ntv.com.tr NTV Haber – Türkiye ve Dünya Gündemi Güncel Son Dakika Haberleri – Editörün Seçimi

  • İran’daki elektrik kesintilerinin nedeni Bitcoin madencileri mi?
    by NTV on 27 Ocak 2021 at 05:43

    İran’da elektrik kesintileri ve hava kirliliğinin zirveye çıkması üzerine gözler, üretimde kullanılan cihazların yüksek elektrik enerjisi harcaması nedeniyle bu duruma dolaylı olarak etki ettiği düşünülen kripto para madenciliğine çevrildi.Kamuoyunda artan tepkilerin ardından hükümet, ülkede 1600’den fazla kripto para çiftliğini kapatarak 45 binden fazla cihaza el koydu.İran medyasının gündemini son günlerde, büyük şehirlerdeki hava kirliliği ve plansız elektrik kesintileri meşgul etti. Ülkenin en çok okunan gazeteleri manşetlerine başkent Tahran’ın karanlık ve kirli havasını gösteren fotoğrafları taşıdı.Reformistlere yakın Hemşehri gazetesi 13 Ocak Cuma günü “20 gün dumanda yaşam” başlığıyla okurlarının karşısına çıktı. İtimad gazetesi de “Kirlilik ve Karanlık” başlığını atarken, Devrim Muhafızları Ordusuna yakınlığıyla bilinen “Cevan” gazetesi “Tahran’ın havası hükümetin rengine büründü” manşeti ile hükümeti eleştirilerinin odağına aldı.Gazetelerde çıkan yazılar, elektrik kesintilerinin ve hava kirliliğinin nedenlerini sorgularken, İranlılar da sosyal medyadaki paylaşımlarında bu duruma büyük tepki gösterdi.ELEKTRİK VE DOĞALGAZ TÜKETİMİNDE ARTIŞ YAŞANDIİran’da, bu yıl yeni tip koronavirüs (Covid-19) nedeniyle halkın evde daha fazla zaman harcaması iç piyasadaki elektrik ve doğalgaz tüketimini artırdı.Buna bir de üretimde kullanılan cihazların yüksek enerji harcadığı kripto para madenciliği de eklenince, enerji santralleri talebi karşılamakta zorluk yaşadı ve ülke genelinde birçok şehirde sık sık elektrik kesintileri görüldü.Hükümet de oluşan enerji açığını kapatmak için enerji santrallerinde düşük kalitede akaryakıt kullanmaya başladı. Bu duruma enerji santrallerine aşırı yük yüklediği düşüncesiyle dolaylı olarak katkı sağladığı varsayılan kripto para madenciliği de eleştirilerin odak noktası haline geldi.”AKARYAKIT KULLANMAKTAN BAŞKA ÇAREMİZ YOK”İranlı Öğrenciler Haber Ajansına (ISNA) göre, oluşan enerji açığını kapatmak için kışın en soğuk günlerinde enerji santrallerinde kullanılan akaryakıt miktarı günlük 35 milyon litreye kadar çıkıyor.İran medyasına konuşan uzmanlara göre, santrallerde filtreleme gibi teknolojik eksiklikler de hesaba katılınca son haftalarda hava kirliliğinin artmasındaki en önemli etken kullanılan düşük kaliteli akaryakıt. Uzmanlar, söz konusu yakıtların Avrupa ülkelerinde kullanılan yakıtlardan çok daha kalitesiz olduğunu ifade ediyor.Bu yöndeki tüm eleştirilere rağmen, İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene, 3 Ocak’ta yaptığı açıklamada sadece başkent Tahran’da elektrik kullanımının yüzde 15 arttığını belirterek, oluşan açığı telafi etmek için enerji santrallerinde akaryakıt kullanmaktan başka çarelerinin olmadığını söyledi.Bununla beraber, İranlı yetkililer yaptıkları açıklamalarda, Covid-19 nedeniyle evlerin havalandırılması için pencerelerin sık sık açılmasının enerji kaybını artırdığını belirterek, halka tasarruf çağrısı yaptı.ISNA’ya göre, Ulusal İran Gaz Şirketi yetkililerinden Muhammed Rıza Culayi, ülkede doğal gaz üretiminin artmasına rağmen iç piyasadaki tüketimin uyarı seviyesine geldiğini kaydederek, gaz ihtiyacının sağlanabilmesi için vatandaşlardan tasarruf etmesini istedi.TAHRAN’DA SON 10 YILIN EN KİRLİ AYI YAŞANDITahran Hava Kalitesi Ölçme Şirketi verilerine göre, Tahran’da İran takviminde 21 Aralık-19 Ocak tarihlerine rastlayan “Dey” ayı son on yılın en kirli ayı olarak kayıtlara geçti.İstatistiklere göre Tahranlılar Dey ayında, “tüm gruplar ve hassas gruplar için sağlıksız” olmak üzere en az 24 gün yaşadı. Tahran dışında Elburz, İsfahan, Doğu Azerbaycan, Batı Azerbaycan, Huzistan, Merkezi, Rezevi Horasanı gibi yoğun nüfus ve sanayi kollarını barındıran eyaletlerdeki şehirlerde de hava kirliliği yoğundu. Bu eyaletlerde hava kirliliğine sık sık yaşanan elektrik kesintileri de eşlik etti.Son haftalarda Bitcoin değerinin rekor kırması ile İran şehirlerindeki hava kirliliğinin ve elektrik kesintilerinin zirveye çıkması birbirine yakın bir zamana denk geldi. Bu durum, “madencilerin de faaliyetlerini hızlandırdığı” eleştirilerini beraberinde getirdi.Bu nedenle, İran kamuoyunda bir kesim elektrik kesintileri ve hava kirliliğindeki artışa yüksek enerji harcayan kripto para madenciliğinin de etki ettiğini düşünürken, bir kesim de madenciliğin önemli bir etken olduğunu ancak liyakatsiz yöneticiler, sanayi merkezlerinin şehirlere yakın yerde olması, trafikteki eski model araçlar, teknolojik ve yasal eksiklikler gibi kronik nedenlere vurgu yaptı.ISNA’ya göre, ülkede yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle eleştirilerin hedefi olan Çinli şirketlerin İran’daki kripto para sektöründeki faaliyetleri hakkında 12 Ocak’ta açıklama yapan İran Enerji Bakanı Rıza Erdekaniyan, “Lisansı olan herkes, lisansına göre kripto para üretebilir. Lisansı olmayan yabancı veya yerli kim olursa olsun, yasaya göre muamele görür.” diyerek eleştirileri dolaylı olarak kabul etti.Devlet televizyonuna göre, İran Elektrik Üretim ve Dağıtım (TAVANIR) Elektrik Endüstrisi Sözcüsü Mustafa Recebi Meşhedi, ülkedeki kripto para madencilerinin günlük yaklaşık 300 megavat elektrik enerjisi harcadığını ifade etti.IRNA’ya konuşan Çevre Uzmanı Muhammed Reza Mahbubfer, sayısı yüz binleri bulan kripto para cihazlarının harcadığı yüksek enerjiye dikkati çekerek, ülkenin elektrik endüstrisinin “yıpranmış” olduğunu söyledi. Mahbubfer, oluşan açığın kapanması için enerji tesislerinde ve diğer sanayi kollarında düşük kalitede akaryakıt kullanılmasının hava kirliliğinin en önemli sebebi olduğunu kaydetti.YAPTIRIMLAR VE UCUZ ELEKTRİK, KRİPTO PARA MADENCİLİĞİNİN GELİŞMESİNE KATKI SUNDUİran’da son yıllarda kripto para madenciliğinin popülerliği önemli ölçüde artış gösterdi.Ülkede elektrik ücretinin Orta Doğu ülkelerine göre ucuz olması ve ABD yaptırımlarının getirdiği kısıtlamaları hem devletin hem halkın aşma ihtiyacı bu artışın önemli nedenleri arasında sayılıyor. 2019’un Temmuz ayında kripto para birimi Bitcoin ile yapılan işlemlerin yasaklandığı açıklanırken, üretimi ise “yeni bir endüstri” olduğu gerekçesi ile yasaklanmadı.Bu kararla beraber, İran kripto para sektörünü kayıt altında tutmaya çalıştı ve bu doğrultuda madencilere çağrılarda bulundu. İranlı yetkililere göre, ülkede lisansı olan herkes kripto para üretebilir. Bunun yanında İran’da, kripto para madenciliği yaptırımlar nedeniyle uluslararası finans ve bankacılık piyasasından soyutlanan İran için avantajlı bir yöntem olarak görülüyor.BİNLERCE CİHAZ KAÇAK YOLLARDAN ÜLKEYE SOKULDUİran medyasında yayımlanan haberlere göre, kripto para üreticilerini birkaç gruba ayırmak mümkün. İlki, bizzat devlet ve devlete bağlı kurumlar. Devrim Muhafızları Ordusu başta olmak üzere, ülkenin birçok bölgesinde devlet kurumlarına ait kripto para çiftliklerinin olduğu belirtiliyor.İkincisi, yabancı yatırımcılar. Çin, bu alanda önde geliyor. İddialara göre, İran’da elektriğin ucuz olmasının da etkisiyle ülkenin muhtelif yerlerinde Çin’e ait yasal kripto para üretim çiftlikleri bulunuyor. Bir diğer grubu ise özel şirketler ve bireysel olarak kripto para üreten İranlı vatandaşlar oluşturuyor.Kripto para madenciliğinde üretimin nasıl olacağına dair yasalardaki belirsizliklerin de etkisiyle, İranlı madenciler son iki yılda, binlerce kripto para üretim cihazını ülkeye kaçak yollardan sokmayı başardı.IRNA’ya konuşan İran Blockchain Derneği Üretim Grubu Başkanı Muhammed Rıza Şarki, ülkedeki kripto para üretim cihazlarının sayısı hakkında resmi bir bilginin olmadığını fakat iki yıl önce yapılan tahminlere göre ülkede yaklaşık 500 bin cihazın bulunduğunu aktardı.HÜKÜMET MADENCİLERİ BASKILAMA YOLUNA GİTTİEleştirilerin ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Mahmud Vaizi, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin, İstihbarat Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığını “Bitcoin için kayıt dışı elektrik tüketenleri” tespit etmekle görevlendirdiğini duyurdu.Özellikle son dönemde, hükümet kripto para madencilerine yönelik baskısını artırdı. İran medyasından elde edilen bilgilere göre, ülke genelinde yapılan operasyonlarda 1600’den fazla kripto para çiftliği kapatılırken, kripto para üretiminde kullanılan 45 binden fazla cihaz ele geçirildi.Yasa dışı kripto para madenciliği ile mücadele kapsamında İranlı yetkililer, kripto para üretenlerin güvenlik birimlerine ihbar edilmesi karşılığında ödül verileceğini açıkladı.ISNA’ya göre, İran Elektrik Üretim ve Dağıtım (TAVANIR) Genel Müdürü Muhammed Hasan Mutevalizade, elektrik kesintilerinin önüne geçmek için Kirman eyaletine bağlı Refsencan ilçesinde bulunan, İran-Çin ortaklığına ait, 54 bin kripto para üretim cihazı ile ülkenin en büyük Bitcoin üretim çiftliğinin faaliyetinin iki hafta süreyle durdurulduğunu açıkladı.Hükümetin, elektrik kesintileri ve hava kirliliğinin ardından kripto para “madencilerini” kısıtlama yoluna gitmesinde halkın tepkisini yatıştırma amacını taşıdığı ifade ediliyor.”YENİ KESİNTİLER OLABİLİR” UYARISITAVANIR’dan dün yapılan açıklamada, özellikle ülkenin nüfus yoğunluğunun olduğu kuzey bölgelerinde yeni elektrik kesintilerinin olabileceği uyarısında bulunuldu.Açıklamada, hizmetlerin aksamadan devam edebilmesi için halktan gaz ve elektrik kullanımını yüzde 10 civarında azaltmaları istendi.İranlı uzmanlar, ülke genelindeki elektrik kesintisinin, sağlık sistemi üzerindeki olumsuz etkisinin yanı sıra hava kirliliğinin Covid-19 salgını ile mücadelede özellikle hastalığı olan gruplar için olumsuz etkilediğini vurguladı. Uzmanlara göre, hava kirliliği nedeniyle akciğer ve solunum sistemi zarar gören kişiler, salgına karşı daha savunmasız oluyor. 

  • Muğla’da yeni bir sümbül türü keşfedildi
    by NTV on 27 Ocak 2021 at 05:42

    Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yıldırım, “Üç araştırıcı tarafından ortak bir sonuçla bilim dünyası için yeni bir tür olduğu sonucuna varıldı.” dedi.Ege, Gazi ve Abant İzzet Baysal üniversitelerinden üç öğretim üyesi, Muğla’nın Köyceğiz ilçesindeki Sandras Dağı’nda “Muğla sümbülü” adını verdikleri yeni bir sümbül türünü keşfetti.Ege Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Yıldırım ile meslektaşları Prof. Dr. Hayri Duman ve Doç. Dr. İsmail Eker, Köyceğiz sınırlarında bulunan Sandras Dağı’nda yaptıkları ortak araştırmalar neticesinde yeni bir tür olan Muğla sümbülünü (muscari muglaensis) keşfetti.Doç. Dr. Hasan Yıldırım, yaptığı değerlendirmede Sandras Dağı’nın krom, magnezyum, nikel, kobalt ve demir gibi ağır metal barındıran ve bitki yetişmesi için zorlu şartlar oluşturan topraklara sahip olduğunu, buraya uyum sağlayıp türleşen bitkilerin de çoğunlukla lokal endemik türler olduğunu kaydetti.Sandras Dağı’nda yayılış gösteren 150 civarında endemik türün bulunduğunu, bunların 30’a yakınının dünyada sadece bu dağda bulunan “nokta endemiği” bitki türü olduğunu belirten Yıldırım, halen bu dağdan yeni bitki türleri keşfedildiğine işaret etti.”Muğla sümbülü” adını verdikleri yeni sümbül türünün Sandras Dağı’ndan ilk olarak 2015 yılında Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Duman tarafından toplandığını aktaran Yıldırım, şu bilgileri verdi:”2019 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirilen bir teknik kurul toplantısı esnasında Prof. Dr. Hayri Duman ve konu uzmanlarından Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Eker ile birlikte bu bitkiye ilişkin ortak bir çalışmanın temellerini attık. 2020 yılının Haziran ayı başında Sandras Dağı’na düzenlenen saha çalışmasında bitki tekrar toplandı ve üzerine gerçekleştirilen ayrıntılı morfolojik ve taksonomik çalışmalar sonucunda üç araştırıcı tarafından ortak bir sonuçla bilim dünyası için yeni bir tür olduğu sonucuna varıldı. Daha sonra makalesi hazırlanarak Taksonomik Botaniğin önemli dergilerinden biri olan Yeni Zelanda kökenli “Phytotaxa” dergisinde işleme alındı. Makalemiz, bilimsel hakem süreci ve değerlendirilmesi sonucunda Aralık 2020’de yayınlanarak bilim dünyasına tanıtıldı.””KORUMA ALTINA ALINMALI”Sandras Dağı’nın bitkisel çeşitlilik açısından önemli bir nokta olmasına rağmen alanda çok fazla maden çalışmasının devam ettiğini ifade eden Doç. Dr. Yıldırım, “Bu durum maalesef dünyada sadece bu dağda bulunan 30 kadar lokal endemik türün tükenişine neden olacak sonuçlar doğurabilir. Muğla Sümbülü de henüz keşfedilmişken yok oluşun eşiğinde olabilir. Bu alanın mutlaka bir koruma statüsü altına alınması gerekmektedir.” açıklamasında bulundu.Doç. Dr. Yıldırım, müşkürüm (Muscari) cinsi sümbüllerden dünyadaki 77 türün 47’sinin Türkiye’de bulunduğunu, 30’unun ise endemik türler olduğunu da kaydetti.

  • Apple’dan ilginç uyarı: Yeni iPhone’ları 15 santimetreden fazla yaklaştırmayın
    by NTV on 27 Ocak 2021 at 05:22

    Apple, iPhone 12 serisi ve MagSafe aksesuarlarını kalp pilinize çok yaklaştırmamanız gerektiği konusunda uyarıda bulundu.ABD merkezli teknoloji şirketi Apple, resmi blog sitesi üzerinden yaptığı bir açıklama ile gündemde.Şirket yeni iPhone modellerinin ev sahipliği yaptığı mıknatısların kalp pili kullanan kişiler için risk oluşturabileceği uyarısında bulundu.Açıklamaya göre iPhone ve MagSafe  aksesuarlarının içindeki mıknatıslar, özellikle kalp pilleri ile defibrilatörler gibi tıbbi cihazlara karşı tetikleyici etki gösterebiliyor.Bu nedenle uzmanlar cihazların içerisinde yer alan mıknatısların frekansları karıştırabileceğini belirtiyor.Apple cihazların tıbbı cihazlardan en az 15 santimetre uzakta tutulmasını öneriyor. Kablosuz şarj için Apple’ın önerisi ise en az 30 santimetre mesafeApple’ın açıklamasına ek olarak  ‘heartrhythmjournal’ internet sitesi üzerinden konu ile alakalı bir makale yayınladı.Makalede iPhone 12 serisi ve MagSafe  aksesuarında yer alan mıknatısların olumsuz etki doğurabileceği bilgisine yer verildi.Söz konusu makalede iPhone 12’lerin özellikle tişört ve gömleğin üst cebinde taşınmaması gerektiği ifade ediliyor.Zira oluşan elektromanyetik alan nedeniyle özellikle kalp pili taşıyanların olumsuz etkilenebileceği düşünülüyor.

  • Microsoft’un net karı ve geliri arttı
    by NTV on 27 Ocak 2021 at 04:13

    ABD merkezli teknoloji şirketi Microsoft, geçen yılın ekim-aralık döneminde net kar ve gelirinin arttığını duyurdu.Geçen yılın ekim-aralık dönemini, 2021 mali takviminde ikinci çeyrek olarak kabul eden Microsoft bilançosunu açıkladı.Buna göre, şirketin net karı, geçen yılın ekim-aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 33 artarak 15,5 milyar dolara yükseldi. Firmanın net karı 2019’un aynı döneminde 11,7 milyar dolar olmuştu.Söz konusu dönemde firmanın geliri de 36,9 milyar dolardan 43,1 milyar dolara çıkarak yüzde 17’lik artış gösterdi.Şirketin hisse başına karı da bu dönemde 1,51 dolardan 2,03 dolara yükseldi.Söz konusu dönemde Microsoft’un bulut segmentindeki geliri yüzde 23 artarak 14,6 milyar dolara yükselirken, Azure platformunun geliri yüzde 50 arttı. Microsoft’un oyun konsolu serisi Xbox’tan elde edilen gelir ise aynı dönemde yüzde 40’lık artış kaydetti.Microsoft Üst Yöneticisi Satya Nadella, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Geçen yıl tanık olduğumuz şey, her şirketi ve sektörü kasıp kavuran ikinci bir dijital dönüşüm dalgasının başlangıcıdır.” ifadesini kullandı.Nadella, Microsoft’un dünyanın en büyük ve kapsamlı bulut platformuyla bu geçişi güçlendirdiğini kaydetti.

  • TikTok’un Çinli rakibi Kuaishou, Hong Kong halka arzında 5 milyar doları aşabilir
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 15:30

    Kısa video ve canlı yayın platformu Kuaishou’nun halka arzından 5 milyar dolarlık gelir elde edilmesi öngörülüyor.5 Şubat’ta halka arz edilmesi beklenen TikTok’un rakibi Çinli Kuaishou’nun 5 milyar doların üzerinde gelir elde etmesi öngörülüyor.2011 yılında kurulan Kuaishou’nun en büyük hissedarlarından biri WeChat’in sahibi olan Tencent. Tencent’in Kuaishou’da yüzde 21.5 payı bulunuyor.CNBC’nin haberine göre şirket, Morgan Stanley, Bank of America ve China Renaissance tarafından yönetilecek olan Hong Kong halka arzı için başvuru yaptı.İstatistiklere göre, kısa formatlı video paylaşım uygulamasının günlük 262 milyon aktif kullanıcısı bulunuyor.Uygulamayı ücretli kullanan abone sayısı ise 59.9 milyon seviyesinde.Hisseler 5 Şubat’ta Hong Kong’da işlem görmeye başlayacak.

  • Köpekler yeni kelimeleri iki yaşındaki bir çocuk kadar hızlı öğreniyor
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 13:48

    Macaristan’daki Eötvös Loránd Üniversitesi’nden araştırmacılar, bazı köpeklerin yeni kelimeleri iki yaşındaki çocuklara benzer bir hızla öğrenebileceğini ortaya koydu. Çalışma kapsamında araştırmacılar Whisky adındaki dört yaşındaki bir Border collie ile 9 yaşındaki Vicky Nina adlı Yorkshire terrier cinsi köpekleri inceledi. Araştırmanın ardından Rico’nun 200’den fazla, Vicky Ninan’nın ise binden fazla nesnenin adını öğrendiğini belirtildi.Macaristan’da yapılan bir araştırma, bazı köpeklerin yeni kelimeleri iki yaşındaki bir çocuk kadar çabuk öğrenebildiğini ortaya çıkardı. Bilim insanları, köpeklerin yeni kelimeleri öğrenebilme hızını analiz etti ve  bazılarının bu sözcükleri sadece dört kez duyduktan sonra öğrenebildiklerini buldu. Scientific Reports adlı dergide yayımlanan çalışmanı yazarlarından Dr. Claudia Fugazza, “Köpekler, iki-üç yaşındaki çocuklara benzer bir hızla kelimeleri öğreniyor, ancaki ikisinin beyinlerindeki mekanizmanın aynı olup olmadığını bilmiyoruz” dedi.YENİ NESNENİN ADI SADECE 4 KEZ SÖYLENDİBununla birlikte Fugazza, her iki köpeğe iki farklı deneyin uygulandığını açıkladı. Bunların ilkinde, köpeklere,  tanıdıkları yedi oyuncağa ek olarak  yeni bir nesne sunuldu ve sahipleri tarafından eşyalardan birini adıyla getirmesi talimatı verildi. Diğer görevde ise köpekler yeni oyuncaklarla oynadı ve oyuncağın adı sahibi tarafından tekrar edildi. Ardından deneyler iki köpek için farklı yeni nesnelerle tekrarlandı ve her birinde yeni objenin adı sadece dört kez söylendi.Araştırmacılar, Whisky’nin ve Vicky Nina’nın, oyuncağın adı onlar için yeni olmasına rağmen tanıdık öğeler arasından farklı olanı seçtiğini keşfetti. Ancak daha sonra iki yeni oyuncaktan birini ismen seçmesi istendiğinde hiçbir hayvan tesadüften daha iyisini yapmadı.BİLDİKLERİ EŞYALARDAN FARKLI OLANINI SEÇMEYİ BAŞARDILARBaşka bir deyişle Fugazza, köpeklerin ilk görevde doğru oyuncağı, isimlerini zaten bildikleri eşyaları arasından seçip çıkardığını söyledi. Vhisky, 24 denemeden 17’sinde doğru oyuncağı ve Vicky Nina ise 20 denemeden 15’inde doğru oyuncağı seçti.Diğer taraftan  Fugazza, kelime öğrenme yeteneğinin her köpeğe özgü olmadığını söyledi. Whisky ve Vicky Nina ile akraba olan 20 köpek, ekip tarafından test edildiğinde hiçbiri kelime öğrenme yeteneği göstermedi.Çalışmayı değerlendiren London College Üniversitesi’nden bilişsel sinirbilim profesörü Sarah-Jayne Blakemore, “Bulgular, belirli nesnelere bağlı kelime seslerini öğrenme yeteneğinin insanlara özgü olduğu varsayımına şüphe uyandırdı. Ancak, isim  hafızasının belirli türlerdeki köpeklere özgü olmadığı, sosyal çevre, hatırlamanın ne kadar sürdüğü gibi diğer faktörlerin de araştırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.KÖPEK YENİ DOĞAN BEBEĞİ KİMSEYLE PAYLAŞMIYOR

  • BAYKAR Uçan Araba Tasarım Yarışması’nın başvuruları başladı
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 10:12

    “Milli uçan arabaya” imza atmak isteyenler TEKNOFEST’te yarışacak. BAYKAR yürütücülüğünde düzenlenecek başvuruları 28 Şubat’a kadar sürecek Uçan Araba Tasarım Yarışması’nda birinciye 45 bin TL, ikinciye 30 bin TL ve üçüncüye 15 bin TL ödül verilecek.TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında BAYKAR yürütücülüğünde düzenlenecek Uçan Araba Tasarım Yarışması’nın başvuruları 28 Şubat’a kadar devam edecek.TEKNOFEST açıklamasına göre, 20. yüzyılın başından beri gerçekleştirilmeye çalışılan, kişisel ya da toplu taşıma amacıyla hem karada hem havada seyredebilen bir araç fikrinin yakın gelecekte hayata geçmesi hiç de uzak görünmüyor.Geleceğin araçlarından biri olarak görülen “uçan araba” alanında düzenlenen Uçan Araba Tasarım Yarışması ile amaçlanan; yoğun nüfus bölgeleri de dahil, yaşam bölgelerinde veya yerleşim bölgeleri arasında bir noktadan diğerine emniyetli bir şekilde seyredebilecek bir “uçan araba” konseptinin ortaya konması olarak tanımlanıyor.Takımlardan, aynı anda birden fazla uçan arabanın bir şehirde görev yaptığı durumu düşünerek araçların birbirleri ve çevreleriyle güvenli bir şekilde hareket etmelerini sağlayacak tasarımlar yapmaları bekleniyor. Dolayısıyla takımlar, geleceğin uçan arabalarında önemli bir yer teşkil edecek olan hava trafik yönetim sistemi üzerine de çalışacak.Yarışmacı takımlardan, tasarladıkları uçan arabayı simülasyon ortamında göstermeleri ve bu yıl ek olarak tasarlamış oldukları uçan arabanın ölçeklendirilmiş modelini yapmaları isteniyor. Finalde ise birinciye 45 bin TL, ikinciye 30 bin TL ve üçüncüye 15 bin TL’lik ödül verilecek.35 FARKLI TEKNOLOJİ YARIŞMASI GENÇLERİ BEKLİYORHer yıl bir önceki yıla göre daha fazla yarışma kategorisinin açıldığı ve Türkiye tarihinin en büyük ödüllü teknoloji yarışmaları olan TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları’nda bu yıl 35 farklı yarışma bulunuyor.TEKNOFEST 2020’den farklı olarak Karma Sürü Simülasyon, İletişim Teknolojileri, Savaşan İHA, Yapay Zeka, Kültür ve Turizm Teknolojileri, Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri, Tarımsal İnsansız Kara Aracı, Sanayide Dijital Teknolojiler Yarışmaları ilk kez düzenleniyor. Toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST, gençlerin geleceğin teknolojileri üzerinde çalışmalarını desteklemek için Roket’ten World DroneCup’a, Model Uydu’dan Hackİstanbul’a kadar onlarca nefes kesen yarışmalarla Türkiye tarihinin en büyük ödüllü Teknoloji Yarışmaları’nı gerçekleştiriyor.Gençlerin milli teknoloji üretme ve geliştirme konusunda ilgilerinin artırılması hedeflenerek bu alanlarda çalışan binlerce gencin projesine destek olmak için bu yıl ön eleme aşamasını geçen takımlara toplamda 5 milyon TL’nin üzerinde malzeme desteği sağlanıyor.TEKNOFEST’te yarışıp dereceye girmeye hak kazanan takımlar ise 5 milyon TL’nin üzerinde ödülün sahibi olacak. TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali; Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde, Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu, medya kuruluşları ve üniversitelerin de olduğu 67 paydaş kurumun destekleriyle düzenleniyor. 21-26 Eylül’de yeniden İstanbul’da gerçekleşecek olan Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’in bir parçası olmak ve başvuruları gerçekleştirmek için https://teknofest.org/yarismalar.html web sitesini ziyaret etmek yeterli oluyor.

  • Microsoft, ölen kişileri sohbet robotuna dönüştürmek için ilk adımı attı
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 09:46

    ABD merkezli teknoloji şirketi Microsoft, ölen yakınlarınızla konuşabileceğiniz bir teknolojinin patentini aldı.Microsoft, bilim kurgu filmlerini aratmayacak bir teknoloji için ilk adımı attı.   İngiliz Independent gazetesinde yer alan habere göre, ABD merkezli şirket hayatını kaybedenlerle konuşabildiğiniz bir teknolojinin patentini aldı.   Aynı habere göre, Microsoft’un patentini aldığı teknoloji hayatını kaybetmiş bir insanın dijital ayak izlerini mercek altına alacak.   Microsoft bu yöntem ile söz konusu kişinin görüntülerine ve ses kayıtlarına bakarak kendini geliştirdiği bir sohbet robotu sunacak.   Şirket görüntü ve derinlik bilgileri ya da video verileri aracılığıyla belirli kişilerin iki veya üç boyutlu modellerinin oluşturulabileceğini de patente dahil etti.   Bu sistemin teorik olarak kurgusal karakterlerin ya da yaşayan insanların da sohbet robotunu oluşturabileceği belirtiliyor. 

  • Signal’den ‘WhatsApp’ güncellemesi
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 08:49

    WhatsApp’ın kullanıcılarına dikte ettiği değişiklik sonrası kullanıcı sayısı ciddi oranda artan Signal platforma yeni özellikler ekliyor. WhatsApp’ta görmeye alıştığımız özellikler güncelleme sonrası Signal’e gelecek.Facebook’un bünyesinde bulunan mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın kullanıcılarına seçim hakkı tanımadığı, zorunlu güncelleme kararının yankıları sürüyor.Mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın bu kararı sonrası pek çok rakip uygulama kısa sürede milyonlarca yeni kullanıcıya ulaştı.O uygulamalardan birisi olan Signal yeni kullanıcıları elinde tutmak için platforma yeni özellikler entegre etmeye hazırlanıyor.WABetaInfo tarafından keşfedilen yeni değişikliklere göre Signal’e WhatsApp’ta görmeye alıştığımız bir dizi yeni özellik geliyor.Yeni özellikler arasında animasyonlu çıkartmalar ve özel sohbet duvar kağıtları yer alırken, grup görüşme sayısı da yükseliyor.Signal’de grup görüşmelerindeki katılımcı sayısı 5 ile sınırlıyken, güncelleme sonrası bu sayı 8’e çıkacak.

  • WhatsApp etkisi: ICQ’nun indirilme oranı 35 kat arttı
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 07:01

    WhatsApp’ın zorunlu güncellemesi sonrası milyonlarca kullanıcının alternatif uygulamalara yönelmesi nostaljik bir uygulamaya yaradı. ICQ’nun indirilme oranları Hong Kong’da 35 kat arttıFacebook’un bünyesinde bulunan WhatsApp’ın getirmeye hazırlandığı zorunlu güncellemenin yankıları sürüyor.   Son dönemde özellikle Signal ve Telegram gibi rakip uygulamalar  WhatsApp’ın bu kararı sonrası ciddi oranda yeni kullanıcıya ulaştı.   Bir dönemin popüler uygulaması ICQ da bu kaçıştan fayda sağlayan platformlar arasındaki yerini aldı.   Wall Street Journal’da yer alan habere göre, ICQ’nun indirilme oranları Hong Kong’da 35 kat arttı. 100 milyondan fazla kullanıcıya ev sahipliği yapan ICQ 2010 yılından bu yana Rus DST firmasının elinde.   Özellikle 1990’lı yıllarda bir hayli popüler olan ICQ ilerleyen yıllarda pazar liderliğini kaybetmiş ve bir daha bu seviye geri dönememişti.

  • Boeing yüzde 100 biyoyakıtlı uçak için tarih verdi
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 05:55

    ABD merkezli Boeing, 2030’a kadar yüzde 100 biyoyakıt ile çalışan ticari uçaklar yapacağını açıkladı.Son yıllarda 737 Max haberleri ile gündeme gelen Boeing, gelecek planlarını açıkladı.    Yüzde 100 biyoyakıt ile çalışan ticari uçaklar yapabilmek için  çalışamalar yürüten Boeing bu hedefi için tarih verdi.    ABD merkezli şirket, 2030’a kadar yüzde 100 biyoyakıt ile çalışan ticari uçaklar yapacağını açıkladı. Öte yandan Boeing, biyoyakıt konusunda tecrübeli.Zira yüzde 100 biyoyakıt kullanılan ilk ticari uçuş, 2018’de Boeing 777 kargo uçağıyla gerçekleştirilmişti.    Ticari uçuşlar mevcut bütün karbon emisyonunun yaklaşık yüzde 2’sini, ulaşımdan kaynaklı karbon emisyonunun yaklaşık yüzde 12’sini meydana getiriyor.     Havacılık sektörü, 2050 yılına kadar karbon emisyonunu yarı yarıya düşürmeyi hedefliyor.   

  • Elon Musk uzaya lazer gönderdi
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 05:33

    SpaceX’in Starlink fırlatışında uydular ilk defa kutup yörüngesine yerleştirildi ve lazer teknolojisi ilk defa kullanıldı.Elon Musk’ın sahibi olduğu özel uzay şirketi  SpaceX’in uydu bazlı küresel internet projesi  Starlink’e ait yörüngedeki uydu sayısı bine yaklaştı.Independent’ta yer alan habere göre, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen fırlatma ile şirket bir ile imza attı.Aynı habere göre, Starlink fırlatışında uydular ilk defa kutup yörüngesine yerleştirildi ve lazer teknolojisi ilk defa kullanıldı.Şirketin sahibi ve CEO’su olan Elon Musk,  SpaceX’in son Starlink internet uydu grubunun lazerlerle donatıldığını açıkladı.Musk, Twitter’da yaptığı paylaşımda “uydular arası lazer bağlantıları var, bu nedenle kutuplarda yer istasyonlarına ihtiyaç duymuyorlar” ifadelerine yer verdi.Şirket ABD, Kanada ve İngiltere’de özel bir anten cihazı satın alan sınırlı sayıda kullanıcıya hizmet sunuyor.SpaceX, Starlink projesi çerçevesinde toplamda 12 bin internet uydusu fırlatmayı planlıyor. Projenin 2027’de tamamlanması bekleniyor.

  • Dikkat testi: Resimdeki dört yapraklı yoncayı bulabilir misiniz?
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 04:39

    Detayları fark etmekte ne kadar dikkatlisiniz? İşte size bunu öğrenmek için fırsat. Bu sorular sosyal medya kullanıcıları arasında oldukça popüler oldu. İngiliz Daily Mail gazetesinin yayınladığı bu dikkat testinde rekor 35 saniye. (NOT: CEVAPLAR FOTO GALERİNİN SONUNDA)Resimdeki kalbi, gözü ve beyni bulabildiniz mi?Dört yapraklı yoncayı bulabildiniz mi?Bu anahtar hangi kapıyı açar?Bu haritadakiki uçaklardan bir tanesi test yönde uçuyor. Peki bu karmakarışık havayolu trafiğinde hangi uçağın yolundan saparak ters yönde uçtuğunu bulabilir misiniz?’Sandık yanılsaması’ ismi verilen bu görselde 16 adet daire yer alıyor.  Yerlerini bulabilir misiniz?Güvercinler arasına gizlenmiş kediyi görebildiniz mi? İngiliz Daily Mail gazetesinde yer alan habere göre söz konusu karedeki kediyi en erken tespit eden kişinin rekoru 18 saniye.Resimdeki yavru köpeği fark ettiniz mi?Ekmek kızartma makinesini bulunCan simitleri arasındaki donutu (tatlı çörek) bulun.Külah dondurmalar arasından pembe , mavi ve yeşil renkli buz dondurmayı bulun.Bu resimdeki renkli ejder yumurtasını bulun.Bu resimde iki adet tek taş yüzük gizli. Bakalım bulabilecek misiniz?Bu karede kaç tane ayak görüyorsunuzMacar karikatürist Gergely Dudas’ın sosyal medyada yayınladığı bu kare kısa sürede hayli popüler oldu. Peki bu karedeki futbol topu nerede?Bu iki karedeki farklı şeyi görebiliyor musun?Bu karede hangi harfi görüyorsun?Bu kumar masasında kim hile yapıyor?Hangi çocuk oyunda hile yapıyor?Bu resimde kaç tane hayvan var?Resimdeki kadınlardan hangisi hamiledir?Bu noktaları, elinizi kaldırmadan 4 düz çizgi çizerek birleştirebilir misiniz?Kadınlardan hangisi adamın eşi?Resimdeki uğur böceği nerede?Kutuların hangisinde para var?Kedinin sahibi kim?Avcıların aradığı geyik nerede?Kayıp rakam hangisiEksik parça hangisi?Hedef tahtalarından hangisi farklı?Bu karedeki tekli koltuk nerede?Resimde gizlenmiş kitap nerede?Bu resimde de bir poker pulu saklıBu resimdeki kalem nerede?Farklı görünen kediyi bulunÇiftler arasından farklı olanı bulun.Hangisi diğerlerinden farklı?Resimlerden hepsi aynı, sadece bir farklı. Farklı olanı bulabilir misin?Hangi inek diğerlerinden farklı oturuyor?Farklı olan resmi bulun.Buradaki resimlerden farklı olanı bulabilecek misin?Diğerlerinden farklı ikiliyi bulun.Hangi at diğerleri gib değil?Hangi köpek ötekilerden farklı görünüyor?Masadan pul çalan kırmızı elbiseli kadın hile yapıyor.Sarışın çocuk elinde taş saklıyor.Bu resimde 13 havyan yer alıyor.Yoga yapan kadın hamiledir. Yaptığı spor hamileler için daha uygundur ve kadının karnı büyümüştür.Dikkatli kişiler fotoğrafın sağ alt köşesindeki çantayı nane yeşili kurdele ile aynı tonda olduğunu tespit edebiliyor.Kedinin sahibi, taytları yırtılmış olan kız (ortadaki). Sağındaki kızın taytındaki yırtılmanın sebebi ise kediden ziyade bir yere takılmasından dolayı gerçekleşemiş olabilir.11 ve 322 numaraOrtadaki hedef tahtası kenarlardakinden farklı

  • Twitter’dan, ‘gerçek dışı paylaşımlarla’ karşı yeni uygulama
    by NTV on 26 Ocak 2021 at 04:15

    Sosyal paylaşım sitesi Twitter, üye paylaşımlarında rastlanan yanlış veya gerçek dışı bilgilerle mücadele etmek için yeni geliştirdiği “@Birdwatch” isimli ürününü tanıttı.Twitter’ın resmi blog sayfasından yapılan yazılı açıklamada, kullanıcıların paylaşımlardaki yanıltıcı bilgileri fark etmesine ve alternatif bilgi paylaşımı için not yazmalarına olanak tanıyan yeni bir program başlatıldığı belirtildi.Deneme aşamasındaki Birdwatch’la ilgili “Yanlış bilgi içerdiğini düşündüğünüz paylaşıma not düşün.” şeklinde bir ibarenin paylaşımlara ekleneceği, böylece diğer kullanıcılar için paylaşım hakkında uyarıda bulunabileceği ve konuyla ilgili alternatif bilgilerin eklenebileceği bir tasarım olarak geliştirildiği kaydedildi.Yeni uygulama, yanlış bilgi içerdiği düşünülen bir paylaşım için düşülen notlar için 3. şahıslara puan verme imkanı da tanıyacak.”YARDIMINIZA İHTİYACIMIZ VAR” ÇAĞRISI”Twitter Support” isimli kurumsal hesaptan yapılan duyuruda, şu ifadelere yer verildi:”Herkesi bu programa kaydolmaya ve katılmaya davet ediyoruz. Grup ne kadar geniş ve çeşitli olursa, yanlış bilgileri etkili bir şekilde değerlendirmede o kadar iyi olacaktır. Bu konuda yardımınıza ihtiyacımız var.”

  • Akdeniz Bölgesi’nin en büyük LG mağazası Antalya’da açıldı
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 13:43

    LG Electronics (LG), Akdeniz Bölgesi’nin en büyük LG Brand Shop’unu Antalya Muratpaşa’da açtı. Şirket, Antalya’daki mağaza sayısını yıl sonuna kadar 4’e çıkarmayı hedefliyor.242 m2 büyüklüğündeki mağazada, başta LG markalı TV, buzdolabı, çamaşır makinesi, kurutma makinesi ve bulaşık makinesi olmak üzere, klima, ses sistemleri ve hoparlörler bulunuyor. Antalya’da açılan ikinci LG Brand Shop olan Antalya Dapa LG Brand Shop ile LG Electronics Antalya’daki mağaza sayısını yıl sonuna kadar 4’e çıkarmayı hedefliyor.LG’nin Antalya Muratpaşa’da bulunan mağazasında yer alan LG ThinQ Deneyim Alanı’nda, LG ThinQ teknolojisi sayesinde birbiriyle konuşan ve uzaktan yönetilebilen LG ürünleri sergileniyor.Bu ürünlerin en dikkat çekenleri arasında; kapısını açmaya gerek kalmadan üzerindeki ekran yardımıyla içerisindekileri gösteren buzdolabı LG InstaView, iki farklı çamaşırı, iki farklı bölmede tek seferde yıkayabilen LG TwinWash ve buhar teknolojisi ile bakteri ve alerjenleri yüzde 99,9’a varan oranda yok eden çamaşır makineleri ve yapay zekaya sahip TV’ler yer alıyor.LG’nin ThinQ platformu sayesinde, ev sahipleri, çamaşır makinelerinden klimalara, buzdolaplarından televizyonlarına kadar çeşitli ev ürünleriyle etkileşimde bulunabiliyor. Örneğin ev sahipleri, uygulama ile çamaşır makinelerini uzaktan harekete geçirebiliyor, klimayı işten dönmeden önce 5 dakika önce çalışacak şekilde programlayabiliyor. Yapay zekaya sahip LG ThinQ AI platformu, LG OLED ve Nanocell TV’lerin ses komutu ile kontrol edilebilmesine olanak tanıyor. LG ThinQ, aynı cihazları birbirinden değişik şekillerde kullanan evdeki farklı kullanıcılarla senkronize olarak çalışıyor. Her bir kullanıcın neyi sevdiğini ve nasıl davrandığını inceliyor ve evdeki her bir kişi için kişiselleştirilmiş deneyimler sunuyor. LG’nin ThinQ platformu, her bir cihazın sorunlarının nasıl giderileceği ve kolaylıkla yönetileceği konusunda da öneriler sunuyor. Örneğin; çamaşır makinesinin içinin iyice temizlenmesi gerektiğini veya ev sahibinin çok fazla deterjan kullandığını söyleyebiliyor, gerektiğinde kendiliğinden teknik servisi arayarak kayıt oluşturabiliyor.

  • Corona virüsün mutasyonu ilk kez görüntülendi
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 11:19

    İngiltere’nin güneyinde başlayarak birçok ülkeye sıçrayan corona virüs mutasyonu Rus bilim insanları tarafından ilk kez görüntülendi. Açıklamada, EpiVacCorona aşısının mutasyona karşı etkili olduğu belirtildi.İngiltere’de ortaya çıkan corona virüs mutasyonu, ilk kez laboratuvar ortamında görüntülendi.Açıklamada, Rusya İnsan Sağlığı ve Tüketiciyi Koruma Kurumu’ndan (Rospotrebnadzor) tarafından yapıldı. Vektor Devlet Araştırma Merkezi’nden bilim insanları, İngiltere’de ortaya çıkan corona virüs mutasyonunun mikroskopla fotoğrafını çekti. Açıklamada, Rospotrebnadzor’a bağlı kuruluşlar tarafından geliştirilen PCR testlerinin yeni mutasyonu tespit edebildiği, Rospotrebnadzor’un Merkez Epidemiyoloji Araştırma Enstitüsü’nün test sisteminin de bu varyantı virüsün mutasyon geçirmemiş formlarından ayırt edebildiği belirtildi.Öte yandan, EpiVacCorona aşısının mutasyona karşı etkili olduğu belirtildi.BİRÇOK ÜLKEDE GÖRÜLDÜİlk olarak İngiltere’de Eylül ayında tespit edilen, Aralık ayına kadar da tanımlanamayan corona virüsün yeni mutasyonu şimdiye kadar Türkiye’nin de aralarında bulunduğu birçok ülkede görüldü. EN ÇOK HANGİ YAŞ GRUBUNU ETKİLİYOR?Öte yandan İngiltere’de yayımlanan bir araştırmaya göre; corona virüs mutasyonundan en çok yeni doğan ila 9 yaş grubu etkilenirken yeni corona virüs mutasyonu 20 ila 29 yaş grubu arası ile 50 yaş üstü kişilerde diğer yaş gruplarına göre daha az etkili olduğu belirtildi.AŞILARI ETKİSİZ HALE GETİRİR Mİ?Daha yayılmacı ve kolay bulaşabildiği belirtilen corona virüs mutasyonunun aşıları etkisiz hale getireceğine yönelik olumsuz bir açıklama henüz bulunmuyor. VİDEO: MUTASYONLU VİRÜS DAHA DİRENÇLİ

  • TRAPPIST-1 yıldız sistemindeki gezegenlerin benzer öz kütleye sahip olduğu tespit edildi
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 11:10

    Bilim insanları, Dünya’ya yakın boyutlardaki gök cisimlerinin dikkate değer şekilde benzer ortalama öz kütleye sahip olduğunu tespit etti.Bilim insanları, yeni keşfedilen TRAPPIST-1 yıldız sistemindeki 7 gezegenin ortalama öz kütlesinin benzer olduğunu belirledi.ABD’nin Washington Üniversitesinde bilim insanları, sonuçlarını “Planetary Science Journal” dergisinde yayımladıkları araştırmada, Dünya’ya 40 ışık yılı mesafedeki TRAPPIST-1 adlı kızıl cüce yıldızının yörüngesindeki öte gezegenlerin kütle ve hacimlerinin detaylı ölçümlerini yaptı.Gezegenlerin yörüngesindeki yıldız ile Dünya arasında gözlemlenebilir olduğu “geçiş zamanı varyasyonlarını” (TTV) inceleyen bilim insanları, Dünya’ya yakın boyutlardaki gök cisimlerinin dikkate değer şekilde benzer ortalama öz kütleye sahip olduğunu tespit etti.Bilim insanları daha önce Dünya’ya benzer kayaç yapıda olduğu tahmin edilen gezegenlerin, oksijen, demir, magnezyum ve silikon bileşiminden oluştuğu ve söz konusu maddeleri benzer oranlarda içerdiği sonucuna vardı.Araştırmacılar, gezegenlerin öz kütlelerinin Dünya’dan yüzde 8 daha düşük olduğunu tespit ederken, bunun madde kompozisyonunun farklı olmasından kaynaklandığını düşünüyorlar.Fizikte öz kütle, bir maddenin birim hacminin kütlesi, yani onun yoğunluğu olarak tanımlanıyor.Dünya’ya 40 ışık yılı mesafedeki TRAPPIST-1 sisteminde yer alan gezegenlerden üçü, ilk kez 2015’te Avrupa Güney Gözlemevinin Geçiş Halindeki Gezegen ve Gezegensiler Küçük Teleskobu (TRAPPIST) tarafından keşfedilmişti.Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), 2017’de sistemde toplam 7 gezegen olduğunu, bunların hepsinin yıldızın canlı yaşamının ortaya çıkmasına müsait yaşanabilir bölümünde bulunduğunu açıklamıştı.

  • Red Bull M.E.O. şehri oyun alanına dönüştürecek
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 10:34

    Mobil oyun arenası Red Bull M.E.O. şehri oyun alanına çevirecek. Oyunseverler, Red Bull 4’lü paketlerdeki QR kodları kullanarak ulaşacağı özel hazırlanmış sanal gerçeklik filtresiyle, PUBG MOBILE ile özdeşleşmiş Red Bull M.E.O. drop kutularını indirmeyi hedefliyor. Her hafta en yaratıcı videoyu çeken ve belirtilen adımlarla Instagram hesabında paylaşan 3 oyunsever, sürpriz ödüllerin sahibi olacak.Mobil oyun arenası Red Bull M.E.O. şehri oyun alanına çevirmeye hazırlanıyor.Mobil oyunseverler, PUBG MOBILE ile özdeşleşmiş drop kutularını AR filtresi ile en yaratıcı ve eğlenceli şekilde şehrin dilediği noktasına indirmeye çalışacak. Red Bull 4’lü paketlerindeki QR kodları kullanarak ulaşacağı özel hazırlanmış filtreyle her hafta en yaratıcı drop indirme videosunu çeken oyunseverler, sürpriz ödüller kazanacak.KARTLAR DÜNYA FİNALİ’NDEN ÖNCE SON KEZ DAĞITILACAKMobil oyun arenası Red Bull M.E.O. üçüncü sezonunda Türkiye’nin en iyileri için arayışa çıktı. Bu sezon ilk olarak PUBG MOBILE’da mücadele verecek oyunseverler, şimdi de Hearthstone ve TFT mobil turnuvalarında yarışacak.Türkiye şampiyonu olacak takımlar ise Red Bull M.E.O. Dünya Finali’ne katılmaya hak kazanacak. Red Bull M.E.O.’da çevrim içi elemeler 28,29,30 ve 31 Ocak tarihlerinde, Türkiye Finali ise 7 Şubat’ta gerçekleştirilecek.DÜNYA FİNALİ MART AYINDA İSTANBUL’DARed Bull M.E.O.’da dünya şampiyonu da Türkiye’de belirlenecek. 28 ülkede elemeleri gerçekleştirilen Red Bull M.E.O.’nun dünya şampiyonu ise mart ayında Türkiye’nin ev sahipliğindeki Red Bull M.E.O. Dünya Finali’nde belli olacak.

  • Ethereum rekor tazeledi
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 10:09

    Kripto para piyasasının en yüksek hacimli ikinci birimi olan Ethereum (ETH), geçtiğimiz hafta bin 439 dolar ile zirveyi görmüştü. ETH, son 24 saatte yüzde yüzde 13’lük artışla tüm zamanların en yüksek seviyesi olan bin 467 dolar seviyesine ulaştı. Bitcoin ise 31 bin – 33 bin dolar bandında seyretmekte. Peki, 25 Ocak itibariyle Bitcoin, Ethereum ve Altcoin’lerde son durum ne? İşte ayrıntılar…Kripto para piyasasının en yüksek hacimli ikinci birimi olan Ethereum (ETH), son 24 saatte en düşük bin 304, en yüksek bin 467 doları görerek, haftalık %16,8 değer kazandı. 19 Ocak tarihinde tüm zamanların rekorunu kıran ETH, bin 467 dolar seviyesine ulaşarak rekorunu tazeledi.25 Ocak itibari ile bin 350 – bin 450 dolar seviyesinde seyreden Ethereum (ETH), bin 395$ dolar / 10 bin 311 TL’dirBİTCOİN KAÇ DOLAR/ TL?Kripto para piyasasının en yüksek hacimli birimi olan Bitcoin, yeni yılın ilk haftasında 42 bin dolara dayanmasının ardından, geçtiğimiz hafta keskin bir düşüş yaşayarak 30 bin doların altını görmüştü.Coinmarketcap verilerine göre Bitcoin, son 24 saatte yüzde 2 yüzde artışla 33 bin 245 dolara yükselirken, geçtiğimiz hafta içerisinde yüzde 8.27 yüzde değer kaybı yaşadı. 25 Ocak Pazartesi itibari ile 1 BTC =33 bin 100 dolar / 244 bin 973 TL’dir.ALTCOİNLERDE SON DURUM NE?Polkadot (DOT) geçtiğimiz hafta ilk 10 kripto para içerisinde en büyük yükselmeyi yaşayarak 99.17 yüzdelik yükselme ile 15$ dolar seviyelerinde işlem görürken, 25 Ocak itibariyle 17$ dolar ‘dan işlem görmekte.Cardano (ADA) haftalık %6.8 düşüş ile ile 0.35$ seviyesinde işlem görüyor. Chainlink (LINK) ise haftalık 9.2% değer kazanırken 24$ dolardan işlem görüyor.DAVOS 2021’DE BU YIL KRİPTO PARALAR KONUŞULACAKPandemi nedeniyle bu yıl çevrim içi olarak gerçekleşecek olan Dünya Ekonomik Forumu yıllık toplantısı Davos 2021’in ilk gününde dijital para temalı bir panel de düzenlenecek.Panelde, İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey ile Western Union’ın CEO’su Hikmet Ersek konuşacak. Davos 2021’e katılacak diğer panelistler arasında, BTC Afrika S.A. CEO’su Elizabeth Rossiello ile North Island Ventures CEO’su Glenn H. Hutchins da var.Davos 2021’e Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’den Almanya Başbakanı Angela Merkel’e kadar birçok önemli dünya lideri de katılacak.Oturumun konu başlıkları arasında nakdin azalan rolü ve merkez bankası dijital paraları (CBDC’ler) var. İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, Dünya Ekonomik forumunda dijital para birimlerinin birimlerinin düzenlenmesi ve kullanımıyla ilgili bir panelde konuşacak.

  • “Yapay zekaya bağlı olarak bazı meslekler tümüyle ortadan kalkabilir”
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 09:59

    Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Say, yapay zeka uygulamalarına bağlı olarak zaman içinde bazı mesleklerin tümüyle ortadan kalkabileceğini savundu.Prof. Dr. Cem Say, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Edirne Şubesince çevrim içi düzenlenen “Dostumuz Yapay Zeka” panelinde, yapay zekanın insan beynini anlamlandırma merakından ortaya çıkan çalışmalar ışığında oluştuğunu söyledi.Yapay zekanın 1950’li yıllardan sonra insan hayatına girmeye başladığını belirten Say, “Yapay zeka son yıllarda yoğun bir şekilde hayatımızda var. Telefonumuzun bize en iyi hangi yoldan gidileceğini söylemesi dahil olmak üzere bir sürü işimize yarar ürünler olarak kullanıma girmiş durumda.” dedi.Yapay zekanın artık hayatın birçok alanında kullanıldığına dikkati çeken Say, şöyle devam etti:”Yapay zeka dünyanın en iyi şoförünün, İstanbul’un en iyi taksicisinin bilemeyeceği şekilde o anda hangi yollar boş, hangi yollar kapalı, ‘Nereden gidersem kaç dakikada varırım?’ problemini bizim için çözüyor ve seçenekleri bize söylüyor. Hayatımızı kolaylaştırıyor. Tıbbi görüntülemelerde büyük bir fayda sağlıyor. İleride daha da çok kullanılacak. Benim röntgenime bir de yapay zeka baksın denecek. Çeviri gibi alanlarda büyük fayda sağlıyor. Bir kelime dahi bilmediğiniz dili, uygulamalar sayesinde karşınızdakiyle iletişime geçebiliyorsunuz.””TARİHTE HER ZAMAN BÖYLE OLMUŞTUR”Prof. Dr. Say, yapay zeka uygulamalarının bazı işleri insandan daha iyi yapabildiğini dile getiren Say, şunları kaydetti:”Günün birinde arabayı sürme işini de insanlardan daha iyi yapacak çünkü o uyumaz, alkol almaz gibi bir sürü yönü olacak. Tabii bunlar belli bir kaliteye geldikten sonra piyasaya sürülecek. Başarılı hale geldikten sonra kullanılacak. Tarihte her zaman böyle olmuştur. Bazı işleri eskiden insanlar yapıyormuş, sonra onu yapan bir makine 100 tane insandan o işi daha iyi yapınca artık o sistem kullanılıyor. Ama o 100 insan açlıktan ölmedi, onlar farklı işler yapıyor. Yapay zekaya bağlı olarak bazı meslekler tümüyle de ortadan kalkabilir. Olmayacak bir şey değil. Genel çıkara bakmak lazım.”

  • LG akıllı telefon üretimini sonlandırmaya hazırlanıyor
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 09:38

    Güney Kore merkezli şirket tarafından yapılan açıklamaya göre, LG akıllı telefon üretimini sonlandırabilir.Android cephesinin önemli aktörlerinden LG, akıllı telefon üretimini sonlandırmaya hazırlanıyor   9to5Google’da yer alan habere göre, Güney Kore merkezli şirket akıllı telefon üretimini sonlandırabilir.   Aynı habere göre, henüz konu ile ilgili resmi bir açıklama bulunmasa da şirketin CEO’su Kwon Bong-seok çalışanlarına konu ile ilgili bir elektronik posta gönderdi.   Son dönemde pazar payı hızla eriyen LG, özellikle Çin merkezli Huawei  ve bir başka Güney Kore merkezli şirket olan Samsung’un artan satış rakamlarına ayak uyduramıyor. Şirket son dönemde LG Wing 5G ve LG Rollable gibi yeni modelleriyle karşımıza çıkmasına rağmen istediği satış oranlarını hala yaklaşabilmiş değil.   Geçtiğimiz dönemde paylaşılan verilere göre, LG, geçtiğimiz aralık ayında akıllı telefon pazarında sadece yüzde 1.7’lik bir pay almış durumda.  

  • LinkedIn’den iki yeni özellik
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 08:31

    Daha önce hikayeler özelliğini kullanıcılara sunan LinkedIn, platforma iki yeni özellik getirdi.Sosyal iş ağı LinkedIn, platforma yeni özellikler eklemeye devam ediyor.   Daha önce SnapChat ile hayatımıza giren ve pek çok platform tarafından taklit edilen ‘hikayeler’ (stories) özelliğini kullanıcılarına sunan LinkedIn, platforma iki yeni özellik getirmeye hazırlanıyor.   Söz konusu güncelleme sonrası kullanıcılar, LinkedIn üzerinden yaptıkları paylaşımlarına kimlerin cevap verebileceğini seçebilecek. Güncelleme kapsamında “paylaşımları kimler görebilsin” özelliği elden geçirildi ve “sessize alma” seçeneği kullanıcılara sunuldu.   Bu özelliği aktif hale getirmek için yapılan paylaşımın sağ üst köşesinde yer alan üç nokta simgesine tıklayıp çıkan seçenekler arasından “sessize al” opsiyonuna dokunmak yetiyor.

  • Sony’den elektrikli otomobil açıklaması
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 08:17

    Teknoloji devi Sony, CES 2020 fuarında bir sürprize imza atarak elektrikli otomobil modelini tanıtmıştı. Daha sonra yıl içinde de aracın yollarda casus fotoğrafları ortaya çıkınca seri üretim heyecanı giderek atmıştı. Sony, bu beklentilere son noktayı koydu.Sony, 2020 yılında düzenlenen CES fuarında büyük bir sürprize imza atarak elektrikli konsept modeli Vision-S’in örtüsünü kaldırmıştı.Aradan geçen zamanda yol testlerinde casus fotoğrafları çekilen Vision-S için seri üretim heyecanı artmıştı.Ancak Car and Driver’a konuşan Sony sözcüsü, “Şu anda, aracı toplu üretme veya satma planımız yok” açıklaması yaptı.Açıklamya göre konsept araç sadece gelecek teknolojilerinin test edileceği bir model olarak kalacak.Sedan olarak karşımıza çıkan elektrikli model  Vision-S’in içinde ve dışında 33 farklı sensör yer alıyor.S-Vision’un konsolunda geniş bir eğlence ekranı kullanılıyor.İşte Sony’nin Vision-S prototipinin paylaşılan görselleri…

  • WhatsApp zorunlu güncelleme sonrası milyonlarca kullanıcı kaybetti
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 07:30

    Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp kullanıcılarına zorunlu tuttuğu veri paylaşımı güncellemesi sonrası milyonlarca kişiyi kaybetti. Ocak ayının ilk üç haftasında Signal 7.5 milyon, Telegram ise 25 milyon yeni kullanıcı kazandı.Dünya genelinde 2 milyar kişi tarafından kullanılan WhatsApp, alınan güncelleme kararı sonrası kan kaybetmeye devam ediyor. The Guardian’da yer alan habere göre popüler mesajlaşma uygulaması kullanıcılara zorunlu tutulan yeni güncellemenin ardından milyonlarca kullanıcısını rakiperine kaptırdı. İngiltere’de parlamento komitesinden yapılan açıklamalara göre Signal 7.5 milyon, Telegram ise 25 milyon yeni kullanıcı kazandı. İki mesajlaşma uygulaması da yeni kullanıcılarını Ocak ayının ilk üç haftasında getirdi. Güvenli mesajlaşma uygulaması Signal, 6 Ocak’ta İngiltere’de ilk binde bile değilken, 9 Ocak’ta ülkede en çok indirilen uygulama oldu. WhatsApp kaç kullanıcıyı kaybettiğini kesin olarak açıklamıyor. Ancak İngiltere verilerine bakıldığında WhatsApp en çok indirilen uygulamalr sırasında sekizden 23’e geriledi. WHATSAPP’IN ZORUNLU GÜNCELLEMESİ Facebook’un sahibi olduğu WhatsApp kullanıcılara dair verilerine ilişkin bir güncelleme yaptı. Şirket ilk olarak 8 Şubat itibariyle yeni güncellemeye onay vermeyenlerin WhatsApp’ı kullanamayacağını belirtti. Başta Hindistan olmak üzere bu karar milyonlarca kullanıcının tepkisini çekti. Şirket yeni gelişmeleri kullanıcılara daha iyi anlatabilmek amacıyla onay tarihibi 15 Mayıs’a erteledi. WhatsApp işletme hesaplarıyla iletişime geçen kullanıcıların verilerin işleneceğini duyurmuştu. Şirket kişisel konuşmaların görülmeyeceğini ancak işletmelere kullanıcılarını daha iyi tanıma şansı verileceğini aktarmıştı. Şirket gelen tepkiler sonrası yaptığı açıklamalarda kişisel iletişimde uçtan uca şifrelemenin devam edeceğini belirtse de kullanıcı kaybetmeye devam ediyor.

  • Yaylada heyecanlandıran keşif: 160 milyon yıllık fosil ağaç kalıntıları bulundu
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 07:13

    Gümüşhane’nin Dörtkonak köyüne bağlı Edire Yaylası’nda akademisyen Prof. Dr. Raif Kandemir ile Doç. Dr. Coşkun Erüz’ün yaptığı saha incelemesinde, 160 milyon yıl öncesine ait olduğu belirlenen fosil ağaç ve onların kalıntılarında, 2 yeni ağaç türü keşfedildi.Gümüşhane’nin Dörtkonak köyüne bağlı Edire Yaylası’nda 160 milyon yıllık fosil ağaç kalıntıları bulundu.Kent merkezine 18 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 2 bin 300 metre yüksekteki merkeze bağlı Dörtkonak köyü Edire Yaylası, bünyesinde ‘Dipsiz Göl’ isimli göl ile irili ufaklı çok sayıda gölcük barındırıyor. Gümüşhane’nin ‘İkinci göller bölgesi’ olarak da adlandırılan ve çok sayıda endemik bitki ile canlı türüne ev sahipliği yapan bölgede, bilim insanlarınca geçen yıl Haziran ayında keşif gezisi yapıldı.FOSİL AĞAÇ KALINTILARI BULUNDURecep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Raif Kandemir ile Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Coşkun Erüz’ün yaptığı saha incelemesinde; yaklaşık 1 metre çapında bütün ve dağılmış halde çok sayıda fosilleşmiş ağaç kalıntısına rastlanıldı. Yapılan incelemede 160 milyon yıl öncesine ait olduğu belirlenen fosillerden alınan örnekler, tür tayini yapılmak üzere İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Orman Botaniği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünal Akkemik’e gönderildi.FOSİLLERDE 2 YENİ TÜR BULUNDUMilyonlarca yıla rağmen korunan fosillerde yapılan kapsamlı incelemede; fosillerin dinozorların yaşadığı dönem olarak bilinen ‘Jura’ dönemine ait olduğu ve yaşının yaklaşık 160 milyon yıla uzandığı tespit edildi. Fosillerde ayrıca, 160 milyon yıl önce yaşamış ve günümüzde tamamen yok olmuş iğne yapraklı 2 yeni ağaç türü de keşfedildi. Jeolojik tarihe ışık tutan fosillerde yine, günümüzde Güney Yarım Küre’de bulunan ‘Arokarya’ ağacının bir türüne ait bulgular da saptandı. Doğa, iklim ve yer küreye ait önemli bilgileri aydınlatan keşifle; Türkiye’de fosilleşmiş ağaçların en eski örneklerinin bölgede bulunduğu kaydedilmiş oldu. Bölgedeki bilimsel çalışmalar, 2021 yılında da sürecek. Araştırma sonucunda elde edilecek bulgular, uluslararası literatüre kazandırılacak.”İLK KEZ DOKTORA ÇALIŞMAMDA TESPİT ETTİM”Gümüşhane ve civarında milyonlarca yıl öncesine ait fosiller bulunduğunu ilk kez doktora çalışması sırasında belirlediğini söyleyen Prof. Dr. Raif Kandemir, buldukları fosillerin ağaca ait olduğunu kaydetti. Kandemir, “Bunlar ‘Jura’ paleocoğrafyasına ait ağaçlar. Fosiller üzerinde yaptığımız çalışma devam ediyor. Çalışmayı İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. Ünal Akkemik hocayla birlikte yürütüyoruz. Ünal hoca bunların üzerindeki tanımlamalarda yeni türlerin olabileceğini ifade ediyor. Şu an Güney yarımkürede olup Kuzey yarımkürede olmayan ve aynı zamanda daha önceden yaşamış ama şu an da yaşamayan fosillerin olabileceğini ifade ediyor. O anlamda bu bölge çok ciddi bir öneme sahip” dedi.”ANADOLU’DA ÇOK KISITLI YERDE VAR”Fosil ağaçların 160 ile 170 milyon yıllar arasındaki döneme ait olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kandemir, “‘Jura’ dediğiniz zaman insanların ilk aklına gelen Jurassic Park olabilir. Dinozorlarla birlikte aslında aynı zamanda yaşamış bitkilerin fosillerini burada bulabiliyoruz. Bu açıdan çok değerli ve kesinlikle koruma altına alınması gerekiyor. Sadece fosiller açısından bile baktığınız zaman, Gümüşhane ve Anadolu coğrafyasında ‘Jura’ yaşlı bu ağaç fosillerinin bulunduğu alanlar çok kısıtlı. Erzurum Oltu’da var, bir tane de Gümüşhane’de var. Gümüşhane’deki de çok ciddi büyük yapılarda yaklaşık 1 metre çapına ulaşan fosil ağaçları bulabiliyoruz. O yüzden değerli bir bölge. Hem göller açısından rekreasyon anlamında düzenlemeler yapılabilir hem de fosiller açısından yer bilimleri farkındalığını artırmak anlamında bu bölgenin kesinlikle korumaya alınarak bölge turizmine kazandırılması gerekiyor” diye konuştu.”KORUNMASI GEREKİYOR”Edire Yaylası’ndaki keşif gezisine katılan Doç. Dr. Coşkun Erüz de, fosillerin bulunduğu bölgedeki göllerin heyelanlarla oluştuğunu kaydetti. Erüz, “Bölge muhteşem bir coğrafya ve çok güzel bir peyzaja sahip, 2 bin 300 metre kota sahip ve çevresi yayla. Flora olarak bakıldığında Alpin çayır denilen yayla bitkileriyle kaplı bir coğrafya ama sulak alan olması dolayısıyla sucul habitata ait bitki ve hayvan türlerini de barındırıyor. Gümüşhane, endemizmi yüksek olan bir bölgemiz. Bütüncül bakarsak hem sulak alan, endemizmi yüksek florası ve jeolojik özelliğinden dolayı bu bölgeyi yaklaşık 1000 hektarlık bir saha olarak ‘Doğal sit’ kapsamında koruma ve kullanma dengesi gözetilerek koruma altına alınması gereken önemli bir ekolojik ve jeolojik değer olarak görüyoruz” ifadelerinde bulundu.

  • NASA ‘Kaos Tanrısı’na araç göndermeye hazırlanıyor
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 06:42

    Bennu’ya inen aracın yeni hedefi netlik kazanmaya başladı. NASA, uzay aracını ‘Kaos Tanrısı’ olarak da anılan Apofis’e göndermeye hazırlanıyor.Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), asteroit fatihi olarak da anılan OSIRIS-REx’e uzayda yeni bir hedef belirleme çalışmalarını sürdürüyor.ABD basınında yer alan haberlerde, uzay aracı için şu anda en büyük adayın ‘Kaos Tanrısı’ olarak adlandırılan Apofis olduğu belirtiliyor.NASA, yaşamın kaynağını bulmak için 2016 yılında OSIRIS-Rex adlı uzay aracını fırlatmıştı. Yaklaşık 2 yıl sürecek yolculuğun ardından araç 2018’de asteroide ulaşmış ve yüzeyden en az 60 gram numune toplamıştı.Yapılan incelemede göktaşının içinin tabiri caizse boş olduğu ortaya çıkmış, toplanan örneklerin beklenenden çok daha yumuşak olması ve aracın üzerinde bulunduğu yüzeyin çökmeye başlaması bu iddiayı güçlendirmişti.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Hava Uzay Mühendislik Bilimi Bölümü’nde görev yapan Profesör Daniel Scheers, “Asteroidin sanki merkezinde boşluk var, bu boşluğa birkaç futbol sahası sığdırabilirsiniz” ifadelerini kullanmıştı

  • Trafik ihlali yapanlara karşı bariyerlerde gezen robot
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 06:22

    İzmirli girişimci Üzeyir Akova, otoyol kenarlarındaki bariyerlerde hareket edebilen, emniyet şeridi ve hız sınırı ihlallerini tespit edebilen bir otonom robot geliştirdi. Kaza riskinin en az indirilmesini amaçladığını belirten Akova, projesinin Türkiye’de bir ilk olduğunu söyledi.İzmir’de yaşayan genç girişimci Üzeyir Akova, Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Elektrik Bölümü’nden mezun olmasının ardından endüstriyel otomasyon ve güneş enerji santralleri konusunda projeler yürüttü. Bir gün otoyolda bir kazaya şahit olan Üzeyir Akova, emniyet şeridinin çok fazla ihlal edildiğini ve ambulansın kaza yerine güçlükle ulaştığını gördü. Bu konunun üzerine ne yapabileceğini düşünen Üzeyir Akova, “Railbot” adını verdiği bir otonom robot geliştirmeye başladı. Yaklaşık 1 buçuk yılda otoyol kenarlarındaki bariyerler üzerinde otonom kabiliyetli hareket eden, trafiği kontrol ederek sesli ve ışıklı uyarı yapıp ihlalleri anında emniyete bildirebilecek bir robot tasarladı. Akova, geliştirdiği robot için yaptığı patent başvurusunun değerlendirme sürecinin kısa süre içinde sonuçlanmasını bekliyor.”TÜRKİYE’DE BİR İLK”Otonom robot projesinden bahseden Akova, “Railbot, karayollarında can ve mal güvenliğini sağlamak üzere bariyer üzerinde otonom hareket kabiliyetine sahip, trafik denetimini ve ihlallerini tespit etmek üzere tasarlanmış yerli otonom robot projesidir. Türkiye’de bir ilktir. Birden fazla amaca hizmet ediyor. Emniyet şeridi ihlali, hız sınır ihlal ve en sonunda da tamamen trafik denetleme amaçlı kullanılabiliyor. Mesela bir yangın anında itfaiyeye haber verebiliyor. Bir kaza olduğunda ambulansa ve emniyet güçlerine haber verebiliyor. Otoyol güvenliğini tehdit eden cisimleri, hayvan ve yaya girişlerini de ilgili birimlere aktararak karayollarının güvenli olmasını sağlıyor. Robotun enerji ihtiyacını da yol kenarlarında kurulacak güneş enerji paneliyle şarj istasyonlarından karşılanacak” dedi.PROJESİNE DESTEK BEKLİYORSon zamanlarda Türkiye’de hemen hemen her alanda yerli ve milli teknolojik projelere destek verildiğini söyleyen Akova, “Bu bağlamda bunu ülkemize sunmak istiyoruz. Ülkemizde trafikte çok fazla ihlal yapıldığından dolayı can kayıpları yaşayabiliyoruz. Bu kayıpları en az indirmek hatta sıfırlamak için bu robotu ülkemizin hizmetine kazandırmak istiyoruz. Konuştuğum yetkililer bu robota olumlu tepkiler verdi. Bu projeyle birlikte kaza riskinin en aza indirilmesini amaçlıyoruz. Bunun için de yatırımcı desteğiyle birlikte yerli yazılım geliştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Covid-19 krizinin ardından umut veren 17 teknoloji
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 05:27

    Yeni tip corona virüs (Covid-19) salgınının sağlık ve ekonomideki etkileri yıkıcı olurken, salgının teknolojide ilerlemeyi hızlandırdığı ve dijital araçların kabulünü artırdığı belirtiliyor. İşte Covid-19 krizinin ardından yılın umut veren 17 teknoloji trendiYARI İLETKENLER: Yeni süper çipler: İşlemciler her bilgisayarın beynini oluştururken, teknoloji şirketleri arasında kendi çip tasarımını ve süper çip geliştirme rekabeti hızlanıyor. Amazon ve Microsoft, devasa veri merkezlerindeki sunucular için kendi yarı iletkenlerini geliştirirken, yıllardır çip endüstrisinin en büyük müşterisi olan Apple, şimdi en büyük yarı iletken üreticilerinden biri olmaya hazırlanıyor. Sağlık için giyilebilir elektronikten araç içi elektronik sistemlere kadar teknolojinin her alanında büyük önem taşıyan çipler, ülkeler arasındaki rekabet unsurlarından biri haline dönüşüyor. Pazarda hakimiyet oluşturmak isteyen şirketler ve ülkeler, devasa yatırımlarla çip endüstrisini şekillendirmeye çalışıyor.PROTEİNLERİN YAPILARI ORTAYA ÇIKARILIYOR: Google’ın yan kuruluşlarından DeepMind’ın protein araştırmalarına yardımcı olmak için geliştirdiği AlphaFold isimli aracın proteinlerdeki “katlanma” sorununa dair önemli gelişmeler kaydetmesi dikkati çekmişti. 170 bin kodu çözülen protein yapısının bulunduğu bir veri tabanı donatılan AlphaFold, hatalı çalışan ve yapıları (kodları) çözülemeyen proteinlerdeki “katlanma” sorununa net veriler ortaya çıkardı. Sağlık sektörü, yapay zeka ile büyük verimlilik artışıyla karşı karşıya bulunuyor. Yapay zeka, hastalıkları daha hızlı teşhis etmeye, ilaç geliştirmeye veya tedavileri daha bireysel tasarlamaya giderek daha fazla yardımcı oluyor. Danışmanlık şirketi Accenture, sağlık hizmetlerinde yapay zeka kullanımıyla 2026’ya kadar yıllık 123 milyar avro tasarruf edileceğini tahmin ediyor.LABORATUVAR DIŞINDA KUANTUM BİLGİSAYAR: Uzun süren araştırmalardan sonra kuantum bilgisayarlar yavaş yavaş laboratuvarlardan ayrılıyor. Daha fazla şirket kuantum bilgisayarlarının iş dünyasında kullanım potansiyellerini belirlemeye çalışıyor. Kuantum bilgisayarların gelişiminin henüz emekleme aşamasında olduğunu belirten uzmanlar, bu yıl ilerlemenin hızlanmasını bekliyor. Az enerji kullanan ve devasa depolama kapasitelerine sahip hızlı kuantum çiplerinin yakında geliştirilmesi beklenirken, kuantum teknolojisinin potansiyeli giderek daha fazla yatırımcının dikkatini çekiyor.UZAYDAN İNTERNET: Nesnelerin interneti, otonom sürüş veya makine iletişimi için dünyanın her yerinde hızlı ve güvenilir internete ihtiyaç duyulurken, hızlı internet bağlantısının uzaydan sağlanmasına yönelik girişimlerde artıyor. ABD bankası Morgan Stanley’in tahminlerine göre, 2040’e kadar “uydu genişbant” pazarının cirosu 3,9 milyar dolardan 95 milyar dolara yükselecek.OTONOM SÜRÜŞ: Otomobil üreticileri Seviye 3 otonom sürüş özelliğine sahip araçları pazara sürmeye hazırlanırken, bunun sürücülere otoyolda uzun ve yorucu yolculuklarda yardımcı olması bekleniyor. Otonom sürüşte, otomasyon derecesi seviyelere göre (0 ile 5 arasında) değişirken, mevcut teknoloji ikinci seviyede bulunuyor.GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİLER: Konuşma ve metin tanıma gibi iyileştirilmiş yapay zeka algoritmaları, 5G ve daha güçlü kulaklıkların gerçek zamanlı çeviriyi yakında sağlaması beklenirken, Çinli start-up Timekettle Technologies şimdiden mikrofon ve akıllı telefon uygulamasıyla yaklaşık 40 dili çevirebilen kablosuz kulaklıklar satıyor. Trend, giyilebilir cihazların tıbbi faydaları nedeniyle de önemli ölçüde artacağına işaret ederken, Kovid-19’nun bu trendi bir üst seviyeye iteceği belirtiliyor.CÜZDAN YERİNE AKILLI TELEFON: Dünyanın en büyük nüfusuna sahip olan Çin’de, Alipay ve WeChat Pay’de olduğu gibi günlük yaşamın bir parçası olan uygulama ile ödeme yapılması dikkati çekerken, Covid-19 ile dünyanın diğer ülkelerinde cüzdan yerine akıllı telefon vasıtasıyla ödeme yapmanın artması bekleniyor. Sosyal medya şirketleri Facebook ve WhatsApp, ödeme ve para transferi konusunda pazar oluşturmaya çalışırken, teknoloji şirketleri Apple ve Google bankalar ve kredi kartı şirketleriyle iş birliği yaparak bu hizmetleri sağlıyor.SANAYİ 3D YAZICILARLA BÜYÜYOR: Modern 3D yazıcılarla son derece yenilikçi bir ürün mümkün olan en kısa sürede seri olarak üretilebiliyor. Covid-19 ile birlikte yerinde üretimin öneminin artması ve 3D yazıcı kullanımının ivme kazanması bekleniyor.VERİLERLE HAYAT KURTARILIYOR:  Dijital dosya, sağlık sektöründe dijital veri alışverişi için önemli hale gelirken, salgınla bu veri alış verişin hızlanması bekleniyor. Danışmanlık firması McKinsey tarafından yapılan hesaplamalara göre, bununla sağlık sigortacılığı sektöründe her yıl 34 milyar avro tasarruf edilecek. Covid-19’da “bir veri tabanı eksikliğinden” mustarip olan hükümetler ve şirketler verilere odaklanırken, uzmanlar standart bir veri alışverişi yoluyla hastaları, doktorları ve sağlık sisteminin önemli ölçüde rahatlayabileceğine işaret ediyor. Dijital aşı sertifikasının Covid-19’da tarihin en büyük aşı kampanyasına imkan sağladığına değinen uzmanlar, verilerin kullanılmasıyla hayatların kurutabileceğini vurguluyor.İŞGÜCÜ PİYASASINDA HİPER OTOMASYON:  Resesyon döneminde şirketler tasarruf etmek zorunda kalırken, bunun sonucu çalışanlar için acı bir gerçekliğe dönüşüyor. Çünkü şirketler otomasyona yatırım yapıyor. Covid-19 krizinde bazı tabular yıkılırken, şirketler üzerindeki yük de arttı. Fabrikalarda tekrar eden işler için robotik otomasyon süreçleri gündeme geldi. İş süreçlerinin artan dijitalleşmesi ve otomasyonu nedeniyle bazı iş rollerin ortadan kaldırılması bekleniyor.SİBER GÜVENLİK: Covid-19 krizi nedeniyle, birçok şirket çalışanlarının işlerini, genellikle sistematik koruyucu önlemler almadan çalışanlarının ev ofislerine taşırken, siber saldırı riski arttı. Uzmanlar, Covid-19 salgınının siber suçluların ne kadar esnek ve uyarlanabilir olduklarını gösterdiğini belirterek, otomasyonun da dijital yeraltına indiğine işaret ediyor.KONUŞAN MAKİNELER: Ofis çalışanları her hafta e-postalarını yazmak için saatler harcarken, artık konuşan programlarla zamandan tasarruf edilecek. Artık belgeler arasında gezinmek yerine belirli soruları bilgisayara yazarak, onların bize konuşarak cevap vermesi sağlanacak.BULUT BİLİŞİM: Bulut bilgi işlem, ekonominin merkezinde yer alırken, düşük donanım maliyeti ve kullandıkça öde özelliği ile kurumlara önemli bir tasarruf imkanı sağlaması dikkati çekiyor. Bulut bilgi işlem piyasasının 2023 yılına kadar ortalama yüzde 22 büyüyerek 500 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Dijitalleşmede Alibaba, Amazon gibi Çin ve ABD merkezli tedarikçilere bağımlılığı azaltmak amacıyla Avrupa’da bulut ağı (Giaa X) kurulma çalışmaları devam ediyor.BİYOTEKNOLOJİ: mRNA olarak adlandırılan haberci nükleik asitlere dayanan iki Covid-19 aşısının başarılı bir şekilde geliştirilmesi, aniden mRNA aktif bileşenlerine ilgiyi artırdı. Uzmanlar, mRNA’nın yalnızca aşı geliştirmede değil, diğer ilaçlarda da yeni bir dönem başlatacağını belirterek, ilaçların geliştirilmesinin daha hızlanacağına ve daha kolay üretileceğine işaret ediyor.MOBİLDE GERÇEK ZAMANLI İLETİŞİM: Akıllı telefon üreticileri ilk 5G özellikli akıllı telefonunu piyasaya sürerken, ağ operatörleri de mobil iletişim standardını genişletiyor. Daha yüksek hız sağlayan 5G teknolojisi, neredeyse gerçek zamanlı veri aktarımı vadediyor.ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK: Kovid-19 salgını ile e-ticaret yükseliş yaşarken, artırılmış gerçeklikle müşterilerin birçok ürünü sanal olarak denemesi ve yerleştirmesi sağlanıyor. Örneğin gözlük alırken müşteri gözlüğü dijital olarak denenebilecek. Müşteriler eski mobilyaları bir kenara bırakmadan oturma odasına sanal olarak bir koltuk getirebilecek.UZAYA SEYAHAT YARIŞI: SpaceX ve Space Adventures, ilk turistleri uzay yolculuğuna göndermeye hazırlanırken, yeni teknolojilerle uydu taşımacılığı maliyetlerinin 3-5 kat azaltılarak kilo başına 10 bin avroya düşürülmesi hedefleniyor.

  • Bilim insanları, laboratuvar ortamında yağ ve kas hücrelerinden oluşan et türü geliştirdi
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 04:44

    Kanada’nın Hamilton kentindeki McMaster Üniversitesi bilim insanları, laboratuvar ortamında hem yağ hem de kas hücrelerinden oluşan yeni et türü üretti.Kanada resmi yayın kuruluşu CBC’ye konuşan araştırmacılar Prof. Ravi Selvaganapathy ve Prof. Alireza Shahin-Shamsabadi, insan nakilleri için doku elde etmede kullanılan bir yöntemden uyarladıkları teknikle, laboratuvar ortamında yetiştirilen ince işlenmiş kas ve yağ hücrelerini istifleyerek et elde etmeyi başardıklarını söyledi.Biyomedikal Mühendisliği Profesörü Selvaganapathy, “Bunu yapmak için başta fare hücrelerini kullandık ve şu anda tavşan hücreleriyle çalışıyoruz. Bu türün üretimi, insanların tükettiği tavuk, sığır eti ve diğer et türleri için de geçerli.” dedi.Selvaganapathy, her biri yaklaşık bir A4 kağıdı kalınlığındaki canlı hücre tabakalarının, önce kültür içinde büyütüldüğünü ardından da soyulmadan, istiflenmeden ve katlanmadan önce büyüme plakaları üzerinde konsantre edildiğini anlattı.LABORATUVARDA ÜRETTİKLERİ ETİ PİŞİRİP YEDİLERTabakaların, hücreler ölmeden önce doğal olarak birbirine bağlandığını kaydeden Selvaganapathy, tavşan hücrelerinden elde ettikleri yeni formdaki eti pişirip yediklerini dile getirdi.Selvaganapathy, son 5 veya 6 yılda dünyanın dört bir yanındaki çeşitli grup ve şirketlerin bu teknolojiyi araştırdığını belirterek, şöyle devam etti:”Dünyada hem yağ hem de kastan oluşan doku benzeri bir yapı geliştiren ilk grubuz. Çünkü etin tadını veren yağdır. Önceki gruplar, büyümenin kendisine yağ ekleyemedi sadece kas geliştirilebildi. Biz hem yağı hem de kası birleştirebildik. Kanada’da ‘kültürlü et’ yetiştiren ilk grup kesinlikle biziz.””TARIM ARAZİLERİNİN BÜYÜK KISMI HAYVANLARI BESLEMEK İÇİN KULLANILIYOR”Ülkeler zenginleştikçe et tüketiminin arttığına işaret eden Selvaganapathy, bunun tarıma ayrılan arazilerin büyük kısmının, hayvanlara yemlik yetiştirmek için kullanmayı da zorunlu kıldığını hatırlattı.Buna örnek olarak, Amazon ormanlarının bir kısmının soya fasulyesi yetiştirmek için yok edilmesini gösteren Selvaganapathy, Brezilya’nın burada üretilen soya fasulyesini domuz yemi olarak Çin’e ihraç ettiğini belirtti.Selvaganapathy, “Bu teknoloji, toprak ve su kaynakları üzerindeki etkiyi azaltmamıza imkan tanıyacak. Böylece tarım alanlarında pirinç ve buğday gibi insanların tüketimi için mahsul yetiştirilebilecek. Ormanların tahribatı ve dolayısıyla iklim üzerindeki etkileri azalacak.” diye konuştu.Buldukları teknolojiyle elde ettikleri ürünleri ticarileştirmeye başlamak için “CaroMeats” isimli bir de şirket kuran Selvaganapathy ve Shahin-Shamsabadi, ürünlerin yakın gelecekte piyasaya çıkacağını bildirdi.

  • SpaceX uzaya tek seferde 143 uydu fırlattı
    by NTV on 25 Ocak 2021 at 04:25

    SpaceX, Transporter-1 görevi kapsamında tek seferde 143 uyduyu uzaya taşıyacak Falcon 9 roketini uzaya gönderdi.  Fırlatılan uydular arasında ASELSAN’a ait bir küp uydu da yer aldı.ABD’li roket, uydu ve uzay mekiği üreticisi SpaceX, Transporter-1 görevi kapsamında uzaya tek seferde 143 uydu fırlatarak rekor kırdı.SpaceX’ten yapılan açıklamaya göre, dün olumsuz hava koşulları nedeniyle ertelenen Transporter-1 görevi, ABD’nin Florida eyaletindeki Cape Canaveral  Üssü’nden başarıyla gerçekleştirildi.SpaceX, Transporter-1 görevi  kapsamında tek seferde 143 uyduyu uzaya taşıyacak Falcon 9 roketini uzaya gönderdi. Bu kapsamda 133’ü ticari ve devlet uydusu, 10’u Starlink uydusu olmak üzere, toplam 143 ufak uydu yörüngeye yerleştirilecek. Şirket, roketteki Starlink uydularının kutup yörüngesine yerleştirilen ilk uydular olacağını açıkladı.SpaceX tek seferde gönderdiği 143 uydu ile Hindistan’a ait, yörüngeye 104 uydu yollama rekorunu geliştirdi.SpaceX, Starlink uydularıyla Dünya yörüngesinde 12 bin uyduluk ağ kurmayı planlıyor. Projenin 2027’de tamamlanması hedefleniyor.ASELSAN 3U KÜP UYDUSU GÖKYÜZÜNE HAVALANDICumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Demir, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;ASELSAN tarafından İstanbul Teknik Üniversitesi ile birlikte yerli ve milli imkanlarla üniversite-sanayi işbirliği kapsamında bilimsel amaçlı olarak geliştirilen ASELSAT 3U Küp Uydusu, bugün SpaceX’in roketi ile görev yapacağı yörüngesine başarıyla gönderildi.*ASELSAT, kamera görev yüküyle elde edeceği görüntüyü yer istasyonuna indirecek, sayısal kart görev yüküyle uzay ortamı hakkında istatiksel veri toplayacak. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.SPACEX İLK ASKERİ UYDUSUNU GÖNDERDİ

  • AB’deki veri kuralları ihlali nedeniyle WhatsApp’a para cezası hazırlığı
    by NTV on 23 Ocak 2021 at 20:44

    Mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın, Avrupa Birliği (AB) veri koruma kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle 50 milyon avroya varan para cezasına çarptırılabileceği bildirildi.Politico’nun internet sitesinde çıkan yazıda, WhatsApp’ın Avrupa’daki merkezinin yer aldığı İrlanda’da bulunan veri koruma kurumunun şirketin kişisel verileri kullanımına yönelik incelemesini sürdürdüğü kaydedildi.İncelemenin, WhatsApp uygulamasının kişisel verilerin Facebook ile paylaşılması konusunda hatalar yaptığı ve Avrupa’daki kullanıcıları bu konuda gerekli biçimde bilgilendirmediği için başlatıldığı anımsatılan haberde, bunun AB çapında 2018 yılında yürürlüğe giren Genel Veri Koruma Yönetmeliği’ne (GDPR) aykırı olduğu belirtildi.Haberde, şirkete verilecek ceza konusunda İrlanda Veri Koruma Kurumunun AB üyesi diğer ülkelerdeki ilgili mercilerle görüşmelerde bulunduğu, WhatsApp’ın AB kişisel veri kurallarındaki şeffaflık şartlarını ihlalden ötürü 30 ile 50 milyon avro arasında para cezası ile karşılaşabileceği ifade edildi.AB veri düzenleyicilerinin kararı ile birlikte WhatsApp’ın kişisel verileri kullanış biçimini de değiştirmesi gerekeceğine dikkat çekilen haberde, söz konusu para cezasının bu yıl içinde açıklanmasının beklendiği kaydedildi.Haberde, Facebook’un finansal raporlarında WhatsApp’a gelebilecek para cezası için 77,5 milyon avroluk bir kaynak ayırdığına dikkat çekildi.

  • Milli fırkateyn ‘İstanbul’ denize indirildi (Türkiye’nin yeni nesil yerli silahları)
    by NTV on 23 Ocak 2021 at 14:14

    Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından Deniz Kuvvetlerine kazandırılan İ sınıfı fırkateynlerin ilki İstanbul Fırkateyni, gelişmiş hava savunma ve su üstü harbi, denizaltı savunma harbi ve karakol faaliyetlerini yerine getirecek.Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yürütülen, STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ’nin ana yüklenici olduğu gemi inşa projesi İstanbul Tersane Komutanlığı’nda sürüyor. İstanbul Fırkateyni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törenle suyla buluştu. Başkanlığın 2021 yılı savunma sanayi projeleri kapsamında inşası süren gemi denize indirildi.STM, ana alt yüklenicilerinden biri olduğu MİLGEM Projesi’nin ilk 4 gemisi Ada sınıfı korvetlerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığına tesliminin ardından, projenin devamı niteliğindeki “İ Sınıfı Fırkateyn (MİLGEM Projesi 5’inci Gemi) Tedariki Projesi”nde ana yüklenici sorumluluğunu üstlendi.Şirket, 2019 yılında SSB ile tedarik sözleşmesi imzaladı. Sözleşmeyle STM, geminin tasarımı, silah-elektronik sistemleri ve ana tahrik sistemi sorumluluklarını da kapsayacak şekilde ana yüklenici olarak görevlendirildi. ASELSAN ve HAVELSAN’ın ana iş ortakları olarak yer aldığı projede, 150’den fazla sistem için 80 civarında alt yüklenici görev yapıyor. Toplamda sözleşmeli ve sipariş emriyle çalışılan firma sayısı ise 220’yi buluyor.İ Sınıfı Fırkateyn Sözleşmesi’nde, sistem ve sistem sağlayıcı firmalar geçmiş MİLGEM gemilerindeki firmalarla aynı olacak şekilde kurgulandı ve mevcut yerli firmalarla projeye başlandı.Bu süreçte yapılan araştırma ve çalışmalarla, belirlenmiş teknik isterler ve performans olarak yabancı menşeli ürün/sistem isterlerini karşılayan yerli firmalar da takvim ve bütçe etkisi olmamak kaydı ve müşteri kabulüyle projeye dahil edilebiliyor.Sistem tedariki yapılan 80 civarındaki alt yüklenicinin üçte ikisi yerli, üçte biri yabancı firmalardan oluşuyor.İ sınıfı fırkateynler, gelişmiş hava savunma ve su üstü harbi, denizaltı savunma harbi ve karakol faaliyetlerinin icrasını yerine getirecek. Keşif ve gözetleme, hedef tespit, teşhis ve tanıma, erken ihbar görevleri ile üs ve liman savunması görevlerini gerçekleştirecek fırkateynler, gelişmiş denizcilik özellikleriyle tamamen milli imkanlarla tasarlandı. Fırkateyn, tek gövdeli deplasman tipi tekne formunda inşa ediliyor.Fırkateynin boyu 113 metre ve genişliği 14,4 metre . Yaklaşık 3 bin ton deplasmana sahip İ sınıfı fırkateyn, Ada sınıfı korvetlerden farklı olarak satıhtan havaya güdümlü mermi bulunduracak ve fırlatabilecek.İ sınıfı fırkateyn, milli bir elektronik harp sistemine ve yeni nesil milli savaş yönetim sistemine, geliştirilmiş silah, radar ve sensörler ile muhabere ve seyir sistemlerine yüzde 75’in üzerinde yerli katkı payıyla sahip olacak.Yerli tedarikçiler, geminin silah elektronik sistemleri ile gemi elektrik sistemi, yardımcı makine sistemleri (dizel jeneratör setleri, entegre platform kontrol ve izleme sistemi, KBRN üniteleri ile tespit ve teşhis sistemi, tulumbalar, valflar, elektrik güç sistemleri, kablolar, tablo ve panolar, hava kompresörleri, yangın söndürme sistemleri ve benzeri), gemide yaşam için gerekli ekipmanları (ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme sistemi, tatlı su üretim sistemi, yaşam mahalleri mobilya donatımları, servis mahalleri, sıcak su sistemi ve benzeri), gemicilik donanımları (dümen takımı, vasıta mataforası, ırgatlar, kaportalar, hangar kapısı, torpido kovan mahalleri, sancak iskelesi ve benzeri) gibi platform sistemlerinin tedarikini sağlıyor.İ sınıfı fırkateynlerin ilki olan İstanbul Fırkateyni’nin 2023 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmesi hedefleniyor.Geminin inşa ve donatımına ilişkin her türlü dizayn, mühendislik ve sistem-malzeme tedarik faaliyetlerine STM tarafından devam ediliyor.Gelişen teknoloji hayatımızın her alanına nüfus etmek ile birlikte silah endüstrisini de baştan başa yeniliyor. İşte Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından kullanılan yerli teknoloji ürünü olan silahlar…Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine giren “ilk milli silahlı drone” Songar, ilk kez bir zırhlı kara aracına entegre edildi. ASİSGUARD tarafından özgün şekilde geliştirilen Songar’ın askeri kara aracına entegrasyonu da gerçekleştirildi. Otonom olarak insansız sürüş gerçekleştirebilen, gerektiğinde uzaktan kumanda edilebilen askeri kara aracına entegre edilen Songar, aracın üstün vuruş yeteneği kazanarak sahadaki başarısına katkı sunacak. Böylece kara aracına, güvenlik operasyonlarında hedefi önceden tespit ve imha etme konusunda önemli bir kabiliyet kazandırıldı.,Songar silahlı drone sistemi sayesinde 4×4 askeri kara aracı havadan hedef bulma ve uzaktan silahlı operasyon yapabilme kabiliyetine sahip olacak. Askeri ve güvenlik amaçlı her türlü operasyonda hem gündüz hem gece etkin olarak görev yapan Songar, otonom iniş-kalkış yeteneğiyle asimetrik tehditlere müdahale için 7/24 hazır bekleyecek. Songar’ın geliştirilmesinin ardından bir dizi çalışma yapıldı. Türk savunma sanayisinin yenilikçi sistemlerinden olan Songar’a otomatik makineli tüfekle bomba atar özelliklerinin eklenmesinden sonra TÜBİTAK SAGE’nin mühimmat sistemi Togan’ın entegrasyonu sağlandı. Böylece Songar, sahada daha güçlü ve maliyet etkin bir yapıya kavuşturuldu. Songar’ın kara aracına entegre edilmesiyle ürün geliştirme yol haritasında önemli bir aşama daha tamamlanmış oldu.Askeri teknolojik sistem Songar, otomatik makineli tüfekle donatılarak 3 kilometre yarıçaplı bir menzil içinde görevini icra ediyor. Gerçek zamanlı görüntü aktarım sistemine sahip Songar, tekli veya çoklu drone sistemiyle hedef bölgenin belirlenmesi, tehdidi etkisiz hale getirme, operasyon sonrası hasar tespiti gibi kritik birçok görevi yerine getiriyor. Songar, sınır ve sınır ötesi güvenlik operasyonlarında kara aracı entegrasyonuyla, pusu veya tehditlere karşı havadan yüksek sayıda mermi atımıyla ve gerektiğinde taarruz amaçlı olarak da etkin şekilde kullanılabilecek.Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde Deniz Kuvvetleri Komutanlığının hafif sınıf torpido ihtiyacını karşılamak için “324 milimetre Torpido Geliştirilmesi Projesi (ORKA)” başlatıldı. SSB’den yapılan yazılı açıklamaya göre, ROKETSAN’ın ana yükleniciliğinde geliştirilecek “ORKA” ile bu alandaki dışa bağımlılık sona erecek.Deniz Kuvvetleri Komutanlığının hafif sınıf torpido ihtiyacını karşılamak için başlatılan projenin imza töreni, SSB’de gerçekleştirildi. Törene, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir’in yanı sıra Milli Savunma Bakanlığı, SSB, ROKETSAN ve ASELSAN’dan temsilciler katıldı. Projeyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığının envanterinde bulunan ve envanterine alınabilecek su üstü platformlar ile deniz hava araçlarından denizaltılara karşı kullanılacak ORKA torpido silah sistemi, yerli ve milli olarak geliştirilecek.Hassas güdüm, navigasyon, gelişmiş arama ve hücum kabiliyetlerine sahip olacak ORKA, aldatma ve karıştırmaya karşı direnciyle hedef üstünde yüksek etkinlik sağlayacak.ROKETSAN’ın gelecek yıl teslim edilmesi hedeflenen AKYA Ağır Sınıf Torpido Projesi’nde edindiği tecrübe de ORKA Projesi’ne aktarılacak.ORKA Projesi’nde, ana yüklenici ROKETSAN’ın yanı sıra ASELSAN da ana alt yüklenici olarak yer alacak. ORKA, Mavi Vatan’ın korunmasında Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücüne milli bir unsur olarak güç katacak.Ares Tersanesi ve Meteksan Savunma tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk yerli ve milli silahlı insansız deniz aracının prototipi üretildi. SİDA, bu ayın sonunda denize inecek. SİDA’nın Roketsan güdümlü mermileri ile atış testleri de mart ayında gerçekleştirilecek. “Mavi Vatan” olarak adlandırılan alanda Türkiye’nin deniz gücüne büyük katkı vermesi beklenen ULAQ serisinin ilk ürünü olan SİDA, 400 kilometre seyir menzili, saatte 65 kilometre sürati, milli kriptolu haberleşme altyapısı, gündüz ve gece görüş kabiliyeti ile öne çıkıyor.Gelişmiş kompozit malzemeden üretilen SİDA, karadan karargah komuta merkezinin yanında mobil araçlarla ve uçak gemisi, firkateyn gibi yüzer platformlardan da komuta edilebiliyor. Keşif, suüstü harbi, asimetrik harp, silahlı eskort, kuvvet koruma, stratejik tesis güvenliği, gözetleme ve istihbarat gibi görevlerin icrasında etkin rol alması beklenen SİDA’lar, farklı operasyonel harekat ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde füze sistemlerini de barındırıyor.Elektronik harp ortamında düşman birliklerinin haberleşme muharebe sistemini karıştırma gibi aksiyon alan SİDA, haberleşme ve istihbarat sistemleri ile de donatılabilecek. SİDA’lar kendisi ile eş veya farklı yapıya sahip diğer SİDA’larla operasyon yapma, İHA, SİHA, TİHA’lar ve insanlı hava araçları ile müşterek harekat kabiliyetlerine de sahip olacak.Sadece uzaktan kontrol edilen bir insansız deniz aracı olmanın haricinde, yapay zeka ve otonom davranış özellikleriyle üstün ve çağın ilerisinde yeteneklerle donatılan SİDA, bu ayın sonunda denize inecek. SİDA’nın Roketsan güdümlü mermileri ile atış testleri de mart ayında gerçekleştirilecek. Ares Tersanesi Genel Müdürü Utku Alanç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uzaktan komutalı ya da otonom olarak hareket edebilen Türkiye’nin ilk milli SİDA’sını üretmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.SİDA’yı yaparken özellikle Ege ve Akdeniz’de görev yapmasını hedeflediklerini anlatan Alanç, “Ege’deki karasuları problemlerinde, çok sıklıkla yaşanan kayalık krizlerinde, bu alanlarda çok daha rahatlıkla görev yapabilecek ve radar imzası denilen düşman kuvvetleri tarafından görülmesi çok düşük olasılıklı olan bir bot. Adaların arkasını adeta bizim için ayrı bir göz olarak gözetleyebilecek, istihbarat toplayabilecek hem de güdümlü mermi angajmanı yapabilecek bir bot.” ifadelerini kullandı.Havelsan İnsansız Kara Aracı’nın (İKA) son halini sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı. Paylaşım ile İKA’nın özellikleri belli oldu.Azami hızı saatte 12 kilometre olan İKA, yüksüzken 450 kilogram ağırlığa sahip. Otonom sürüş ile görev kabiliyeti bulunan araç, tam donanımlıyken ise 650 kilogram ağırlığında.7.62 mm uzaktan kumandalı silah sistemine sahip olan İKA, KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer) silah sensörü ve robotik kola ev sahipliği yapıyor.SSB’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Yeni Tip Denizaltı Projesi kapsamında ilk iki denizaltının komuta kontrol sistemlerini tamamlayan Havelsan, 3. denizaltı olan Murat Reis’in de komuta kontrol sisteminin kurulumu ve detaylı testlerini tamamladı. Sistem, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, REİS sınıfı denizaltı tedarik projesinin, uzun vadeli stratejik yetkinliklerini ülkeye kazandırmaya yönelik çalışmaların bir parçası olduğuna dikkati çekerek, “Proje kapsamında denizaltıların tasarım yetkinliğinin kazanılması, donanımların yerli olarak üretilmesi, özellikle komuta kontrol sistemlerinin tüm yazılım ve donanımlarına hakimiyetin milli firmalarımıza kazandırılması konularında birçok firmamız projede kendi sistemleri veya teknoloji transferinin yapıldığı taraf olarak yer alıyor.” ifadelerini kullandı.Demir, Havelsan tarafından denizaltı savaş yönetim sisteminin bu proje kapsamında geliştirildiğine işaret ederek, şunları kaydetti:”Ayrıca 7’inci denizaltı diyebileceğimiz gerçek donanımlardan oluşan bir denizaltı komuta kontrol sistemi Havelsan’da konumlandırıldı. Bu sayede bu denizaltılarımıza yeni silah veya sensörlerin entegrasyonu gerekirse Havelsan tarafından komuta kontrol sisteminin yazılımları modifiye edilerek bu tesislerde gerçek donanımlar üzerinde test edilebilecek. Denizaltılarımıza monte edilecek komuta kontrol sistemi donanımları, yine Havelsan’ımızda bulunan Sistem Entegrasyon Laboratuvarı’nda bir araya getirilerek yoğun testlerden geçiriliyor ve daha sonra gerçek ortamına monte edilmek üzere denizaltıların inşa edildiği Gölcük Tersane Komutanlığına gönderiliyor. Bu sevkiyat, projenin 3’üncü denizaltısı olan Murat Reis’in komuta kontrol sisteminin başarıyla tamamlanması sonrasında gerçekleşti. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.”Komuta kontrol sistemi, akustik ve akustik olmayan sensörlerden gelen verilerin işlendiği, görüntülendiği, karar destek işlevlerinin yerine getirildiği ve silahların ateşlendiği sistemler olarak biliniyor. Denizaltılar için komuta kontrol sistemleri, “denizaltıların beyni” olarak tanımlanıyor.Deniz muharebelerinden istihbarat görevlerine kadar birçok kritik operasyonda kullanılan ve potansiyelleri sebebiyle kuvvet çarpanı sayılan denizaltılar, operasyonel verimliliğini ve güvenliğini en üst seviyeye taşıyacak komuta kontrol sistemlerine ihtiyaç duyuyor.Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ateş gücünün gösterildiği “Ateş Serbest-2020” faaliyetinde aralarında milli imkanlarla üretilen Fırtına obüsleri, Korkut hava savunma sistemleri, milli piyade tüfeğinin de bulunduğu harp araç ve gereçleriyle hedefler tam isabetle vuruldu. TSK envanterine yeni giren silahların da kullanıldığı faaliyette ilk defa OMTAS orta menzilli tanksavar silah sistemi ve Kargu Kamikaze İHA ile de hedefler imha edildi.İlk olarak yerli üretim milli piyade tüfek atışları gerçekleştirildi. Pençe Kaplan dahil birçok operasyonda kullanılan tüfeklerle piyadelerin yaptığı başarılı atışların ardından keskin nişancı atışlarına geçildi. Keskin nişancıların bir kilometre mesafedeki küçük hedeflere yaptıkları isabetli atışlar protokol üyelerince beğeniyle takip edildi. “Tek atış ve vuruş” sloganıyla yapılan keskin nişancı atışları sonrasında makineli tüfek atışları gerçekleştirildi.İstihkamcılar tarafından mayınlı sahalardan geçit açılması görevinin yerine getirilmesinden sonra hedefler roketatar, zırhlı personel taşıyıcı üzerine yerleştirilen silahlar ve yerli üretim bomba atar atışlarıyla devam etti.   Hareket halindeki tank takımı, önce duran, ardından hareketli hedefleri ateş altına aldı. Hedeflerin tam isabetle imha edildiği atışları, OMTAS orta menzilli tanksavar silah sistemi ile yapılan atışlar izledi. Zırhlı hedeflere karşı etkin bir silah sistemi olan, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen OMTAS da hedefleri imha etti.Yaklaşık 4 bin 500 metredeki hedefe yapılan etkili Kornet-E atışlarının ardından yerli ve milli üretim Korkut Kundağı Motorlu Namlulu Alçak İrtifa Hava Savunma Silah Sistemi atışları gerçekleştirildi. Söz konusu atışın ardından Kargu Kamikaze İHA tarafından belirlenen hedefe saldırı gerçekleştirildi. Hedefini başarıyla imha eden Kargu Kamikaze İHA da Ateş Serbest faaliyetinde ilk defa görev aldı.  Havan ve obüs bataryalarından yapılan atışların ardından faaliyet, “Dünyanın en iyi kundağı motorlu obüsü” olarak nitelendirilen yerli üretim Fırtına obüslerinin atışlarıyla sona erdi. Faaliyet, hedeflerin imhasının ardından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın konuşması ve başarılı personelin ödüllendirilmesiyle sona erdi.Türk  Havacılık ve Uzay Sanayii’nden yapılan açıklamada, Aksungur’un kanat altlarındaki 6 istasyonun da doldurulduğu ve insansız hava aracının 12 adet mikro akıllı mühimmatı taşıdığı vurgulandı.Açıklamada uçuşun 20 bin feet irtifada ve 28 saat sürdüğü belirtildi. 750 kilogram faydalı yük kapasitesine sahip olan,  gece/gündüz her türlü hava koşullarında istihbarat, gözetleme, keşif ve taarruz görevlerini gerçekleştirebilen Aksungur, geçtiğmiz günlerde de aralıksız 49 saat havada kaldığı bir uçuşla rekor kırmıştı.Özellikle Suriye’deki harekatlarda Ankara’nın en önemli vuruş güçlerinden biri olan tanklar, yerli ve milli sistemlerle donatılıyor. Savunma Sanayii Araştırmacısı Anıl Şahin, ROKETSAN tarafından üretilen zırhların giydirileceği tankların durumunu ve bu adımın ne anlama geldiğini anlattı. Güvenlik güçlerinin mevcutta kullandığı tanklarla ilgili bilgiler veren Şahin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin M48A5T2, M60A1, M60A3, M60TM, Leopard 1 ve Leopard 2A4 ana muharebe tanklarını (AMT) aktif olarak kullandığını söyledi.Bunlardan ‘M’ serisi olanların ABD, Leopard’ın ise Alman üretimi olduğuna işaret eden Şahin, Suriye ve Irak gibi muharebe sahalarında; M60A3, M60TM ve Leopard 2A4 tankları görev aldığını vurguladı. Mevcudun içindeki en modern tankların 300 adetten fazla tedarik edilen Leopard 2A4 olduğunu kaydeden Şahin, bu modellerin 2000’li yıllardan itibaren Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmeye başlandığını söyledi.Şahin, modernizasyonun ne anlama geldiği konusunda ise şöyle devam etti:  “ROKETSAN Balistik Koruma Merkezi (BKM) tarafından geliştirilen Tepkisel Reaktif Zırh (ERA), Yüksek Balistik Mukavemete Sahip Kafes Zırh ve Boşluklu Modüler Add-on Zırh ile birlikte, Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki Leopard 2A4 tanklarının pasif ve reaktif korunma seviyeleri artacak. Leopard 2A4 tankları, bu zırh iyileştirmesinin ardından Suriye ve Irak bölgelerindeki anti-tank tehditlerine karşı üstün mukavemete sahip olacak. Ayrıca yine Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından modernize edilen M60T tanklarına entegre edilen elektronik sistemler de Leopard 2A4 tanklarına entegre edilecek.Diğer yandan ASELSAN tarafından yapılacak bu elektronik modernizasyon ile Yakın Mesafe Gözetleme Sistemi (YAMGÖZ), Lazer İkaz Alıcı Sistemi (LIAS), SARP Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS), PULAT Aktif Koruma Sistemi (AKS), Güç Dağıtım Ünitesi, ASELSAN Sürücü Görüş Sistemi (ADİS) ve Sesli Uyarı Sistemi entegrasyonları gerçekleştirilecek. Irak ve Suriye’nin ‘anti-tank silahlarının çiftliği’ haline geldiğine dikkat çeken Şahin, söz konusu bölgelerde görev yapan hiçbir zırhlı aracın yüzde yüz güvende olamayacağını ‘Çünkü delinmeyecek zırh yoktur’ sözleriyle ifade etti.“Buna rağmen hem zırh modernizasyonu hem de elektronik modernizasyon birleşince güzel işler çıkarmak mümkün. Biz de şu anda aynen bunu yapıyoruz” diyen Anıl Şahin, şunları kaydetti:  “İlk kez yerli bir ERA ve Add-on Zırh, tanklarımızda kullanıma alınıyor. ALTAY’ı  saymıyorum çünkü o henüz aktif görevde değil. Ek olarak üretilen zırhların özellikleri de çok üst düzey ve gayet portatif. Yani muharebe esnasında, hasar gören kısım çabucak değiştirilecek şekilde. Bu çok kritik bir teknoloji. Belki dışarıdan tedarik ederdik ancak bu bize yüz milyonlarca dolara ve uzun bir süreye mal olurdu. Bizim ne boşa harcayacak paramız ne de zamanımız var. Boş harcanan para savunma sanayiine vurulan bir darbe; boşa giden zaman ise maalesef daha fazla şehit demek. Dolayısıyla Türkiye’nin bu süreci yerli ve milli imkanlarla yapabilmesi, işin hem maddi hem tedarik boyutunda hem de can güvenliği anlamında son derece önemli.”Savunma Sanayii Araştırmacısı Anıl Şahin, M-60T tanklarını İsrail’in modernize ettiğini hatırlatarak, “Birkaç sene önce tank modernize ettiren bir ülkeyken, şimdi kendi tankımızı modernize edebilecek bir konuma geldik. Ayrıca, mutlaka küresel çapta bu pazara da ihracatçı olarak giriş yapacağız. Bundan sonra dışarıdan ERA, Add-On veya RPG Ağı gibi zırh sistemleri tedarik etmeyiz. Sadece ithalattan kurtulan bir ülke olmayacak, kendi zırhlarını dünyaya ihraç eden bir noktaya da ulaşacağız” dedi.TÜBİTAK SAGE Enstitü Müdürü Gürcan Okumuş, SARB-83 ve SERT-82’yi, projelerin belli bir aşamaya gelmesiyle IDEF 2019 fuarında kamuoyuyla paylaştıklarını söyledi. Envanterdeki nüfuz edici bombanın (NEB-84) geliştiril me sürecinde elde edilen tecrübenin benzer mühimmatların gelişiminin yolunu açtığını belirten Okumuş, şöyle konuştu: “Uçak bombası olarak kullanılmayan, bildiğimiz kadarıyla ilk defa Türkiye’nin kullandığı bir teknoloji var, ardışık delicili harp başlığı teknolojisi. Bu teknolojiyi uçak bombalarında NEB-84 olarak dünyada ilk biz kullandık. Yerden atılan mühimmatlarda var ama uçak bombası olarak ardışık delicili yani çukur imlalı harp başlığı teknolojisi olarak yoktu. NEB-84’ten edindiğimiz tecrübeyle bunu Mark-83 (MK-83) geometrisinde ve kütlesinde yine ardışık delicili harp başlığı etkinliği olan bir mühimmat geliştirme projesi olarak öz kaynaklarımızla başlattık.”MK-83 uçak bombalarında kullanılabilen tüm güdüm kitlerinin SARB-83’te de kullanılabileceğini ifade eden Okumuş, SARB-83 projesinin SERT-82’ye göre biraz daha hızlı ilerlediğini, bombanın alt sistem testleri ve çevresel testlerinin sonuçlandırıldığını ve projenin nihai testleri kapsamında son olarak kalifikasyon ve delici etkinliğini görme testlerinin tamamlandığını bildirdi.Okumuş, testlerin gerçekleştirildiği Hedef Balistiği Raylı Sistem Dinamik Test Altyapısı’nın (HABRAS) çok önemli bir altyapı olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu: “NEB-84 testini İngiltere’de yapmak zorunda kalmıştık, bu altyapı yoktu. Artık kendi altyapımızda kendi geliştirdiğimiz mühimmatı, SARB-83’ü test etmiş olduk. Çok güzel görüntüler de aldık ve test de çok başarılı oldu. Yaklaşık 1,5 metrelik, 35 megapascal güçlendirilmiş duvarı SARB-83 mühimmatı ön delicisiyle deldi ve ana delici duvarın içinden geçerek etkinliğini gösterdi. SARB-83 yaklaşık saatte 300 kilometre hızla ilerledi, duvarı deldikten sonra ana delicimizin hızı yaklaşık saatte 280 kilometreydi. Yani 1,5 metrelik güçlendirilmiş duvarın yavaşlatma etkisi yüzde 10’dan bile az oldu. Bu gerçekten çok yüksek bir etkinlik göstergesi. SARB-83 için belki son kez uçaktan tamamen canlı bir atış yapılmasını planlıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığımızın ve Hava Kuvvetlerimizin ihtiyacı doğrultusunda gelecek taleplere göre seri üretimi yapılabilir durumda. SARB-83, yakın zamanda farklı güdüm kitleriyle kullanılabilecek stratejik bir mühimmatımız olarak kullanıma hazır.”Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, çok maksatlı amfibi hücum gemisi ‘TCG Anadolu’ ile Türkiye’nin küresel güç olma yolunda önemli kabiliyetler kazanacağını bildirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Varank, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin deniz aşırı askeri harekat ve insani yardım operasyonu kabiliyetlerini artıracak TCG Anadolu’nun inşasının sürdüğü Tuzla Sedef Tersanesi’nde incelemelerde bulundu. Varank, Türkiye’de ilk defa üretilen çok maksatlı amfibi hücum gemisinin, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girecek en büyük tonajlı gemi olacağını söyledi. Varank, geminin milli tank ve zırhlı araçlar olmak üzere 100’e yakın amfibi görev grubunu ve göreve bağlı olarak 30’dan fazla hava aracını taşıyabileceğini bildirdi. Varank, taktik sınıfı insansız hava araçlarının (İHA) bile dikey iniş-kalkış olmadan bu gemiden kalkmasının mümkün olabileceğine işaret ederek, “Bu gemi küresel güç olma yolunda Türkiye’ye önemli kabiliyetler kazandıracak” diye konuştu.TCG Anadolu, 232 metre uzunluğa ve 32 metre genişliğe sahip bulunuyor. 58 metre yüksekliği olan gemide 1410 metrekarelik ağır araç güvertesi yer alıyor. Gemide ayrıca, 1165 metrekare gemi havuzu, 1880 metrekare hafif araç güvertesi, 6 iniş alanı ve uçuş rampasına sahip 5 bin 440 metrekare uçuş güvertesi ve 900 metrekare hangar bulunuyor. Gemi, görev grup gereksinimlerine bağlı olarak, dikey iniş-kalkış yapabilen 6 savaş uçağı, 4 Atak helikopteri, 8 orta yük nakliye helikopteri, 2 Seahawk genel maksat helikopteri ve 2 İHA dahil 30 hava aracını taşıyabilme kapasitesi barındırıyor. Bununla birlikte, bu araçlar için gerekli altyapı ve orta seviyede bakım ihtiyaçları da gemide karşılanabiliyor.TCG Anadolu, 1 amfibi tabur ile gerekli muharebe ve destek araçlarını ana üs desteği olmadan kriz bölgelerine taşıyabilecek ve tüm denizlerde kullanılabilecek. Gemi üzerinde 1 adedi NATO için tahsis edilebilecek 3 savaş harekat merkezi bulunacak ve yüzen kışlada en az 1223 personel görev yapabilecek. Proje sayesinde, anavatandan uzak coğrafyalarda insani yardım harekatı gerçekleştirilebilmesi, gerektiğinde tam teşekküllü 2 ameliyathane, 14 yoğun bakım ünitesi ve yanık ünitesiyle 1000’e yakın kişiye tıbbi destek verilebilmesi, başka ülkelerin üslerine bağımlı olmadan hava harekatı yapılabilmesi gibi geniş bir yelpazede kritik yetenekler kazanılacak. Anadolu gemisi ilk olarak Mayıs 2019’da yüzdürülmüş, akabinde sevk sistemi montajlarının yapılması için havuza alınmıştı. Liman ve deniz testlerinin tamamlanmasının ardından, Anadolu’nun gelecek yıl Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmesi planlanıyor. Test ve tecrübeleri tamamlanan tüm sistemlerin entegrasyon ve montajları başladı.Türkiye’nin ilk deniz seyir füzesi “Atmaca” 200 kilometrenin üzerindeki hedefi başarıyla vurdu. Konuyla ilgili açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, “Atmaca’mız bu sefer uzun uçtu. Fonksiyonlarını mükemmel şekilde yerine getiren Atmaca seyir füzemiz envantere girmeye hazırlanıyor” ifadesini kullandı.Atmaca Projesi, Deniz Kuvvetleri’nin MİLGEM platformlarında konuşlandırılacak gemiden gemiye seyir füzesi ihtiyacına yönelik başlatıldı.Atmaca seyir füzeleri ROKETSAN, atış kontrol sistemleri ve diğer ekipmanlar ASELSAN tarafından yerli imkanlarla geliştirildi.ASELSAN ile Katmerciler arasında imzalanan seri üretim sözleşmesi doğrultusunda “insansız mini tank” olarak da adlandırılan silahlı insansız kara araçları, 2021’de Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilecek.  ASELSAN ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı arasında imzalanan silahlı sınıf insansız kara aracı temin sözleşmesi kapsamında, seri üretimine başlanacak silahlı insansız kara aracının uzaktan kumanda iletişim alt yapısı dahil tüm altyapı platformu Katmerciler tarafından geliştirildi.Araç, keşif, gözetleme, hedef tespiti yapabilen, üzerine silah ve gözetleme sistemleri dahil ihtiyaç duyulan her türlü sistemin takılabildiği, uydu bağlantısı üzerinden uzaktan kontrol edilip yönetilebilen, otonom olarak kullanılabilme özelliğine sahip, zorlu yol, arazi ve iklim şartlarında üstün hareket kabiliyetine sahip dünyanın en önde gelen platformlarından biri olacak.İnsansız kara aracı, her türlü arazi ve yolda üstün performans sergileyebiliyor.  Zırh opsiyonu bulunan araç, uydu bağlantısıyla çok uzak mesafelerden kontrol edilebiliyor. Uzaktan kumanda birimiyle ise yakın alanda tüm fonksiyonlarıyla yönetilebiliyor. Çeşitli silah sistemlerinin monte edilebildiği platform, hareketli halde ve meyilli arazide atış ve yüksek isabet imkanı sunuyor.Araç, ASELSAN tarafından geliştirilen Sarp Dual Uzaktan Komutalı Stabilize Silah Sistemi’yle hedefi otomatik olarak tespit ve imha edebilecek. Araç, çok düşük termal iz özelliği taşıyor. Gece-gündüz, zorlu hava şartlarında ve iklimde kullanıma uygun olan aracın, elektrikli ve hibrit model seçenekleri bulunuyor.Platform, ağır ve hafif silahlara sahip silah istasyonu, keşif gözetleme aracı, hasta ve yük taşıma aracı ve çıkartma operasyonlarına yardımcı görev alabilecek konfigürasyonlarıyla kullanıcıya geniş seçenekler sunuyor.  Üç ton yüklü ağırlık kapasitesine sahip araç, kompakt ebatına rağmen üst sınıf zırhlı araçlarda bulunan bütün zorlu performans ve arazı testlerinin tamamını başarıyla yerine getirebiliyor.Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Twitter hesabından yaptığı paylaşım ve yayımladığı videoyla Sungur’a yönelik çalışmaların geldiği noktaya ilişkin bilgi verdi.  Paylaşımında “Güvenlik kuvvetlerimizin kabiliyetlerini artırmak için sürpriz bir güç” ifadesine yer veren Demir, şunları kaydetti:”Başkanlığımız öncülüğünde, ROKETSAN’ın yerli savunma sanayi paydaşlarıyla birlikte geliştirdiği hava savunma ailemizin yeni üyesi Sungur, başarılı atışlı testler sonrası envantere girmeye hazır. Kademeli hava savunma sistemimizin yeni üyesi, portatif özelliğiyle kara, hava, deniz platformlarına entegre edilebilecek. Sungur, hareketli atış yeteneği, gece-gündüz hedef tespit, teşhis, tanımlama, takip ve 360 derece atış kabiliyetine sahip. Sungur, hava unsurlarına karşı etkinliği ve yüksek manevra kabiliyeti, yüksek hedef isabet yeteneği ve karşı tedbir özelliği, titanyum harp başlığı, hedefin uzun menzilden görüntülenmesini sağlayan nişangahıyla kendi sınıfının önünde bir sistem.”Kara Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacı için Milli Savunma Bakanlığı ile imzalanan Portatif Termal Kamera sözleşmesi kapsamında son parti teslimatı gerçekleştirildi. Böylece sözleşme kapsamında tüm teslimat yükümlülükleri başarıyla tamamlanarak sistemler Kara Kuvvetleri Komutanlığının kullanımına sunulmuş oldu. Dragoneye Sistemi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından özellikle sınır birliklerinde ve karakollarda yoğun ve etkin şekilde kullanılıyor.Soğutmalı Termal Kamera, Yüksek Çözünürlüklü Gündüz Kamerası, Lazer Mesafe Ölçer, Dijital Manyetik Pusula ve GPS alt sistemlerini içeren entegre bir elektro-optik sensör sistemi olan Dragoneye, araç üstü ve sabit kullanım amacıyla olmak üzere iki farklı konfigürasyonda üretiliyor.Türk savunma sanayisinin son dönemde en dikkati çeken ürünlerinden “kamikaze drone”lar yakın zamanda ”Alpagu” ile çeşitlenecek. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Türkiye’ye “kamikaze drone” olarak bilinen vurucu insansız hava araçlarını (İHA) kazandıran STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, bu alandaki ürün çeşitliliğini ve araçların yeteneklerini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor.  Ağırlığı 2 kilogramın altındaki Alpagu’ya dünyada benzer niteliklerde yalnızca 2 platform bulunuyor.Alpagu, küçük boyutu ve hafifliğine rağmen üzerinde hedefini etkisiz hale getirebilecek kadar patlayıcı taşıyor, çok uzak mesafelerde görev yapabiliyor ve tek bir asker tarafından kolayca taşınıp görev alanında çok hızlı kullanılabiliyor. Alpagu ayrıca üzerideki yapay zeka ve görüntü işleme kabiliyetleri, sessizliği, taşıdığı patlayıcıyı hedefe tam ulaştırma yetenekleriyle önemli bir sürpriz etkisi ve operasyonel üstünlük sağlıyor. Zorlu bir geliştirme sürecini başarıyla tamamlayan STM, sahada yoğun testlere devam ediyor. Lançerden fırlatma, uçuş, hedefe ulaşma ve etkisiz hale getirme kabiliyetleri test edilen ve iyileştirilen Alpagu, oldukça başarılı sonuçlara ulaştı. Nihai testlerin çok kısa sürede sona ermesi ve yıl sonuna doğru Alpagu’nun Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanımına sunulması hedefleniyor. Alpagu, sahip olduğu üstün kabiliyetler yanında, sürü olarak kullanılabilme yeteneği, farklı platformlara entegre olabilmesi gibi özelliklerle dünyada çok az muadili bulunan rakiplerinden ayrışıyor.Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, beton delici mühimmat olarak tasarlanan ve harp başlığı teknolojisine sahip SARB-83’ün test görüntüsüne ilişkin videoya yer verdi.  SARB-83’ün ilklere imza atarak testi geçtiğini vurgulayan Varank, şunları kaydetti: “Türkiye’de ilk kez ardışık delici teknolojisine sahip canlı mühimmat test edildi. HABRAS altyapısı sayesinde, gizli mühimmat projelerinin düşük maliyetlerle kısa sürede test edilebilmesi artık mümkün.”Türkiye’nin orta menzilli ilk yerli füze motoru (TEI-TJ300), Eskişehir’de Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katıldığı törende test edildi. Bakan Varank törende yaptığı açıklamada “TJ300 adlı turbo jet motorun ateşlemesini gerçekleştirdik. Bu motorlar orta menzilli gemisavar füzelerinde kullanılmak üzere tasarlandı” dedi.TÜBİTAK, TEI ve Roketsan’ın iş birliğiyle üretilen “Türkiye’nin Orta Menzil Gemi Savar (OMGS) ilk Hava Solumalı Füze Motoru” TEI-TJ300, dar bir çapta 1300 nevton itki üretebiliyor. Milli tasarım füze motoru, 5 bin fitlik irtifada ses hızının yüzde 90’ına varan yüksek hızlarda çalışabilme özelliğine sahip.  Sistem, saniyeler içinde yeterli itkiye ulaşacak şekilde geliştirildi. Milli tasarım füze motorunun marşa (başlatıcı sistem) ihtiyaç olmadan kanat altı rüzgarı ile çalışma özelliği mevcut. Füze motoru, boyutlarındaki zorlayıcı kısıtlar nedeniyle hava, deniz ve kara savunma sistemlerine uyacak şekilde tasarlandı.Güvenlik güçlerinin bomba atar ihtiyacının karşılanması için Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından düzenlenen ihaleye katılan Konya’daki Akdaş Silah firması, üretimini tamamladığı “AK40-GL” bomba atarın ilk partisini Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim etti. Savunma Sanayii Başkanlığının açtığı “bomba atar” ihalesine katılan firma, ihtiyacın 8 bin adedini üretmek için anlaşma yaptı.Özgün tasarımının sağladığı avantajla sağ ve sol elle de kullanılabilen bomba atarda, görüş ve aydınlatma sistemleri takılabilecek tertibatı bulunuyor.  Firmanın yöneticisi Ömer Akdaş, yaptığı açıklamada, son yıllarda yaptıkları çalışmalarla savunma sanayisinin önemli tedarikçilerinden biri haline geldiklerini söyledi. Güvenlik güçlerinin bomba atar ihtiyacının karşılanması için SSB’nin düzenlediği ihaleye katıldıklarını anlatan Akdaş, Kara Kuvvetleri Komutanlığında Mehmetçik’in kullanımı için AK40-GL bomba atarı ürettiklerini dile getirdi.”Finansal Metamorfoz ve Geleceğe Dönüş” temasıyla düzenlenen 10. İstanbul Finans Zirvesi’nin ikinci gününde konuşan BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, yatırımcıların savunma sanayisine yatırım yaparlarsa kârlı çıkacaklarını söyledi.Sancak, “Umut ediyorum ki 24 ay sonra TSK kendi eseri olan Altay’ı harp sahasında kullanacak. En geç 48 ay sonra da Altay tankı ve beraberindeki diğer ürünler Türk malı ve yerli olacak.” bilgisini verdi.İşte Altay tankının özellikleri… Türkiye’nin ilk Milli Ana Muharebe Tankı Altay’ın tasarımında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirebileceği her türlü harekat şartları ve katılım sağlayacağı BM/NATO harekatlarının ihtiyaçları göz önünde bulunduruldu. Altay, Türkiye’nin geliştirdiği 3+ nesil ana muharebe tankıdır.Bu amaçla Altay, modern tanklarda kullanılan en yeni teknolojilerle donatıldı. Altay, sahip olacağı üstün ateş gücü ve isabet oranı, yüksek hareket kabiliyeti ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en temel ve caydırıcı güçlerinden biri olacak.Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Uçak Daire Başkanı Can, Milli Muharip Uçağın ilk uçuşunu 2026-2027’de yapmayı hedeflediklerini bildirdi.Can, milli muharip uçak projesine ilişkin ise şunları kaydetti: “Milli muharip uçak, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının bir projesi. Bizim alt yüklenicimiz TUSAŞ. TUSAŞ bu projede bir İngiliz firmadan danışmanlık alıyor. Şu anda 90’a yakın İngiliz mühendis bizim projemize destek veriyor. TUSAŞ’ın da yaklaşık 400 personeli var, bunların büyük kısmı mühendis. Milli Muharip Uçak’ta, şu anda ön tasarım safhasındayız. İnşallah 2022’de ön tasarımı bitireceğiz. Bu ön tasarım devam ederken, belirli bir süre sonra uçağın ilk sacını kesmeye başlayacağız. 2023’de belki ilk prototipin şeklini görmeye başlarız. 2026 sonu, 2027 başlarında milli muharip uçağın ilk uçuşunu yapmayı arzu ediyoruz.”Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) tarafından, yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özellikleriyle ön plana çıkan, meskun mahal gibi dar alanlarda kullanılabilen Milli Piyade Tüfeği (MPT-55) güvenlik güçlerinin kullanımına sunuluyor.MPT-55, özellikle meskun mahal çatışmalarında, komando birliklerinde kullanılabilecek etkili bir yeni nesil piyade tüfeği olarak şekillendirildi. Yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özelliğiyle ön plana çıkan MPT-55, TSK’nin ihtiyacına binaen özgün, muharebe ortamında gece ve gündüz, her türlü arazi ve hava şartlarında kullanılabilecek şekilde geliştirildi.Ağırlığı 3 bin-3 bin 300 gram olan tüfekle dakikada 850 atım gerçekleştirilebiliyor. Yarı otomatik ve tam otomatik olmak üzere iki atış modu bulunan MPT-55’in etkili menzili 400 metre iken maksimum menzili 3 bin 600 metreye ulaşıyor. Tüfek, 30 fişek kapasiteli plastik kompozit şarjöre ve üzerine her türlü optik sistemin takılabileceği üniversal pikatini ray sistemine sahip.Songar’ın teslimatı ile birlikte, Türk savunma sanayisinin güvenlik güçlerine kazandırdığı milli sistemlere bir yenisi eklenmiş oldu.ASİSGUARD Genel Müdürü Ayhan Sunar, ”Ülkemizin ilk silahlı milli drone sistemi olma özelliği taşıyan Songar, hedef bölgenin tespitinden tehdidi etkisiz hale getirmeye, operasyon sonrası hasar belirlenmesinden gerçek zamanlı görüntü aktarımına kadar kritik birçok görevi icra edebiliyor. Tekli veya çoklu drone sistemiyle eş zamanlı görev yapabilen Songar’ın güvenlik operasyonlarında önemli görevler üstleneceğine inanıyoruz. Yerli sanayimizi yenilikçi milli teknolojilerle ileri taşımaya odaklanarak yatırımlarımıza devam ederken, Songar’a yeni gelişmiş özellikler kazandırmak üzere de çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.”Bora” balistik füzeleri operasyon kapsamında ilk kez kullanıldı. İşte yerli yapım Bora’nın öne çıkan özellikleri… Roketsan tarafından geliştirilen Bora füzesi 610 mm çaplı.Sistem, yüksek teknoloji ürünü seyrüsefer ve otomatik tevcih sistemleri sayesinde at ve uzaklaş taktiğini başarıyla uyguluyor.Sistem, farklı marka ve modellerde araç, telsiz, güç sistemi, seyrüsefer sistemi gibi alt sistemlere sahip olacak şekilde kullanıcının lojistik altyapısı ve ihtiyaçlarına göre farklı versiyonlarda tasarlanabiliyor.Savunma Sanayii Başkanı Demir, ”1, 3 ve 6 kg ağırlığında üç tip Hafif Sınıf İnsansız Kara Aracı prototipi yerli olarak geliştirildi” dedi.Savunma Sanayii Başkanı Demir açıklamasına, ”İnsansız teknolojiler üzerinde çalışmalarımız sürüyor” şeklinde başladı.Demir açıklamasına, ”Mağara, meskûn mahal, çok katlı bina, geniş arazi operasyonlarında güvenlik birimlerimizin minik yardımcıları olacaklar” şeklinde devam etti.İşte Hafif Sınıf İnsansız Kara Aracı’nın özellikleri… Yüzde 60 eğilimli yerlerden tırmanabiliyor. Uzaktan kontrol edilebiliyor. Menfez geçişi bulunuyor. Merdiven çıkabiliyor. Alternatif silah modülü bulunuyor. Keşif ve gözetleme modülüne sahip.Sudan geçebiliyor.ASELSAN tarafından geliştirilen Deniz Elektronik Harp Süiti’nin fabrika kabul testlerinden ilki başarıyla tamamladı. Türk Silahlı Kuvvetleri, Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi (LHD) TCG Anadolu Projesi ile anavatandan uzak coğrafyalarda, insani yardım harekatından muharip olmayanların tahliyesine, arzu edilen bir bölgede kara harekatı icra edilebilmesinden başka ülkelerin üslerine bağımlı olmadan hava harekatı yapabilme imkanına kadar uzanan geniş bir yelpazede önemli yetenekler kazanacak.ASELSAN, bir süredir üzerinde çalıştığı akıllı Nano İnsansız Hava Aracı’nı (İHA) TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde (TEKNOFEST İstanbul) görücüye çıkardı.Araç keşif, gözetleme ve istihbarat amaçlı olarak açık ve kapalı mekanlarda görev icra edebilmek amacı ile geleştirildi.Nano İHA Proje Yöneticisi Yusuf Ziya Kotil, “Asgari 25 dakika havada kalma süresine sahip. 1,5 kilometre mesafeden gerçek zamanlı görüntü aktarma kabiliyeti bulunuyor. Bunlara ilave diğer özellikleriyle kendi boyut ve ağırlık limitleri dahilinde piyasadaki emsal ürünlere kıyasla performans özelliklerinin daha iyi olduğunu söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı.TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) mühendisleri Star Warsfilmlerinde kullanılan ışın silahlarına benzer lazer silahları geliştirdi. 50 kişilik Ar-Ge ekibi tarafından ordunun talebi üzerine 3 ay içinde prototip olarak üretilen Tüfeğe Monte Lazer Silahı, Milli Piyade Tüfeği (MPT) 76’ya monte edilerek kullanılabiliyor.Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF) tanıtılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın incelediği Tüfeğe Monte Lazer Silahı’nın Proje Yöneticisi Doç.Dr. Aydın Yeniay, lazer silahı hakkında bilgi verdi. Bir süredir lazer silahı teknolojileriyle ilgili araştırma ve geliştirme çalışması yürüttüklerini anlatan Yeniay, Geliştirdikleri Tüfeğe Monte Lazer Sistemi ile Milli Piyade Tüfeği – MPT76’ya lazer silahı işlevini de kazandırdıklarını söyleyen Yeniay, şu bilgileri verdi:”Tüfeğe Monte Lazer Sistemi’ni bir çanta içerisinde taşınabilen ve 30 dakika içinde şarj olabilen yapıda geliştirdik. Lazer silahımız 180 atımlık. Lazeri, odaklayıcısı, optiği ve bütün kontrollerini milli olarak geliştirdiğimiz lazerimizi yine milli silahımız olan MPT 76’ya entegre ettik. Lazer silahımız 100-150 metre mesafeden 1 milimetre çelikleri delebiliyor. Yalnızca lazer gücüyle çalışıyor ve silahın diğer özelliklerini hiçbir şekilde etkilemiyor. Diğer silahın üzerine standart arayüzlerle ekleyebiliyoruz. Lazer sistemi de sırt çantasına sığabiliyor. taşınabilmesi çok önemli. Hem taşınabiliyor hem şarj edilebiliyor.”Yeniay, silahın Türk mühendisliğinin başarısı olduğuna dikkati çekerek, “Dünyada bu güçte taşınabilir ilk lazer silahını geliştirdik. Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri’nde kullanımda yok. Yakında olacak.” dedi.Türk savunma sanayi firması FNSS Savunma Sistemleri’nin Zırhlı Amfibi Hücum Aracının (ZAHA) ön prototipinin tanıtımı yapıldı.  FNSS üst yöneticisi Nail Kurt, 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2019) bulunan FNSS standında gerçekleştirilen lansmanda ZAHA gibi araçları az sayıda ülkenin üretebildiğini söyledi.Kurt, Türk Deniz Kuvvetleri’nin 20. yüzyıl muharebe alanı gereksinimleri uyarınca ortaya çıkmış bir ihtiyaç olan ZAHA’nın, havuzlu çıkarma gemilerinde konuşlandırılacağını belirtti. Nail Kurt, “Belirlenen ihtiyaçlar çerçevesinde Savunma Sanayii Başkanlığı ve FNSS arasında imzalanan ZAHA projesi kapsamında tasarım ve üretim yapılacak. Bu sözleşme kapsamında 27 adet araç teslim edilecek, bu araçlardan 23’ü personel taşıyıcı, 2 âdeti adet komuta kontrol, 2 adeti de kurtarma aracı. Sözleşme şartları gereği teslimatlar 2021’de başlayacak 2022’de tamamlanacak.” dedi. Aracın testlerinin gelecek sene tamamlanacağının altını çizen Kurt, istekler gereği 15 deniz miline kadar denizde hareket kabiliyeti olduğunu dile getirdi.Kurt, içlerinde 21 personelle, yine tanımlanan hızlarda personel koruma altında sahile çıkacağına işaret ederek, sahilde ve karada bir zırhlı personel taşıyıcıyla kara harekatına devam edeceğini anlattı. Bu aracın NATO’da sadece bir ülkede olduğunun altını çizen Kurt, “Başka bir projeden uyarlanmış bir araç değil. Mayın ve balistik koruması, personel taşıma kapasitesi, kara ve deniz harekatında diğer rakiplerinden daha üstün bir araç.” diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Şeker de, ZAHA gibi büyük projeleri program olarak gördüğünü ve  bu tür projelerde birçok KOBİ’nin de katkısının olduğunu söyledi.Türkiye’nin roket ve füze alanındaki lider şirketi ROKETSAN ise, tank mühimmatı Tanok’u ilk kez 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) sergiliyor. 120 milimetre Lazer Güdümlü Füze Tanok, tanklar ve diğer yüksek kalibre namlulu silahlarda kullanılan geleneksel topçu mühimmatlarına alternatif olacak, yenilikçi bir seçenek olarak geliştirildi.Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) lazer güdümlü tanksavar topçu mühimmatı ihtiyacının karşılanması amacıyla tasarlanan Tanok, düşük ağırlığı ve kullanıcıya zarar vermeyen fırlatma motoru sayesinde portatif olarak kullanılabilme veya kara araçlarından atılabilme kabiliyetine sahip bulunuyor. Modern muharebe sahasının ihtiyaçlarına; yüksek etkinlik, hassasiyet ve maliyet etkin bir çözüm sunmak üzere geliştirilen Tanok, mevcut tanklar tarafından kullanılmaya uygun bir mühimmat seçeneği sunuyor.Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ), Atak-2 adlı ağır sınıf taarruz helikopterinin tam boy bir modelini Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) ilk kez gün yüzüne çıkaracak. 22 Şubat tarihinde TUSAŞ ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında imzalanan anlaşma ile çalışmalarına başlanan helikopter böylece ilk kez tam olarak görülmüş olacak.Dünyada sadece ABD’de olduğu belirtilen insansız kara aracının benzeri yerli ve milli imkanlarla Ankara’da Türk firması tarafından üretildi. ‘BOĞAÇ’ adı verilen 6×6 insansız kara aracı, en zorlu arazi koşullarında zorlanmadan ilerliyor, üzerindeki ‘Atış Tespit Sistemi’ ile düşman ateşini tespit edip, yine üzerindeki ‘Uzaktan Komutalı Silah Kulesi’ ile hedefi ateş altına alabiliyor.Firma sahibi Ferhat Uğur, ilk defa Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda (IDEF) sergilenen BOĞAÇ’ın sınır ötesinde ve sınırda, hatta talep edilen tüm özel alanlarda görev yapabileceğini söyledi. Ferhat Uğur, daha önce de Türk güvenlik güçlerinin ihtiyaçları doğrultusunda insansız bomba imha, mayın tarama ve silahlı operasyon robotları ürettiklerini belirterek, dünyada otonom sistemlere geçişin şart olduğunu ifade etti.ABD’nin Meksika sınırında artık otonom araçlar kullandığına dikkat çeken Uğur, şöyle devam etti:”Türkiye’de emniyet güçlerimiz bu tarz otonom araçlar kullanmak yerine bu görevi kendileri yapıyorlar. Bu bize bir yük getiriyor. Her türlü hava şartlarında silah taşıyoruz, mühimmat taşıyoruz, dolayısı ile biz onların yükünü hafifletmek istedik. Bu yüzden bir otonom araç yaptık. Üzerinde yük taşıyabiliyorsunuz. Biz bunu ‘6×6 teknolojik bir katır’a benzetiyoruz. İçinde gömülü bir silah sistemi var. Dünyadaki rakiplerinde silahlar hep gövdeye monte edilmiş ve bu sebeple düşman tarafından ele geçirildiği durumlar olabiliyor. Biz, silahı içine gömelim gerektiği zaman eğer üzerine gelen bir mermi veya saldırı varsa silahlar anında dışarı çıksın ve gerekli işlemi yapsın istedik.”TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, daha önce parça üreten Türk savunma sanayisi şirketlerinin bunun yanında artık kendi ürünleri için çalıştıklarını söyledi. Airbus, Boeing, Lockheed Martin gibi havacılık devlerine parça ürettiklerini ve yılda yarım milyar dolar ihracat yaptıklarını belirten Kotil, bu yıl 2,6 milyar dolar ciro hedeflediklerini ve bunun büyük kısmını kendi ürünleriyle yapacaklarını bildirdi.Türkiye’nin global kara sistemleri üreticisi Otokar’ın, savunma sanayisindeki iddiasını farklı bir boyuta taşıyan Akrep II ürün ailesine yönelik çalışmaları sürüyor. Ailenin ilk üyesi, aynı zamanda Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı “Akrep IIe” araziye çıkmaya başladı.Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, 1995’te geliştirdiği, yurt içinde ve ihracat pazarlarında kendini kanıtlayan Akrep zırhlı araç ailesini baz alarak tasarladığı yeni nesil Akrep II zırhlı araç ürün ailesini ilk kez bu yılki 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) tanıttı.NATO ve Birleşmiş Milletlerin tedarikçisi olan Otokar’ın, savunma sanayisinde güncel beklenti ve gelecekteki tehditlere karşı bilgi birikimi ve yüksek teknolojiyi kullanarak geliştirdiği yeni nesil Akrep II, gelişmiş özellikleriyle modern orduların tüm beklentilerini karşılayacak. Otokar’ın zırhlı keşif ve silah platformu olarak tasarladığı Akrep II 4×4 yeni nesil zırhlı araç ailesi, düşük silueti ile orduların güncel ve gelecek ihtiyaçlarına cevap verebilmek için tasarlandı.Her arazi koşulundaki hareket performansının yanı sıra eşsiz manevra kabiliyetine sahip araç, elektrik, dizel ve hibrit gibi alternatif güç gruplarının kullanılmasına imkan verebilecek bir altyapı üzerine inşa edildi. Güç üretim ve aktarma sistemleri, sensörler, bilgisayarlar, haberleşme ve hedefleme sistemlerinin tek bir sistemde entegre edildiği Akrep II, otonom araçlara doğru geçişi hızlandıracak bir altyapı sunuyor.ROKETSAN, füze ürün ailesinin en yeni üyelerinden olan Yatağan Füze Sistemi’ni,14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) tanıttı.Tek piyade tarafından mevcut bombaatar silahlarıyla kullanılabilecek şekilde tasarlanan Yatağan, meskun mahal muharebelerine; hassasiyet, menzil ve hedefe yönelmiş tahrip gücü getiriyor. Yatağan, hafifliği ve hassasiyeti ile insansız kara, deniz ve mini insansız hava araçlarının da silahı olabilecek.Türkiye’nin zırhlı kara aracı üreticilerinden BMC, 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) Çok Amaçlı Zırhlı Araç Amazon’un yeni teknolojilerle otonom sürüş yeteneği kazandırılan prototipini ilk kez sergiledi. BMC’nin Sakarya Karasu Fabrikası’nın temel atma töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a tanıtılan Amazon, monokok gövdesi ve özel V tabanıyla mayın, balistik ve el yapımı patlayıcılara karşı uluslararası standartlara koruma seviyesine sahip bulunuyor. Amazon, üstün koruma özellikleri ve geniş kullanım alanlarının yanı sıra kullanıcılarına yüksek manevra kabiliyeti sunuyor.Günümüz meskun mahal ve asimetrik savaş ortamları için özel olarak geliştirilen araç, BMC’nin yenilikçi teknolojilerini hayata geçirdiği özel proje olarak dikkati çekiyor. Amazon 4×4 Çok Amaçlı Zırhlı Araç, insansız ve uzaktan kumandalı olarak da görev yapabiliyor.Son olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları dikkate alınarak, Askeri Sürücüsüz Araç Prototipi Projesi başlatıldı. Proje kapsamında sahada kendini kanıtlayan uzun menzile sahip Amazon’un tam otonom versiyonu sunuluyor. Elektronik Kontrollü Sürüş Sistemi’ne ve başta gerçek zamanlı haritalama ve yapay zeka ile çevre farkındalığı gibi teknolojilere sahip olan araç, tanımlı koşullar altında herhangi bir müdahale olmaksızın otonom sürüş gerçekleştirebilecek.Askeri Sürücüsüz Araç Prototipi, opsiyonel olarak uzaktan bir operatör müdahalesi ile de görev yapabilecek. Araç, girilmesi zor ve tehlikeli yerlerde, silahlı kuvvetler için veya yardım amaçlı askeri ve sivil görevlerde risk olmaksızın kullanılabilecek.TUSAŞ tarafından üretilen ve Pakistan ile imzalanan ihracat sözleşmesinin ardından Latin Amerika ülkelerinin de dikkatini çeken yerli Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri ATAK’ın burun kısmında yer alan 20 mm’lik toplar, artık Türkiye’de üretilecek.Savunma Sanayi Başkanlığı, ‘Cumhurbaşkanlığı İkinci 100 Günlük İcraat Programı’nda yer alan ’20 MM Top Geliştirilmesi Projesi için TR Mekatronik Sistemler AŞ ile sözleşme imzalandı.Projeye göre, 20 mm burun topunun tüm kritik alt sistemleri ve bileşenleri yurtiçinde tasarlanacak ve 30 ay içerisinde prototipler üretilecek.Seri üretime geçilmesinin ardından sistem farklı kara, hava ve deniz platformlarından da kullanılacak.Kendi sınıfının en etkili taarruz helikopteri olan Atak, Brezilya’da yaptığı uçuşlarla beğeni topladı. Alınan bilgiye göre, Brezilya Kara Havacılık Komutanlığının Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tesislerinde gerçekleştirdiği Atak test ve değerlendirme faaliyeti sonrası, helikopterin Brezilya’da performans sergilemesi kararlaştırıldı.Brezilya Kara Havacılık Komutanlığı ile yapılan koordinasyon sonucunda, 25-28 Mart arasında Rio de Janeiro’daki 12. LAAD Savunma ve Güvenlik Fuarı öncesi, T129 Atak Brazil Roadshow için gerekli planlama yapıldı. Böylece, Sao Paulo’daki Forte Ricardo Kirk Kara Havacılık Komutanlığında 26 Mart ve Başkent’teki Brasilia Askeri İtfaiye Merkezi Operasyonel Havacılık Bölümünde 28 Mart’ta iki ayrı uçuş performansı sergilendi. Atak, aynı günün akşamı Türkiye’nin Brasilia Büyükelçiliği bahçesine indirildi.Roadshow kapanış resepsiyonu kapsamında Büyükelçiliğin bahçesinde Atak helikopterinin statik gösterimi yapıldı. Etkinliğe, üst düzey Brezilyalı askeri ve sivil yetkililer ile yabancı misyon temsilcileri katıldı. Ayrıca davetli büyükelçiler ve tüm askeri ataşelere hem TUSAŞ hem de Atak helikopteri tanıtıldı.Taubate’de 25 Mart’ta başlayan roadshow çerçevesinde, Atak helikopteri 11 pilot tarafından, 22 sorti ile yaklaşık 18 saat uçuş yaparak, bin 360 mil katetti. Rio de Janeiro kentinin simgelerinden olan Kurtarıcı İsa heykeli etrafından da uçan Atak, performansıyla pilotların ve izleyicileri beğenisini kazandı.Aksaray atış alanında Savunma Sanayii Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri, ASELSAN ve ROKETSAN temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen atışlarda yeni bir aşama daha başarıyla gerçekleştirildi. Gelişmeyi Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, sosyal medya hesabı Twitter üzerinden duyurdu. Hisar-A’nın (alçak irtifa) 2021’de, Hisar-O’nun (orta irtifa) 2022’de silahlı kuvvetlere teslim edilmesi planlanıyor.Milli Savunma Bakanlığı Halkla İlişkiler Daire Başkanlığınca 2018 içinde ve yıl sonundan itibaren bugüne kadar geçen sürede meydana gelen olaylarla ilgili bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Milli Savunma Bakanlığı’nca hazırlanan metni okuyan Tanıtım Subayı Deniz Binbaşı Nadide Şebnem Aktop, yerli ve milli uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi Siper için ilk adımın atıldığını söylediTürk savunma sanayisinin insansız hava aracı/silahlı insansız hava aracı (İHA/SİHA) üreticisi Baykar, araçların ve üzerlerindeki faydalı yüklerin komuta edildiği yer kontrol istasyonu için mobil çözüm geliştirdi. Baykar, son dönemde ülke içinde ve sınır ötesinde etkin olarak kullanılan ve 66 bin saat uçuş süresine ulaşan Bayraktar TB2 ile sahada edindiği deneyimleri sistemin geliştirilmesine yönelik kullanıyor. Baykar mühendislerinin bilfiil sahada yer alıp ortaya çıkan ihtiyaçlara anında müdahale etmesi aynı zamanda yeni çözümlere de kapı aralıyor.Savunma sanayiinde Türkiye’nin yanı sıra 30’dan fazla ülkenin silahlı kuvvetleri ile güvenlik güçlerine hizmet veren Otokar, Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı ‘Akrep II’yi tanıttı. Sakarya’nın Arifiye ilçesindeki fabrikada basın toplantısı düzenleyen Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, son 20 yılda dünyada değişen tehditler nedeniyle silahlı devriye, keşif ve gerektiğinde meskun mahal çatışmalarında kullanılabilecek araçlara olan ihtiyacın arttığını ve yeni nesil zırhlı araç ‘Akrep II’nin buradan yola çıkarak, geliştirildiğini belirtti.Serdar Görgüç, birikim ve ileri teknoloji kullanarak, ‘Akrep II’yi geliştirdiklerini belirtip, “Kullanıcılarımızda her türlü keşif ve gözetleme görevleri başta olmak üzere birçok silah sistemi entegrasyonuna imkan veren düşük siluetli, yüksek balistik korumalı bir zırhlı araç ihtiyacının geliştiğini gözlemledik. 1995’te ürün ailemize eklediğimiz, yurt içinde ve dışında başarılar gösteren ‘Akrep’ aracımız, silueti küçük, 3 kişilik bir platformdu. Güncel beklenti ve gelecekteki tehditlere karşı sahip olduğumuz bilgi birikimimizi ve yüksek teknolojiyi kullanarak yeni nesil ‘Akrep II’yi geliştirip, ürün ailemize ekledik. ‘Akrep II’nin yüksek atış gücü, üstün koruma ve beka kabiliyeti, yüksek hareket kabiliyeti, düşük silueti, çevikliği ile özellikle ihracat pazarlarında başarı göstermesini bekliyoruz” dedi.Bu yıl 14’üncü kez düzenlenecek IDEF’19 Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda ‘Akrep II’nin ilk kez sergileneceğini, aracı özel konfigürasyonla sunmak için çalışmaların aylardır sürdürüldüğünü kaydeden Görgüç, şöyle konuştu:”Teknolojik gelişmelerden bahsederken elbette alternatif yakıtlar da gündemimizdeydi. ‘Akrep II’yi alternatif güç gruplarına da uygun olarak tasarladık. Elektrik motoru ve gelişmiş pillerle donatılan ‘Akrep II’, Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı olarak IDEF 2019’da sergilenecek. Geleneksel zırhlı araçlara kıyasla çeviklik, düşük termal iz, yüksek hız ve sessizlik avantajlarını bir arada sunan ‘Akrep II’, tüm dünyada orduların zorlu isteklerini karşılayabilecek yeterlilikte bir elektrik motora sahip. Taktik performans beklentilerine de en iyi şekilde cevap veren ‘Akrep II’, özellikle yakıt verimliliği, hareket, beka kabiliyeti ve entegre lojistik destek anlamında da avantajlar sunuyor. Otokar, ‘Akrep II’ ile elektrikli araç teknolojisinin zırhlı araçlara uygulanması yönünde eşsiz bir bilgi birikimi kazanmıştır. Bu gelişme, geleceğin hibrit ve otonom zırhlıları için ilk adım niteliği taşımaktadır. Hedefimiz, ‘Akrep II’nin Türkiye’nin teknoloji ihracatında öncü ürünlerden biri olmasıdır.”Yüzde 100 yerli üretim olan OZAN, 1.5 kilodan hafif ve Mehmetçik’in ihtiyaçları dikkate alınarak tasarlandı’OZAN’ı inceleyen Demir, Twitter hesabından, “TÜBİTAK BİLGEM tarafından tamamen yerli tasarımla geliştirilen dünyanın en hafif mayın dedektörü ‘OZAN’ın denemesini yaptık. Güvenlik birimlerimizin uzun intikallerinde taşıma kolaylığı sağlayan sistemle yanlış alarm oranı en aza indirgeniyor” açıklamasında bulundu.Savunma Sanayii Başkanlığı, Silah Taşıyıcı Araçlar (STA) projesi kapsamında FNSS’in geliştirdiği ‘Kaplan’ aracından 4 kilometre menzile sahip Orta Menzilli Tanksavar Silah Sistemi (OMTAS) füzesiyle yapılan ilk atışta hedefin başarıyla vurulduğunu duyurdu.Savunma Sanayii Başkanlığı’nın Twitter hesabından yapılan açıklamada, “STA projesi kapsamında FNSS’in geliştirdiği ‘Kaplan’ aracından 4 kilometre menzile sahip OMTAS füzesiyle yapılan ilk atışta hedef başarıyla vuruldu. Yıl içinde projenin kalifikasyon testleri tamamlanarak Kaplan ve Pars’ın teslimatlarına başlanacak. Toplamda 260 araç teslim edilecek” denildi.ROKETSAN tarafından geliştirilen OMTAS, kızılötesi arayıcı başlık ile karadan karaya zırhlı hedeflere karşı 4 kilometre menzile kadar kullanılabiliyor. OMTAS, atış öncesi/atış sonrası kilitlenme ile at-unut/at-güncelle özellikleriyle muharebe sahasında görev yapabiliyor.Yeni teknolojilerle birlikte güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarına yönelik sunulan ürünler de çeşitleniyor. Hafif Sınıf İnsansız Kara Aracı kategorisinde yer alan, küçük boyut ve yarım kilogramın altında ağırlığa sahip TRobot, keşif-gözetleme kabiliyetleriyle dikkati çekiyor.Yapılan açıklamaya göre, TRobot adındaki bu araç, operasyon kamerası olarak kullanılacak. HayZek Savunma Müdürü Nazmi Türkeş, aracın mağara ya da kapalı alanlarda bomba, silah, tuzaklama olup olmadığının tespitinde kullanılabildiğini belirtti. Bu sayede güvenlik güçleri tehlike arz eden bölgelere girmeden durumu kontrol edebilecek.Savunma Sanayii Başkanlığı yönetiminde Kılıç Küp Uydusu (KILIÇSAT) ismiyle yeni bir Ar-Ge projesi başlatıldı. Projeyle, yerli ve milli olarak geliştirilen X-Bant LNA (Low Noise Amplifier-Düşük Gürültülü Yükselteç) modülüne uzayda tarihçe kazandırılacak, seyir halindeki gemiler ile diğer kaynaklardan yayınlanan AIS (Automatic Identification System-Otomatik Tanımlama Sistemi) verileri toplanarak yer istasyonuna indirilecek. Bu amaçla Alçak Dünya Yörüngesi’nde görev yapacak bir küp uydu geliştirilecek.Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) mühendislerince tasarlanan, 2017 yılında da seri üretimine başlanan MPT-55, yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özelliğiyle ön plana çıkıyor. MPT-55, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ihtiyacına binaen özgün, muharebe ortamında, gece ve gündüz, her türlü arazi ve hava şartlarında kullanılan, “gaz piston hareketli, döner başlı kilitlemeli sistem” ile çalışan bir tüfek olarak geliştirildi.Dakikada 850 atım yapma kapasitesine sahip MPT-55’ten 2018 yılı içerisinde Cumhurbaşkanlığı koruma ekibine, TSK’ya, Emniyet Genel Müdürlüğüne, MİT personeli ile diğer güvenlik birimlerinin envanterine 23 bin adet gönderildi. Özellikle meskun mahal çatışmalarında, komando birliklerinde kullanılabilecek etkili bir yeni nesil piyade tüfeği olarak şekillendirilen MPT-55, uzun (MPT-55) ve kısa namlulu (MPT-55K) olmak üzere iki tip tasarlandı.30 fişek kapasiteli plastik kompozit şarjörlü ve üzerine her türlü optik sistemin takılabileceği üniversal pikatini ray sistemine sahip tüfek, 5,56×45 milimetre kalibreye sahip ve toplam ağırlığı 3 bin/3 bin 100 gram.Yarı otomatik ve tam otomatik olmak üzere iki atış moduyla çalışabilen MPT-55’in etkili menzili 400, maksimum menzili ise 3 bin 600 metre.MK-84 ve NEB genel maksat bombalarında belirli modifikasyonlar yaparak bombaları akıllı bombalara dönüştüren Hassas Güdüm Kiti (HGK), bir süredir test aşamasındaydı.Üretim sürecini ASELSAN’ın üstlendiği HGK, test ve üretim sürecinin tamamlanması sonucunda envantere giriş yaptı.Saatte 120 kilometre hıza ulaşabilecek Ateş, yüzde 30 yan eğim, yüzde 60 tırmanabilirlik yeteneklerine sahip bulunuyor. Araç, 100 santimetrelik sudan geçebiliyor, 45 santimetrelik dik engelleri aşabiliyor, 100 santimetrelik hendeklerden geçebiliyor.Ateş, KBRN hava filtre sistemi, hidrolik kurtarma vinci, otomatik yangın söndürme ve infilak bastırma sistemi, bağımsız süspansiyon, diferansiyel kilitleri gibi donanımlar barındırıyor. Motor gücü 400 beygir olan araç, azami 700 kilometre menzile sahip bulunuyor. Araç, ASELSAN’ın Acar Kara Gözetleme Radarı, Şahingözü-OD Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Seda (Yankı) Atış Yeri Tespit Sistemi ile etkin bir sınır güvenliği sağlayacak.Yerlilik oranı yüzde 93 olan Bayraktar TB2 için geliştirilen mobil yer kontrol istasyonunda lastikten motora, kaldırma mekanizmasından elektronik donanım ve yazılıma kadar milli ürünler tercih edildi. Baykar, mobil yer kontrol istasyonu için Türkiye’de sıfırdan geliştirilip üretilen ilk kamyon motoru olan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge desteği de alan Yeni Nesil Ecotorq’un (Ecotorq Euro 6 motor, 330 beygir) kullanıldığı Ford Otosan’a ait bir kamyon seçti. Mobil yer istasyonuyla birlikte bu motor da ilk kez Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girdi. Mobil yer istasyonu, Türkiye’nin ardından Bayraktar TB2’nin ilk kez ihraç edildiği Katar’da da kullanılacak.Şirket bu kapsamda “insansız hava uçakları sistemleri üslerinde” yer alan ve İHA/SİHA’ların komuta edildiği yer kontrol istasyonunu bir kamyon üzerine konumlandırarak mobil hale getirdi. Yer kontrol istasyonunun mobil hale getirilmesiyle İHA/SİHA sistemleri hareket kabiliyeti kazandı. Böylece istasyonlar, üslerdeki sabit pozisyonlarından farklı olarak ihtiyaç duyulan bölgelere hızla gönderilip görev icra edebilecek. Olası tehditlere karşı da yer değiştirme imkanına sahip olacak. Kamyon kasasına entegre edilen şelter içinde yer alan yer kontrol istasyonundan İHA/SİHA ve üzerlerindeki faydalı yükler komuta kontrol edilebilecek, izlenebilecek. Yer kontrol istasyonunda, İHA/SİHA’nın uçuşu sırasındaki kontrolünü, bilgi teminini ve araçlarla iletişimi sağlayan elektronik yazılım ve donanım bulunuyor.TUSAŞ ve TUSAŞ Motor Sanayi AŞ (TEI), ANKA platformlarının motor ihtiyacına çözüm sağlamak amacıyla 31 Ekim 2014’te imzaladıkları sözleşmeyle ANKA-S Motor Modifikasyon Projesi’ni başlattı. Projeyle tamamen özgün olarak TEI tarafından tasarlanıp geliştirilmesi hedeflenen PD170 motorunun hizmete girişine kadar, ANKA’nın motor ihtiyaçlarına çözüm hedeflendi. Böylece TEI’nin yurt içindeki insansız hava aracı motorlarına yönelik projelerine bir yenisi eklenmiş oldu.Proje kapsamında, TUSAŞ tarafından seçilen sivil havacılık motoru, ANKA’nın ihtiyaçları doğrultusunda modifiye edilerek insansız hava aracı motoruna dönüştürüldü. Çalışmalar 155 beygir gücünde, 165 kilogram ağırlığında, 30 bin feet irtifada görev yapabilen bir motora yönelik olarak yürütüldü. Yapılan modifikasyonla motorun yüksek irtifada verdiği güç ve elektrik güç üretimi artırılarak insansız hava aracında kullanımı sağlandı.TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen ve üretimini ROKETSAN’ın yaptığı yerli cruise füzesi Som’un menzili 180 kilometrenin üstünde.Cirit Türkiye’nin roket ve füze sistemleri üreticisi ROKETSAN tarafından geliştirildi.Erdoğan, savunma sanayi ve yerli teknoloji çalışmalarından bir başka özgün ürününün de TÜBİTAK BİLGEM tarafından yürütülen “Yüksek Güçlü Lazer Sistemi Geliştirilmesi”, kısa adıyla “Işın Projesi” olduğunu aktararak, canlı yayında sistemin test edilmesi emrini verdi.   20 kilovatlık milli lazer silah ile 1.5 kilometre mesafedeki 3mm kalınlığında çelik hedefi tahrip edildi.Hafif zırhlı/zırhsız sabit ve hareketli hedeflere karşı yüksek hassasiyete sahip, sınıfının en uzun menzilli füzesi Cirit, ATAK helikopterlerince de kullanılmaya başlandı.Türkiye’nin ilk yerli Kaideye Manteli Stinger‘i (KMS) olan Zıpkın, ASELSAN tarafından üretildi. Zıpkın TSK envanterindeki yerini 20 Ekim 2004‘te almıştı.Modern elektronik algılayıcı cihazların yer aldığı “Kayı Sınır Güvenlik Sistemi Hatay sınırında hizmet veriyor.Türk yapımı cihazların yer aldığı elektronik sistem sayesinde sınıra yaklaşan İHA, araç veya insanlar tespit edilip, komuta merkezi uyarılıyor. Sınırda kaydedilen tüm görüntüler tek merkezde toplanılıyor ve kameralar tehdit oluşturan nesneye otomatik odaklanıyor. Radar karıştırıcı cihazların da bulunduğu sistem, her türlü tehditte komuta merkezindeki güvenlik güçlerine bilgi aktarıyor.Atış kontrol sisteminde ASELSAN imzalı özel bir yazılımın kullanıldığı Fırtına, 25 kilometre menzilli yaptığı atışlarda, yakın aralıklarla attığı mermilerle hedefi üç farklı noktadan vurabilme özelliğine sahip.Lazer güdümlü füze L-UMTAS’ın atış testleri ve milli imkanlarla üretilen Atak helikopterine entegrasyon çalışmaları geçtiğimiz yıl başarıyla sonuçlandırıldı. UMTAS’lar Atak helikopterlerinde kullanılabiliniyor.Türk savunma sanayisinin önde gelen zırhlı kara aracı üreticilerinden FNSS ile Endonezyalı PT Pindad firması tarafından Türkiye’de tasarlanan ve geliştirilen orta ağırlık sınıfı tank Kaplan MT, Endonezya’daki kalifikasyon testlerinden başarıyla geçerek seri üretime hazır hale geldi.KAPLAN MT’nin Teknik Özellikleri şöyle… Azami Yol Hızı: 70 km/sa Yol Menzili: 450 km Azami Meyil Tırmanma: %60 Azami Yan Meyil: %30 Dik Engel Aşma: 0,90 m Hendek Aşma: 2,00 mMotor:Dizel Transmisyon: Tam Otomatik Mürettebat: 3 (Sürücü, Nişancı ve Komutan) Ana Silah: 105 mm Top İkincil Silah: 7,62 mm Eş Eksenli Makinalı TüfekTürk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen Hürkuş, Hava Kuvvetleri Komutanlığının eğitim ihtiyacını karşılamanın yanı sıra Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığına operasyon bölgesinde yakın hava desteği sağlaması için geliştiriliyor. Bu kapsamda her iki komutanlıkla çalışmalar devam ediyor. Silahlandırılan Hürkuş-C uçağı için 3 farklı varyant üzerine geliştirme süreçleri devam ediyor. Buna göre, maliyet etkin ve takvim olarak teslimatı hızlı olabilecek varyantlara da kullanıcılarla çalışılıyor.İlk atış tecrübesi Konya Karapınar’da ROKETSAN’ın LUMTAS füzesiyle gerçekleştirilen Hürkuş-C’nin yeni özellikler ve farklı mühimmatlarla testleri devam ediyor. Uçağın Kahramankazan’da yapılan uçuşta kendini koruma özelliği başarıyla test edildi. Hürkuş, eğitim uçağı olma yanında artık silahları ve korunma sistemleriyle yakın hava desteği görevine de hazır hale gelmeye başladı.Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, sosyal medya hesabından Hürkuş-C’nin son testine ilişkin, “Hürkuş eğitim uçağı olma yanında, silahları ve korunma sistemleriyle yakın hava desteği görevlerine de hazır hale geliyor.” ifadesini paylaştı. Hürkuş-C serisinin son versiyon uçağı yaklaşık 5 ton ağırlığa sahip olacak ve 1,5 ton faydalı yükü taşıyabilecek. Lazer işaretleme kabiliyetine sahip mesafe ölçerli kızıl ötesi çok bantlı kamerayla gündüz ve gece gözetleme yapılabilecek Hürkuş-C, gerektiğinde yerli füze ve bombalarla görev icra edebilecek. Hürkuş-C, 35 bin feet irtifa tavanıyla 6 saate kadar havada kalabilecek.ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna ait roket ve mühimmatlar uçakta kullanılabilecek. Hürkuş-C, geliştirmeler tamamlandığında kendi sınıfında dünyadaki benzer uçaklarla rekabet edebilecek ve maliyet etkinliğiyle pek çok ülkenin talep edeceği bir platform haline gelecek.Tamamen yerli üretim olan Wattozz, 4 yıllık çalışmaların ardından sonunda piyasaya çıkıyor.Albayraklar Savunma A.Ş tarafından geliştirilen, milli enerji silahı Wattozz barındırmış olduğu özelliklerle oldukça dikkat çekiyor.Wattozz‘un uzaktan kontrol edilebilen mermileri 10 metreye kadar kadar etkili olacağı düzenlenen etkinlik sırasında açıklandı.Türk Silahlı Kuvvetleri, askeri üs, liman, tesis ve birliklerin hava tehditlerinden korunması amacıyla değişen atış kontrol ve komuta kontrol altyapılarına uyumlu şekilde Hisar Füzelerini tasarladı.Hisar Füzeleri; askeri üs, liman, tesis ve birliklerin hava tehditlerinden korunması amacı ile sabit ve döner kanatlı uçaklara, seyir füzelerine, havadan karaya atılan füzelere ve insansız hava araçlarına karşı HİSAR-A 10 +km, HİSAR-O 16 +km menzil aralıklarında kullanılan hava savunma füzeleridir.KAPLAN; muharebe ağırlığına bağlı olarak 22-25 Bg/ton güç ağırlık oranında, otomatik şanzımanlı, ana muharebe tankları ile ortak hareket yeteneğine sahip yeni nesil zırhlı muharebe aracı. Araç farklı alt sistemlerin entegre edilmesi suretiyle her türlü görevi yerine getirmeye olanak sağlayan platform tasarımına sahip.KAPLAN, balistik malzemelerden, balistik kaynak tekniği ile birleştirilerek imal edilir. Gövde; su sızdırmaz olup, kapaklar ve tapalar su sızdırmaz contalıdır. Güç grubu kabini ile genişletilmiş sürücü bölmesi aracın ön kısmında yer alırken; nişancı ve komutan mahalleri aracın orta kısımda bulunur.Geriye kalan arka kısımda ise personel taşıyıcı versiyonunda 8 kişilik, silah kuleli versiyonun da ise 6 kişilik personel (manga) bölümü yer alır.Sürücüye, araç içerisinden dışarıyı izleme ve çepeçevre görüş imkanı sağlayan lazer korumalı cam periskoplar mevcuttur.İleri gözetleme, anti- tank ve komuta kontrol gibi özel maksatlı görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış bir araçtır. Araç tüm operasyonel gereksinimlere cevap verecek şekilde kurgulanmıştır.25-30 Bg/ton gücündeki araç 1.9 m’lik düşük bir siluete ve amfibi özelliğe sahiptir. 5 kişilik mürettebatı bulunan araç hiçbir hazırlık gerektirmeden derin ve akıntılı suda operasyon yapabilir.Aracın sudaki arttırılmış manevra kabiliyeti ise, arkasında konumlandırılan iki adet su jeti ile sağlanmaktadır. Araç, suda nokta (Pivot) dönüşü yapabilmekte ve aynı zamanda arzu edildiğinde suda geri istikamete doğru hareket edebilme kabiliyetine sahip.Pars, mayınlara ve el yapımı patlayıcılara karşı korumalı olan aracın gövdesi, balistik malzemeden üretildi. CH-47 Chinook ağır yük helikopteri dahil her türlü askeri kargo uçağı ile taşınabiliyor.Konya’da bir yazılım firması, özellikle Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütü PKK’ya karşı mücadele veren asker ve polisin kullanabilmesi için ‘Ankerot’ adını verdiği tank görünümlü uzaktan kumandalı mini insansız araç üretti.Türk ordusunun amfibik zırhlı aracı Kunduz-Azmim, hem karada hem de suda görev yapabiliyor.FNSS tarafından üretilen zırhlı istihkam aracı, savaş sırasında en kritik bölgelerde dahi görev alabiliyor.Aracın üzerinde; termal kamera, sis havanları, 2 adet su jeti, iklimlendirme ve KBRN Sistemi, Balast boşaltma sistemi, dozer bıçağı yer alıyor.2 personelin kullandığı araç; karada saatte 45, su da ise 8.6 kilometre hız yapabiliyor. Azami 400 kilometre yol yapabilen zırhlı araç, nokta dönüşü de yapabiliyor.Yüksek taktik ve teknik özelliklere sahip yeni nesil çok tekerlekli modüler bir araç olan ARMA; üstün hareket kabiliyeti, yüksek mayın ve balistik koruma ile orta ve yüksek kalibre silah sistemi entegrasyon opsiyonlarına sahip. Arma, en zorlu arazi koşullarında bile hizmet verebilmekte.Adını korunması yönüyle Kirpiden alan bu araç BMC tarafından üretilmekte. Tasarım ve üretim amacı mayına karşı dayanıklı zırhlı personel taşıyıcı olan kirpinin başlıca kullanıcısı Türk Silahlı Kuvvetleridir.Tulpar, A400M ile taşınabilirlik, modüler koruma yapısı, elektronik alt yapı ve düşük siluet gibi teknik ve taktik özellikleri ile geleceğin zırhlı muharebe aracı. Geniş iç hacmi, yüksek taşıma kapasitesi ve esnek mimarisi ile gelecekte ortaya çıkabilecek zırh ve görev donanımı ihtiyaçlarına cevap verebilecek genişleme kapasitesine sahip.Otokar firmasının ürettiği bir diğer zırhlı personel taşıyıcı ise Otokal Ural. Tamamı zırh sacından üretilmiş personel kabini ile farklı tehditlere karşı sağladığı üst seviye personel korumasına ilave olarak; geniş iç hacmi ve koltuk ara mesafeleri, ergonomik tam boy koltukları, süspansiyonu ve sınıfındaki en büyük lastik ebadı sayesinde personel konforunu da en üst seviyede tutuyor.Otokar Cobra, Otokar firması tarafından 1997 yılında üretimine başlanan bir zırhlı personel taşıyıcı aracı. Azami 110 km hıza çıkabilen araçta bir adet 1 × 7.62 mm veya 12.7 mm makineli tüfek bulunuyor.9 personel taşıma kapasiteli lastik tekerlekli 4×4 Cobra Zırhlı Aracın amfibik versiyonu da bulunmakta. Kazakistan Silahlı Kuvvetleri ihtiyacı için Otokar şirketi Kazakistan Engineering şirketi ile 2011 yılında yapılan anlaşma doğrultusunda ortak lisanslı üretim yapılıyor.ASELSAN’ın Türk ordusu için özel olarak geliştirdiği ASYA, arazide koşmayı, zıplamayı, tırmanmayı kolaylaştırıyor.Fiziksel yorgunluğu minimuma indiren ASYA sayesinde zorlu koşullarda askerlerimizin direnci de artırılmış oluyor.Pendik’teki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı İstanbul Tersanesi’nde 2005 yılında ilk kaynağı vurulan TCG Heybeliada, 27 Eylül 2008 tarihinde suya indirildi.ASELSAN’ın Ejder Yalçın 4×4 Zırhlı Muharebe Aracı’na entegre ettiği Tanksavar Füze Atıcı Sistemi’ne ilişkin atış testleri başarıyla yapıldı.Nurol Makina’nın NMS 4X4 aracıyla ilk kez Katar’a ihraç edilen ve böylece bir ordunun envanterinde yer alan Tanksavar Füze Atıcı Sistemi’nin geliştirilmesi, entegrasyonu ve yeni versiyonlarına ilişkin çalışmalar sürüyor. Kullanıcı etkileşimini en aza indirecek şekilde tasarlanan sistem, bilgisayarlı atış kontrol kabiliyetine sahip bulunuyor.Sistem, modüler yapısı sayesinde kule üzerinden Kornet, Hellfire, Javelin, Shershen ve OMTAS gibi tanksavar güdümlü mermileri ateşleyebiliyor. Seçilen füzenin güdüm sistemine göre kule üzerine RF veya lazer işaretleyici yerleştirilebiliyor. Füze sayısı, kullanıcı taleplerine göre değiştirilebiliyor. Füzelere ilave olarak sisteme yakın koruma maksatlı 7,62 milimetre ve 12,7 milimetre makineli tüfekler ile 25 milimetre top entegre edilebiliyor.ASELSAN, Tanksavar Füze Atıcı Sistemi’nin zırhlı araç üzerindeki performansını Ejder Yalçın 4×4 Zırhlı Muharebe Aracı ile değerlendirdi. Atış testleri, Konya Karapınar’daki test sahasında gerçekleştirildi. Atışlarda hedefler etkili şekilde vuruldu. Sistem testten başarıyla geçti.Atış testine ilişkin görüntüler ise hem Ejder Yalçın’ı hem de Tanksavar Füze Atıcı Sistemi’ni envanterine katan Katar’da düzenlenen Doha Uluslararası Deniz Savunma Fuarı ve Konferansı’nda (DIMDEX 2018) paylaşıldı.ASELSAN’ın Savunma Sanayi Teknolojileri AŞ ve Katar Savunma Bakanlığına bağlı Barzan Holding ile kurduğu BARQ (Şimşek) ortaklığının standında Tanksavar Füze Atıcı Sistemi’nin yeni tasarımı, atış testi görüntüleri eşliğinde sergilendi. Fuardaki yeni Tanksavar Füze Atıcı Sistemi’nin merkezinde makineli tüfek, iki yanında ise ikişer adet tanksavar füze fırlatıcı yer alıyor.Türk savunma sanayisinin lider şirketlerinden ASELSAN, Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere tüm müşterilerine özgün ürün ve sistemler sunmak için çalışmalarını sürdürüyor.  Alınan bilgiye göre, ASELSAN uzaktan komutalı silah sistemi ürün ailesinin en yeni üyesi NEFER, Kazakistan’ın zorlu kış koşullarında denendi.Müşteri testlerini başarıyla tamamlayan NEFER, atışlarda gösterdiği performans ile yetkililerden tam not aldı.  Milli Savunma Bakanlığı da NEFER’in Kazakistan’daki testleri başarıyla geçtiğini resmi Twitter hesabından duyurdu.Batı veya Doğu menşeli 25/30 milimetrelik otomatik topların ve antitank füzelerinin takılabildiği, üzerinde 7.62 milimetre eş eksenli silahın bulunduğu NEFER silah sistemi, hafifliği ve düşük silüetiyle de pazarda bir ilk olma özelliğini taşıyor.Şirketin fuarda en dikkat çeken ürünlerinden KORHAN silah kulesi de bu sürede hazır hale getirildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirilen KORHAN’ın üretimi için ihtiyaç ve tedarik makamlarının kararları bekleniyor.ASELSAN, gelişen teknolojiler ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda çalışmalarını sürdürerek yeni özgün ürünlere imza atıyor. Geçen yıl İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2017) bir dizi yeni ürününü tanıtan ASELSAN, geçen sürede bu ürünlere yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.KORHAN, muharebe sahası ihtiyaçlarını en ileri teknolojik olanaklardan yararlanarak karşılamak üzere geliştirdi. Yüksek ateş gücüne sahip, gelişmiş hedef tespit ve takip sistemleriyle donatılan KORHAN, kendini koruma ve çevresel farkındalık sistemleriyle kullanıcı ve sistem bekasını en üst seviyede sağlayabiliyor.  Sistemde, ana silah olarak yüksek atım hızına sahip 35 milimetre top kullanılıyor. Söz konusu top Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından üretiliyor. KORHAN, herhangi bir dışa bağımlılık olmaksızın Türkiye’de üretilen 35 milimetre parçacıklı mühimmatı kullanma kabiliyetine sahip bulunuyor.Savunma sanayisinde 30 binden fazla aracı Türkiye’nin yanı sıra 30’dan fazla dost ve müttefik ülkenin silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçleri tarafından aktif olarak kullanılan Otokar, EFES-2018’de Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Aracı ilk kez sergileyecek.Cobra II platformu üzerine geliştirilen Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç, Cobra II’nin sahip olduğu üstün arazi ve manevra kabiliyetine sahip. Araç, gece ve gündüz, zorlu arazi ve iklim koşullarında, farklı operasyon bölgelerinde ihtiyaca cevap verebilecek. Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç, gelişmiş hareket kabiliyetinin yanı sıra operasyon bölgesinde görev yapan diğer araçlarla uyumlu yüksek koruma sağlayacak. Yüksek taşıma kapasitesiyle dikkat çeken araç, 2,5 ton faydalı yük taşıma imkanı sunuyor.Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç’ın üstün hareket kabiliyeti, gerek meskun mahalde gerekse kırsal alanlarda, her türlü zorlu saha koşulunda hizmet verebilmesini sağlıyor. Ayrıca gerektiğinde meskun mahal operasyonlarında aktif olarak da kullanılabiliyor. Araç, yük taşıma amacının dışında farklı görevler de yerine getirebiliyor. Aracın kasasına monte edilen uçaksavar silahıyla hem yakın koruma hem de birlikte kendini savunabilecek ateş gücü sağlanıyor. Aracın en büyük avantajını Cobra II ile aynı platform üzerinde geliştirilmiş olması oluşturuyor. Bu sayede envanterdeki diğer Cobra II’lerle birliklere standart yedek parça kullanımı kolaylığı sağlanıyor, düşük işletme ve bakım maliyeti sunuluyor.Test atışları başarıyla gerçekleştirilen Boran ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin lojistik ve taktik manevra kabiliyeti büyük ölçüde artırılacak. Benzer sistemlere göre çok daha hafif yapısı sayesinde helikopterle harekat bölgesine rahatlıkla taşınabilen Boran’ın seri üretimine bu yıl sonu itibarıyla başlanması planlanıyor.105 milimetrelik obüs sisteminin yeniden geliştirilmesi sonucunda ortaya çıkan silah için eski silah sisteminin parçaları değiştirildi. 17 kilometreyi etki altına alabilen silah, 1700 kg ağırlığı ile Sikorsky S-70 helikopteriyle harici yük, Chinook CH-47 helikopteriyle de hem harici hem dahili yük olarak taşınabiliyorKlasik mevzilenme prosedürlere ihtiyaç olmadan hedefe yönelme yapabilen silah kara, hava ve denizden intikal esnasında konum ve istikamet bilgilerini güncelleyerek –32 ile +44 derece aralığında 8 saat kesintisiz atış yapabiliyor.Mobil haberleşme için ordumuzun hizmetine sunulacak olan Coğrafi Analiz Sistemi (CAS) geçtiğimiz günlerde tanıtıldı.   Efes 2018 Tatbikatı çerçevesinde sergilenen ve şu ana dek oldukça başarılı sonuçlar alan uygulama, henüz sivil kullanıma açılmadı. Geçtiğimiz yıl bir dönem sivil kullanıma açılan ancak kısa bir süre sonra yayından kaldırılan uygulamanın yeni dönemde kullanıma açılması bekleniyor.Konuyla ilgili Baykar Teknik Müdürü olan Selçuk Bayraktar bir tweet atarak uygulamayı halka duyurdu: “Milli “Google Earth” diyebileceğimiz CAS (Milli Coğrafi Analiz Sistemi) ve SIHA’larımızdan yerdeki tablete canlı görüntü aktaran KUZGUN sistemi de Efes Tatbikatı’nda görevde.”Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen tatbikata katılan TCG Bayraktar’ı gezen gazetecilere gemiyle ilgili bilgi verildi. Anadolu Tersanesi’nin, yerli savunma sanayisinin önemli bir parçası olan TCG Bayraktar, 2014 yılında kızağa alındı ve 2017 Nisan ayında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.Yüzde 72’lik millilik oranına sahip Bayraktar, tek tekneli, deplasman tipi ve tamamen çelik konstrüksiyon olarak inşa edildi. Üst binası balistik korumalı olan gemi, nükleer, biyolojik ve kimyasal saldırılar için tam personel korumasına sahip bulunuyor.TCG Bayraktar, Türkiye’de özel sektör tersanelerince inşa edilen en büyük ve ileri teknolojiye sahip harp gemisi özelliği taşıyor. Sınıfında dünyanın en büyüğü olan geminin boyu 139 ve eni 19,60 metre, bir tabur asker ve 13 tank taşıyabiliyor.Gemide 15 tonluk genel maksat helikopterinin iniş ve kalkışına olanak sağlayacak helikopter platformu yer alıyor. Yükleme ve boşaltma işlemlerini sağlayabilmek amacıyla geminin üç tarafında birer kapak bulunuyor. Gemide ayrıca her biri 8 ton yük veya 40 kişi taşıyabilen, 20+ knot sürat yapabilen 4 LCVP çıkarma aracı yer alıyor.Gemi, bin 200 ton yük veya tank, zırhlı araç ve diğer araçları taşıma kapasitesine sahip bulunuyor. TCG Bayraktar, ikmal yapmadan 30 gün denizde kalabiliyor ve 5 bin deniz milinden fazla yol alabiliyor. Bayraktar, 2 metrelik sığ sulara kapak atabiliyor. Gemide yerli üretim komuta kontrol sistemi ve stabilize makineli tüfek platformu ile pek çok elektronik ve silah sistemi yer alıyor. Bayraktar, geniş muhabere ve elektronik imkanlarıyla komuta kontrol, hareket ve lojistik görev fonksiyonlarına katkı sağlamanın yanı sıra gerektiğinde doğal afet yardım görevlerini de yerine getirebilecek kapasiteye sahip bulunuyor.Kan testi yapabilecek seviyede sıhhi donanımı da bulunan gemide ameliyat dahi gerçekleştirilebiliyor. EFES-2018 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı’nda ilk kez kullanılan geminin görevi, bir tabur askeri 14 gün boyunca ikmal amaçlı muhafaza etme ve sahile intikal ettirmek oldu.Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirdirme Vakfı kuruluşu olan ASELSAN’ın lazer savunma sistemleri programının son aşamasında saha testleri yapıldı. LSS adı verilen sistem, arazi ve meskun mahal kullanımı için zırhlı araç üzerine entegre edildi.Testlerde LSS’nin hareketli bir kara aracı üzerinde istenen bölgeye hızlıca intikali, ardından el yapımı patlayıcılara, branda, örtü gibi geçici yol engelleyicilere, saldırı ya da istihbarat amaçlı uçan ticari drone’lara karşı etkinliği gösterildi. LSS, altına patlayıcı madde bağlanmış ticari insansız hava aracını güvenli bir mesafede patlatmayı başardı.Sistem sayesinde mini insansız hava aracının kamerası da yakılarak etkisiz hale getirildi. Atım maliyeti kuruş düzeyinde olan sistem ile aracın yakıtı olduğu sürece kesintisiz atış yapılabiliyor.Güvenlik güçlerinin kullanımına sunulan insansız araçlara bir yenisi ekleniyor. Katmerciler tarafından geliştirilen ve ASELSAN silah sistemi entegre edilen Uzaktan Kumandalı Atış Platformu’nun (UKAP) ilki sahada görev yapmaya hazır hale getirildi.Hareket performansı ve atış kabiliyeti talepler doğrultusunda geliştirilen UKAP, son olarak hareketli atış testlerinden başarıyla geçti.FNSS tarafından Silah Taşıyıcı Araç  (STA)  Projesi için geliştirilen Pars 4×4 Tanksavar Aracı, Paris’teki Eurosatory Uluslararası Savunma ve Güvenlik Fuarı’nda görücüye çıktı. Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacını karşılamak üzere geliştirilen Pars 4×4’ün lansmanı için sektörün dünyadaki en önemli fuarı olarak gösterilen Eurosatory seçildi. Fuarda, Pars 4×4 STA’nın kalifikasyon testleri için üretilen 2 prototipinden biri sergileniyor. Eurosatory ziyaretçileri, FNSS standında, kalifikasyon testlerine hazır bir aracı yakından inceleme fırsatı buluyor. Proje kapsamında üretilen 2 prototip, üretici doğrulama testlerinin ardından gelecek aylarda kalifikasyon testlerine tabi tutulacak.Pars 4×4 STA, her türlü arazi şartında, sürati ve yüksek manevra kabiliyetiyle düşmana ait tanklar ve diğer zırhlı unsurları uzak mesafeden imha edip, kısa sürede mevzi değiştirerek ikinci hedefi ateş altına alabilecek yeteneklere sahip olarak geliştirildi. FNSS, tecrübesi ve yenilikçi yaklaşımıyla bu zorlu gereksinimleri bir arada karşılayacak, çok özel bir amfibi araç ortaya çıkardı. Aracın en dikkati çeken özelliğini, güç grubunun, aracın arkasında yer alması oluşturuyor. Bu yerleşim, soğutma ızgarası ve egzozunun da üst bölümde bulunmasıyla Pars 4×4’e, hiçbir hazırlık yapmadan suya giriş imkanı ve dolayısıyla sınıfının en üstün amfibi kabiliyetini kazandırıyor. Ayrıca Pars 4×4’ün, daha yüksek süratle manevra yapabilmesine de imkan sağlıyor. Ancak güç grubu arkada bulunan bir aracın sahip olabileceği tüm bu özellikler, Pars 4×4’ün, atış sonrası konumunu terk edip, tehlikeden hızlıca uzaklaşabilmesine olanak veriyor.Türk savunma sanayisi, saldırı amacıyla kullanılan “drone”ları etkisiz hale getirmek için yeni bir çözüm geliştirdi. Geleneksel güvenlik önlemleriyle tespit edilmeleri çok güç olan “drone”ların, tüm dünyada düşman unsurlar veya teröristler tarafından istihbarat veya saldırı amaçlı kullanımı yaygınlaşıyor. Meteksan Savunma, SDT ve Tamgör Elektronik, farklı alanlardaki uzmanlıklarını birleştirerek bu tür tehditlere karşı Kapan Drone Savar Sistemi’ni geliştirdi.İHA ve SİHA’ların yazılımsal çözümler ile desteklenmesi, fiziksel yeteneklerinden çok daha öneme sahip. Bu kapsamda mobil canlı yayın yazılımı Kuzgun tanıtıldı. Efes 2018 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı’nda tanıtılan uygulama, Baykar Makina ve paydaşları tarafından geliştirildi.Bayraktar TB2’den gelen görüntüler, Kuzgun ile canlı olarak fuar alanındaki katılımcıların mobil cihazlarına aktarıldı. Güvenlik ve performans testlerini başarıyla geçen Kuzgun, uçtan uca şifrelemeile görüntüleri askeri ağdan mobil internet ağına güvenli şekilde aktarabiliyor. Sistem sayesinde bölgede bulunan askeri personel, İHA ve SİHA‘lardan gelen görüntüleri anlık olarak mobil cihazında görebilecek.ASELSAN, dünyada henüz gelişme aşamasında olan elektromanyetik fırlatma sistemlerine yönelik çalışmalarında ulaştığı noktayla dikkati çekti. Elektromanyetik fırlatma konusunda 2014’ten bu yana çalışmalar yürüten ASELSAN, geçen yıl Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF), Tufan Elektromanyetik Top Sistemi’ni tanıttı. Saniyedeki hızı 2 bin-2 bin 500 metre, yani ses hızının 6 katından fazla olduğu belirtilen sistemle geçen sürede atış testleri gerçekleştirildi.Tufan’ın ön prototipiyle Konya-Karapınar’da gerçekleştirilen atışlı testlerde mühimmat, ses hızının 9 katı hızla hedefe gönderildi. Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir’in de katıldığı testlerde, saniyede 3 bin metre namlu çıkış hızı sağlanarak rekor kırıldı. Bu değer, barut kullanan klasik silahların mermiyi atma hızının yaklaşık 3 katına karşılık geliyor.Elektromanyetik fırlatma sistemleri, geleceğin hava savunma silahı olarak gösteriliyor. Bu teknoloji kullanılarak geliştirilen ve “railgun” adı verilen silahların çok uzun mesafelerde etkili olması, savunma alanında önemli bir kuvvet çarpanı olarak yer alması öngörülüyor. Mühimmatın namludan yüksek hızla çıkması, klasik silahlara nazaran çok daha uzun menzillere atış yapılabilmesi anlamına geliyor. Türkiye’de geliştirilecek akıllı mühimmatlar ile birlikte “railgun” sistemleri hem uzun menzilli kara topçu silahı hem de çok etkili bir hava savunma silahı olarak kullanılabilecek.Elektromanyetik fırlatma sistemleri sayesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin kimyasal patlayıcı kullanılan konvansiyonel silahlara göre çok daha etkili silah sistemlerine sahip olması sağlanacak. Türkiye, elektromanyetik fırlatma sistemleri konusunda yürütülen çalışmalar sayesinde birçok yeni teknolojikazanacak.Bu konuda ABD başta olmak üzere Almanya, Fransa, Çin, Rusya, Güney Kore gibi ülkelerde de çalışmalar yürütülüyor. ASELSAN, bu alanda geliştireceği ürünlerle dünyanın önde gelen üreticilerinden birisi haline gelmeyi hedefliyor.Makine Mühendisliği Bölümü öğrencileri Ahmet Can Şuyun, Petek Ellialtıoğlu, Arda Karabey, Tutku Güzelcan, İlyas Kocaer, Damla Leblebicioğlu ve Berk İzgi Danış, Sanayi Odaklı Bitirme Projesi etkinliği kapsamında ROKETSAN için Dikey Atış Sistemi üzerinde çalıştı.Savunma alanında Dikey Atış Sistemi gibi ürünlerin yurt içinde geliştirilmesi hem maliyet hem de ülkenin kendi taktik ihtiyaçlarına uygun çözümler üretilmesi açısından önem taşıyor. Bilkent Üniversitesi bünyesinde bu ihtiyaçlardan yola çıkılarak, Dikey Atış Sistemi’nin prototipinin tasarlanması, geliştirilmesi ve üretilmesine çalışıldı. Bu konuda kapsamlı literatür çalışması gerçekleştirildi. Proje ekibi, mevcut ürünlerdeki sınırlılıkları ortadan kaldırmaya ve ROKETSAN’ın belirttiği gereksinimler doğrultusunda tasarımı şekillendirdi.Proje kapsamında doğru ve hızlı konumlandırma ve ateşlemeyle hedefin vurulmasını sağlayacak bir sistemin ortaya konulmasına çalışıldı. Öğrencilerden İlyas Kocaer’in verdiği bilgilere göre, ekip, en az 3 farklı mühimmatı, toplamda ise 6 mühimmatı atabilecek roketatar prototipi geliştirdi. Sistem, yatay eksende 360 derece hareket edebiliyor ve çok sayıda tur atabiliyor. Tüm hareketler ateşlemeye gereksinim olmaksızın mekanik olarak gerçekleştiriliyor. Roketatarın 6 namlusu da bağımsız olarak dikey eksende 90 derece görev yapabiliyor. Komutlar sisteme, araç bilgisayarından bir arayüz üzerinden gönderiliyor.Mevcut ürünlerde hareket kısıtlılığı, farklı tipte mühimmatları atamama ya da sistemin korunmasına yönelik kısıtlılıklar bulunuyor. Geliştirilen Dikey Atış Sistemi, yatay ve dikey eksendeki geniş hareket alanı, farklı tipte mühimmatlar atabilmesi ve korumaya yönelik mekanizmalarıyla benzer ürünlerden üstünlükler taşıyor. Sistem sayesinde aynı operasyonda farklı tipteki hedeflere farklı mühimmatlar kullanılması mümkün olabilecek. Ağırlığı 60 kilogram olan sistem, yatay ve dikey eksende saniyede 20 derece hareket edebiliyor. Sistem, yüksek hareket olanaklarıyla geniş bir alanda hedeflemeye olanak veriyor. Dikey Atış Sistemi, hem kara hem de deniz platformlarında kullanılabilecek.İlk uçuşunu başarıyla yapan Türkiye’nin özgün helikopterinin motor ihtiyacının yerli olarak karşılanmasına yönelik Savunma Sanayii Başkanlığının koordinasyonunda TUSAŞ Motor Sanayii AŞ’nin (TEI) yürüttüğü projede, önemli kilometre taşlarından biri daha başarıyla aşıldı. Alınan bilgiye göre, motorun kalbini oluşturan çekirdek motorun ön prototip imalatının tamamlanması ve ilk ateşlemenin başarıyla gerçekleştirilmesi sonrasında proje yoğun şekilde sürdürülüyor.Turboşaft Motor Geliştirme Projesi’nin 8 yıllık süresinin 1,5 yıllık dönemi geride kaldı. TEI, projede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verilen söz doğrultusunda 5,5 yıllık sürede gelinecek noktaya 4 yılda gelmeyi hedefliyor. T625’in yerli motorla ilk uçuşunu 2021 yılının ilk yarısında yapması amaçlanıyor. Proje kapsamındaki çalışmalar bu hedef doğrultusunda hızlandırıldı.Türk savunma sanayisi, hava platformlarının hedefleme, keşif ve gözetleme görevlerinde kritik rol oynayan bir sistemi başarıyla millileştirerek güvenlik güçlerinin kullanımına sundu.Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedef Tespit Sistemi (Cats) HD gece/gündüz kamerası, Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen Anka-S Projesi kapsamında yerli teknoloji imkanları en üst düzeyde kullanılarak ASELSAN tarafından geliştirildi.Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından uydu kontrollü insansız hava aracı Anka-S’ye entegre edilen Cats’in kabulleri 25 Eylül’de başarıyla tamamlandı ve sistem envanterdeki yerini aldı. Geliştirme çalışmaları kapsamında 500 saat uçuş testi yapılan ve zorlu çevre şartlarına uygun kalifikasyon testleri başarıyla gerçekleştirilen Cats, kabulle birlikte operasyon sahasında kullanılmaya başlandı.Lazer işaretleme özelliğiyle diğer hava araçları ve yüklü olduğu İHA sisteminin taşıdığı silah sistemlerine hedefleme kabiliyeti de sağlayan Cats, rakiplerine eşdeğer full HD görüntü verme kabiliyetine sahip bulunuyor.Cats, Türk savunma sanayisi tarafından üretilen hava platformlarının ihracatı açısından da önem taşıyor. Anka-S, bu yerli faydalı yük kabiliyetiyle ihracat sahasında gücünü daha artırarak önemli milli teknoloji adımlarından birini daha başarıyla sağlamış oldu.ASELSAN, dünyada sınırlı sayıda ülkenin çalıştığı ve yakın geleceğin en önemli su altı silahlarından olması beklenen Hard-Kill Torpido (Torpidoya Karşı Savunma Torpidosu) konusundaki çalışmalarını emin adımlarla sürdürüyor. Denizaltılar ve gemiler için torpido tehdidine karşı en etkin savunma, soft-kill (işlevsel imha) ve hard-kill (fiziksel imha) yöntemlerinin birlikte kullanılmasıyla sağlanıyor. ASELSAN, bu teknolojilerin geliştirilmesine yönelik bir süredir çalışma yürütüyor.Şirket, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu desteğiyle yürüttüğü çalışmalar kapsamında kısa süre içinde Torpidoya Karşı Savunma Torpidosu Tork’un prototipini üretti ve tecrübe etmeye başladı. Tork, Türkiye’de ilk defa milli olarak geliştirilen sonar arayıcı başlığıyla gerçekleştirilen deniz testlerini başarıyla tamamladı. Testler kapsamında Tork, su üstü hedeflerini sonar arayıcı başlığıyla tespit edip kendi güdümüyle hedeflere başarılı şekilde yöneldi. Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen bu testlerle torpido ve torpido karşı tedbir alanında kritik bir eşik daha geçildi.ASELSAN’ın gemilerin torpidolara karşı savunulması amacıyla tamamen milli olarak geliştirdiği, özgün donanım ve yazılıma sahip Tork ile yüksek değerli unsur olarak tanımlanan ve stratejik öneme sahip gemiler, denizlerde daha güvenli seyir yapma imkanına kavuşacak. Tork, gemilere ve denizaltılara karşı atılacak akustik güdümlü/güdümsüz, tel güdümlü ve dümen suyuna güdümlü torpidoları sonar arayıcı başlığıyla bulabilecek ve gelişmiş algoritmalarıyla torpidoya en yakın mesafede infilak ederek görev yapamaz hale getirecek bir fiziksel imha (Hard-Kill) tedbiri olarak geliştirildi.Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı olan “yeni nesil tank avcılarının” geliştirilmesine yönelik projede ortaya çıkan araçlar ve silah sistemi, testlerde başarılı bir sınav verdi.Kara Kuvvetleri Komutanlığı için geliştirilen “yeni nesil tank avcıları” atış testlerinde yüksek performans gösterdi.STA Projesi kapsamında geliştirilen paletli ve tekerlekli araçların seri üretimlerinin 2021’de tamamlanması ve 260 aracın tamamının Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmesi planlanıyor.Araçlarda FNSS tasarımı, uzaktan komutalı, insansız bir tanksavar kulesi bulunuyor. Balistik korumaya da sahip kulede, 2 tanksavar füzesi ve 1 adet 7,62 milimetre makineli tüfek yer alıyor.Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir,  Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, PUHU hakkında bilgi verdi.Sistemin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sağlayacağı avantajlara işaret eden Demir, şunları kaydetti:”PUHU taşınabilir dinleme ve kestirme sistemleri son operasyonlarda etkin şekilde kullanılarak TSK’ya elektronik harpte önemli üstünlük sağladı. Bu süreçte PUHU’ya ek yetenekler kazandırılması için Ar-Ge çalışmaları devam etti ve teknolojik ilerlemeler kaydedildi.PUHU, artık yerli, milli yazılım ve donanımlarla drone tespit kabiliyeti kazanacak. Uzaktan komuta ve işletim özelliğine de kavuşacak sistemin araç üzerine entegre mobil versiyonu üretilecek. Yeni PUHU’nun ilk teslimatlarını bu yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.”ASELSAN’ın Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG Anadolu için geliştirdiği PİRİ Kızılötesi Arama ve Takip Sistemi’nin (KATS)  fabrika kabul testleri, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, ARMERKOM, Sedef Tersanesi ve ASELSAN personelinin katılımıyla şirketin Akyurt Tesisleri’nde gerçekleştirildi. PİRİ-KATS, hizmete girdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin en büyük platformu olacak Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG Anadolu’nun liman ve seyir durumunda tehdit tespiti ve takibi için en önemli sistemlerinden birini oluşturacak. ​PİRİ-KATS, deniz platformları için pasif olarak hava ve deniz araçlarını ve füzeleri tespit ve takip etmek amacıyla yüksek performanslı bir kızılötesi arama takip sistemi olarak geliştirildi. Sistem, sürekli bakan sensörleri sayesinde tehditlere karşı aralıksız koruma sağlıyor. ​PİRİ-KATS, eşzamanlı Çift-Band IR Görüntüleme özelliği sayesinde her hava ve tüm ışık koşullarında, büyük yükseliş görüş alanıyla da tüm tehditlere karşı tam koruma ve uyarı sistemi görevi görüyor.Orta dalga (MW) ve uzun dalga (LW) olmak üzere dünyada çift bantta çalışan ilk kızılötesi arama ve takip sistemi olan PİRİ-KATS, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları göz önüne alınarak, deniz platformlarına 360 derece farkındalık sağlanması amacıyla geliştirildi ve savaş yönetim sistemine tam uyumlu bir tespit ve takip sistemi olarak görev yapacak. PİRİ-KATS, 120 derecelik görüntünün dış pencereler yardımıyla toplanıp, optik yollar yardımıyla detektöre ulaştırıldığı Sensör Birimi, bu birimin en zorlu deniz koşullarında bile tespit ve takip yapabilmesi için kullanılan Stabilizasyon Birimi ve sayısal hale çevrilen görüntünün işlendiği tespit ve takip işlevlerinin yerine getirildiği Elektronik Birim olmak üzere 3 ana birimden oluşuyor. Gemiye yerleştirilen 3 sensörle 360 derece kapsama sağlayan sistem, panoramik olarak yarattığı görüntüyle farklı deniz koşullarında kullanıcıya pasif şekilde tespit ve takip imkanı veriyor.5 binden fazla alt malzemeden oluşan sistem, özgün ve yerli optik tasarımı, aynı anda 150 hedefi takip edebilme gibi yetenekleriyle ASELSAN’ın sahip olduğu teknolojiler ve sunduğu ürünler açısından özel bir önem taşıyor. Sistem, entegrasyon, devreye alma, liman ve deniz kabul testlerinin tamamlanmasıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslimi planlanan TCG Anadolu ile envantere kazandırılacak. PİRİ-KATS’ın Barbaros Sınıfı Firkateynlerin Yarı Ömür Modernizasyonu Projesi ve İ-Sınıfı Firkateyn (MİLGEM-5) Projesi kapsamında da teslimi planlanıyor.

  • Çin’de elektrikli araç üretimi artıyor (Tekno Hayat)
    by NTV on 23 Ocak 2021 at 10:31

    Teknolojinin gelişmesi ve aynı zamanda devlet desteği elektrikli araçların fiyatlarını her geçen gün düşürmeye başladı. Buna bir örnek de Çin’den geldi. Tesla, China 2 modelinde 165 bin yuanlık bir indirime gitti. Aynı zamanda Çin’de önemli bir elektrikli araç kullanımı var. Yeni nesil sürüş sahası ise yeni sürücülerini bekliyor.

  • İtalya’dan Tiktok’a yaşı doğrulanamayan kullanıcıların engellenmesi talimatı
    by NTV on 23 Ocak 2021 at 00:28

    İtalya’da bir kız çocuğunun sosyal medya uygulaması Tiktok’taki meydan okumada hayatını kaybettiği iddiaları nedeniyle İtalya Kişisel Verileri Koruma Kurumu (GPDP), Tiktok’a yaşı kesin olarak belirlenemeyen kullanıcılara ait hesapların engellenmesi talimatı verdi.Ülkenin güneyindeki Palermo kentinde, 10 yaşında bir çocuğun dün boğazına doladığı bornoz kemeriyle boğulmuş halde bulunması ve bu olayın, kızın Tiktok’ta “kim uzun süre dayanacak” gibi bir meydan okuma yarışmasına katılması nedeniyle yaşandığı iddiaları ülkede infiale yol açtı. Söz konusu iddiaların ardından GPDP, Tiktok’a İtalya’da yaş doğrulamayla ilgili hükümlere uymayan ve yaşı belirlenemeyen tüm kullanıcı hesaplarının derhal engellenmesi talimatı verildiğini açıkladı.Kurumdan yapılan açıklamada, talimatın şimdilik 15 Şubat’a kadar geçerli olduğu, o tarihe kadar ek değerlendirmelerin yapılacağı belirtildi.Açıklamada, Tiktok’un küçüklerin korunmasında yeterli dikkati göstermediği için geçen aralık ayında uyarıldığı da hatırlatıldı.GPDP’nin ayrıca İtalya’da sosyal ağa kayıtlı küçüklerin korunmasını sağlamak için daha fazla müdahale etme kararı aldığı bildirildi.Diğer yandan, Palermo Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma başlatırken, yaşamını yitiren kıza otopsi yapılacağı kaydedildi.Savcılık, “Facebook” ve “Tiktok” platformlarında kullanıcı hesabı olduğu belirlenen kızın telefonuna da inceleme için el koydu.Çocuklarını kaybeden ailenin, kızlarının organlarını bağışlama kararı aldığı ve organların ihtiyaç sahibi 4 çocuğa bağışlanacağı ifade edildi.

  • ABD’de istihbarat birimlerinin akıllı telefonlardaki konum bilgilerini izinsiz kullandığı iddia edildi
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 22:25

    ABD istihbarat birimlerinin akıllı telefonlardan elde edilen konum bildirimlerini, aracı kurumlardan satın alma yoluyla izinsiz kullandığı iddia edildi.New York Times gazetesinin gizli tuttuğu kaynaklara dayandırdığı haberinde, “İstihbarat analizcileri, akıllı telefonlardaki konumlandırma verilerini, ek bir yetkiye ihtiyaç duymadan Amerikalıların konum trafiğini takip ediyor.” ifadelerine yer verildi. Son 2 buçuk sene içerisinde, federal hükümete bağlı Savunma İstihbarat Ajansı (DIA) analistlerinin, aynı yolla elde edilmiş bir veri tabanı üzerinden 5 ayrı soruşturma yürüttükleri ve sonuçları Oregon Demokrat Senatörü Ron Wyden ile paylaştıkları kaydedildi.Daha önce de İç Güvenlik Bakanlığına bağlı olarak çalışan Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza ile Gümrük ve Sınır Koruma kurumlarının, göçmenleri takip etmek ve tutuklu göçmenleri soruşturmak için telefonlardaki konum verilerini kullandığı bilgisi ABD medyasında yer almıştı.MÜSLÜMANLARIN KULLANDIĞI UYGULAMANIN VERİLERİ DE SATILDINew York Times’ın haberinde, Müslümanların çok sık kullandığı dua ve Kur’an içerikli uygulama Muslim Pro’nun da kullanıcılarının konum verilerini X-Mode adlı bir komisyoncu üzerinden ABD ordusuna sattığı bilgisine yer verildi.Söz konusu olayın Kasım 2020’de açığa çıkması üzerine Muslim Pro, X-Mode ile veri paylaşımını durduracağını söylemiş, Apple ve Google şirketleri de izleme yazılımlarını kullanarak telefonlardan veri toplayan bu tarz uygulamalara engelleme getireceklerini açıklamıştı.ABD hükümetinin, telefon şirketlerini konum verilerini paylaşmaya zorlaması için, 2018’de yürürlüğe giren yasaya göre mahkeme kararı çıkartması gerekirken aynı yasa, hükümetin söz konusu verileri bir komisyoncudan satın alarak kullanması durumunda herhangi bir izne ihtiyaç olmadığını belirtiyor.

  • Twitter, Hamaney’in hesaplarından birini kapattı
    by NTV on 22 Ocak 2021 at 18:47

    ABD’nin eski Başkanı Donald Trump’ın hesabını süresiz askıya alan Mikro blog sitesi Twitter, bir liderin hesabı için daha harekete geçti. Twitter, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hesaplarından birini Trump’a yönelik tehdit içeren bir paylaşımda bulunması nedeniyle askıya aldı.Hamaney’in hesabındaki paylaşımda Trump bir golf sahasında, drone saldırısının hedefinde olarak gösteriliyor. Paylaşımda “İntikam kaçınılmazdır” notu da dikkat çekiyor. Bu paylaşım üzerine birçok sosyal medya kullanıcısı, Twitter’a Hamaney’in hesabını askıya alması çağrısında bulundu. Twitter, çağrılara uyarak paylaşımın yapıldığı hesabı askıya aldı. Öte yandan Hamaney’in daha yoğun kullandığı başka hesaplarının hala açık olması dikkati çekti.