth adresi üzerinden yapılıyor.8 Mart’ta Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan çekilmiş 32 favori fotoğrafla başlayan yarışmanın finaline kalan Astronot Kate Rubins’in 12 Eylül 2016’da çektiği Van Gölü fotoğrafı ile Astronot Don Pettit tarafından 2012’de çekilen Amerika kıtası üzerinde hareket halindeki yıldızların göründüğü fotoğrafı yarışıyor.Oylamanın son gününde devlet erkanı da sosyal medyada yapılan paylaşımlarla oy istedi. Oy çağrısında bulunan isimler arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da yer alırken, Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kurumlar da destek verdi.

  • Motosikletli kurye ölümden döndü: ”Hızlı olsam beni paramparça ederdi”
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 08:33

    İstanbul’da motosikletli bir kurye ölümden döndü. Cihangir’de sipariş götüren 23 yaşındaki Hüseyin Kıraslan’a hızlı şekilde gelen bir minibüs çarptı. Frene bile basmayan sürücü, arkasına bakmadan kaçıp gitti. Bacağından yaralanan Hüseyin Kıraslan, “Birden vurunca ben neye uğradığımı şaşırdım. Biraz hızlı gitmiş olsam, beni paramparça ederdi. Öfkeyle, bu şekilde araba kullanılmaz’’ dedi.

  • Türkiye Vücut Geliştirme Şampiyonu ebe, Covid servisinde gönüllü
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 08:16

    Aynı zamanda 2018 Türkiye Vücut Geliştirme Şampiyonu olan ebe Fadime Ayışık Karaca, görev yaptığı hastanesinin covid bölümlerinde pandemi sürecinin başından bu yana gönüllü olarak çalışıyor. Ulusal hakemlikle ilgili de çalışmalar yapan Karaca, pandemi sürecinin başladığı ilk ay gönüllü olmak için hastane yönetimine başvurduğunu söyledi.Mersinli ebe ve milli sporcu Fadime Ayışık Karaca, görev yaptığı hastanenin covid bölümlerinde pandemi sürecinin başından bu yana gönüllü olarak çalışıyor.2018 Türkiye Vücut Geliştirme Şampiyonu olan Karaca, geçirdiği operasyon nedeniyle gönüllü çalışmaya bir süre ara verse de pandemi bitene kadar covidli hastalara hizmet vermeye kararlı.Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ebe olarak çalışan 25 yıllık sağlık görevlisi Fadime Ayışık Karaca, aynı zamanda şampiyon bir milli sporcu.Corona virüs (Covid-19) salgınının Türkiye’de görüldüğü Mart 2020’de hastane yönetimine dilekçe vererek, covid servislerinde gönüllü çalışmaya talip olan 43 yaşındaki Karaca, talebinin kabul edilmesiyle birlikte bir yıl boyunca covidli hastalara hizmet verdi.Uzun süre ateş polikliniklerinde çalışan, ardından gebe covid bölümünde görev alan Karaca, şu sıralar geçirdiği bir operasyon nedeniyle görevinden uzak kalsa da pandemi sürecinin sonuna kadar covid pozitif hastalara hizmet vermeye devam edeceğini söyledi.HEM SAĞLIK ÇALIŞANI HEM VÜCUT GELİŞTİRME ŞAMPİYONUMersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Gebe Okulu çalışanı olduğunu ve eğitici eğitmeni olarak görev yaptığını belirten milli sporcu Karaca, pandemi nedeniyle Gebe Okulunun çalışmalarına ara vermesi üzerine covid alanlarında pandeminin ilk gününden itibaren gönüllü olarak çalışmaya başladığını ve bu süreçte elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını söyledi.Gönüllülük sürecini anlatan Karaca, “25 yıldır sağlık görevlisiyim. Yaklaşık 20 yıldır da sporun içerisindeyim. Milli sporcuyum. Sadece sporla uğraşmıyorum. Sporda da bir mesleki kimliğim var. Sağlık ve spor birbirine çok yakın alanlar ve bu anlamda iki kimliği taşıyor olmak da benim için gurur verici. İkinci kademe fitness ve vücut geliştirme antrenörüyüm. Bu yıl da ulusal hakemlikle ilgili çalışmalarımı yapıyorum. Aynı zamanda 2018 yılı Vücut Geliştirme Türkiye Şampiyonuyum. Eğer pandemiden dolayı bir aksilik olmaz ve iptal edilmezse Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu tarafından eylül ayında dünya şampiyonası milli takım seçmeleri yapılacak. Ben de o yarışmaya hazırlık çalışmaları içerisine gireceğim” dedi.“GÖNÜLLÜ OLMAK İÇİN İLK AY BAŞVURDUM”Türkiye’de pandemi sürecinin başladığı ilk ay gönüllü olmak için hastane yönetimine başvurduğunu belirten Karaca, “Talebimi hastane yöneticilerimiz kabul ettiler ve başladığım anda hem enerji hem hastalara psikolojik ve fizyolojik yaklaşım anlamında orada gerçekten benim gibi çalışana ihtiyaç olduğunu düşündüm. Kendimi o alana çok uygun gördüm. Bu sebeple orada gönüllü çalışmak istedim. İnsanlara faydalı olabildiğimi düşündüm, çünkü her çalışmam sonrasında insanlar çıkarken teşekkür ederek çıkıyorlar. Bu beni çok mutlu eden bir şey. Onları psikolojik olarak anlayabilmek çok önemli. Hemşirenin görevi burada sadece enjeksiyon uygulaması yapmak değil tabi ki. Dolayısıyla o alan için çok uygun olduğumu düşünerek dilekçe yazdım ve orada da aylarca çalıştım. Ateş polikliniklerinde çalıştım. Hastaların ilk karşılandığı, ‘acaba pozitif miyim, temaslı mıyım’ diye ilk ayrımlarının yapıldığı alandı ateş polikliniği. Uzun süre orada çalıştım. Ardından da pozitif ya da şüpheli olan gebelerin bulunduğu gebe covid bölümünde uzunca bir süre görev yaptım” diye konuştu.“GEBELERİN KAYGILARI ÇOK DAHA BÜYÜK”Gebeyken corona virüse yakalanan anne adaylarının kaygılarının, süreci biraz daha zorlaştığının altını çizen Karaca, “Aslında kişinin bağışıklık sisteminin güçlü olmasıyla çok bağlantılıydı. Ama tabi ki anne olmalarından ve ayrıca bir canlarının daha olmasından da kaygıları daha büyüktü. Kendilerinden ziyade bebeklerinden kaynaklı kaygıları çok daha büyüktü. O kaygı, onların sürecini biraz daha zorlaştırıyordu. Tabi ki onlara bu anlamda psikolojik yaklaşım bizim için çok daha önemli oluyordu. Biraz daha hassas ele alınması gereken bir alan” ifadelerini kullandı.“BU, TEK BAŞIMIZA ATLATABİLECEĞİMİZ BİR SÜREÇ DEĞİL”Vakaların giderek attığı şu günlerde insanlara çağrıda da bulunan Karaca, “Çok uzun bir süre oldu. İnsanlar bunun farkındalar mı bilemiyorum ama sağlık çalışanları olarak biz çok farkındayız, çünkü gerçekten arkadaşlarımızın birçoğunun hayatında çok ciddi kısıtlamalar oldu ve her zaman sağlık anlamında bir tehditle karşı karşıyalar. O yüzden tüm insanlara çağrım; lütfen daha dikkatli olun. Lütfen Sağlık Bakanlığının covid ile mücadele kurallarına uyalım.Uymayanları da hep birlikte uyaralım ki, bu tek başımıza atlatabileceğimiz bir süreç değil. Birbirimize mesajla dokunarak bu süreci atlatabileceğimize inanıyorum. Hep birlikte bunu başarabiliriz, bireysel olarak değil. Lütfen bu konuda daha duyarlı ve daha hassas olalım” şeklinde konuştu.TÜRKİYE MUTASYONU VAR MI?

  • Eski eşini sokak ortasında döven İbrahim Zarap hakim karşısında
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 08:14

    Samsun’da 3 yıl önce boşandığı Emriye Metoğlu’nu (24) sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde döven İbrahim Zarap’ın (27), yargılanmasına başlandı. 18 yıla kadar hapsi istenen Zarap savunmasında, “Çok pişmanım keşke olmasaydı. Affınıza sığınıyorum. Özür diliyorum beni affetsin. Bu olay bilinç kaybımla oldu, öldürmek niyetinde değildim. Hayatta olmasından belli zaten” dedi.Olay, 6 Mart’ta Canik ilçesi Karşıyaka Mahallesi’nde meydana geldi. İbrahim Zarap, kendisinde kalan kızlarını teslim etmek için 3 sene önce boşandığı Emriye Metoğlu ile ilçe meydanında buluştu. Zarap, bir anda Emriye Metoğlu’na tekme-tokat saldırdı. İbrahim Zarap’ın, yere yığılan Metoğlu’nu dövdüğü anlar, çevredekiler tarafından cep telefonu kamerası ile görüntülendi. Yüzüne ve başına aldığı darbeler nedeniyle tanınmaz hale gelen Metoğlu, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık görevlilerince yapılan ilk müdahalesinin ardından Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılırken, İbrahim Zarap polis ekiplerince gözaltına alındı. Emriye Metoğlu, hastanede süren 5 günlük tedavisinin ardından taburcu edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Zarap, sevk edildiği adliyede, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Zarap, hakkında savcının hazırladığı iddianame tamamlandı.İLK KEZ HAKİM KARŞISINDAİddianamede hakkında ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘mala zarar verme’ suçlarından 18 yıla kadar hapsi istenen Zarap, bugün ilk kez 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanık İbrahim Zarap duruşmaya, Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, Emriye Metoğlu’nun yanı sıra kardeşi Rümeysa, annesi Dursune, ve babası İsmail Metoğlu ile avukatları İslam Gezer de salonda hazır bulundu. Duruşmada Metoğlu’na destek için Türkiye’de birçok ilden avukatın yanı sıra kadın platform temsilcileri de hazır bulundu.”ÖLDÜRMEK NİYETİNDE DEĞİLDİM, HAYATTA OLMASINDAN BELLİ ZATEN”Duruşmada savunma yapan Zarap, darbettiği eşinden özür dileyip, “Telefonu elime aldığımda ekranı kırılmıştı, ben de sinirlendim yere attım. Çok pişmanım keşke olmasaydı. Ben sineye çektim ama o benim hakkımda televizyonlarda yalan konuştu. Affınıza sığınıyorum, bu olay bilinç kaybımla oldu, öldürmek niyetinde değildim. Hayatta olmasından belli zaten, öldürmek isteyen olaya devam ederdi. Olay yerine geldiğimde ‘sana çocuğu göstermeyeceğim’ dedi, tehdit edince bilincimi kaybettim. Bilinçsizce oldu, olayın başını ve sonunu hatırlıyorum sadece. Bilinç kaybıyla yaptım, özür diliyorum beni affetsin. Olay öfke patlamasıyla oldu, çok pişmanım. Videoyu izleyemedim, çocuğumun önünde olduğu için çok pişmanım keşke olmasaydı. O gün saat 17.00-18.00 gibi içmeye başladım. Çocuk annemdeydi” dedi.Duruşma, tanıkların dinlenmesiyle devam etti.

  • Altın fiyatları bugün kaç TL? 12 Nisan 2021 güncel altın kuru fiyatları
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 08:09

    Altının gram fiyatı 460 lira seviyesinden işlem görüyor. Çeyrek altın 754 lira, Cumhuriyet altını 3.080 liradan satılıyor. Çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? 12 Nisan 2021 güncel altın fiyatları…Altının gram fiyatı, güne yükselişle başlamasının ardından 460 lira seviyesinden işlem görüyor.Geçen haftanın son işlem gününde 454-461 lira bandında işlem gören altının gram fiyatı, günü bir önceki kapanışa göre yüzde 0,3 azalışla 458 liradan tamamladı.Gram altın, yeni güne yükselişle başlamasının ardından saat 10.50 itibarıyla önceki kapanışın yüzde 0,4 üzerinde, 460 liradan işlem görüyor. Aynı dakikalarda çeyrek altın 754 lira, Cumhuriyet altını da 3.080 liradan satılıyor.Altının ons fiyatı ise şu dakikalarda dünkü kapanışa göre yüzde 0,2 azalışla 1.739 dolardan alıcı buluyor.ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Dünya Bankası’nın düzenlediği Bahar Toplantıları kapsamında yaptığı konuşmada, toparlanma tamamlanana kadar ihtiyaç duyulan desteğin ekonomiye sağlanacağını belirterek, ekonominin “dönüm noktasında” olduğunu söyledi.GÜNCEL ALTIN FİYATLARIPowell’ın enflasyon ve faiz yönlendirmelerinin ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1,66 seviyesinde, altının ons fiyatı da 1.735-1.745 bandında dengelendi.Analistler, bu hafta Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilim, yeni tip corona virüs (Covid-19) vakalarına ilişkin haber akışı, ABD’de enflasyon başta olmak üzere yoğun veri gündemi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz kararının altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olacağını bildirdi.FOKUS: DÜŞMAN KARDEŞLER: RUSYA İLE UKRAYNA

  • Erzurum’un tarihe meydan okuyan eseri ‘Bana Katedrali’ ilgi bekliyor
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 08:00

    Erzurum’a 145 kilometre uzaklıktaki Bana Katedrali (Penek Kalesi), Anadolu’da ayakta kalan nadir tarihi eserlerden biri olarak ilgi bekliyor. Tarihi katedralin bazı bölümleri define avcıları ve bakımsızlıktan yıkıldı. 7’inci yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen tarihi katedralin, Osmanlılar tarafından kale olarak da kullanıldığı biliniyor.Erzurum’un Şenkaya ilçesindeki Penek Köyü’nde bulunan Bana Katedrali, ana yol üzerindeki yüksek bir tepeden kendini gösteriyor. Penek Kalesi olarak da adlandırılan Bana Katedrali bölgenin en önemli tarihi eserlerinden olmasına rağmen ilgisizlikten yok olmak üzere.İki manastır olarak inşa edilen yapının ilki Penek’in 500 metre kuzeydoğusunda yer alırken diğer manastır ise 1 kilometre uzaklıktaki Hoş köyündeki  bir mağara üzerine bulunuyor. Bölge halkı göz kamaştıran tarihi Bana Katedrali’nin restorasyonun yaptırılarak turizme kazandırılmasını istiyor.Fen Bilgisi Öğretmeni Emre Kızıltan, “Bu bölgede yürüyüşler yapan doğa severlerden birisiyim. Şu an Bana Katedrali’nde bulunuyoruz. Burası Anadolu’da ayakta kalan yapılardan bir tanesi. Erzurum’un Şenkaya ilçesinin Penek köyü sınırlarında bulunan bu yapı Penek Kalesi olarak ta bilinmekte. Burası bölgeye uzun süre hüküm sürmüş Gürcü Krallığı tarafından yapılmıştır.Rus Savaşı nedeniyle bir dönem Osmanlıların kalesi (Penek Kalesi) olarak görev almıştır. Bu savaş ve sonraki etkileriyle büyük ölçüde yıkılmıştır. Son dönemde popülerliğini artırmış bu yapı gelen Gürcü Turistlerin dini nikah törenlerine şahitlik ediyor, restore edilerek ülke turizmine kazandırılmayı bekliyor” dedi.Oltulu Esnaf Fırat Aydın ise “Bu bölgede yaşıyorum ama ilk defa Penek kalesine geldim. Bu güzel tarihi eseri yerinde görme imkanı buldum, çok tahrip olmuş onarım yapılarak turizme kazandırılmasını istiyoruz” dedi.Bana Katedrali’nin Rus mimar Anatoly Kalgin tarafından yapılan varsayımsal rekonstrüksiyon çizimi, 1907 Manastırın ana kilisesi Bana Kilisesi ya da Bana Katedrali, genel kabule göre 7. yüzyılda inşa edilmiş bir yapı. 11. Yüzyıla ait bir kaynağa göre katedral 881-923 arasında Gürcü kralı IV. Adarnase tarafından, kubbeli, tetrakonkhos bir yapı olarak yeniden inşa edildi.Bu tarihten itibaren Gürcü Bagrationi hanedanı tarafından Osmanlı dönemine kadar kraliyet katedrali olarak kullanıldı. 16. yüzyılda bölgeyi ele geçiren Osmanlılar bu eski katedrali Kırım Savaşı sırasında Osmanlı ordusu için bir kaleye dönüştürdü. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında büyük ölçüde yıkıldı. Duvar resimlerinin izlerine rastlanan katedralin bir kitabesinin olduğu, bu savaş sırasında burada karargâh kuran Rus ordusundan bir generalin bu kitabeyi götürdüğü söylenir.

  • Düzce’de deli bal kabusu
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 07:49

    Düzce’de, halk arasında ‘deli bal’ olarak bilinen acı baldan yiyen kadın hastanelik oldu. Baygın halde bulunan kadın ölümden döndü.Düzce’nin Gümüşova ilçesinde yaşayan S.D. isimli kadın deli bal olarak bilinen acı baldan fazla miktarda tüketince fenalaştı. Yakınları tarafından yerde baygın halde bulunan S.D., ambulansla Düzce Atatürk Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. S.D.’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.Acı bal yemenin ciddi yan etkileri olduğunu belirten Doktor Zennur Güven, “Acı balın özellikle bu yörede çok yaygın olarak tüketildiğini görüyoruz ve bunun yan etkileriyle çok fazla karşılaşıyoruz. Açıkçası acı balın doktor kontrolü haricinde tüketilmesini çok önermiyoruz. Halkın gerekse geleneksel tedavi amaçlı tükettiği, gerekse de besin olarak tükettiği bu yörede de ünlü olan bir besin olduğunu görüyoruz. Bu balın yan etkileri var. Kişinin nabzını ve tansiyonunu hayatı riske sokacak derecede düşüren, yoğun bakımda takibi gereken hatta ölümlere kadar yol açan yan etkilerine rastladığımız oluyor. Biz mümkün olduğunca doktor kontrolü haricinde kullanılmaması gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.Ormangülleri bitkisinin polenlerinin veya nektarlarının arılar tarafından toplanması ile üretilen, halk arasında ‘deli bal’ olarak bilinen bal türünün gereğinden fazla tüketilmesi insanlarda ölüme yol açabiliyor.

  • Van’da çiçeklere bürünen Akdamar Adası’na ziyaretçi akını
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 07:46

    Van’da yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerlerinden olan Akdamar Adası, havaların ısınması ve badem ağaçlarının çiçek açmasıyla farklı bir güzelliğe büründü.Van’da Akdamar Adası, ilkbaharda badem ağaçlarının çiçek açmasıyla eşsiz görünüme kavuştu.Her yıl binlerce kişinin geldiği, yılın her döneminde ayrı güzelliğe bürünen Akdamar Adası, bugünlerde çiçek açan badem ağaçları, Van Gölü’nün maviliği ve yemyeşil doğasıyla seyrine doyumsuz manzara sergiliyor.Gevaş ilçesinden 20 dakika süren tekne yolculuğunun ardından ulaşılan ada, Artos Dağı’nda henüz erimeyen kar örtüsü ve badem ağaçlarının oluşturduğu renk cümbüşüyle güzel görüntüler oluşturuyor.Eşsiz güzelliği görüntülemek isteyen fotoğraf tutkunları da Van Gölü’nün ve gökyüzünün maviliğiyle bütünleşen eşsiz manzarayı fotoğraf karelerine yansıtıyor.İlkbaharda ziyaretçi sayısında artış yaşanan Gevaş ilçesi sınırlarındaki ada ve üzerinde bulunan Vaspurakan Kralı 1. Gagik tarafından 915-921 yıllarında yaptırılan Akdamar Kilisesi, Türkiye’nin ve dünyanın birçok yerinden gelen misafirlere ev sahipliği yapıyor.Gevaş Belediye Başkanı Murat Sezer, Akdamar Adası’nın havaların ısınmasıyla ayrı bir güzelliğe büründüğünü söyledi. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği adaya bugünlerde yoğun ilginin gösterildiğini aktaran Sezer, şöyle konuştu:”Adamızdaki güzelliğin ve eşsiz manzaranın tadını çıkarmak isteyenler gelmeye başladı. Herkesi bu güzelliği görmeye bekliyoruz. Adamızda güzel bir renk cümbüşü var. Mavinin, yeşilin, kahverenginin ve çiçeklerin değişik tonlarını ve bembeyaz kar örtüsünü bir karede görmek mümkün. ABD Havacılık ve Uzay Ajansının düzenlediği ‘Dünya Turnuvası’ adlı çevrim içi fotoğraf yarışmasında Van Gölü’nün uzaydan çekilen fotoğrafı da finale kalan 2 fotoğraftan biri oldu. Buradan tüm Türkiye’ye sesleniyoruz. ‘Van Gölü için atılacak bir oy, Türkiye için atılmış bir oydur.’ Herkesi bu konuda destek olmaya çağırıyoruz”Ziyaretçiler ise Akdamar Adası’nın en güzel dönemlerinden birine tanıklık ettiklerini, eşsiz görüntünün tadını çıkardıklarını ifade etti.Corona virüs tedbirleri kapsamında HES koduyla adaya alınan misafirler, Akdamar Adası’na herkesin uğraması gerektiğini söylediler.

  • Çorlu Deresi simsiyah akmaya devam ediyor
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 07:39

    Temizlenmesi için Şafak Harekatı başlatılan Ergene Nehrini oluşturan kollardan biri olan ve güzergahı boyunca çevresinde kurulu fabrikaların atık sularını boşaltması nedeniyle adeta açık bir kanalizasyonu andıran Çorlu Deresi simsiyah akmaya devam ediyor.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde Ergene Havzasının temizlenmesi adına verdiği talimatla başlatılan Şafak Harekatında bir yanda çalışmalar devam ederken diğer yandan Çorlu Deresi her zamanki gibi simsiyah akmaya, çevresine kötü koku ve hastalık yaymaya devam ediyor.Çorlu Deresi’nin durumunda iyileştirilmesi adına önemli yatırım ve çalışmalar yapılmasına karşın derenin zehir akan görüntüsünde hiçbir değişiklik yok.Simsiyah akmaya devam eden ve etrafına kötü kokular yayan Çorlu Deresi’nin durumu ile ilgili olarak şikayetlerini dile getiren vatandaşlardan Şadiye Gürakar, derenin yıllardan beri aynı durumda olduğunu ifade ederek, “Burası bir rezalet, ne varsa getirip döküyorlar. Bu insanlar nasıl yaşayacak burada. Derenin yakınında oturuyorum. Burası nasıl kokuyorsa, evimizin olduğu yer de öyle kokuyor. Bu kadar rezalet olmaz. Buraya kim gelse yapacağız diyor. Ne olacağını biliyoruz. Çoluk, çocuk dışarı çıkmaya korkuyor” dedi.Derenin durumundan şikayet eden vatandaşlardan Nevzat Çelik de dere kenarındaki evde yaşadığını ifade ederek, “Güya kapatacaklar, çalışma var. Pislik, hastalık, koku, her sıkıntısı var. Buralarda oturulmuyor, cam açılmıyor. Burada yaşanmıyor ama ne yapacağız. Başka şansımız yok ki, başka şansımız yok. Çekeceğiz böyle kapatana kadar. Çalışma var diyorlar ama bilmiyorum. Bir an önce yapsınlar bunu artık senelerden beri kandırıyorlar insanları” diye konuştu.Fabrikaların atık sularının yanı sıra şehirde yaşayanlara ait atık suların da karıştığı derenin içler acısı durumu ve simsiyah akan görüntüsü çevrede yaşayanları da derenin çevresindeki yolu kullanmak zorunda olanları da rahatsız etmeye devam ediyor.

  • Metroda fasulye ayıkladı: ‘‘Onlara da pişirebilirim’’
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 07:33

    İstanbul’da yaşayan Hafize Akdağ’ın, metroda taze fasulye ayıkladığı görüntüler sosyal medyanın gündemine oturdu. Videonun pekçok kullanıcı tarafından paylaşılması üzerine Akdağ’ın kızı, annesiyle bir video çekti. Yolun bir saat sürdüğünü ve bu zamanı değerlendirmek istediğini anlatan Hafize Akdağ, güzel yorum yapanlar için de fasulye pişirebileceğini söyledi.

  • 876 kilo kaçak midyeye 449 bin lira ceza
    by NTV on 12 Nisan 2021 at 07:31

    Edirne’nin Enez ilçesinde, Sahil Güvenlik ekiplerince düzenlenen operasyonda, yasa dışı yollarla Yunanistan’a götürülmek istenen 876 kilo midye, ele geçirildi. Operasyon kapsamında, 3 kişiye 449 bin 40 lira ceza uygulandı.Enez Sahil Güvenlik Bot Komutanlığı ekiplerince düzenlenen operasyonda, kaçak yollarla Yunanistan’a götürülmeye çalışılan 876 kilo midye ele geçirilirken, 3 şüpheli de gözaltına alındı. Midyeler, teslim edildiği Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ekiplerince Saros Körfezi’nde denize bırakıldı. Şüpheliler, haklarında toplam 449 bin 40 lira ceza uygulanarak, serbest bırakıldı.