ntv.com.tr NTV Haber – Türkiye ve Dünya Gündemi Güncel Son Dakika Haberleri – Editörün Seçimi

  • ABD’de 20 dolarlık banknotta kölelik değişikliği
    by NTV on 27 Ocak 2021 at 06:24

    ABD’de kölelik yanlısı eski Başkan Andrew Jackson, 20 dolarlık kağıt paradan kaldırılıyor. Banknottaki Jackson görseli, kölelik karşıtı siyahi kadın aktivist Harriet Tubman’ın fotoğrafıyla değiştirilecek.Amerika Birleşik Devletleri’nde 20 dolarlık banknotun üzerinden yedinci başkan Andrew Jackson’ın portresi kaldırılıyor.Jackson’ın yerine kölelik karşıtı siyahi aktivist Harriet Tubman’ın portesi basılacak. ABD’de ilk olarak 44. Başkan Barrack Obama köleleri olan Andrew Jackson’ın banknottan kaldırılmasını istemişti. Ancak Donald Trump görevi devraldığında değişiklik askıya alınmıştı. Biden yönetimi bu değişiklik için tekrar harekete geçti. Kölelik yanlısı Jackson’ın yerinde, 1800’lü yıllarda kölelik karşıtı siyasal mücadelede önemli isimlerden Harriet Tubman’ın portesi ilerleyen yıllarda 20 dolarlık banknotun üzerinde olacak.HARRİET TUBMAN KİMDİR?Asıl adı Araminta “Minty” Ross olan Harriet Tubman, 1822 yılında Maryland’da köle olarak dünyaya geldi. 1849 senesinde kölelikten kaçarak Pensilvanya, Philadelphia’ya giden Tubman “Yeraltı Demiryolu” adını verdiği gizli yollar ve güvenli evler tesis ederek ve kölelik karşıtı bir ağ kurmuştur. Aynı zamanda eylemci olan kölelik karşıtı, sivil haklar eylemcisi ve kadın haklaerı savunucusu olan Harriet Tubman Amerikan İç Savaşı sırasında Konfederasyon aleyhine çalışıp Birlik lehine casusluk yapmıştır. 

  • Dolar bugün kaç TL (27 Ocak 2021 dolar – euro fiyatları)
    by NTV on 27 Ocak 2021 at 06:17

    Dolar – euro kaç TL? 27 Ocak 2021 Dolar kuru en son ne kadar oldu? Bankalararası piyasada döviz kurlarında son durum.Dolar/TL bu gece açıklanacak Fed kararı öncesinde dün başlayan aşağı yönlü trendini sürdürüyor. Dün 7,32’ye çekilen dolar/TL, bugün 7,36’larda değerlenirken; euro/TL ise 8,94’ün üzerinde seyrediyor.GÖZLER FED’İN FAİZ KARARI VE POWELL’IN MESAJLARINDAPiyasalarda bu gece kararını açıklayacak Fed’in yönlendirmeleri izlenecek. Uzmanlar Fed’in yüzde 0,00-0,25 olan faiz aralığını sabit bırakmasını bekliyorlar. Fed en son geçen yıl Mart ayında faizi 100 baz puan aşağı çekmişti. Sonraki 6 toplantıda faizlerde bir değişikliğe gidilmedi Toplantının ardından Başkan Jerome Powell, basın toplantısı düzenleyecek .Yarın ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Naci Ağbal, yılın ilk enflasyon raporunu sunacak. Enflasyon beklentilerinin revize edilip edilmeyeceği ve para politikasına yönelik iletişimin izleneceği toplantıda yukarı yönlü bir güncelleme bekleniyor.VİDEO: ALTINDA ALIM-SATIM İÇİN DOĞRU ZAMAN MI?

  • Çeyrek altın kaç TL? 27 Ocak 2021 anlık ve güncel çeyrek altın kuru fiyatları
    by NTV on 27 Ocak 2021 at 05:56

    Çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Spot piyasada 27 Ocak 2021 anlık ve güncel çeyrek altın alış fiyatı 700,72 lira, satış fiyatı 718,12 lira seviyesinde yer alıyor. Gram altında ise alış fiyatı 437,65 lira, satış fiyatı 438,60 liradan işlem görüyor.Ayrıntılar geliyor…

  • Japonya, rastgele Covid-19 testi yapacak
    by NTV on 27 Ocak 2021 at 05:23

    Japonya’da yeni tip corona virüs (Covid-19) ile mücadele kapsamında kentlerin kalabalık noktalarında gelişigüzel toplu PCR test uygulaması martta başlayacak.Kyodo ajansının haberine göre, Japonya hükümeti Tokyo, Osaka gibi Covid-19 vakalarının düşüş trendi göstermediği metropollerde günlük PCR testi uygulaması başlatacak.Buna göre, sadece semptom gösterenler ve temas haritasında belirenler değil, halk gelişigüzel olarak PCR testlerine tabi tutulacak.İhale sahibi firmalarca düzenlenecek ve tüm masrafları merkezi hükümetçe karşılanacak testler havalimanları, şehir merkezleri, firma ve üniversitelerde uygulanacak.Test noktalarında alınan mukus ve salya numuneleri sonuçları hem bireylere gönderilecek ham de anonim istatistikler için arşivlenecek.Sonuçlar, olası bir vaka patlamasına karşı erken tedbir kapsamında yapay zeka yardımıyla analiz edilecek.JAPON EKONOMİSİ TEHLİKEDEJaponya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kuroda Haruhiko, Japonya’nın finansal sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu söyledi.Parlamento oturumunda konuşan BoJ Başkanı Kuroda, hükümetin mali ek paket kapsamlı tahvil ihracı, BoJ’un enflasyon hedefi ve ülkenin mali durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.”Merkez Bankasının enflasyon hedefinin şimdiye dek yakalanmamış olmasından dolayı sorumluluk hissediyorum.” diyen Kuroda, planlanan seviyesine ulaşılması için mevcut parasal politikaların “tümüyle efektif” olamadığını kabul etti.BoJ’un, hükümetin ek destek paketini finanse etmek değil, yüzde 2 enflasyon hedefini yakalamak kapsamındaki ultra kolay parasal politikalarının parçası olduğu için tahvil satın alımı yaptığını belirten Kuroda, “Japonya’nın mali sağlık şartları oldukça ciddi durumda. Bu noktada mali konsolidasyonu ve sürdürülebilirliği sağlamak önemli.” dedi.Kuroda’nın değerlendirmesinin, Covid-19 etkisi altındaki ülke ekonomisinin canlandırılmasına yönelik, hükümetin tahvil ihracını kapsayacak mali destek paketini açıklamadan önce gelmesi dikkati çekti.Maliye Bakanlığı verilerine göre hükümet, nisanda başlayacak 2021 mali yılda 236 trilyon yen (2,3 trilyon dolar) değerinde tahvil çıkarmayı planlıyor.

  • Yıllık izin hakkında tüm bilinmeyenler
    by NTV on 27 Ocak 2021 at 05:16

    İşverenler bazen yıllık izne hak kazanmamış işçiye avans yıllık izin kullandırtabilir. Ancak yıllık izin, bir iş sağlığı ve güvenliği önlemidir. Bu nedenle yıllık izin kullanım kültürünün yerleştirilmesi, bunun parasal alacağa dönüşmesinin ancak istisnai bir durum olduğunun vurgulanması gerekir

  • Tarlada 2 TL filede 12 TL: Ürün kurudu, kar yağdı, sel oldu mazeretleri
    by NTV on 27 Ocak 2021 at 04:49

    Sokağın yaz kış gündemi olan gıda fiyatları pazarda markette cep yakarken, üretici tarlasından aynı ürünleri yok fiyatına satıyor. Formül bile var; ‘0 liraya satsak, marketteki fiyat direkt 3 lira olur’. Yaz gelince ‘ürün kurudu’, kış gelince ‘kardan kamyon gelmedi’ diye faydalanıp sebze meyve fiyatı anında yukarı çekiliyor. Dolayısıyla üreticiden 2 liraya alınan domates, markette 12 lira oluyor.Üreticinin gündeminde düşük kazanç ve kredi borçları varken, tüketici ise cep yakan pazar/market fiyatları karşısında şaşkın. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı konuya yoğunlaşırken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da önceki gün kulislere yansıyan ifadelerine göre, sorunları takipte oldukları, sıkıntıların mutlaka çözüme kavuşturulacağını vurguladığı belirtildi.Üreticide 3 lira olan portakal markette 10 lira, üreticide 2.5 lira olan domates markette 8-12 lira. Hatta çiftçinin ‘para etmiyor’ diye 80 kuruş 1 liraya sattığı kıvırcık pazarda bile 5 lira.Milliyet gazetesinden Duygu Erdoğan’ın haberine göre, üretici ‘kazanamıyoruz’ derken, komisyoncular ise 3 liraya aldıkları bir ürünün markette 8 lira olmasını ‘makul’ olarak ifade ediyor. Tüketici ise sofrasına getireceği hemen her sebzenin pahalılığından, elma portakal gibi ‘bol ve gündelik’ meyvelerin bile 10 liraya yaklaşan fiyatından şikayetçi. Genel olarak bakıldığında üreticiden çıkan sebze/meyve, tüketicinin sofrasına ortalama 3 kat fiyat artışı ile geliyor. Bazı ürünlerde bu oran yüzde 500 oluyor. Marketteki fiyata şaşıran tüketici gibi, üretici bölgelerde de tüm bu oranlar şaşkınlıkla karşılanıyor. Çünkü üretimde büyük bir sorun görünmüyor.KABAK KURUTıpkı döviz kuru gibi yemeklik kabak kuru da her kış yatırım yapmak için kullanılabilir! Kış fiyatı birkaç yıldır 15 liraya tutunan kabak yine şaşırtmadı. Birkaç hafta önce üreticide 1.5-2 liraya satılan kabak, ihracata gönderim sayesinde üreticide 4 liraya çıktı. Ancak tezgahta bu kış da 10 liranın altını hiç görmedi. 8 liradan 16.99 liraya kadar geniş bir yelpazede satılan kabak kilo fiyatı, kalitesine göre değişiyor.Haberde görüşlerine yer verilen Antalya Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökce, “Kısacası üretici de tüketici de mağdur. Arada bu kadar fiyatı yükselten kimdir, nedir bilmiyoruz. Üretici, çamurda, yağmurda, karda gece gündüz ürünlerin başını bekliyor, durmadan çalışıyor ama yine de karşılığını alamıyor. İstanbul’da bir semt pazarında pazarcıya mikrofon uzatıp, fiyat artışının nedenini soruyorlar. Pazarcı, ‘yağmur, sel oldu mal kalmadı, üretici fiyatı yükseltti’ diyor. Antalya’da en ufak yağmur yağsa ‘sel ürünleri götürdü’ diyorlar. Ki öyle olsa bile, ürünün kalitesi düşeceği için biz ucuza satarız, pahalıya değil” diye konuştu.FİYAT LİSTESİNİN GEDİKLİSİ DOMATESPiyasada ürün bolken, üretici satacak yer bulamazken de pahalı; kışın üretimi ve tüketimi azalınca da pahalı. Evet, domatesten bahsediyoruz. Hatta aynı anda ‘aynı kalite’ kimi yerde 5 liraya kimi yerde 10 liraya satılıyor. Türkiye’de 25.3 milyon tondan fazla yıllık üretimi olan domatesin tarladan markete yolculuğunu Antalya Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökce anlattı. Domatesin fiyatı pazarda 5 – 8 lira, markette ise 8 – 12 lira arasında değişiyor. Kayıp oranları, nakliyesi, işçisi, kârını da hesaplayan Kökce, perakende fiyatını ‘makul’ bulmuyor. Kökce, “Üretici çıkışı 2 lira. 1 lira masraf, 1 lira da tüccar karı desek 4 lira yapar. İyi kalitede bir ürün bile 6 liraya markette yer bulabilir. Ama 90 kuruş/1 liraya alınan üçüncü kalite ürünleri bile markette 6 liraya sattıklarını düşünürsek, iyi ürünü 10 liradan aşağı satmıyorlar” dedi.”BİZ HALA KURUŞLARLA SATIYORUZ”Samsun Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, bölgenin kışlık sebze üretiminde çok önemli bir yeri olduğunu hatırlatırken, fiyatlara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:“Üretici ile tüketici arasındaki makasın bu kadar açılması bizleri çok üzüyor. Özellikle hala kuruşlarla satış yaparken büyükşehirlerdeki market fiyatlarını görünce şok oluyoruz. Mesela karnabahar hala 1 lira bile değil, 80 kuruştan satılıyor. Pırasa 1-1.1 liradan, beyaz lahana 90 kuruştan satılıyor. Brokoli 1-1.5 lira, ıspanak yine aynı. Pancar 1.5 lira, kıvırcık bağı 90 kuruş.”KIVIRCIK ŞOKUBir süredir pazarda özellikle dikkat çeken ürün kıvırcık. Tüketici, tek bağ fiyatını 5 lira görünce, ‘Üretim düşük’ diye düşünüyor. Ancak Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, kıvırcık fiyatının üreticiden 80 kuruşa çıktığını söylüyor. Doğan, “Havalar sıcak gittiği için kıvırcık, marul gibi ürünler hep bir anda yetişti. Ayrıca bu ürünlerin büyük kısmı lokantalara gidiyordu. Şimdi üretim fazla, tüketim az ve çiftçinin elinde kalıyor. Hiç para etmiyor. İstanbul’da 5 lira olmasına anlam vermek güç. Ama hep dediğimiz gibi, burada 0 liraya satsak, İstanbul’da 3 lira olur” diye konuştu.BİBER YARIM KİLOMevsimsel nedenlerle her kış fiyatı katlanan biber çeşitleri, pazarda yine yarım kilo fiyatıyla satılıyor. Yarım kilosu 6-7 lira olan biber, üreticide çeşitlerine göre 3-4 lira bandından çıkıyor. Markette fiyat ise 16-20 lira arasında değişiyor. Pazarda bir başka gelenek ise etiketsiz ürünler. Fiyat etiketi yoksa anlıyoruz ki, ürünler oldukça pahalı!PATATES, SOĞAN DEPODA KALDIÜretim planlamasının olmaması nedeniyle çiftçiler hep bir önceki yıl ‘para eden’ ürünü ekme gayretine giriyor. Ya da ‘para eden’ üründen çok daha fazla ekiyorlar. Hal böyle olunca piyasada bollaşan ürün ‘para etmiyor’ ve çiftçi yine zararıyla baş başa kalıyor. Önceki yıl 6-7 lira bandına tırmanan patates ve soğanda da benzer bir durum yaşanıyor. Hatta ürünlerin dengesini korumak için ihracatları da ön izne bağlanmıştı. Şimdi fiyatları pazarda markette 2 lira da olsa, çoğu ürün ya üreticinin elinde ya da depoda kaldı.”KAR YAĞDI, SEL OLDU…”Mevsimsel etkiler ve yüksek taşıma maliyetlerinin bu dönemde etkisinin daha sert görüldüğünü anlatan Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, yanı sıra bu nedenlerin ‘algı’ oluşturmak için de sıkça kullanıldığını söyledi. Yıldırım, “Örneğin kar yağdı 20 kamyon ürün geleceğine 10 kamyon ürün geldi. Tüccar ürün o gün piyasada az diye birden bunu kullanıp fiyatı artırabiliyor. Hava durumuna bakıyor. Kar yağdı, sel oldu ama bu yağıştan önce toplayıp depoya koyduğu portakala hemen zam ekliyor. Üreticiye ise ‘kar yağdı yollar kapalı satmam zor’ deyip ucuza alıyor. Sözleşmeli üretim yaptıran marketler ise direkt çiftçiden alıyor. Yani daha ucuza satması gerekirken maliyet kalemlerinin hepsini yükleyerek daha bile fazla fiyata satıyor. Üretici için ise değişen tek şey maliyet artışı! Kazancı hiç değişmiyor, giderek azalıyor” dedi.MARKALI DA 45 TL, MARKASIZ DATaşköprü sarımsağı, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde tescilli coğrafi işaretlerinden biri olmaya gün sayarken, piyasada taklit edilmeye devam ediyor. Her sarımsak ‘Taşköprü’ diye satılıyor. Fiyat da 45 lirada sabitlenmiş. Yanı sıra üzerinde ‘Çin’den ithal’ ibaresi olan sarımsak da 45 lira. Oysa ürünün yerli üreticiden çıkışı 20 lira, Çin’den gelişi ise 10-13 lira…VİDEO: PAZARCILARIN TEZGAH PODYUMDA SEBZE-MEYVE DEFİLESİ İLGİ ÇEKTİ

  • Microsoft’un net karı ve geliri arttı
    by NTV on 27 Ocak 2021 at 04:13

    ABD merkezli teknoloji şirketi Microsoft, geçen yılın ekim-aralık döneminde net kar ve gelirinin arttığını duyurdu.Geçen yılın ekim-aralık dönemini, 2021 mali takviminde ikinci çeyrek olarak kabul eden Microsoft bilançosunu açıkladı.Buna göre, şirketin net karı, geçen yılın ekim-aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 33 artarak 15,5 milyar dolara yükseldi. Firmanın net karı 2019’un aynı döneminde 11,7 milyar dolar olmuştu.Söz konusu dönemde firmanın geliri de 36,9 milyar dolardan 43,1 milyar dolara çıkarak yüzde 17’lik artış gösterdi.Şirketin hisse başına karı da bu dönemde 1,51 dolardan 2,03 dolara yükseldi.Söz konusu dönemde Microsoft’un bulut segmentindeki geliri yüzde 23 artarak 14,6 milyar dolara yükselirken, Azure platformunun geliri yüzde 50 arttı. Microsoft’un oyun konsolu serisi Xbox’tan elde edilen gelir ise aynı dönemde yüzde 40’lık artış kaydetti.Microsoft Üst Yöneticisi Satya Nadella, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Geçen yıl tanık olduğumuz şey, her şirketi ve sektörü kasıp kavuran ikinci bir dijital dönüşüm dalgasının başlangıcıdır.” ifadesini kullandı.Nadella, Microsoft’un dünyanın en büyük ve kapsamlı bulut platformuyla bu geçişi güçlendirdiğini kaydetti.

  • ‘Bir dilim pasta 20 lira’ tartışması
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 15:31

    Son dönemde fiyatları artan süt ürünleri, yumurta ve ayçiçek yağı pastane ürünlerine de etkisini gösterdi. ‘Bir dilim pastanın 20 lira olması’ başlığı sosyal medyada tartışılan konuların arasında yer aldı. Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Genel Başkanı Aykut Yenice, maliyet artışı nedeniyle zamların olduğunu ancak 20 liralık bir dilim pasta fiyatının da fahiş olduğunu belirtti. İstanbul Pastacılar Odası Genel Sekreteri Sefa Özkan’a göre bu fiyatlar normal. Özkan, ”Kiralar, maliyetler yüksek o yüzden bu fiyatlar malesef normal” dedi.Tuğba Öztürk/ntv.com.trPandemi şartları, artan maliyetler, stokçular ve fırsatçılar nedeniyle son dönemde fiyatı artan ürünlerin başında; yumurta, ayçicek yağı, tereyağ ve süt ürünleri geliyor.Ayçiçek yağının litre fiyatı son dönemde neredeyse ikiye katlandı.Yumurta fiyatlarındaki artış yüzde 50’ye yakın. Süt ve süt ürünlerindeki fiyat artışı da dikkat çekiyor.Bu ürünlerin hemen hepsi pasta yapımında kullanılıyor. Hal böyle olunca pasta fiyatlarında yükseliş de kaçınılmaz oluyor.Bu konu bugün sosyal medyanın gündemindeydi. “Bir dilim pastanın 20 lira olması” başlıklı tartışmaya çok sayıda kullanıcı katıldı, yorum yağdı.Peki sektör temsilcileri konuyla ilgili ne düşünüyor, fiyat gerçeği yansıtıyor mu? ntv.com.tr yetkililerden görüş aldı.”BU FİYAT KABUL EDİLEMEZ”Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Genel Başkanı Aykut Yenice’ye göre, bir dilim pastanın fiyatının 20 lira olması kabul edilebilir bir rakam değil.Son dönemde pasta yapımında kullanılan ayçiceği yağı, yumurta gibi mamullerde artışlar yaşandığını söyleyen Yenice, ”İçinde bulunduğumuz koşullar içerisinde 20 liralık bir dilim pasta fiyatı yok, varsa da bu fiyat tamamen fahiş bir fiyattır. Bu da kabul edilir bir rakam değildir” dedi. ‘KİRALAR MALİYETLER YÜKSEK FİYAT NORMAL’Ham madde ürünlerine gelen zamlardan kaynaklı fırıncıların maliyetlerini artırdığını ve bu durumun da pasta fiyatlarına yansıdığını söyleyen İstanbul Pastacılar Odası Genel Sekreteri Sefa Özkan ise lokasyona dikkat çekti.”Bir dilim pastanın 20 lira olmasının İstanbul’da yerine göre değişir” diyen Özkan, “Beşiktaş’ta ya da Şişli’de rakamlar birbirinden farklıdır. Kiralar yüksek, maliyetler yüksek o yüzden bu fiyatlar malesef normal” ifadelerini kullandı.

  • TikTok’un Çinli rakibi Kuaishou, Hong Kong halka arzında 5 milyar doları aşabilir
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 15:30

    Kısa video ve canlı yayın platformu Kuaishou’nun halka arzından 5 milyar dolarlık gelir elde edilmesi öngörülüyor.5 Şubat’ta halka arz edilmesi beklenen TikTok’un rakibi Çinli Kuaishou’nun 5 milyar doların üzerinde gelir elde etmesi öngörülüyor.2011 yılında kurulan Kuaishou’nun en büyük hissedarlarından biri WeChat’in sahibi olan Tencent. Tencent’in Kuaishou’da yüzde 21.5 payı bulunuyor.CNBC’nin haberine göre şirket, Morgan Stanley, Bank of America ve China Renaissance tarafından yönetilecek olan Hong Kong halka arzı için başvuru yaptı.İstatistiklere göre, kısa formatlı video paylaşım uygulamasının günlük 262 milyon aktif kullanıcısı bulunuyor.Uygulamayı ücretli kullanan abone sayısı ise 59.9 milyon seviyesinde.Hisseler 5 Şubat’ta Hong Kong’da işlem görmeye başlayacak.

  • AB, Orta Doğu ve Türkiye’ye 385 milyon euro yardım sağlayacak
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 14:36

    Avrupa Birliği (AB), 2021 yılı insani yardım bütçesinden Orta Doğu ve Türkiye’ye toplam 385 milyon euro tahsis etti.AB Komisyonu, 2021 yılında insani yardım programlarına ayrılacak bütçenin belirlendiğini açıkladı.Buna göre, geçen yıl 900 milyon euro olan insani yardım miktarı, bu yıl 1,4 milyar euro oldu.Bütçeden 505 milyon euro Afrika’daki Nijerya, Nijer, Kamerun, Çad, Burkina Faso, Mali, Moritanya, Güney Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Somali ve Etiyopya’da krizlerden etkilenenlerin gıda gibi çeşitli ihtiyaçlarına ayrıldı.Suriye krizinden etkilenen Orta Doğu ve Türkiye ile insani kriz yaşanan Yemen’e de 385 milyon euro insani yardım tahsis edildi.Venezuela ve Kolombiya ile Afganistan, Bangladeş ve Arakanlı mültecilere 180 milyon euro kaynak ayrıldı.Ukrayna, Batı Balkanlar ve Kafkasya’daki krizlere yönelik projelere 28 milyon euro tahsis edilirken, 302 milyon euro ise öngörülemeyen insani krizler için aktarıldı.

  • Dolar bugün kaç TL? (26 Ocak 2021 dolar – euro fiyatları)
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 14:29

    Dolar – euro kaç TL? 26 Ocak 2021Dolar kuru en son ne kadar oldu? Bankalararası piyasada döviz kurlarında son durum.Yeni haftanın ilk gününde 7,40 sınırında hareket eden dolar/TL, bugün de düşüşte seyrediyor.Kur, 7,33-7,34 düzeyinde değerlenirken euro/TL de 8,93 civarında el değiştiriyor.Bugün yurt içinde veri gündeminin zayıf olduğunu bildiren uzmanlar, yeni tip corona virüs (Covid-19) salgını ve ülkelerin getirdiği kısıtlamalara ilişkin haber akışının piyasaların odağında olmayı sürdürdüğünü söyledi.Öte yandan ABD Merkez Bankası (Fed) iki gün sürecek faiz toplantısına başlayacak. Fed’in faiz kararı yarın TSI 22.00’de açıklanacak.VİDEO: ALTINDA ALIM ZAMANI MI?

  • Dünya Bankası’ndan Türkiye’deki OSB’lerin altyapı gelişimine 300 milyon dolarlık finansman desteği
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 14:08

    Dünya Bankası, finanse edeceği 300 milyon dolarlık “Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi”yle, söz konusu bölgelerin daha verimli, çevresel açıdan daha sürdürülebilir ve rekabetçi hale gelmelerine olanak sağlayacak.Dünya Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca uygulanacak proje kapsamında “temel” (yeni yollar, su ve doğal gaz boru hatları, elektrik hatları ve lojistik tesisleri gibi) ve “yeşil” (iyileştirilmiş enerji ve su verimliliği olanakları, ileri atıksu arıtma tesisleri, enerji açısından verimli binalar, LED sokak aydınlatmaları, güneşi, rüzgar ve biyokütle gibi yenilenebilir enerji varlıkları) altyapı yatırımları desteklenecek. Kredi şeklindeki finansmanın bir bölümü de yenilikçilik ile OSB’leri bilim ve araştırma kuruluşları ve akademik kuruluşlarla bir araya getiren eğitim merkezleri yatırımları yoluyla OSB’lerin rekabet gücünün artırılmasına ayrılacak.Projenin ilk bileşeninde, OSB’lerin sürdürülebilirliğinin, rekabet gücünün ve verimliliğinin artırılması için altyapı ve kolaylaştırıcı ortamın desteklenmesi için 290 milyon dolar finansman sağlanacak. Ayrıca “yeşil” çözümler için kaldıraç etkisi yaratacak temel OSB altyapısına, OSB’lerdeki yenilikçi yeşil altyapılara ve OSB yenilikçilik merkezlerine yapılacak yatırımlara destek verilecek.İkinci bileşende ise teknik yardım, kapasite oluşturma ve proje yönetimine 10 milyon dolarlık finansman sağlanacak. Açıklamada görüşlerine yer verilen Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Auguste Kouame, yeni tip corona virüs (Covid-19) salgınının, sürdürülebilir ve yeşil bir toparlanma sürecinin temellerinin atılması açısından büyük önem taşıyan projeye duyulan ihtiyacı daha belirgin hale getirdiğini kaydetti.  Kouame, “Yenilikçilik merkezleri, ülke genelindeki OSB’lerin rekabetçilik düzeylerini yükselterek, OSB’lerde faaliyet gösteren şirketlerin Covid-19 sonrası dönemde küresel değer zincirlerine katılımlarını korumalarına veya derinleştirmelerine olanak tanıyacak” ifadesini kullandı. ARŞİV: DÜNYA BANKASI’NDAN TÜRKİYE RAPORU

  • İkinci el araç satışları salgınla son 5 yılın zirvesine çıktı (Fiyatlarda düşüş var mı?)
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 13:53

    Türkiye’de ikinci el araç satışları, yeni tip corona virüs salgını nedeniyle toplu taşıma yerine bireysel araç kullanımının arttığı 2020’de son 5 yılın en yüksek rakamına ulaştı. Konuya ilişkin olarak değerlendirmede bulunan Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Başkanı Aydın Erkoç, ikinci el araç piyasasında yaşanan durgunluk nedeniyle fiyatların gerilediğinin altını çizdi. Erkoç, “Şu an araç almak için doğru bir zamandayız” dedi.Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Başkanı Aydın Erkoç, ikinci el araç piyasasının tüm olumsuzluklara rağmen geçen yıl büyümeye devam ettiğini belirtti.Erkoç, 2019’da 8,7 milyon motorlu kara taşıtının devri yapılırken bu sayısının geçen yıl 9,2 milyona yükseldiğini söyledi.Aydın Erkoç, söz konusu rakamın 2018’de 7,7 milyon, 2017’de 7,5 milyon ve 2016’da 6,7 milyon olduğuna dikkati çekti.Geçen yıl ikinci el araç sektöründe satışların ekim ayına kadar arttığını ancak sonrasında bir durgunluk yaşandığını aktaran Erkoç,  Aralık 2020’de bir önceki yılın aynı ayına göre devri yapılan araç sayısının yarı yarıya düştüğüne işaret etti. Erkoç, “Gerek pandemi sebebiyle insanların bireysel araç kullanımına yönelmesi, gerekse sıfır araç pazarında yaşanan durgunluk sebebiyle 2020 yılı boyunca ikinci el araca talep arttı.Böylelikle 5 yıl boyunca sektör büyümeye devam etmiş oldu. Ancak ekim ayından itibaren ikinci el araç pazarında da büyük bir durgunluk yaşanıyor. Aralık ayında yüzde 64,2’si otomobil olmak üzere toplamda 544 bin 583 adet araç el değiştirdi. Bir önceki yılın aynı ayında bu rakam 1 milyon 22 bin 892 olarak gerçekleşmişti hatta 2016 yılından itibaren tüm ayların en düşük satışı Aralık 2020’de yaşandı” değerlendirmesinde bulundu.”FİYATLAR DÜŞTÜ”İkinci el araç piyasasında yaşanan bu durgunluk nedeniyle fiyatların da gerilediğine dikkati çeken Erkoç, “Şu an ikinci el fiyatlarında yüzde 15’e varan bir düşüş yaşanıyor. Araç almak isteyen vatandaşlarımız bu fırsatı değerlendirebilir, şu an araç almak için doğru bir zamandayız” dedi.Erkoç, aşılamanın yaygınlaşması ve normalleşme süreciyle ötelenen ikinci el talebinin de artacağını belirterek şunları kaydetti:”Bunun yanı sıra aralık ayında satışlarda yaşanan bu ciddi düşüş potansiyel alıcıların da beklemede olduğunun bir göstergesi. Şubat ayı itibarıyla bekleyen alıcılar da harekete geçecek, talebin artması araç fiyatlarına da yansıyacaktır.Pandeminin nasıl seyredeceğini öngöremediğimiz için tüm dünyada sıfır araç üretimi ve tedarikinde yaşanabilecek sıkıntılar da ikinci el araç fiyatlarına yansıyacaktır.”Erkoç, 2021 yılında da ikinci el araç sektörünün büyümeye devam edeceğini beklediklerini sözlerine ekledi.ARŞİV: İKİNCİ EL OTODA FİYAT DÜŞÜŞÜ VAR MI?

  • İngiltere Merkez Bankası Başkanı Bailey: Kripto para birimleri kalıcı değil
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 13:26

    İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andew Bailey, mevcut hiçbir kripto para biriminin uzun vadede bir ödeme aracı olarak çalışabilecek bir yapıya sahip olmadığını söyledi.Dünya Ekonomi Forumu (WEF) tarafından düzenlenen “Dijital para birimlerini yeniden düzenlemek” adlı panele katılan Bailey, “Kalıcı bir para birimi diyebileceğim anlamda bir tasarım, yönetim ve düzenlemelere kadar verdik mi? Hayır. Dürüst olmak gerekirse henüz o noktada olduğumuzu sanmıyorum. Kripto para birimlerinin başlangıçta böyle formüle edildiğini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı. Bailey ödemelerin istikrarlı bir değere sahip olması, buna dair bir güvencenin oluşması gerektiğini belirterek, bunun da bankayı, dolayısıyla, devletle ilişkisi olan düz para birimi ile ilişkilendirmek durumunda bırakacağını kaydetti.Dijital para birimlerine gizlilik standartlarına ilişkin tartışmaların devam edeceğine işaret eden Bailey, “Bu gündeme gelecek büyük bir konu. Herhangi bir dijital para birimi üzerinden gönderimlerin gizlilik standartları ve kamu çıkarını nerede olduğu meselesi” yorumunu yaptı.ARŞİV: BİTCOİN’DE YENİ REKOR GELİR Mİ?

  • Koç Holding CEO’su Çakıroğlu: Uzaktan çalışma 35 bin ofis çalışanımız için kalıcı hale geliyor
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 12:30

    Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, Koç Topluluğu’nun farklı senaryolar için her an hazır olduğunu belirterek, “Covid-19 pandemisi nedeniyle toplulukta hızla yaygınlaşan ‘uzaktan çalışma’ modelinin, Koç Topluluğu içinde 35 bin ofis çalışanı için kalıcı hale getirileceğini açıkladı.Pandemi iş modellerini değiştirdi. Uzaktan çalışma yöntemi büyük topluluklar için kalıcı hale başladı.Koç Topluluğu Yayını Bizden Haberler Dergisi’nin 490. sayısında, “34. Üst Düzey Yöneticiler Toplantısı”na katılan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu’nun konuşmalarına yer verildi.Dünyanın salgına çok hazırlıksız yakalandığını vurgulayan Çakıroğlu, “Pandemi sürecinde çalışma arkadaşlarımızın, iş ortaklarımızın, bayilerimizin, tedarikçilerimizin ve ailelerinin sağlığı birinci önceliğimizdi. Çok hızlı, dikkatli ve hassas davrandık. 11 Mart’taki pandemi ilanından önce seyahatleri yasakladık ve karantina tedbirlerini açıkladık” dedi.“UZAKTAN ÇALIŞMA PRATİĞİNE HIZLA GEÇTİK” Çakıroğlu, Covid-19 pandemisi nedeniyle toplulukta hızla yaygın uygulamasına geçilen ‘uzaktan çalışma’ modelinin, Koç Topluluğu içinde 35 bin ofis çalışanı için kalıcı hale getirileceğini açıklayarak “Değişmekten korkmuyoruz, kendimize güveniyoruz” ifadelerini kullandı.Levent Çakıroğlu, “Uzaktan çalışma pratiğine hızla geçtik. İşyerlerinde çalışmaya devam eden arkadaşlarımız için gereken her türlü tedbiri derhal aldık. Bu zor dönemde istihdamın korunmasını ve çalışma arkadaşlarımızın gelir kaybının önlenmesini de öncelik olarak kabul ettik. Zor zamanlarda arkadaşlarımızın ve ailelerinin kaygılarını azaltmaya, ihtiyaçlarına destek olmaya çalıştık” diye konuştu.Topluluk şirketlerinin likiditeleri, faaliyetleri, bilançoları ve hatta iş modelleriyle ilgili tedbirlerin de hızla alındığına dikkati çeken Çakıroğlu şu değerlendirmelerde bulundu:”Ventilatörden entübasyon kabinine, siperlikten maskeye kadar; hızla tasarladık, ürettik, dağıttık. Bunlar üretim deneyimimiz olan ürünler de değildi. Yaptıklarımız hem ülkemizde hem de uluslararası platformlarda takdirle karşılandı. Ama daha önemlisi, ‘istersek yapabiliriz’ duygusunu pekiştirerek, zor zamanlarda bizlere de topluma da moral oldu, umut verdi. En başta, üretim tesislerimiz kesintisiz olarak veya kısa süreli kesintilerden sonra üretime devam ettiler.Banka şubelerimiz, bayilerimiz, istasyonlarımız, mağazalarımız, depolarımız her türlü sağlık tedbirini almak suretiyle faaliyetlerini sürdürerek halkın ihtiyacına cevap verdiler, ülke ekonomisine destek oldular. Büyük bir ekosistemin
tam merkezindeyiz.10 bin civarında bayimiz ve servisimiz, yüzlerce tedarikçimiz var. Onların sorumluluğunu da aynı şekilde hissediyoruz. Bu dönemde her birine, ihtiyaçları anında yanlarında olduğumuzu gösterdik. Gerektiğinde vade açtık, stoklarını yönetmelerine yardımcı olduk. Diğer yandan, şirketlerimiz tedarikçilerine olan yükümlülüklerini zamanında yerine getirdiler.” DÜNYA DİJİTALLEŞMEDE 8 HAFTADA 5 YILLIK MESAFE ALDIMcKinsey’in hazırladığı bir rapora göre, tüketicilerin ve şirketlerin dijitalleşme alanında 5 yılda kat etmesi beklenen mesafeyi 8 haftada aldığını dile getiren  Çakıroğlu bu dönemde, online satışların katlanarak büyüdüğünü, toplu taşıma yerine özel araç tercihlerinin arttığını, bisiklet ve scooter kiralama uygulamalarının hızla büyüdüğünü söyledi.Çakıroğlu, şunları kaydetti:“2020’ye girerken dünya ekonomisinin yüzde 3,3 büyümesi beklenirken, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en sert ekonomik daralmayı yaşıyoruz. Yıl sonu için küresel ölçekte yüzde 4,4 küçülme tahmini yapılıyor. Bu durum emtia fiyatlarına da tabiatıyla tesir etti. Bizi en çok etkileyen ise petrol fiyatlarındaki sert dalgalanmalar oldu. Yıla başlarken petrol fiyatlarının 2019 seviyelerine yakın seyrederek, 60 dolar civarında kalması bekleniyordu. Oysa talepteki ani daralma sebebiyle hızla 13 dolara kadar indi, WTI ise kısa süreli de olsa negatif fiyatla işlem gördü. Salgının başlarında yaşanan bu şokun 1929’daki Büyük Buhran’la karşılaştırması yapıldı; yine böyle bir sürece girilmesinden endişe edildi. Ancak bu defa devletler hızlı hareket ettiler. Salgının etkilerini gidermek üzere kapsamlı mali destek paketlerini uygulamaya koydular. Bu mali desteklerin hacmi 12 trilyon dolara ulaştı, dünya ekonomisinin yüzde 14’üne tekabül ediyor.Bunun sonucunda ülkelerin bütçe açıklarının da milli gelire oranı hızla arttı. Genişlemeci maliye politikalarının yanı sıra, merkez bankaları da tahvil piyasalarından alım yaparak devasa boyutlarda parasal genişlemeye gittiler. 2020’de FED, ECB, Japon ve Çin merkez bankalarının toplam bilanço büyüklüğü 8 trilyon dolarlık artışla 27 trilyon dolara ulaştı. Diğer yandan devletler stratejik gördükleri şirketleri de ayrıca desteklediler.”ARŞİV: EVDEN ÇALIŞMAYA DEVAM EDİLEBİLİR Mİ?

  • Çin’de son dönemin popüler ürünü “sürpriz kutusu”
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 11:59

    Çin’de yeni bir trend var. Sürpriz kutusu. Geçen yıl ülkede tam 200 bin kişi fiyatı 7,5 dolar ile 15 dolar arasında değişen bu üründen onlarca hatta yüzlerce satın aldı. Yeni jenerasyonun sürpriz kutusu harcaması ayakkabıdan fazla. İçinden ne çıkıyor dersiniz, film karakterleri…

  • TOBB, TESK, MÜSİAD VE TÜSİAD’dan fiyat istikrarı açıklaması
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 11:39

    TOBB, TESK, TÜSİAD ve MÜSİAD, küresel tedarik zincirlerinde ciddi aksamaların yaşandığı Covid-19 pandemisi sonrası normalleşme sürecinde, birincil önceliğin fiyat istikrarı olduğunu vurgulayan ortak bir açıklama yaptı.Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nden (TÜSİAD) yapılan ortak açıklamada, Türkiye’nin tacir, sanayici ve esnafını temsil eden TOBB, TESK, MÜSİAD ve TÜSİAD’ın, küresel tedarik zincirlerinde ciddi aksamaların yaşandığı Covid-19 salgını sonrası normalleşme sürecinde, ekonomik büyüme ve istihdam için Türkiye’nin birinci önceliğinin fiyat istikrarı olduğuna inandığı belirtildi.Açıklamada şu ifadelere yer verildi;”Fiyat istikrarı sağlanmadan ekonomide başlayan her canlanma, maalesef kısa süreli olmakta ve iş insanlarımızın yatırım ufkunu daraltmaktadır. Bu nedenle ülkemizin hak ettiği refah artışını sağlamak için fiyat istikrarını bir ön koşul olarak görmekteyiz. Fiyat istikrarının sağlanmasıyla Türkiye’de yatırım ortamı iyileşecek, öngörülebilirlik artacak, böylece katma değeri yüksek yeni teknoloji yatırımlarını ülkemize çekmek mümkün olacaktır. Bu açıdan bakıldığında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlatılan yeni ekonomik reform gündemini çok yakından takip ediyor ve enflasyonla mücadelenin öncelikli hedef olmasını destekliyoruz. Enflasyonla mücadeleye yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda bir kamu-özel sektör istişare sürecinin son derece faydalı olacağı kanaatindeyiz.Bu istişare süreci, tüm fiyatların serbest piyasa koşulları içinde oluşmasını gözeterek küresel ve yerel fiyat dinamiklerinin sektörel bazda yakından izlenmesine ve ürün gruplarında görülen yapısal risklerin, maliyet dinamiklerinin ve arz-talep dengesizliklerinin tespit edilmesine katkıda bulunacak, böylece veriye dayalı politika tasarım sürecini destekleyecektir. İş dünyasında enflasyonla mücadelenin önemi ve fiyat istikrarının orta-uzun vadeli büyüme ve istihdam perspektifine olumlu katkısı konusunda farkındalığı artırmak için kurulacak bu istişare mekanizmasının son derece yararlı olacağına inanıyoruz.”Enflasyonla mücadelede başarılı olmak için Merkez Bankasının ve ilgili kamu kurumlarının çabalarına tüm paydaşların destek vermesi gerektiğinin bilindiği aktarılan açıklamada, “Covid-19 sonrası küresel toparlanma döneminde Türkiye’nin hak ettiği fiyat istikrarı hedefine hızla ulaşması için tüm katkıyı vermeye hazır olduğumuzu kamuoyu ile paylaşıyoruz.”

  • Corona virüs etkisi: Futbol kulüplerinin gelir kaybı 2 milyar euro
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 11:29

    Dünya futbolunda en büyük gelire sahip kulüpler (Futbol Para Ligi), yeni tip corona virüs (Covid-19) nedeniyle 2 milyar euro gelir kaybı yaşayacak.Deloitte Spor Endüstrisi Grubu, Covid-19 salgının etkisiyle 2020/2021 sezonu sonunda Futbol Para Ligi kulüplerinin 2 milyar euroluk bir gelir kaybına uğrayacağını öngördü.Rapor, gelirlerdeki düşüşü, ötelenmelerden kaynaklı ve tamamen kaybolan gelirlerden kaynaklı (özellikle maç günü gelirleri ve ayrıca naklen yayıncılara verilen indirimler) olarak iki temel faktörle açıklıyor.Söz konusu ötelenmelerin etkisini ele alındığında, birçok kulübün 2020’de sona eren mali yıla ait gelirlerinin aşağı yukarı dörtte birlik kısmının 2021’de sona eren mali yıla kaydığını; dolayısıyla 2021’in bir çeyreklik ekstra geliri kapsadığı görülüyor.Dünyadaki liglerin devam eden sezonla ilgili olarak salgına karşı maçları ertelemeden ligleri farklı sıralama metotları kullanarak sonlandırmaya ve tamamen iptale kadar uzanan farklı reaksiyonlar gösterdiğinin altı çizilen raporda, izleyicilerin güvenli ve sağlıklı bir şekilde yeniden stadlara dönüş yapabilmesi şu an dünya futbolunun en öncelikli gündem maddeleri arasında olduğuna dikkat çekildi.Maç günü gelirleri kulüplerin iş modellerinin ayrılmaz bir parçası olmakla kalmayıp, farklı gelir oluşturucu kalemlerin de tetikleyicileri.Rapaora göre, kulüpler seyirciden yoksun kalmanın esas etkisini önümüzdeki sene daha çok hissedecek. Bu etkinin boyutuysa, seyircilerin statlara tekrar ne zaman döneceğine bağlı olacak.ZİRVEDEKİ KULÜP DEĞİŞMEDİFC Barcelona 715,1 milyon euroluk geliri ile geçen sene olduğu gibi Para Ligi’nde en üst sırada yer aldı. Onu 714,9 milyon euroluk gelir üreten Real Madrid takip etti. İkili arasındaki 200 bin euroluk fark, Para Ligi tarihi boyunca ilk iki sırada yer alan kulüpler arasında oluşmuş en küçük fark olarak dikkat çekiyor.2019 yılında 840 milyon euro rekor gelir ile 800 milyon eşiğini ilk geçen kulüp olan FC Barcelona, bu kez tüm Para Ligi kulüpleri içerisinde mutlak değer olarak en büyük gelir düşüşünü yaşayan kulüp oldu.Real Madrid’in gelirlerde yaşadığı azalma daha düşük gerçekleşti. Kulüp, önemli iş ortaklıklarının süresini uzatarak ve bazı gelir üretici aktiviteleri kendi bünyesine taşıyarak ticari gelirlerinde 28,1 milyon euro tutarında bir artış sağladı, bu da eflatun beyazlıların diğer iki gelir kalemindeki düşüşü bir nebze olsun hafifletti.Bayern Münih bu sene üçüncü sıraya yükseldi (634,1milyon Euro). İlk 10 kulüp arasındaki en düşük gelir kaybını (yüzde 4) yaşayan Alman devi, 2020 yılına ait tüm ulusal naklen yayın gelirlerinin Bundesliga’nın daha erken tamamlanması sonucu mali tablolarına dahil olmasından faydalandı. Bayern, Şampiyonlar Ligi’ni, Bundesliga’da Şampiyonluğu, Almanya Kupası’nı (DFB Pokal) ve son olarak da UEFA Süper Kupasını kazanarak unutulmaz bir sezon yaşadı.580,4 milyon euro gelirle sezonu tamamlayan Manchester United’ın, gelirlerindeki 131,1 milyon euroluk düşüş (yüzde 19) takımın 4’üncü sıraya gerilemesine sebep oldu. Bu seneki Para Ligi’ndeki en büyük düşüşü yaşayan kulüp olan Kırmızı Şeytanlar, hem 2019/2020 Şampiyonlar Ligi’ne katılmamış olmanın, hem de maç günü gelirlerinden mahrum kalmanın ve naklen yayın gelirlerindeki indirim ve ertelemelerin faturasını ödediler.Liverpool 2001/2002’den beri ilk kez sıralamada ilk beşe girdi. Kırmızı beyazlıların son birkaç yıldır istikrarlı bir şekilde devam eden sportif başarıları finansal başarısına da yansıyor.Manchester City (6.), Paris Saint-Germain (7.), Chelsea (8.),Tottenham Hotspur(9.) veJuventus (10.) ilk 10’da yer alan diğer kulüpler.İlk 20’deki kulüplerin 18’i geçen sene de listede yer alan kulüpler. 15. sıradaki FC Zenit ve 20’nci sıradaki Eintracht Frankfurt, AS Roma ile West Ham United’ın yerlerini aldılar. Zenit’in 2019/2020 Şampiyonlar Ligi’ne katılımı ve mali yılının 31 Aralık 2019 olması sebebiyle sezon gelirlerinin pandemiden minimum etkilenmesi, kulüp açısından başlıca olumlu etkenlerdi.Para Ligi’nde ilk 20’de yer edinen kulüplerden sadece ikisi bir önceki seneye göre gelirlerinde artış yaşadılar: FC Zenit ve Everton.Çok küçük bir artış ile 212 milyon euroluk gelire ulaşan ve 17’nci sırada yer alan Everton, ticari gelirlerini iki katından fazla arttırdığı bir sezonu geride bıraktı. Bu aynı zamanda tüm Para Ligi kulüpleri arasında en büyük ticari gelir artışı olarak (yüzde 104) dikkate çekti.TÜRK KULÜPLERİ BU SENE DE LİSTEDE YER ALAMADIİkinci sene üst üste, hiçbir Türk kulübü Deloitte Futbol Para Ligi’nde yer alamadı. Listede en son kendine yer bulan Türk kulübü, 2019 yılında 26’ncı sırada yer alan Beşiktaş olmuştu. Son 10 sezonda İstanbul’un üç büyükleri, 8 kez Para Ligi’nde ilk 30 kulüp içerisinde yer alarak ülkemizi temsil ettiler (Galatasaray 5, Fenerbahçe 2 ve Beşiktaş 1 kez).Rapora göre Covid-19 salgını, bulundukları durumdan güçlü bir şekilde çıkabilmeleri için kulüplere mevcut stratejik hedeflerini ve iş modellerini tekrar gözden geçirmeleri ve yeniden şekillendirmeleri açısından önemli bir dürtü teşkil etti.Kulüpler çalışanları ve taraftarları ile etkileşimlerinde dijital temasın en baskın yöntem hale gelmesi sonucu, hem kendi içlerine hem de dışarıya yönelik dijital yetkinliklerini geliştirmeye daha fazla yöneliyorlar. Bu zorlu süreçte en çevik ve yenilikçi kulüpler, aynı zamanda en hızlı ve en kuvvetli şekilde yeniden düzlüğe çıkan kulüpler olacak.Spor Endüstrisi Grubu, belirsizlik ortamının devamlılığının; mevcut ve gelecekteki naklen yayın kuruluşları, sponsorlar ve ticari ortakların spora ve futbola olan yatırımlarını yeniden gözden geçirip değerlendirmelerine, bu da Covid-19’un finansal etkilerinin daha uzun bir döneme yayılmasına sebep olabileceğine işaret ederken, küresel salgının taraftarlar ve toplum için futbolun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermesiyle, Futbol Para Ligi kulüplerinin naklen yayın kuruluşları ve sponsorlar nezdindeki söylemlerini güçlendirecek bir argüman sunması açısından olumlu bir gelişme olduğunu da hatırlatıyor.ARŞİV: FUTBOL KULÜPLERİ ÇIKMAZDA

  • Altında alım-satım için doğru zaman mı?
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 10:35

    Gram altında fiyatlar yeniden yükselişe geçer mi? Önümüzdeki dönemde fiyat beklentisi ne yönde? İntegral Yatırım Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu Geri Sayım’da değerlendirdi.

  • Dünyanın en değerli markası Apple oldu
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 10:20

    Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance’ın “Dünyanın En Değerli 500 Markası” araştırmasında, bu yıl yaklaşık 263,4 milyar dolar marka değeriyle Apple, dünyanın en değerli markası olarak tespit edildi. Apple, 2020 araştırmasında 141 milyar dolarla üçüncü sırada yer almıştı.Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından hazırlanan “Dünyanın En Değerli 500 Markası-Global 500-2021” araştırması sonuçlandı.Araştırma verilerine göre, 263,4 milyar dolar marka değeriyle Apple dünyanın en değerli markası olarak tespit edildi. Apple, 2020 araştırmasında 141 milyar dolarla üçüncü sırada yer almıştı.Sıralama tablosunun en altında yer alan markanın değeri 4 milyar doları bulurken, bu değere ulaşamadığı için Türk markaları sıralamada bu yıl da yer almadı. Araştırma sonuçlarına göre, ülkeler sıralamasında ABD açık ara önde yer aldı. Global 500 listesinde şirketlerin 204’ünü ABD’li firmalar oluştururken, 75’inin Çin, 34’ünün Japon, 33’ünün Fransız, 22’sinin Alman, 19’unun İngiliz olduğu görüldü. En değerli 500 markadan ilk 20’si şöyle sıralandı…Marka değeri: 52.917 milyon dolarMarka değeri: 53.134 milyon dolarMarka değeri: 53.335 milyon dolarMarka değeri: 54.579 milyon dolarMarka değeri: 55.203 milyon dolarMarka değeri: 55.396 milyon dolarMarka değeri: 56.432 milyon dolarMarka değeri: 58.225 milyon dolarMarka değeri: 59.479 milyon dolarMarka değeri: 59.649 milyon dolarMarka değeri: 67.902 milyon dolarMarka değeri: 68.889 milyon dolarMarka değeri: 72.788 milyon dolarMarka değeri: 81.476 milyon dolarMarka değeri: 93.185 milyon dolarMarka değeri: 102.623 milyon dolarMarka değeri: 140.435 milyon dolarMarka değeri: 191.215 milyon dolarMarka değeri: 254.188 milyon dolarMarka değeri: 263.375 milyon dolar

  • Bedelli askerlikte 2021 ücreti belli oldu
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 10:15

    SON DAKİKA HABERİ: Bedelli askerlikte 2021 ücretleri belli oldu. Geçen yılın ikinci yarısında 37 bin 70 lira olan ücret bu yılı ilk yarısında 39 bin 788 lira olarak uygulanacak.Son dakika haberi! Bedelli askerlik ücretine kur zammı yapıldı.2021 yılının ilk yarısı için bedelli askerlik ücreti 37 bin liradan 39 bin 788 liraya yükseltildi. Böylece bedelli ücreti bir yılda yüzde 13,50 zamlanmış oldu.DÖVİZLE ASKERLİĞE KUR AYARIBu arada AK Parti Osmaniye Milletvekili İsmail Kaya imzasıyla Meclis’e bir yasa teklifi sunuldu. Teklif, gurbetçilerin ödeyeceği dövizle askerlik bedelinin, başvuruyu yaptıkları tarihteki döviz kuru esas alınarak hesaplanmasını öngörüyor.CELP TARİHLERİ VE BİRLİKLER AÇIKLANDI Milli Savunma Bakanlığı geçtiğimiz günlerde bu yıl içinde bedelli askerlik yapacakların celp tarihleri ve katılacakları birlik açıklamıştı.2020 yılında bedelli askerlik hizmetinden yararlanmak üzere başvuran ve geçerli bedel miktarını ödeyen yükümlüler 2021 yılında,a. 01, 02, 03 Nisan 2021b. 13, 14, 15 Mayıs 2021c. 17, 18, 19 Haziran 2021ç. 05, 06, 07 Ağustos 2021d. 16, 17, 18 Eylül 2021e. 21, 22, 23 Ekim 2021f. 25, 26, 27 Kasım 2021 celp ve sevk dönemlerinde bir aylık temel askerlik eğitimi için sevk edileceklerdir” denildi.

  • Rüzgardan elektrik üretiminde rekor kırıldı
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 09:25

    Türkiye’de 24 Ocak’ta üretilen elektriğin yüzde 21,3’ü rüzgar enerjisi santrallerinden karşılandı. Rüzgarın elektrik üretimindeki payı diğer tüm yenilenebilir kaynakların toplamını (yüzde 18,5) geride bıraktı.Türkiye’nin rüzgar enerjisinden sağladığı elektrik 24 Ocak’ta 166 bin 748 megavatsaatle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken, rüzgarın toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 21,3 oldu.Enerji ve Tabii Kaynaklar verilerinden derlenen bilgilere göre, 24 Ocak Pazar günü Türkiye’de toplamda 783 bin 335 megavatsaat elektrik üretildi.Bu üretimin yüzde 26’sını doğalgaz santralleri oluştururken, ikinci sırada yüzde 21,3 ile rüzgar enerji santralleri yer aldı. Böylece Türkiye’de rüzgar enerjisinden üretilen elektrik 166 bin 738 megavatsaat ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.Rüzgarın toplam elektrik üretimindeki payı diğer tüm yenilenebilir kaynakların toplamını (yüzde 18,5) geride bıraktı.Öte yandan, 25 Ocak’ta ise üretilen toplam 901 bin 202 megavatsaatlik elektriğin 163 bin 286 (yüzde 18,1) megavatsaati rüzgar enerjisi santrallerinden karşılandı.Ayrıca kuraklık nedeniyle hidroelektrik santrallerinin elektrik üretimindeki payının gerilediği söz konusu günde, rüzgar enerjisinden sağlanan yüksek üretim, doğalgaz ve ithal kömür santrallerinin üretimdeki payını düşürdü.Rüzgar enerjisinden elektrik üretiminde 153 bin 35 megavatsaatle 25 Kasım’da rekor kırılmıştı. Rüzgarın toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 16,8’e yükselmişti.Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki kurulu gücü 2020 sonu itibarıyla 9 bin 244 megavata ulaştı.

  • Covid-19’un ekonomik etkisi: 225 milyon kişi işsiz kaldı, zenginler 500 milyar dolar kazandı
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 09:01

    Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Pazartesi günü yayınladığı rapor, geçen yıl dünya çapında Covid-19 salgını nedeniyle en az 225 milyon tam zamanlı işçinin işini kaybettiğini ortaya koydu. Bu ise 1930 Büyük Buhran’ından bu yana en yüksek rakam olduğu ve 2009’daki küresel krizden dört kat daha fazla olduğu belirtildi. Aynı gün ise Oxfam tarafından dünyanın en zengin 10 kişisinin toplam servetinin Covid-19 başladığından bu yana 500 milyar dolardan fazla arttığı açıklandı. Bu rakam ise tüm dünyaya Covid-19 aşısı yapılabilecek miktarın çok üzerinde.Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), pandeminin küresel ekonomiye etkilerini ortaya koyduğu rapor yayınladı. Raporda Covid-19 salgını sırasında 2009 küresel krizine göre dört kat daha fazla istihdam kaybı yaşandığı belirtilirken kamu ve sosyal hayata salgın nedeniyle getirilen kısıtlamalar 2020 yılında küresel toplam iş saati süresinde yüzde 8,8’lik bir azalmaya neden olduğun altı çizildi. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ayrıca 2020’de küresel olarak çalışma saatlerinde yüzde 8,8 azalma olduğunu açıkladı.İşsizliğin küresel olarak yüzde 1,1 yani 33 milyon kişi artarak 225 milyona çıktığı belirtilen raporda, 114 milyon kayıtlı işsiz dahil toplam 255 milyon tam zamanlı işin kaybı anlamına geldiğini açıkladı. Raporda, 15-24 yaş arası istihdam kaybının yüzde 8,7 olarak gerçekleştiğinin altı çizilirken, “Bu veriler kayıp bir neslin riskini vurguluyor” ifadeleri kullanıldı.Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Direktörü Guy Ryder online basın toplantısında yaptığı açıklamada “1930 yılındaki Büyük Buhran’dan bu yana istihdam piyasasında en derin krizi yaşıyoruz. Etkisi 2009 küresel krizinden çok daha büyük” ifadelerini kullandı.ILO’ya göre işini kaybedenler iş aramaktan vazgeçti, çünkü en fazla işe alım yapan restoran, kafe, mağaza, otel gibi hizmet sektöründeki işletmeler getirilen kısıtlamalardan etkilendi. Uluslararası Çalışma Örgütü iş saatlerinde yaşanan kaybın bu yıl ve gelecek yıl da sürmesini beklerken, 81 milyon kişinin kendini işsiz olarak kaydettirmediği belirtildi. Örgüt istihdam kayıplarının küresel olarak toplam 3,7 trilyon gelire tekabül ettiğini, bu meblağın toplam küresel gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYİH) yüzde 4,4’ü olduğunu belirtti. ILO raporunda bu durumdan en fazla gençlerin ve kadınların etkilendiği kaydedildi.Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) corona virüsün küresel ekonomiye etkisi raporunu yayınladığı gün, araştırma şirketi Oxfam da kendi raporunu yayınladı. Oxfam, Covid-19 başladığı günden bu yana dünyanın en zengin 10 insanının servetinin 500 milyar dolar arttığını belirtti. Bu miktarın tüm dünyayı aşılayacak aşıların ücretini fazlasıyla karşılayabileceğinin altı çizildi.Oxfam, raporunda küresel krizin etkilerinin yoksullarda çok daha uzun süre süreceğini belirtirken, yoksulların zenginlere göre 14 kat daha uzun sürede eski hallerine dönebileceğinin altı çizildi. Dünyanın en zengin bin kişisinin ekonomik olarak salgından önceki hallerine döndüğü belirtilen raporda, en zengin 10 kişi ise servetlerine en az 500 milyar dolar kattı.Oxfam’ın raporunda sonuç olarak, “Virüs, var olan servet ve diğer eşitsizlikleri açığa çıkardı, besledi ve artırdı” İfadeleri kullanıldı.

  • Mutluluğun parayla satın alınabileceği kanıtlandı
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 08:55

    Paranın mutluluğu satın alamayacağı yüzyıllardır kullanılan bir deyiş… Ancak ekonomistler modern araştırma tekniklerinin ortaya çıkışından bu yana, duruma ilişkin farklı sonuçlar alıyor. ABD’de yapılan bir yeni bir araştırmada, yıllık hane geliri ile ruhsal durum arasındaki ilişki ölçüldü. Sonuçlarda, yılık hane halkı geliri 85 bin doların (yaklaşık 630 bin TL) üzerinde olan insanların, diğerlerinden önemli ölçüde daha az depresyon, endişe ve üzüntü gibi olumsuz ruhsal durumlardan etkilendiği görüldü.ABD’li ekonomist Richard Easterlin, 1974’te yaptığı bir çalışmada daha yüksek kişi başına düşen milli gelirin daha yüksek mutluluk getirmediğini ortaya koydu ve günümüze kadar süren büyük bir tartışmayı tetikledi. Ancak yapılan son çalışmalar bunun doğru olmadığını gösteriyor. GELİR YÜKSELDİKÇE STRES VE OLUMSUZ DUYGULAR AZALIYOR2010’da  psikolog Daniel Kahneman ve iktisatçı Angus Deaton (ikisi de ekonomi alanında Nobel Ödülü’nü kazandı) ABD’de yapılan Gallup anketlerini inceledi. Sonuçlarda toplam hane halkı geliri 75 bin dolar (günümüzün 90 bin doları) ve üstünde olan Amerikalıların ruhsal durumlarının ortalama gelire sahip olanlardan daha iyi olduğu görüldü.  Buna göre gelirdeki artış, kişilerin stres, endişe, üzüntü ve depresyon gibi olumsuz ruh hali durumunu da kademeli olarak azaltıyor. Kahneman ve Deaton bu araştırmayı yaparken Harvard Üniversitesi’nde psikoloji doktorası yapan Matthew Killingsworth, kullanıcılara rastgele aralıklarla aktivitelerini ve duygularını soran Track Your Happiness adlı bir akıllı telefon uygulaması geliştirdi. 2010’da yayınlanan ilk bulgulardan biri ise düzenli olmayan gelirin mutsuzluk getirmesiydi.Şu anda Pennsylvania Üniversitesi Wharton Okulu’nda öğretim üyesi olan Killingsworth, o zamandan beri mutluluk ve gelir arasındaki bağlantıyı ölçmek için uygulamasını kullanıyor. MUTLULUĞUN EŞİĞİ YILLIK 85 BİN DOLAR GELİRProceedings of the National Academy of Sciences’da yayınlanan son sonuçlara göre ise yaşam doyumu ile ekonomik gelir arasındaki bağlantıyı kanıtlıyor. 2019 yılında uygulamayı kullanan 33 bin 391 ABD’li yetişkininden yıllık hane geliri 85 bin dolar (yaklaşık 630 bin TL) ve üzerinde olan insanlar, diğerlerinden önemli ölçüde daha az stres ve kaygıdan etkilendi. ABD’de ortalama hana halkı geliri ise 2019 yılında ortalama 68 bin 703 dolardı.”ŞÜKRETMEK VE ANI YAŞAMAK MUTLULUK GETİRMİYOR”Killingsworth, “Sonuçlarımız öyle gösteriyor ki parayla mutluluk satın alınabiliyor.  Diğer hayvanlardan farklı olarak, insanlar etraflarında olup bitenleri düşünerek, geçmişte olmuş, gelecekte olabilecek ya da hiç olmayacak olayları düşünerek çok zaman harcarlar. Bu durum, insanların öğrenmesine, muhakemesine ve planlamasına izin veren dikkate değer bir evrimsel başarı olsa da, duygusal bir bedeli olabilir. Pek çok felsefi ve dini gelenek, mutluluğun anı yaşayarak bulunacağını öğretir ve insanlar  fazla düşünmek yerine şükretmek ve “şimdi burada olmak” için eğitilir. Ancak, bunun doğru olmadığını görüyoruz. Günümüz sisteminde ekonomik gelir insanların kendi geleceğini güvence altında almasının ve sosyal çevresinde itibar kazanmasının en önemli yolu olarak görülüyor. Bunun olmaması insanlar iyi aile ve arkadaş ilişkilerine sahip olsalar bile mutsuzluğu beraberinde getiriyor” ifadelerini kullandı.”EN ZENGİN 10 KİŞİNİN 9 AYLIK SERVET ARTIŞIYLA TÜM DÜNYA AŞILANABİLİR”

  • Geçen yıl trafiğe yaklaşık 1 milyon 39 bin aracın kaydı yapıldı
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 08:47

    Trafiğe kayıtlı araç sayısı, geçen yıl sonu itibarıyla bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,27 artarak 24 milyon 144 bin 857’ye çıktı.Türkiye İstatistik Kurumu, Aralık 2020’ye ilişkin motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı.Buna göre, geçen yıl sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 4,27 artarak 23 milyon 156 bin 975’ten, 24 milyon 144 bin 857’ye yükseldi.Bu araçların yüzde 54,3’ü otomobil, yüzde 16,3’ü kamyonet, yüzde 14,5’i motosiklet, yüzde 8,1’i traktör, yüzde 3,6’sı kamyon, yüzde 2’si minibüs, yüzde 0,9’u otobüs ve yüzde 0,3’ü özel amaçlı taşıtlardan oluştu.Geçen yıl aralıkta 85 bin 300 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Bu taşıtların içinde otomobil yüzde 63,9 ile ilk sırada yer aldı. Araçların yüzde 12,8’ini kamyonet, yüzde 12,4’ünü motosiklet, yüzde 7,6’sını traktör, yüzde 2’sini kamyon, yüzde 0,5’ini otobüs, yüzde 0,4’ünü özel amaçlı taşıtlar ve yüzde 0,4’ünü ise minibüs oluşturdu.Aralık 2020’de trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 16,9 azaldı. Taşıt sayısı bir önceki aya göre özel amaçlı taşıtlarda yüzde 231, traktörde yüzde 6,9 artarken, minibüste yüzde 26,7, kamyonette yüzde 25,3, otobüste yüzde 21, otomobilde yüzde 18,1, kamyonda yüzde 16,1 ve motosiklette yüzde 13,7 azalış görüldü.Söz konusu ayda, yıllık bazda trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısında yüzde 34,3 artış oldu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre özel amaçlı taşıtlarda yüzde 177, kamyonda yüzde 82,5, traktörde yüzde 56,7, motosiklette yüzde 45,4, kamyonette yüzde 39,8, otomobilde yüzde 30,4 artarken minibüste yüzde 61,1 ve otobüste yüzde 27,5 azaldı.Ocak-Aralık döneminde 1 milyon 38 bin 905 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı, 48 bin 328 taşıtın kaydı silindi. Böylece trafikteki toplam taşıt sayısı 990 bin 577 arttı.DEVRİ YAPILAN ARAÇLARAralık 2020’de devri yapılan toplam 544 bin 583 taşıt içinde otomobil yüzde 64,2 ile ilk sırada yer aldı. Otomobili yüzde 17,6 ile kamyonet, yüzde 5,8 ile motosiklet, yüzde 5,4 ile traktör, yüzde 3,2 ile kamyon, yüzde 2,5 ile minibüs, yüzde 0,9 ile otobüs ve yüzde 0,4 ile özel amaçlı taşıtlar takip etti.Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 601 bin 525 otomobilin yüzde 50’sinin benzin, yüzde 40,9’unun dizel, yüzde 5,5’inin LPG yakıtlı ve yüzde 3,6’sının elektrikli veya hibrit olduğu görüldü.Aralık sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 13 milyon 99 bin 41 otomobilin ise yüzde 38,3’ünün dizel, yüzde 36,7’sinin LPG, yüzde 24,4’ünün benzin yakıtlı ve yüzde 0,3’ünün elektrikli veya hibrit olduğu kaydedildi.Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,3 olarak kayıtlara geçti.Aralık 2020’de trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 15,2’si Renault, yüzde 13,4’ü Fiat, yüzde 9,3’ü Volkswagen, yüzde 7,3’ü Toyota, yüzde 7,2’si Peugeot, yüzde 6,2’si Ford, yüzde 5,3’ü Honda, yüzde 4,2’si Hyundai, yüzde 3,9’u Opel, yüzde 3,8’i Citroen, yüzde 3,6’sı Mercedes-Benz, yüzde 3,4’ü Skoda, yüzde 3,3’ü Dacia, yüzde 3,3’ü BMW, yüzde 2’si Audi, yüzde 2’si Kia, yüzde 1,3’ü Volvo, yüzde 1,2’si Nissan, yüzde 1’i Seat, yüzde 0,5’i Jeep ve yüzde 2,7’si diğer markalardan oluştu.Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 29,6’sının 1401-1500, yüzde 24,3’ünün 1300 ve altı, yüzde 24,1’inin 1501-1600, yüzde 15’inin 1301-1400, yüzde 5,9’unun 1601-2000, yüzde 0,8’inin 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahip olduğu görüldü.Bu dönemde trafiğe kaydı yapılan otomobillerden yüzde 46,8’i beyaz, yüzde 26,9’u gri, yüzde 7,6’sı mavi, yüzde 7’si kırmızı, yüzde 6,9’u siyah, yüzde 1,7’si turuncu, yüzde 1,3’ü kahverengi, yüzde 0,6’sı sarı, yüzde 0,2’si yeşil renkli iken yüzde 1’i diğer renklerden oldu.Türkiye’de 2020 sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarının ortalama yaşı 14,2 olarak hesaplandı. Ortalama yaş otomobillerde 13,2, minibüslerde 14,4, otobüslerde 14,1, kamyonetlerde 12,3, kamyonlarda 17,2, motosikletlerde 13,7, özel amaçlı taşıtlarda 13,1 ve traktörlerde 24,2 olarak kayıtlara geçti.ARŞİV: YASAĞA RAĞMEN ASKER UĞURLAMASI

  • Türkiye’nin data kullanımı 2020’de 186 GB’ı geçti
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 08:37

    Türk Telekom’un sabit internet abonelerinin 2020 yılı abone başı aylık ortalama data kullanımı, bir önceki yıla göre yüzde 44 artışla 186,57 GB oldu. Türk Telekom Üst Yöneticisi (CEO) Ümit Önal konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, geçen yıl özellikle evden çalışma ve uzaktan eğitim gibi ihtiyaçların, Türkiye’nin data kullanımını ciddi oranda artırdığını belirterek, “Her koşulda ülkemizin iletişim ihtiyaçlarını en hızlı ve kesintisiz şekilde karşılamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.Türk Telekom abonelerinin 2019 yılı için Türkiye genelinde abone başı aylık ortalama data kullanımı 129,63 GB iken, 2020 yılında bu değer 186,57 GB’a ulaştı.​​​​​​​Türkiye genelinde Türk Telekom kullanıcılarının aylık ortalama upload hacmi ise abone başına 9,29 GB’dan yüzde 55 artışla 14,38 GB’a yükseldi.AYLIK ORTALAMA EN ÇOK DATA TÜKETİMİ ŞIRNAK’TAAbone başı ortalama datanın en çok artış gösterdiği iller; İstanbul (yüzde 49), Malatya (yüzde 49), Manisa (yüzde 49), Muğla (yüzde 49) ve Adıyaman (yüzde 48) oldu. Abone başına aylık ortalama en çok data tüketimi olan il ise 257,44 GB ile Şırnak olarak kayıtlara geçti.Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Telekom Üst Yöneticisi (CEO) Ümit Önal, geçen yıl özellikle evden çalışma ve uzaktan eğitim gibi ihtiyaçların, Türkiye’nin data kullanımını ciddi oranda artırdığını belirterek, “Dijitalleşmeye yaptığımız yatırımlar ve güçlü altyapımızla, abonelerimizden gelen yoğun data kullanım talebini başarılı bir şekilde karşıladık. Türkiye’nin lider telekomünikasyon şirketi olmanın verdiği sorumluluk ile her koşulda ülkemizin iletişim ihtiyaçlarını en hızlı ve kesintisiz şekilde karşılamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Çeyrek altın kaç TL? 26 Ocak 2021 güncel çeyrek altın kuru fiyatları
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 08:27

    Gram altın 441 lira seviyelerinde işlem görüyor. Çeyrek altın 715 lira, Cumhuriyet altını 2.920 liradan satılıyor. Çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? 26 Ocak 2021 güncel altın fiyatları…Altının gram fiyatı, güne düşüşle başlamasının ardından 441,1 liradan işlem görüyor.Dün, 438,2-444,2 lira bandında dalgalı bir seyir izleyen gram altın, günü bir önceki kapanışın yüzde 0,1 altında 441,9 liradan tamamladı.Gram altın, yeni güne de değer kaybıyla başlamasının ardından saat 10.50 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,2 düşüşle 441,1 liraya geriledi. Aynı dakikalarda çeyrek altın 715 lira, Cumhuriyet altını da 2.920 liradan satılıyor.Altının ons fiyatı, şu dakikalarda önceki kapanışın yüzde 0,3 altında 1.851 dolar seviyesinden alıcı buluyor.Analistler, küresel piyasalarda yeni tip corona virüs (Covid-19) salgınında artan vaka sayıları ve getirilen kısıtlamalar ile teşvik beklentilerine ilişkin belirsizliklerin tedirginliğe neden olduğunu belirterek, piyasaların yön bulmakta zorlandığını kaydetti.Bugün ABD’de açıklanacak tüketici güven endeksinin takip edileceğini kaydeden analistler, teknik açıdan altının ons fiyatında 1.880 doların direnç, 1.840 doların destek konumunda olduğunu söyledi.ÇİN’DE GELİR DÜZEYİ YÜKSELDİ

  • Bakan Pakcan: Kira ve gelir kaybı desteklerine yeniden başvuru imkanı sağlıyoruz
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 08:25

    Ticaret Bakanı Pekcan, kira ve gelir kaybı desteklerine yeniden başvuru imkanı sağladıklarını belirterek, başvuruların 31 Mart saat 23.59’a kadar e-Devlet üzerinden yapabileceğini açıkladı.Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, yaptığı açıklamada, bakanlığa ulaşan talepler üzerine kira ve gelir kaybı desteklerine yeniden başvuru imkanı sağlayacaklarını kaydetti.Pekcan, “Gerekli şartları taşıyan esnaflarımız, başvurularını bugünden itibaren 31 Mart saat 23.59’a kadar e-Devlet üzerinden yapabilecek” ifadesini kullandı.

  • Soğuk hava ve pandemi sakatata talebi artırdı
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 08:20

    Sivas’ta havaların soğuması ile birlikte kış aylarının vazgeçilmezi olan sakatata talep yüzde 80 arttı.Kış aylarının çetin geçtiği Sivas’ta hava sıcaklıları sıfırın altında eksi 20 derecelere kadar düştü. Havaların soğuması ile birlikte büyük ve küçükbaş hayvanların kelle, pöç, dil, karaciğer, işkembe gibi iç organlarından oluşan sakatata da talep arttı.Sivaslıların vazgeçilmezleri arasında olan sakatat satışları yaz aylarına oranla yüzde 80 oranında yükseldi.Bağışıklık sistemini güçlendirdiği, hastalıklara iyi geldiği düşünülen sakatatın kilogram fiyatları ise 5 lira ile 40 lira arasında değişiyor.”ŞİFALI OLDUĞUNA İNANILIYOR”Çarşıbaşı mahallesinde bulunan sebze halinde Sakatatçılık yapan Ferhat Yıldız, kış aylarında sakatata talebin artmasının nedeninin insan vücuduna faydası olduğunu belirterek, “Memleketimiz Sivas, Türkiye’nin soğuk illerinden birisi.Soğuk olunca sakatata talep yüzde 70-80 daha çok artmaya başladı. Çok artıyor. Çünkü soğuğa en büyük direnci gösteren sakatat. Bütün hepsinin ayrı ayrı lezzetleri insan vücuduna ayrı ayrı faydaları var.Mesela kelle eti dediğimiz lifli yiyecekler arasına girer. Karaciğer yine aynı şekilde. İnsandaki kansızlığa birebir. Pandemi dünyayı etkiledi. En çok talep gören paça ve pöç. Çünkü bağışıklık sistemini güçlendirdiği, direnci artırdığı için paça ve pöçe pandeminin zararı olmadı. Fiyatlar ise karaciğerimiz 35 lira. Yürek 15 lira. Kelle yanak etimiz 25 lira. Yine dilin kilosu 35 lira’’ şeklinde konuştu.Sakatat almaya gelen Osman Bayındır ise, “Kış günü bazen tüketiyoruz. Yazın olmuyor da kışın işkembe ciğer alıyoruz. Kışın hastalıklara iyi geliyor diye alıyoruz. Çocuklara da yedirmeye çalışıyoruz. Virüsten falan da koruyor diyorlar. O yüzden alıyoruz’’ dedi.ARŞİV: ALIŞILMIŞIN DIŞINDA BİR KÜNEFE

  • Kuru bamyanın kilosu 200 TL’yi buldu
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 07:48

    Lezzeti ve vücuda olan faydaları ile bilinen kuru bamyanın kilosu 200 TL’yi buldu. Kayseri’de baharatçılık yapan Adil Güler bamya fiyatları ile ilgili yaptığı değerlendirmesinde, bamyanın işçiliği zor bir ürün olduğunu söyledi.İçerisindeki yüksek lif oranı ve besin değerleri nedeniyle tercih edilen kuru bamyanın kilosu 200 TL’yi buldu. 1 kilo bamya için neredeyse bin tane bamya toplanması gerektiğini söyleyen Baharatçı Adil Güler, bamyanın kurutulması ve toplanmasının zor olduğu için fiyatının yüksek olduğunu ifade etti.100 gram bamyanın 4 kişilik bir aileye yetebileceğini söyleyen Baharatçı Adil Güler, “Bamya 200 TL dediğimiz zaman insanlara fazla gibi geliyor ama değil. Çünkü kimse evine 1 kilo bamya almıyor. Normal 4 kişilik bir aile için 100 gram bamya yeterli geliyor. 100 gram bamya ise 20 TL yapıyor. 20 TL ile günümüzde 4 kişi hiçbir şey yiyemez. Vatandaşlar bamya kaç lira diye soruyor. 200 TL deyince de çok pahalı diye tepki veriyorlar. Ben bamyayı 4-5 sene evvelinde bile 200 TL’ye satıyordum.”İŞÇİLİĞİ ÇOK FAZLA”Çiçek bamya özellikle çok fazla işçiliği olan bir ürün, sabah toplayacaksınız. Belli bir miktarı kurutulur ya da kurutulmadan önce ipe dizilir. Dizildikten sonra tekrardan üzerindeki kuruyan çiçek üzerinden alınır.Sizin topladığınız çiçek 10 gram ise bunu kuruttuğunuzda 2 gram kalır. Yani zor ve işçilikli bir ürün ve 1 kilo oluşturabilmek için bin tane bamyayı dizmeniz gerekiyor. Bu da belirli bir işçilik gerektiriyor. Bazı vatandaşlarımız bahçelerinde dikip bize satmamız için getiriyorlar. Biz bu ürünleri 2. sınıf olarak satıyoruz. Çünkü öyle bahçeye dikip kolayca yapılacak bir iş değil bamya üretmek.”ZAM BEKLENTİMİZ YOK”Bamyada herhangi bir üretimde bir sıkıntı yaşanmadığı için bir zam beklentimiz yok. Bamya çok rahat tüketilebilecek ve yararlı bir sebze. Bağışıklık sistemine çok iyi geliyor, sindirim sistemine çok iyi geliyor, şeker hastalığına, karaciğere çok iyi gelen bir sebze. Herkese tavsiye edebileceğim, özellikle kendimin de çok beğenerek yediğim bir yiyecek” dedi.ARŞİV: VİRÜSE KARŞI GIDA TAKVİYESİ

  • Covid-19 aşıları yoksul ülkelere dağıtılmalı: Küresel ekonominin iyileşmesi ve sürü bağışıklığı ancak bu şekilde sağlanabilir
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 07:32

    Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tarafından yapılan yeni bir araştırma, yoksul ülkeleri aşılamanın hem dünyada sürü bağışıklığı sağlanması hem de ekonomik kayıpları daha aza indirgemesi bakımından daha önemli olduğunu ortaya koydu. Yapılan çalışmada, ABD, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerin aşıları istiflemelerinin maliyetinin bu yıl 4,5 trilyonu doları bulacağı, ancak fakir ülkelerdeki insanların aşılanmamasının getirdiği küresel kayıpların 9 trilyon dolara ulaşacağı kaydedildi. Bu zararın yarısından fazlasının zengin ülkelerin karşılayacağını belirten uzmanlar, “Gelişmiş ülkeler salgını büyük ölçüde kontrol altına alsalar dahi, ihracat yaptıkları ülkelerde virüsün yayılıyor olması, onların GSYİH’sinde büyük düşüşlere yol açacak” uyarısında bulundu.Daha fakir ülkeleri Covid-19’a karşı aşılamanın sadece ahlaki bir zorunluluk değil, aynı zamanda ekonomik olduğunu savunan yeni bir araştırmaya göre, aşıları istiflemek zengin ülkelere bu yıl en az 4,5 trilyon dolara (33,37 trilyon TL) mal olacak.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından gelişmekte olan ülkelere Covid-19 aşıları ve tedavilerini sunmak için oluşturulan COVAX programının bu yılki hedefine ulaşması için ise 27 milyar dolar (200,20 milyar TL) gerekiyor. Ancak, Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tarafından desteklenen araştırma, COVAX’ın amacına ulaşamamasının küresel maliyetinin yanında bu rakamın oldukça küçük kalacağını gösteriyor.ABD ve İngiltere gibi gelişmiş ekonomilere sahip ülkelerde nüfusun dört beş ay boyunca Covid-19’dan korunduğu, ancak gelişmekte olan ülkelerde uygulanan aşı dozlarının ihmal edilebilir düzeyde olduğu en uç senaryoda, bu yıl küresel kayıpların en az 9 trilyon dolar (66,73 trilyon dolar) olması bekleniyor.ABD’de yer alan Harvard Üniversitesi ve İstanbul’daki Koç Üniversitesi araştırmacıları tarafından yazılan raporda, zengin ekonomiler aşılanmamış ülkeleri içeren uluslararası tedarik zincirlerine bağımlı oldukları için, kayıpların yarısından fazlasını ödeyecekleri ifade edildi. Çalışmanın yazarları, “Bu nedenle, gelişmiş ekonomiler aşı dağıtımını küresel olarak koordine edilmiş bir temelde hızlandırmak için açık bir ekonomik teşvike sahiptir” değerlendirmesinde bulundu.Bununla brilikte, araştırmaya göre gelişmekte olan ülkeler nüfuslarının yarısını yıl sonuna kadar aşılayabilmiş olsalar bile (sınırlı aşı tedariği nedeniyle olası görülmüyor),  kaybedilen küresel gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) yine de 4,4 trilyon dolar (32,66 trilyon TL) olacak.Öte yandan, Aralık ayından bu yana çoğunluğu zengin ülkelerde 40 milyondan fazla aşı dozu uygulandı, ancak bazı tahminlere göre, orta ve düşük gelirli ülkeler çok geride kalıyor ve birçoğunun en az 2025 yılına kadar önemli ölçüde aşılanması öngörülmüyor. COVAX, bu yıl üye ülkelerindeki nüfusun yalnızca yaklaşık yüzde  27’sini kapsayacak kadar yeterli dozu uygulama yolunda ilerlediğini duyurdu.Araştırmacılar, ayrıca bu eşitsizliğin küresel pandemi nedeniyle yaşanan kayıpların toparlanmasını yavaşlattığı konusunda uyardı. Gelişmekte olan ve yükselen pazarlarda salgının devam eden yayılmasının, virüsün aşılarla kontrol altına alındığı zenginlerden ihracat için daha az müşteri anlamına geleceğini savunuldu.Bunun yanı sıra, rapor aynı zamanda devam eden Covid-19 salgınları ve aşı sahiplerinin bulunduğu küresel pazardaki kilitlenmeler nedeniyle inşaat malzemeleri, araba parçaları ve tekstil ürünleri gibi şeyler için tedarik zincirlerindeki kesintileri de hesaba katıyor.Çalışmanın yazarları, “Belirli bir ülkenin aşıya erişimi olsa bile, ticari ortaklarının aşılara erişimi olmadığında GSYİH’sinde bir düşüş ortaya çıkıyor. Küresel koordinasyonun yokluğunda, zengin ülkeler virüsü başarıyla kontrol altına alsalar bile, diğer ülkelerde bu durum gerçekleşmedikçe salgınla mücadele etmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.

  • IMF’den Türkiye açıklaması: Ekonomi 2021’de yüzde 6 büyüyecek
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 07:31

    Uluslararası Para Fonu IMF, Türkiye ekonomisinin 2021’de pozitif büyümeye devam etmesinin beklendiğini açıkladı. IMF Türkiye’nin ekonomisinin bu yıl yüzde 6 oranında büyümesinin öngörüldüğünü bildirdi.IMF Türkiye ekonomisinin 2021’de pozitif büyüyeceğini açıkladı.IMF’den yapılan açıklamada, salgınının diğer tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de sağlık ve ekonomiyi etkilediği aktarıldı. Açıklamada ayrıca, parasal ve kredi genişlemesine odaklanan politika müdahalesinin, ekonomik büyümeye güçlü bir ivme kattığı ifade edildi. Ancak aynı zamanda müdahalenin önceden var olan kırılganlıkları artırarak ekonomiyi iç ve dış risklere karşı daha duyarlı hale getirdiği ifade edildi.

  • Kamu ihalelerinde eşik değerler ve parasal limitler arttı
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 07:30

    Kamu İhale Kanunu’nda belirtilen eşik değerler ve parasal limitler yüzde 25,15 artırıldı.Kamu İhale Kurumu’nun (KİK) Kamu İhale Tebliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Kamu İhale Kanunu’nda belirtilen eşik değerler ve parasal limitler, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2020 yılı Aralık ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık değişim oranında (yüzde 25,15) artırılarak güncellendi.

  • 232 yıllık İngiliz perakende zinciri, 55 milyon sterline satıldı
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 07:07

    Sadece internet üzerinden satış yapan ve 2006 yılında kurulan Boohoo, iflas eden 232 yıllık İngiliz perakende zinciri Debanhams’ı 55 milyon sterlin karşılığında satın aldığını duyurdu.Boohoo’dan yapılan açıklamada, satış anlaşmasının Debanhams’ın 118 mağazasını kapsamadığı belirtilerek, anlaşmada sadece marka kullanım hakkının yer aldığı bildirildi.İflas eden İngiliz perakende zincirine ait 118 mağazanın kapatılması, 12 bin kişinin de işten çıkarılması planlanıyor.Satış sürecini yürüten FRP Advisory’den yapılan açıklamada da Debenhams hissedarları için en iyi kararın alındığı belirtilerek, Boohoo’nun, Debenhams markası ile uluslararası bayilik ağı kurabileceği, online satış yapabileceği bildirildi. Boohoo Başkanı Mahmud Kamani, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bu, grubumuz için büyük bir dönüşüm anlaşması. Bize e-ticaret büyümesinde inanılmaz bir fırsat yaratacak. Amacımız, İngiltere’nin en büyük pazarını oluşturmak” ifadelerini kullandı.SON 25 YILIN EN KÖTÜ DÖNEMİİngiliz Perakende Araştırma Merkezi’nden (CRR) 4 Ocak’ta yapılan açıklamada, ülkede perakende sektörünün son 25 yılın en kötü dönemini yaşadığı, salgın sürecince geçen yıl perakende sektöründe çalışan 176 bin kişinin işini kaybettiği bildirildi.İngiltere’de, salgından korunma amacıyla zaruri görülmeyen ürünlerin satıldığı perakende mağazaların kapatılması, restoran, kafe ve eğlence mekanlarının uzun süre kapalı kalması ve ödenmesinde zorluk yaşanan kiralar, perakendecileri iflasa sürüklüyor. Peacocks and Jaeger, Edinburgh Woollen Mill (EWM Group), DW Sports, Oliver Sweeney Trading, Bensons for Beds, TM Lewin, Lee Longlands, Monsoon, Victoria’s Secret’in İngiltere’deki kolu, Oasis and Warehouse Group, Debenhams, Cath Kidston ve Laura Ashley gibi önde gelen perakende zincirleri salgın döneminde iflaslarını açıklamıştı.Son olarak, ülkenin en büyük hazır giyim zincirlerinden olan ve bünyesinde Top Shop, Burton, Dorothy Perkins gibi pek çok ünlü markayı barındıran Arcadia Group, kasım ayında iflas ettiğini duyurmuştu.

  • Mesai arkadaşına “terbiyesiz” dedi, işinden oldu
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 06:51

    Çalıştığı işyerindeki mesai arkadaşının üzerine yürüyerek “terbiyesiz” diyen işçi, tazminatsız şekilde işten kovuldu. İş Mahkemesi’nin “tazminat ödenmeli” kararıyla sevinen davacı işçi, Yargıtay’dan gelen haberle yıkıldı.Çalıştığı işyerindeki mesai arkadaşıyla tartışan genç, iddiaya göre Y. İsimli işçinin üzerine yürüyerek “terbiyesiz” dedi.Yaşanılanlara şahitlik eden patron, mesai arkadaşına ‘terbiyesiz’ diyerek sataşan işçiyi İş Kanunu’nun 25/2-d maddesi gereğince tazminatsız şekilde işten çıkardı.İş Mahkemesi’nin yolunu tutan kovulan işçi, 4 sene boyunca çalıştığı işyerinden haksız şekilde çıkarıldığını belirterek, davalı şirket tarafından tüm hak ve alacaklarını talep ettiğini, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarını istedi.Mahkemede savunma yapan davalı işyeri sahibi ise davacının iş akdinin İş Kanunu’nun 25/II-d maddesi uyarınca; ‘işçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması’ nedeniyle haklı olarak feshedildiğini öne sürdü.Davacının iş akdinin haklı nedenle feshine sebep olan şirket prosedür ve kurallarına aykırı fiil ve eylemi aynı mağazada görev yapan personellerin vermiş olduğu savunmalar ve tutanaklar ile de doğrulandığını dile getirdi.Davalı patron; şirket ile davacı arasındaki güven ilişkisi ortadan kalkmış olup davacının eylemi ile mağazanın çalışma ortamını ve huzurunu onarılmayacak ölçüde zedelediğini, davacının dava dilekçesinde işten haksız olarak çıkarıldığı yönündeki iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu iddialarına ilişkin herhangi bir dayanak göstermediğini savunarak, davanın reddini istedi.Davacının iş akdinin davalı işverenlikçe feshedilmesinin haklı sebeple gerçekleşmediği, iş akdinin feshinin geçerli geçerli nedenlere dayandığına dikkat çeken İş Mahkemesi, davacının kıdem ve ihbar tazminatı almaya hak kazanacağı kanaatine vararak davanın kısmen kabulüne karar verdi. Kararı davalı vekili temyiz etti.Dava dosyasını inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karara imza attı. Kararda şu ifadelere yer verildi: “Dosya içeriğinde bulunan fesih yazısı,tutanak içeriği ile tanık beyanlarına göre davacının iş sebebiyle anlaşmazlık içinde bulunduğu diğer çalışan Y.’in üzerine yürüdüğü “terbiyesiz” kelimesini kullandığı sabittir.Olayların gelişimi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının eylemi sataşma niteliğinde olup; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-d bendi uyarınca sözü edilen eylem haklı feshi niteliğindedir.Davalı işverenin feshi yasal süresi içinde gerçekleşmekle, ihbar ve kıdem tazminatı istemelerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne dair hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. Mahkeme hükmünün bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.”ARŞİV: YARGITAY’DAN BAHŞİŞ KARARI

  • Didem Nişancı kimdir?
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 06:49

    ABD Senatosu, Başkan Joe Biden’ın Hazine Bakanlığına aday gösterdiği eski ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Janet Yellen’a onay verdi. Yellen bu göreve getirilen ilk kadın oldu. Janet Yellen’in özel kalem müdürü ise Türk asıllı Didem Nişancı. Peki, Didem Nişancı kimdir, mesleği ne?ABD’nin Hazine Bakanı Janet Yellen oldu.Senato Genel Kuruluna yapılan oylamada, 84 senatör Yellen’ın Hazine Bakanı olması için “evet” oyu verirken, 15 senatör “hayır” oyu kullandı. Böylece Yellen, ABD tarihinde Hazine Bakanlığı görevine gelen ilk kadın oldu.Yellen, cuma günü de ABD Senatosu Finans Komitesinden onay almıştı.Yellen’a Hazine Bakanlığı görevinde özel kalem müdürü olarak Türk asıllı Didem Nişancı eşlik edecek. Geçtiğimiz günlerde söz konusu göreve ilişkin teklifin Bloomberg LP’de kamu politikası bölümünde yönetici olan Nişancı’ya sunulduğu ve Nişancı’nın görevi kabul ettiği belirtilmişti.DİDEM NİŞANCI KİMDİR?Didem Nişancı 9 Mart 1973 tarihinde dünyaya geldi. 1991-1995 yılları arasında ABD’de Ekonomi alanında eğitim aldı.Didem Nişancı daha önce eski ABD başkanı Barack Obama döneminde ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonunda (SEC) özel kalem müdürlüğü yapmış ve 2018’de Bloomberg’e geçmeden önce Promontory Finansal Grup şirketinde çalışmıştı.ABD Senatosunun bankacılık komitesinde de görev alan Nişancı, 1998-2001 yılları arasında ise Hazine Bakanlığında çalışmıştı.ABD’NİN YENİ BAŞKANI JOE BİDEN

  • ABD’nin Hazine Bakanı Janet Yellen oldu: İlk kez bir kadın seçildi
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 06:38

    ABD Senatosu, Başkan Joe Biden’ın Hazine Bakanlığına aday gösterdiği eski ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Janet Yellen’a onay verdi. Yellen bu göreve getirilen ilk kadın oldu.ABD’nin Hazine Bakanı Janet Yellen olduSenato Genel Kuruluna yapılan oylamada, 84 senatör Yellen’ın Hazine Bakanı olması için “evet” oyu verirken, 15 senatör “hayır” oyu kullandı. Böylece Yellen, ABD tarihinde Hazine Bakanlığı görevine gelen ilk kadın oldu. Yellen, cuma günü de ABD Senatosu Finans Komitesinden onay almıştı.FED’İN DE İLK KADIN BAŞKANI OLMUŞTUTecrübeli bir ekonomist olan Yellen, 2014’te Fed’in ilk kadın başkanı olmuştu. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Yellen’ı yeniden Fed başkanlığına aday göstermemesiyle söz konusu göreve 2018’de Jerome Powell atanmıştı. Yellen, Senatonun Finans Komitesinde 19 Ocak’ta yaptığı konuşmada, Hazine Bakanlığı görevine atamasının onaylanması halinde kentlerde ve kırsal bölgelerde yaşayan Amerikalı işçilerin ihtiyaçlarına ve rekabetçi bir ekonomiye sahip olmaya odaklanacağını belirtmişti. Yeni tip corona virüs (Covid-19) salgınıyla mücadele kapsamında daha fazla desteğe ihtiyaç olacağını vurgulayan Yellen, “Tarihi düşük seviyelerdeki faiz oranlarıyla yapabileceğimiz en akıllıca şey büyük oynamak.” değerlendirmesinde bulunmuştu. HABERE GİT: DİDEM NİŞANCI KİMDİR?Öte yandan, Yellen’a Hazine Bakanlığı görevinde özel kalem müdürü olarak Türk asıllı Didem Nişancı eşlik edecek. 

  • Cep telefonu üreticilerine ithalatta gözetim muafiyeti
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 06:33

    Akıllı telefon üretiminde kullanılacak aksam ve parçaların ithalatı gözetim uygulamasından muaf tutulacak.Akıllı cep telefonu üretiminde kullanılmak üzere, ana kart dizgisi tamamlanmamış ve tamamen demonte haldeki aksam ve parça ithalatı gözetim uygulamasından muaf tutulacak.Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, akıllı telefon aksam ve parçaları ithalatında adet başına 5 doların altında gümrük kıymetini haiz olanlarına yürütülen gözetim önlemi, söz konusu parçaların “akıllı telefon üretiminde kullanılmak üzere ana kart dizgisi tamamlanmış ve tamamen demonte” olması halinde uygulanmayacak.Samsung ve Oppo başta olmak üzere bazı akıllı telefon üreticileri Türkiye’de üretime başlayacaklarını açıklarken, daha önce de bu şirketlerin üretim alanlarına ilişkin mevzuatlarda kolaylıklar sağlanmıştı.ARŞİV: CEP TELEFONU İLE CORONA VİRÜS TESTİ

  • Boeing yüzde 100 biyoyakıtlı uçak için tarih verdi
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 05:55

    ABD merkezli Boeing, 2030’a kadar yüzde 100 biyoyakıt ile çalışan ticari uçaklar yapacağını açıkladı.Son yıllarda 737 Max haberleri ile gündeme gelen Boeing, gelecek planlarını açıkladı.    Yüzde 100 biyoyakıt ile çalışan ticari uçaklar yapabilmek için  çalışamalar yürüten Boeing bu hedefi için tarih verdi.    ABD merkezli şirket, 2030’a kadar yüzde 100 biyoyakıt ile çalışan ticari uçaklar yapacağını açıkladı. Öte yandan Boeing, biyoyakıt konusunda tecrübeli.Zira yüzde 100 biyoyakıt kullanılan ilk ticari uçuş, 2018’de Boeing 777 kargo uçağıyla gerçekleştirilmişti.    Ticari uçuşlar mevcut bütün karbon emisyonunun yaklaşık yüzde 2’sini, ulaşımdan kaynaklı karbon emisyonunun yaklaşık yüzde 12’sini meydana getiriyor.     Havacılık sektörü, 2050 yılına kadar karbon emisyonunu yarı yarıya düşürmeyi hedefliyor.   

  • IMF’den Türkiye tahmini: 2021 büyüme oranları
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 05:29

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin 2021’de pozitif büyümeye devam etmesinin beklendiğini belirterek, ülke ekonomisinin bu yıl yüzde 6 oranında büyümesinin öngörüldüğünü bildirdi.IMF’den yapılan açıklamada, Türkiye ekonomisine ilişkin 4. Madde konsültasyonu kapsamındaki denetimin öncü bulguları paylaşıldı.Açıklamada, Covid-19 salgınının diğer tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de sağlık ve ekonomiyi etkilediği aktarıldı.Parasal ve kredi genişlemesine odaklanan politika müdahalesinin ekonomik büyümeye güçlü bir ivme kattığına işaret edilen açıklamada, ancak aynı zamanda önceden var olan kırılganlıkları artırarak ekonomiyi iç ve dış risklere karşı daha duyarlı hale getirdiği ifade edildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:”Hızlı para ve kredi büyümesinden uzaklaşan son politika dönüşü memnuniyetle karşılanıyor. Bu dönüşüm devam ederse ve geçici salgın odaklı ilave destek, orta vadeli mali konsolidasyon için güvenilir bir planın yanı sıra finans sektörü ve yapısal reformlarla birleştirilirse, tamponlar daha hızlı şekilde yeniden oluşturulabilir. Yapısal reformlar, salgının uzun vadeli olumsuz etkilerinin oluşturduğu riskleri hafifletmeye odaklanmalı ve en savunmasızları desteklemek, işgücü piyasası esnekliğini teşvik etmek ve kurumsal borçların azaltmasını kolaylaştırmak için hedeflenen önlemleri içermelidir.” KESKİN BİR TOPARLANMAAçıklamada, Türkiye’nin 2020’ye önceden var olan kırılganlıklarla girdiği anımsatılarak, salgına karşı uygulanan ilk politika müdahalesinin ülke ekonomisinde keskin bir toparlanmaya yol açtığı vurgulandı. IMF’nın açıklamasında, 2020’nin sonlarından itibaren para politikasının sıkılaştırılmasının, geçici düzenleyici tedbirlerin gevşetilmesinin ve devlete ait banka kredilerindeki belirgin yavaşlamanın Türk lirası üzerindeki baskıyı sınırlamaya ve güveni yeniden inşa etmeye yardımcı olduğu aktarıldı. Türkiye ekonomisine ilişkin görünümün de değerlendirildiği açıklamada, “Ekonominin 2021’de pozitif büyümeye devam etmesi bekleniyor.” ifadesi kullanıldı. Açıklamada, Türkiye ekonomisinin 2021’de yaklaşık yüzde 6 büyümesinin beklendiği kaydedildi. Zaman içinde sürdürülen politikaların yeniden dengelenmesinin daha dayanıklı orta vadeli büyümenin temelini oluşturacağına işaret edilen açıklamada, mali yapısal reformların konsolidasyonu destekleyeceği ve mali riskleri azaltacağı ifade edildi.

  • Shell, İngiltere’nin en büyük elektrikli araç şarj ağını satın aldı
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 02:58

    Enerji şirketi Shell, İngiltere’nin en büyük elektrikli araç şarj ağı şirketi Ubitricity’nin satın alınması konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.Shell’den yapılan açıklamada, İngiltere’nin en geniş elektrikli araç şarj ağına sahip, 2008 yılında kurulan Ubitricity’nin yüzde 100 hissesinin satın alındığı belirtilirken, satış bedeline ilişkin bilgi verilmedi.İngiltere’de elektrikli araç şarj istasyonlarını sokak lambalarına entegre ederek faaliyet gösteren şirket, halihazırda ülkedeki elektrikli araç şarj ağının yaklaşık yüzde 13’üne sahip.Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Shell Mobilite Başkanı Istvan Kapitany, “Yerel yöneticilerle çalışarak, giderek artan sayıda elektrikli araçlara geçiş yapan Shell müşterilerini desteklemek istiyoruz” ifadesini kullandı.Ubitricity’nin, İngiltere’de 2 bin 700, Almanya ve Fransa’da bin 500 noktada elektrikli araç şarj noktası bulunuyor.VİDEO: ELEKTRİKLİ ARAÇ ÜRETİMİ ARTIYOR

  • Aşıya erişim sorunu küresel ekonomiyi de tehdit ediyor
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 21:06

    Uluslararası Ticaret Odası, Covid-19 aşısının küresel ekonomiye etkisini araştırdı. Araştırmaya göre, gelişmekte olan ülkelerin Covid-19 aşısına ulaşamaması halinde dünya ekonomisine 9,2 trilyon dolara kadar zarar verebileceği açıklandı.Uluslararası Ticaret Odası (ICC), Covid-19 aşısının dünya genelinde ekonomiye etkisine ilişkin araştırma yapıldığını bildirdi. ICC’den yapılan yazılı açıklamada, hükümetlerin, gelişmekte olan ülkelere Covid-19 aşısına erişim sağlamaması halinde küresel ekonominin 1,5 ila 9,2 trilyon dolar arasında zarar göreceği vurgulanarak, ABD için beklenen ekonomik zararın 45 milyar ile 1,38 trilyon arasında, İngiltere için 8,5-146 milyar dolar ve Almanya için 14-248 milyar dolar olduğu kaydedildi. Açıklamada, aşıya erişim konusunda dünyada iş birliğini olmaması halinde en çok etkilenecek ülkelerin Fransa, Belçika, Almanya, Hollanda dahil Avrupa ülkeleri, İsviçre, Norveç ve İngiltere olduğu, bu ülkelerin GSYH’nin yüzde 3,9’a kadar küçülebileceği vurgulandı. Ekonomileri gelişmiş ülkelerin aşı için 27,2 milyon dolar kaynak ayırdığı aktarıldı.ERİŞİM GECİKTİĞİNDE VİRÜS DAHA FAZLA YAYILABİLİRAçıklamada görüşlerine yer verilen ICC Araştırma Vakfı Başkanı Terry McGraw, bu araştırmanın gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomik olarak birbirlerine bağlılığı ve aşı konusunda ülkeler arasındaki çalışmanın önemini gösterdiğini belirtti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, bu araştırmanın “yıkıcı ekonomik başarısızlığı gösterdiğine” işaret etti.Ghebreyesus, Covid-19 aşısının tüm ülkelere erişimi geciktiğinde virüsün daha fazla yayıldığını ve aşıların etkisini kaybedebileceğini ifade etti. ABD’deki Maryland College Park Üniversitesinde Prof. Dr. Şebnem Kalemli-Özcan, aşılara küresel düzeyde eşit erişime sahip olunmadan hiçbir ekonominin iyileşemeyeceğini kaydetti.”EN ZENGİN 10 KİŞİNİN 9 AYLIK SERVETİYLE TÜM DÜNYA AŞILANABİLİR”

  • Uluslararası Çalışma Örgütü: Geçici iyileşmeye rağmen mali ve sosyal sıkıntılar 2021’de devam edecek
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 16:21

    Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), küresel piyasalardaki “geçici iyileşme” işaretlerine rağmen Covid-19 salgını nedeniyle milyonlarca insan için mali ve sosyal sıkıntıların 2021’de devam edeceğini bildirdi.Merkezi İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan ILO’nun Genel Direktörü Guy Ryder, video konferans yoluyla düzenlediği basın toplantısında, küresel krize ilişkin örgütün Mart 2020’den bu yana yayımladığı 7’nci raporunu değerlendirdi.Ryder, salgının iş dünyası üzerindeki etkilerine değinerek “Nispeten iyi haberler var. İyileşmenin geçici işaretlerini görüyoruz. İşaretler kırılgan, belirsiz ve beklentiler önemli ölçüde dengesiz.” değerlendirmesinde bulundu.Dünyada hiçbir ülkenin ve sektörün Covid-19 krizinde tek başına “belini doğrultamayacağına” vurgu yapan Ryder, “Tek başına bir sektörde veya bir alanda gözle görülür gelişme ‘sahte bir kapı’ olabilir. Bu nedenle sık sık duyduğumuz gibi, gerçekten hepimiz bu işte birlikteyiz.” diye konuştu.Ryder, 2020’de salgından ötürü iş gücü piyasalarının son derece olumsuz etkilendiğinin altını çizerek, “kurtarma süreçlerinin etkisinin insan merkezli olmasından” geçtiğini vurguladı.Covid-19 salgınının küresel iş piyasalarında oluşturduğu krizin etkilerine işaret eden Ryder, “Bu, 1930’ların Büyük Buhranından bu yana iş dünyası için en şiddetli krizdi. Etkisi, 2009 küresel mali krizinden çok daha büyük oldu.” dedi.140 MİLYON İNSAN ETKİLENDİÖte yandan, ILO’nun açıkladığı rapora göre, 2020’de küresel çalışma saatlerinde yüzde 8,8 kayıp yaşandı. Örgüt, bu kaybın 255 milyon tam zamanlı işe eş değer ve 2009 küresel mali krizinde yaşanan kaybın yaklaşık dört katı olduğuna dikkati çekti.Çalışma saatlerindeki kaybı değerlendiren Ryder, “Kayıp çalışma saatlerinin yaklaşık yarısı, halen çalışmakta olanların çalışma saatlerinin azalmasıyla açıklanabilir. Geri kalanı daha önce görülmemiş düzeyde istihdam kaybından geldi. Bundan da toplam 140 milyon insan etkilendi.” bilgisini paylaştı.”3,7 TRİLYON KAYIP YAŞANDI”ILO raporunda, 2020’deki kayıp çalışma sürelerinin, ya halen ya istihdamı devam edenlerin çalışma sürelerinin azaltılması ya da 114 milyon kişi düzeyine ulaşan “görülmemiş” istihdam kaybı nedeniyle yaşandığı bilgisine yer verildi.Küresel istihdam kayıplarının yüzde 71’inin (81 milyon kişi), işsizlikten ziyade durgunluktan kaynaklandığına değinilen raporda, “Bu büyük kayıplar, küresel iş gücü gelirinde yüzde 8,3’lük (destek tedbirleri dahil edilmeden önce) bir düşüşle sonuçlandı. Bu da 3,7 trilyon dolar veya dünyadaki tüm gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 4,4’üne eşdeğer.” ifadesi kullanıldı.Ryder, iyimser senaryoya göre, salgında en güçlü toparlanmanın düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleşeceğinin tahmin edildiğini belirtti.Yüksek gelirli ülkelerin bu yıl zor bir ilk çeyrekle karşı karşıya kalacağı uyarısını yapan Ryder, şunları kaydetti:”Ancak aşılama programlarının etkilerinin başlamasıyla yılın ikinci yarısında iyileşmeleri güçlenecek. Ön görülen çalışma saati kayıplarına ilişkin tüm senaryoları devam edecek. Diğer bir deyişle, milyonlarca insan için bu mali ve sosyal sıkıntı 2021 boyunca da devam edecek.”BM kuruluşu ILO’nun raporunda ayrıca 2020’de kadınların ve gençlerin salgından olumsuz etkilenme olasılığının daha yüksek olduğuna işaret edildi. ILO, salgının dünyayı etkisi altına almaya başladığı 8 Mart 2020’de Covid-19 nedeniyle dünya genelinde yaklaşık 25 milyon kişinin işini kaybedebileceği tahmininde bulunmuştu. VİDEO: CORONA VİRÜS DÜNYAYA BÖYLE YAYILDI

  • Sağlıklı yalıtımının arkasında İzocam Taşyünü var
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 15:26

    İzocam Taşyünü 13 yıldır sahip olduğu EUCEB sertifikası ile insan sağlığına zarar vermeyen bir ürün olduğunu uluslararası standartlarla kanıtlıyor. Deri ve solunum yoluyla vücuda nüfuz eden elyafların, vücuttan çözünerek atıldığını ispatlayan EUCEB sertifikası ile İzocam Taşyünü ürünlerin kanserojen olmadığı bağımsız bir kurum tarafından belgelenmiş oluyor.56 yıldır yalıtım sektörüne sağladıkları katkıların arkasındaki güç olmanın gururunu yaşadıklarını belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “2020 yılının bizlere en büyük öğretisi; sağlığın her koşulda özen gösterilmesi gereken bir değer olduğuydu. Sağlıklı yaşamak her canlının temel hakkıdır. Sağlıklı yaşam hakkını elde etmek için insan sağlığını gözeten yalıtım ürünlerinin kullanılması gereklidir. Biz de bu noktada ülkemizdeki yasaların şart koşmamasına rağmen içeriğinde geri dönüşümlü malzemelerin yer aldığı, insan sağlığına zarar vermediği kanıtlanmış ürünler üretmeye özen gösteriyoruz. 13 yıldır, İzocam Taşyünü ürünlerde EUCEB sertifikası için yaptığımız sürekli yatırımlarla sektöre bu konuda da liderlik etmenin ayrıcalığını yaşıyoruz” dedi.EUCEB sertifikası olan ürünlerin sürekli test edilerek, elyafların zararsız olduğunun sertifika süresince garanti edildiğini aktaran İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “İnsan sağlığının korunmasına yönelik yalıtım ürünlerinin kullanılmasının temel bir hak olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle de uzun yıllardır insan sağlığını ve güvenliğini esas alan ürünler üretmeye odaklanıyoruz ve sağlığın özellikle önem kazandığı son dönemde, yalnızca EUCEB gerekliliklerini karşılayan üreticilerin ambalajlarında yer alan EUCEB logosunun bir işaretten çok daha derin bir anlam içerdiğine dikkat çekmek istiyoruz. Yaşam alanlarımız en değerli varlığımızdır, bu varlığın arkasında hangi yalıtım ürünlerinin kullanıldığını bilmenin ise herkesin hakkı olduğuna inanıyoruz” diye konuştu.EUCEB sertifikası ile birlikte TSE ve CE belgelerine de sahip olan İzocam Taşyünü, yüksek standartlarda sunduğu ısı ve ses yalıtımının yanında A1 sınıfı yanmaz özelliğiyle binaların yangın güvenliğini de arttırıyor. İzocam Taşyünü, üretiminde kullanılan geri dönüştürülmüş malzemeler sayesinde kullanılan binaların LEED – BREAM gibi yeşil bina sertifikası almalarına da olanak sağlıyor.

  • Dolar kuru bugün ne kadar? (25 Ocak 2021 dolar – euro fiyatları)
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 14:46

    Dolar – euro kaç TL? Dolar kuru en son ne kadar oldu? Bankalararası piyasada döviz kurlarında son durum.Merkez Bankası’nın perşembe günkü faiz kararının ardından geçen haftayı 7.4170 seviyesinden kapatan dolar/TL kuru yeni haftaya düşüşle başladı.Haftanın ilk işlem gününde dolar/TL, 7,40 civarında seyrederken, euro/TL ise 8,97-8,98 düzeyinde değerleniyor.TCMB yılın ilk politika toplantısında haftalık repo faizini yüzde 17’de sabit tutarken sıkı duruşun uzun süre korunacağını söyleyerek sıkılaşma vurgusu yapmıştı.Dünya Ekonomik Forumu (WEF) zirvesi bugün online olarak başladı. 25-29 Ocak arasında gerçekleştirilecek zirveye dünya genelinden 2000’den fazla lider katılacak.S&P, TÜRKİYE’NİN NOTUNU DEĞİŞTİRMEDİUluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türkiye’nin kredi notunu teyit etti. S&P, Türkiye’nin döviz cinsinden uzun dönem notunun ‘Durağan’ görünüm ile ‘B+’ olarak devam etmesine karar verdi.GOLDMAN SACHS DOLAR/TL BEKLENTİLERİNİ DÜŞÜRDÜGoldman Sachs Türk Lirası için önümüzdeki üç aylık tahminin7,00-7,50 arası olduğunu açıkladı.Uzmanlar, bugün Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın açıklamalarının takip edileceğini bildirdi.”EN ZENGİN 10 KİŞİNİN 9 AYLIK SERVET ARTIŞIYLA TÜM DÜNYA AŞILANABİLİR”-VİDEO

  • Uluslararası Ödemeler Bankası’ndan merkez bankaları için yeşil tahvil fonu
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 14:44

    Avrupa Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, “ECB, kendi fon portföyünün bir kısmını BIS tarafından çıkarılan merkez bankalarının euro temelli yeşil tahvil fonlarına yatırım yapmak için kullanacak” denildi.Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), merkez bankaları ve resmi kurumlar tarafından yeşil tahvil yatırımları için euro temelli bir fon oluşturulduğunu duyurdu.BIS’den yapılan açıklamada, Eylül 2019’da dolar temelli ilk BIS yeşil tahvil fonunun piyasaya sürüldüğü hatırlatıldı.Şimdi de merkez bankaları ve resmi kurumlar tarafından yeşil tahvil yatırımları için euro temelli, açık uçlu bir fonun piyasaya sürüldüğü belirtilen açıklamada, BIS’ın dolar ve euro temelli 2 yeşil tahvil fonunda, merkez bankalarının yaklaşık 2 milyar dolarlık yeşil tahvillerinin yönetileceği kaydedildi.Söz konusu fonların önemli ölçüde büyümesinin beklendiği aktarılan açıklamada, BIS’ın çevreye duyarlı finans ve yatırım uygulamalarını desteklemeye devam edeceği bildirildi.ECB, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MERKEZİ KURACAKAvrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) yapılan açıklamada da iklim değişikliğiyle mücadeleyi desteklemek için ECB’nin kendi fon portföyünün bir kısmını BIS’ın söz konusu yeşil tahvil fonlarına yatırım yapmak için kullanacağı belirtildi.Açıklamada, “ECB, kendi fon portföyünün bir kısmını BIS tarafından çıkarılan merkez bankalarının euro temelli yeşil tahvil fonlarına yatırım yapmak için kullanacak” denildi.BIS’ın yeşil fonunun, yenilenebilir enerji üretimi ve enerji verimliliği projelerine yatırım yaptığı aktarılan açıklamada, “Bu adım (BIS’ın fonlarına yatırım yapılması), ECB’nin çevresel hedeflere ve AB’nin iklime yönelik hedeflerine olan katkısını gösterir” ifadesi kullanıldı.ECB Başkanı Christine Lagarde, “Yeşil Merkez Bankacılığı” konulu konferansta yaptığı konuşmada, iklim değişikliğine yönelik sorunları ECB’nin para politikası ve bankacılık denetimi kapsamına katmanın en iyi yollarını araştırmak için ECB’nin, iklim değişikliği merkezi kuracağını bildirdi.İklim Tahvilleri Girişimi’ne (Climate Bonds Initiative-CBI) göre, yeşil tahvil ihracı 2020 sonunda 269,5 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaştı.”EN ZENGİN 10 KİŞİNİN 9 AYLIK SERVET ARTIŞIYLA TÜM DÜNYA AŞILANABİLİR”-VİDEO

  • Kenya, Türkiye’den 118 zırhlı personel taşıyıcı satın alacak
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 14:22

    Kenya Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Kioko, The Star gazetesine yaptığı açıklamada, sınırların korunması ve terör örgütü Eş-Şebab’la etkin mücadele için Türk savunma sanayisi şirketlerinden Katmerciler’in ürettiği “Hızır”ı satın alacaklarını söyledi.Kenya ordusu, Türkiye’den 118 zırhlı personel taşıyıcı satın alacağını duyurdu.Söz konusu zırhlı personel taşıyıcının, Kenya ordusunun ihtiyaç duyduğu “koruyucu hareketliliği” sağlayabileceğini vurgulayan Kenya Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Zipporah Kioko, 118 araçlık anlaşmada sona yaklaştıklarını dile getirdi.Gazete, 118 aracın maliyetinin yaklaşık 7,7 milyar Kenya şilini (518 milyon lira) olduğunu yazdı.SINIFININ EN YÜKSEK MOTOR GÜCÜNE SAHİPTanıtımı Kasım 2016’da düzenlenen 3’üncü High-Tech Port by MÜSİAD fuarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan ve büyük beğeni toplayan Hızır, Türk savunma sanayisinde sınıfının en yüksek motor gücüne sahip, en güçlü taktik tekerlekli zırhlı muharebe aracı olarak dikkati çekiyor.Tamamen Türk mühendisliğinin ürünü olan Hızır, mayın ve el yapımı patlayıcılara karşı yüksek koruma sağlayan, balistik açıdan güçlendirilmiş, yüksek manevra yeteneğine sahip, 4×4 konfigürasyonunda ve 400 beygir gücünde.NATO standartlarında geliştirilen ve tüm performans ve patlama testlerinden başarıyla geçen aracın mayına karşı üst düzey koruma sağladığı, yurt dışı bağımsız bir test kuruluşu tarafından da test edilerek onaylandı.Hızır aynı zamanda, komuta kontrol aracı, kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer (KBRN) aracı, çeşitli silah sistemlerinin kolay entegre edildiği silah taşıyıcı araç, ambulans aracı, sınır güvenliği aracı, keşif aracı ve benzeri çeşitli konfigürasyonlar için çok yönlü, düşük maliyetli ve kolay bakım sağlayan bir platform araç olma özelliğini taşıyor.ARŞİV: TÜRKİYE’NİN YENİ ZIRHLISI ‘TULPAR’ GÖREVE HAZIR

  • Asos, iflas eden Arcadia’ya bağlı dört markayı satın almak için görüşüyor
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 14:04

    İngiliz online hazır giyim perakende şirketi Asos, iflas eden Arcadia Group’a bağlı TopShop, Topman, Miss Selfridge, HIIT markalarını satın almak için görüşmeler yaptığını duyurdu.Asos’tan yapılan açıklamada, Kasım 2020’de iflasını açıklayan Arcadia Group’a bağlı TopShop, Topman, Miss Selfridge, HIIT markalarının satın alınması için görüşmeler yapıldığı belirtildi. Satın alma için görüşmelerin yürütüldüğü markaların Asos’un müşteri temeliyle uyumlu olduğu aktarılan açıklamada, sadece markaların satın alınması için görüşmeler yapıldığı kaydedildi.Arcadia Group’un mağazalarına alıcı bulunamaması durumunda gruba bağlı 444 mağazanın kapanması ve 13 bin kişinin işten çıkarılması bekleniyor.Asos, 7 Ocak’ta yaptığı açıklamada, İngiltere’nin Lichfield kentinde 90 milyon sterlin ek yatırımla 2 bin kişiye istihdam sağlayacak yeni bir depolama merkezi kuracağını duyurmuştu.Asos’un vergi öncesi karı, Ağustos 2020 itibarıyla yıllık bazda 109 milyon sterlin artarak 142,1 milyon sterline yükselmişti.

  • Akdeniz Bölgesi’nin en büyük LG mağazası Antalya’da açıldı
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 13:43

    LG Electronics (LG), Akdeniz Bölgesi’nin en büyük LG Brand Shop’unu Antalya Muratpaşa’da açtı. Şirket, Antalya’daki mağaza sayısını yıl sonuna kadar 4’e çıkarmayı hedefliyor.242 m2 büyüklüğündeki mağazada, başta LG markalı TV, buzdolabı, çamaşır makinesi, kurutma makinesi ve bulaşık makinesi olmak üzere, klima, ses sistemleri ve hoparlörler bulunuyor. Antalya’da açılan ikinci LG Brand Shop olan Antalya Dapa LG Brand Shop ile LG Electronics Antalya’daki mağaza sayısını yıl sonuna kadar 4’e çıkarmayı hedefliyor.LG’nin Antalya Muratpaşa’da bulunan mağazasında yer alan LG ThinQ Deneyim Alanı’nda, LG ThinQ teknolojisi sayesinde birbiriyle konuşan ve uzaktan yönetilebilen LG ürünleri sergileniyor.Bu ürünlerin en dikkat çekenleri arasında; kapısını açmaya gerek kalmadan üzerindeki ekran yardımıyla içerisindekileri gösteren buzdolabı LG InstaView, iki farklı çamaşırı, iki farklı bölmede tek seferde yıkayabilen LG TwinWash ve buhar teknolojisi ile bakteri ve alerjenleri yüzde 99,9’a varan oranda yok eden çamaşır makineleri ve yapay zekaya sahip TV’ler yer alıyor.LG’nin ThinQ platformu sayesinde, ev sahipleri, çamaşır makinelerinden klimalara, buzdolaplarından televizyonlarına kadar çeşitli ev ürünleriyle etkileşimde bulunabiliyor. Örneğin ev sahipleri, uygulama ile çamaşır makinelerini uzaktan harekete geçirebiliyor, klimayı işten dönmeden önce 5 dakika önce çalışacak şekilde programlayabiliyor. Yapay zekaya sahip LG ThinQ AI platformu, LG OLED ve Nanocell TV’lerin ses komutu ile kontrol edilebilmesine olanak tanıyor. LG ThinQ, aynı cihazları birbirinden değişik şekillerde kullanan evdeki farklı kullanıcılarla senkronize olarak çalışıyor. Her bir kullanıcın neyi sevdiğini ve nasıl davrandığını inceliyor ve evdeki her bir kişi için kişiselleştirilmiş deneyimler sunuyor. LG’nin ThinQ platformu, her bir cihazın sorunlarının nasıl giderileceği ve kolaylıkla yönetileceği konusunda da öneriler sunuyor. Örneğin; çamaşır makinesinin içinin iyice temizlenmesi gerektiğini veya ev sahibinin çok fazla deterjan kullandığını söyleyebiliyor, gerektiğinde kendiliğinden teknik servisi arayarak kayıt oluşturabiliyor.

  • Trabzon’da tezgahlar ilk kez hamsisiz kaldı
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 13:05

    Uygulanan yasak nedeniyle balıkçı tezgahları hamsisiz kaldı. Yasak süresince İğneada’dan gelen hamsiler de beklenen bereketi sağlamayınca Trabzon’da tezgahlar ilk kez hamsisiz kaldı. Kimi balıkçı, ‘taşıma suyuyla değirmen döner mi?’ yorumu yaparken kimisine göre de sezon çoktan kapandı… Öte yandan balıkçılara göre hamsinin tezgaha bir türlü çıkmaması diğer balıkların fiyatını da artıyor.İğneada açıklarında hamsi avlayan tekneler olumsuz hava şartları nedeniyle av yapamayınca tezgahlar hamsisiz kaldı.    Hamsiye İğneada bile derman olmayınca Trabzon Balık Hali’ndeki tezgahlarda diğer balık çeşitlerine kaldı. Balıkçı esnafı İğneada’dan gelen hamsinin kendilerine pek derman olmadığını söyledi.İLK KEZ HAMSİ YOKYıllardır bu dönemlerde ilk kez tezgahlarda hamsinin yer almadığını belirten balıkçılar hamside umutlarını hemen hemen yitirdiklerini belirterek kalan sürede de hamsinin irileşeceğini düşünmediklerini söylediler.”GELEN HAMSİ BİZE DERMAN OLMADI”Balıkçı esnaflarından Emin Avcı, İğneada’dan pek hamsi gelmediğini belirterek “Gelen hamsi de çok az olduğu için fiyatı da pahalı. Dolayısıyla gelen hamsi de bize de pek derman oldu diyemeyiz. Böyle bir sezonu hiç hatırlamıyorum. Balık pek yok. Bu sene istavrit de hiç olmadı. 28 Ocak’tan sonra hamsi avı yasağı kalkacak ancak ondan da pek umudumuz yok gibi. Çünkü o hamsinin de ince olacağını tahmin ediyoruz. Dolayısıyla hamsinin 10-20 günde irileşeceğini düşünmüyorum. Bu yasağın 3-5 ay olması lazım. Sezon başlamadan yapılması gerekirdi. Deniz balığı pek gelmiyor. Çupra, levrek, somon olmazsa tezgahı açacak halimiz yok” dedi.”TAŞIMA SUYUYLA DEĞİRMEN DÖNER Mİ?”İğneada’dan gelen hamsilerin derman olmadığını söyleyen balıkçılardan biri de Minür Yılmaz.Yılmaz, ”Taşıma suyla değirmen döner mi? Zaten orası uzak hamsi buraya gelene kadar kanlanıyor, eziliyor. Dolayısıyla burasının hamsisi gibi olmuyor, tat olarak da farklı. Gelen hamsinin de fiyatları yüksek. 20 TL civarında. Hamsi avı 28 Ocak’ta tekrar başlayacak ancak yine ince çıkarsa uzatırlar, avı durdururlar. Durdurmaları da gerekir. İnce çıktığı sürece avlanmaması gerekir. Bu sezon hamsiden yana sıkıntılıyız” diye konuştu.”SEZONU KAPATTIK GİBİ”Balıkçı esnaflarından Süleyman Çakır ise “Bir haftadan beri İğneada’dan gelen hamsiyi satıyorduk bugün gelmedi. Dolayısıyla orada bize derman olmadı. Şu anda sargan, çupra, levrek, mezgit satıyoruz. İğneada’dan gelen hamsiyi de 20-25 TL civarında satıyorduk. Sezonu kapattık gibi. Mezgit 40 TL, çupra 40 TL, levrek 50 TL, sargan 45 TL. Hamsinin olamayışı bu balık çeşitlerinin fiyatını artırdı” ifadelerini kullandı.

  • İGDAŞ’tan geciken doğalgaz faturalarına taksit
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 12:20

    İGDAŞ, gecikmiş doğalgaz faturaları için taksit kampanyası başlattı. Kampanya ile faturalar 10 aya kadar taksitlendirilebilecek.İGDAŞ, gecikmiş doğalgaz fatura borçları için taksitli ödeme kampanyası başlattı.İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) yapılan açıklamaya göre, İGDAŞ, gecikmiş fatura borcu olan abonelere 10 takside kadar ödeme imkanı sunuyor.Kampanyadan, son ödeme tarihi 25 Aralık 2020 ve öncesine ait, daha önce yapılandırma konusu olmamış, en az iki gecikmiş faturaya sahip abonelerle, son ödeme tarihi, 1 Kasım 2020 öncesi olan ve bir adet ödenmemiş faturası bulunan aboneler yararlanabilecek.10 TAKSİTKredi kartı ile ödeme yapmak isteyen aboneler, anapara ve kampanyaya giriş tarihlerine kadarki gecikme bedellerini, herhangi bir vade farkı, ilave ücret ya da komisyon olmadan, anlaşmalı bankaların kredi kartı ile 10 taksitte ödeyebilecek.VADE FARKI YOKNakit olarak ödemek isteyenlere ise kampanyaya giriş tarihine kadarki gecikme bedelini peşinatla birlikte ödemek kaydıyla, borçlarını 4 taksit halinde ve vade farkı olmaksızın ödeme imkanı sunuluyor.Aboneler, işlemlerini, İGDAŞ vezneleri, www.internetsubesi.igdas.istanbul internet sitesi, İGDAŞ Mobil ve işlem noktalarından gerçekleştirebilecek.

  • “En zengin 10 kişinin 9 aylık servet artışıyla tüm dünya aşılanabilir”
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 11:59

    Dünyanın en zengin 10 kişisinin serveti pandemide 540 milyar dolar arttı. Aralarında Bill Gates, Jeff Bezos gibi isimlerin bulunduğu 10 kişinin sadece 9 ayda kazandığı servet, tüm dünyanın aşılanmasına ve hiç kimsenin corona virüsten dolayı yoksulluğa düşmemesine yetiyor.

  • AB’de elektrik üretimi: Yenilenebilir kaynaklar, fosil yakıtları geçti
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 11:47

    AB’nin elektrik üretiminde, yenilenebilir kaynakların oranı geçen yıl ilk defa fosil yakıtları geride bırakarak birinci sıraya yükseldi.Merkezi Londra’da bulunan, iklim ve enerji odaklı bağımsız düşünce kuruluşu Ember, “Avrupa Enerji Sektörü 2020” başlıklı raporunu yayımladı.Rapora göre, Avrupa Birliği’nin (AB) elektrik üretiminde 2019’da yüzde 34 olan yenilenebilir kaynakların oranı, geçen yıl yüzde 38’e çıktı.Bu dönemde, elektrik üretiminde fosil yakıtlar, yenilenebilir kaynakları takip etti. Fosil yakıtların 2019’daki yüzde 40’lık oranı geçen yıl yüzde 37’ye geriledi.AB’NİN ANA ELEKTRİK ÜRETİM KAYNAĞI HALİNE GELDİBöylece AB üyesi 27 ülkede yenilenebilir enerji, 2020’de ilk defa fosil yakıtları geride bırakarak AB’nin ana elektrik üretim kaynağı haline geldi.Toplam elektrik üretiminde yenilenebilir kaynaklardan rüzgar enerji santrallerinin payı yüzde 14, hidroelektrik santrallerinin payı yüzde 13, biyoenerjinin payı yüzde 6 ve güneş enerji santrallerinin payı da yüzde 5 oldu.Fosil yakıtlar arasında yer alan doğal gaz çevrim santrallerinin payı yüzde 20, kömür santrallerinin payı yüzde 13 ve diğer fosil yakıtların payı da yüzde 4 olarak gerçekleşti.AB ülkelerinde nükleer enerjiden elektrik üretiminin oranı ise yüzde 25 seviyesini buldu.Söz konusu dönemde AB’nin toplam elektrik üretimi 2 bin 760 teravatsaat oldu. Bunun 1055 teravatsaati yenilenebilir kaynaklardan 1020 teravatsaati fosil yakıtlardan ve 685 teravatsaati de nükleer enerjiden sağlandı.Öte yandan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ve uygulanan kısıtlayıcı tedbirlerin etkisiyle AB ülkelerinin 2019’da toplam 2 bin 882 teravatsaat olan elektrik üretimleri geçen yıl geriledi.

  • Fatih sondaj gemisi, Türkali-2’deki sondajı için gün sayıyor
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 11:43

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Fatih sondaj gemisinin Türkali-2 kuyusundaki sondajına şubat ayının başında başlayacağını bildirdi.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Dönmez, geçen yıl Karadeniz’de toplamda 405 milyar metreküp doğalgaz keşfedildiğini anımsattı.  Karadeniz’de Türkali-1 kuyusunda sondaja başlandığını kaydeden Dönmez, “Bir hafta on gün içerisinde, en geç şubat başında Fatih sondaj gemimiz Türkali-2 kuyusundaki sondajına başlayacak. Burada derin denizde çalışıyoruz, denizin derinliği yaklaşık 2 bin metre. Son derece zor bir operasyon. Sadece sondaj açmak yetmiyor. Kuyuların tamamlanması için gereken birtakım işlemler var.Üretime geçtiğimizde karaya getirilmesiyle ilgili yapacağımız çalışmalar var. Bunların mühendislik çalışmaları da devam ediyor. İnşallah, 2023’te Sakarya Gaz Sahası’nda bulduğumuz gazı 2023’te Filyos’ta Türkiye’deki iletim sistemine bağlayacağız” diye konuştu. Bloomberg HT’de katıldığı bir programda değerlendirmelerde bulunan Dönmez, bugünden yapılan hesaplamalara göre Karadeniz’deki doğalgazın ithal gaza kıyasla daha ekonomik olacağını ve bu avantajın vatandaşların lehine kullanılacağını dile getirdi. “YAVUZ’UN NEREDE YENİ SONDAJ YAPACAĞINA KARAR VERECEĞİZ”Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çalışmalarına da değinen Dönmez, bölgede yaklaşık 2 yılda 8 sondaj gerçekleştirildiğini aktardı. Dönmez, bazı emareler olmasına rağmen somut bir keşif olmadığı için herhangi bir açıklama yapmadıklarını belirterek, şöyle devam etti:”Oruç Reis ve Barbaros Hayrettin Paşa gemilerinin yaptığı çalışmalarla sismik araştırmalar devam ediyor. Bu süreçler uzun zaman alıyor çünkü binlerce, milyonlarca veriyi tek tek işlemek gerekiyor. Sonrasında da o bilgiler değerlendiriliyor ve muhtemel potansiyel noktalar belirleniyor ve oralarda da sondaj yapıyoruz. Yavuz sondaj gemimiz de Taşucu Limanı’nda çalışmalarını yapıyor. Sismik araştırmalar sonunda Yavuz’un nerede yeni sondaj yapacağına karar vereceğiz.Biz kendi kıta sahanlığımızda bu çalışmaları yapıyoruz ve uluslararası hukuka uygun yaptığımızı vurguluyoruz. En azından bir diyalog ortamı da oluştu. Şu anda Yunanistan ile istikşafi görüşmeler başlıyor ve Avrupa Birliği ile de bu konuda müzakereler var. Sayın Cumhurbaşkanımızın Doğu Akdeniz’de kıyısı bulunan ülkelere yönelik uluslararası konferans düzenlenmesine yönelik çağrısı var. İnşallah bu da komşu ülkeler tarafından olumlu karşılanır ve bu meselelerin hepsi müzakere edilir diye düşünüyorum.”Türkiye’nin yıllık doğalgaz tüketiminin 50 milyar metreküp olduğunu hatırlatan Dönmez, Tuz Gölü Yer Altı Depolama Tesisi’nde 700 milyon metreküplük bir depo hacmine ulaşıldığını ifade etti.Burada kapasitenin 2023’te 5,4 milyar metreküpe çıkacağını kaydeden Dönmez, “Silivri’de yer altı depomuz var. Bugün itibarıyla 3,14 milyar metreküplük depolama hacmimiz var. Burada da 4,6 milyar metreküplük kapasiteye ulaşacağız. Böylece, toplam 10 milyar metreküp ve yüzde 20’lik depolama hacmine ulaşmış olacağız. Yazın gaz tüketiminin düşük olduğu aylarda depoları dolduracağız, kışın da depodan o artan talebi karşılama imkanına kavuşacağız” dedi. GAZDA 1-1,5 YIL İÇİNDE VADELİ PİYASAYA GEÇEBİLİRİZDönmez, Türkiye’nin doğalgazda uzun vadeli kontratlarının yaklaşık 16 milyar metreküplük kısmının bu yıl sona ereceğini aktardı. Bu miktarın 2026’ya kadar 25-30 milyar metreküpe ulaşacağını belirten Dönmez, şunları kaydetti:”Kısa, orta ve uzun vadeli planlamalarımızı yapıyoruz. Buna göre, orta ve uzun vadeli kontratlar yapılabilecek hem yıl içindeki talep artışlarını karşılayabilmek için spot piyasadan gaz alımlarını yapacağız. Yazın özellikle sıvılaştırılmış doğalgazda (LNG) cazip fiyatlar yakalarsak, yazdan sisteme alıyoruz ve depoluyoruz. Bizim bu konuda LNG piyasasını hareketlendirmemiz de gerekiyor. Bunun yolu da Tuz Gölü ve Silivri’deki depoların süratle tamamlanması. Doğalgazda 1-1,5 yıl içerisinde vadeli piyasaya da geçmiş olabiliriz.” Dönmez ayrıca Türkiye’nin elektrikteki kurulu gücünün 2020 sonu itibarıyla 96 bin megavata ulaştığını ve işletmeye alınacak santrallerle bu yıl kurulu gücün 100 bin megavatın üzerine çıkabileceğini sözlerine ekledi. ARŞİV: KARADENİZ’DE DOĞALGAZ KEŞFİ

  • Bankalar kaçta açılıyor, kaçta kapanıyor?
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 11:35

    Corona virüs tedbirleri kapsamında Bankların çalışma saatleri güncellenmişti. Yeni düzenlemelere göre bankaların açılış ve kapanış saatleri belli oldu. İşte 2021 banka çalışma saatleri…Corona virüs nedeniyle birçok kurum ve kuruluş çalışma saatlerini değiştirdi. Bankalar da açılış ve kapanış saatlerini yeniden güncelledi.  Peki Bankalar kaçta açılıyor, kaçta kapanıyor?BANKALAR KAÇTA AÇILIYOR, KAÇTA KAPANIYOR?2021 ile birçok Banka normelleşme sürecinde eski haline döndü. İşte 2021 Banka çalışma saatleri;Garanti Bankası yaptığı açıklamalara göre “Yeni Corona virüs tedbirleri kapsamında şube içinde uygulanan önlemler devam edecek” ifadelerini kullandı ve 11 Ocak 2021 Pazartesi günü itibariyle çalışma saatlerini 09:00 / 12:30 ile 13:30 / 17:00 arasında güncelledi.Türkiye İş Bankası yaptığı duyuruda, şubelerin 18 Ocak 2021 Pazartesi günü itibariyle, 09:00 / 12:30 ile 13:30 / 17:00 saatleri arasında hizmet vereceğini belirtti.Akbank hem çalışanlarının hem de müşterilerinin sağlığını korumak amacıyla 11 Ocak 2021 tarihinden itibaren şubelerinde 09:00 / 12.30 ile 13:30 / 17.00 saatleri arasında hizmet vereceklerini duyurdu.QNB Finansbank çalışma saatlerinde güncelleme yaptı. 18 Ocak 2021 Pazartesi itibariyle şubelerinde 09:00 / 12:30 ile 13:30 / 17:00 saatleri arasında hizmet vermeye devam edecek.Yapı Kredi yaptığı açıklamaya göre, 12 Ocak 2021 Salı günü itibariyle şubelerinde 09:00 / 12:20 ile 13:30 / 17:00 saatleri arasında hizmet vereceklerini belirtti.DenizBank da internet sitesinden yaptığı açıklama ile 14 Ocak 2021 tarihi itibariyle tüm şubelerinde 09:00 / 12:20 ile 13:30 / 17:00 saatleri arasında hizmet vereceklerini duyurdu.HSBC’nin yaptığı son açıklamada 18 Ocak 2021 Pazartesi gününden itibaren tüm şubelerinde hafta içi her gün 09:00 / 12:20 ile 13:30 / 17:00 saatleri arasında hizmet vereceğini duyurdu.TEB de çalışma saatlerini yeniden güncelledi. 14 Ocak 2021 tarihi itibariyle tüm şubelerinde 09:00 / 12:20 ile 13:30 / 16:00 saatleri arasında hizmet vereceklerini duyurdu.ING Bank ve Şekerbank da yaptığı son güncelleme ile şubelerinde 12 Ocak 2021 Salı gününden itibaren 09:00 / 12:30 ile 13:30 / 17:00 saatleri arasında hizmet verecek.Halkbank, Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Albaraka Türk 2021 banka çalışma saatleri ile ilgili henüz bir güncelleme yapmadı.

  • Bakan Pekcan: KOOP-DES kapsamındaki hibe desteği 2021 yılında da devam edecek
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 11:22

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı (KOOP-DES) kapsamında kadın kooperatiflerine 150 bin liraya kadar verilen hibe desteğinin bu yıl da devam edeceğini belirterek, “Kadın kooperatiflerimiz hibe desteği için başvurularını 1-28 Şubat’ta Ticaret Bakanlığı il müdürlüklerine yapabilecek” ifadelerini kullandı.Bakan Pekcan, yazılı açıklamasında, tarımsal üretimden ulaşıma, eğitimden enerjiye kadar pek çok alanda faaliyet gösteren kooperatiflerin üretime, ülke ekonomisine ve istihdama önemli katkısı olduğuna dikkati çekerek, Bakanlık olarak kooperatiflerin ve özellikle kadın kooperatiflerinin üretimde ve ihracatta daha fazla yer alması için çalışmalarını sürdürdüklerini bildirdi.Bu kapsamda, geçen yıl kooperatif ve üst kuruluşlarının üretim ve istihdama katkısı olacak yatırım projelerinin desteklenmesi, faaliyetlerinde etkinlik ve verimliliğin sağlanması, teknoloji ve yeni üretim tekniklerinden yararlanmalarına katkıda bulunulması amacıyla KOOP-DES’i hayata geçirdiklerini anımsatan Pekcan, programla kooperatiflerin kurumsal kapasitelerini güçlendirerek üretim ve tüketim zincirlerinde aktif ekonomik aktörler haline getirmeyi, vatandaşların ekonomik ve sosyal refahını artırmayı hedeflediklerini vurguladı.Pekcan,  KOOP-DES kapsamında ilk uygulama olarak, ortaklarının çoğunluğu kadınlardan oluşan ve kadın emeğini değerlendirme amacı güden kooperatiflere finansman desteği sağlandığına işaret ederek, bu çerçevede geçen yıl toplam 41 ilde faaliyet gösteren 139 kadın kooperatifinin 149 projesine hibe desteği verilmesinin uygun görüldüğünü ifade etti.2021 YILI BAŞVURULARI ŞUBATTABakan Pekcan, KOOP-DES kapsamında kadın kooperatiflerine 150 bin liraya kadar verilen hibe desteğinin bu yıl da devam edeceğini belirterek, şöyle devam etti:”Geçen sene olduğu gibi 2021’de de KOOP-DES çerçevesinde ortaklarının çoğunluğunu kadınların oluşturduğu ve kadın emeğini değerlendirme amacı güden kooperatiflerin, makine veya ekipmanla ilgili mal alımlarına, ortaklarının en az yüzde 90’ını kadınların oluşturduğu kooperatiflerin işletecekleri yaşlı ve engelli bakım merkezleri ile çocuk kulüpleri, kreş ve gündüz bakımevlerinin demirbaş eşya niteliğindeki yatırım malı alımlarına, ürettikleri ürünlerin tanıtımı ve pazarlanmasına ilişkin sergi ve fuar katılımlarına yönelik hizmet alımlarına ve projelerine ilişkin nitelikli personel istihdamlarına destek verilecek.”​​​​​​​Bakanlık tarafından proje tutarlarının kalkınmada öncelikli yörelerde ve ortaklarının en az yüzde 90’ını kadınların oluşturduğu kooperatiflerde yüzde 75, diğer bölgelerde yüzde 50’sinin hibe olarak karşılanacağı bilgisini veren Pekcan, “Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu ve kadın emeğini değerlendirme amacı güden kooperatiflerimiz proje başvurularını 1-28 Şubat tarihlerinde tüm illerimizdeki Ticaret Bakanlığı il müdürlüklerine yapabilirler” değerlendirmesinde bulundu.Pekcan, kooperatifleşmeye ve kadın girişimcilerin ekonominin her alanında güçlenmesine çok önem verdiklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:”Bu kapsamda kadın girişimcilerimize yönelik Birleşmiş Milletler ve Dünya Ticaret Örgütü tarafından oluşturulan Uluslararası Ticaret Merkezinin (ITC) ‘SheTrades Outlook’ platformunca başarılı uygulamalardan seçilen ‘Türkiye Kadın Girişimci Online Network Programı’, ‘Export Akademi Programı’ gibi eğitim çalışmalarımız hızla devam ediyor. Her alanda başarılı olan kadın girişimcilerimize yönelik desteklerimiz sürecek.”

  • Bakan Elvan: Geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilen mükelleflerimizin vergilerini erteledik
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 11:11

    Hazine ve Maliye Bakanı Elvan, sinema, kahvehane, internet kafe, halı saha ve hamam faaliyetinde bulunan mükelleflerin 1 Aralık 2020 itibarıyla mücbir sebep kapsamına alındığını kaydetti.Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, yeni tip corona virüs (Covid-19) salgını tedbirleri kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilen mükelleflerin vergilerinin Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan tebliğle ertelendiğini bildirdi.Bakan Elvan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımında, bugün Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’ne ilişkin değerlendirmede bulundu.MÜCBİR SEBEP KAPSAMINA KİMLER GİRECEK?Tebliğle Covid-19 salgını nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nın aldığı tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilen mükelleflerin vergilerinin ertelendiğini belirten Elvan, şunları kaydetti:”Sinema salonu, kahvehane, kıraathane, kır bahçesi, internet kafe, elektronik oyun salonu, bilardo salonu, lokal, çay bahçesi, halı saha, yüzme havuzu, hamam, sauna, lunapark faaliyetinde bulunan mükelleflerimizi 1 Aralık 2020 itibarıyla mücbir sebep kapsamına aldık. Bahse konu mükellefler tarafından mücbir sebep döneminde verilmesi gereken katma değer vergisi ve muhtasar beyannamelerin beyan ve bunlara ilişkin ödeme süreleri, mücbir sebep halinin sona ereceği tarihi izleyen ayın 26’ncı günü sonuna kadar uzatıldı.”Öte yandan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan da konuya ilişkin Twitter hesabından paylaştığı mesajında, “Pandemi süresince iş yerleri kapalı kalan esnafımızın, sanatkarımızın ve tacirimizin talepleri arasında yer alan ve yakinen takip ettiğimiz bazı vergi ödemelerinin ertelenmesi hususundaki düzenleme, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Hayırlı olsun” ifadelerine yer verdi.ARŞİV: RESTORANDA FANUSLU VİRÜS ÖNLEMİ

  • Pandemi nedeniyle kapatılan iş yerleri için vergi kararı
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 11:05

    Covid-19 salgını nedeniyle faaliyetlerine ara verilen iş yerlerinin gelir vergisi, stopaj ve KDV beyannamelerinin verilme ve ödeme süreleri ertelendi.Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girdi.Buna göre, Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve birçok ülkeye yayılan yeni tip corona virüs (Covid-19) salgınına ilişkin Türkiye’de İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında, geçici süreliğine faaliyetlerine tamamen ara verilmesi/faaliyetlerinin tamamen durdurulması kararlaştırılan iş yerlerinin olduğu sektörlerdeki mükellefler 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “mücbir sebep” hükümlerinden faydalandırılacak.Ana faaliyet alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine tamamen ara verilmesine/faaliyetlerinin tamamen durdurulmasına karar verilen iş yerlerinin olduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin 1 Aralık 2020 ila alınan karar kapsamında faaliyetlerine tekrar başlamaları uygun görülen tarih aralığında mücbir sebep halinde olduğunun kabul edilmesi uygun bulundu.Söz konusu ana faaliyet alanlarının tespitinde, bugün itibarıyla vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu dikkate alınacak.Mükellefin vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodu itibarıyla belirlenen sektörler arasında bulunmamasına rağmen ana faaliyet alanı olarak bu sektörlerden herhangi birisinde fiilen iştigal ettiğini ispat ve tevsik etmesi halinde, mükellefin mücbir sebep kapsamında olup olmadığının belirlenmesinde ana faaliyet kodu yerine fiilen iştigal edilen ana faaliyet alanı dikkate alınacak.VERGİ ÖDEVLERİNİN ERTELENMESİMücbir sebep halinde olduğu kabul edilen mükelleflere ilişkin kanuni verilme süresi mücbir sebep dönemine isabet eden ve bu dönemde verilmesi gereken muhtasar beyannameler (Muhtasar ve prim hizmet beyannameleri dahil) ve KDV beyannameleri ile Form Ba-Bs bildirimlerinin verilme ve söz konusu dönem içinde oluşturulması ve imzalanması gereken e-defterlerin oluşturulma ve imzalanma ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemi’ne yüklenmesi gereken “elektronik defter beratları” ile e-defterler ve bunlara ilişkin berat dosyalarının ikincil kopyalarının yüklenme süreleri, mücbir sebep halinin sona ereceği tarihi izleyen ayın 26’ncı günü sonuna kadar ertelendi.Beyannamelere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin, beyanname verme süresi uzatılan ilk dönemden başlamak üzere, bunların verilmesi gerektiği ayı izleyen aydan itibaren, sırasıyla her bir dönem için takip eden ilgili ayın sonuna kadar uzatılması uygun bulundu.MÜCBİR SEBEP KAPSAMINA KİMLER GİRECEK?Mücbir sebep halinin sona erdiği tarih itibarıyla beyanname/bildirim verme süresinin son gününe 26 günden az süre kalması halinde, beyanname/bildirim verme süresinin son günü olarak, mücbir sebep halinin sona erdiği tarihin içinde bulunduğu döneme ilişkin KDV beyannamelerinin verileceği son gün dikkate alınacak.Sosyal güvenlik mevzuatı gereğince sigortalıların mücbir sebep dönemine ilişkin prime esas kazanç ve hizmet bilgilerinin muhtasar ve prim Hizmet Beyannamesi ile bildirilmesinin zorunlu olması durumunda mücbir sebep, bu beyannamelerin vergi kesintilerine ilişkin kısmının beyan ve ödeme sürelerinin ertelenmesi için geçerli olacak.BAKAN ELVAN: VERGİLERİ ERTELEDİKKonuya ilişkin olarak açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, yeni tip corona virüs (Covid-19) salgını tedbirleri kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilen mükelleflerin vergilerinin Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan tebliğle ertelendiğini bildirdi.Tebliğle Covid-19 salgını nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nın aldığı tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilen mükelleflerin vergilerinin ertelendiğini belirten Elvan, şunları kaydetti:”Sinema salonu, kahvehane, kıraathane, kır bahçesi, internet kafe, elektronik oyun salonu, bilardo salonu, lokal, çay bahçesi, halı saha, yüzme havuzu, hamam, sauna, lunapark faaliyetinde bulunan mükelleflerimizi 1 Aralık 2020 itibarıyla mücbir sebep kapsamına aldık. Bahse konu mükellefler tarafından mücbir sebep döneminde verilmesi gereken katma değer vergisi ve muhtasar beyannamelerin beyan ve bunlara ilişkin ödeme süreleri, mücbir sebep halinin sona ereceği tarihi izleyen ayın 26’ncı günü sonuna kadar uzatıldı.”Öte yandan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan da konuya ilişkin Twitter hesabından paylaştığı mesajında, “Pandemi süresince iş yerleri kapalı kalan esnafımızın, sanatkarımızın ve tacirimizin talepleri arasında yer alan ve yakinen takip ettiğimiz bazı vergi ödemelerinin ertelenmesi hususundaki düzenleme, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Hayırlı olsun” ifadelerine yer verdi.İŞLETMELER SONUCU İNTERAKTİF VERGİ DAİRESİ’NDEN ÖĞRENECEKMaliye’nin kapsama girecek NACE kodlarını İnteraktif Vergi Dairesi’ne yükleyerek, mükelleflerin mücbir sebep kapsamına girip girmediklerini kendilerinin öğrenmesine imkan sağlayacağı ifade ediliyor.Daha önceki mücbir sebepte Maliye aynı uygulamayı yaparak, sistemin sıkıntısız işlemesini sağlamıştı.İnteraktif Vergi Dairesi’ne, www.gib.gov.tr ve www.turkiye.gov.tr adreslerinden erişilebiliyor. ARŞİV: RESTORANDA FANUSLU VİRÜS ÖNLEMİ

  • Borsa İstanbul’a ilgi sürüyor mu?
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 10:48

    Borsa İstanbul’da yatırımcı sayısı 2 milyonu aştı. Yerli yatırımcının ilgisi devam ediyor mu? Ata Portföy Genel Müdürü Mehmet Gerz, Geri Sayım’da değerlendirdi.

  • Libya’da “Afrika’ya ihracatı katlayacak” lojistik merkez kurulması için girişimlere başlandı
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 10:30

    DEİK Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı Murtaza Karanfil, “İlk yurt dışı lojistik merkezlerinden birisini Libya’da açmak için kolları sıvadık ve çalışmalara başladık” dedi.Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı Murtaza Karanfil, Türkiye’nin yurt dışındaki stratejik noktalarda açmak üzere harekete geçtiği lojistik merkezler konusunda, ilklerden birini Libya’da açmak için kolları sıvadıklarını ve çalışmalara başladıklarını bildirdi.Karanfil, Libya’ya ihracatın 2012’de 2 milyar doları aşarak zirveyi gördüğünü, daha sonra bu ülkede yaşanan sıkıntılar nedeniyle rakamın gerilediğini söyledi.İhracatın 2017 ile birlikte tekrar toparlanmaya başladığını, 2019’da 1,9 milyar dolar seviyesine ulaştığını aktaran Karanfil, ülkeler arasındaki anlaşmalar sonrası ekonomik ilişkilerin de çok olumlu gittiğini ifade etti.Karanfil, 2020’de salgın nedeniyle bu ülkeye ihracatın 1,4 milyar dolara düştüğünü belirterek, Libya’ya yaş sebze meyveden kimyevi ürünlere, hazır giyimden mobilyaya, mücevherden elektronik ve gıdaya kadar çok geniş yelpazede ürün satışı yapıldığını anlattı.Libya’nın Türkiye için tarihi, politik ve ekonomik önemine işaret eden Karanfil, yeni normale geçiş ve aşıyla birlikte son yıllarda ihracatta artan ivmenin bu yıl da sürmesini beklediklerini aktardı.Özellikle altyapı ve üstyapı işlerinde ciddi bir potansiyelin Türk müteahhitleri beklediğini ifade eden Karanfil, bu konuda Türk müteahhitlerin 4 milyar dolarlık alacak sorununun halledilmesinden sonra hızlı bir atak beklendiğini kaydetti.Karanfil, bu alacaklar konusunda ilgili bakanlıklar ve DEİK’in üzerine düşeni yaptığını, kalan süreci özel sektörün yürütmesi gerektiğini söyledi.”SABİT KUR UYGULAMASI VE GEÇİŞ HÜKÜMETİ, LİBYA’YA YATIRIMI HIZLANDIRACAK”Murtaza Karanfil, Libya’da son yıllarda uluslararası ticari faaliyetlere en büyük zararı veren 4 farklı kur uygulamasının, 1 Ocak itibarıyla sona erdiğini, Libya’nın sabit kur uygulamasına geçtiğini hatırlattı.Karanfil, “Bu uygulama sürerse Libya’da iş ve yatırım patlaması bekliyoruz. Çünkü 6 yıllık bir ihtiyaç var. Uygulama, bu ülkede ticaret ve yatırım hamlesinin başlamasına yol açacak. Libya’da 24 Aralık 2021’de yapılması planlanan seçimlere kadar görev yapacak geçiş hükümetinin belirlenmesiyle birlikte Libya’da her şey hızlanacak” diye konuştu.Geçiş hükümetinin tüm tarafların ittifakıyla bir an önce belirlenmesi gerektiğini kaydeden Karanfil, bu sürece ilişkin görüşmelerin sürdüğünü bildirdi.Karanfil, geçiş hükümeti ve sabit kur uygulamasının Libya ekonomisine seviye atlatacağını belirterek, “Ondan sonra iş, özel sektörümüze düşüyor. Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Planlama Bakanı Taher Jehaimi, 16 milyar dolarlık 184 yeni proje başlatacaklarını duyurmuş ve bu projelerde Türk şirketlerini görmek istediklerini açıklamıştı. Türk müteahhitler, 1972’den bugüne kadar Libya’da 29 milyar dolarlık proje üstlenmiş. Libya’da istikrarlı bir hükümet yapısı oluştuğunda belki de bir yılda 49 yılda yaptığımız işi yapacağız” şeklinde konuştu.”LOJİSTİK ÜS VE E-SHOWROOM, AFRİKA’YA İHRACATA 10 MİLYAR DOLARLIK KATKI SUNAR”Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı Karanfil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yurt dışı lojistik merkezlerini hayata geçirmek amacıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), DEİK ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’ni (TİM) görevlendirdiğini aktararak, şunları kaydetti:”İlk yurt dışı lojistik merkezlerinden birisini Libya’da açmak için kolları sıvadık ve çalışmalara başladık. Bunun ön çalışması ve altyapısı için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Afrika’ya açılan bir kapı olması, Türkiye ve Avrupa’ya kısa deniz mesafesinde bulunması, yakıt, gayrimenkul, ulaşım ve kira maliyetlerinin düşüklüğü Libya’yı bizim için çok önemli kılıyor. Deniz mutabakat anlaşması yaptığımız Libya’da kurulacak lojistik merkezde e-ticarete imkan veren showroomların da bulunması, Afrika kıtasına yaptığımız ihracata orta vadede 10 milyar dolarlık katkı sağlar.”Karanfil, Afrika kıtasına Libya’dan kara yolu ve hava yoluyla ulaşımın kolaylığına dikkati çekerek, buradaki lojistik merkezden ürünlerin 53 Afrika ülkesine ve 1 milyarlık nüfusa çok kolay ulaştırılabileceğini vurguladı.”THY, LİBYA’DA İŞBİRLİĞİ YAPARAK AFRİKA’DA DAHA DA BÜYÜYEBİLİR”Murtaza Karanfil, THY’nin, Libya’da bir havayolu şirketiyle işbirliği yapması gerektiğini söyledi.Başka bir ülkeden böyle bir işbirliği yapılmadan THY’nin harekete geçmesi çağrısında bulunan Karanfil, “Bu anlaşmayla Libya, Afrika’nın uçuş ve hava kargo merkezi ilan edilebilir. Nasıl ki müteahhitlikte Libya merkezli genişledik, havacılıkta da Afrika’da bu şekilde genişleyebiliriz. Bu konuda THY ile görüşeceğiz” dedi.Karanfil, ülkedeki limanlarla birlikte havacılığın entegre edilebileceğini, Türkiye’nin bu süreçlerde geç kalmaması gerektiğini söyledi.TSK’NIN LİBYA’DAKİ MEKANİK KOLLARI (VİDEO/ARŞİV)

  • Bakan Elvan’dan Çukurova Havalimanı açıklaması
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 10:10

    Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Mersin’in Tarsus ilçesinde yapımı devam eden Çukurova Bölgesel Havalimanı’nın alt yapı yatırımlarının bittiğini, üst yapıya yönelik ihalesinin de yapıldığını hatırlatarak, “Yüklenici firma 2 hafta içerisinde çalışmalara başlayacak. Bize olan sözü şu, 2022 yılı mart ayı itibariyle Allah’ın izni ile Çukurova Havalimanı’nın açılışını hep birlikte gerçekleştireceğiz” dedi.Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, AK Parti Mersin İl Başkanlığı’nın 7.Olağan İl Kongresine katıldı. Servet Tazegül Spor Salonunda düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferans yöntemiyle katıldığı kongrede konuşan Elvan, iktidarları döneminde kente yapılan yatırımlar hakkında bilgiler verdi.19 yıllık süreçte gerçekten hayal dahi edilemeyecek yatırımların Mersin’e kazandırıldığını kaydeden Elvan, “Sadece DSİ’nin baraj, gölet, özellikle dere ıslahı gibi yatırımlarına baktığımızda, son 19 yılda sadece DSİ 172 adet baraj, gölet ve taşkın koruma gibi projeleri bitirmiş. Karayolları Genel Müdürlüğümüze baktığımızda, 19 yıllık süreçte 10 milyar liraya yakın bir harcama söz konusu olmuş.Merakla beklediğiniz, yıllardan beri konuştuğunuz Sorgun Barajı, Aksıfat Barajı, Aydıncık Barajı ve Pamukluk Barajını, bu dört büyük barajı Allah’ın izni ile bu yıl tamamlıyoruz. Çeşmeli-Taşucu Otoyolunda kamulaştırma çalışmaları devam ediyor, projesi yapıldı, inşallah yakın bir süreçte ihale yapmayı planlıyoruz. Liman-Hal Köprülü Kavşağı tamamlandı. Bekirde Köprülü Kavşağı için önümüzdeki ay ihalesine çıkıyoruz. Akdeniz Sahil Yoluna 4 milyar liranın üzerinde harcama gerçekleştirildi, bugüne kadar 15 tünel ve 4 viyadük tamamlandı.Çalışmalar hızla devam ediyor. Silifke-Mut Yolu, 2.2 milyar liralık bir proje. Şu ana kadar 3 tünel, 60 kilometrelik bölünmüş yol tamamlandı ki, aşağı yukarı 1.5 yıl önce başlamıştık bu çalışmalara. Yine Gülnar-Silifke Yolu, Tarsus-Çamlıyayla Yolunun ikmal ihaleleri yapıldı, çalışmalar devam ediyor. Gülnar-Mut Yolunda çalışmalar devam ediyor ve Organize Sanayi Bölgesi’nin otoyol ile bağlantısını bu yıl inşallah bitiriyoruz. Gözne Yolu’ndaki çalışmalar da önemli ölçüde tamamlandı. Erdemlilerin ısrarla istediği yayla yolunda 5 kilometrelik mesafeyi tamamladık ve hizmete açtık” diye konuştu.”ÇUKUROVA HAVALİMANI 2022 YILI MART AYINDA AÇILACAK”Konuşmasında Çukurova Havalimanı inşaatından da bahseden Elvan, “Çok beklediğinizi biliyorum, sürecin uzadığını biliyorum, artık bu işi tamamlamakta kararlıyız. Alt yapı yatırımları bitti, üst yapıya yönelik ihalesi yapıldı. Yüklenici firma 2 hafta içerisinde çalışmalara başlayacak. Bize olan sözü şu, 2022 yılı mart ayı itibariyle Allah’ın izni ile Çukurova Havalimanı’nın açılışını hep birlikte gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı.Bölgedeki sağlık yatırımlarına da değinen Elvan, bu alanda çok önemli yatırımlar yapıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:”2002 yılında 2 bin 701 olan yatak sayısını neredeyse ikiye katlayarak 4 bin 993’e yükselttik. Sadece bu süreçte inşa ettiğimiz hastanelerimiz Anamur Devlet Hastanesi, Bozyazı Devlet Hastanesi, Mersin Çocuk Hastanesi, Mersin Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, Çamlıyayla Devlet Hastanesi, Erdemli Devlet Hastanesi, Silifke Devlet Hastanesi, Toros Devlet Hastanesi, Mut Devlet Hastanesi, Gülnar Devlet Hastanesi ve bin 300 yataklı Mersin Şehir Hastanesi. Bunların tamamı AK Parti iktidarları döneminde yapıldı. Şimdide Şehir Hastanesi büyüklüğünde 600 yataklı devası Tarsus Devlet Hastanemizi tamamladık, inşallah önümüzde aylarda Tarsus Devlet Hastanesi’nin de açılışı gerçekleştireceğiz.”Elvan, 2002 yılında 671 olan okul sayısını, bin 126’ya çıkararak neredeyse ikiye katladıklarını ifade ederek, “Derslik başına düşen öğrenci sayısı 38 idi, 22’ye düşürdük. Spor alanında çok sayıda spor kompleksini hayata geçirdiğimizi biliyorsunuz.Akdeniz ilçemizde yıllardan beri konuşulan Çay Mahallesi’ndeki konutlara başladık, inşallah kısa süre içerisinde bitireceğiz. Barış ve Turgut mahallelerini riskli alan ilan ettik, projeler üzerinde çalışıyoruz. 30-40 yıldan beri o gecekondu bölgelerinde sefil halde yaşayan vatandaşlarımızın, yaşam standartlarını yükseltecek muhteşem yatırımlarımıza başladık. Son derece modern binalarımızda bu kardeşlerimiz yaşamaya başlayacaklar. Biz milletimiz için bugüne kadar hizmet ettik, bundan sonra da etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.”50 BİNİN ÜZERİNDE KARDEŞİMİZE İSTİHDAM SAĞLAYACAĞIZ”Mersin’in bundan önce 3 tane organize sanayi bölgesi olduğunu hatırlatan Elvan, şu bilgileri verdi; “Şu anda 8 farklı organize sanayi bölgesi üzerinde çalışıyoruz ki, 11’e çıkarıyoruz. Tarsus’ta 5 organize sanayi bölgesi, bir tanesini tamamladık, yatırımlar başladı. Bir diğerini de Tarsus’ta kamulaştırma çalışmaları bitti, tahsis çalışmaları bitti, diğer üçünden de inşallah bu yıl içerisinde yatırımlar başlıyor. Diğer taraftan Erdemli, Silifke ve Mut’ta organize sanayi bölgeleri kuruyoruz.İş için kuruyoruz, aş için kuruyoruz, hizmet için kuruyoruz. AK Parti demek iş demek, AK Parti demek aş demek, AK Parti demek hizmet demek. Buralarda 50 binin üzerinde kardeşimizin istihdamını sağlayacağız. Erdemli’ye de doğalgazı getiriyoruz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız çalışmalara başladı.”

  • Ethereum rekor tazeledi
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 10:09

    Kripto para piyasasının en yüksek hacimli ikinci birimi olan Ethereum (ETH), geçtiğimiz hafta bin 439 dolar ile zirveyi görmüştü. ETH, son 24 saatte yüzde yüzde 13’lük artışla tüm zamanların en yüksek seviyesi olan bin 467 dolar seviyesine ulaştı. Bitcoin ise 31 bin – 33 bin dolar bandında seyretmekte. Peki, 25 Ocak itibariyle Bitcoin, Ethereum ve Altcoin’lerde son durum ne? İşte ayrıntılar…Kripto para piyasasının en yüksek hacimli ikinci birimi olan Ethereum (ETH), son 24 saatte en düşük bin 304, en yüksek bin 467 doları görerek, haftalık %16,8 değer kazandı. 19 Ocak tarihinde tüm zamanların rekorunu kıran ETH, bin 467 dolar seviyesine ulaşarak rekorunu tazeledi.25 Ocak itibari ile bin 350 – bin 450 dolar seviyesinde seyreden Ethereum (ETH), bin 395$ dolar / 10 bin 311 TL’dirBİTCOİN KAÇ DOLAR/ TL?Kripto para piyasasının en yüksek hacimli birimi olan Bitcoin, yeni yılın ilk haftasında 42 bin dolara dayanmasının ardından, geçtiğimiz hafta keskin bir düşüş yaşayarak 30 bin doların altını görmüştü.Coinmarketcap verilerine göre Bitcoin, son 24 saatte yüzde 2 yüzde artışla 33 bin 245 dolara yükselirken, geçtiğimiz hafta içerisinde yüzde 8.27 yüzde değer kaybı yaşadı. 25 Ocak Pazartesi itibari ile 1 BTC =33 bin 100 dolar / 244 bin 973 TL’dir.ALTCOİNLERDE SON DURUM NE?Polkadot (DOT) geçtiğimiz hafta ilk 10 kripto para içerisinde en büyük yükselmeyi yaşayarak 99.17 yüzdelik yükselme ile 15$ dolar seviyelerinde işlem görürken, 25 Ocak itibariyle 17$ dolar ‘dan işlem görmekte.Cardano (ADA) haftalık %6.8 düşüş ile ile 0.35$ seviyesinde işlem görüyor. Chainlink (LINK) ise haftalık 9.2% değer kazanırken 24$ dolardan işlem görüyor.DAVOS 2021’DE BU YIL KRİPTO PARALAR KONUŞULACAKPandemi nedeniyle bu yıl çevrim içi olarak gerçekleşecek olan Dünya Ekonomik Forumu yıllık toplantısı Davos 2021’in ilk gününde dijital para temalı bir panel de düzenlenecek.Panelde, İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey ile Western Union’ın CEO’su Hikmet Ersek konuşacak. Davos 2021’e katılacak diğer panelistler arasında, BTC Afrika S.A. CEO’su Elizabeth Rossiello ile North Island Ventures CEO’su Glenn H. Hutchins da var.Davos 2021’e Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’den Almanya Başbakanı Angela Merkel’e kadar birçok önemli dünya lideri de katılacak.Oturumun konu başlıkları arasında nakdin azalan rolü ve merkez bankası dijital paraları (CBDC’ler) var. İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, Dünya Ekonomik forumunda dijital para birimlerinin birimlerinin düzenlenmesi ve kullanımıyla ilgili bir panelde konuşacak.

  • “Yapay zekaya bağlı olarak bazı meslekler tümüyle ortadan kalkabilir”
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 09:59

    Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Say, yapay zeka uygulamalarına bağlı olarak zaman içinde bazı mesleklerin tümüyle ortadan kalkabileceğini savundu.Prof. Dr. Cem Say, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Edirne Şubesince çevrim içi düzenlenen “Dostumuz Yapay Zeka” panelinde, yapay zekanın insan beynini anlamlandırma merakından ortaya çıkan çalışmalar ışığında oluştuğunu söyledi.Yapay zekanın 1950’li yıllardan sonra insan hayatına girmeye başladığını belirten Say, “Yapay zeka son yıllarda yoğun bir şekilde hayatımızda var. Telefonumuzun bize en iyi hangi yoldan gidileceğini söylemesi dahil olmak üzere bir sürü işimize yarar ürünler olarak kullanıma girmiş durumda.” dedi.Yapay zekanın artık hayatın birçok alanında kullanıldığına dikkati çeken Say, şöyle devam etti:”Yapay zeka dünyanın en iyi şoförünün, İstanbul’un en iyi taksicisinin bilemeyeceği şekilde o anda hangi yollar boş, hangi yollar kapalı, ‘Nereden gidersem kaç dakikada varırım?’ problemini bizim için çözüyor ve seçenekleri bize söylüyor. Hayatımızı kolaylaştırıyor. Tıbbi görüntülemelerde büyük bir fayda sağlıyor. İleride daha da çok kullanılacak. Benim röntgenime bir de yapay zeka baksın denecek. Çeviri gibi alanlarda büyük fayda sağlıyor. Bir kelime dahi bilmediğiniz dili, uygulamalar sayesinde karşınızdakiyle iletişime geçebiliyorsunuz.””TARİHTE HER ZAMAN BÖYLE OLMUŞTUR”Prof. Dr. Say, yapay zeka uygulamalarının bazı işleri insandan daha iyi yapabildiğini dile getiren Say, şunları kaydetti:”Günün birinde arabayı sürme işini de insanlardan daha iyi yapacak çünkü o uyumaz, alkol almaz gibi bir sürü yönü olacak. Tabii bunlar belli bir kaliteye geldikten sonra piyasaya sürülecek. Başarılı hale geldikten sonra kullanılacak. Tarihte her zaman böyle olmuştur. Bazı işleri eskiden insanlar yapıyormuş, sonra onu yapan bir makine 100 tane insandan o işi daha iyi yapınca artık o sistem kullanılıyor. Ama o 100 insan açlıktan ölmedi, onlar farklı işler yapıyor. Yapay zekaya bağlı olarak bazı meslekler tümüyle de ortadan kalkabilir. Olmayacak bir şey değil. Genel çıkara bakmak lazım.”

  • SGK prim yapılandırmasında başvuru sayısı 1 milyon 400 bini geçti
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 09:52

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, SGK prim borçlarının yeniden yapılandırılmasında bugüne kadar 1 milyon 428 bin kişinin başvuru yaptığını, 79 milyar 24 milyon liralık borç için yapılandırma yapıldığını belirtti.SGK prim borçlarını yeniden yapılandırarak, Covid-19 pandemi döneminde vatandaşların üzerlerindeki yükleri hafifletmeyi amaçladıklarını belirten Bakan Selçuk, borç aslı 165 milyar lira olan SGK alacağına yapılandırma imkânı getirdiklerini vurguladı.Bakan Selçuk, Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında yürürlüğe giren SGK prim yapılandırmasının 2020/Ağustos ayı ve öncesi dönemlere ait kesinleşmiş alacakları kapsadığını bildirdi.Buna göre; sigorta primleri, genel sağlık sigortası primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezaları, iş kazası, meslek hastalığı, malullük ve vazife malullüğü sonucunda doğan rücu alacaklar, yersiz ödenen gelir ve aylıklardan doğan alacaklar ve Bağ-Kur sigortalılarının daha önce durdurulan hizmet sürelerinin ihyası halinde doğacak alacaklar, yapılandırma kapsamında olacak.Alacaklar gecikme cezası ve zammı yerine Yİ-ÜFE ile güncellenecek30.12.2020 tarihli ve 31350 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3343 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile; 7256 sayılı Kanununun 3’üncü maddesi ile 4’üncü maddesinde (onüçüncü ve ondördüncü fıkraları hariç) yer alan başvuru ve ilk ödeme süreleri, anılan maddelerde belirtilen sürelerin bitiminden itibaren bir ay uzatıldı. Böylelikle; yapılandırmadan yararlanmak isteyen vatandaşlar 1 Şubat 2021 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek. İlk taksitini ise 31 Mart 2021 tarihine kadar ödeyebilecek.Bu kapsamda alacaklar gecikme cezası ve zammı yerine Yİ-ÜFE ile güncellenecek. Peşin ödemelerde hesaplanan Yİ-ÜFE’nin yüzde 90’ı, 2 taksitle ödemede ise yüzde 50’si silinebiliyor. Ayrıca taksitle ödemeyi tercih edenler için ikişer aylık dönemlerde 6,9,12 ve 18 eşit taksitle ödeme imkânı getiriliyor. Buna ek olarak daha önce tatbik edilen hacizler, bu kanuna göre yapılacak ödemeler nispetinde kaldırılabiliyor.BAĞ-KUR PRİM BORÇLARI SİLİNEBİLECEKSGK yapılandırma desteği Bağ-Kurlulara da önemli avantajlar getirdi. Prim borcu bulunan Bağ-Kurluların borçlarını 01.02.2021 tarihine kadar ödememeleri veya yapılandırma kanunu kapsamında yapılandırmamaları halinde, 31 Ekim 2020 tarihinden önceki prim borcu bulunan hizmetleri durdurularak prim borçları silinecek. Ayrıca Bağ-Kur sigortalılarının daha önceki kanunlarla durdurulan hizmet sürelerine ilişkin olarak 01.02.2021 tarihine kadar başvuruda bulunmaları ve prim borcu asıllarının Yİ-ÜFE ile güncellenecek yeni tutar üzerinden 31.03.2021 tarihine kadar ödemeleri halinde durdurulan hizmet süreleri ihya edilecek.GSS BORÇLARINA ÖDEME KOLAYLIĞIGSS prim borçlarının 30 Nisan 2021 tarihine kadar peşin veya taksitler halinde ödenmesi durumunda, gecikme cezası ve zammının tamamı silinecek.Yine GSS sigortalısı olanlardan daha önce hiç gelir testine başvurmayanların ise 31 Mart 2021 tarihine kadar gelir testine başvurmaları halinde GSS primleri, gelir testi sonucuna göre başlangıç tarihinden itibaren güncellenebilecek.Gelir testi sonucunda aynı hanede yaşayan ve aile içindeki geliri asgari ücretin 1/3’ünden az olduğu tespit edilenlerin prim borçları silinecek ve primleri devlet tarafından ödenecek.VİDEO: DİKKAT ÇEKEN NÜFUS ARAŞTIRMASI

  • Vergi yapılandırmasının bozulmaması için ilk taksidin ödenmesi şart
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 09:20

    Milyonlarca vergi mükellefini yakından ilgilendiren yapılandırma başvuruları 31 Ocak’ta sona eriyor.Uzatılma kararına göre, 7256 sayılı kanunda yapılandırmaya tabi kurumlara ait tüm borçlar için, Vergi Dairesine, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na, İl Özel İdareleri’ne ve Belediyelere ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvurular en geç 31.01.2021 tarihine kadar ancak; 31.01.2021 tarihi resmî tatile rastladığı için 01.02.2021 gün sonuna kadar yapılabilecek. İlk taksit ödemesi ise Vergi Borçları ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na, İl Özel İdareleri’ne ve Belediyelere bağlı tahsil dairelerine ödenecek olan borçların tamamı veya ilk taksit ödemesi 01.03.2021 tarihine kadar yapılacak. Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan borçların tamamı veya ilk taksit ödemeleri ise 31.03.2021 tarihine kadar gerçekleştirilecek.Türk Sanayici ve İş Adamları Vakfı Vergi Platformu Başkanı Serkan Kumdakcı, “Başvuruların son güne bırakılmaması gerekiyor. Bunun yanında yapılandırmada ilk taksit tarihi 1 Mart’a ötelendi. İlk iki taksitin süresinde ve tam olarak ödenmesi gerekiyor. Aksi takdirde yapılandırma bozulur” dedi.Kumdakcı, “İlk iki taksitin süresinde ve tam olarak ödenmesi gerekiyor. Bir takvim yılı içerisinde ikiden fazla taksitin ödenmemesi veya eksik ödenmesi durumunda yapılandırma bozulacaktır. Yapılandırma başvuruları 31 Ocak’ta sona eriyor. Başvuruların son güne bırakılmaması adına bu hafta kritik önem arz ediyor. Hem mükelleflerin nefes alması hem de devletin vergi tahsilat hızını artırması açısından söz konusu düzenleme hem mükellefler hem de ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

  • Dünya Ekonomik Forumu bugün online olarak başladı
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 09:03

    Dünya Ekonomik Forumu her yıl ocak sonunda İsviçre’nin Davos kasabında gerçekleştiriliyor. Ancak bu yıl salgın nedeniyle sadece ön oturumlar online olarak yapılacak. Toplantılarda, özellikle virüsün sarstığı küresel siyaset ve ekonomi ortamı ile salgın sonrası “yeni normal”e ilişkin tartışmalar dikkatle izlenecek.Küresel piyasaların gündeminde bu hafta Dünya Ekonomik Forumu (WEF) önemli bir rol oynayacak.Karantina önlemleri kapsamında 25-29 Ocak arasında çevrimiçi olarak gerçekleştirilen zirveye dünya genelinden 2000’den fazla lider katılacak.Davos Zirvesi, bu yıl pandemi dolayısıyla mayıs ayında ilk kez İsviçre dışında bir yerde, Singapur’da gerçekleştirilecek. Onun öncesinde bu hafta sanal ortamda Davos Agenda adlı bir program hayata geçiriliyor. Bu programda önemli liderler konuşma gerçekleştirecek.Virüsün etkilerinin konuşulacağı sanal etkinliğin ana teması ise “The Great Reset” (Büyük Sıfırlama) yani sürdürülebilir ekonomi. İyilik için teknoloji, jeopolitiğin ötesinde, toplum ve işin geleceği ise tartışılacak diğer başlıklar olacak.Forumda 25 devlet başkanı ve hükümet temsilcilerinin küresel ölçekte  acil işbirliği ihtiyacını konuşması hedefleniyor.140 ayrı etkinlikte 600 şirket CEO’sunun özel sektörü temsilen  değerlendirme yapması bekleniyor.Etkinliklerde ayrıca sivil toplum, akademi ve sanat dünyasından  temsilciler de yer alacak.ARŞİV: DÜNYA EKONOMİSİNDE 10 YENİ RİSK

  • Çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? 25 Ocak 2021 güncel altın kuru fiyatları
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 08:48

    Gram altın 439 lira seviyelerinde işlem görüyor. Çeyrek altın 712 lira, Cumhuriyet altını 2.915 liradan satılıyor. Çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? 25 Ocak 2021 anlık ve güncel çeyrek altın kuru fiyatları…Altının gram fiyatı, güne yükselişle başlamasının ardından 439,1 liradan işlem görüyor.Cuma günü altının ons fiyatındaki düşüşe paralel değer kaybeden gram altın, günü bir önceki kapanışın yüzde 0,2 altında 442,2 liradan tamamladı.Gram altın, yeni haftaya da değer kaybıyla başlamasının ardından saat 11.10 itibarıyla önceki kapanışın yüzde 0,7 altında 439,1 liradan işlem görüyor. Aynı dakikalarda çeyrek altın 712 lira, Cumhuriyet altını da 2.915 liradan satılıyor.Altının ons fiyatı, şu dakikalarda önceki kapanışın yüzde 0,1 altında 1.852 dolar seviyesinden alıcı buluyor.Analistler, ABD tahvil faizlerindeki yükselişin altının ons fiyatını baskıladığını söyledi. Bugün, Almanya’da Ifo endekslerinin yanı sıra Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın açıklamalarının takip edileceğini belirten analistler, teknik açıdan altının ons fiyatında 1.880 doların direnç, 1.840 doların destek konumunda olduğunu dile getirdi.DİKKAT ÇEKEN NÜFUS ARAŞTIRMASI

  • Sanayide kapasite kullanım oranı geriledi
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 08:24

    Yeni yıla salgın önlemleriyle birlikte girdik. Bu da ekonomik faaliyetler üzerinde geçen yılki kadar tahribat yaratmasa da etkili oldu. İmalat sanayi kapasite kullanım oranı, ocak ayında yüzde 75,4’e geriledi.Merkez Bankası tarafından açıklanan rakamlara göre, imalatta kapasite kullanım oranı ocakta, şubattaki yüzde 75,6 seviyesinden 0,2 puan düşüşle yüzde 75,4’e geriledi. Düşüş, tüketim malları ve dayanıksız tüketim malları gruplarında gerçekleşti.REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ OCAKTA ARTTIÖte yandan aynı ay reel kesim güveni 106,8 puandan 107 seviyesine çıktı. Aynı dönemde mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi de (RKGE-MA) 1,4 puan azalarak 109,0’a düştü. Gelecek üç aydaki toplam istihdam, genel gidişat ve mevcut stoka ilişkin pozitif görüşler reel kesimin yükselmesinde etkili oldu.Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, gelecek üç aydaki üretim hacmi, gelecek üç aydaki toplam istihdam, genel gidişat ve mevcut mamul mal stokuna ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı, sabit sermaye yatırım harcaması ve gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi.Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde artış bekleyenler lehine olan seyir bir önceki aya göre güçlendi, iç piyasa sipariş miktarı ve ihracat sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyir ise bir önceki aya göre zayıfladı.

  • e-Belgeler hakkında düzenleme yapıldı
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 08:08

    Belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarında e-Fatura, e-Arşiv Fatura olarak alınan e-Belgeler, temmuz ayı itibarıyla, “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)” ve “Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu’na (Form Bs)” ilişkin bildirimlere dahil edilmeyecek.Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde (Sıra no: 396) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği, Resmi Ryayımlandı.Buna göre, bu yılın temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren, bir aylık dönemde bir kişi veya kurumla gerçekleştirilen ve belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alım satımlarına dair e-Fatura, e-Arşiv Fatura niteliğindeki e-Belgeler, Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dahil edilmeyecek. Bildirimlere dahil edilecek belgelerin belirlenmesi bakımından, söz konusu bir aylık dönemdeki alım satım tutarları toplamına ilişkin 5 bin lira tutarındaki haddin tespitinde, elektronik ve kağıt ortamda düzenlenen belgeler birlikte değerlendirilecek.Haddin aşılması halinde elektronik olarak düzenlenen veya alınan belgeler değil, sadece kağıt ortamında düzenlenen belgeler bildirimlere dahil edilecek. Böylece ilgili mükelleflerin zaman içinde e-Belge uygulamalarına tamamen dahil olması teşvik edilecek. Bildirim verme yükümlülüğü bulunan ancak tüm alış ve satışları belirlenen haddin altında kalan veya bu alış satışları elektronik belge olarak düzenlenen belgelerden oluşan mükellefler, Form Ba veya Form Bs bildirimlerini sadece “Ba/Bs bildiriminde beyan edilecek bilgim bulunmamaktadır” kutucuğunu işaretleyerek verecek.Tebliğ, 1 Temmuz’da yürürlüğe girecek.

  • Godiva, Kuzey Amerika’daki kafe ve mağazalarını kapatıyor
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 08:00

    Yıldız Holding’in sahibi olduğu çikolata şirketi Godiva, Kuzey Amerika’daki kafe ve mağazalarını kapatma kararı aldı. 11’i Kanada’da olmak üzere bölgedeki toplam 128 mağaza Mart ayının sonuna kadar kapanmış olacak.Yıldız Holding’in sahibi olduğu Godiva, corona virüsten dolayı mağazalardan alışveriş yapma alışkanlığının değişmesine bağlı Kuzey Amerika’daki dükkanlarını kapatmaya hazırlanıyor.11’i Kanada’da olmak üzere bölgedeki toplam 128 mağaza Mart ayının sonuna kadar kapanmış olacak. CORONA SALGINI PLANLARI DEĞİŞTİRDİUSA Today’de yer alan habere göre Godiva, dünya genelinde 2025 yılına kadar 2 bin kafe açmayı planlıyordu. Ancak pandemi bu planların değişmesine neden oldu. Şirkete göre, salgın insanların dükkandan alışveriş yapma alışkanlığına darbe vurdu.Şirket ilk olarak 2019’da New York’ta kafe açmıştı. Sonraki 12 ay boyunca birçok yerde kafe ya da dükkan açıldı. Şirketin Kuzey Amerika’daki dükkanlarının bir daha açılmayacağı doğrulanırken, Çin, Avrupa ve Ortadoğu’daki Godiva dükkanlarının çalışmaya devam edeceği kaydedildi.Şirket Kuzey Amerika’da talepleri internet üzerinden karşılayacak. Bununla birlikte şirket ürünleri Amerika’da bazı firmaların bayilerinde satılmaya devam edecek.

  • Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’yi tanıtacak 19 şefi seçti
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 07:26

    Kültür ve Turizm Bakanlığı, tanıtım çalışmaları kapsamında 19 ünlü Türk şefini belirledi. Go Turkey web sitesinde Türk Ünlü Şefler başlığıyla açılan sayfada, ünlü şefler hakkında şu ifadeler yer aldı:Somer Sivrioğlu: 25 yaşında Avustralya’ya gitmek üzere İstanbul’dan ayrıldı ve Land Down Under’da çok sevilen bir şef oldu.Kemal Demirasal: Şef olmadan önce profesyonel bir rüzgâr sörfçüsüydü. Deneysel restoranı Alancha, İstanbul’a açılmadan önce Çeşme’de doğdu.Aylin Yazıcıoğlu: Nicole Restaurant’ın eski kurucusu ve eski şefidir. Paris’te okudu ve çalıştı.Nusret (Salt Bae): Uluslararası popüler et restoranı Nusr-Et’i kuran bir kasap, restoran sahibi ve şeftir. Et hazırlama ve baharatlama tekniği internette bir sansasyon yarattı.Arda Türkmen: İstanbul’da bir restoran sahibi ve sevilen televizyon kişisidir.Maksut Aşkar: Ünlü restoranı Neolokal’da mutfağını yaratmak için çiftlikten masaya bir yöntem ve minimalist bir estetik kullanıyor.Refika Birgül: Türk mutfağı hakkında yemek kitapları ve köşe yazıları yazmış bir yazar ve televizyon kişisidir.Musa Dağdeviren: İstanbul Çiya’nın kurucusu. Anadolu’nun her yerindeki malzemelerden yararlanıyor.Fatih Tutak: Türk mutfağını pişirdiği Bangkok’taki The House on Sathorn’da şef olarak yerleşti.Doğa Çitçi: Gaziantep mutfağında uzmanlaşmıştır ve yöresel mutfağı tanıtan Gaziantep Mutfaklarının koordinatörüdür.Osman Sezener: İzmir’deki köklerine dönüp OD Urla restoranını açmadan önce İtalya, İstanbul ve ABD’de çalıştı.Ömür Akkor: Türk mutfağının Osmanlı kökenlerini araştıran gurme şef. Anadolu’nun kayıp tariflerinin izini sürüyor.Mehmet Gürs: İstanbul’un en tanınmış şeflerinden biridir. Türk ve İskandinav mutfağını buluşturan Mikla’yı kurdu.Civan Er: Hatay mutfağından esinlenerek deneysel restoran Changa’da çalıştıktan sonra İstanbul’da Yeni Lokanta’yı açtı.İsmet Saz: Tanınmış şeflerle çalışmak için ABD’ye gitmeden birçok restoranda çalıştı. 2015 yılında İstanbul’da TOI Restaurant Lounge’u açtı.Şemsa Denizsel: Önceki restoranı Kantin, İstanbul’a özgü yemekleri yalın, kaliteli bir estetikle yarattı. YouTube kanalı da var.Serkan Güzelçoban: Michelin yıldızı kazanan ikinci Türk şef. Almanya’da doğup büyümüş olmasına rağmen ailesi Denizli’den geliyor.Ali Güngörmüş: Michelin yıldızı alan ilk Türk aşçıdır. Akdeniz mutfağına dair görüşü meşhurdur ve üç yemek kitabının yazarıdır.Vedat Başaran: Osmanlı döneminden kalma yemek kitaplarından ilham alan bir şef ve yemek kültürü araştırmacısı.

  • Çekte bankanın ödemekle sorumlu olduğu miktar 2 bin 670 liraya çıkarıldı
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 06:52

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), çekte muhatap bankanın ödemekle sorumlu olduğu miktarı 2 bin 225 liradan 2 bin 670 liraya yükseltti.TCMB’nin, Çek Defterlerinin Baskı Şekline ve Bankaların Hamile Ödemekle Yükümlü Olduğu Miktarın Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’i Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.Buna göre, çekte muhatap bankanın hamile ödemekle sorumlu olduğu miktar 2 bin 225 liradan 2 bin 670 liraya yükseltildi.Bu değişikliğin ardından söz konusu madde, tebliğde şu şekilde yer aldı:”Muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için, karşılığının hiç bulunmaması halinde; çek bedeli 2 bin 670 lira veya üzerinde ise 2 bin 670 lira, çek bedeli 2 bin 670 liranın altında ise çek bedelini ödemekle yükümlüdür.Karşılığının kısmen bulunması halinde ise çek bedeli 2 bin 670 lira veya altında ise çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığı 2 bin 670 liraya tamamlayacak bir miktarı, çek bedeli 2 bin 670 liranın üzerinde ise çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığa ilave olarak 2 bin 670 lirayı ödemekle yükümlüdür.”Öte yandan yapılan değişiklikle, tebliğin geçici ikinci maddesinde de değişikliğe gidildi.Değişiklikle, bu tebliğden önce yayımlanan tebliğlere göre bastırılan çeklerden ötürü muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için 1.680 liraya kadar ve kısmen karşılığının bulunması halinde ise bu miktarı her çek yaprağı için 1.680 liraya tamamlayacak biçimde ödeme yapmakla yükümlü kılındı. Söz konusu tutar, son değişiklikten önceki 1.345 lira olarak belirlenmişti.Tebliğ 29 Ocak’ta yürürlüğe girecek.

  • Benzine zam bekleniyor
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 06:23

    Akaryakıt sektörü temsilcilerinden alınan bilgilere göre salı gününden itibaren benzinin litre fiyatına 8 kuruş zam bekleniyor. Artışın tamamının ÖTV’den karşılanması ve pompa fiyatlarına yansımayacağı öngörülüyor.Sektör yetkililerinin verdiği bilgiye göre, bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere benzinin litre fiyatına 8 kuruş fiyat artışı bekleniyor.Fiyat artışının, mevcut uygulama olan Eşel Mobil Sistemi gereği ÖTV’den karşılanması ve pompa fiyatlarına yansımayacağı öngörülüyor.AKARYAKIT FİYATLARININ HESAPLANMASIAkaryakıt fiyatları, Türkiye’nin de dahil olduğu Akdeniz piyasasındaki işlenmiş ürün fiyatlarının ortalaması ile dolar kurundaki değişiklikler baz alınarak rafineriler tarafından hesaplanıyor.Bu hesaplanma sonucunda dağıtım firmalarınca uygulanan fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük değişiklikler gösterebiliyor.

  • 65 yaş aylığı alanlar artacak
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 05:43

    65 yaş aylığındaki gelir sınırı asgari ücrete endeksli. Asgari ücretteki önemli artış sonrası daha önce 65 yaş aylığı alamayan kişilerin yeni yıl ile birlikte aylık alabilmesi mümkün olabilir.

  • 2020’de küresel doğrudan yatırımlar yüzde 42 azaldı
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 05:27

    Küresel doğrudan yabancı yatırımların Covid-19 salgınının neden olduğu ekonomik gerilemenin etkisiyle 2020’de bir önceki yıla kıyasla yüzde 42 azalarak 859 milyar dolara gerilediği bildirildi.Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), 2020’ye ait Küresel Yatırım Trendleri İzleme Raporunu yayınladı. Raporda, 2019’da 1,5 trilyon dolar olarak kaydedilen küresel doğrudan yabancı yatırımların geçen yıl yüzde 42 azalarak 859 milyar dolara gerileyeceğinin tahmin edildiği kaydedildi.Söz konusu yatırımların 2005’ten bu yana ilk defa 1 trilyon doların altında kalması dikkat çekerken, raporda, “Böylesine düşük bir yatırım seviyesi en son 1990’larda görüldü. Geçen yılki küresel doğrudan yatırımlar, küresel mali krizinin yaşandığı 2008-2009’daki yatırımların yüzde 30’dan fazla altında kaldı.” değerlendirmesinde bulunuldu.Raporda, söz konusu yatırımların daha önce 2021’de yüzde 5 ila yüzde 10 arasında düşeceğinin tahmin edildiği anımsatılarak, küresel ekonominin 2021’de toparlanacağına ilişkin tahminlere rağmen yeni tip corona virüs (covid-19) salgınının seyrine dair belirsizlik nedeniyle doğrudan yabancı yatırımların zayıf kalmasının beklendiği ifade edildi.YATIRIMLAR EN ÇOK GELİŞMİŞ ÜLKELERDE AZALDIDoğrudan yabancı yatırım akışındaki azalmanın en çok gelişmiş ülkelerde yoğunlaştığına dikkat çekilen raporda, gelişmiş ülkelere olan doğrudan yabancı yatırımların geçen yıl yüzde 69 azalışla 229 milyar dolara gerilediği kaydedildi.Raporda, Kuzey Amerika’daki doğrudan yabancı yatırım akışının ise yüzde 46 azalışla 166 milyar dolara geriledi, ABD’deki doğrudan yabancı yatırımların yüzde 49 azalarak 134 milyar dolara düştü. ABD’deki doğrudan yabancı yatırımlardaki azalışta, toptan ticaret, finansal hizmetler ve imalat sektörlerindeki yatırımların azalması etkili oldu.Avrupa’ya yönelik yatırımların da azaldığına işaret edilen raporda, bölgedeki doğrudan yabancı yatırım akışının 3’te 2 azalışla 4 milyar dolara gerilediği aktarıldı.Raporda, İngiltere’deki doğrudan yabancı yatırımların ise sıfıra düştüğüne dikkat çekildi.EN BÜYÜK PAY GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİNUNCTAD’ın raporunda, gelişmekte olan ekonomilere yönelik doğrudan yabancı yatırımların, geçen yıl yüzde 12 azalarak 616 milyar dolara gerilediği, buna rağmen gelişmekte olan ülkelerin küresel doğrudan yabancı yatırımlardaki payının yüzde 72’ye yükselerek rekor kırdığı kaydedildi.Asya’daki gelişmekte olan ülkelerin 2020’de tahmini 476 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım çektiği belirtilen raporda, Çin’e olan yatırımların yüzde 4 artarak 163 milyar dolara yükseldiği bildirildi.Türkiye ve Hindistan dijital sektörlerde rekor sayıda yatırım çekiyorRaporda, gelişmekte olan bir diğer önemli ekonomi Hindistan’da ise 2020’de dijital sektördeki yatırımlarla desteklenen doğrudan yatırımların yüzde 13 büyüme kaydettiği ifade edildi.Raporda ayrıca, Hindistan ve Türkiye’nin e-ticaret platformları, veri işleme ve dijital ödeme hizmetleri dahil olmak üzere dijital sektörlerde rekor sayıda yatırım çektiği vurgulandı.

  • Milli fırkateyn ‘İstanbul’ denize indirildi (Türkiye’nin yeni nesil yerli silahları)
    by NTV on 23 Ocak 2021 at 14:14

    Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından Deniz Kuvvetlerine kazandırılan İ sınıfı fırkateynlerin ilki İstanbul Fırkateyni, gelişmiş hava savunma ve su üstü harbi, denizaltı savunma harbi ve karakol faaliyetlerini yerine getirecek.Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yürütülen, STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ’nin ana yüklenici olduğu gemi inşa projesi İstanbul Tersane Komutanlığı’nda sürüyor. İstanbul Fırkateyni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törenle suyla buluştu. Başkanlığın 2021 yılı savunma sanayi projeleri kapsamında inşası süren gemi denize indirildi.STM, ana alt yüklenicilerinden biri olduğu MİLGEM Projesi’nin ilk 4 gemisi Ada sınıfı korvetlerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığına tesliminin ardından, projenin devamı niteliğindeki “İ Sınıfı Fırkateyn (MİLGEM Projesi 5’inci Gemi) Tedariki Projesi”nde ana yüklenici sorumluluğunu üstlendi.Şirket, 2019 yılında SSB ile tedarik sözleşmesi imzaladı. Sözleşmeyle STM, geminin tasarımı, silah-elektronik sistemleri ve ana tahrik sistemi sorumluluklarını da kapsayacak şekilde ana yüklenici olarak görevlendirildi. ASELSAN ve HAVELSAN’ın ana iş ortakları olarak yer aldığı projede, 150’den fazla sistem için 80 civarında alt yüklenici görev yapıyor. Toplamda sözleşmeli ve sipariş emriyle çalışılan firma sayısı ise 220’yi buluyor.İ Sınıfı Fırkateyn Sözleşmesi’nde, sistem ve sistem sağlayıcı firmalar geçmiş MİLGEM gemilerindeki firmalarla aynı olacak şekilde kurgulandı ve mevcut yerli firmalarla projeye başlandı.Bu süreçte yapılan araştırma ve çalışmalarla, belirlenmiş teknik isterler ve performans olarak yabancı menşeli ürün/sistem isterlerini karşılayan yerli firmalar da takvim ve bütçe etkisi olmamak kaydı ve müşteri kabulüyle projeye dahil edilebiliyor.Sistem tedariki yapılan 80 civarındaki alt yüklenicinin üçte ikisi yerli, üçte biri yabancı firmalardan oluşuyor.İ sınıfı fırkateynler, gelişmiş hava savunma ve su üstü harbi, denizaltı savunma harbi ve karakol faaliyetlerinin icrasını yerine getirecek. Keşif ve gözetleme, hedef tespit, teşhis ve tanıma, erken ihbar görevleri ile üs ve liman savunması görevlerini gerçekleştirecek fırkateynler, gelişmiş denizcilik özellikleriyle tamamen milli imkanlarla tasarlandı. Fırkateyn, tek gövdeli deplasman tipi tekne formunda inşa ediliyor.Fırkateynin boyu 113 metre ve genişliği 14,4 metre . Yaklaşık 3 bin ton deplasmana sahip İ sınıfı fırkateyn, Ada sınıfı korvetlerden farklı olarak satıhtan havaya güdümlü mermi bulunduracak ve fırlatabilecek.İ sınıfı fırkateyn, milli bir elektronik harp sistemine ve yeni nesil milli savaş yönetim sistemine, geliştirilmiş silah, radar ve sensörler ile muhabere ve seyir sistemlerine yüzde 75’in üzerinde yerli katkı payıyla sahip olacak.Yerli tedarikçiler, geminin silah elektronik sistemleri ile gemi elektrik sistemi, yardımcı makine sistemleri (dizel jeneratör setleri, entegre platform kontrol ve izleme sistemi, KBRN üniteleri ile tespit ve teşhis sistemi, tulumbalar, valflar, elektrik güç sistemleri, kablolar, tablo ve panolar, hava kompresörleri, yangın söndürme sistemleri ve benzeri), gemide yaşam için gerekli ekipmanları (ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme sistemi, tatlı su üretim sistemi, yaşam mahalleri mobilya donatımları, servis mahalleri, sıcak su sistemi ve benzeri), gemicilik donanımları (dümen takımı, vasıta mataforası, ırgatlar, kaportalar, hangar kapısı, torpido kovan mahalleri, sancak iskelesi ve benzeri) gibi platform sistemlerinin tedarikini sağlıyor.İ sınıfı fırkateynlerin ilki olan İstanbul Fırkateyni’nin 2023 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmesi hedefleniyor.Geminin inşa ve donatımına ilişkin her türlü dizayn, mühendislik ve sistem-malzeme tedarik faaliyetlerine STM tarafından devam ediliyor.Gelişen teknoloji hayatımızın her alanına nüfus etmek ile birlikte silah endüstrisini de baştan başa yeniliyor. İşte Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından kullanılan yerli teknoloji ürünü olan silahlar…Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine giren “ilk milli silahlı drone” Songar, ilk kez bir zırhlı kara aracına entegre edildi. ASİSGUARD tarafından özgün şekilde geliştirilen Songar’ın askeri kara aracına entegrasyonu da gerçekleştirildi. Otonom olarak insansız sürüş gerçekleştirebilen, gerektiğinde uzaktan kumanda edilebilen askeri kara aracına entegre edilen Songar, aracın üstün vuruş yeteneği kazanarak sahadaki başarısına katkı sunacak. Böylece kara aracına, güvenlik operasyonlarında hedefi önceden tespit ve imha etme konusunda önemli bir kabiliyet kazandırıldı.,Songar silahlı drone sistemi sayesinde 4×4 askeri kara aracı havadan hedef bulma ve uzaktan silahlı operasyon yapabilme kabiliyetine sahip olacak. Askeri ve güvenlik amaçlı her türlü operasyonda hem gündüz hem gece etkin olarak görev yapan Songar, otonom iniş-kalkış yeteneğiyle asimetrik tehditlere müdahale için 7/24 hazır bekleyecek. Songar’ın geliştirilmesinin ardından bir dizi çalışma yapıldı. Türk savunma sanayisinin yenilikçi sistemlerinden olan Songar’a otomatik makineli tüfekle bomba atar özelliklerinin eklenmesinden sonra TÜBİTAK SAGE’nin mühimmat sistemi Togan’ın entegrasyonu sağlandı. Böylece Songar, sahada daha güçlü ve maliyet etkin bir yapıya kavuşturuldu. Songar’ın kara aracına entegre edilmesiyle ürün geliştirme yol haritasında önemli bir aşama daha tamamlanmış oldu.Askeri teknolojik sistem Songar, otomatik makineli tüfekle donatılarak 3 kilometre yarıçaplı bir menzil içinde görevini icra ediyor. Gerçek zamanlı görüntü aktarım sistemine sahip Songar, tekli veya çoklu drone sistemiyle hedef bölgenin belirlenmesi, tehdidi etkisiz hale getirme, operasyon sonrası hasar tespiti gibi kritik birçok görevi yerine getiriyor. Songar, sınır ve sınır ötesi güvenlik operasyonlarında kara aracı entegrasyonuyla, pusu veya tehditlere karşı havadan yüksek sayıda mermi atımıyla ve gerektiğinde taarruz amaçlı olarak da etkin şekilde kullanılabilecek.Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde Deniz Kuvvetleri Komutanlığının hafif sınıf torpido ihtiyacını karşılamak için “324 milimetre Torpido Geliştirilmesi Projesi (ORKA)” başlatıldı. SSB’den yapılan yazılı açıklamaya göre, ROKETSAN’ın ana yükleniciliğinde geliştirilecek “ORKA” ile bu alandaki dışa bağımlılık sona erecek.Deniz Kuvvetleri Komutanlığının hafif sınıf torpido ihtiyacını karşılamak için başlatılan projenin imza töreni, SSB’de gerçekleştirildi. Törene, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir’in yanı sıra Milli Savunma Bakanlığı, SSB, ROKETSAN ve ASELSAN’dan temsilciler katıldı. Projeyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığının envanterinde bulunan ve envanterine alınabilecek su üstü platformlar ile deniz hava araçlarından denizaltılara karşı kullanılacak ORKA torpido silah sistemi, yerli ve milli olarak geliştirilecek.Hassas güdüm, navigasyon, gelişmiş arama ve hücum kabiliyetlerine sahip olacak ORKA, aldatma ve karıştırmaya karşı direnciyle hedef üstünde yüksek etkinlik sağlayacak.ROKETSAN’ın gelecek yıl teslim edilmesi hedeflenen AKYA Ağır Sınıf Torpido Projesi’nde edindiği tecrübe de ORKA Projesi’ne aktarılacak.ORKA Projesi’nde, ana yüklenici ROKETSAN’ın yanı sıra ASELSAN da ana alt yüklenici olarak yer alacak. ORKA, Mavi Vatan’ın korunmasında Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücüne milli bir unsur olarak güç katacak.Ares Tersanesi ve Meteksan Savunma tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk yerli ve milli silahlı insansız deniz aracının prototipi üretildi. SİDA, bu ayın sonunda denize inecek. SİDA’nın Roketsan güdümlü mermileri ile atış testleri de mart ayında gerçekleştirilecek. “Mavi Vatan” olarak adlandırılan alanda Türkiye’nin deniz gücüne büyük katkı vermesi beklenen ULAQ serisinin ilk ürünü olan SİDA, 400 kilometre seyir menzili, saatte 65 kilometre sürati, milli kriptolu haberleşme altyapısı, gündüz ve gece görüş kabiliyeti ile öne çıkıyor.Gelişmiş kompozit malzemeden üretilen SİDA, karadan karargah komuta merkezinin yanında mobil araçlarla ve uçak gemisi, firkateyn gibi yüzer platformlardan da komuta edilebiliyor. Keşif, suüstü harbi, asimetrik harp, silahlı eskort, kuvvet koruma, stratejik tesis güvenliği, gözetleme ve istihbarat gibi görevlerin icrasında etkin rol alması beklenen SİDA’lar, farklı operasyonel harekat ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde füze sistemlerini de barındırıyor.Elektronik harp ortamında düşman birliklerinin haberleşme muharebe sistemini karıştırma gibi aksiyon alan SİDA, haberleşme ve istihbarat sistemleri ile de donatılabilecek. SİDA’lar kendisi ile eş veya farklı yapıya sahip diğer SİDA’larla operasyon yapma, İHA, SİHA, TİHA’lar ve insanlı hava araçları ile müşterek harekat kabiliyetlerine de sahip olacak.Sadece uzaktan kontrol edilen bir insansız deniz aracı olmanın haricinde, yapay zeka ve otonom davranış özellikleriyle üstün ve çağın ilerisinde yeteneklerle donatılan SİDA, bu ayın sonunda denize inecek. SİDA’nın Roketsan güdümlü mermileri ile atış testleri de mart ayında gerçekleştirilecek. Ares Tersanesi Genel Müdürü Utku Alanç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uzaktan komutalı ya da otonom olarak hareket edebilen Türkiye’nin ilk milli SİDA’sını üretmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.SİDA’yı yaparken özellikle Ege ve Akdeniz’de görev yapmasını hedeflediklerini anlatan Alanç, “Ege’deki karasuları problemlerinde, çok sıklıkla yaşanan kayalık krizlerinde, bu alanlarda çok daha rahatlıkla görev yapabilecek ve radar imzası denilen düşman kuvvetleri tarafından görülmesi çok düşük olasılıklı olan bir bot. Adaların arkasını adeta bizim için ayrı bir göz olarak gözetleyebilecek, istihbarat toplayabilecek hem de güdümlü mermi angajmanı yapabilecek bir bot.” ifadelerini kullandı.Havelsan İnsansız Kara Aracı’nın (İKA) son halini sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı. Paylaşım ile İKA’nın özellikleri belli oldu.Azami hızı saatte 12 kilometre olan İKA, yüksüzken 450 kilogram ağırlığa sahip. Otonom sürüş ile görev kabiliyeti bulunan araç, tam donanımlıyken ise 650 kilogram ağırlığında.7.62 mm uzaktan kumandalı silah sistemine sahip olan İKA, KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer) silah sensörü ve robotik kola ev sahipliği yapıyor.SSB’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Yeni Tip Denizaltı Projesi kapsamında ilk iki denizaltının komuta kontrol sistemlerini tamamlayan Havelsan, 3. denizaltı olan Murat Reis’in de komuta kontrol sisteminin kurulumu ve detaylı testlerini tamamladı. Sistem, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, REİS sınıfı denizaltı tedarik projesinin, uzun vadeli stratejik yetkinliklerini ülkeye kazandırmaya yönelik çalışmaların bir parçası olduğuna dikkati çekerek, “Proje kapsamında denizaltıların tasarım yetkinliğinin kazanılması, donanımların yerli olarak üretilmesi, özellikle komuta kontrol sistemlerinin tüm yazılım ve donanımlarına hakimiyetin milli firmalarımıza kazandırılması konularında birçok firmamız projede kendi sistemleri veya teknoloji transferinin yapıldığı taraf olarak yer alıyor.” ifadelerini kullandı.Demir, Havelsan tarafından denizaltı savaş yönetim sisteminin bu proje kapsamında geliştirildiğine işaret ederek, şunları kaydetti:”Ayrıca 7’inci denizaltı diyebileceğimiz gerçek donanımlardan oluşan bir denizaltı komuta kontrol sistemi Havelsan’da konumlandırıldı. Bu sayede bu denizaltılarımıza yeni silah veya sensörlerin entegrasyonu gerekirse Havelsan tarafından komuta kontrol sisteminin yazılımları modifiye edilerek bu tesislerde gerçek donanımlar üzerinde test edilebilecek. Denizaltılarımıza monte edilecek komuta kontrol sistemi donanımları, yine Havelsan’ımızda bulunan Sistem Entegrasyon Laboratuvarı’nda bir araya getirilerek yoğun testlerden geçiriliyor ve daha sonra gerçek ortamına monte edilmek üzere denizaltıların inşa edildiği Gölcük Tersane Komutanlığına gönderiliyor. Bu sevkiyat, projenin 3’üncü denizaltısı olan Murat Reis’in komuta kontrol sisteminin başarıyla tamamlanması sonrasında gerçekleşti. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.”Komuta kontrol sistemi, akustik ve akustik olmayan sensörlerden gelen verilerin işlendiği, görüntülendiği, karar destek işlevlerinin yerine getirildiği ve silahların ateşlendiği sistemler olarak biliniyor. Denizaltılar için komuta kontrol sistemleri, “denizaltıların beyni” olarak tanımlanıyor.Deniz muharebelerinden istihbarat görevlerine kadar birçok kritik operasyonda kullanılan ve potansiyelleri sebebiyle kuvvet çarpanı sayılan denizaltılar, operasyonel verimliliğini ve güvenliğini en üst seviyeye taşıyacak komuta kontrol sistemlerine ihtiyaç duyuyor.Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ateş gücünün gösterildiği “Ateş Serbest-2020” faaliyetinde aralarında milli imkanlarla üretilen Fırtına obüsleri, Korkut hava savunma sistemleri, milli piyade tüfeğinin de bulunduğu harp araç ve gereçleriyle hedefler tam isabetle vuruldu. TSK envanterine yeni giren silahların da kullanıldığı faaliyette ilk defa OMTAS orta menzilli tanksavar silah sistemi ve Kargu Kamikaze İHA ile de hedefler imha edildi.İlk olarak yerli üretim milli piyade tüfek atışları gerçekleştirildi. Pençe Kaplan dahil birçok operasyonda kullanılan tüfeklerle piyadelerin yaptığı başarılı atışların ardından keskin nişancı atışlarına geçildi. Keskin nişancıların bir kilometre mesafedeki küçük hedeflere yaptıkları isabetli atışlar protokol üyelerince beğeniyle takip edildi. “Tek atış ve vuruş” sloganıyla yapılan keskin nişancı atışları sonrasında makineli tüfek atışları gerçekleştirildi.İstihkamcılar tarafından mayınlı sahalardan geçit açılması görevinin yerine getirilmesinden sonra hedefler roketatar, zırhlı personel taşıyıcı üzerine yerleştirilen silahlar ve yerli üretim bomba atar atışlarıyla devam etti.   Hareket halindeki tank takımı, önce duran, ardından hareketli hedefleri ateş altına aldı. Hedeflerin tam isabetle imha edildiği atışları, OMTAS orta menzilli tanksavar silah sistemi ile yapılan atışlar izledi. Zırhlı hedeflere karşı etkin bir silah sistemi olan, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OMTAS da hedefleri imha etti.Yaklaşık 4 bin 500 metredeki hedefe yapılan etkili Kornet-E atışlarının ardından yerli ve milli üretim Korkut Kundağı Motorlu Namlulu Alçak İrtifa Hava Savunma Silah Sistemi atışları gerçekleştirildi. Söz konusu atışın ardından Kargu Kamikaze İHA tarafından belirlenen hedefe saldırı gerçekleştirildi. Hedefini başarıyla imha eden Kargu Kamikaze İHA da Ateş Serbest faaliyetinde ilk defa görev aldı.  Havan ve obüs bataryalarından yapılan atışların ardından faaliyet, “Dünyanın en iyi kundağı motorlu obüsü” olarak nitelendirilen yerli üretim Fırtına obüslerinin atışlarıyla sona erdi. Faaliyet, hedeflerin imhasının ardından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın konuşması ve başarılı personelin ödüllendirilmesiyle sona erdi.Türk  Havacılık ve Uzay Sanayii’nden yapılan açıklamada, Aksungur’un kanat altlarındaki 6 istasyonun da doldurulduğu ve insansız hava aracının 12 adet mikro akıllı mühimmatı taşıdığı vurgulandı.Açıklamada uçuşun 20 bin feet irtifada ve 28 saat sürdüğü belirtildi. 750 kilogram faydalı yük kapasitesine sahip olan,  gece/gündüz her türlü hava koşullarında istihbarat, gözetleme, keşif ve taarruz görevlerini gerçekleştirebilen Aksungur, geçtiğmiz günlerde de aralıksız 49 saat havada kaldığı bir uçuşla rekor kırmıştı.Özellikle Suriye’deki harekatlarda Ankara’nın en önemli vuruş güçlerinden biri olan tanklar, yerli ve milli sistemlerle donatılıyor. Savunma Sanayii Araştırmacısı Anıl Şahin, ROKETSAN tarafından üretilen zırhların giydirileceği tankların durumunu ve bu adımın ne anlama geldiğini anlattı. Güvenlik güçlerinin mevcutta kullandığı tanklarla ilgili bilgiler veren Şahin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin M48A5T2, M60A1, M60A3, M60TM, Leopard 1 ve Leopard 2A4 ana muharebe tanklarını (AMT) aktif olarak kullandığını söyledi.Bunlardan ‘M’ serisi olanların ABD, Leopard’ın ise Alman üretimi olduğuna işaret eden Şahin, Suriye ve Irak gibi muharebe sahalarında; M60A3, M60TM ve Leopard 2A4 tankları görev aldığını vurguladı. Mevcudun içindeki en modern tankların 300 adetten fazla tedarik edilen Leopard 2A4 olduğunu kaydeden Şahin, bu modellerin 2000’li yıllardan itibaren Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmeye başlandığını söyledi.Şahin, modernizasyonun ne anlama geldiği konusunda ise şöyle devam etti:  “ROKETSAN Balistik Koruma Merkezi (BKM) tarafından geliştirilen Tepkisel Reaktif Zırh (ERA), Yüksek Balistik Mukavemete Sahip Kafes Zırh ve Boşluklu Modüler Add-on Zırh ile birlikte, Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki Leopard 2A4 tanklarının pasif ve reaktif korunma seviyeleri artacak. Leopard 2A4 tankları, bu zırh iyileştirmesinin ardından Suriye ve Irak bölgelerindeki anti-tank tehditlerine karşı üstün mukavemete sahip olacak. Ayrıca yine Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından modernize edilen M60T tanklarına entegre edilen elektronik sistemler de Leopard 2A4 tanklarına entegre edilecek.Diğer yandan ASELSAN tarafından yapılacak bu elektronik modernizasyon ile Yakın Mesafe Gözetleme Sistemi (YAMGÖZ), Lazer İkaz Alıcı Sistemi (LIAS), SARP Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS), PULAT Aktif Koruma Sistemi (AKS), Güç Dağıtım Ünitesi, ASELSAN Sürücü Görüş Sistemi (ADİS) ve Sesli Uyarı Sistemi entegrasyonları gerçekleştirilecek. Irak ve Suriye’nin ‘anti-tank silahlarının çiftliği’ haline geldiğine dikkat çeken Şahin, söz konusu bölgelerde görev yapan hiçbir zırhlı aracın yüzde yüz güvende olamayacağını ‘Çünkü delinmeyecek zırh yoktur’ sözleriyle ifade etti.“Buna rağmen hem zırh modernizasyonu hem de elektronik modernizasyon birleşince güzel işler çıkarmak mümkün. Biz de şu anda aynen bunu yapıyoruz” diyen Anıl Şahin, şunları kaydetti:  “İlk kez yerli bir ERA ve Add-on Zırh, tanklarımızda kullanıma alınıyor. ALTAY’ı  saymıyorum çünkü o henüz aktif görevde değil. Ek olarak üretilen zırhların özellikleri de çok üst düzey ve gayet portatif. Yani muharebe esnasında, hasar gören kısım çabucak değiştirilecek şekilde. Bu çok kritik bir teknoloji. Belki dışarıdan tedarik ederdik ancak bu bize yüz milyonlarca dolara ve uzun bir süreye mal olurdu. Bizim ne boşa harcayacak paramız ne de zamanımız var. Boş harcanan para savunma sanayiine vurulan bir darbe; boşa giden zaman ise maalesef daha fazla şehit demek. Dolayısıyla Türkiye’nin bu süreci yerli ve milli imkanlarla yapabilmesi, işin hem maddi hem tedarik boyutunda hem de can güvenliği anlamında son derece önemli.”Savunma Sanayii Araştırmacısı Anıl Şahin, M-60T tanklarını İsrail’in modernize ettiğini hatırlatarak, “Birkaç sene önce tank modernize ettiren bir ülkeyken, şimdi kendi tankımızı modernize edebilecek bir konuma geldik. Ayrıca, mutlaka küresel çapta bu pazara da ihracatçı olarak giriş yapacağız. Bundan sonra dışarıdan ERA, Add-On veya RPG Ağı gibi zırh sistemleri tedarik etmeyiz. Sadece ithalattan kurtulan bir ülke olmayacak, kendi zırhlarını dünyaya ihraç eden bir noktaya da ulaşacağız” dedi.TÜBİTAK SAGE Enstitü Müdürü Gürcan Okumuş, SARB-83 ve SERT-82’yi, projelerin belli bir aşamaya gelmesiyle IDEF 2019 fuarında kamuoyuyla paylaştıklarını söyledi. Envanterdeki nüfuz edici bombanın (NEB-84) geliştiril me sürecinde elde edilen tecrübenin benzer mühimmatların gelişiminin yolunu açtığını belirten Okumuş, şöyle konuştu: “Uçak bombası olarak kullanılmayan, bildiğimiz kadarıyla ilk defa Türkiye’nin kullandığı bir teknoloji var, ardışık delicili harp başlığı teknolojisi. Bu teknolojiyi uçak bombalarında NEB-84 olarak dünyada ilk biz kullandık. Yerden atılan mühimmatlarda var ama uçak bombası olarak ardışık delicili yani çukur imlalı harp başlığı teknolojisi olarak yoktu. NEB-84’ten edindiğimiz tecrübeyle bunu Mark-83 (MK-83) geometrisinde ve kütlesinde yine ardışık delicili harp başlığı etkinliği olan bir mühimmat geliştirme projesi olarak öz kaynaklarımızla başlattık.”MK-83 uçak bombalarında kullanılabilen tüm güdüm kitlerinin SARB-83’te de kullanılabileceğini ifade eden Okumuş, SARB-83 projesinin SERT-82’ye göre biraz daha hızlı ilerlediğini, bombanın alt sistem testleri ve çevresel testlerinin sonuçlandırıldığını ve projenin nihai testleri kapsamında son olarak kalifikasyon ve delici etkinliğini görme testlerinin tamamlandığını bildirdi.Okumuş, testlerin gerçekleştirildiği Hedef Balistiği Raylı Sistem Dinamik Test Altyapısı’nın (HABRAS) çok önemli bir altyapı olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu: “NEB-84 testini İngiltere’de yapmak zorunda kalmıştık, bu altyapı yoktu. Artık kendi altyapımızda kendi geliştirdiğimiz mühimmatı, SARB-83’ü test etmiş olduk. Çok güzel görüntüler de aldık ve test de çok başarılı oldu. Yaklaşık 1,5 metrelik, 35 megapascal güçlendirilmiş duvarı SARB-83 mühimmatı ön delicisiyle deldi ve ana delici duvarın içinden geçerek etkinliğini gösterdi. SARB-83 yaklaşık saatte 300 kilometre hızla ilerledi, duvarı deldikten sonra ana delicimizin hızı yaklaşık saatte 280 kilometreydi. Yani 1,5 metrelik güçlendirilmiş duvarın yavaşlatma etkisi yüzde 10’dan bile az oldu. Bu gerçekten çok yüksek bir etkinlik göstergesi. SARB-83 için belki son kez uçaktan tamamen canlı bir atış yapılmasını planlıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığımızın ve Hava Kuvvetlerimizin ihtiyacı doğrultusunda gelecek taleplere göre seri üretimi yapılabilir durumda. SARB-83, yakın zamanda farklı güdüm kitleriyle kullanılabilecek stratejik bir mühimmatımız olarak kullanıma hazır.”Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, çok maksatlı amfibi hücum gemisi ‘TCG Anadolu’ ile Türkiye’nin küresel güç olma yolunda önemli kabiliyetler kazanacağını bildirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Varank, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin deniz aşırı askeri harekat ve insani yardım operasyonu kabiliyetlerini artıracak TCG Anadolu’nun inşasının sürdüğü Tuzla Sedef Tersanesi’nde incelemelerde bulundu. Varank, Türkiye’de ilk defa üretilen çok maksatlı amfibi hücum gemisinin, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girecek en büyük tonajlı gemi olacağını söyledi. Varank, geminin milli tank ve zırhlı araçlar olmak üzere 100’e yakın amfibi görev grubunu ve göreve bağlı olarak 30’dan fazla hava aracını taşıyabileceğini bildirdi. Varank, taktik sınıfı insansız hava araçlarının (İHA) bile dikey iniş-kalkış olmadan bu gemiden kalkmasının mümkün olabileceğine işaret ederek, “Bu gemi küresel güç olma yolunda Türkiye’ye önemli kabiliyetler kazandıracak” diye konuştu.TCG Anadolu, 232 metre uzunluğa ve 32 metre genişliğe sahip bulunuyor. 58 metre yüksekliği olan gemide 1410 metrekarelik ağır araç güvertesi yer alıyor. Gemide ayrıca, 1165 metrekare gemi havuzu, 1880 metrekare hafif araç güvertesi, 6 iniş alanı ve uçuş rampasına sahip 5 bin 440 metrekare uçuş güvertesi ve 900 metrekare hangar bulunuyor. Gemi, görev grup gereksinimlerine bağlı olarak, dikey iniş-kalkış yapabilen 6 savaş uçağı, 4 Atak helikopteri, 8 orta yük nakliye helikopteri, 2 Seahawk genel maksat helikopteri ve 2 İHA dahil 30 hava aracını taşıyabilme kapasitesi barındırıyor. Bununla birlikte, bu araçlar için gerekli altyapı ve orta seviyede bakım ihtiyaçları da gemide karşılanabiliyor.TCG Anadolu, 1 amfibi tabur ile gerekli muharebe ve destek araçlarını ana üs desteği olmadan kriz bölgelerine taşıyabilecek ve tüm denizlerde kullanılabilecek. Gemi üzerinde 1 adedi NATO için tahsis edilebilecek 3 savaş harekat merkezi bulunacak ve yüzen kışlada en az 1223 personel görev yapabilecek. Proje sayesinde, anavatandan uzak coğrafyalarda insani yardım harekatı gerçekleştirilebilmesi, gerektiğinde tam teşekküllü 2 ameliyathane, 14 yoğun bakım ünitesi ve yanık ünitesiyle 1000’e yakın kişiye tıbbi destek verilebilmesi, başka ülkelerin üslerine bağımlı olmadan hava harekatı yapılabilmesi gibi geniş bir yelpazede kritik yetenekler kazanılacak. Anadolu gemisi ilk olarak Mayıs 2019’da yüzdürülmüş, akabinde sevk sistemi montajlarının yapılması için havuza alınmıştı. Liman ve deniz testlerinin tamamlanmasının ardından, Anadolu’nun gelecek yıl Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmesi planlanıyor. Test ve tecrübeleri tamamlanan tüm sistemlerin entegrasyon ve montajları başladı.Türkiye’nin ilk deniz seyir füzesi “Atmaca” 200 kilometrenin üzerindeki hedefi başarıyla vurdu. Konuyla ilgili açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, “Atmaca’mız bu sefer uzun uçtu. Fonksiyonlarını mükemmel şekilde yerine getiren Atmaca seyir füzemiz envantere girmeye hazırlanıyor” ifadesini kullandı.Atmaca Projesi, Deniz Kuvvetleri’nin MİLGEM platformlarında konuşlandırılacak gemiden gemiye seyir füzesi ihtiyacına yönelik başlatıldı.Atmaca seyir füzeleri ROKETSAN, atış kontrol sistemleri ve diğer ekipmanlar ASELSAN tarafından yerli imkanlarla geliştirildi.ASELSAN ile Katmerciler arasında imzalanan seri üretim sözleşmesi doğrultusunda “insansız mini tank” olarak da adlandırılan silahlı insansız kara araçları, 2021’de Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilecek.  ASELSAN ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı arasında imzalanan silahlı sınıf insansız kara aracı temin sözleşmesi kapsamında, seri üretimine başlanacak silahlı insansız kara aracının uzaktan kumanda iletişim alt yapısı dahil tüm altyapı platformu Katmerciler tarafından geliştirildi.Araç, keşif, gözetleme, hedef tespiti yapabilen, üzerine silah ve gözetleme sistemleri dahil ihtiyaç duyulan her türlü sistemin takılabildiği, uydu bağlantısı üzerinden uzaktan kontrol edilip yönetilebilen, otonom olarak kullanılabilme özelliğine sahip, zorlu yol, arazi ve iklim şartlarında üstün hareket kabiliyetine sahip dünyanın en önde gelen platformlarından biri olacak.İnsansız kara aracı, her türlü arazi ve yolda üstün performans sergileyebiliyor.  Zırh opsiyonu bulunan araç, uydu bağlantısıyla çok uzak mesafelerden kontrol edilebiliyor. Uzaktan kumanda birimiyle ise yakın alanda tüm fonksiyonlarıyla yönetilebiliyor. Çeşitli silah sistemlerinin monte edilebildiği platform, hareketli halde ve meyilli arazide atış ve yüksek isabet imkanı sunuyor.Araç, ASELSAN tarafından geliştirilen Sarp Dual Uzaktan Komutalı Stabilize Silah Sistemi’yle hedefi otomatik olarak tespit ve imha edebilecek. Araç, çok düşük termal iz özelliği taşıyor. Gece-gündüz, zorlu hava şartlarında ve iklimde kullanıma uygun olan aracın, elektrikli ve hibrit model seçenekleri bulunuyor.Platform, ağır ve hafif silahlara sahip silah istasyonu, keşif gözetleme aracı, hasta ve yük taşıma aracı ve çıkartma operasyonlarına yardımcı görev alabilecek konfigürasyonlarıyla kullanıcıya geniş seçenekler sunuyor.  Üç ton yüklü ağırlık kapasitesine sahip araç, kompakt ebatına rağmen üst sınıf zırhlı araçlarda bulunan bütün zorlu performans ve arazı testlerinin tamamını başarıyla yerine getirebiliyor.Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Twitter hesabından yaptığı paylaşım ve yayımladığı videoyla Sungur’a yönelik çalışmaların geldiği noktaya ilişkin bilgi verdi.  Paylaşımında “Güvenlik kuvvetlerimizin kabiliyetlerini artırmak için sürpriz bir güç” ifadesine yer veren Demir, şunları kaydetti:”Başkanlığımız öncülüğünde, ROKETSAN’ın yerli savunma sanayi paydaşlarıyla birlikte geliştirdiği hava savunma ailemizin yeni üyesi Sungur, başarılı atışlı testler sonrası envantere girmeye hazır. Kademeli hava savunma sistemimizin yeni üyesi, portatif özelliğiyle kara, hava, deniz platformlarına entegre edilebilecek. Sungur, hareketli atış yeteneği, gece-gündüz hedef tespit, teşhis, tanımlama, takip ve 360 derece atış kabiliyetine sahip. Sungur, hava unsurlarına karşı etkinliği ve yüksek manevra kabiliyeti, yüksek hedef isabet yeteneği ve karşı tedbir özelliği, titanyum harp başlığı, hedefin uzun menzilden görüntülenmesini sağlayan nişangahıyla kendi sınıfının önünde bir sistem.”Kara Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacı için Milli Savunma Bakanlığı ile imzalanan Portatif Termal Kamera sözleşmesi kapsamında son parti teslimatı gerçekleştirildi. Böylece sözleşme kapsamında tüm teslimat yükümlülükleri başarıyla tamamlanarak sistemler Kara Kuvvetleri Komutanlığının kullanımına sunulmuş oldu. Dragoneye Sistemi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından özellikle sınır birliklerinde ve karakollarda yoğun ve etkin şekilde kullanılıyor.Soğutmalı Termal Kamera, Yüksek Çözünürlüklü Gündüz Kamerası, Lazer Mesafe Ölçer, Dijital Manyetik Pusula ve GPS alt sistemlerini içeren entegre bir elektro-optik sensör sistemi olan Dragoneye, araç üstü ve sabit kullanım amacıyla olmak üzere iki farklı konfigürasyonda üretiliyor.Türk savunma sanayisinin son dönemde en dikkati çeken ürünlerinden “kamikaze drone”lar yakın zamanda ”Alpagu” ile çeşitlenecek. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Türkiye’ye “kamikaze drone” olarak bilinen vurucu insansız hava araçlarını (İHA) kazandıran STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, bu alandaki ürün çeşitliliğini ve araçların yeteneklerini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor.  Ağırlığı 2 kilogramın altındaki Alpagu’ya dünyada benzer niteliklerde yalnızca 2 platform bulunuyor.Alpagu, küçük boyutu ve hafifliğine rağmen üzerinde hedefini etkisiz hale getirebilecek kadar patlayıcı taşıyor, çok uzak mesafelerde görev yapabiliyor ve tek bir asker tarafından kolayca taşınıp görev alanında çok hızlı kullanılabiliyor. Alpagu ayrıca üzerideki yapay zeka ve görüntü işleme kabiliyetleri, sessizliği, taşıdığı patlayıcıyı hedefe tam ulaştırma yetenekleriyle önemli bir sürpriz etkisi ve operasyonel üstünlük sağlıyor. Zorlu bir geliştirme sürecini başarıyla tamamlayan STM, sahada yoğun testlere devam ediyor. Lançerden fırlatma, uçuş, hedefe ulaşma ve etkisiz hale getirme kabiliyetleri test edilen ve iyileştirilen Alpagu, oldukça başarılı sonuçlara ulaştı. Nihai testlerin çok kısa sürede sona ermesi ve yıl sonuna doğru Alpagu’nun Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanımına sunulması hedefleniyor. Alpagu, sahip olduğu üstün kabiliyetler yanında, sürü olarak kullanılabilme yeteneği, farklı platformlara entegre olabilmesi gibi özelliklerle dünyada çok az muadili bulunan rakiplerinden ayrışıyor.Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, beton delici mühimmat olarak tasarlanan ve harp başlığı teknolojisine sahip SARB-83’ün test görüntüsüne ilişkin videoya yer verdi.  SARB-83’ün ilklere imza atarak testi geçtiğini vurgulayan Varank, şunları kaydetti: “Türkiye’de ilk kez ardışık delici teknolojisine sahip canlı mühimmat test edildi. HABRAS altyapısı sayesinde, gizli mühimmat projelerinin düşük maliyetlerle kısa sürede test edilebilmesi artık mümkün.”Türkiye’nin orta menzilli ilk yerli füze motoru (TEI-TJ300), Eskişehir’de Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katıldığı törende test edildi. Bakan Varank törende yaptığı açıklamada “TJ300 adlı turbo jet motorun ateşlemesini gerçekleştirdik. Bu motorlar orta menzilli gemisavar füzelerinde kullanılmak üzere tasarlandı” dedi.TÜBİTAK, TEI ve Roketsan’ın iş birliğiyle üretilen “Türkiye’nin Orta Menzil Gemi Savar (OMGS) ilk Hava Solumalı Füze Motoru” TEI-TJ300, dar bir çapta 1300 nevton itki üretebiliyor. Milli tasarım füze motoru, 5 bin fitlik irtifada ses hızının yüzde 90’ına varan yüksek hızlarda çalışabilme özelliğine sahip.  Sistem, saniyeler içinde yeterli itkiye ulaşacak şekilde geliştirildi. Milli tasarım füze motorunun marşa (başlatıcı sistem) ihtiyaç olmadan kanat altı rüzgarı ile çalışma özelliği mevcut. Füze motoru, boyutlarındaki zorlayıcı kısıtlar nedeniyle hava, deniz ve kara savunma sistemlerine uyacak şekilde tasarlandı.Güvenlik güçlerinin bomba atar ihtiyacının karşılanması için Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından düzenlenen ihaleye katılan Konya’daki Akdaş Silah firması, üretimini tamamladığı “AK40-GL” bomba atarın ilk partisini Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim etti. Savunma Sanayii Başkanlığının açtığı “bomba atar” ihalesine katılan firma, ihtiyacın 8 bin adedini üretmek için anlaşma yaptı.Özgün tasarımının sağladığı avantajla sağ ve sol elle de kullanılabilen bomba atarda, görüş ve aydınlatma sistemleri takılabilecek tertibatı bulunuyor.  Firmanın yöneticisi Ömer Akdaş, yaptığı açıklamada, son yıllarda yaptıkları çalışmalarla savunma sanayisinin önemli tedarikçilerinden biri haline geldiklerini söyledi. Güvenlik güçlerinin bomba atar ihtiyacının karşılanması için SSB’nin düzenlediği ihaleye katıldıklarını anlatan Akdaş, Kara Kuvvetleri Komutanlığında Mehmetçik’in kullanımı için AK40-GL bomba atarı ürettiklerini dile getirdi.”Finansal Metamorfoz ve Geleceğe Dönüş” temasıyla düzenlenen 10. İstanbul Finans Zirvesi’nin ikinci gününde konuşan BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, yatırımcıların savunma sanayisine yatırım yaparlarsa kârlı çıkacaklarını söyledi.Sancak, “Umut ediyorum ki 24 ay sonra TSK kendi eseri olan Altay’ı harp sahasında kullanacak. En geç 48 ay sonra da Altay tankı ve beraberindeki diğer ürünler Türk malı ve yerli olacak.” bilgisini verdi.İşte Altay tankının özellikleri… Türkiye’nin ilk Milli Ana Muharebe Tankı Altay’ın tasarımında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirebileceği her türlü harekat şartları ve katılım sağlayacağı BM/NATO harekatlarının ihtiyaçları göz önünde bulunduruldu. Altay, Türkiye’nin geliştirdiği 3+ nesil ana muharebe tankıdır.Bu amaçla Altay, modern tanklarda kullanılan en yeni teknolojilerle donatıldı. Altay, sahip olacağı üstün ateş gücü ve isabet oranı, yüksek hareket kabiliyeti ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en temel ve caydırıcı güçlerinden biri olacak.Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Uçak Daire Başkanı Can, Milli Muharip Uçağın ilk uçuşunu 2026-2027’de yapmayı hedeflediklerini bildirdi.Can, milli muharip uçak projesine ilişkin ise şunları kaydetti: “Milli muharip uçak, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının bir projesi. Bizim alt yüklenicimiz TUSAŞ. TUSAŞ bu projede bir İngiliz firmadan danışmanlık alıyor. Şu anda 90’a yakın İngiliz mühendis bizim projemize destek veriyor. TUSAŞ’ın da yaklaşık 400 personeli var, bunların büyük kısmı mühendis. Milli Muharip Uçak’ta, şu anda ön tasarım safhasındayız. İnşallah 2022’de ön tasarımı bitireceğiz. Bu ön tasarım devam ederken, belirli bir süre sonra uçağın ilk sacını kesmeye başlayacağız. 2023’de belki ilk prototipin şeklini görmeye başlarız. 2026 sonu, 2027 başlarında milli muharip uçağın ilk uçuşunu yapmayı arzu ediyoruz.”Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) tarafından, yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özellikleriyle ön plana çıkan, meskun mahal gibi dar alanlarda kullanılabilen Milli Piyade Tüfeği (MPT-55) güvenlik güçlerinin kullanımına sunuluyor.MPT-55, özellikle meskun mahal çatışmalarında, komando birliklerinde kullanılabilecek etkili bir yeni nesil piyade tüfeği olarak şekillendirildi. Yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özelliğiyle ön plana çıkan MPT-55, TSK’nin ihtiyacına binaen özgün, muharebe ortamında gece ve gündüz, her türlü arazi ve hava şartlarında kullanılabilecek şekilde geliştirildi.Ağırlığı 3 bin-3 bin 300 gram olan tüfekle dakikada 850 atım gerçekleştirilebiliyor. Yarı otomatik ve tam otomatik olmak üzere iki atış modu bulunan MPT-55’in etkili menzili 400 metre iken maksimum menzili 3 bin 600 metreye ulaşıyor. Tüfek, 30 fişek kapasiteli plastik kompozit şarjöre ve üzerine her türlü optik sistemin takılabileceği üniversal pikatini ray sistemine sahip.Songar’ın teslimatı ile birlikte, Türk savunma sanayisinin güvenlik güçlerine kazandırdığı milli sistemlere bir yenisi eklenmiş oldu.ASİSGUARD Genel Müdürü Ayhan Sunar, ”Ülkemizin ilk silahlı milli drone sistemi olma özelliği taşıyan Songar, hedef bölgenin tespitinden tehdidi etkisiz hale getirmeye, operasyon sonrası hasar belirlenmesinden gerçek zamanlı görüntü aktarımına kadar kritik birçok görevi icra edebiliyor. Tekli veya çoklu drone sistemiyle eş zamanlı görev yapabilen Songar’ın güvenlik operasyonlarında önemli görevler üstleneceğine inanıyoruz. Yerli sanayimizi yenilikçi milli teknolojilerle ileri taşımaya odaklanarak yatırımlarımıza devam ederken, Songar’a yeni gelişmiş özellikler kazandırmak üzere de çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.”Bora” balistik füzeleri operasyon kapsamında ilk kez kullanıldı. İşte yerli yapım Bora’nın öne çıkan özellikleri… Roketsan tarafından geliştirilen Bora füzesi 610 mm çaplı.Sistem, yüksek teknoloji ürünü seyrüsefer ve otomatik tevcih sistemleri sayesinde at ve uzaklaş taktiğini başarıyla uyguluyor.Sistem, farklı marka ve modellerde araç, telsiz, güç sistemi, seyrüsefer sistemi gibi alt sistemlere sahip olacak şekilde kullanıcının lojistik altyapısı ve ihtiyaçlarına göre farklı versiyonlarda tasarlanabiliyor.Savunma Sanayii Başkanı Demir, ”1, 3 ve 6 kg ağırlığında üç tip Hafif Sınıf İnsansız Kara Aracı prototipi yerli olarak geliştirildi” dedi.Savunma Sanayii Başkanı Demir açıklamasına, ”İnsansız teknolojiler üzerinde çalışmalarımız sürüyor” şeklinde başladı.Demir açıklamasına, ”Mağara, meskûn mahal, çok katlı bina, geniş arazi operasyonlarında güvenlik birimlerimizin minik yardımcıları olacaklar” şeklinde devam etti.İşte Hafif Sınıf İnsansız Kara Aracı’nın özellikleri… Yüzde 60 eğilimli yerlerden tırmanabiliyor. Uzaktan kontrol edilebiliyor. Menfez geçişi bulunuyor. Merdiven çıkabiliyor. Alternatif silah modülü bulunuyor. Keşif ve gözetleme modülüne sahip.Sudan geçebiliyor.ASELSAN tarafından geliştirilen Deniz Elektronik Harp Süiti’nin fabrika kabul testlerinden ilki başarıyla tamamladı. Türk Silahlı Kuvvetleri, Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi (LHD) TCG Anadolu Projesi ile anavatandan uzak coğrafyalarda, insani yardım harekatından muharip olmayanların tahliyesine, arzu edilen bir bölgede kara harekatı icra edilebilmesinden başka ülkelerin üslerine bağımlı olmadan hava harekatı yapabilme imkanına kadar uzanan geniş bir yelpazede önemli yetenekler kazanacak.ASELSAN, bir süredir üzerinde çalıştığı akıllı Nano İnsansız Hava Aracı’nı (İHA) TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde (TEKNOFEST İstanbul) görücüye çıkardı.Araç keşif, gözetleme ve istihbarat amaçlı olarak açık ve kapalı mekanlarda görev icra edebilmek amacı ile geleştirildi.Nano İHA Proje Yöneticisi Yusuf Ziya Kotil, “Asgari 25 dakika havada kalma süresine sahip. 1,5 kilometre mesafeden gerçek zamanlı görüntü aktarma kabiliyeti bulunuyor. Bunlara ilave diğer özellikleriyle kendi boyut ve ağırlık limitleri dahilinde piyasadaki emsal ürünlere kıyasla performans özelliklerinin daha iyi olduğunu söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı.TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) mühendisleri Star Warsfilmlerinde kullanılan ışın silahlarına benzer lazer silahları geliştirdi. 50 kişilik Ar-Ge ekibi tarafından ordunun talebi üzerine 3 ay içinde prototip olarak üretilen Tüfeğe Monte Lazer Silahı, Milli Piyade Tüfeği (MPT) 76’ya monte edilerek kullanılabiliyor.Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF) tanıtılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın incelediği Tüfeğe Monte Lazer Silahı’nın Proje Yöneticisi Doç.Dr. Aydın Yeniay, lazer silahı hakkında bilgi verdi. Bir süredir lazer silahı teknolojileriyle ilgili araştırma ve geliştirme çalışması yürüttüklerini anlatan Yeniay, Geliştirdikleri Tüfeğe Monte Lazer Sistemi ile Milli Piyade Tüfeği – MPT76’ya lazer silahı işlevini de kazandırdıklarını söyleyen Yeniay, şu bilgileri verdi:”Tüfeğe Monte Lazer Sistemi’ni bir çanta içerisinde taşınabilen ve 30 dakika içinde şarj olabilen yapıda geliştirdik. Lazer silahımız 180 atımlık. Lazeri, odaklayıcısı, optiği ve bütün kontrollerini milli olarak geliştirdiğimiz lazerimizi yine milli silahımız olan MPT 76’ya entegre ettik. Lazer silahımız 100-150 metre mesafeden 1 milimetre çelikleri delebiliyor. Yalnızca lazer gücüyle çalışıyor ve silahın diğer özelliklerini hiçbir şekilde etkilemiyor. Diğer silahın üzerine standart arayüzlerle ekleyebiliyoruz. Lazer sistemi de sırt çantasına sığabiliyor. taşınabilmesi çok önemli. Hem taşınabiliyor hem şarj edilebiliyor.”Yeniay, silahın Türk mühendisliğinin başarısı olduğuna dikkati çekerek, “Dünyada bu güçte taşınabilir ilk lazer silahını geliştirdik. Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri’nde kullanımda yok. Yakında olacak.” dedi.Türk savunma sanayi firması FNSS Savunma Sistemleri’nin Zırhlı Amfibi Hücum Aracının (ZAHA) ön prototipinin tanıtımı yapıldı.  FNSS üst yöneticisi Nail Kurt, 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2019) bulunan FNSS standında gerçekleştirilen lansmanda ZAHA gibi araçları az sayıda ülkenin üretebildiğini söyledi.Kurt, Türk Deniz Kuvvetleri’nin 20. yüzyıl muharebe alanı gereksinimleri uyarınca ortaya çıkmış bir ihtiyaç olan ZAHA’nın, havuzlu çıkarma gemilerinde konuşlandırılacağını belirtti. Nail Kurt, “Belirlenen ihtiyaçlar çerçevesinde Savunma Sanayii Başkanlığı ve FNSS arasında imzalanan ZAHA projesi kapsamında tasarım ve üretim yapılacak. Bu sözleşme kapsamında 27 adet araç teslim edilecek, bu araçlardan 23’ü personel taşıyıcı, 2 âdeti adet komuta kontrol, 2 adeti de kurtarma aracı. Sözleşme şartları gereği teslimatlar 2021’de başlayacak 2022’de tamamlanacak.” dedi. Aracın testlerinin gelecek sene tamamlanacağının altını çizen Kurt, istekler gereği 15 deniz miline kadar denizde hareket kabiliyeti olduğunu dile getirdi.Kurt, içlerinde 21 personelle, yine tanımlanan hızlarda personel koruma altında sahile çıkacağına işaret ederek, sahilde ve karada bir zırhlı personel taşıyıcıyla kara harekatına devam edeceğini anlattı. Bu aracın NATO’da sadece bir ülkede olduğunun altını çizen Kurt, “Başka bir projeden uyarlanmış bir araç değil. Mayın ve balistik koruması, personel taşıma kapasitesi, kara ve deniz harekatında diğer rakiplerinden daha üstün bir araç.” diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Şeker de, ZAHA gibi büyük projeleri program olarak gördüğünü ve  bu tür projelerde birçok KOBİ’nin de katkısının olduğunu söyledi.Türkiye’nin roket ve füze alanındaki lider şirketi ROKETSAN ise, tank mühimmatı Tanok’u ilk kez 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) sergiliyor. 120 milimetre Lazer Güdümlü Füze Tanok, tanklar ve diğer yüksek kalibre namlulu silahlarda kullanılan geleneksel topçu mühimmatlarına alternatif olacak, yenilikçi bir seçenek olarak geliştirildi.Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) lazer güdümlü tanksavar topçu mühimmatı ihtiyacının karşılanması amacıyla tasarlanan Tanok, düşük ağırlığı ve kullanıcıya zarar vermeyen fırlatma motoru sayesinde portatif olarak kullanılabilme veya kara araçlarından atılabilme kabiliyetine sahip bulunuyor. Modern muharebe sahasının ihtiyaçlarına; yüksek etkinlik, hassasiyet ve maliyet etkin bir çözüm sunmak üzere geliştirilen Tanok, mevcut tanklar tarafından kullanılmaya uygun bir mühimmat seçeneği sunuyor.Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ), Atak-2 adlı ağır sınıf taarruz helikopterinin tam boy bir modelini Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) ilk kez gün yüzüne çıkaracak. 22 Şubat tarihinde TUSAŞ ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında imzalanan anlaşma ile çalışmalarına başlanan helikopter böylece ilk kez tam olarak görülmüş olacak.Dünyada sadece ABD’de olduğu belirtilen insansız kara aracının benzeri yerli ve milli imkanlarla Ankara’da Türk firması tarafından üretildi. ‘BOĞAÇ’ adı verilen 6×6 insansız kara aracı, en zorlu arazi koşullarında zorlanmadan ilerliyor, üzerindeki ‘Atış Tespit Sistemi’ ile düşman ateşini tespit edip, yine üzerindeki ‘Uzaktan Komutalı Silah Kulesi’ ile hedefi ateş altına alabiliyor.Firma sahibi Ferhat Uğur, ilk defa Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda (IDEF) sergilenen BOĞAÇ’ın sınır ötesinde ve sınırda, hatta talep edilen tüm özel alanlarda görev yapabileceğini söyledi. Ferhat Uğur, daha önce de Türk güvenlik güçlerinin ihtiyaçları doğrultusunda insansız bomba imha, mayın tarama ve silahlı operasyon robotları ürettiklerini belirterek, dünyada otonom sistemlere geçişin şart olduğunu ifade etti.ABD’nin Meksika sınırında artık otonom araçlar kullandığına dikkat çeken Uğur, şöyle devam etti:”Türkiye’de emniyet güçlerimiz bu tarz otonom araçlar kullanmak yerine bu görevi kendileri yapıyorlar. Bu bize bir yük getiriyor. Her türlü hava şartlarında silah taşıyoruz, mühimmat taşıyoruz, dolayısı ile biz onların yükünü hafifletmek istedik. Bu yüzden bir otonom araç yaptık. Üzerinde yük taşıyabiliyorsunuz. Biz bunu ‘6×6 teknolojik bir katır’a benzetiyoruz. İçinde gömülü bir silah sistemi var. Dünyadaki rakiplerinde silahlar hep gövdeye monte edilmiş ve bu sebeple düşman tarafından ele geçirildiği durumlar olabiliyor. Biz, silahı içine gömelim gerektiği zaman eğer üzerine gelen bir mermi veya saldırı varsa silahlar anında dışarı çıksın ve gerekli işlemi yapsın istedik.”TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, daha önce parça üreten Türk savunma sanayisi şirketlerinin bunun yanında artık kendi ürünleri için çalıştıklarını söyledi. Airbus, Boeing, Lockheed Martin gibi havacılık devlerine parça ürettiklerini ve yılda yarım milyar dolar ihracat yaptıklarını belirten Kotil, bu yıl 2,6 milyar dolar ciro hedeflediklerini ve bunun büyük kısmını kendi ürünleriyle yapacaklarını bildirdi.Türkiye’nin global kara sistemleri üreticisi Otokar’ın, savunma sanayisindeki iddiasını farklı bir boyuta taşıyan Akrep II ürün ailesine yönelik çalışmaları sürüyor. Ailenin ilk üyesi, aynı zamanda Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı “Akrep IIe” araziye çıkmaya başladı.Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, 1995’te geliştirdiği, yurt içinde ve ihracat pazarlarında kendini kanıtlayan Akrep zırhlı araç ailesini baz alarak tasarladığı yeni nesil Akrep II zırhlı araç ürün ailesini ilk kez bu yılki 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) tanıttı.NATO ve Birleşmiş Milletlerin tedarikçisi olan Otokar’ın, savunma sanayisinde güncel beklenti ve gelecekteki tehditlere karşı bilgi birikimi ve yüksek teknolojiyi kullanarak geliştirdiği yeni nesil Akrep II, gelişmiş özellikleriyle modern orduların tüm beklentilerini karşılayacak. Otokar’ın zırhlı keşif ve silah platformu olarak tasarladığı Akrep II 4×4 yeni nesil zırhlı araç ailesi, düşük silueti ile orduların güncel ve gelecek ihtiyaçlarına cevap verebilmek için tasarlandı.Her arazi koşulundaki hareket performansının yanı sıra eşsiz manevra kabiliyetine sahip araç, elektrik, dizel ve hibrit gibi alternatif güç gruplarının kullanılmasına imkan verebilecek bir altyapı üzerine inşa edildi. Güç üretim ve aktarma sistemleri, sensörler, bilgisayarlar, haberleşme ve hedefleme sistemlerinin tek bir sistemde entegre edildiği Akrep II, otonom araçlara doğru geçişi hızlandıracak bir altyapı sunuyor.ROKETSAN, füze ürün ailesinin en yeni üyelerinden olan Yatağan Füze Sistemi’ni,14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) tanıttı.Tek piyade tarafından mevcut bombaatar silahlarıyla kullanılabilecek şekilde tasarlanan Yatağan, meskun mahal muharebelerine; hassasiyet, menzil ve hedefe yönelmiş tahrip gücü getiriyor. Yatağan, hafifliği ve hassasiyeti ile insansız kara, deniz ve mini insansız hava araçlarının da silahı olabilecek.Türkiye’nin zırhlı kara aracı üreticilerinden BMC, 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) Çok Amaçlı Zırhlı Araç Amazon’un yeni teknolojilerle otonom sürüş yeteneği kazandırılan prototipini ilk kez sergiledi. BMC’nin Sakarya Karasu Fabrikası’nın temel atma töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a tanıtılan Amazon, monokok gövdesi ve özel V tabanıyla mayın, balistik ve el yapımı patlayıcılara karşı uluslararası standartlara koruma seviyesine sahip bulunuyor. Amazon, üstün koruma özellikleri ve geniş kullanım alanlarının yanı sıra kullanıcılarına yüksek manevra kabiliyeti sunuyor.Günümüz meskun mahal ve asimetrik savaş ortamları için özel olarak geliştirilen araç, BMC’nin yenilikçi teknolojilerini hayata geçirdiği özel proje olarak dikkati çekiyor. Amazon 4×4 Çok Amaçlı Zırhlı Araç, insansız ve uzaktan kumandalı olarak da görev yapabiliyor.Son olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları dikkate alınarak, Askeri Sürücüsüz Araç Prototipi Projesi başlatıldı. Proje kapsamında sahada kendini kanıtlayan uzun menzile sahip Amazon’un tam otonom versiyonu sunuluyor. Elektronik Kontrollü Sürüş Sistemi’ne ve başta gerçek zamanlı haritalama ve yapay zeka ile çevre farkındalığı gibi teknolojilere sahip olan araç, tanımlı koşullar altında herhangi bir müdahale olmaksızın otonom sürüş gerçekleştirebilecek.Askeri Sürücüsüz Araç Prototipi, opsiyonel olarak uzaktan bir operatör müdahalesi ile de görev yapabilecek. Araç, girilmesi zor ve tehlikeli yerlerde, silahlı kuvvetler için veya yardım amaçlı askeri ve sivil görevlerde risk olmaksızın kullanılabilecek.TUSAŞ tarafından üretilen ve Pakistan ile imzalanan ihracat sözleşmesinin ardından Latin Amerika ülkelerinin de dikkatini çeken yerli Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri ATAK’ın burun kısmında yer alan 20 mm’lik toplar, artık Türkiye’de üretilecek.Savunma Sanayi Başkanlığı, ‘Cumhurbaşkanlığı İkinci 100 Günlük İcraat Programı’nda yer alan ’20 MM Top Geliştirilmesi Projesi için TR Mekatronik Sistemler AŞ ile sözleşme imzalandı.Projeye göre, 20 mm burun topunun tüm kritik alt sistemleri ve bileşenleri yurtiçinde tasarlanacak ve 30 ay içerisinde prototipler üretilecek.Seri üretime geçilmesinin ardından sistem farklı kara, hava ve deniz platformlarından da kullanılacak.Kendi sınıfının en etkili taarruz helikopteri olan Atak, Brezilya’da yaptığı uçuşlarla beğeni topladı. Alınan bilgiye göre, Brezilya Kara Havacılık Komutanlığının Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tesislerinde gerçekleştirdiği Atak test ve değerlendirme faaliyeti sonrası, helikopterin Brezilya’da performans sergilemesi kararlaştırıldı.Brezilya Kara Havacılık Komutanlığı ile yapılan koordinasyon sonucunda, 25-28 Mart arasında Rio de Janeiro’daki 12. LAAD Savunma ve Güvenlik Fuarı öncesi, T129 Atak Brazil Roadshow için gerekli planlama yapıldı. Böylece, Sao Paulo’daki Forte Ricardo Kirk Kara Havacılık Komutanlığında 26 Mart ve Başkent’teki Brasilia Askeri İtfaiye Merkezi Operasyonel Havacılık Bölümünde 28 Mart’ta iki ayrı uçuş performansı sergilendi. Atak, aynı günün akşamı Türkiye’nin Brasilia Büyükelçiliği bahçesine indirildi.Roadshow kapanış resepsiyonu kapsamında Büyükelçiliğin bahçesinde Atak helikopterinin statik gösterimi yapıldı. Etkinliğe, üst düzey Brezilyalı askeri ve sivil yetkililer ile yabancı misyon temsilcileri katıldı. Ayrıca davetli büyükelçiler ve tüm askeri ataşelere hem TUSAŞ hem de Atak helikopteri tanıtıldı.Taubate’de 25 Mart’ta başlayan roadshow çerçevesinde, Atak helikopteri 11 pilot tarafından, 22 sorti ile yaklaşık 18 saat uçuş yaparak, bin 360 mil katetti. Rio de Janeiro kentinin simgelerinden olan Kurtarıcı İsa heykeli etrafından da uçan Atak, performansıyla pilotların ve izleyicileri beğenisini kazandı.Aksaray atış alanında Savunma Sanayii Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri, ASELSAN ve ROKETSAN temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen atışlarda yeni bir aşama daha başarıyla gerçekleştirildi. Gelişmeyi Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, sosyal medya hesabı Twitter üzerinden duyurdu. Hisar-A’nın (alçak irtifa) 2021’de, Hisar-O’nun (orta irtifa) 2022’de silahlı kuvvetlere teslim edilmesi planlanıyor.Milli Savunma Bakanlığı Halkla İlişkiler Daire Başkanlığınca 2018 içinde ve yıl sonundan itibaren bugüne kadar geçen sürede meydana gelen olaylarla ilgili bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Milli Savunma Bakanlığı’nca hazırlanan metni okuyan Tanıtım Subayı Deniz Binbaşı Nadide Şebnem Aktop, yerli ve milli uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi Siper için ilk adımın atıldığını söylediTürk savunma sanayisinin insansız hava aracı/silahlı insansız hava aracı (İHA/SİHA) üreticisi Baykar, araçların ve üzerlerindeki faydalı yüklerin komuta edildiği yer kontrol istasyonu için mobil çözüm geliştirdi. Baykar, son dönemde ülke içinde ve sınır ötesinde etkin olarak kullanılan ve 66 bin saat uçuş süresine ulaşan Bayraktar TB2 ile sahada edindiği deneyimleri sistemin geliştirilmesine yönelik kullanıyor. Baykar mühendislerinin bilfiil sahada yer alıp ortaya çıkan ihtiyaçlara anında müdahale etmesi aynı zamanda yeni çözümlere de kapı aralıyor.Savunma sanayiinde Türkiye’nin yanı sıra 30’dan fazla ülkenin silahlı kuvvetleri ile güvenlik güçlerine hizmet veren Otokar, Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı ‘Akrep II’yi tanıttı. Sakarya’nın Arifiye ilçesindeki fabrikada basın toplantısı düzenleyen Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, son 20 yılda dünyada değişen tehditler nedeniyle silahlı devriye, keşif ve gerektiğinde meskun mahal çatışmalarında kullanılabilecek araçlara olan ihtiyacın arttığını ve yeni nesil zırhlı araç ‘Akrep II’nin buradan yola çıkarak, geliştirildiğini belirtti.Serdar Görgüç, birikim ve ileri teknoloji kullanarak, ‘Akrep II’yi geliştirdiklerini belirtip, “Kullanıcılarımızda her türlü keşif ve gözetleme görevleri başta olmak üzere birçok silah sistemi entegrasyonuna imkan veren düşük siluetli, yüksek balistik korumalı bir zırhlı araç ihtiyacının geliştiğini gözlemledik. 1995’te ürün ailemize eklediğimiz, yurt içinde ve dışında başarılar gösteren ‘Akrep’ aracımız, silueti küçük, 3 kişilik bir platformdu. Güncel beklenti ve gelecekteki tehditlere karşı sahip olduğumuz bilgi birikimimizi ve yüksek teknolojiyi kullanarak yeni nesil ‘Akrep II’yi geliştirip, ürün ailemize ekledik. ‘Akrep II’nin yüksek atış gücü, üstün koruma ve beka kabiliyeti, yüksek hareket kabiliyeti, düşük silueti, çevikliği ile özellikle ihracat pazarlarında başarı göstermesini bekliyoruz” dedi.Bu yıl 14’üncü kez düzenlenecek IDEF’19 Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda ‘Akrep II’nin ilk kez sergileneceğini, aracı özel konfigürasyonla sunmak için çalışmaların aylardır sürdürüldüğünü kaydeden Görgüç, şöyle konuştu:”Teknolojik gelişmelerden bahsederken elbette alternatif yakıtlar da gündemimizdeydi. ‘Akrep II’yi alternatif güç gruplarına da uygun olarak tasarladık. Elektrik motoru ve gelişmiş pillerle donatılan ‘Akrep II’, Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı olarak IDEF 2019’da sergilenecek. Geleneksel zırhlı araçlara kıyasla çeviklik, düşük termal iz, yüksek hız ve sessizlik avantajlarını bir arada sunan ‘Akrep II’, tüm dünyada orduların zorlu isteklerini karşılayabilecek yeterlilikte bir elektrik motora sahip. Taktik performans beklentilerine de en iyi şekilde cevap veren ‘Akrep II’, özellikle yakıt verimliliği, hareket, beka kabiliyeti ve entegre lojistik destek anlamında da avantajlar sunuyor. Otokar, ‘Akrep II’ ile elektrikli araç teknolojisinin zırhlı araçlara uygulanması yönünde eşsiz bir bilgi birikimi kazanmıştır. Bu gelişme, geleceğin hibrit ve otonom zırhlıları için ilk adım niteliği taşımaktadır. Hedefimiz, ‘Akrep II’nin Türkiye’nin teknoloji ihracatında öncü ürünlerden biri olmasıdır.”Yüzde 100 yerli üretim olan OZAN, 1.5 kilodan hafif ve Mehmetçik’in ihtiyaçları dikkate alınarak tasarlandı’OZAN’ı inceleyen Demir, Twitter hesabından, “TÜBİTAK BİLGEM tarafından tamamen yerli tasarımla geliştirilen dünyanın en hafif mayın dedektörü ‘OZAN’ın denemesini yaptık. Güvenlik birimlerimizin uzun intikallerinde taşıma kolaylığı sağlayan sistemle yanlış alarm oranı en aza indirgeniyor” açıklamasında bulundu.Savunma Sanayii Başkanlığı, Silah Taşıyıcı Araçlar (STA) projesi kapsamında FNSS’in geliştirdiği ‘Kaplan’ aracından 4 kilometre menzile sahip Orta Menzilli Tanksavar Silah Sistemi (OMTAS) füzesiyle yapılan ilk atışta hedefin başarıyla vurulduğunu duyurdu.Savunma Sanayii Başkanlığı’nın Twitter hesabından yapılan açıklamada, “STA projesi kapsamında FNSS’in geliştirdiği ‘Kaplan’ aracından 4 kilometre menzile sahip OMTAS füzesiyle yapılan ilk atışta hedef başarıyla vuruldu. Yıl içinde projenin kalifikasyon testleri tamamlanarak Kaplan ve Pars’ın teslimatlarına başlanacak. Toplamda 260 araç teslim edilecek” denildi.ROKETSAN tarafından geliştirilen OMTAS, kızılötesi arayıcı başlık ile karadan karaya zırhlı hedeflere karşı 4 kilometre menzile kadar kullanılabiliyor. OMTAS, atış öncesi/atış sonrası kilitlenme ile at-unut/at-güncelle özellikleriyle muharebe sahasında görev yapabiliyor.Yeni teknolojilerle birlikte güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarına yönelik sunulan ürünler de çeşitleniyor. Hafif Sınıf İnsansız Kara Aracı kategorisinde yer alan, küçük boyut ve yarım kilogramın altında ağırlığa sahip TRobot, keşif-gözetleme kabiliyetleriyle dikkati çekiyor.Yapılan açıklamaya göre, TRobot adındaki bu araç, operasyon kamerası olarak kullanılacak. HayZek Savunma Müdürü Nazmi Türkeş, aracın mağara ya da kapalı alanlarda bomba, silah, tuzaklama olup olmadığının tespitinde kullanılabildiğini belirtti. Bu sayede güvenlik güçleri tehlike arz eden bölgelere girmeden durumu kontrol edebilecek.Savunma Sanayii Başkanlığı yönetiminde Kılıç Küp Uydusu (KILIÇSAT) ismiyle yeni bir Ar-Ge projesi başlatıldı. Projeyle, yerli ve milli olarak geliştirilen X-Bant LNA (Low Noise Amplifier-Düşük Gürültülü Yükselteç) modülüne uzayda tarihçe kazandırılacak, seyir halindeki gemiler ile diğer kaynaklardan yayınlanan AIS (Automatic Identification System-Otomatik Tanımlama Sistemi) verileri toplanarak yer istasyonuna indirilecek. Bu amaçla Alçak Dünya Yörüngesi’nde görev yapacak bir küp uydu geliştirilecek.Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) mühendislerince tasarlanan, 2017 yılında da seri üretimine başlanan MPT-55, yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özelliğiyle ön plana çıkıyor. MPT-55, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ihtiyacına binaen özgün, muharebe ortamında, gece ve gündüz, her türlü arazi ve hava şartlarında kullanılan, “gaz piston hareketli, döner başlı kilitlemeli sistem” ile çalışan bir tüfek olarak geliştirildi.Dakikada 850 atım yapma kapasitesine sahip MPT-55’ten 2018 yılı içerisinde Cumhurbaşkanlığı koruma ekibine, TSK’ya, Emniyet Genel Müdürlüğüne, MİT personeli ile diğer güvenlik birimlerinin envanterine 23 bin adet gönderildi. Özellikle meskun mahal çatışmalarında, komando birliklerinde kullanılabilecek etkili bir yeni nesil piyade tüfeği olarak şekillendirilen MPT-55, uzun (MPT-55) ve kısa namlulu (MPT-55K) olmak üzere iki tip tasarlandı.30 fişek kapasiteli plastik kompozit şarjörlü ve üzerine her türlü optik sistemin takılabileceği üniversal pikatini ray sistemine sahip tüfek, 5,56×45 milimetre kalibreye sahip ve toplam ağırlığı 3 bin/3 bin 100 gram.Yarı otomatik ve tam otomatik olmak üzere iki atış moduyla çalışabilen MPT-55’in etkili menzili 400, maksimum menzili ise 3 bin 600 metre.MK-84 ve NEB genel maksat bombalarında belirli modifikasyonlar yaparak bombaları akıllı bombalara dönüştüren Hassas Güdüm Kiti (HGK), bir süredir test aşamasındaydı.Üretim sürecini ASELSAN’ın üstlendiği HGK, test ve üretim sürecinin tamamlanması sonucunda envantere giriş yaptı.Saatte 120 kilometre hıza ulaşabilecek Ateş, yüzde 30 yan eğim, yüzde 60 tırmanabilirlik yeteneklerine sahip bulunuyor. Araç, 100 santimetrelik sudan geçebiliyor, 45 santimetrelik dik engelleri aşabiliyor, 100 santimetrelik hendeklerden geçebiliyor.Ateş, KBRN hava filtre sistemi, hidrolik kurtarma vinci, otomatik yangın söndürme ve infilak bastırma sistemi, bağımsız süspansiyon, diferansiyel kilitleri gibi donanımlar barındırıyor. Motor gücü 400 beygir olan araç, azami 700 kilometre menzile sahip bulunuyor. Araç, ASELSAN’ın Acar Kara Gözetleme Radarı, Şahingözü-OD Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Seda (Yankı) Atış Yeri Tespit Sistemi ile etkin bir sınır güvenliği sağlayacak.Yerlilik oranı yüzde 93 olan Bayraktar TB2 için geliştirilen mobil yer kontrol istasyonunda lastikten motora, kaldırma mekanizmasından elektronik donanım ve yazılıma kadar milli ürünler tercih edildi. Baykar, mobil yer kontrol istasyonu için Türkiye’de sıfırdan geliştirilip üretilen ilk kamyon motoru olan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge desteği de alan Yeni Nesil Ecotorq’un (Ecotorq Euro 6 motor, 330 beygir) kullanıldığı Ford Otosan’a ait bir kamyon seçti. Mobil yer istasyonuyla birlikte bu motor da ilk kez Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girdi. Mobil yer istasyonu, Türkiye’nin ardından Bayraktar TB2’nin ilk kez ihraç edildiği Katar’da da kullanılacak.Şirket bu kapsamda “insansız hava uçakları sistemleri üslerinde” yer alan ve İHA/SİHA’ların komuta edildiği yer kontrol istasyonunu bir kamyon üzerine konumlandırarak mobil hale getirdi. Yer kontrol istasyonunun mobil hale getirilmesiyle İHA/SİHA sistemleri hareket kabiliyeti kazandı. Böylece istasyonlar, üslerdeki sabit pozisyonlarından farklı olarak ihtiyaç duyulan bölgelere hızla gönderilip görev icra edebilecek. Olası tehditlere karşı da yer değiştirme imkanına sahip olacak. Kamyon kasasına entegre edilen şelter içinde yer alan yer kontrol istasyonundan İHA/SİHA ve üzerlerindeki faydalı yükler komuta kontrol edilebilecek, izlenebilecek. Yer kontrol istasyonunda, İHA/SİHA’nın uçuşu sırasındaki kontrolünü, bilgi teminini ve araçlarla iletişimi sağlayan elektronik yazılım ve donanım bulunuyor.TUSAŞ ve TUSAŞ Motor Sanayi AŞ (TEI), ANKA platformlarının motor ihtiyacına çözüm sağlamak amacıyla 31 Ekim 2014’te imzaladıkları sözleşmeyle ANKA-S Motor Modifikasyon Projesi’ni başlattı. Projeyle tamamen özgün olarak TEI tarafından tasarlanıp geliştirilmesi hedeflenen PD170 motorunun hizmete girişine kadar, ANKA’nın motor ihtiyaçlarına çözüm hedeflendi. Böylece TEI’nin yurt içindeki insansız hava aracı motorlarına yönelik projelerine bir yenisi eklenmiş oldu.Proje kapsamında, TUSAŞ tarafından seçilen sivil havacılık motoru, ANKA’nın ihtiyaçları doğrultusunda modifiye edilerek insansız hava aracı motoruna dönüştürüldü. Çalışmalar 155 beygir gücünde, 165 kilogram ağırlığında, 30 bin feet irtifada görev yapabilen bir motora yönelik olarak yürütüldü. Yapılan modifikasyonla motorun yüksek irtifada verdiği güç ve elektrik güç üretimi artırılarak insansız hava aracında kullanımı sağlandı.TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen ve üretimini ROKETSAN’ın yaptığı yerli cruise füzesi Som’un menzili 180 kilometrenin üstünde.Cirit Türkiye’nin roket ve füze sistemleri üreticisi ROKETSAN tarafından geliştirildi.Erdoğan, savunma sanayi ve yerli teknoloji çalışmalarından bir başka özgün ürününün de TÜBİTAK BİLGEM tarafından yürütülen “Yüksek Güçlü Lazer Sistemi Geliştirilmesi”, kısa adıyla “Işın Projesi” olduğunu aktararak, canlı yayında sistemin test edilmesi emrini verdi.   20 kilovatlık milli lazer silah ile 1.5 kilometre mesafedeki 3mm kalınlığında çelik hedefi tahrip edildi.Hafif zırhlı/zırhsız sabit ve hareketli hedeflere karşı yüksek hassasiyete sahip, sınıfının en uzun menzilli füzesi Cirit, ATAK helikopterlerince de kullanılmaya başlandı.Türkiye’nin ilk yerli Kaideye Manteli Stinger‘i (KMS) olan Zıpkın, ASELSAN tarafından üretildi. Zıpkın TSK envanterindeki yerini 20 Ekim 2004‘te almıştı.Modern elektronik algılayıcı cihazların yer aldığı “Kayı Sınır Güvenlik Sistemi Hatay sınırında hizmet veriyor.Türk yapımı cihazların yer aldığı elektronik sistem sayesinde sınıra yaklaşan İHA, araç veya insanlar tespit edilip, komuta merkezi uyarılıyor. Sınırda kaydedilen tüm görüntüler tek merkezde toplanılıyor ve kameralar tehdit oluşturan nesneye otomatik odaklanıyor. Radar karıştırıcı cihazların da bulunduğu sistem, her türlü tehditte komuta merkezindeki güvenlik güçlerine bilgi aktarıyor.Atış kontrol sisteminde ASELSAN imzalı özel bir yazılımın kullanıldığı Fırtına, 25 kilometre menzilli yaptığı atışlarda, yakın aralıklarla attığı mermilerle hedefi üç farklı noktadan vurabilme özelliğine sahip.Lazer güdümlü füze L-UMTAS’ın atış testleri ve milli imkanlarla üretilen Atak helikopterine entegrasyon çalışmaları geçtiğimiz yıl başarıyla sonuçlandırıldı. UMTAS’lar Atak helikopterlerinde kullanılabiliniyor.Türk savunma sanayisinin önde gelen zırhlı kara aracı üreticilerinden FNSS ile Endonezyalı PT Pindad firması tarafından Türkiye’de tasarlanan ve geliştirilen orta ağırlık sınıfı tank Kaplan MT, Endonezya’daki kalifikasyon testlerinden başarıyla geçerek seri üretime hazır hale geldi.KAPLAN MT’nin Teknik Özellikleri şöyle… Azami Yol Hızı: 70 km/sa Yol Menzili: 450 km Azami Meyil Tırmanma: %60 Azami Yan Meyil: %30 Dik Engel Aşma: 0,90 m Hendek Aşma: 2,00 mMotor:Dizel Transmisyon: Tam Otomatik Mürettebat: 3 (Sürücü, Nişancı ve Komutan) Ana Silah: 105 mm Top İkincil Silah: 7,62 mm Eş Eksenli Makinalı TüfekTürk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen Hürkuş, Hava Kuvvetleri Komutanlığının eğitim ihtiyacını karşılamanın yanı sıra Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığına operasyon bölgesinde yakın hava desteği sağlaması için geliştiriliyor. Bu kapsamda her iki komutanlıkla çalışmalar devam ediyor. Silahlandırılan Hürkuş-C uçağı için 3 farklı varyant üzerine geliştirme süreçleri devam ediyor. Buna göre, maliyet etkin ve takvim olarak teslimatı hızlı olabilecek varyantlara da kullanıcılarla çalışılıyor.İlk atış tecrübesi Konya Karapınar’da ROKETSAN’ın LUMTAS füzesiyle gerçekleştirilen Hürkuş-C’nin yeni özellikler ve farklı mühimmatlarla testleri devam ediyor. Uçağın Kahramankazan’da yapılan uçuşta kendini koruma özelliği başarıyla test edildi. Hürkuş, eğitim uçağı olma yanında artık silahları ve korunma sistemleriyle yakın hava desteği görevine de hazır hale gelmeye başladı.Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, sosyal medya hesabından Hürkuş-C’nin son testine ilişkin, “Hürkuş eğitim uçağı olma yanında, silahları ve korunma sistemleriyle yakın hava desteği görevlerine de hazır hale geliyor.” ifadesini paylaştı. Hürkuş-C serisinin son versiyon uçağı yaklaşık 5 ton ağırlığa sahip olacak ve 1,5 ton faydalı yükü taşıyabilecek. Lazer işaretleme kabiliyetine sahip mesafe ölçerli kızıl ötesi çok bantlı kamerayla gündüz ve gece gözetleme yapılabilecek Hürkuş-C, gerektiğinde yerli füze ve bombalarla görev icra edebilecek. Hürkuş-C, 35 bin feet irtifa tavanıyla 6 saate kadar havada kalabilecek.ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna ait roket ve mühimmatlar uçakta kullanılabilecek. Hürkuş-C, geliştirmeler tamamlandığında kendi sınıfında dünyadaki benzer uçaklarla rekabet edebilecek ve maliyet etkinliğiyle pek çok ülkenin talep edeceği bir platform haline gelecek.Tamamen yerli üretim olan Wattozz, 4 yıllık çalışmaların ardından sonunda piyasaya çıkıyor.Albayraklar Savunma A.Ş tarafından geliştirilen, milli enerji silahı Wattozz barındırmış olduğu özelliklerle oldukça dikkat çekiyor.Wattozz‘un uzaktan kontrol edilebilen mermileri 10 metreye kadar kadar etkili olacağı düzenlenen etkinlik sırasında açıklandı.Türk Silahlı Kuvvetleri, askeri üs, liman, tesis ve birliklerin hava tehditlerinden korunması amacıyla değişen atış kontrol ve komuta kontrol altyapılarına uyumlu şekilde Hisar Füzelerini tasarladı.Hisar Füzeleri; askeri üs, liman, tesis ve birliklerin hava tehditlerinden korunması amacı ile sabit ve döner kanatlı uçaklara, seyir füzelerine, havadan karaya atılan füzelere ve insansız hava araçlarına karşı HİSAR-A 10 +km, HİSAR-O 16 +km menzil aralıklarında kullanılan hava savunma füzeleridir.KAPLAN; muharebe ağırlığına bağlı olarak 22-25 Bg/ton güç ağırlık oranında, otomatik şanzımanlı, ana muharebe tankları ile ortak hareket yeteneğine sahip yeni nesil zırhlı muharebe aracı. Araç farklı alt sistemlerin entegre edilmesi suretiyle her türlü görevi yerine getirmeye olanak sağlayan platform tasarımına sahip.KAPLAN, balistik malzemelerden, balistik kaynak tekniği ile birleştirilerek imal edilir. Gövde; su sızdırmaz olup, kapaklar ve tapalar su sızdırmaz contalıdır. Güç grubu kabini ile genişletilmiş sürücü bölmesi aracın ön kısmında yer alırken; nişancı ve komutan mahalleri aracın orta kısımda bulunur.Geriye kalan arka kısımda ise personel taşıyıcı versiyonunda 8 kişilik, silah kuleli versiyonun da ise 6 kişilik personel (manga) bölümü yer alır.Sürücüye, araç içerisinden dışarıyı izleme ve çepeçevre görüş imkanı sağlayan lazer korumalı cam periskoplar mevcuttur.İleri gözetleme, anti- tank ve komuta kontrol gibi özel maksatlı görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış bir araçtır. Araç tüm operasyonel gereksinimlere cevap verecek şekilde kurgulanmıştır.25-30 Bg/ton gücündeki araç 1.9 m’lik düşük bir siluete ve amfibi özelliğe sahiptir. 5 kişilik mürettebatı bulunan araç hiçbir hazırlık gerektirmeden derin ve akıntılı suda operasyon yapabilir.Aracın sudaki arttırılmış manevra kabiliyeti ise, arkasında konumlandırılan iki adet su jeti ile sağlanmaktadır. Araç, suda nokta (Pivot) dönüşü yapabilmekte ve aynı zamanda arzu edildiğinde suda geri istikamete doğru hareket edebilme kabiliyetine sahip.Pars, mayınlara ve el yapımı patlayıcılara karşı korumalı olan aracın gövdesi, balistik malzemeden üretildi. CH-47 Chinook ağır yük helikopteri dahil her türlü askeri kargo uçağı ile taşınabiliyor.Konya’da bir yazılım firması, özellikle Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütü PKK’ya karşı mücadele veren asker ve polisin kullanabilmesi için ‘Ankerot’ adını verdiği tank görünümlü uzaktan kumandalı mini insansız araç üretti.Türk ordusunun amfibik zırhlı aracı Kunduz-Azmim, hem karada hem de suda görev yapabiliyor.FNSS tarafından üretilen zırhlı istihkam aracı, savaş sırasında en kritik bölgelerde dahi görev alabiliyor.Aracın üzerinde; termal kamera, sis havanları, 2 adet su jeti, iklimlendirme ve KBRN Sistemi, Balast boşaltma sistemi, dozer bıçağı yer alıyor.2 personelin kullandığı araç; karada saatte 45, su da ise 8.6 kilometre hız yapabiliyor. Azami 400 kilometre yol yapabilen zırhlı araç, nokta dönüşü de yapabiliyor.Yüksek taktik ve teknik özelliklere sahip yeni nesil çok tekerlekli modüler bir araç olan ARMA; üstün hareket kabiliyeti, yüksek mayın ve balistik koruma ile orta ve yüksek kalibre silah sistemi entegrasyon opsiyonlarına sahip. Arma, en zorlu arazi koşullarında bile hizmet verebilmekte.Adını korunması yönüyle Kirpiden alan bu araç BMC tarafından üretilmekte. Tasarım ve üretim amacı mayına karşı dayanıklı zırhlı personel taşıyıcı olan kirpinin başlıca kullanıcısı Türk Silahlı Kuvvetleridir.Tulpar, A400M ile taşınabilirlik, modüler koruma yapısı, elektronik alt yapı ve düşük siluet gibi teknik ve taktik özellikleri ile geleceğin zırhlı muharebe aracı. Geniş iç hacmi, yüksek taşıma kapasitesi ve esnek mimarisi ile gelecekte ortaya çıkabilecek zırh ve görev donanımı ihtiyaçlarına cevap verebilecek genişleme kapasitesine sahip.Otokar firmasının ürettiği bir diğer zırhlı personel taşıyıcı ise Otokal Ural. Tamamı zırh sacından üretilmiş personel kabini ile farklı tehditlere karşı sağladığı üst seviye personel korumasına ilave olarak; geniş iç hacmi ve koltuk ara mesafeleri, ergonomik tam boy koltukları, süspansiyonu ve sınıfındaki en büyük lastik ebadı sayesinde personel konforunu da en üst seviyede tutuyor.Otokar Cobra, Otokar firması tarafından 1997 yılında üretimine başlanan bir zırhlı personel taşıyıcı aracı. Azami 110 km hıza çıkabilen araçta bir adet 1 × 7.62 mm veya 12.7 mm makineli tüfek bulunuyor.9 personel taşıma kapasiteli lastik tekerlekli 4×4 Cobra Zırhlı Aracın amfibik versiyonu da bulunmakta. Kazakistan Silahlı Kuvvetleri ihtiyacı için Otokar şirketi Kazakistan Engineering şirketi ile 2011 yılında yapılan anlaşma doğrultusunda ortak lisanslı üretim yapılıyor.ASELSAN’ın Türk ordusu için özel olarak geliştirdiği ASYA, arazide koşmayı, zıplamayı, tırmanmayı kolaylaştırıyor.Fiziksel yorgunluğu minimuma indiren ASYA sayesinde zorlu koşullarda askerlerimizin direnci de artırılmış oluyor.Pendik’teki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı İstanbul Tersanesi’nde 2005 yılında ilk kaynağı vurulan TCG Heybeliada, 27 Eylül 2008 tarihinde suya indirildi.ASELSAN’ın Ejder Yalçın 4×4 Zırhlı Muharebe Aracı’na entegre ettiği Tanksavar Füze Atıcı Sistemi’ne ilişkin atış testleri başarıyla yapıldı.Nurol Makina’nın NMS 4X4 aracıyla ilk kez Katar’a ihraç edilen ve böylece bir ordunun envanterinde yer alan Tanksavar Füze Atıcı Sistemi’nin geliştirilmesi, entegrasyonu ve yeni versiyonlarına ilişkin çalışmalar sürüyor. Kullanıcı etkileşimini en aza indirecek şekilde tasarlanan sistem, bilgisayarlı atış kontrol kabiliyetine sahip bulunuyor.Sistem, modüler yapısı sayesinde kule üzerinden Kornet, Hellfire, Javelin, Shershen ve OMTAS gibi tanksavar güdümlü mermileri ateşleyebiliyor. Seçilen füzenin güdüm sistemine göre kule üzerine RF veya lazer işaretleyici yerleştirilebiliyor. Füze sayısı, kullanıcı taleplerine göre değiştirilebiliyor. Füzelere ilave olarak sisteme yakın koruma maksatlı 7,62 milimetre ve 12,7 milimetre makineli tüfekler ile 25 milimetre top entegre edilebiliyor.ASELSAN, Tanksavar Füze Atıcı Sistemi’nin zırhlı araç üzerindeki performansını Ejder Yalçın 4×4 Zırhlı Muharebe Aracı ile değerlendirdi. Atış testleri, Konya Karapınar’daki test sahasında gerçekleştirildi. Atışlarda hedefler etkili şekilde vuruldu. Sistem testten başarıyla geçti.Atış testine ilişkin görüntüler ise hem Ejder Yalçın’ı hem de Tanksavar Füze Atıcı Sistemi’ni envanterine katan Katar’da düzenlenen Doha Uluslararası Deniz Savunma Fuarı ve Konferansı’nda (DIMDEX 2018) paylaşıldı.ASELSAN’ın Savunma Sanayi Teknolojileri AŞ ve Katar Savunma Bakanlığına bağlı Barzan Holding ile kurduğu BARQ (Şimşek) ortaklığının standında Tanksavar Füze Atıcı Sistemi’nin yeni tasarımı, atış testi görüntüleri eşliğinde sergilendi. Fuardaki yeni Tanksavar Füze Atıcı Sistemi’nin merkezinde makineli tüfek, iki yanında ise ikişer adet tanksavar füze fırlatıcı yer alıyor.Türk savunma sanayisinin lider şirketlerinden ASELSAN, Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere tüm müşterilerine özgün ürün ve sistemler sunmak için çalışmalarını sürdürüyor.  Alınan bilgiye göre, ASELSAN uzaktan komutalı silah sistemi ürün ailesinin en yeni üyesi NEFER, Kazakistan’ın zorlu kış koşullarında denendi.Müşteri testlerini başarıyla tamamlayan NEFER, atışlarda gösterdiği performans ile yetkililerden tam not aldı.  Milli Savunma Bakanlığı da NEFER’in Kazakistan’daki testleri başarıyla geçtiğini resmi Twitter hesabından duyurdu.Batı veya Doğu menşeli 25/30 milimetrelik otomatik topların ve antitank füzelerinin takılabildiği, üzerinde 7.62 milimetre eş eksenli silahın bulunduğu NEFER silah sistemi, hafifliği ve düşük silüetiyle de pazarda bir ilk olma özelliğini taşıyor.Şirketin fuarda en dikkat çeken ürünlerinden KORHAN silah kulesi de bu sürede hazır hale getirildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirilen KORHAN’ın üretimi için ihtiyaç ve tedarik makamlarının kararları bekleniyor.ASELSAN, gelişen teknolojiler ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda çalışmalarını sürdürerek yeni özgün ürünlere imza atıyor. Geçen yıl İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2017) bir dizi yeni ürününü tanıtan ASELSAN, geçen sürede bu ürünlere yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.KORHAN, muharebe sahası ihtiyaçlarını en ileri teknolojik olanaklardan yararlanarak karşılamak üzere geliştirdi. Yüksek ateş gücüne sahip, gelişmiş hedef tespit ve takip sistemleriyle donatılan KORHAN, kendini koruma ve çevresel farkındalık sistemleriyle kullanıcı ve sistem bekasını en üst seviyede sağlayabiliyor.  Sistemde, ana silah olarak yüksek atım hızına sahip 35 milimetre top kullanılıyor. Söz konusu top Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından üretiliyor. KORHAN, herhangi bir dışa bağımlılık olmaksızın Türkiye’de üretilen 35 milimetre parçacıklı mühimmatı kullanma kabiliyetine sahip bulunuyor.Savunma sanayisinde 30 binden fazla aracı Türkiye’nin yanı sıra 30’dan fazla dost ve müttefik ülkenin silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçleri tarafından aktif olarak kullanılan Otokar, EFES-2018’de Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Aracı ilk kez sergileyecek.Cobra II platformu üzerine geliştirilen Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç, Cobra II’nin sahip olduğu üstün arazi ve manevra kabiliyetine sahip. Araç, gece ve gündüz, zorlu arazi ve iklim koşullarında, farklı operasyon bölgelerinde ihtiyaca cevap verebilecek. Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç, gelişmiş hareket kabiliyetinin yanı sıra operasyon bölgesinde görev yapan diğer araçlarla uyumlu yüksek koruma sağlayacak. Yüksek taşıma kapasitesiyle dikkat çeken araç, 2,5 ton faydalı yük taşıma imkanı sunuyor.Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç’ın üstün hareket kabiliyeti, gerek meskun mahalde gerekse kırsal alanlarda, her türlü zorlu saha koşulunda hizmet verebilmesini sağlıyor. Ayrıca gerektiğinde meskun mahal operasyonlarında aktif olarak da kullanılabiliyor. Araç, yük taşıma amacının dışında farklı görevler de yerine getirebiliyor. Aracın kasasına monte edilen uçaksavar silahıyla hem yakın koruma hem de birlikte kendini savunabilecek ateş gücü sağlanıyor. Aracın en büyük avantajını Cobra II ile aynı platform üzerinde geliştirilmiş olması oluşturuyor. Bu sayede envanterdeki diğer Cobra II’lerle birliklere standart yedek parça kullanımı kolaylığı sağlanıyor, düşük işletme ve bakım maliyeti sunuluyor.Test atışları başarıyla gerçekleştirilen Boran ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin lojistik ve taktik manevra kabiliyeti büyük ölçüde artırılacak. Benzer sistemlere göre çok daha hafif yapısı sayesinde helikopterle harekat bölgesine rahatlıkla taşınabilen Boran’ın seri üretimine bu yıl sonu itibarıyla başlanması planlanıyor.105 milimetrelik obüs sisteminin yeniden geliştirilmesi sonucunda ortaya çıkan silah için eski silah sisteminin parçaları değiştirildi. 17 kilometreyi etki altına alabilen silah, 1700 kg ağırlığı ile Sikorsky S-70 helikopteriyle harici yük, Chinook CH-47 helikopteriyle de hem harici hem dahili yük olarak taşınabiliyorKlasik mevzilenme prosedürlere ihtiyaç olmadan hedefe yönelme yapabilen silah kara, hava ve denizden intikal esnasında konum ve istikamet bilgilerini güncelleyerek –32 ile +44 derece aralığında 8 saat kesintisiz atış yapabiliyor.Mobil haberleşme için ordumuzun hizmetine sunulacak olan Coğrafi Analiz Sistemi (CAS) geçtiğimiz günlerde tanıtıldı.   Efes 2018 Tatbikatı çerçevesinde sergilenen ve şu ana dek oldukça başarılı sonuçlar alan uygulama, henüz sivil kullanıma açılmadı. Geçtiğimiz yıl bir dönem sivil kullanıma açılan ancak kısa bir süre sonra yayından kaldırılan uygulamanın yeni dönemde kullanıma açılması bekleniyor.Konuyla ilgili Baykar Teknik Müdürü olan Selçuk Bayraktar bir tweet atarak uygulamayı halka duyurdu: “Milli “Google Earth” diyebileceğimiz CAS (Milli Coğrafi Analiz Sistemi) ve SIHA’larımızdan yerdeki tablete canlı görüntü aktaran KUZGUN sistemi de Efes Tatbikatı’nda görevde.”Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen tatbikata katılan TCG Bayraktar’ı gezen gazetecilere gemiyle ilgili bilgi verildi. Anadolu Tersanesi’nin, yerli savunma sanayisinin önemli bir parçası olan TCG Bayraktar, 2014 yılında kızağa alındı ve 2017 Nisan ayında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.Yüzde 72’lik millilik oranına sahip Bayraktar, tek tekneli, deplasman tipi ve tamamen çelik konstrüksiyon olarak inşa edildi. Üst binası balistik korumalı olan gemi, nükleer, biyolojik ve kimyasal saldırılar için tam personel korumasına sahip bulunuyor.TCG Bayraktar, Türkiye’de özel sektör tersanelerince inşa edilen en büyük ve ileri teknolojiye sahip harp gemisi özelliği taşıyor. Sınıfında dünyanın en büyüğü olan geminin boyu 139 ve eni 19,60 metre, bir tabur asker ve 13 tank taşıyabiliyor.Gemide 15 tonluk genel maksat helikopterinin iniş ve kalkışına olanak sağlayacak helikopter platformu yer alıyor. Yükleme ve boşaltma işlemlerini sağlayabilmek amacıyla geminin üç tarafında birer kapak bulunuyor. Gemide ayrıca her biri 8 ton yük veya 40 kişi taşıyabilen, 20+ knot sürat yapabilen 4 LCVP çıkarma aracı yer alıyor.Gemi, bin 200 ton yük veya tank, zırhlı araç ve diğer araçları taşıma kapasitesine sahip bulunuyor. TCG Bayraktar, ikmal yapmadan 30 gün denizde kalabiliyor ve 5 bin deniz milinden fazla yol alabiliyor. Bayraktar, 2 metrelik sığ sulara kapak atabiliyor. Gemide yerli üretim komuta kontrol sistemi ve stabilize makineli tüfek platformu ile pek çok elektronik ve silah sistemi yer alıyor. Bayraktar, geniş muhabere ve elektronik imkanlarıyla komuta kontrol, hareket ve lojistik görev fonksiyonlarına katkı sağlamanın yanı sıra gerektiğinde doğal afet yardım görevlerini de yerine getirebilecek kapasiteye sahip bulunuyor.Kan testi yapabilecek seviyede sıhhi donanımı da bulunan gemide ameliyat dahi gerçekleştirilebiliyor. EFES-2018 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı’nda ilk kez kullanılan geminin görevi, bir tabur askeri 14 gün boyunca ikmal amaçlı muhafaza etme ve sahile intikal ettirmek oldu.Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirdirme Vakfı kuruluşu olan ASELSAN’ın lazer savunma sistemleri programının son aşamasında saha testleri yapıldı. LSS adı verilen sistem, arazi ve meskun mahal kullanımı için zırhlı araç üzerine entegre edildi.Testlerde LSS’nin hareketli bir kara aracı üzerinde istenen bölgeye hızlıca intikali, ardından el yapımı patlayıcılara, branda, örtü gibi geçici yol engelleyicilere, saldırı ya da istihbarat amaçlı uçan ticari drone’lara karşı etkinliği gösterildi. LSS, altına patlayıcı madde bağlanmış ticari insansız hava aracını güvenli bir mesafede patlatmayı başardı.Sistem sayesinde mini insansız hava aracının kamerası da yakılarak etkisiz hale getirildi. Atım maliyeti kuruş düzeyinde olan sistem ile aracın yakıtı olduğu sürece kesintisiz atış yapılabiliyor.Güvenlik güçlerinin kullanımına sunulan insansız araçlara bir yenisi ekleniyor. Katmerciler tarafından geliştirilen ve ASELSAN silah sistemi entegre edilen Uzaktan Kumandalı Atış Platformu’nun (UKAP) ilki sahada görev yapmaya hazır hale getirildi.Hareket performansı ve atış kabiliyeti talepler doğrultusunda geliştirilen UKAP, son olarak hareketli atış testlerinden başarıyla geçti.FNSS tarafından Silah Taşıyıcı Araç  (STA)  Projesi için geliştirilen Pars 4×4 Tanksavar Aracı, Paris’teki Eurosatory Uluslararası Savunma ve Güvenlik Fuarı’nda görücüye çıktı. Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacını karşılamak üzere geliştirilen Pars 4×4’ün lansmanı için sektörün dünyadaki en önemli fuarı olarak gösterilen Eurosatory seçildi. Fuarda, Pars 4×4 STA’nın kalifikasyon testleri için üretilen 2 prototipinden biri sergileniyor. Eurosatory ziyaretçileri, FNSS standında, kalifikasyon testlerine hazır bir aracı yakından inceleme fırsatı buluyor. Proje kapsamında üretilen 2 prototip, üretici doğrulama testlerinin ardından gelecek aylarda kalifikasyon testlerine tabi tutulacak.Pars 4×4 STA, her türlü arazi şartında, sürati ve yüksek manevra kabiliyetiyle düşmana ait tanklar ve diğer zırhlı unsurları uzak mesafeden imha edip, kısa sürede mevzi değiştirerek ikinci hedefi ateş altına alabilecek yeteneklere sahip olarak geliştirildi. FNSS, tecrübesi ve yenilikçi yaklaşımıyla bu zorlu gereksinimleri bir arada karşılayacak, çok özel bir amfibi araç ortaya çıkardı. Aracın en dikkati çeken özelliğini, güç grubunun, aracın arkasında yer alması oluşturuyor. Bu yerleşim, soğutma ızgarası ve egzozunun da üst bölümde bulunmasıyla Pars 4×4’e, hiçbir hazırlık yapmadan suya giriş imkanı ve dolayısıyla sınıfının en üstün amfibi kabiliyetini kazandırıyor. Ayrıca Pars 4×4’ün, daha yüksek süratle manevra yapabilmesine de imkan sağlıyor. Ancak güç grubu arkada bulunan bir aracın sahip olabileceği tüm bu özellikler, Pars 4×4’ün, atış sonrası konumunu terk edip, tehlikeden hızlıca uzaklaşabilmesine olanak veriyor.Türk savunma sanayisi, saldırı amacıyla kullanılan “drone”ları etkisiz hale getirmek için yeni bir çözüm geliştirdi. Geleneksel güvenlik önlemleriyle tespit edilmeleri çok güç olan “drone”ların, tüm dünyada düşman unsurlar veya teröristler tarafından istihbarat veya saldırı amaçlı kullanımı yaygınlaşıyor. Meteksan Savunma, SDT ve Tamgör Elektronik, farklı alanlardaki uzmanlıklarını birleştirerek bu tür tehditlere karşı Kapan Drone Savar Sistemi’ni geliştirdi.İHA ve SİHA’ların yazılımsal çözümler ile desteklenmesi, fiziksel yeteneklerinden çok daha öneme sahip. Bu kapsamda mobil canlı yayın yazılımı Kuzgun tanıtıldı. Efes 2018 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı’nda tanıtılan uygulama, Baykar Makina ve paydaşları tarafından geliştirildi.Bayraktar TB2’den gelen görüntüler, Kuzgun ile canlı olarak fuar alanındaki katılımcıların mobil cihazlarına aktarıldı. Güvenlik ve performans testlerini başarıyla geçen Kuzgun, uçtan uca şifrelemeile görüntüleri askeri ağdan mobil internet ağına güvenli şekilde aktarabiliyor. Sistem sayesinde bölgede bulunan askeri personel, İHA ve SİHA‘lardan gelen görüntüleri anlık olarak mobil cihazında görebilecek.ASELSAN, dünyada henüz gelişme aşamasında olan elektromanyetik fırlatma sistemlerine yönelik çalışmalarında ulaştığı noktayla dikkati çekti. Elektromanyetik fırlatma konusunda 2014’ten bu yana çalışmalar yürüten ASELSAN, geçen yıl Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF), Tufan Elektromanyetik Top Sistemi’ni tanıttı. Saniyedeki hızı 2 bin-2 bin 500 metre, yani ses hızının 6 katından fazla olduğu belirtilen sistemle geçen sürede atış testleri gerçekleştirildi.Tufan’ın ön prototipiyle Konya-Karapınar’da gerçekleştirilen atışlı testlerde mühimmat, ses hızının 9 katı hızla hedefe gönderildi. Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir’in de katıldığı testlerde, saniyede 3 bin metre namlu çıkış hızı sağlanarak rekor kırıldı. Bu değer, barut kullanan klasik silahların mermiyi atma hızının yaklaşık 3 katına karşılık geliyor.Elektromanyetik fırlatma sistemleri, geleceğin hava savunma silahı olarak gösteriliyor. Bu teknoloji kullanılarak geliştirilen ve “railgun” adı verilen silahların çok uzun mesafelerde etkili olması, savunma alanında önemli bir kuvvet çarpanı olarak yer alması öngörülüyor. Mühimmatın namludan yüksek hızla çıkması, klasik silahlara nazaran çok daha uzun menzillere atış yapılabilmesi anlamına geliyor. Türkiye’de geliştirilecek akıllı mühimmatlar ile birlikte “railgun” sistemleri hem uzun menzilli kara topçu silahı hem de çok etkili bir hava savunma silahı olarak kullanılabilecek.Elektromanyetik fırlatma sistemleri sayesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin kimyasal patlayıcı kullanılan konvansiyonel silahlara göre çok daha etkili silah sistemlerine sahip olması sağlanacak. Türkiye, elektromanyetik fırlatma sistemleri konusunda yürütülen çalışmalar sayesinde birçok yeni teknolojikazanacak.Bu konuda ABD başta olmak üzere Almanya, Fransa, Çin, Rusya, Güney Kore gibi ülkelerde de çalışmalar yürütülüyor. ASELSAN, bu alanda geliştireceği ürünlerle dünyanın önde gelen üreticilerinden birisi haline gelmeyi hedefliyor.Makine Mühendisliği Bölümü öğrencileri Ahmet Can Şuyun, Petek Ellialtıoğlu, Arda Karabey, Tutku Güzelcan, İlyas Kocaer, Damla Leblebicioğlu ve Berk İzgi Danış, Sanayi Odaklı Bitirme Projesi etkinliği kapsamında ROKETSAN için Dikey Atış Sistemi üzerinde çalıştı.Savunma alanında Dikey Atış Sistemi gibi ürünlerin yurt içinde geliştirilmesi hem maliyet hem de ülkenin kendi taktik ihtiyaçlarına uygun çözümler üretilmesi açısından önem taşıyor. Bilkent Üniversitesi bünyesinde bu ihtiyaçlardan yola çıkılarak, Dikey Atış Sistemi’nin prototipinin tasarlanması, geliştirilmesi ve üretilmesine çalışıldı. Bu konuda kapsamlı literatür çalışması gerçekleştirildi. Proje ekibi, mevcut ürünlerdeki sınırlılıkları ortadan kaldırmaya ve ROKETSAN’ın belirttiği gereksinimler doğrultusunda tasarımı şekillendirdi.Proje kapsamında doğru ve hızlı konumlandırma ve ateşlemeyle hedefin vurulmasını sağlayacak bir sistemin ortaya konulmasına çalışıldı. Öğrencilerden İlyas Kocaer’in verdiği bilgilere göre, ekip, en az 3 farklı mühimmatı, toplamda ise 6 mühimmatı atabilecek roketatar prototipi geliştirdi. Sistem, yatay eksende 360 derece hareket edebiliyor ve çok sayıda tur atabiliyor. Tüm hareketler ateşlemeye gereksinim olmaksızın mekanik olarak gerçekleştiriliyor. Roketatarın 6 namlusu da bağımsız olarak dikey eksende 90 derece görev yapabiliyor. Komutlar sisteme, araç bilgisayarından bir arayüz üzerinden gönderiliyor.Mevcut ürünlerde hareket kısıtlılığı, farklı tipte mühimmatları atamama ya da sistemin korunmasına yönelik kısıtlılıklar bulunuyor. Geliştirilen Dikey Atış Sistemi, yatay ve dikey eksendeki geniş hareket alanı, farklı tipte mühimmatlar atabilmesi ve korumaya yönelik mekanizmalarıyla benzer ürünlerden üstünlükler taşıyor. Sistem sayesinde aynı operasyonda farklı tipteki hedeflere farklı mühimmatlar kullanılması mümkün olabilecek. Ağırlığı 60 kilogram olan sistem, yatay ve dikey eksende saniyede 20 derece hareket edebiliyor. Sistem, yüksek hareket olanaklarıyla geniş bir alanda hedeflemeye olanak veriyor. Dikey Atış Sistemi, hem kara hem de deniz platformlarında kullanılabilecek.İlk uçuşunu başarıyla yapan Türkiye’nin özgün helikopterinin motor ihtiyacının yerli olarak karşılanmasına yönelik Savunma Sanayii Başkanlığının koordinasyonunda TUSAŞ Motor Sanayii AŞ’nin (TEI) yürüttüğü projede, önemli kilometre taşlarından biri daha başarıyla aşıldı. Alınan bilgiye göre, motorun kalbini oluşturan çekirdek motorun ön prototip imalatının tamamlanması ve ilk ateşlemenin başarıyla gerçekleştirilmesi sonrasında proje yoğun şekilde sürdürülüyor.Turboşaft Motor Geliştirme Projesi’nin 8 yıllık süresinin 1,5 yıllık dönemi geride kaldı. TEI, projede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verilen söz doğrultusunda 5,5 yıllık sürede gelinecek noktaya 4 yılda gelmeyi hedefliyor. T625’in yerli motorla ilk uçuşunu 2021 yılının ilk yarısında yapması amaçlanıyor. Proje kapsamındaki çalışmalar bu hedef doğrultusunda hızlandırıldı.Türk savunma sanayisi, hava platformlarının hedefleme, keşif ve gözetleme görevlerinde kritik rol oynayan bir sistemi başarıyla millileştirerek güvenlik güçlerinin kullanımına sundu.Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedef Tespit Sistemi (Cats) HD gece/gündüz kamerası, Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen Anka-S Projesi kapsamında yerli teknoloji imkanları en üst düzeyde kullanılarak ASELSAN tarafından geliştirildi.Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından uydu kontrollü insansız hava aracı Anka-S’ye entegre edilen Cats’in kabulleri 25 Eylül’de başarıyla tamamlandı ve sistem envanterdeki yerini aldı. Geliştirme çalışmaları kapsamında 500 saat uçuş testi yapılan ve zorlu çevre şartlarına uygun kalifikasyon testleri başarıyla gerçekleştirilen Cats, kabulle birlikte operasyon sahasında kullanılmaya başlandı.Lazer işaretleme özelliğiyle diğer hava araçları ve yüklü olduğu İHA sisteminin taşıdığı silah sistemlerine hedefleme kabiliyeti de sağlayan Cats, rakiplerine eşdeğer full HD görüntü verme kabiliyetine sahip bulunuyor.Cats, Türk savunma sanayisi tarafından üretilen hava platformlarının ihracatı açısından da önem taşıyor. Anka-S, bu yerli faydalı yük kabiliyetiyle ihracat sahasında gücünü daha artırarak önemli milli teknoloji adımlarından birini daha başarıyla sağlamış oldu.ASELSAN, dünyada sınırlı sayıda ülkenin çalıştığı ve yakın geleceğin en önemli su altı silahlarından olması beklenen Hard-Kill Torpido (Torpidoya Karşı Savunma Torpidosu) konusundaki çalışmalarını emin adımlarla sürdürüyor. Denizaltılar ve gemiler için torpido tehdidine karşı en etkin savunma, soft-kill (işlevsel imha) ve hard-kill (fiziksel imha) yöntemlerinin birlikte kullanılmasıyla sağlanıyor. ASELSAN, bu teknolojilerin geliştirilmesine yönelik bir süredir çalışma yürütüyor.Şirket, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu desteğiyle yürüttüğü çalışmalar kapsamında kısa süre içinde Torpidoya Karşı Savunma Torpidosu Tork’un prototipini üretti ve tecrübe etmeye başladı. Tork, Türkiye’de ilk defa milli olarak geliştirilen sonar arayıcı başlığıyla gerçekleştirilen deniz testlerini başarıyla tamamladı. Testler kapsamında Tork, su üstü hedeflerini sonar arayıcı başlığıyla tespit edip kendi güdümüyle hedeflere başarılı şekilde yöneldi. Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen bu testlerle torpido ve torpido karşı tedbir alanında kritik bir eşik daha geçildi.ASELSAN’ın gemilerin torpidolara karşı savunulması amacıyla tamamen milli olarak geliştirdiği, özgün donanım ve yazılıma sahip Tork ile yüksek değerli unsur olarak tanımlanan ve stratejik öneme sahip gemiler, denizlerde daha güvenli seyir yapma imkanına kavuşacak. Tork, gemilere ve denizaltılara karşı atılacak akustik güdümlü/güdümsüz, tel güdümlü ve dümen suyuna güdümlü torpidoları sonar arayıcı başlığıyla bulabilecek ve gelişmiş algoritmalarıyla torpidoya en yakın mesafede infilak ederek görev yapamaz hale getirecek bir fiziksel imha (Hard-Kill) tedbiri olarak geliştirildi.Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı olan “yeni nesil tank avcılarının” geliştirilmesine yönelik projede ortaya çıkan araçlar ve silah sistemi, testlerde başarılı bir sınav verdi.Kara Kuvvetleri Komutanlığı için geliştirilen “yeni nesil tank avcıları” atış testlerinde yüksek performans gösterdi.STA Projesi kapsamında geliştirilen paletli ve tekerlekli araçların seri üretimlerinin 2021’de tamamlanması ve 260 aracın tamamının Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmesi planlanıyor.Araçlarda FNSS tasarımı, uzaktan komutalı, insansız bir tanksavar kulesi bulunuyor. Balistik korumaya da sahip kulede, 2 tanksavar füzesi ve 1 adet 7,62 milimetre makineli tüfek yer alıyor.Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir,  Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, PUHU hakkında bilgi verdi.Sistemin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sağlayacağı avantajlara işaret eden Demir, şunları kaydetti:”PUHU taşınabilir dinleme ve kestirme sistemleri son operasyonlarda etkin şekilde kullanılarak TSK’ya elektronik harpte önemli üstünlük sağladı. Bu süreçte PUHU’ya ek yetenekler kazandırılması için Ar-Ge çalışmaları devam etti ve teknolojik ilerlemeler kaydedildi.PUHU, artık yerli, milli yazılım ve donanımlarla drone tespit kabiliyeti kazanacak. Uzaktan komuta ve işletim özelliğine de kavuşacak sistemin araç üzerine entegre mobil versiyonu üretilecek. Yeni PUHU’nun ilk teslimatlarını bu yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.”ASELSAN’ın Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG Anadolu için geliştirdiği PİRİ Kızılötesi Arama ve Takip Sistemi’nin (KATS)  fabrika kabul testleri, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, ARMERKOM, Sedef Tersanesi ve ASELSAN personelinin katılımıyla şirketin Akyurt Tesisleri’nde gerçekleştirildi. PİRİ-KATS, hizmete girdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin en büyük platformu olacak Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG Anadolu’nun liman ve seyir durumunda tehdit tespiti ve takibi için en önemli sistemlerinden birini oluşturacak. ​PİRİ-KATS, deniz platformları için pasif olarak hava ve deniz araçlarını ve füzeleri tespit ve takip etmek amacıyla yüksek performanslı bir kızılötesi arama takip sistemi olarak geliştirildi. Sistem, sürekli bakan sensörleri sayesinde tehditlere karşı aralıksız koruma sağlıyor. ​PİRİ-KATS, eşzamanlı Çift-Band IR Görüntüleme özelliği sayesinde her hava ve tüm ışık koşullarında, büyük yükseliş görüş alanıyla da tüm tehditlere karşı tam koruma ve uyarı sistemi görevi görüyor.Orta dalga (MW) ve uzun dalga (LW) olmak üzere dünyada çift bantta çalışan ilk kızılötesi arama ve takip sistemi olan PİRİ-KATS, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları göz önüne alınarak, deniz platformlarına 360 derece farkındalık sağlanması amacıyla geliştirildi ve savaş yönetim sistemine tam uyumlu bir tespit ve takip sistemi olarak görev yapacak. PİRİ-KATS, 120 derecelik görüntünün dış pencereler yardımıyla toplanıp, optik yollar yardımıyla detektöre ulaştırıldığı Sensör Birimi, bu birimin en zorlu deniz koşullarında bile tespit ve takip yapabilmesi için kullanılan Stabilizasyon Birimi ve sayısal hale çevrilen görüntünün işlendiği tespit ve takip işlevlerinin yerine getirildiği Elektronik Birim olmak üzere 3 ana birimden oluşuyor. Gemiye yerleştirilen 3 sensörle 360 derece kapsama sağlayan sistem, panoramik olarak yarattığı görüntüyle farklı deniz koşullarında kullanıcıya pasif şekilde tespit ve takip imkanı veriyor.5 binden fazla alt malzemeden oluşan sistem, özgün ve yerli optik tasarımı, aynı anda 150 hedefi takip edebilme gibi yetenekleriyle ASELSAN’ın sahip olduğu teknolojiler ve sunduğu ürünler açısından özel bir önem taşıyor. Sistem, entegrasyon, devreye alma, liman ve deniz kabul testlerinin tamamlanmasıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslimi planlanan TCG Anadolu ile envantere kazandırılacak. PİRİ-KATS’ın Barbaros Sınıfı Firkateynlerin Yarı Ömür Modernizasyonu Projesi ve İ-Sınıfı Firkateyn (MİLGEM-5) Projesi kapsamında da teslimi planlanıyor.

  • Yeni yapılacak binalarda ‘kütüphane’ zorunluluğu
    by NTV on 23 Ocak 2021 at 10:46

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmeliğine göre, 40’tan fazla bağımsız ölümü olan binalarda ortak alan niteliğinde kütüphane odası yapılması gerekecek. Ayrıca çatıda toplanan yağmur suyunun bahçe zemini altında bir depoda toplanmasını sağlamak amacıyla yeni binalara “yağmur suyu toplama sistemi” kurulması zorunluluğu getirildi.Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmeliğe göre 40’tan fazla bağımsız ölümü olan binalarda ortak alan niteliğinde kütüphane odası yapılması gerekecek. Yönetmelikte, “Alışveriş merkezlerinde ve 40’tan fazla bağımsız bölümü bulunan binaların normal katlarında, binanın ortak merdiveni ile bağlantılı, dışarıdan erişimi bulunmayan, toplamda 50 metrekareyi geçmeyen, ticari kullanıma konu edilemeyen, ortak alan niteliğinde kütüphane odası yapılacak” denildi. ÇATILARA YAĞMUR SUYU TOPLAMA SİSTEMİYönetmelikle, kuraklık sorununun giderek artması da dikkate alınarak artık 2 bin metrekareden büyük parsellerde inşa edilecek tüm binaların çatılarında toplanan yağmur sularının, bahçe sulama veya arıtılarak bina ihtiyacında kullanılmak üzere bahçe zemini altında bir depoda toplaması amacıyla “yağmur suyu toplama sistemi” yapılması zorunluluğu getirildi.Yönetmelikle belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kurumlara, daha küçük parseller için de bu konuda zorunluluk getirebilmeleri yetkisi de verildi.YAPI KAYIT BELGESİ ALINAN BİNALARYönetmeliğe göre, iskanlı binanın, bir bağımsız bölümünde sonradan yapılan aykırılıklar nedeniyle “Yapı Kayıt Belgesi” alınmışsa diğer bölümlerde de tadilat yapılabilecek.Üzerinde birden çok bina yapılma hakkı bulunan parsellerde, mevzuata uygun olmayan ve “Yapı Kayıt Belgesi” bulunan bir binanın aykırı kısımlarının alanı, parselin imar hakkından düşülmeyecek şekilde, kalan imar hakkı içinde yeni bina yapılabilecek.Yönetmelikle, yoldan yüksek parsellerde arkası toprak doldurularak yapılan ve zaman zaman yoğun yağışlar neticesinde yıkılabilen ayrıca kaldırımlar üzerindeki yaya trafiği üzerinde baskı oluşturan yüksek bahçe duvarları da düzenlendi.Buna göre, yol kotu ile aynı seviyedeki ön bahçelerde yapılacak bahçe duvarı yüksekliği en fazla 50 santimetre olacak, yoldan yüksek ön bahçelerde ise duvar yüksekliği ön bahçenin tabii zemin kotunu en fazla 50 santimetre geçebilecek.

  • ABD’de 1 milyar dolarlık ikramiye tek kişiye isabet etti
    by NTV on 23 Ocak 2021 at 10:45

    ABD tarihinin en büyük üçüncü piyango ikramiyesi Michigan’da bir bilete çıktı. İsmi açıklanmayan talihli 1 milyar dolarlık (yaklaşık 7,41 milyar TL) ödülün tamamını nakit olarak almak isterse  vergilerin düşürülmesiyle birlikte 739,6 (yaklaşık 5,5 milyar TL) milyon dolar kazanacak.ABD’nin Michigan eyaletinde yaşayan bir kişi, ülke tarihinin en büyük üçüncü ikramiyesi kazandı. Adı açıklanmayan kişinin biletine bir milyar dolarlık büyük ikramiye isabet etti. Kazanan sayılar ise 4-26-42-50-60 ve Mega Ball 24 olarak açıklandı.KAZANMA İHTİMALİ 302 MİLYONDA BİRMega Million biletleri ABD’nin 44 eyaletinde ve District of Columbia ile Virgin Adaları’nda satılıyor. Büyük ikramiyeyi kazanma ihtimalinin 302 milyonda bir olan çekilişte tek bilet 2 dolara satılıyor.Bununla birlikte, ikramiye kazanan kişi ödülünü tek seferde nakit olarak alırsa, bir kısımını vergi olarak ödemek zorunda kalıyor. Eğer Michiganlı talihli ödülünü bu şekilde almayı tercih ederse,  milyar dolarlık büyük ikramiyeden geriye 739,6 milyon dolar kalacak. ABD TARİHİNDEKİ EN BÜYÜK ÜÇÜNCÜ İKRAMİYE Diğer taraftan kurumun sözcüsü Carole Bober Gentry, bunun Mega Millions tarihindeki en büyük ikinci ikramiye ve ABD piyango tarihinin üçüncü en büyük ikramiyesi olduğunu ifade edildi. 23 Ekim 2018’de Güney Carolina’da bir kişi tarafından kazanılan 1, 537 milyar dolar, hala tek bir biletle verilen dünyanın en büyük loto ünvanını koruyor. Mega Million biletleri ABD’nin 44 eyaletinde ve District of Columbia ile Virgin Adaları’nda satılıyor. 2002 yılından bu yana yapılan Mega Millions çekilişinin kuralları, zaman içinde kazanmayı zorlaştıracak şekilde değiştirildi. Bu da dağıtılan ödülün birikerek rekor miktarlara ulaşmasını sağlıyor. İSTANBUL’UN GÖBEĞİNDE MAKAS KAZASI

  • Domateste hesap karışık: 3 TL’den 8 TL’ye nasıl çıkıyor?
    by NTV on 23 Ocak 2021 at 09:17

    Antalya’da kilosu 50 kuruş veya 3 TL olan domates, nasıl bir fiyatlandırmayla markette 8 veya 10’TL’ye tüketiciye ulaşıyor? Yıllardır anlaşılamayan bu fiyat artışı yine gündemde. Son yıllarda sebze fiyatlarında ciddi artış var. Bu maliyet artışı bir düzene kavuşursa, tüketici belki ucuza sebze yiyebilir. Haldeki toptancı, “korsan komisyoncuyu” suçluyor, halden sebze alıp markete satan tüccar ise, “3 TL’lik domatesin markette 8 TL’ye satılması” normal diyor. Üretici ise bütün tarafları suçluyor.Sebze satışında önemli bir yere sahip Antalya hali, domateste fiyatın nasıl arttığını araştırmak için en iyi adres.Antalya Toptancı Hali Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Dernek Başkanı Hasan Ali Yılmaz, market, manav, semt pazarlarındaki fahiş fiyatların sorumlusunun komisyoncu olmadığını belirterek, “Fiyatların artışına kayıtsız çalışan ‘korsan komisyoncular’ etki ediyor” dedi.Yılmaz, 50 kuruşa da, 3 TL’ye de domates sattıklarını söyledi.ANTALYA’DA KİLOSU 50 KURUŞ’Seradan 50 kuruşa çıkıyor komisyoncu fiyatı artırıyor’ düşüncesine karşı çıkan Antalya Toptancı Hali Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Dernek Başkanı Hasan Ali Yılmaz, fiyatlara kendilerinin müdahalesinin mümkün olmadığını söyledi. Halde kurulan borsada fiyatların belirlendiğini o gün çok gelen ürünün fiyatının bir anda düştüğünü az gelenin ise bir anda arttığını ifade eden Yılmaz, 2020 yılında 1 milyon tona yakın yaş sebze ve meyvenin toptancı halinden geçtiğini söyledi. Halde ürünlerin çeşitlerine göre sınıflandırılıp ona göre fiyatlandırıldığını da kaydeden Yılmaz, domatesin 4, salatalığın 3, biberin 2 çeşitten oluştuğunu daha farklı özel çeşitlerin mevcut olduğunu söyledi.Domatesin 50 kuruştan Antalya’dan çıkıp İstanbul ve Ankara’da nasıl 10 liraları gördüğünü anlatan Yılmaz, “Biz burada 50 kuruşa da domates satıyoruz. Kokteyl domates 4-5 lira, salkım domates 6.50 lira, pembe domates 7 liradan satılıyor. 10 liraya satıldığı söylenen domatesin çeşidi nedir? Bunun iyi bilinmesi lazım. Silor salatalık 7-8 lira ama salatalık 4 lira. Birisi diğerinden küçük. Bunlar da cins farklından dolayı fiyatları yarı yarıya farklı” diye konuştu.FİYATI KORSAN KOMİSYONCU ARTTIRIYORKilogramını 3 liraya sattığı domatesten yüzde 8 komisyonla 24 kuruş kazandığını anlatan Hasan Ali Yılmaz, şöyle konuştu:“Biz tüccara satıyoruz ama tezgaha gittiğinde 4-5 lirayı buluyor. Biz çiftçiden kesinlikle ürün satın almıyoruz. Onların bize getirdiği ürünü pazarlıyoruz. Komisyon alıyoruz. ‘Üreticiden 1 liraya alınıp 7 liraya satılıyor’ olayı aslında şuradan kaynaklanıyor. Burada bizi maliye denetler. Ancak kayıtsız, hal dışında çalışan ‘korsan komisyoncu’lar var. Pazarlık yapıp üreticiden 5 liraya almış. 1 lira üzerinden evrak düzenliyor. Gittiği yerde de 7 liraya satıyor. Maliyeye yakalanırsa sattığı fiyat üzerinden 7 liradan fatura kesiyor. Bakılınca 1 liraya aldı 7 liraya sattı. Ama aslında fatura kesmeyecekti yakalanmasaydı.”‘3 LİRALIK DOMATESİN 8 LİRAYA SATILMASI DOĞAL”Halden ürün alıp markete ulaştıran Tüccar Kenan Hasağdaş’ın, fiyat artışına yaklaşımı daha farklı. Hasağdaş, fiyat artışında fire hesabı yapıyor. Hasağdaş, komisyoncudan aldığı üründen mutlaka kullanılmayacak kalitede ürünler olduğunu ve onları tasnif ettiklerini söyledi.Kullanılmayan ürünün yüzde 10’luk bir maliyetinin olduğunu ve bunun fiyata eklendiğini anlatan Hasağdaş, “3 liraya aldık diyelim. İşçilik, kullanılmayan ürünün maliyeti, ambalaj maliyeti, nakliye kalemleriyle birlikte bu ürün İstanbul’da 4.50 liranın altında satılırsa zarar ederim. 5 liraya İstanbul haline geldi. Vergisi ve komisyonun ardından market rafına gelince orada da kar marjı ekleniyor. 3 liraya Antalya’dan çıkıp İstanbul’daki marketin rafına 8 liraya gelmesi aslında doğal bir durum” dedi.Hasağdaş, bazen 3 liraya alınıp 5 liraya satılacağı düşüncesiyle İstanbul haline gönderilen ürünün 2 liraya satılabildiğini de söyledi.’BÜYÜK KAR ELDE EDENLER KİMDİR?’Kumluca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı ve domates üreticisi Mustafa Çetin, “Biz sıcak iklim olmasından dolayı ülkemiz için üretim yapmaya devam ediyoruz. Fakat belimizi büken bir şey var. Bugün Kumluca Toptancı Hali’nde domates fiyatı 1.80- 2.20 lira arasında. Bu domatesler İstanbul’da 10 liraya satılıyor. Bu aradaki farkı kim yiyor? Biz maliyetinin altında domates satarken o aradaki farkı götüren, büyük kar elde edenler kimdir? Biz bunların irdelenmesini istiyoruz. Kimse hakkımızı yemesin. Kimse ülke çiftçisinin belini bükmesin. Bu konuda devlet yetkililerini göreve davet ediyoruz” dedi. ‘ÜRETİCİ ZARARINA SATIYOR, TÜKETİCİ ÇOK PAHALI YİYOR’Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökce, “Biz ne kadar mal satarsak karlıyız. Çünkü seralarımız dopdolu. Çünkü biz ürettik. Yüce Mevlamız bize verdi. Gecemizi gündüzümüze kattık ürettik. Emeğimizin karşılığını almak istiyoruz. Dışarıya bağlı kalmamak için üretmeye devam ediyoruz. 1 lira ile 1.80 lira arasında giden domatesin 1 liranın üzerine koyduğumuz nakliye, ambar, masrafları ile birlikte oldu 3 lira. 1 lira da orada tüccar koysun, aracı koysun, 4 lira. 1 lira da market veya manav koysun 5 lira. 5 liraya satılmış olsa bizim malımız iç piyasada epey bir gidecek. Ama baktığımız zaman 10- 15 liraya domates satılıyor. Bu da bizi üzüyor” dedi.

  • Kilosu 700 lira, kapış kapış satılıyor
    by NTV on 23 Ocak 2021 at 08:34

    Corona virüs sürecinde ismi anılan udi hindi, bağışıklık sistemini güçlendirici özelliğiyle dikkat çekiyor. Kocaeli’de de pandemiden ve çeşitli hastalıklardan korunmak için aktarların yolunu tutan vatandaşlar, kilogramı 700 TL’den satışa sunulan udi hindi, propolis ve arı sütüne rağbet gösteriyor.Corona virüs ve dondurucu soğuklar sebebiyle bağışıklıklarını güçlendirmek isteyen vatandaşlar, binbir çeşit bitkisel ürün satan aktarlara yöneldi. Başlıca ebegümeci, kekik, adaçayı, ıhlamur, zerdeçal, zencefil ve kış çayları satılırken, corona virüsle bilinen udi hindiye, propolis ve arı sütüne de rağbet çoğaldı.Hindistan’da geleneksel tıp tedavilerinde bağışıklık sisteminin güçlenmesi için kullanılan udi hindi bitkisi, pandemiyle birlikte Türkiye’de de talep görmeye başladı. Kilogramı 600 TL ile 700 TL arasında satışa sunulan udi hindi, vatandaşların bağışıklık güçlendirici bitkisi olarak tercih ediliyor.Pandemi sürecinde vatandaşların bağışıklık sistemlerini kuvvetlendirmek için bitkisel ürünlere yöneldiğini kaydeden aktar Ayşegül Leylek, en çok kullanılan ve satılan ürünlerin başında propolisin geldiğini söyledi. Propolisin doğal antibiyotik olduğunu dile getiren Leylek, şu ifadeleri kullandı: “Genelde toz şeklinde temin ediyoruz ve aracılardan alıyoruz. Propolis doğadaki en doğal antibiyotik olduğu için bağışıklık sistemi üzerinde çok muazzam etkileri var. Gribal enfeksiyonlarda, vücuttaki iltihapta, boğaz iltihaplarında en çok kullandığımız propolis oldu. Genelde biz toz halinde olanları macun şeklinde karıştırıp hizmet sunuyoruz. Bununla birlikte arı sütü de çok ilgi görüyor. Arı sütünün de bağışıklık üzerindeki etkisi birçok yerde biliniyor. Bu dönemde de en çok arı sütü, zencefil, propolis, zerdeçal, çörekotu gibi ürünlerden faydalandık”Pandemi döneminde ismi duyulmayan ve bilinmeyen bitkilerin de rövanşta olduğunu vurgulayan Leylek, “Bizim bildiğimiz ama insanların bilmediği bitkiler de gündeme geldi. Bunun en başında, satışta patlama yaşayıp bulmakta zorlandığımız udi hindi geliyor. Udi hindi tozu, akciğerlerde muazzam bir etkiye sahiptir ve akciğerleri temizleyip kuvvetlendirme açısından da çok faydalıdır. Udi Hindi bitkisinin faydaları nelerdir? Udu hindiyi de genelde toz halinde insanlara sunduk. Vatandaşlar udi hindiyi bala, yoğurda, pekmeze bir çay kaşığı karıştırarak içmeye özen gösterdiler. Bunun da ciğerleri rahat ettirdiği, ciğerlerindeki ağrılara iyi geldiği şeklinde olumlu sonuçlar aldık. Udi hindinin akciğerleri temizlediğini biliyorduk, son dönemde korona ile birlikte o da patladı. Dediğim gibi propolis ve arı sütü biliniyordu ama udi hindi korona virüsle beraber ortaya çıktı, patladı. Hatta biz bile udi hindiyi bulmakta zorlandık diyebilirim” dedi.Udi hindi bitkisini bazı vatandaşların bal ve pekmezle, bazılarının ise yoğurt ve suya karıştırarak tükettiğini ifade eden Leylek, firmaların da kolaylık sağlayarak yağını çıkardığını söyledi.Ebegümeci ve adaçayına da rağbetin arttığını söyleyen Leylek, “Adaçayı çok doğal bir antiseptiktir. Boğaz yanmaları, ağrıları, iltihapları ve bütün vücuttaki iltihaplar için adaçayını satıyorduk. Ebegümeci de onunla birlikte öksürüğe çok iyi gelir. Kuru ve balgamlı öksürük dediğimiz öksürüklerde de çok etkilidir. O yüzden bu dönemde onda da bir patlama yaşandı. Ama en çok udi hindi, arı sütü ve propolis satıldı” diye konuştu.Ayşegül Leylek, udi hindinin corona virüsten önce kilosunun 500-600 TL arasında satıldığını ifade ederek, “Bunlar gram ile satıldığı için insanları maddi olarak çok fazla etkilemiyor. Kişinin alacağı zaten 50 gram. Ama corona döneminde biz bile udi hindiyi bulamadık. O yüzden fiyatı bin liralara kadar çıktı. Bulunamadı ve çok fazla talep oldu. Temin edilmeye başlandıktan sonra fiyatı yine 600 TL ile 700 TL civarlarına düştü. Şuan bendeki fiyatı da 600 TL ile 700 TL civarında değişiyor” sözlerine ekledi.Corona virüsle beraber bitkisel ürün satışlarının da arttığına değinen bir diğer aktar Zuhal Korlar, “Ebegümeci, adaçayı, ıhlamur, zeytin yaprağı, karanfil, tarçın gibi ürünler daha çok satılıyor. Geçtiğimiz yıllarda da satışlarımız vardı ama korona satışlarımızı etkiledi, daha fazla satış oldu. Ürünlerin antiviral, anti bakteriyel özellikleri var. O yüzden faydası oluyor, kullananlar da memnun. İnsanlar bitkisel ürünleri kullansınlar. Tarçın, kekik, karanfil, adaçayı, ebegümeci bunları kullanabilirler bu günlerde daha yoğun olarak. Örneğin dağ kekiğinin satışları ikiye katladı, rağbet fazla” dedi.

  • Elazığ depreminin yıl dönümünde afetzedeler, evlerine kavuşuyor
    by NTV on 23 Ocak 2021 at 07:23

    Elazığ’da, 24 Ocak 2020’de meydana gelen ve 41 kişinin yaşamını yitirdiği 6.8 büyüklüğündeki depremin yıl dönümünde yaralar, sarılmaya devam ediliyor. TOKİ tarafından 7 milyar TL kaynak ayrılan afetzedeler için inşasına başlanan 20 bin 118 konuttan yaklaşık 8 bini tamamlandı. Bu konutlardan 3 bini hak sahiplerine teslim edilirken, 5 bin konutun da 1 ay içinde teslim edilmesi hedefleniyor. Vali Erkaya Yırık, kalan 12 bin konutun da 2021’in ortalarında teslim edileceğini belirtti.Elazığ’da, 24 Ocak 2020 Cuma günü saat 20.55’te, merkez üssü Sivrice ilçesi olan 6.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Derinliği 6,75 kilometre olan depremde Mustafapaşa Mahallesi’nde 2, Sürsürü Mahallesi’nde 1, Gezin köyünde 1 olmak üzere 4 apartman ve Çevrimtaş köyünde 1 kerpiç ev yıkıldı.Elazığ’da 37 ve Malatya’da da 4 kişi olmak üzere 41 kişi hayatını kaybetti. Arama- kurtarma çalışmalarında 45 kişi de enkazdan sağ çıkarıldı. Depremi izleyen günlerde de 1000’den fazla artçı oldu.Evleri hasar görenler için ilk etapta 26 bin 500 çadırdan oluşan çadır kent kuruldu. Daha sonra Elazığ merkezde 3, Sivrice ilçesinde de 1 olmak üzere 5 bin vatandaşın yaşayabileceği, 3 bin 500 konteynerin bulunduğu 4 konteyner kent kuruldu.Hasar tespit çalışmalarında, kent genelinde 21 bin 543 konutun ağır ve yıkık hasarlı, 12 bin 214 konutun ise orta hasarlı olduğu tespit edildi. Merkeze bağlı 18 köyde ihalesi yapılan köy konutlarında teslim aşamasına gelindi.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aracılığıyla TOKİ tarafından kent genelinde inşasına başlanan 20 bin 118 konuttan yaklaşık 8 bini tamamlandı. 3 bin konut, kura yoluyla hak sahiplerine teslim edildi. 1 ay içinde 5 bin konutun daha sahiplerine teslim edilmesi amaçlanırken, kalan 12 bin konutun da yıl ortasına kadar bitirilip, teslim edilmesi hedefleniyor. Deprem nedeniyle vatandaşa ve esnafa 2 milyar liralık yardım yapılırken, konutların maliyeti ile birlikte Elazığ’a 7 milyar liralık kaynak ayrılmış oldu.Elazığ Valisi Erkaya Yırık, depremin meydana geldiği andan itibaren tüm imkanların seferber edildiğini dile getirerek, şunları söyledi: “Depremin olduğu akşam Cumhurbaşkanı’mızın talimatlarıyla içişleri, çevre ve şehircilik ile sağlık bakanlarımız ilimize geldi. Vatandaşlarımızın sıkıntılarını gidermek ve onlara psikososyal destek vermek gibi tüm hizmetleri 2 aylık süreç içerisinde burada kalarak gerçekleştirdiler. Deprem geçirmiş bir vilayette 37 canını kaybetmiş, 1000’in üzerinde yaralı meydana gelmiş ve 30 bin konutun ağır, orta ve az hasarlı bir şekilde etkilendiği ve insanların konutlarından olduğu bir ortamda devletimiz hızlı bir hareket göstererek vatandaşlarımızın yanında oldu. İlk süreçte çadır kent başta olmak üzere Kırklar, Doğukent ve Aşağı Demirtaş mahallelerimizde konteynerler vatandaşlarımızın kış ayındaki sıkıntılarını bertaraf etmek için, yerleştirmiş oldu. Burada 3 bin 500 konteyneri devletimiz hazır etti.””Süreçte evleri yıkılan ve ağır hasarlı olan vatandaşlarımızın o konutlardan uzaklaşması ve iyi bir mekana kavuşması için devletimiz, başta taşınma yardımı olmak üzere kira, eşya ve diğer sosyal yardımlar olmak üzere yaklaşık 950 milyon TL’yi 3 bakanlık vasıtasıyla vatandaşlarımıza ulaştırdı. Deprem sonrasında pandeminin de devamıyla işleri bozulan esnafımıza katkı sağlamak maksadıyla 1 milyar liralık bir yardım da ilgili kurumlar vasıtasıyla sübvanse edilmiş oldu. Bununla birlikte 20 bin konut Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vasıtasıyla TOKİ marifetiyle hızlı bir şekilde planlandı ve inşaatlarına başlandı. Şu ana kadar 3 bin konutu kura çekerek belirledik ve teslimini gerçekleştirdik. 1 ay sonra bu sayı 8 bin olacak. Geri kalan 12 bin konut da inşallah 2021’in ortasından sonra vatandaşlarımıza teslim edilmeye devam edecek.”Depremde yıkılan Dilek Apartmanı’nda eşi Ayşe (46) ile oğlu Muhammet Salih’i (9) kaybederken diğer oğlu Zekeriya (13) ile hayata tutunan Hüseyin Civelek (46), deprem anında yaşadıklarını anlatarak, “Salonda oturuyorduk. Çocuklar oyun oynadı sonra meyve yediler. Hanım abdest almak için kalktığında deprem başladı. Antrenin yarısına varmadan duvarlar üzerimize yıkıldı, tavan çöktü. Çocuklar ‘Baba ölme, bizi kurtar’ diye bağırıyor. Bir şey yapamıyorum. Çünkü beton blokların arasındaydım. Eşim ve çocuğum vefat etti. Yan yanaydık fakat bir şey yapamadık. Uzun bir zaman sonra kurtarmaya geldiler ama onlar öldüler. Biz de yaralı olarak çıkarıldık. Hastanede 3-4 gün tedavi gördük. Devletimiz sağ olsun bize konut tahsis etti. Şu an oğlumla birlikte hayatımızı yaşamaya çalışıyoruz” dedi.Canan Demirelli de deprem nedeniyle hasar gören evinden taşınmak zorunda kaldıklarını belirterek, “Sanayi Mahallesi’ne taşındık, oturduğumuz ev 60 yıllıktı. Her an korku içindeydik. 8 ay içinde evlerimiz teslim edildi. Allah Cumhurbaşkanı’mızdan, bütün ilgililerden razı olsun. Evlerimize geldik, çok memnunuz. 20 gün önce deprem oldu ama burada hiç hissetmedik. Evlerimiz gayet güzel. Her şey çok güzel” diye konuştu.Canan Demirelli’nin eşi Aziz Demirelli ise “Evimizde sıkıntı yok, korku yok. En ufak bir sarsıntı da olsa hissetmiyoruz. Bundan iyisi can sağlığı. Cumhurbaşkanı’mıza teşekkür ederiz. Evimize geldik. Önceden dışarı çıktığımızda, çocuklarımız evdeyken korku içindeydik ama şimdi öyle bir durum yok. Allah’tan gelmiş ama artık binalarımız yapıldı ve rahatız” dedi.

  • Hava sıcaklığının eksi 40’a kadar düştüğü Çaldıran’da, serada domates üretimi
    by NTV on 23 Ocak 2021 at 05:33

    Van’ın Çaldıran ilçesinde, gündüz hava sıcaklığı sıfırın altında 25, geceleri ise eksi 40 derece ölçülürken, 4 yıl önce kurulan ve jeotermal enerji ile ısıtılan seralarda üretime devam ediliyor. Bu yıl 1200 ton domates üretimi gerçekleştirdiklerini belirten seranın üretim ve iş programı sorumlusu Ercan Karahanlı, dışarıda dondurucu soğuğa rağmen üretim yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.Van’ın Çaldıran ilçesi Ayrancılar Mahallesi’nde 2016 yılında, Tarım ve Orman Bakanlığı’nca desteklenen projeyle jeotermal enerji ile ısıtılan seralarda domates üretimine başlandı.34 bin metrekare alan üzerinde 20 bin metre boru döşenerek ısıtılan seralar, 10 milyon liraya mal oldu. İlçede topraksız ve arılarla tozlaşmanın sağlandığı domatesler, tamamen doğal yöntemlerle üretiliyor.Hava şartları nedeniyle tarımın da çok yaygın olmadığı ilçede gündüz sıfırın altında 25 dereceye, geceleri ise eksi 40’a kadar düşen hava sıcaklığına rağmen üretim sürüyor.Serada üretilen domatesler, geçen yıl Van’ın yanı sıra Türkiye’nin sebze üretiminde önemli olan Antalya’daki tezgahlarda da yer aldı.Seranın üretim ve iş programı sorumlusu Ercan Karahanlı, “Türkiye’nin en doğusunda İran sınırına yakın Çaldıran ilçesinde bu faaliyetlerimizi gerçekleştiriyoruz. Kış şartları burada çok ağır geçiyor. Dün gece saat 24.00 sıralarında biz eksi 38 dereceyi gördük. Şu an bile dışarısı eksi 25 derece. Biz bu eksi avantajlarla birlikte çok güzel bir üretim gerçekleştiriyoruz. Biz yapabileceğimizi ortaya koyduk. Haziran ayından bugüne kadar 1200 ton ürün aldık. Antalya’ya ürün gönderdik. Antalya üzerinden diğer pazarlara da gönderildi. İnşallah planımız her yıl bir öncekinin üstüne çıkmak” dedi.Çaldıran’da özellikle kış aylarında yaşamın çok zor olduğunu belirten Ercan Karahanlı, karla mücadelenin yanı sıra hava sıcaklığının çok düşük olduğunu söyledi. Karahanlı, “Burada çoğu araç öğlene kadar çalışmayacak çünkü hepsi donmuş halde. Buna rağmen biz üretim yapıyoruz ve bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Seramızda aktif 30 kişi çalışıyor. Çalışanların sayısı dönem dönemde artıyor” diye konuştu.

  • “Tüketici ucuz balık beklemesin”
    by NTV on 23 Ocak 2021 at 05:12

    Soğuk hava nedeniyle balıkçılar ağ atmakta zorlanınca bu durum balık fiyatlarına yansıdı. Geçen yıl kilosu 15 liraya alınan hamsi 30 lirayı görürken, balıkçılar bu yıl ucuz balığın hayal olduğunu söyledi.Marmara Denizi ve Karadeniz’de etkili olan soğuk hava, kuvvetli lodos ve poyrazdan dolayı gemileri ağ atmakta zorlandı. Olumsuz hava koşulları ise tezgahlarda satışa sunulan balığın fiyatını artırdı. Geçen yıl aynı dönemde kilosu 10-15 liraya alınan hamsinin fiyatı 30 lirayı buldu.Antalya Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birlik Başkanı Cengiz Balta, pandemi nedeniyle restoranların kapanmasının da fiyatlara etki ettiğini söyledi. Balık halinden çıkan balıkların kilogram fiyatına ortalama 10 lira eklendiğini ifade eden Balta, “Kilogramı 40- 60- 100- 120-150 liraya balık var. Havalar soğuk olunca balık az çıkıyor ve fiyatları pahalı oluyor” dedi. Balık ve tavuk fiyatlarının şu süreçte eşitlendiğini anlatan Balta, “Vatandaş, şu süreçte ucuza balık yemeyi beklemesin. Balığı biraz daha korumamız lazım. Ucuz balık için av yasağına uymamız lazım” diye konuştu.Balıkçı Ahmet Mercan ise her bütçeye uygun balık olduğunu söyledi. Balığın besin ve lezzet olarak yerinin ayrı olduğunu anlatan Mercan, “Etin kilosu 70- 80 lira. Bir kilo etle 3 kişi doymaz ama 1 kilo balıkla 3 kişi rahatlıkla doyar. Balığın besin değeri daha yüksek. Kilosu 20 liradan fiyat başlıyor” dedi.Vatandaşın genelde hamsi, istavrit, kubbes, sardalya tükettiğini anlatan Mercan, “Hamsi yasak olduğu için fiyatı 30 lira. Donduruculardan geliyor. Öyle satabiliyoruz” diye konuştu.Balık satın alan Osman Eren, uzun zaman sonra hamsi almak için balık pazarına geldiğini söyledi. Haftada bir iki kez balık yediklerini de anlatan Eren, fiyatların pahalı olduğunu söyledi. Fiyatları ve zahmetli pişirme süreci nedeniyle çok balık tüketemediğini belirten Cem Tuğ Kilişçioğlu, “Fiyatlar ortada, çok fazla tüketemiyoruz o yüzden. Kubbes aldım. 35 lira kilosu. 15 günde bir tüketmeye çalışıyoruz. Hamsinin av yasağı var” dedi.Temizlenmesi ve lezzeti için balığı fırında pişirmeyi tercih ettiğini kaydeden Elif Küçük, deniz levreğini çok sevdiğini ifade etti. Fiyatların yüksek olduğunu da anlatan Küçük, hamsiyi geçen yıllarda kilosu 10 liradan yediklerini, bugünlerde 30 liraya satıldığını sözlerine ekledi.BALIK FİYATLARI Kentteki büyük balık pazarlarından birinde tezgahtaki balıkların kilogram fiyatları ise şöyle: Hamsi 30, sardalya 30, mırmır 35, kubbes 35, istavrit 40, lokum 40, çipura 50, turna 50, mercan 60, levrek 60, çinekop 110.

  • Rekabet Kurulu soruşturuyor: WhatsApp’ta muz tekeli
    by NTV on 23 Ocak 2021 at 03:04

    Rekabet Kurulu, Mersin’in  Bozyazı ve Anamur ilçelerindeki muz toptan ticareti teşebbüslerinin Rekat Kanunu’nu ihlal edip etmediğini soruşturuyor. Edinilen bilgilere göre bu teşebbüsler, WhatsApp üzerinden kurdukları gruplarda günlük ortak fiyat belirledi.Kokusu ve lezzetiyle ithal rakiplerini geride bırakan yerli muzun tadını “tekel” iddiaları kaçırdı. Bazı toptancıların, WhatsApp grupları kurarak, günlük fiyat belirlediklerine yönelik iddialar, Rekabet Kurumu’nun radarına girdi. Öte yandan devletin son dönemlerde muz serası yatırımlarını yoğun olarak desteklemesine, üretimin son üç yılda ikiye katlanmasına karşın perakende fiyatların neden bu çabalara paralel bir seyir izlemediğine yönelik sorular da bu iddialar ışığında yanıt buluyor gibi…Milliyet gazetesinden Duygu Erdoğan’nın haberine göre, İddia konusu teşebbüslerin, WhatAapp gruplarında hem alış hem de satış fiyatına ilişkin rakam konuştuğu belirtiliyor.REKABET İNCELİYORRekabet Kurumu tarafından yapılan açıklamalarda, önceki gün ‘muz toptan ticaret teşebbüsleri’ne açılan soruşturma öne çıktı.Türkiye’nin en önemli yerli muz üreten bölgelerinden Mersin Bozyazı ve Anamur’da muz toptan ticareti ile faaliyet gösteren teşebbüslerin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’a aykırı hareket edip etmedikleri, ilerleyen dönemde netlik kazanacak. Rekabet Kurulu ön araştırmasında, ihlalin tespitine yönelik soruşturma açılmasına ‘bulguların ciddi ve yeterli olduğu’ belirtildi.GÜNLÜK FİYATAlanya/ Gazipaşa / Manavgat ve Bozyazı/Alamur hattındaki üreticiler ve birliklerle konuştuk. Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerin ‘WhatsApp uygulaması üzerinden oluşturdukları birkaç grup vasıtasıyla haftalık, hatta çoğu zaman günlük orak fiyat’ belirledikleri iddiaları iletildi.Hakkında soruşturma başlatılan 17 şirket ve 1 dernek bölgedeki komisyoncu, sarartma/paketleme yapan büyük nitelikli firmalardan oluşuyor. Muz üretim ve satışını yapanlar, bu şirketlerin ‘manipülasyon’ iddiasıyla denetlendiğini belirtiyor. İhlal edip etmedikleri belirlenecek 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi de piyasaların, arz/talep dengesinin kontrolü, rekabeti bozma, engelleme amacı taşıyan ortak hareket ve bu kapsamda alım satım fiyatlarının belirlenmesini içeriyor.Bölgedeki muz üreticilerinden edinilen bilgiye göre, her hafta ya da belli bir dönem değil, “Bugün şu fiyattan alalım” şeklinde yapılan günlük paylaşımlar bile var. Bu nedenle hem arz talep dengesiyle oluşan fiyatların bozduluğu, hem de üreticilerin piyasanın dışında belirlenen fiyatlara satışmak yapmak durumunda bırakıldığı igade ediliyor. Yanı sıra küçük çaplı muz tacirlerinin de bu piyasa koşullrından zarar gördüğü belirtiliyor. “İSTANBUL’A BAKIYORLAR”Alanya Muz Üreticileri Birliği (Muzbir) Başkanı Mustada Şenli, Bozyazı-Anamur bölgesindeki iki dernek altında yer alan firmaların kendi aralarında fiyat oluşturdukları duyumunu aldıklarını söyledi. Şenli, şöyle devam etti:”Alıcılar bu fiyatı oluşturuyorlar. Tüm üreticileri de uyması noktasında baskı kurmuş oluyorlar. Belli fiyatın üzerine çıkmadan pazardan ürün temin etmeye yönelik bir hareket. Denetimler bir süredir sürdüğü için son iki aydır fiyat paylaşamıyorlar. Bu sayede piyasa koşullarına göre fiyatlar oluşmaya başladı. Yoksa, bakıyorlardı, İstanbul, Ankara, İzmir’de muz kaça satılıyorsa kendi karlarını, ekleyip çiftçiye ona göre bir fiyat belirleyip, bunun üzerinden mal almadan, tekel oluşturmaya yönelik hareket ediyorlardı. Oradaki fiyat bizim Alanya’yı bile etkiliyor. Üreticiden daha ucuza alınması buradaki piyasayı da karıştırıyordu. Kendilerini belli bir kar marjına endeksliyorlar. Ona göre fiyat veriyorlar. yani düşük fiyattan aldıkları ürün, tüketiciye de yansımıyor”YILLARA GÖRE MUZ ÜRETİMİ2017: 369 bin ton 2018: 499 bin ton 2019: 548 bin ton 2020: 728 bin tonKomisyoncu fiyatı: Anamur’da 5,8 – 6,5 lira, Alanya’da 5,5 – 6,2 liraÜRETİM, TAHMİNDEN FAZLA ARTIŞ KAYDETTİMuzun kilo fiyatı marketlerde 10-12 lira arasında değişiyor. Yerli üretici bölgeler Anamur ve Alanya’da yeşil olarak 5.5 ile 6.20 lira arasında fiyatlara satılıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2017’de 369 bin ton muz üretilirken, 2020’de bu miktar neredeyse ikiye katlanarak 728 gib ton oldu. TÜİK’in 2020 tahmini 680 bin ton iken, ortaya çıkan üetim tahminlerin üzerinde gerçekleşmiş oldu. “PİYASAYI YÖNLENDİREMEZ”Anamuz Bozyazı Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, muzla ilgilenen 150-200’ün üzerinde işletme olduğunu belirtirken, “Üretici istediği işletmeyle alım satım yapabilir durumda. Bu kadar şirketin olduğu yerde bir araya gelerek rekabeti etkileyecek harekette bulunabileceğini düşünmüyoruz” dedi.TALEP PATLAMASI YAŞANIYOR: KİLO 10 BİN LİRADAN SATILIYOR

  • Standard Poor’s Türkiye’nin kredi notunu teyit etti, görünümü değiştirmedi
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 21:37

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard  Poor’s (SP), Türkiye’nin kredi notu ile not görünümünü teyit etti.S&P’den yapılan açıklamada, Türkiye’nin döviz cinsinden kredi notunun “B+”, yerel para birimi cinsinden kredi notunun ise “BB-” olarak teyit edildiği bildirildi.Ülkenin kredi notu görünümünün ise “durağan” olduğu kaydedilen açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen Türkiye ekonomisinin 2020’de kredi teşvikinin etkisiyle yüzde 0,9 büyüdüğünün tahmin edildiği belirtildi.S&P, temmuz ayında yaptığı tahminlerde Türkiye ekonomisinin 2020’de yüzde 3,3 daralacağı tahmininde bulundu. Türkiye ekonomisinin büyümesine ilişkin tahminde önemli bir yukarı yönlü revizyon yapıldığına işaret edilen açıklamada, Kovid-19 salgınına rağmen, Çin, Mısır ve Vietnam’ın dışında, Türkiye ekonomisinin geçen yıl büyüme kaydedecek bir diğer önemli gelişen piyasa ekonomisi olduğuna inanıldığı aktarıldı.Açıklamada, para politikasını sıkılaştırma yönünde alınan son kararların daha konvansiyonel bir politikaya dönüşün sinyalini verirken, Türkiye’nin 2020 sonunda GSYH’nin yüzde 35’ini oluşturarak “ılımlı” kalan net kamu borcunun da manevra alanı bıraktığı ifade edildi.Türkiye ekonomisinin, enflasyon düşerken ve cari açık azalırken, toparlanmaya devam etmesinin beklendiği kaydedilen açıklamada, kısa vadede ülkenin ekonomik büyümesinin dış ortama ve Türkiye’deki aşı uygulamasına bağlı olacağının düşünüldüğü aktarıldı. Açıklamada, Türkiye’nin para politikasının 2020 sonlarına doğru önemli ölçüde değiştiğine dikkat çekilerek, son dönemde atılan adımların devam etmesi halinde yüksek kalan enflasyonun kontrol altına alınmasına yardımcı olacağı ifade edildi. Türkiye ekonomisine ilişkin tahminlere de yer verilen açıklamada, ekonominin bu yıl yüzde 3,6, 2022’de yüzde 3,5, 2023’te yüzde 3,3 ve 2024’te yüzde 3,3 büyüyeceği öngörüldü. Ülkedeki işsizlik oranın ise 2021’de yüzde 13,4, 2022’de yüzde 12, 2023’te yüzde 11,2 ve 2024’te yüzde 11,2 olacağı tahmin edildi. Enflasyonun da bu yıl yüzde 12,5, 2022’de 8,7, 2023’te yüzde 8 ve 2024’te yüzde 8 olacağı öngörüldü. Öte yandan S&P, Azerbaycan’ın kredi görünümünü de “negatif”ten “durağan”a çevirdi ve ülkenin döviz ile yerel para birimi cinsinden kredi notunu “BB+/B” olarak teyit etti. Ülkenin kredi görünümünün “durağan”a çevrilmesinin, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ateşkesle savaşa bağlı güvenlik, finans sektörü ve ödemeler dengesi risklerinin azalmasının temelini oluşturacağı beklentisini yansıttığı anlatıldı. ‘de…

  • SON DAKİKA: Rekabet Kurumu’ndan ilaç devlerine ceza
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 14:35

    SON DAKİKA HABERİ: Rekabet Kurumu, anlaşmalı fiyat artışı soruşturmasında Novartis’e 165.4 milyon lira, Roche’e ise 112.9 milyon lira ceza kesti.Rekabet Kurumu’nun ilaç firmaları Novartis ve Roche hakkında yürüttüğü “anlaşmalı fiyat artışı” soruşturması tamamlandı.Novartis’e 165.4 milyon lira, Roche’e ise  112.9 milyon lira ceza kesildi.Yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:Novartis Sağlık Gıda ve Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ve Roche Müstahzarları San. A.Ş.’nin göz hastalıklarında kullanılan Altuzan ve Lucentis ilaçlarından daha pahalı olan Lucentis’in kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak yürütülen soruşturma sonucunda, toplanan tüm delil, bilgi ve belgeler, düzenlenen Rapor, Ek Görüş, yazılı savunmalar ve sözlü savunma toplantısındaki açıklamalardeğerlendirilerek, 21.01.2021 tarihinde yapılan Rekabet Kurulu toplantısında 21-04/52-21 sayı ile aşağıdaki nihai karar alınmıştır:1) Novartis Sağlık Gıda ve Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ve Roche Müstahzarları San.A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine OYBİRLİĞİ ile2) Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi hükümleri uyarınca 2019 mali yılı sonundaoluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirleri üzerinden- Novartis Sağlık Gıda ve Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’ye 165.464.716,48 TL,- Roche Müstahzarları San. A.Ş.’ye 112.972.552,65 TLidari para cezası verilmesine Oybirliği ile gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıkolmak üzere, karar verilmiştir.”

  • Kapadokya’da iki gün: Nereye gitmeli? Ne yemeli? (Kapadokya gezilecek yerler)
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 14:06

    Doğanın ince ince işlediği vadilerin, yüzyıllar öncesinden kalma yer altı şehirlerinin, leziz şarapların, otantik lezzetlerin ve güzel atların diyarı Kapadokya’nın en iyilerini Brandlifemag.com derledi…Eğer yolunuz Kapadokya’ya bir kez düştüyse, bu mucizevi coğrafyaya aşık olmuş ve mutlaka tekrar gelmek istemişsinizdir. Evet, Kapadokya’da keşfedilecek birçok doğal güzellik ve tarihi gizem var. Ancak bunların hepsinin yanında, elinizde bölgede üretilmiş bir kadeh şarapla, vadilerin, tepelerin manzarasına dalıp gitmek de muhteşem bir huzur veriyor insana.Yani Kapadokya’nın tüm turistik noktalarını gördüyseniz bile, sırf bu keyfi yeniden yaşamak için oraya geri dönme isteği duymanız şaşırtıcı değil. İşte bu yüzden, ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde en güzel haline bürünen bu bölgeyi ilk kez görecekler ve geri dönecekler için minik bir rehber hazırladık. Gelin birlikte Kapadokya’nın büyüsünü en iyi duyumsayacağınız mekanlara biz göz atalım…Kapadokya’da görmeniz gereken yerlerin başında UNESCO Dünya Kültür Mirası’na dahil olan Göreme Açık Hava Müzesi geliyor. Uçhisar Kalesi’nin neredeyse tüm bölgeyi ayaklarınız altına serecek panoramik manzarası kusursuz. Zelve, Dervent, Güvercinlik ve Aşk Vadileri, ayrıca gün batımında muhteşem bir kızıla bürünen Kızılçukur Vadisi de bölgenin farklı yer şekillerini görebileceğiniz noktalar. Kapadokya’da sizi uzun yürüyüşler bekliyor, en rahat ayakkabılarınızı giymeyi unutmayın!Tabii Kapadokya denince akla ilk gelen fotoğraf karelerinden, gün doğumunda yavaş yavaş göğe yükselen sıcak hava balonlarını da unutmamak gerek. Eğer bölgeyi bir de kuş bakışı izlemek isterseniz mutlaka denemelisiniz.Yani Kapadokya’nın tüm turistik noktalarını gördüyseniz bile, sırf bu keyfi yeniden yaşamak için oraya geri dönme isteği duymanız şaşırtıcı değil. İşte bu yüzden, ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde en güzel haline bürünen bu bölgeyi ilk kez görecekler ve geri dönecekler için minik bir rehber hazırladık.Gelin birlikte Kapadokya’nın büyüsünü en iyi duyumsayacağınız mekanlara biz göz atalım…Göreme, Ürgüp ve Uçhisar bölgelerinde sayısız otel bulunuyor. Bunların büyük çoğunluğu coğrafyanın özelliğinden faydalanarak, misafirlerine kayalara oyulmuş odalarda, benzersiz bir konaklama deneyimi yaşatıyor.Uçhisar’da binlerce yıllık bir manastır yerleşkesi ve ona bağlı mağaralar, yer altı tünelleri ve tarihi evlerden oluşan kalıntıları bir titiz restorasyonla hayata geçiren Argos in Cappadocia Kapadokya’nın tüm gizemlerini bir arada sunuyor.Müze konsepti ve paha biçilmez antikalarla dekore edilmiş, 30 kaya ve geleneksel taş odası ile hizmet veren Museum Hotel de sunduğu nefes kesici manzaralarıyla akılda kalıcı bir tatil yaşatıyor.Argos in Cappadocia’nın restoranı Seki, yöresel malzemeleri çağdaş yorumlar ve kendi bağlarının üzümleriyle üretilen şaraplar eşliğinde sunan, Güvercinlik Vadisi manzarasının ayaklarınızın altına serildiği bir lezzet durağı.Göreme’de bulunan Seten, bölgeye özgü yerel mezeleri, çorbaları ve tatlılarının yanında, hoş dekorasyonuyla mutlaka uğramanız gereken bir restoran.Kapadokya’dan şarap almadan dönmemeniz gerektiğini söylemeye gerek yok elbette. Hem tadım hem de alışveriş yapabileceğiniz Kocabağ ve Turasan şarap evlerine mutlaka uğrayın. Antika merakınız varsa Ortahisar ve Uçhisar’daki dükkanların içinde kaybolmaya zaman ayırın.Avanos’ta ise çömlek yapım atölyelerini ziyaret edebilir, eviniz için dekoratif objeler satın alabilirsiniz.

  • ‘Ege hamsisi’ne akın: 4 saatte tükendi
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 11:18

    Muğla Marmaris’te tezgahlarda kilosu 30 liradan yerini alan ”Ege hamsisi”ne ilgi büyük oldu. Kapalı pazar yerindeki 3 balıkçının tezgahındaki 420 kilogram hamsi 4 saatte tükendi.Tarım ve Orman Bakanlığı Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Boğazı’nın tamamında ve Karadeniz’de İstanbul’un Sarıyer ilçesi Kumköy Aslan Burnu’ndan, Gürcistan sınırına kadar olan karasularda hamsi avcılığının 28 Ocak’a kadar durdurulması üzerine balıkçılar, yasak dışında kalan Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada çevresi ile Ege Denizi açıklarında avlandı. Bu bölgede avlanan 600 kilogram Ege hamsisi, günün ilk ışıklarıyla birlikte kamyonlarla Marmaris’e getirildi.Karadeniz ve İstanbul Boğazı’ndaki av yasağı nedeniyle ”Hamsi bulamayacağız” düşüncesine kapılan Marmarisliler, Ege hamsisine büyük ilgi gösterdi.”EGE HAMSİSİ KARADENİZ HAMSİSİNİ ARATMADI”Tezgahlarda kilosu 30 liradan satışa sunulan Karadeniz hamsisi lezzeti aratmayan ve daha iri olan Ege hamsisine ilgi büyük oldu. Marmaris Kapalı Pazaryeri’ndeki 3 balıkçı da talebe yetişmek için beşer personel ile hamsi temizledi. 3 balıkçının tezgahındaki toplam 420 kilogram hamsi, 4 saat içinde tükendi.40 yıldır Marmaris’te deniz ürünleri satışı yapan Durmuş Ali Yücel, “Yasak dışında kalan Tekirdağ, İğneada ve Ege Denizi’nde hamsi avı var. Karadeniz hamsisini aratmıyor. Ege hamsisi iri ve ucuz olduğu için daha çok satılıyor. Beklediğimizden daha fazla ilgi gördü. Avlanma ne kadar çok olursa deniz ürünleri de çok olur. Balık ve deniz ürünlerinin çok olması fiyatları da ucuzlatır” dedi.”EGE HAMSİSİ DAHA İRİ”20 yıldır balıkçılık yapan Koray Koyuncu, “Karadeniz hamsisine yasak gelince yerini Ege hamsisi aldı. Ege hamsisi daha iri ve Karadeniz hamsisine benzemese de yakın lezzeti var. Karadeniz hamsisi suyundan dolayı biraz daha yağlı olur. Ege hamsisi ise daha az yağlıdır. Günde 8-10 kasa Ege hamsisi temizliyoruz. Bir kasa 14 kiloya denk gelmekte. Corona virüs tedbirleri kapsamında sokağa çıkma kısıtlaması öncesi daha yoğun talep oluyor. Şu anda ilçedeki üç balıkçıda kilosu 30 liradan satılıyor. Fiyatı ucuz ve lezzeti güzel olunca haliyle talepte artmakta” dedi.”BİR KİLO EGE HAMSİSİ İLE 4 KİŞİLİK BİR AİLE RAHATLIKLA DOYAR”14 yıldır balıkçılık yapan Hamit Yücel de “Talebe yetişmek için Ege hamsisi temizliyoruz. Lezzetinde fazla bir fark olmadığı ve ucuz olduğu için talep yoğun. Bir kilo Ege hamsisi ile 4 kişilik bir aile rahatlıkla doyar” şeklinde konuştu.

  • Aksigorta Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) sözleşmesini imzaladı
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 11:01

    Aksigorta, cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalarına bir halka daha ekleyerek Birleşmiş Milletler Kadının Güçlendirilmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles-WEPs) sözleşmesini imzaladı.Toplumsal cinsiyet eşitliği bilinciyle çalışanlarına demokratik bir çalışma ortamı sunan Sabancı Holding iştiraki Aksigorta, Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Kurumu ve Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi tarafından hazırlanan Kadının Güçlenmesi Prensipleri Sözleşmesi’ni (Women’s Empowerment Principles – WEPs) imzaladı.Kadınların, tüm sektörlerde ve her düzeyde, ekonomik yaşamın içinde yer alabilmelerini sağlamak amacıyla kadınların güçlenmesini hedefleyen özel sektörün küresel en önemli girişimlerinden biri olan sözleşme ile Aksigorta, toplumsal cinsiyet eşitliği adına hali hazırda yürüttüğü pek çok çalışmayı da WEPs’in 7 temel prensibi doğrultusunda güçlendirmiş olacak.Çalışanların %50,3’ü kadın, %32’si yönetici Cinsiyet dengesinin iş hayatına zenginlik katacağına inanan Aksigorta İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale, “Kadının Güçlenmesi Prensipleri Sözleşmesi’ni imzalamış olmaktan oldukça mutluyuz. Aksigorta olarak, tüm çalışanlarına eşit fırsat tanıyan bir kurumuz. Cinsiyet eşitliği bilinci konusunda kurumda farkındalık yaratmak amacıyla 2013 yılında İş’te Eşitlik Bildirgesi’ni imzalamış ve bu bildirge ile kurum içerisinde cinsiyet dengesini korumuş olduk. Aynı zamanda deneyimli ve yetkin kadın çalışanların daha üst pozisyonlara doğru ilerleyerek Aksigorta’da ve iş hayatında yükselmelerine de destek oluyoruz. Rakamlarla ifade etmemiz gerekirse, kurumumuz çalışanlarının %50,3’ü kadınlardan oluşuyor. Yönetici kadromuzun %32’si kadın. Aynı zamanda %73 oranında kadın çalışan bağlılığına sahibiz. Kıdem yılı oranlarına baktığımızda da kadın çalışanlarımızın 6,01 oranında kıdem yılına sahip olduğunu görüyoruz’’ dedi.Eşit işe eşit ücretAksigorta’da tamamen performansa ve iş büyüklüğüne dayalı eşitlikçi terfi ve eşit ücret politikası uyguladıklarını ifade eden Ayşegül Gürkale, “Tüm iletişim kanallarımızda cinsiyet ayrımı yapmayan bir yaklaşım sergileyerek kadın erkek eşitliğini bulunduğumuz her platforma taşıyor ve savunuyoruz. Cinsiyet eşitliği konusunu eğitim ve seminerler ile destekliyor, bu konudaki farkındalığı artırmaya öncelik veriyoruz. Aynı zamanda, aile içi şiddete maruz kalarak, destek almak isteyen çalışanlara psikolojik, tıbbi, mali ve hukuki konularda danışmanlık yapan çalışan destek programı ile çalışanlarımızın yanında yer alıyoruz’’ diye konuştu.

  • Türkiye’nin yeni İHA fabrikası üretime başladı
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 10:01

    Ankara’da faaliyet gösteren Lapis Havacılık, 5 yıl önce başladığı Ar-Ge çalışmalarıyla ortaya çıkardığı İHA’ların üretimine başladı. Fabrikada iki ayrı türde yılda toplam 200 İHA üretilebilecek.Özgün insansız hava araçları (İHA) geliştirip üreten Lapis Havacılık, Ar-Ge çalışmalarıyla ortaya koyduğu ürünlerin seri üretimini yapmak için İHA fabrikası kurdu.Lapis, 2015 yılında Ankara Teknopark’taki Ar-Ge merkezinde yerli ve milli imkanlarla yurt dışı bağımlılığı olmayan ürünler geliştirmek için yola çıktı.Bu kapsamda, her türlü hava aracının ve faydalı yüklerin özgün tasarımı, aerodinamik tasarım ve analiz, modelleme, simülasyon, uçuş kontrol ve seyrüsefer algoritma tasarımı, katı modelleme ve yapısal analiz, gömülü donanım yazılım ve tasarımı, görüntü işleme algoritma tasarımı gibi tamamen çalışmalar gerçekleştirildi.Şirket 5 yılın sonunda Anadolu Organize Sanayi Bölgesinde 3 bin 500 metrekarelik seri üretim İHA fabrikası yatırımını hayata geçirdi. Sabit, döner ve çok rotorlu İHA üretme kapasitesine sahip fabrikada aynı zamanda faydalı yük gimbal sistemleri kullanıma sunuluyor. Fabrikada sahip olunan talaşlı imalat, kompozit üretim, 3 boyutlu baskı altyapısıyla birçok firmaya yüksek teknolojiyle mekanik üretim, montaj ve uçuş test konularında çözüm sunuluyor.Lapis Havacılık Yönetim Kurulu Başkanı Osman Sevgi, yaptığı açıklamada, şirketi 2015 yılında kurduklarında, Ankara Teknopark yerleşkesinde Ar-Ge ve belli ölçüde de üretim faaliyetleri yaptıklarını söyledi.Teknoparkta 2 ve 3 eksen gimballer ürettiklerini ve bugün seri üretim aşamasına gelen ürünlerin geliştirme sürecini tamamladıklarını anlatan Sevgi, “Bu süreçte çok rotorlu dediğimiz ve Lap 60 ismini verdiğimiz ürünün seri üretimini amaçladık. 2020 yılının şubat ayında yeni tesisi hizmete sokma ihtiyacı hissettik. Bu tesiste Lap 60 ve VTOL ürünün tüm imalatlarını, talaşlı imalatını, elektronik kartlarının imalatını seri olarak yapmayı hedefliyoruz. Bu amaçla burada dışardan hiçbir ürün almaksızın üretim yapmak adına 3 eksen, 5 eksen CNC makinalar, ölçümlerde kullanılan CMM makinası gibi ekipmanlara sahibiz. Bunun yanında 3 boyutlu bir makinamız var. Bununla prototip anlamında Ar-Ge’de geliştirilen parçaların ve son ürün olarak düşündüğümüz parçaları imal edebiliyoruz.”Sevgi, çoğunluğu mühendis 18 personelin teknoparkta çalışmalarını sürdüğünü, toplamda ise 33 kişilik bir ekibe sahip olduklarını ifade etti.Türkiye’de İHA alanında çok büyük, önemli çalışmaları olan, takdir ettikleri TUSAŞ, Baykar gibi firmalar bulunduğunu dile getiren Sevgi, “Bu firmaların ürünleri çok başarılı ve gurur duyduğumuz, son dönemde ülkemizi çok güçlü gösteren ürünler. Bizim amacımız daha alt seviyede, onların yapmayacağı ürünleri yapmak, ara boşluğu doldurmak ve bu tür araçları hızlı şekilde üretmek. Buradaki altyapı ayda 150 adet döner kanatlı Lap 60 İHA üretmeye uygun. VTOL dediğimiz dikine iniş-kalkış yapan platformumuzdan da yılda 50 adet üretebilecek teknik ve makina altyapımız mevcut” dedi.Ağırlıklı olarak savunma alanında keşif-gözetleme amaçlı İHA üretimine yoğunlaştıklarını belirten Sevgi, VTOL İHA’nın 5-6 saat havada kalıp yaklaşık 40 kilometre menzile ulaştığını; Lap 60 isimli çok rotorlu İHA’nın ise 1 saat hava kalıp yaklaşık 10 kilometre menzili ulaştığını bildirdi.Geliştirdikleri İHA’ların tarım, afet yönetimi, iletişim, kargo taşıma gibi sivil amaçlarla kullanıma da uygun olduğunu vurgulayan Sevgi, şöyle konuştu:”Yakın zamanda TEİAŞ ile ilgili bir tanıtımımız oldu. Enerji nakil hatlarının arıza tespitinde bu tür sistemleri kullanarak uzaktan görüntüleme sistemleri, yapay zeka ile görüntü işlemeyle raporlamaya yönelik çalışmamız oldu. Çok başarılı bir demo yapıldı.Lap 60 isimli araç, savunmada olduğu gibi afet yönetimi olsun, yangın tespit, boru hattı kontrolü olsun, enerji nakil hatlarının arıza tespiti, kargo taşıma gibi çok farkı alanlarda kullanılabilir. Bu noktadan sonra ürünleri modifiye etmek, boyutunu değiştirmek bizim için sorun olmayacaktır. En önemlisi tamamen özgün bir yazılımı olduğu için dış kaynaklı bazı platformların uçamadığı bölgelerde çok rahat şekilde uçabiliyor araçlarımız. Müşterinden gelen her türlü isteğe çok hızlı geri dönüş yapabiliyoruz.”Osman Sevgi, tesisi kurmalarındaki bir diğer amacın ihracat olduğunu vurgulayarak, “İhracata yönelik bir bağlantı olduğunda sayı ve üretim hızı anlamında talebe cevap verebilmeyi amaçladık. Üretim izin belgesini almış durumdayız, bunun arkasında ihracat izin belgesi geliyor. Bu da olduktan sonra fuar ve etkinliklere daha hazır ve güçlü gitme imkanımız olacak. Yurt dışında da ihtiyaç olduğunun farkındayız.” ifadelerini kullandı.

  • Bodrum’un gözü zengin düğünlerinde
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 09:37

    Bodrum dünyada 300 milyar dolar olan düğün pazarından pay alma peşinde. Ünlü tatil beldesinin, marka değerini öne çıkararak, yüksek gelirli düğünlerin merkezi olması planlanıyor.Uluslararası Düğün Profesyonelleri Derneği Avrupa ve Asya’dan sorumlu Başkanı Murtaza Kalender, Bodrum’u düğün sektöründe daha üst seviyelere taşımak için çabalayacaklarını söyledi.İlçedeki bir otelde düzenlenen etkinliğe katılan Kalender, Bodrumlu turizmci Fatih Öztarakçı’yı derneğin Bodrum Bölge Başkanlığına atadı. Öztarakçı’ya atamasıyla ilgili mazbatası, Kalender tarafından takdim edildi.Kalender, etkinlikte gazetecilere, düğün sektörünün dünyada 300 milyar dolarlık pazar hacmi olan bir sektör olduğunu söyledi.İLK HEDEF EN AZ 50 DÜĞÜNBodrum’u bu sektörde daha üst seviyelere taşımayı amaçladıklarını belirten Kalender, “Bodrum her anlamda müthiş bir düğün destinasyonu. Burası çok önemli bir yer. Hedefimiz önümüzdeki yıl en az 50 ayrı yüksek gelirli nitelikli düğünü Bodrum’a getirmek. Bodrum’daki turizmci paydaşlarımızla iş ortaklarımızla birlikte hedefimiz bu” diye konuştu.Uluslararası Düğün Profesyonellerini 5-8 Eylül’de İstanbul’da bir araya getireceklerini anlatan Kalender, bu toplantıyı bir sonraki yıl Bodrum’da yapmayı planladıklarını dile getirdi.İZİN UZMANLARIYLA GÖRÜŞTÜDerneğin Bodrum Bölge Başkanı Fatih Öztarakçı da düğün organizasyonlarının önem arz eden ve yatırım isteyen riskli bir çalışma olduğuna işaret etti.Düğün sahiplerinin bu nedenle en iyi referansla çalışmak istediğine dikkati çeken Öztarakçı, “Murtaza Kalender başkanımızın Avrupa ve Asya’dan sorumlu olması bizim için çok büyük avantaj sağlıyor. Başkanımız 1,5 ay önce Meksika’daydı, oradaki bütün düğün profesyonelleriyle görüşüp organizasyonu Yunanistan ve İspanya’dan alarak İstanbul’a getirdi” dedi.12 DAKİKA TANITIMBodrum’u düğün piyasasında ön plana taşımak istediklerine değinen Öztarakçı, “Eylül’de 300’e yakın düğün profesyoneli İstanbul’a geliyor. Bu kişiler dünyadaki bütün nitelikli düğünleri organize eden kitleler. Biz bu kitlelerin konferansında 12 dakika Bodrum tanıtımı yapacağız. Bodrum’u ön plana çıkararak bu yarışta ön planda olduğumuzu, düğün talebine cevap verebilecek nitelikte olduğumuzu belirteceğiz. Biz buna inanıyoruz. Bu yıl burada hazır yapacağımız iki düğünümüz vardı ancak salgın nedeniyle askıya aldık. Bodrum’un kentsel kimliği var. Düğün yapmak için en büyük avantajda buna sahip olmak. Bu avantajları iyi kullanmamız gerekiyor. Bodrum artık marka bir şehir” diye konuştu.

  • 5 bin yıl öncesinde “euro”: Avrupalıların en eski ortak para birimi keşfedildi
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 09:37

    Bugün Avrupa’da “euro’dan farklı olarak, İngiliz sterlinininden Hırvat kunasına kadar bir dizi farklı para birimi kullanılıyor. Ancak binlerce yıl öncesinde durum çok farklıydı. Arkeologlar, Avrupa’daki ilk ortak para birimine ilişkin yeni bir çalışma yaptı. Bulgular, Avrupalıların  5 bin yıl önce yıl nakit paranın erken bir biçimi olarak yüzük, bilezik ve hatta balta gibi bronz nesneler kullandığını gösteriyor.Bununla birlikte, bilim insanları Erken Bronz Çağı’nda yaşayan Avrupalıların, bu nesnelerin şeklini ve ağırlığını para birimi için standartlaştıracak kadar ileri gittiğini söyledi. Standardizasyon, yani herkes için ortak olarak kabul edilen ölçü ve değer, paranın temel bir özelliği oluşturuyor.  Hollanda’da yer alan Leiden Üniversitesi’nden araştırmacılar, Orta Avrupa’daki  Erken Bronz Çağı’nda para olarak kullanılan olası nesneleri değerlendirdi.100’DEN FAZLA KAZIDAN ÇIKARILAN ANTİK EŞYALAR İNCELENDİPLOS One, sergisinde yayınlanan çalışma kapsamında 100’den fazla kazıdan çıkarılan 5 binden fazla antik eşya incelendi. Weber fraksiyonu olarak bilinen bir prensibi kullanan arkeologlar, eşyaların ağırlıklarını karşılaştırdı. Weber fraksiyonu, kütle bakımından yeterince benzer olan nesneler arasındaki farkın, eşyaları elle tartan bir insanın anlayamayacağını kabul ediyor. 5 BİN YIL ÖNCESİNİN “EURO”SUAraştırmacılar nesnelerin ağırlıkları değişse de, ortalama 195 gram ağırlığındaki bilekliklerin yaklaşık yüzde 70’inin elle ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu keşfetti. Buna ek olarak, bronzdan yapılan yüzük ve baltaların da para birimi olarak kullanılmış olabileceği ifade edildi.Çalışmayı gerçekleştiren ekip, genellikle büyük istifler halinde bulunan bronz eşyalar arasındaki  şekil ve ağırlıktaki tutarlı benzerliğin, onların standartlaştırılmış para biriminin erken bir biçimi olarak kullanıldığın göstergesi olduğunu vurguladı.Çalışmanın başyazarı Doktor  Maikel Kuijpers, “Prehistorya’nın “euro”su bronz yüzükler, nervürler ve baltalardı. Bu Erken Bronz Çağı eserleri şekil ve ağırlık bakımından standartlaştırıldı ve erken bir para biçimi olarak kullanıldı. Adından da anlaşılacağı gibi, Tunç Çağı, insanların metal ile çalışmaya başladığı ilk dönem oldu. Bronzun icadı, taş aletlerin ve silahların kullanımının egemen olduğu tarih öncesi dönem olan Taş Devri’ne son verdi. Daha sonra, Avrupa’nın Orta Bronz Çağı’nda, bronzdaki artışla birlikte hassas tartım araçları ortaya çıktı ve bu gelişmiş bir ticaret sistemi beraberinde getirdi” ifadelerini kullandı.OTOMOBİLİN ÜZERİNDE KANEPE TAŞIDI

  • Işık Plastik halka arz oluyor: Talep toplama işlemi için son gün
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 09:34

    Halka arz başvurusu geçtiğimiz hafta onaylanan Işık Plastik, sabit fiyatla talep toplama ve satış yöntemi yoluyla halka arzında 21-22 Ocak 2021 tarihlerinde talep toplama işlemi gerçekleştirilecek.30 yılı aşkın sektör deneyime sahip Işık Plastik’in halka arzı Sermaye Piyasası Kurulu tarafından onaylandı.Sabit Fiyatla Talep Toplama ve Satış Yöntemi yoluyla halka arz olacak şirket için 21-22 Ocak 2021 tarihlerinde 10.30-13.00 saatleri arasında iki gün süre ile talep toplanacak.  Işık Plastik paylarının birincil halka arzı, Garanti BBVA Yatırım’ın liderliğinde gerçekleştirilecek. Kurumun halka arzda talep toplama fiyatı ise 16,10 TL olarak belirlenmiş durumda. Işık Plastik’in toplam 11.286.293 TL nominal değerli payı halka arz edilecek. Şirketin arz sonrası halka açıklık oranı yüzde 21,8 olacak. Halka arz süreci ile ilgili bilgi veren Işık Plastik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Abdullah Çeker, “Hali hazırda 60’a yakın ülkeye ürün ihracatı yapıyoruz. Son açıklanan bağımsız denetim raporumuzda da belirtildiği üzere 30 Eylül 2020 itibariyle ihracatımızın toplam satışlarımız içindeki payı yüzde 78’dir.Yurt dışında özellikle ABD’ye yapılan satışlarımız son dönemde önemli derecede arttı.2017 yılında 1,9 milyon TL olan ABD satışlarımız 2020’nin ilk 9 ayında 70 milyon TL’ye yaklaştı. Işık Plastik olarak 30 Eylül 2019-30 Eylül 2020 arasındaki 12 aylık dönemde net satış rakamımız 366 milyon TL’ye, faaliyet karımız 104 milyon TL’ye ve net karımız ise 52 milyon TL’ye ulaştı.” dedi. GELİR NASIL DEĞERLENDİRİLECEK?Halka arzdan elde edilecek fonun kullanımına da değinen Çeker, “Halka arz sonrası elde edeceğimiz geliri ağırlıklı olarak büyümenin finansmanı için kullanmayı planlıyoruz. Bu kapsamda gelirin yüzde 35 ila 50’sini işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması, yüzde 15 ila 30’unu yatırım harcamaları ve kalan yüzde 25 ila 40’ını ise kredi borçlarının geri ödenmesi için kullanacağız” dedi.YENİ FABRİKA YATIRIMLARIHali hazırda Işık 1 isimli; 22,689 m2 arsa üzerinde 14,807 m2 kapalı alana sahip fabrikaları ile hizmet sunduklarını anlatan Çeker, devam eden yeni yatırımlarına da dikkat çekti. Çeker; “Bu yatırım ile birlikte mevcut 14.807 m2 kapalı alanımızı 11.871 m2 artırarak tesislerimizin toplam kapalı alanını 26.678 m2’ye çıkaracağız. Devam eden inşaatı Mart sonuna kadar bitirmeyi hedefliyoruz.Hali hazırda yaklaşık yüzde 75’i tamamlandı. Üretimin ise Ağustos 2021’de başlamasını planlıyoruz. Bu tesisimizde yurtiçi pazarda ithal edilen çizilmez levha ve aynalı levha yatırımlarını yaparak yerli üretimi hayata geçireceğiz. Ayrıca halka arz sonrası Işık 1 fabrikasında buğu tutmayan levha kaplama hattı yatırımı yapmayı planlıyoruz. Aynalı, çizilmez ve buğu tutmayan levha kaplama hatları için toplam 13,6 milyon TL yatırım yapılacağını öngörüyoruz” dedi. 

  • Bitcoin’de sert düşüş
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 09:25

    Kripto para piyasasının en yüksek hacimli birimi olan Bitcoin, yeni yıldaki yükselişinin ardından sert bir düşüş yaşayarak 30 bin dolar seviyelerine yerleşti. Son 24 saatte ilk on kripto paranın tamanında düşüş yaşandı. Peki, 22 Ocak Cuma itibari ile Bitcoin Ethereum ve Altcoin’lerde son durum ne? BTC, ETH ve XPR kaç dolar/TL oldu? İşte detaylar…Bitcoin, yılın ilk günlerinde ulaştığı 41 bin 900 dolarlık yeni zirveden 33,00 dolar seviyelerine indikten sonra 35 bin bandında kendine destek bulmuştu.Hafta boyunca 35 bin dolar bandına tutunmaya çalışan üst üste düşüşlerle 30 bin doların altına geriledi. Bir gün önce yüzde 11 kayıp yaşayan Bitcoin sabah saatlerinde 29 bin 327 dolara kadar geriledi. Coinmarketcap verilerine göre, Bitcoin, son 24 saatte yüzde 8.65 değer kaybı yaşarken, birimin haftalık düşüşü ise 17.60% olarak hesaplandı.22 Ocak Cuma itibari ile 1 BTC =31 bin 627 dolar / 232 bin 760 TL’dir.ETHEREUM  KAÇ TL OLDU?Kripto para piyasasının en yüksek hacimli ikinci birimi olan Ethereum son iki haftada Bitcoin (ETH/BTC) karşısında yüzde 50 değer kazanmıştı.19 Ocak tarihinde tüm zamanların rekorunu kıran ETH, bin 448 dolara kadar yükseldi.Kprito para piyasasındaki düşüş ile birlikte Ethereum (ETH), son 24 saate yüzde 10 değer kaybı yaşayarak bin 100 dolar seviyesine geriledi.22 Ocak itibari ile 1 ETH= 1.1506 dolar / 8 bin 558 TL’dir.ALTCOİNLERDE SON DURUM NE?Devam eden dava sürecine bağlı olarak değer kaybetmeye devam eden Ripple’ın XPR’si hafalık yüzde 8 lik değer kaybı ile  0.26$ dolara kadar geriledi. Polkadot (DOT) ilk 10 kripto para içerisinde en büyük yükselmeyi yaşayarak 103.95%’lik yükselme ile 17$ dolara ulaşmaştı. bugün itibariyle 1 DOT= 16$ dolar / 121 TL’ dir.Chainlink (LINK) ise   20$ banında seyretmeye devam ediyor.BİTCOİN İÇİN 20 BİN DOLAR UYARISIBitcoin’in 30 bin dolar seviyesine düşmesinin ardından , kripto para piyasasını takip eden analist ve yatırımcılar 20 bin dolar seviyesinin söz konusu olabileceğine dikkat çektiyor.Eşik seviyenin kırılmasının kısa vadede kripto para birimler için kötü haber olduğunu belirten Oanda Europe Kıdemli Piyasa Analisti Craig Erlam “Çok uzun bir süre geçmeden 20 bin doların test edildiğini görürsem şaşırmayacağım” değerlendirmesinde bulundu.YENİ GÜVENLİ LİMAN BİTCOİN Mİ?

  • Vakıfbank’tan 40 milyar TL’lik yeni kredi paketi
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 09:02

    Vakıfbank, başta imalatçı ve ihracatçı firmalar olmak üzere işletmelerin kullanımına sunulacak yeni kredi paketini duyurdu. Paket 2 milyar dolar ve 25 milyar TL olmak üzere toplam 40 milyar TL büyüklüğünde olacak.VakıfBank, yerli üretimi desteklemek ve istihdamı korumak amacıyla başta imalat sanayiinde faaliyet gösteren firmalar ile ihracatçı firmalara yönelik olmak üzere yeni bir kredi paketini kullanıma sunuyor.VakıfBank’ın yeni ürünü ile ilgili açıklamalarda bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “Bankamız, geçmişte olduğu gibi bugünde değer üreten her kesimin yanındadır. Ülkesine inanan, yerli üretimden vazgeçmeyen, ihracat hedeflerine katkı sağlayan firmalarımız bizler için özel bir önem taşıyor. Özellikle pandemi sürecinde üretime devam etmiş, tüm zorluklara rağmen istihdamdan vazgeçmemiş işletmelerimizin her daim yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Bu yeni kredi paketimizle de imalatçılarımıza da ihracatçılarımıza da omuz vermeyi amaçlıyoruz. Firmalarımız üretimlerine de yatırımlarına da faizlerin düşmesini bekleyerek ara vermesin ülkemiz zaman kaybetmesin istiyoruz” dedi.KREDİ PAKETİNİN AYRINTILARIÜstünsalih, yeni kredi paketinin TCMB politika faizine endeksli olarak kullandırılacağını ve TCMB politika faizi düştükçe, kredi faiz oranının da düşeceğini belirtti. Üstünsalih, kredinin bu yönüyle sektörde bir ilk olduğuna dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:“Başta İmalatçı ve ihracatçı firmalarımız olmak üzere işletmelerin kullanımına sunacağımız yeni kredi paketimiz, 2 milyar dolar ve 25 milyar TL olmak üzere toplam 40 milyar TL büyüklüğünde olacak. TCMB politika faizine endeksli kredimizin başlangıç faiz oranını yıllık yüzde 17,75 olarak belirledik. Paketimiz 12 aydan başlayarak 72 aya kadar vadeler içermekle birlikte firmalarımızın ihtiyaçları ve nakit akışına göre 1 yıla kadar ödemesiz dönem uygulanabilecek Yine Bankamız tarafından sektörde bir ilk olarak gerçekleştirilen bu ürünümüzün hem firmalarımız için hem de ülkemiz ekonomisi adına hayırlı olmasını diliyorum.”

  • İstanbullu pandemide çiğ süte geçti
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 08:24

    Pandemi nedeniyle evde yoğurt ve peynir yapımı arttı. İstanbul’da geçen yıl çiğ süt satışlarında yüzde 35’lik bir artış yaşandı.İstanbul Ziraat Odaları Başkanı Ömer Demir, yeni tip corona virüs (Covid-19) salgınının da etkisiyle geçen yıl İstanbul’da çiğ süt satışlarının yüzde 35 arttığını bildirdi.Demir, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin, süt ve süt ürünleri üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden olduğunu söyledi. Türkiye’de 2000’li yıllarda günlük 6 milyon ton günlük çiğ süt üretimi yapıldığını belirten Demir, “Bu rakam her yıl artarak günümüzde 24 milyon tona yaklaştı. Ülke ekonomisine çiğ sütün katkısı oldukça fazla.” dedi.Ömer Demir, süt ve süt ürünlerinin sağlık için oldukça önemli olduğunun altını çizen Demir, şöyle devam etti:”Bağışıklığı da güçlendiren süt ve süt ürünlerine talep oldukça arttı. İstanbul’da artık günlük yaklaşık 2 bin ton çiğ süt satılıyor. Talebin artmasıyla İstanbul’a şehir dışından günlük çiğ süt getiriliyor ve satılıyor. Yeni tip koronavirüs salgınıyla vatandaşların çiğ süte talebi arttı. Salgının etkisiyle 2020 yılında İstanbul’da çiğ süt satışları yüzde 35 arttı. Çiğ süte olan talep artmaya devam ediyor. Bu durum doğal sütün önemini artırıyor. Kurallar çerçevesinde İstanbul’da her mahallede çiğ süte ulaşılabiliyor.” “YOĞURT VE PEYNİR MAKİNE SATIŞLARI YÜZDE 35 ARTTI”Salgınla beraber insanların evde süt ve süt ürünleri yapımına yöneldiğine dikkati çeken Demir, “Vatandaşlar artık evinde kendi yoğurdunu, peynirini, kaşarını yapmaya başladı. Evde yoğurt yapımı yüzde 300 arttı. İnsanlar evde süt ürünü yapabilmek için yoğurt ve peynir yapma makinelerine ilgi gösteriyor. Yoğurt ve peynir makine satışları da yüzde 30 arttı.” ifadelerini kullandı. “SÜT ÜRETEN KÖYLÜ ARTIK SÜTÜ İŞLİYOR”İstanbul Ziraat Odaları Başkanı Ömer Demir, süt üreten köylünün de artık sütü işlemeye başladığını anlattı.Köylülerin önceden sütü satmayı tercih ettiğini dile getiren Demir, “Salgınla beraber köylüler de evlerinde yoğurt, peynir ve kaşar yapmaya başladı. Köylüler artık sütü satmıyor, satmak yerine süt ürünü haline getirip öyle satışını yapıyor.” dedi.Demir, süte verilen devlet desteğinin devam etmesiyle süt ve süt ürünlerinin hem Türkiye’ye hem üreticiye hem de tüketiciye kazanç sağlayacağını sözlerine ekledi.

  • Seyahat için geçen yılın 3. çeyreğinde 18,9 milyar lira harcandı
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 08:13

    Salgının etkilerine karşın geçen yılın üçüncü çeyreğinde yurt içinde ikamet eden 17 milyon 299 bin kişinin seyahate çıkarken, toplam seyahat harcamaları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19,2 azalarak 18 milyar 864 milyon lira oldu.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz-Eylül 2020 dönemine ilişkin “Hane Halkı Yurt İçi Turizm” verilerini açıkladı.Buna göre, corona virüs (Covid-19) salgınının etkisini hissettirdiği 2020’nin temmuz-eylül dönemini kapsayan üçüncü çeyrekte seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydıyla ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı, 2019’un aynı çeyreğine göre yüzde 32 azalarak 21 milyon 724 bin olarak gerçekleşti.Bu dönemde seyahate çıkanlar 255 milyon 77 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 11,7, seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 868 lira oldu.Yurt içinde ikamet eden 17 milyon 299 bin yerli turistin yaptığı seyahat harcamaları, geçen yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19,2 azalışla 18 milyar 864 milyon 514 bin lira olarak kayıtlara geçti. Seyahat harcamaları, kişisel veya paket tur harcamaları şeklinde yapıldı.Yurt içi turizm harcamasının yüzde 92,2’sini (17 milyar 391 milyon 223 bin lira) kişisel, yüzde 7,8’ini (1 milyar 473 milyon 291 bin lira) ise paket tur harcamaları oluşturdu.Seyahate çıkış sebeplerine bakıldığında, yakınları ziyaret amacıyla yapılan seyahatler yüzde 58,9 ile ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 35,7 ile “gezi, eğlence, tatil” ve yüzde 2,4 ile “sağlık” takip etti.Bu dönemde seyahate çıkanlar 150 milyon 856 bin geceleme sayısıyla en çok “arkadaş ve akraba” evinde kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 75 milyon 760 bin gecelemeyle “kendi evi” yer alırken, bunu 12 milyon 781 bin geceleme sayısıyla “otel” izledi.VİDEO: DÜNYA TURİZMİNDE 3 SENARYO

  • Türkiye’de 2021 yılında satılan en ucuz sıfır otomobiller
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 07:09

    2021 yılında sıfır otomobil sahibi olmak isteyenlerin en çok aradıkları konu güncel fiyatlar. Listemizde 300 bin TL’ye kadar olan modellere yer verdik. Listeye yeni modeller eklenmeye devam ederken, 150 bin TL altında ise sadece 3 model kaldı. Firmaların 2021 modelleri piyasadaki yerlerini almaya devam ederken sizin için Türkiye’de satılan en uygun fiyatlı 2021 model otomobilleri derledik.2021 yılında sıfır otomobil alacaklar için internet sitelerinde yer alan fiyat listelerine göre en uygun modelleri listeledik.İşte Türkiye’de satış yapan markaların liste fiyatlarına göre en ucuz modelleri… (Listede, markaların 300 bin TL’ye kadar olan modelleri harf sırasına göre dizilmiştir)YENİ C3 FEEL 1.2 PureTech 83 BVM SS 5 İleri Manuel Fiyatı: 164.000 TLKampanyalı fiyatı 151.500 TLC3 AIRCROSS SUV SHINE 1.2 PureTech 130 HP SS EAT6 Tam Otomatik  Fiyatı 296.500 TLC-ELYSEE FEEL 1.5 BlueHDi 100 HP SS 6 İleri Manuel Fiyatı 197.500 TLStepway Turbo 90 bg Easy-R Euro6D Temp  Fiyatı 158.950 TLDUSTER Comfort 1.0 Tce 100 bg 4X2 Liste fiyatı 175.900 TLEGEA SEDAN Easy 1.4 Fire 95 HP Fiyatı: 135.900 TL Kampanyalı Fiyatı 130.900 TLEGEA HATCHBACK Street 1.4 Fire 95 HP Manuel BenzinliFiyatı: 152.900 TL Kampanyalı Fiyatı 145.900 TLEgea Station Wagon Street 1.3 M.Jet 95 HP Manuel Dizel Fiyatı: 193.900 TL Kampanyalı Fiyatı 188.900 TLYeni Egea Cross 1.4 Fire 95 HP Street – Manuel – Benzinli  Fiyatı: 159.900 TL Kampanyalı fiyatı: 154.900 TLPANDA URBAN 1.2 69 HP – 2020 model Fiyatı: 136.000 TLKampanyalı fiyatı 130.000 TL500 Popstar 1.2 Fire 69 HP MTA  Fiyatı: 178.100 TL Kampanyalı fiyatı:  172.100 TL500L Mirror 1.4 Fire 95 HP MT Fiyatı: 193.100 TL  Kampanyalı Fiyatı:  183.100 TL500X Urban 1.0 120HP Firefly MTFiyatı: 230.100 TL Kampanyalı fiyatı 220.100 TLFiesta Style 5 Kapı1.0L EcoBoost 100PS 6 ileri Otomatik Benzin Fiyatı 211.950 TLFocus Trend X 4 Kapı1.5L Ti-VCT-123PS 6 İleri Manuel Benzin Fiyatı 210.400 TLEcoSport Style SUV 1.0L EcoBoost 125PS 6 İleri Otomatik Benzin Fiyatı 280.600 TL Kampanyalı fiyatı 227.000 TLPuma Style SUV 1.0L EcoBoost 95PS 6 İleri Manuel Benzin Liste fiyatı 286.000 TL Kampanyalı fiyatı 226.700 TLCivic Sedan 1.6L Elegance Otomatik BenzinListe fiyatı 285.900 TLHyundai i10 1.0 MPI 5 İleri Düz Jump (Benzinli) Liste fiyatı 156.600 TLYeni i20 – 1.4 MPI 6 İleri Düz MT Jump (Benzinli) Liste fiyatı 167.650 TLYeni Kona 1.0 T-GDI 7 İleri DCT Style (Benzinli) Liste fiyatı 281.100 TLYENİ PICANTO Live 1.0L 67 PS AMT Benzin – Otomatik Fiyatı: 169.400 TL 2020 model kampanyalı fiyatı 157.400 TLYENİ RIO 1.2L 84 PS Manuel Benzin CoolFiyatı: 156.273 TL Kampanyalı fiyatı 141.100 TLCEED 1.4L 100 PS Manuel – Benzin – Cool TeknoFiyatı: 208.200 TL Kampanyalı Fiyatı: 196.700 TLYENİ STONIC 1.25L 84 PS Manuel – Benzin – Cool Fiyatı: 187.900 TL Kampanyalı fiyatı 175.900 TLSportage Cool 1.6L Benzin Manuel 132 PS Fiyatı 229.500 TLYeni Space Star 1.2 INTENSE CVT Fiyatı 178.900 TL Kampanyalı fiyatı 170.000 TL 2021 fiyatları güncelleniyor…Eclipse Cross 1.5 4X2 INVITE MT Fiyatı 300.394 TL Kampanyalı fiyatı 287.650 TL 2021 fiyatları güncelleniyor…Nissan Micra 1.0 IG-T 100 düz vites Visia  Fiyatı 189.100 TL Kampanyalı Fiyatı 181.900 TLCorsa 1.2 Essential Benzinli MT-5 75 HP Fiyatı 172.900 TLASTRA HB 1.2 Benzinli MT-6 145 HP Fiyatı 279.500 TL Ocak ayına özel fiyat: 227.900 TLYENİ CROSSLAND 1.2 Benzinli MT-6 130 HP Edition Fiyatı 216.900 TL301 ACTIVE 1.5 BlueHDi 100 hpListe fiyatı 204.192 TLYeni 208 ACTIVE 1.2 Puretech 75hp MT5  Lansmana Özel Fiyat 169.000 TL301 ACTIVE 1.5 BlueHDi 100 hp Euro 6d Fiyatı 204.192 TLYeni 308 STYLE TECH 1.2 PureTech 130 hp EAT8 Tam Otomatik  Fiyatı 283.253 TL Kampanyalı fiyatı: 280.100 TLYeni 2008 ACTIVE 1.2 PureTech 100hp 6MT Fiyatı 318.153 TL Kampanyalı fiyatı: 285.000 TLYeni Clio Joy 1.0 Sce 65 bg Liste fiyatı 155.900 TLYeni Captur Joy 1.0 TCe 100 bg  Liste fiyatı 211.950 TLSymbol Joy 0.9 TCe 90 bg  Fiyatı 140.950 TLMegane Sedan Joy 1.3 TCe 140 bg  Fiyatı 202.000 TLIBIZA 1.0 Evo 80 HP SS Style  Liste fiyatı 170.000 TL Kampanyalı fiyatı: 154.000 TLYENİ LEON 1.5 TSI ACT 130 HP SS FR  Fiyatı 231.500 TLARONA 1.0 EcoTSI 115 HP DSG SS Xcellence  Fiyatı 231.000 TLFabia 1.0 TSI 95 PS DSG Premium  Fiyatı 194.006 TL Ocak ayına özel kampanyalı fiyatı 184.500 TLScala 1.0 TSI 115 PS DSG Elite Liste Fiyatı 225.006 TL Ocak ayına özel kampanyalı fiyatı 219.500 TLYENİ OCTAVIA 1.0 TSI e-TEC 110 PS DSG Elite Fiyatı: 320.006 TL Lansman kampanyası: 299.900 TLKAMIQ 1.0 TSI 110 PS DSG Premium  Fiyatı 308.006 TL Kampanyalı fiyatı 292.100 TLSWIFT HİBRİT 1.2 GL Techno CVT (Tek Renk) Otomatik Benzinli  Liste fiyatı 217.008 TL Kampanyalı fiyatı 207.900 TLVitara 1.4 GL+ 4×2 AT (Tek Renk) Otomatik Benzinli 140 HP Fiyatı 284.900 TLYeni Corolla 1.6 Vision Liste fiyatı 203.600 TLToyota Corolla HB 1.2 Turbo Dream Multidrive S  Fiyatı 228.750Yaris 1.0 Life  Liste Fiyatı 209.200 YARIS 1.5 Hybrid Dream e-CVT  Liste Fiyatı 299.300Polo 1.0 80 PS Manuel Trendline  Liste fiyatı 181.800 TLGolf 1.0 TSI 115 PS Manuel Midline Plus  Liste fiyatı 207.100 TL

  • SON DAKİKA: Emekli sandığı zam farkı bugün yatıyor
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 06:55

    Bakan Zehra Zümrüt Selçuk, “Emekli Sandığı kapsamındaki vatandaşlarımızın 2021 ocak ayına ilişkin zam farklarını bugün hesaplara yatırıyoruz” dedi.Son dakika haberi! Emekli sandığı kapsamındaki vatandaşların ocak ayına ilişkin zam farkları bugün hesaplarına yatırılacak.Açıklamayı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk yaptı. Selçuk, “Emekli Sandığı kapsamındaki emekli, malul, vazife malulü, dul ve yetim aylığı alan 2 milyon 323 bini aşkın vatandaşımızın 1 Ocak 2021 tarihinden geçerli olmak üzere aylıklarında oluşan fark tutarlarını bugün ödeyeceğiz” dedi.739 MİLYON LİRA ÖDEMEBuna göre; aylıklarını her ay alanlara; ocak ayı olmak üzere 1 aylık tutarında ödeme yapılacak.Yine, aylıklarını üçer aylıklar halinde almakta olanlardan; 1. Grupta Kasım-Aralık-Ocak döneminde aylık alanlara; 1 aylık tutarında, 2. Grupta Aralık-Ocak-Şubat döneminde aylık alanlara; 2 aylık tutarında, 3. Grupta Ocak-Şubat-Mart döneminde aylık alanlara; 3 aylık tutarında ödeme gerçekleştirilecek.Toplam fark ödemesi tutarı 739 milyon 653 bin lirayı bulacak.

  • Alman aşısının taşınmasında Maraş dondurması modeli
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 06:18

    Türk Bilim İnsanları tarafında Almanya’da üretilen Covid-19 aşların dağıtımı, ünlü Maraş dondurmasının erimeden taşınmasını sağlayan kuru buzlar yardımıyla yapılıyor. Türk-Alman ortaklı LY-Holding’in Almanya’daki buz üretim tesisinin aynısı Kahramanmaraş’ta da var.Dünyayı etkisi altına alan corona virüse karşı Türk bilim insanları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci’nin geliştirdiği Covid-19 aşısının taşınmasında da bir Türk’ün imzası var.Yıllar önce Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinden Almanya’ya giden Mehmet, Aziz, Ali, Ali Rıza, Hüseyin ve İsmet Yüzer kardeşlerin 1987’de Alman Bernd Lang ile kurduğu holding bünyesindeki tesiste üretilen kuru buzlar, aşıların taşınmasında kullanılıyor. -70 derecede taşınması ve saklanması gereken aşılarda kullanılan kuru buzların derecesi ise -78.GÜNLÜK 6 TON ÜRETİM Yüzer kardeşler, 2017’nin sonlarında Kahramanmaraş’ta kurulu Alpedo-Kervan Lezzetler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kervancıoğlu ile birlikte Almanya’daki tesisin benzerini Pazarcık ilçesinde de kurdu. Tesiste; sıvı karbondioksit gazı makineler yardımıyla sıkıştırılarak -78 derecedeki kuru buza dönüşüyor. Gıda, tıp, temizlik ve eğlence alanında kullanılan kuru buzu talebe göre 3 farklı şekilde ürettiklerini belirten Sami Kervancıoğlu, tesiste günlük 6 ton kuru buz üretildiğini, bunu ihtiyaca göre 10 tona çıkarabileceklerini söyledi.”TALEP OLURSA BİZ HAZIRIZ”Tesisi kurmalarında amacın dondurmayı erimeden diğer illere göndermek olduğunu belirten Kervancıoğlu, dondurmacılar dışında diğer gıda sektörleri ve sanayilerden de talep olduğunu kaydetti. Ürettikleri kuru buzu çevre illere de gönderdiklerini belirten Kervancıoğlu, şunları söyledi:”Sıvı gazı burada sıkıştırarak buza dönüştürüyoruz. Kuru buz, dondurma şehri olduğu için Kahramanmaraş’ta daha çok dondurmalarda kullanılıyor. Kuru buz sayesinde dondurma 72 saatte kadar erimiyor. Şu anda dünyada bir koronavirüs salgını var ve bu salgın Türkiye’de de devam ediyor. Hem Almanya’da hem diğer ülkelerde aşılamaya geçildi. Yurt dışında bizim Alman ve Türk ortaklarımız İsmet ve Mehmet Yüzer kardeşlerle Almanya’da bu buzu üretiyoruz ve aşıları taşırken de bu buzu kullanıyoruz. Türkiye’de de aşılama başladı ve aşıların taşınması sırasında kuru buza talep olması durumunda bizim tesisimiz buna hazırız. Sağlık Bakanlığımızdan talep gelirse biz hazırız. Buzların taşınması için gerekli teçhizatımız var ve bize de bir görev düşerse bu konuyla bizler her zaman devletimizin ve Sağlık Bakanlığımızın yanındayız, bunların talep olması durumunda sevk etmek için hazır konumda bekliyoruz.””3 GÜN HİÇ BOZULMADAN YERİNE ULAŞTIRABİLİRİZ”Kervancıoğlu, kuru buzun insan sağlığına hiçbir zararı olmadığını, ancak -78 derece gibi bir soğukluğa sahip olması nedeniyle temas ettiği bölgelerde yanmalara sebebiyet verebildiğini söyledi. Bu nedenle buzun çıplak elle tutulmaması gerektiğini ifade eden Kervancıoğlu, “Kuru buzu Kahramanmaraş’ta üretiyoruz ve burada başka üreten tesislerimiz de yok. Buzu, Türkiye’nin her tarafına da sevk ediyoruz. Bu buz erimiyor, uçup gidiyor, sıvı hale dönmüyor. 72 saat sonra kutuyu açtığınız zaman ürününüz hiç bozulmamış ama ve kutuda da hiç buz kalmamış oluyor ve uçup gittiği için kutuda sıvı da olmuyor. Kuru buzun soğukluğu -78 derece ve en büyük özelliği 72 saate kadar ürünü hiç bozulmadan koruyabiliyor. Talep olması halinde aşıları 3 gün hiç bozulmadan yerine ulaştırabiliriz” diye konuştu.