ntv.com.tr NTV Haber – Türkiye ve Dünya Gündemi Güncel Son Dakika Haberleri – Editörün Seçimi

  • Türkiye’de gişenin yeni lideri Enkanto: Sihirli Dünya (26-28 Kasım Box Office Türkiye rakamları)
    by NTV on 30 Kasım 2021 at 13:15

    ABD sinemalarında lider olan animasyon film Enkanto: Sihirli Dünya (Encanto), cuma günü vizyona girdiği Türkiye’de de hafta sonunun en çok seyredilen filmi oldu. 61 bin 396 kişi tarafından seyredilen film, 1 milyon 461 bin 602 TL hasılat elde etti. İşte 26-28 Kasım 2021 Türkiye gişe rakamları…10. Spencer Seyirci sayısı: 7.9149. Venom: Zehirli Öfke 2 Seyirci sayısı: 9.3018. My Hero Academia The Movie: World Heroes’ Mission Seyirci sayısı: 11.6937. Gucci Ailesi Seyirci sayısı: 16.7096. Addams Ailesi 2 Seyirci sayısı: 18.0745. Hayalet Avcıları: Öteki Dünya Seyirci sayısı: 19.3354. Dune: Çöl Gezegeni Seyirci sayısı: 20.4383. Eternals Seyirci sayısı: 21.2392. İntikam Vakti Seyirci sayısı: 33.9651. Enkanto: Sihirli Dünya Seyirci sayısı: 61.396

  • Arp sanatçısı Çağatay Akyol’dan Türkiye’nin en yüksek barajında “Aşık Veysel” dinletisi
    by NTV on 30 Kasım 2021 at 12:34

    Türkiye’nin yaşayan tek erkek arp sanatçısı Çağatay Akyol, 275 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en uzun barajı olan Yusufeli’nin zirvesinde ve tünellerinde “Aşık Veysel” dinletisi gerçekleştirdi.Limak Vakfı, “Sanat Her Yerde” projesiyle müziği şantiyeye taşıdı. Projenin ilk adresi ise Yusufeli Barajı oldu. Tamamlandığında 275 metre yüksekliği ile çift eğrilikli beton kemer baraj tipinde Türkiye’nin en yüksek, dünyanın ise üçüncü yüksek barajı olacak olan Yusufeli Barajı’nın zirvesinde ve yakın zamanda sularla kaplanacak tünellerde arp sanatçısı Çağatay Akyol, baraj inşaatındaki çalışanlara nefes kesen bir arp dinletisi sundu. Suyun kristalize sesi ve barajın akustiğiyle birleşen arp ile kendi bestelerini icra eden Akyol’un icra ettiği eserler arasında, Aşık Veysel’in hafızalara kazınan “Çiğdem Der ki Ben Alayım” türküsü de yer aldı.BİR BARAJDA VERİLEN İLK ARP DİNLETİSİ  Çağatay Akyol, Türkiye’nin yaşayan tek erkek arp sanatçısı. Akyol, yurt içi ve yurt dışında çok önemli birçok sanatsal projede yer aldı. Konserleri ve bu başarılarıyla ülkemizi temsil etmeyi sürdürüyor. Akyol’un dünyanın en hızlı akan nehirlerinden Çoruh Nehri üzerinde yükselen Yusufeli Barajı’nda sunduğu bu arp dinletisi ise şimdiden dünya müzik tarihine geçti. “Arp neredeyse insanlık tarihi kadar eski ve özel bir enstrüman. Mitolojide tınısıyla doğaya hayat veriyor. Arkeolojik çalışmalar ise Mezopotamya’nın arpın anavatanı olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle, bu topraklarda, dünyanın en yüksek barajlarından Yusufeli’nin zirvesinde, arpın muhteşem sesini doğayla buluşturmak eşsiz bir deneyimdi” diyen Akyol, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir barajda, zirvede ve tünellerde arp ile verilen ilk konser bu. Arpın kristalize su sesi, barajın ve tünellerin akustiğiyle birleşerek ortaya çıkan ses o denli muhteşem ki mikrofona dahi gerek duymadık. Arpın huzur veren sesi, tarih boyunca rehabilitasyon amacıyla da kullanılmış. Biz de bundan yola çıkarak Limak çalışanlarının kendilerinin yer aldıkları projede sanatla buluşmasını, sanatın her yerde değerli olduğunu vurgulamak istedik.”

  • Aykut Enişte 2 cuma günü vizyonda
    by NTV on 30 Kasım 2021 at 11:27

    Yalnızlığından şikayetçi olan ve aile özlemi çeken Aykut’un hikayesini anlatan Aykut Enişte filminin ikincisi, 3 Aralık’ta sinema salonlarında gösterime girecek.Cuma günü itibarıyla sinema salonlarında seyirciyle buluşmaya hazırlanan, yapımını BKM’nin üstlendiği Aykut Enişte 2 için dün özel bir gösterim düzenlendi. Aykut Enişte 2 oyuncuları ve ekibi merakla beklenen filmi ilk kez izledi. Yönetmenliğini Onur Bilgetay’ın yaptığı filme ilişkin açıklama yapan başrol oyuncusu ve filmin senaristlerinden Cem Gelinoğlu, çekimlerin çok eğlenceli geçtiğini ve ilk filmden bu yana oturmuş bir kadro olduklarını anlattı.”Birbirini seven de bir ekibiz. Filmin pandemi dönemine gelmesi zordu. Ama bütün önlemleri de almıştık. Bir yandan beklenti çok büyüktü, ‘stresimiz, kaygımız var seyirciye yine seveceği bir film yapacak mıyız?’ diye. O kaygılarımız da giderildi. İkinci filmimizin seti de gayet güzel geçti diyebilirim” diyen Gelinoğlu, ilk filmin sloganının “iki aile tek enişte” olduğuna söyledi.Gelinoğlu, “Zaten ilk filmde bir çengel atmıştık. Eniştenin biri Yunanistan’a kaçmıştı. Onun geri dönüşünü filmde görüyoruz. Bu filmde de iki enişte tek aile oluyor” dedi.Filmde bir Azerbaycanlıyı canlandıran Nezaket Erden’in başarılı bir performans sergilediğini ve herkesin onu gerçek bir Azerbaycanlı sandığını ifade eden Gelinoğlu, “Çok hızlı bir şekilde Azerbaycan Türkü moduna girdi ve rolünü çok da iyi yaptı” dedi.”SEYİRCİ AİLE SICAKLIĞI VE AİLE GÜVENİNİ GÖRECEK”Oyuncu Hakan Yılmaz da filmin çekimlerinin geçen yıl gerçekleştirildiğini belirterek, “Film bizim için kendi içimizde bir nostalji oldu. Pandeminin ortasında çekmiştik. Biz de vizyonu merakla bekliyoruz. Samimi, hoş, insanların evlerine tebessümle dönebileceği sıcak bir aile hikayesi. Seyirci aile sıcaklığı ve aile güvenini görecek. Ama kimlere güvenilmemesi gerektiğini de görecek. Herkesin başına gelebilecek bir hikaye. O yüzden filmi gülümseyerek izleyecekler” diye konuştu.Oyuncu Melis Babadağ ise “Filmin seti pandemi döneminde tam bizim için eve dönmek gibi bir şey oldu. Zaten ekiple uyumumuz harika olduğu için bunun ilk filme de yansıdığını düşünüyorum. Çekimler çok keyifliydi. Mutlulukla çalıştığım bir set. Hikayeyi çok seviyorum. Bir kere hepimiz Cem’in kurduğu o dünyayı sevdik ve kendimizi o dünyanın bir parçası olarak gördük. O yüzden ne oynadıksa bizim için tamamdı. Oynamak istediğimiz yerlerdi” dedi. Filmde “Mithat” rolünü üstlenen oyuncu Mekin Sezer ise karakterine ilişkin, “Mithat, ilk filmde de enişte aşkıyla yanıp tutuşan birisi. İlk filmde tek enişte, iki ayrı ailemiz vardı. Bu filmde 2 eniştemiz var ve Mithat için sanıyorum çılgınca bir şey. Zaten bir tanesine deli divane aşıkken ikincisini de büyük bir özlemle karşılıyor. Yani Mithat çılgın, enişte aşkıyla yanıp tutuşan bir çocuk” ifadelerini kullandı.Sezer, çekimlerin biraz tehlikeli olduğundan bahsederek, “Çok keyif aldık. Dublörlerimiz, stantlar çok yardımcı oldu. Çok profesyonel bir ekiple çalıştık. Bunda BKM’nin de çok büyük bir payı var. Gayet keyifli, bol aksiyonlu, bol maceralı, bolca dostlukların, arkadaşlıkların kurulduğu bir set geçirdik” dedi.FİLMİN KONUSUFilmin senaryosunu Giray Altınok ve Muammer Tali’yle birlikte başrol oyuncusu Cem Gelinoğlu kaleme aldı. Komedi türündeki filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Müfit Kayacan, Lale Başar, Selen Domaç, Nezaket Erden, Ecrin Moğultay, Güler Ökten, Ahmet Ak, Ali İpin, Ali Çelik, Oğuz Kara ve Kerim Ertekin yer alıyor.Gülşah’la evlenmek için gün sayan Aykut, Atabeyoğlu Ailesi’nin hayırsız damadı ve müstakbel bacanağı Talat’ın ortaya çıkmasıyla kendini hiç istemediği bir maceranın ortasında buluyor.AYKUT ENİŞTE FRAGMANI

  • Vücudu bağlanarak gömülen bin 200 yıllık esrarengiz bir mumya bulundu
    by NTV on 30 Kasım 2021 at 09:37

    Peru’daki Cajamarquilla antik bölgesinde çalışan arkeologlar sıradışı bir keşif yaptı. Ellerini yüzünü kapatmış haldeyken vücudu bir halatla sıkıca bağlanarak gömülen bir mumya gün yüzüne çıkarıldı. Bin 200 yaşında olduğu açıklanan ve cinsiyeti belirnemeyen mumyanın neden böyle gömüldüğü gizemini korurken, araştırmacılar çeşitli tahminler yürüttü.Peru’da bir yer altı mezarını kazan arkeologlar, elleri yüzünü kapatan ve tüm vücudu bir halatla bağlanmış olarak gömülen sıradışı bir mumya buldu.Cinsiyeti henüz belirlenemeyen kişinin kalıntıları, başkent Lima’ya yaklaşık 16 kilometre uzaklıktaki Cajamarquilla arkeolojik alanında keşfedildi.Bilim insanları, mumyanın geçmişinin bin 200 ile 800 yıl öncesine uzandığını belirterek,  Peru kıyıları ile And dağları arasında gelişen İnka öncesi uygarlıkta yaşadığını açıkladı.Bununla birlikte, hala devam eden Cajamarquilla’daki kazı, ABD’de yer alan California Eyalet Üniversitesi San Marcos’tan arkeolog Prof. Dr. Pieter Van Dalen Luna tarafından yürütülüyor.Prof. Dr. Van Dalen Luna, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Tüm vücudunun bağlanmış olması ve elleriyle yüzünü kapatmış bir halde gömülmesi onu bölgede bulunan diğer mumyalardan ayırıyor” dedi.  Van Dalen Luna, bu ayrıntılı bağlama işinin gizemini henüz çözememiş olsalar da  “muhtemel yerel cenaze geleneğinin bir parçası olacağını’ söyledi.Diğer taraftan arkeologlar, mumyanın bulunduğu yer altı mezarında başka insan kalıntıları ve çeşitli cenaze araçları bulduklarını da açıkladı. Bu keşifler sırasında, içinde bitkisel madde izleri bulunan taş aletler ve seramik kaplar yer aldı.Bilim insanları, cenazenin biçiminin, bölgedekİ halkın,  İspanyol öncesi dönemin sonlarında farklı etnik kökenlerden oluşan insanlardan oluştuğunu  gösterdiğini sözlerine ekledi.Çünkü Peru, İnka İmparatorluğu’ndan önce ve sonra gelişen kültürlerden türetilen yüzlerce arkeolojik alana ev sahipliği yapıyor.İnka İmparatorluğu,  bir zamanlar Güney Amerika’nın güney kısmına, güney Ekvador ve Kolombiya’dan orta Şili’ye kadar hakim oldu ve ilk olarak 13. yüzyılın başlarında Peru yaylalarında ortaya çıktı. imparatorluk, 1532’de başlayan ve 1532’de İnkaların  son kalesini ele geçiren İspanyolların eline geçti. Ardından bölgedeki çok kültürlülük ve etnik çeşitlilik yok oldu.

  • Karabük’te 1600 yıllık kantar ağırlığı bulundu
    by NTV on 30 Kasım 2021 at 09:12

    Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianaupolis Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarında, 1600 yıllık kantar ağırlığı bulundu. Disk şeklindeki kantar ağırlığının üzerinde “İmparatorluk hazinesinden sorumlu memur Theodoros” yazıtı dikkati çekiyor.Milattan önce 1. yüzyılda kurulan ve milattan sonra 8. yüzyıla kadar Geç Helenistik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianaupolis Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarında 1600 yıllık kantar ağırlığı bulundu.İlçenin 3 kilometre batısında yer alan ve 2003’te kazıların başladığı antik kentteki çalışmalar, Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersin Çelikbaş başkanlığında yürütülüyor.Hadrianaupolis’te yılın 12 ayı devam eden çalışmalarda şimdiye kadar iki hamam, iki kilise, bir savunma yapısı, kaya mezarları, tiyatro, bir kemerli ve kubbeli yapı, anıtsal kültik niş, sur, villa, diğer anıtsal binalar ile bazı kült alanları gibi yapılar ortaya çıkarıldı.İncil’de adı geçen nehirler Geon, Phison, Tigris ve Euphrates’un yer aldığı, at, fil, panter, geyik ve grifon (sanat tarihinde görülen karışık bir hayvana verilen isim) gibi birçok hayvanın tasvir edildiği kiliselerin tabanındaki mozaiklerle ünlenen ve bu nedenle “Karadeniz’in Zeugması” şeklinde adlandırılan antik kentte elde edilen bulgulardan taşınabilir olanlar, çevre illerdeki müzelere götürülüyor, taşınmazlar ise bulunduğu yerde korunuyor.Dört Nehir Kilisesi’nin 50 metre kadar güneyinde ilk defa geçen sene yapılan kazılarda ortaya çıkarılan, satır, ok ucu ve maske gibi eserlere rastlanan kare planlı yapıda, son olarak 1600 yıllık kantar ağırlığı gün yüzüne çıkarıldı.Doç. Dr. Çelikbaş, bu yılki kazıları, ortaya çıkarılan kare planlı yapıda yoğunlaştırdıklarını söyledi. Bu yapıda farklı tür eserlere ulaştıklarını anlatan Çelikbaş, “Bu eserlerden biri de kantar ağırlığı. Kantar ağırlığı disk şeklinde ve üzerinde yazıt mevcut. Yazıtta ‘İmparatorluk hazinesinden sorumlu memur Theodoros’ yazıyor. İmparatorluk hazinesinden sorumlu demek, aslında İmparatorluğun merkezini işaret ediyor. Bu da antik dönemde Konstantinopolis olarak bilinen İstanbul kentini gösteriyor bize” dedi.Buluntulardan Hadrianaupolis’in önemli bir ticaret merkezi olduğunun anlaşıldığını belirten Çelikbaş, “Elimizdeki ağırlıktan Hadrianaupolis’te önemli ticaret ağının olduğunu söyleyebiliriz. İmparatorluğun başkentinden buraya bu şekilde ticari unsurların tedarik edildiğini ispatlayan önemli bir veri. Elimizdeki ağırlık, milattan sonra 4. yüzyıla ait, bu da günümüzden yaklaşık 1600 yıl öncesini işaret etmekte” diye konuştu.